Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.
 

Re: süt ve yumurta - bir duzeltme

Expand Messages
  • mooncrescent1201
    sut içne vejateryanlık hint kokenlidir cunku onlar sutu ( inegin kutsallıgı ve bazı eski yazıtlarda sute ithaf edilmis hikayeler sebebiyle) kutsal
    Message 1 of 45 , Aug 1, 2004
      "sut içne vejateryanlık hint kokenlidir cunku onlar sutu ( inegin
      kutsallıgı ve bazı eski yazıtlarda sute ithaf edilmis hikayeler
      sebebiyle) kutsal sayarlar. içmek biryana tapındıkları heykelleri
      bile sutle yıkarlar bu sana bakıs acıları ıle ilgili biraz bilgi
      verir umarım." with love and light

      Arkadaslar, merhaba.
      Bir duzeltme yapmak zorunda hissediyorum kendimi, cunku "love and
      light" rumuzlu arkadasimiz hint gelenekleriyle ilili oldukca on
      yargili bir mesaj yazmis...
      Hindistan'daki vejetaryenlik, yaygin olarak lakto vejetaryenliktir.
      Once neden et yenmedginden bahsedelim, cunku bu bize neden sut
      ictiklerini aciklayacaktir. (mesajda bahsedildigi gibi kutsallikla
      isin pek ilgisi olmadigi da boylece anlasilacaktir.)
      Diger hint ekolleri ve yoga felsefesinin temelleri bazi ilkelere,
      bunlarin basinda da Ahimsa - zarar vermemeye dayanir. Buna gore kisi
      yasadigi evrene saygi gostermelidir. Bunun cok farkli bakis acilari
      vardir, ornegin yerlere cop atmamak da zarar vermemenin icinde
      gecer, bir kisiye hakaret edip onu kirmamak da. Ama ben size
      ozellikle besinlerle ilgili olarak "zarar vermeme"den bahsetmek
      istiyorum:
      Kisi hayatta kalabilmek icin oldurmek (yani zarar vermek)
      durumundadir. Ornegin her nefes alis verisimizde, bir cok mikro
      organizmayi icimize cekeriz ve hayatlarina son veririz, her
      yurudugumuzde -farkinda olmasak da- bir cok kucuk bocegi, karincayi
      oldururuz... Bu nedenle kisi cevresine yasadigi surece "bir nebze de
      olsa" mutlaka zarar verir. ama hint ekolleri bunu en azda tutmanin
      dogru davranis sekli oldugunu soylemektedir.
      Suur seviyelerine baktigimiz zaman, en dusuk suur seviyesi taslar ve
      mineraller, daha sonra bitkiler, hayvanlar ve son olarak insanoglu
      gelir.
      Kisi eger sartlar musaitse, en dusuk seviyeli suur seviyeli olandan
      baslayarak tuketime - asiriya kacmadan- gitmelidir. Yani felsefenin
      temelinde tapinma yoktur, "yasama saygi" vardir. Buna gore, bitkiler
      ozellikle oncelikli olarak tuketilmesi gereken besinlerdir,
      bitkilerle beslenmenin yeterli olmadigi durumlarda hayvanlarla da
      beslenilebilir - ancak bu sadece gercekten bitkilerin bulunmadigi
      durumlarda gecerlidir. kisi yasama saygi gosterirken, kendi bedenini
      de goz ardi etmez, cunku kendi bedeni de bu yasamin bir parcasidir
      ve "insan" suur seviyesine sahip bir varlik olarak, acil bir durumda
      (bitkilerin bulunmadigi bir yerde 30 gun gecirmek durumundaysa)
      yasamak icin hayvan da yiyebilir (yani bir hayvani kendi yasami icin
      kurban edebilir) cunku baska turlu bedenini idamesi mumkun
      olmayacaktir.
      Ya da baska bir bakis acisiyla bakarsak, ornegin tibette vegan olmak
      soz konusu olamaz, cunku o kadar yukseklikte bitki yetistirmek
      mumkun degildir. Bu durumda burada yasayan insanlarin vegan
      olmamalari sartlar nedeniyle mumkun degildir. Demek ki, beslenme
      cevre sartlarina gore de degiskenlik gosterebilmekte...
      hindistan'da oncelikle bir heykelin put olmadigini soylemek isterim.
      hindistan'da bulunan heykellerin hristiyan haçından farkı yoktur,
      sadece bir semboldur ve disaridan bakildigi zaman cok tanrili
      gorunmekle birlikte, hindistan'da sembol uzerinden -tek, ayni ve bir
      olan- Tanri'ya ibadet vardir. Ayni sekilde sadece inekler degil, tum
      hayvanlar yani yasam kutsaldir. Bu nedenle, gereksiz yere ya da
      keyif icin (beslenme aliskanliklari keyif tanimi icindedir) hic bir
      canlinin cani alinmamali ya da hayvanlar incitilmemelidir.
      Sembollerin sut ile yikanmasinin aradinda ise Tanrı'ya sunum vardir,
      sut degerli bir besin maddesi oldugu icin (1 milyar nufuslu bir ulke
      oldugunu ve sutun temel bir besin oldugunu hatirlayalim) icecegi
      sutu, bir sembol uzerine samimi bir inancla dokmek, bir kiliseye,
      camiye bagis yapmak kadar degerli bir davranis bicimidir.
      Bu bakis acisina gore, heykelin sut ile yikanmasinin kendisine bir
      getirisi olmayacagi aciktir ama bu sutu doken kisi, degerli bir
      kisisel mal varligini (icebilecegi sutu) Tanri ile paylasmakta, ona
      sunmaktadir.
      Umarim sozlerim biraz aciklayici olmustur...
      Selamlar,
      Ayca.
      www.yogamerkezi.com
    • with love and light
      birsey eklemek istedim. Amerikan bir vegan derneginin dergisinde verilen bilgiye gore cevreyi kirleten ikinci sektor hayvansal urunler sektoru ,otomotivden
      Message 45 of 45 , Sep 2, 2004
        birsey eklemek istedim. Amerikan bir vegan derneginin dergisinde verilen bilgiye gore cevreyi kirleten ikinci sektor hayvansal urunler sektoru ,otomotivden sonra....

        Savas Sarioglu <savassarioglu@...> wrote:
        Sevgili Arkadaslar,
        sanirim sut konusu ile ilgili soylenmek ve duyulmak
        istenenler bitmedi. Eger Mehmet'in yazdiklarini
        okuduysaniz, sut konusunda biz ve gelecek nesiller
        icin belki de en onemli olan seyin bu endustrinin
        dogaya olan zararlari oldugunu gormussunuzdur. Buna
        ben de soyle bir ekleme yapayim, ben Cevre Bilimleri
        alaninda doktora yapiyorum. Bizim enstitudeki 17
        arastirmaci arkadastan ucu hayvan yetistirme
        ciftliklerinin atiklari uzerinde calisiyor. Cevre
        sorunlarinin coklugunu ve cesitliligini dusundugunuzde
        bu oranin ne denli yuksek oldugunu gorursunuz.
        Tabi cevre sorunlarina, sut tuketiminin sagliga
        zararlarini ve uretimle ilgili ahlaki sorunlari da
        eklemek lazim. Bu uc konuya da deginen, cok kapsamli
        internet sayfalari buldum. Maalesef sayfalar
        ingilizce, ama ozetlemek gerekirse su konulardan yogun
        olarak bahsediyorlar:
        -Sut nieklerinin dogurdugu yavrularin, dogumdan hemen
        sonra annelerinden ayrilmasi (bu sandiginizdan cok
        daha buyuk bir eziyet olabilir)
        -Ineklerin surekli gebe kalmasi ve sut vermesi
        -Ineklere surekli ilaclar (antibiyotik,
        sakinlestirici...) verilmesi
        -"Organik sut uretimi" diyebilecegimiz, bir nebze de
        olsa daha insancil uretim yapan ciftci/ koylulerin
        "fabrika ciftlikler" tarafindan piyasadan silinmesi
        -"Iyi kalite" yavrular elde etmek icin kullanilan
        yontemler
        -Sut uretimini arttirmak icin ineklere surekli hormon
        enjekte edilmesi
        -Metan gazi olusumu ve atmosfere salinmasi
        -kaynaklarin kotu kullanimi (toprak, su vs.)

        Benim tez konum yeralti suyu kirliligidir ve besi
        ciftliklerinin en basta gelen kirletici kaynaklari
        arasinda olduguna dair uzman gorusu bildirebilirim.
        Ancak belki de su daha ilgi cekici bir kirlilik oykusu
        olabilir. Daha once de soyledigim gibi, ostrojen ve
        diger kadinlik hormonlari, besi ciftliklerinde (et ve
        sut) bolca kullanilir. Dayanikli yapilarindan (ve
        gerekli aritimin yapilmamasindan dolayi) bu hormonlar
        denizlere ve diger su kaynaklarina etkin durumda
        ulasirlar. Bu kirliligin goruldugu yerlerde erkek
        baliklarin disiye donusmesi sikca gorulur. Gerci
        baliklarda cinsiyet degisiklikleri memelilere oranla
        daha kolaydir ve dogal olarak da gorulebilir ancak
        burada onemli olan bu degisimlerin yerel balik
        populasyonlarinin ureme oranini tehdit edecek denli
        cok olmasidir.

        Bahsettigim sayfalarin linkleri sunlar:
        http://www.nal.usda.gov/awic/pubs/97issues.htm#Issue5
        http://www.soystache.com/environm.htm
        http://www.astridlindgren.com/english/ethical.htm

        Bunlardan birincisinin vejetaryenlikle hic ilgisi
        olmayip, Amerikan tarim bakanliginin sitesinde
        yeraldigina dikkatinizi cekerim. Tabi bu sayfalardan
        hicbirisinin icerigine kefil olamam. Henuz tamamini
        kendim bile okumadim. Ama konuyla ilgili bilgileri
        iceriyorlar.

        Bu konuda bu kadar yazip cizdikten sonra, uzun suredir
        erteledigim bir karari verdim nihayet. Bundan sonra
        mecbur kalmadikca sut urunleri de yemeyecegim. Ette
        oldugu gibi hic yemeyecegim diyemiyorum cunku bircok
        yerde baska alternatif olmuyor ve cogu vejetaryen
        yemegin icine sizden habersiz de olsa sut urunleri
        ekliyorler. Ancak teorik olarak nihai hedef
        hayvanlardan elde edilen hicbir seyi (kurk, ipek, deri
        hatta yun) kullanmamaktir. Darisi hepimizin basina.
        Sevgiler
        Savas



             
             
                   
        ___________________________________________________________ALL-NEW Yahoo! Messenger - all new features - even more fun!  http://uk.messenger.yahoo.com



        SEVGILI VEJETARYEN ARKADASLAR,
        CEVIRI, WEB TASARIM, ASP VE GRAFIK KONUSUNDA YARDIMLARINIZI BEKLIYORUZ. ILGILENENLER LUTFEN MODERATOR ILE BAGLANTI KURSUN
        Vejetaryen gruba Git
        http://groups.yahoo.com/group/vejetaryen               
        FAYDALI GRUPLAR
        http://groups.yahoo.com/group/Ruhsalite/ haberler, aktiviteler, gruplar, web siteleri vs...
        http://groups.yahoo.com/group/vejetaryen       VEJETARYENL�K
        http://groups.yahoo.com/group/AlternatifTip    ALTERNAT�F TIP
        http://groups.yahoo.com/group/bilgelikyolu     B�LGEL�K YOLU
        http://groups.yahoo.com/group/petekkitamura
        PETEK K�TAMURA (RE�K�)
        http://groups.yahoo.com/group/mutfaktazen
        MUTFAKTA ZEN (YEMEK)




        Do you Yahoo!?
        Y! Messenger - Communicate in real time. Download now.

      Your message has been successfully submitted and would be delivered to recipients shortly.