Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.

Mary Weld: Risale-i Nur'un Batý’ya vereceði çok þey var

Expand Messages
  • NurKardeşleri
    Koyu bir Katolik ailede yetişen ve Müslüman olduktan sonra Şükran Vahide ismini alan Mary Weld: Risale-i Nur un Batı’ya vereceği çok şey var Röp:
    Message 1 of 1 , Sep 3, 2006
    • 0 Attachment
      Koyu bir Katolik ailede yetiþen ve Müslüman olduktan sonra Þükran Vahide ismini alan Mary Weld:
       
      Mary Weld, 1949'da 6 çocuklu Katolik bir ailenin beþinci çocuðu olarak Ýngiltere'de doðdu. Rahibelerin yönettiði bir okulda eðitim gördü. Durham Üniversitesi'nde "Þark Araþtýrmalarý" okudu. 1982'de ayný okulda doktora yaparken Müslüman oldu ve Þükran Vahide adýný aldý. 1985'te Ýstanbul'a yerleþti. Nur Risaleleri üzerinde çalýþmalar yaptý. Said Nursi'nin talebelerinden Mehmet Fýrýncý ile evlendi.

       Türkiye'de yaþayan bir Ýngiliz kadýn, Mary Weld, Said Nursi hakkýnda bir kitap yazmýþtý. Acaba kendisiyle tanýþmak ister miydim? Kitabý gönderdiler. Ýnceledim. Sýký bir araþtýrmanýn süzgecinden geçmiþ, okunasý bir kitaptý. Fakat yazdýklarýndan çok kendi hikayesini merak ettim. Müslüman olup Þükran Vahide adýný almasý ve Mehmet Fýrýncý'yla evlenmesi romancý yanýmý kýþkýrtmýþtý. Sarýyer'deki evlerine gittiðimde Þükran Haným'ý aþýrý ketum buldum. Kurduðu cümleler çok kýsaydý, geçmiþine ve özel yaþamýna dair pek açýklayýcý deðildi. (Tabii o cümleleri birleþtirdiðim için siz bunu fazla hissetmeyeceksiniz) Ne giyiminde ne evin döþenmesinde Ýngiliz asýllý olduðuna dair bir iþaret yakalayabildim. Evliliði "hizmet" kolaylaþsýn diye gerçekleþmiþti. Bunlar bende derin bir hüzün uyandýrdý. Yaptýðý onca deðerli çalýþmaya raðmen "kaybolmuþ" bir insan gibi gördüm onu. Tabii bu sadece kiþisel bir izlenim. Ýþin gerçeði böyle olmayabilir…

      Sözler, Mektûbat, Lem'alar, Þuâlar, Ýþaratü'l-Ý'caz ve birçok küçük risale ve kitaplarý Türkçeden Ýngilizceye çevirdiniz. Said Nursi'nin Türkçesi Türkler için dahi çok zordur. Siz dilimize bu denli vâkýf mýsýnýz?
      Biz Risaleleri okuyarak Türkçe öðrendik zaten. Üniversitede Farsça, Türkçe, Arapça okudum. Öz Türkçe fazla bilmiyorum. Daha ziyade eski sözcükleri biliyorum. Þimdiki insanlar için belki aðýr gelebilir Risalelerin dili. Bana zor gelmedi. Bir Kur'an tefsiri olarak asýl mefhumlarý, konseptleri ve üslubunu öðrendikten sonra hiç zorlanmadým. Sözlüklerle, adým adým öðrendim.
       
      Risalelerle ilk karþýlaþtýðýnýzda kaç yaþýndaydýnýz?
      28. Ýngiltere'de Durham Üniversitesi'nde Ortadoðu çalýþmalarý üzerine lisans yapmýþ ve doktoraya baþlamýþtým. Ýslamiyet'e ilgim vardý. 70'lerde bütün gençler arayýþ içindeydi. Ben de herkes gibi hayatýn manasý nedir, diye soruyordum. Umumi bir protest hava vardý. Dünyanýn çeþitli bölgelerinde mahrumiyet içinde yaþayan insanlar için adalet ve eþitlik isteyen o gruplara katýlmadým. Giderek Ýslamiyet ile daha fazla ilgilenmeye baþladým. Said Nursi'nin bazý kitaplarý Amerika'da tercüme edilmiþti. Bir Türk verdi bana. Çevremde yabancý talebeler vardý. Araplar, Türkler, Malezyalýlar... Onlar iyi insanlardý. Sonra Ramazan geldi ve ben oruç tuttum. Müslüman deðildim henüz. Fakat Ramazan'ýn sonunda namaz kýlmaya baþladým. O arkadaþlardan biri fotokopi vermiþti bana; abdest nasýl alýnýr, namaz nasýl kýlýnýr falan, o kâðýda bakarak öðrendim. O sene Müslüman oldum; fakat bu uzun bir sürecin son noktasýydý. Müslüman olduktan sonra orada kaldým ve Risalelerle ilgilendim. Hoþuma gitmiþti; çünkü iman meseleleri hakkýndaydý. Tercümeleri azdý. Daha iyi anlayabilmek için, kendi kendime sözlüðe bakarak kelime kelime tercüme ettim. Ýlk tercüme ettiðim, Ene Risalesi'ydi. Yani insanýn egosu üzerineydi. Çok enteresan buldum.
       
      Ýnsan birdenbire bir dini býrakýp öbür dine nasýl geçer?
      Ben Katolik olarak yetiþtirildim. Rahibelerin yönettiði bir okula gitmiþtim. Fakat ayrýldýktan sonra katýldýðýnýz dünyada, önceden öðrendiðiniz dinle ilgi kuramýyorsunuz. O zaman dini býraktým. Din okulda kaldý. Bu okul bizim ailenin geleneðinde var. Bütün kardeþlerim, hepimiz bu gibi okullara gönderilmiþtik. Bir din okulu burasý, bir manastýr. Ýlkokuldan baþlayarak üniversiteye kadar devam eden... Fakat çok akademik bir yer deðildi. Dýþ dünyaya kapalý bir yerdi. Okulun dýþýndaki dünya bambaþka tabii.
       
      Anne ve babanýzla dinî mevzularý konuþuyor muydunuz?
      Hayýr. Zaten babam hastalandý ve öldü. Nesi vardý bilmiyorum. Ailemle diyaloðum yoktu. Hepsi dindar insanlardý. Ýsteseydim konuþabilirdim. Fakat fazla sorgulamadým. Okulum yatýlýydý. Bazý tatillerde evimize bile gidemedim. Bazý problemler, hastalýklar vardý. Birbirimizden kopuktuk.
       
      Müslüman oluþunuzu aileniz nasýl karþýladý?
      Belki býrakýrým diye baský yapmadýlar. 31-32 yaþýndaydým, fazla bir þey yapamazlardý. Ýngilizler böyle durumlarda büyük tepki vermezler zaten.
       
      1985'te Türkiye'ye geldiðinizde bir kültür þoku yaþadýnýz mý?
      Yaþamadým. Ýngiltere'de iki-üç sene Müslüman olarak yaþadýktan sonra buraya geldiðim için sorun olmadý. Daha ziyade Fatih'te kaldým.
       
      Koyu dinî bir muhitte, tek baþýnýza bunalmadýnýz mý?
      Yok. Yaþamýmý sürdürebildim. Memnun oldum aslýnda. Ýnsanlar yer bulmama ve eþya teminine yardýmcý oldular.
       
      Entelektüel olarak Risale okumak ayrý þey, farklý kültürde insanlarla yaþamak ayrý þey...
       
      Tabii o zaman yeni Müslüman'sýnýz, öðrenmek istiyorsunuz. Gözünüz baþka þey görmüyor. Yaþam tabii farklýdýr burada. Fakat tek baþýnasýnýz, herhangi bir baský altýnda deðilsiniz. Eski halimden koptuðum için fazla zor gelmedi bana yani. Ondan sonra evlendim.
       
      Müslüman olur olmaz örtündünüz. Örtünmenin bin türlü yolu var. Siz en geleneksel þeklini tercih etmiþsiniz. Neden?
      Çünkü bulunduðum yerdeki Müslümanlar böyleydi. Onlarýn da çoðu Arap'tý. Böyle gördüm, böyle uyguladým.
       
      Ýngiltere'yi özlüyor musunuz?
      Hayýr. Faydasý yok yani özlemenin, kendini yormanýn. Ýstemeseydim buraya gelmezdim. Güzel bir yer burasý.
       
      Dilinizi özlüyor musunuz?
      Ýngilizce kitap okuyorum. Bu yüzden daha ziyade Ýngilizce düþünüyorum. Ama Türkçe konuþuyorum.
       
      Ana dilinizi fazla kullanmýyorsunuz. Ülkenize gitmiyorsunuz. Ýstanbul'da da farklý ortamlarda bulunmuyorsunuz. Bu kadar içe dönüklük iyi mi kötü mü?
      Ben iyi ya da kötü diyemem. Böyledir yani. Ýnsan duruma göre hareket ediyor.
       
      Mary Weld'i özlüyor musunuz?
      Yok, hiç özlemiyorum. Her þeyin seyri vardýr. Elhamdülillah, önceki hayatýmda okumasaydým, þöyle böyle yapmasaydým bu iþi yapamazdým. O zaman þükretmek lazým.
       
      Evinize baktým. Burada kendi kiþiliðinizin yansýmalarýný görmek istedim. Ýngiliz stiline dair hiçbir iz yok…
      Niye olacak ki? Ýþte böyledir. Alýþtýk zaten. Bizkaç senedir buradayýz. Ben daha ziyade evdeyim. Yazýyorum, tercüme yapýyorum. Ýngilizce olarak daha ziyade Risale-i Nurlarý dýþarý tanýtmada çalýþýyorum. 91'den beri her iki senede sempozyumlar oluyor biliyorsunuz.
       
      Said Nursi bugün yaþasaydý ona ne sorardýnýz?
      O 1960'ta vefat ettiðinde demirperde, Sovyet Bloku vardý. Komünizme ve materyalist cereyanlara karþýydý. Tabii zahiren, dünyanýn durumu çok deðiþti. Fakat esasen belki o kadar fazla deðiþmedi yani. Cenab-ý Hak'tan gelen mesajlarla modernizm, Darvinizm, ateizm gibi salt aklýn ürettiði cereyanlarý mukayese eder ve insanlýðýn saadeti ve kurtuluþu ancak vahiyle olur der. Þimdi 2006'dayýz. Demirperde yýkýldý, yeni dünya düzeni, globalizm var. Fakat bu iki cereyan devam ediyor. Aslýnda o topyekün Batý'ya karþý deðildi. Batý medeniyetinde vahiy, Ýsa Peygamber'in getirdiði mesajlar da vardý; fakat felsefe kýsmý galip geldi. Belki þunu sorardým. Yani bu iki cereyan þimdi aynen devam ediyor mu? Yani vahiy ve felsefe mukayesesi modelini bugünkü dünyayý anlamak için kullanabilir miyiz? Çünkü v ahiy galip olmazsa, dünyaya anarþi hakim olur demiþti. Ve biz gördük bunu.
       
      Bu, cevabýný bildiðiniz bir soruyu onaylatmak olurdu. Ben olsam ona "Senin býraktýðýn Kürtler ile þimdiki Kürtler arasýndaki farklar neler?" diye sorardým. Çünkü kitabýnýzdan öðreniyoruz ki "Kürtler ecnebi himayesinde bir muhtariyeti asla kabul etmezler. Onun yerine ölmeyi tercih ederler." diyor o zamanki isyanlar sýrasýnda. Bugünkü manzaraya baktýðýnda acaba ne söylerdi?
      Said Nursi, ilk önce Kürtlere Müslüman olarak baktý. Þimdiki durumlarý hakkýnda bir þey söyleyemeyeceðim. Fakat, Said Nursi, o zaman -ki bu iki makalesi 1920'de, Paris Barýþ Konferansý esnasýnda, emperyalist oyunlarýn oynandýðý günlerde yazýlmýþ- Kürtlerin Müslüman kimliðini ön plana çýkartarak onlarý bu oyunlarda kendilerini kullandýrmamalarýný istedi. Said Nursi, hep birlik ve bütünlük için çalýþtý.
       
      Said-i Nursi bugün yaþasaydý Ermeni, Yahudi ve Rum azýnlýklarýn problemlerine bakýþýný merak etmez miydiniz?
      Sorunuzu tam anlayamadým. Þimdi, teorik olarak azýnlýk yoktur ki problem olsun. Fakat belki hatýrlatmakta fayda var: Ýkinci Meþrutiyet yýllarýnda Said Nursi meþrutî hükümeti ve dolayýsýyla bütün Osmanlý unsurlarýna eþit sivil ve siyasî haklar verilmesini, can-ý gönülden destekledi. Meþrutiyet'in hem Ýstanbul'da hem Doðu Anadolu'da halklara kabul ettirilmesi için gayret gösterdi. Ayrýca eþit haklarýn vs. verilmesi hakkýndaki argümanlarýný Ýslam þeriatýndan alýnmýþ prensiplerle destekledi. Kendisi için bu mesele problem teþkil etmedi ve onu gerekli gördü.
       
      Said-i Nursi Batý'da diðer Müslüman düþünürler kadar çok tanýnmýyor. Size göre onun diðerlerinden farký nedir?
      Batý'da Said Nursi diðer Müslüman düþünürler kadar tanýnmýþ deðil; ama her geçen gün orada neþredilen kitap, makale vs. sayesinde çok daha iyi tanýnýyor. Bana göre, Batýlýlar ve Müslüman olsun olmasýn bütün insanlar için önemi þundan: Ýslam'ýn esas akide ve inançlarý için ikna edici kanýtlar sunmasý, Kur'an'dan alýnmýþ bir düþünce sistemi çerçevesinde bir insanýn kendi düþüncelerini kolayca açýklayabileceði iman ve imansýzlýk tahlillerini takdim etmesi, bulunduðumuz dünyayý Allah'ýn varlýðýný bildiren ayetler olarak görmeyi öðretmesi… Bu yaklaþým, Batý'da Aydýnlanma sonrasý düþünce cereyanlarýndan ortaya çýkan birçok sorunu çözüyor, varlýðýn dünya ve ötesiyle uyumlu bütünlüðünü ispat edip inanan insaný inþa ediyor. Bana göre, Risale-i Nurlarýn Batý'ya vereceði çok þey var. Çünkü post-modern veya post-post modern bir ortamda olan insanlar "spirituality" içinde arayýþlarýna cevaplar arýyorlar ve maalesef sýk sýk yarým hakikatlerle veya sapýk akýmlarla yollarýný þaþýrýyorlar.
       
       


      NURLU HABERLER BU ADRESTE:


      Want to be your own boss? Learn how on Yahoo! Small Business.
    Your message has been successfully submitted and would be delivered to recipients shortly.