Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.

Freegan'lar Zaman'da..

Expand Messages
  • Can Baskent
    sirf arsiv olsun diye yolluyorum. elbette tonlarca bilgi hatasi var. cameron diaz ve brad pitt in freegan olmasi gibi!!! ayrica, zaman gazetesinin son 3-5
    Message 1 of 1 , Dec 2, 2007
    • 0 Attachment
      sirf arsiv olsun diye yolluyorum.
      elbette tonlarca bilgi hatasi var.
      cameron diaz ve brad pitt'in freegan olmasi gibi!!!
      ayrica, zaman gazetesinin son 3-5 yildaki taklitciliginin de vesikasi
      adeta bu makale.
      zira bir kac ay once newsweek'te cikmisti freegan'lar uzerine iyi ve
      kapsamli bir makale, bunlar da hemen taklidini yapmislar

      c.






      Aktüel
      Röportaj
      Mizah
      Kitap
      Müzik
      Ürünler
      Muhalif Yemekler
      DVD
      Yazarlar
      Otomobil
      Okur Mektubu
      Arşiv


      Amerika’da ortaya çıkan freegan akımı, israfı protesto ediyor
      Cepten değil, çöpten yiyorlar!

      ÖNDER DELİGÖZ
      Çöp yığınlarında yiyecek, giyecek arayan insanoğlunu gösteren
      fotoğraf kareleri dünyanın neresinden yansırsa yansısın hemen
      herkesin içini burkar. Önce derin bir acıma duygusu, hemen
      ardından yardım etme isteği uyanıverir bir anda artıklarla
      yaşamaya çalışan garibanlara. Biraz da o ülkenin veya şehrin
      yöneticilerine kızgınlık...
      Çeşitli nedenlerle hayata tutunamayan insanları çöplüklere
      muhtaç bıraktıkları için. Açlık sınırının altında hayat
      mücadelesi veren yoksulların oluşturduğu bu tablodan yansıyan
      hüzün, çöplüklerden beslenmeyi bilinçli olarak tercih edenlerin
      de var olduğunu öğrenince şaşkınlığa dönüşüyor bir anda.
      Fakat haberlerde okuyup izlediğimiz biraz huysuz, biraz da
      psikolojisi bozuk ‘çöp ev’ sahipleri akla gelmesin. Amaçları
      lüzumlu lüzumsuz çöpleri biriktirmek, onları satıp para kazanmak
      falan değil bu insanların. Yoksul ülkelerin muhtaç ailelerine
      mensup değiller. Aksine dünya siyasetine, ekonomisine yön veren
      koca koca ülkelerin vatandaşı onlar. Kıyafetleri oldukça düzgün
      ve en azından çöp kutusuna girene kadar temiz. Evleri, hatta
      arabaları var. Tabii onların bir de felsefesi var. Tüketim
      çılgınlığını, israfı, savruk alışverişi protesto eden bir
      akım bu. Lüks tüketen insanların, pahalı restoranların, bol
      yıldızlı otellerin, büyük marketlerin hiç çekinmeden çöpe
      attıkları eşyaların işe yarar, gıdaların da tüketilebilir
      olduğuna dikkat çekmek istiyorlar. İşte bu yüzden gıdadan
      giysiye, kitaptan elektronik eşyaya bütün ihtiyaçlarını
      çöplüklerden karşılıyorlar. Onlar ‘freegan’lar. Genç
      yaşlı, kadın erkek, işi olan olmayan… Lüks tüketimin esiri
      olanlara ‘Gerektiği kadar tüket. Çöpe attıklarınla bile
      insanlar yaşamını sürdürebiliyor’ mesajını iletiyorlar.
      Freeganizm akımı ilk olarak Amerika’da ortaya çıktı. Etkisi
      Türkiye’ye ulaşır mı bilinmez; ama geçtiğimiz yıldan beri
      büyük hızla başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerine
      yayılıyor.

      Bir el feneri, bir torba, belki bir çift eldiven… Tabii bir de
      kokuya dayanıklı bir burun. Bunlar israfa, çılgınlığa
      dönüşen tüketime ve çevreye verilen zarara baş kaldıran
      Batılı bir akımın ihtiyaçları. Yaklaşık iki yıl önce
      Amerika’da başlayıp önce Kanada’ya, oradan da Avrupa
      ülkelerine sıçrayan bu ilginç akımın adı Freeganizm. Freegan
      sözcüğü İngilizcede özgür anlamına gelen ‘free’ ile et,
      süt, yağ gibi hayvani ürünlerin tamamını tüketmeyenler için
      kullanılan ‘vegan’ kavramının birleşiminden oluşuyor. Bu
      akımı benimseyenler, parayla hissizleşen insanın gereğinden çok
      alışveriş yaptığına dikkat çekmek istiyorlar. Özellikle
      güzellik, moda, giyim, dekorasyon gibi büyük paraların döndüğü
      sektörlerdeki israfı protesto ediyorlar. Paketi bile açılmamış
      gıdaların, küçük tamiratlarla kullanılabilecek giysi ve
      eşyaların düşüncesizce çöpe atılmasını da. Bu yüzden lüks
      tüketimin döndüğü yerlerdeki çöp konteynırlarının üzerine
      ‘Gerektiği Kadar Tüket!’ uyarıları yazıyorlar. En ilginç
      yanları ise gıdadan eşyaya bütün ihtiyaçlarını çöpten temin
      etmeleri. Sınırsız ve sorumsuz alışveriş yapanlara, daha fazla
      insanın yaşamını sürdürebileceği kadar eşya ve gıdayı çöpe
      attıklarını göstermek istiyorlar. ‘Buzdolabı, telefon gibi
      araç gereçleri kullanmak neyse de çöpten çıkan sebze meyve
      nasıl yenir?’ sorusu aklı zorlamıyor değil. Ülkemizde
      gerçekten muhtaç olanların başvurabileceği bir yöntem gibi
      görünüyor. Fakat çok yakın bir tarihte İstanbul Ümraniye’deki
      bir teknoloji mağazasının açılışında yaşanan izdiham,
      tüketim çılgınlığı açısından hangi noktada olduğumuzun bir
      göstergesi.

      Denize değil çöpe dalıyorlar!

      Akşam olup da çöpler konteynırlara atıldığında freeganların
      alışverişi de başlıyor. Para yok, kredi kartı yok, ürünlerin
      sıralandığı uzun ve göz alıcı raflar yok, kasiyer hiç yok.
      Yöntem ise şu: ‘Dumpster diving’ (Çöp kutusuna dalış). Bu
      yüzden freeganlar kendilerini ‘dumpster diver’ (çöp kutusuna
      dalış yapan-çöp dalgıcı) olarak tanımlıyor. Kullanılabilecek,
      tüketilebilecek ne varsa hepsini özenle seçip torbalarına
      dolduruyorlar. Sebze, meyve, oyuncak, ütü, kitap, dergi, gazete…

      Kanada’nın Toronto kentinde bulunan Ryerson Üniversitesi’nin
      Gazetecilik Bölümü’ne ait internet sitesinde yer alan Mart 2007
      tarihli yazıda freeganların yaşam biçimi ilginç ayrıntılarla
      anlatılıyor. Örneğin Madeline Nelson için alışveriş, marketin
      arkasındaki çöp konteynırlarına kısa bir gezinti yapmak
      anlamına geliyor. Nelson’a göre bu konteynırlarda dağlarca
      yiyecek bulunuyor. 45 dakikada kutu kutu yumurta, litrelerce yoğurt,
      peynirler, bir sürü konserve bulduğunu söylüyor. Çöpten çıkan
      gıdaların sağlıklı olup olmadığı konusunda ise şunları
      belirtiyor: “Bir sürü insan sizin alacağınız ürünü elliyor
      markette. Eğer insanlar marketten aldığı gıdayı yıkamadan
      tüketirlerse benden daha büyük risk altındalar. Bulduğum sebze ve
      meyveleri yıkamaya her zaman dikkat ediyorum.” 25 yaşındaki Julie
      Keller ve Laurence Ashmore’un ilk çöp seyahatleri Danimarka’nın
      Kopenhag kentinde olmuş. Aldıkları hazla dalışlarına devam eden
      Keller ve Ashmore, üç ay boyunca yiyecek satın almak zorunda
      kalmamış. Ashmore, konuşması sırasında birkaç gündür çöp
      dalışı yapmadıkları için dolaplarının boş olduğunu gülerek
      söylüyor.

      The New York Times gazetesi de bu akımı geçtiğimiz haziran ayında
      sayfalarına taşıdı. 15 kişilik bir öğrenci grubunun
      kaldıkları yurdun çöp konteynırlarına dalışını anlatıyor
      ‘Onu satın almayın’ (Not Buying It) başlıklı bu haber.
      Gençlerin, konteynırdan çıkardıkları arasında tablo,
      televizyon, masa lambası, hatta pul koleksiyonu bile bulunuyor.
      ‘Bunların ne önemi var ki?’ demeyin. New York’un caddelerinden
      birindeki çöp yığınından bulunan Meksikalı ressam Rufino
      Tamayo’ya ait tablonun geçtiğimiz günlerde düzenlenen
      Sotheby’s müzayedesinde tam 1 milyon 49 bin dolara alıcı
      bulduğunu hatırlatalım hemen. Haberde görüşlerine yer verilen
      New York Canton’daki St. Lawrence Üniversitesi’nde sosyoloji
      profesörü Bob Torres, freegan hareketinin geçtiğimiz yıldan
      itibaren çok daha görünür ve popüler hale geldiğini
      düşünüyor. Torres’e göre bunun en büyük sebebi çevre
      hareketlerinde artan öfke ve kızgınlık.

      Çöp yemeğin şef aşçısı bile var!

      Freeganlar, işi o kadar ilerletmişler ki, sanal ortamda çöpten
      çıkan gıdalarla çekilecek iyi bir ziyafet için yemek tarifleri
      bile yayınlıyorlar. Gurmeleri bile var. Çevreci sitelerden birinde
      yemek tariflerine yer veren Roberto Freddi ve Niamh Scott, çöp
      dalışı sonrası yapılacak vejeteryan yemek tarifleri yapıyor.
      Hatta bu tarifleri, gıdaların çöp kutusundan çıkarılışına,
      temizlenmesine ve pişirilmesine kadar olan süreci 20 dakikalık bir
      video halinde www.youtube.com’a bile yüklemişler. Smokinli bir
      adamla beyaz önlüklü bir kadının çöp konteynırında neşeyle
      yiyecek aramasını, ardından buldukları sebze, meyve türü
      gıdaları evlerine götürüp bunlardan nasıl yemek yaptıklarını
      şaşkınlıkla izleyebilirsiniz. Sitede daha çok şaşıracağınız
      videolar da var. Bakımlı kadınların, iyi giyimli adamların
      ailece çöp konteynırlarından özenle topladıkları ürünleri
      lüks arabalarına yüklediklerini görünce hak vereceksiniz.

      Ünlüler de akıma kapılıyor

      Lüks merakını bir kenara bırakan dünyaca ünlü birçok isim de
      freeganizm akımına kapılıyor. Cameron Diaz, Brad Pitt, Keira
      Knightley, Sienna Miller, Kim Vilde gibi isimler ünlü freeganistler
      arasında. Bir giydiğini bir daha giymeyen, milyon dolarlık evlere,
      en pahalı arabalara sahip olan ünlüler, yeni yaşam biçimlerinde
      her türlü lüks harcamadan uzak duruyorlar. Daha ucuz kuaförlere
      gidiyorlar, kokteyllere, galalara binlerce dolar harcadıkları
      elbiseleriyle değil sıradan kot pantolonlarıyla katılıyorlar.
      Tatminsizliğin, huzursuzluğun kaynağının israf olduğunu, gerçek
      huzuru sadelikte bulduklarını söylüyorlar. o.deligoz@...

      Milyonlar açlık sınırının altında

      Prof. Dr. Aziz Akgül (Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı):
      İsraf, gereksiz, amaçsız, yararsız yere yapılan her türlü iş,
      işlem ve harcama. Dolayısıyla bu israfın önlenmesi de aynı
      tanımdan hareketle yapılıyor. Kaynakların gereksiz, amaçsız,
      yararsız yere kullanılmasıdır çöpe atıyorsanız. Bir diğer
      taraftan kainat, insanlar için yaratıldı. Dünyanın nimetlerinden
      de istifade etmemiz gerekir. Yani israfın önlenmesiyle cimrilik
      birbiriyle tezat teşkil eden kavramlar. Dolayısıyla bu dengeyi
      kurmak gerekir. Bunu yaparken de israfın önlenmesine yönelik her
      türlü gayretin içinde olmak gerekir. Çünkü şu anda kaynakların
      israf edilmesi nedeniyle o kaynakları kullanamayan milyonlarca insan
      var. Dünya Bankası’nın verilerine göre 840 milyonun üzerinde
      insan açlık sınırının altında yaşıyor.

      Sembolik bir hareket

      Prof. Dr. Mustafa Koç (Ryerson Üniversitesi Gıda Güvenliği
      Çalışmaları Merkezi kurucusu): Freeganizm, israfı önlemede bir
      etkisi olmasa da tüketim toplumunun açmazını göstermesi
      açısından sembolik bir hareket. Şu ana kadar bir şeyi başarmış
      mı? Hayır. Onların yaptıkları, bizim yaptığımızın ne kadar
      irrasyonel ve israfa yol açıcı bir sistem olduğunu gösteriyor.
      Yiyeceği, bir pazar ürünü olarak görüyoruz. İnsanlığın
      devamında hayati bir unsur olarak görmüyoruz. Mal olarak görünce
      de kararlarımızı buna göre veriyoruz.

      İsraf edenler şeytanın kardeşleridir

      Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu (Ankara Üniversitesi İlahiyat
      Fakültesi Öğretim Üyesi): İsraf edenler, Kur’an-ı Kerim’de
      hiçbir günah için söylenmeyen bir şekilde ifade ediliyor.
      ‘İsraf edenler şeytanın kardeşleri olurlar.’ deniyor Kur’an-
      ı Kerim’de. İsrafla mücadele bugün bir dünya görüşü. Bunun
      sebebi Batı’nın, kaynakları babasının malıymış gibi
      kullanması. Oysaki bu kaynaklardan herkesin nasiplenmesini
      sağlayacak; tabiatı Allah’ın emaneti olarak gören bir bakış
      açısının geliştirilmesi gerekiyor. Burada Müslümanlara büyük
      iş düşüyor. İlmihallere dönerek derhal neyi, nasıl
      tüketeceğimize yönelik yeni bir bilinç oluşturulmalı. Aslında
      bu durum İslam’ın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.
      Örneğin 14 yüzyıl önce yapılan uyarılar ciddiye alınsaydı su
      sıkıntısı diye bir sorun yaşamayacaktık.
      Sayı: 53
      Bölüm: Aktüel






      Sayı 53
      02 Aralık 2007

      PDF formatında indirmek için tıklayınız


      En Çok Okunanlar
      İşte Karabekir’in “yakılan hatıratı”ndaki Vahdettin
      ‘Faşistin, okumuş yazmışına ulusalcı denir’
      Zıtlıklar arasında salınan sarkaç
      99 kapılı bir kitap
      Serbest çağrışımla nasıl dilekçe yazılır?
      Amerika’da ortaya çıkan freegan akımı, israfı protesto ediyor
      Cepten değil, çöpten yiyorlar!
      Metinlerarası yolculuk
      Burç fm’de ‘Diriliş’ burcu...
      Sinema makyajsız çıkmıyor
      Belgesel için gitti, soy kütüğünü keşfetti
      En Çok Önerilenler
      İşte Karabekir’in “yakılan hatıratı”ndaki Vahdettin
      ‘Faşistin, okumuş yazmışına ulusalcı denir’
      Zıtlıklar arasında salınan sarkaç
      Amerika’da ortaya çıkan freegan akımı, israfı protesto ediyor
      Cepten değil, çöpten yiyorlar!
      Doğaya Müslüman’ca bakış
      99 kapılı bir kitap
      [AKSESUAR] Hem spor hem de şık
      Moskova’da muhabir olmak
      En eski kitap yeniden
      Bakiye Duran Bayan Maratona!



      [Non-text portions of this message have been removed]
    Your message has been successfully submitted and would be delivered to recipients shortly.