Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.

Toprak adını geri istiyor - [Özgür Karahan] (Bahçesaray, Sayı:35)

Expand Messages
  • Ozgur Karahan
    Toprak adını geri istiyor ... Özgür KARAHAN 1783 teki Rus işgali sonrasında öncelikle büyük şehirlerin adları Akmescit (Simferopol), Kefe
    Message 1 of 2 , Dec 1, 2005
    • 0 Attachment

      Toprak adını geri istiyor


      Özgür KARAHAN

      1783'teki Rus işgali sonrasında öncelikle büyük şehirlerin adları Akmescit (Simferopol), Kefe (Feodosya), Kezlev (Yevpatorya), Akyar (Sevastopol) olarak değiştirilmişti. 18 Mayıs 1944'te bütün Kırım Tatarları sürgüne gönderildikten sonra 1000'in üzerindeki yerleşim yerinin adı sistematik olarak değiştirildi. Ayrıca coğrafî isimler de Ruslaştırıldı veya Sovyetleştirildi.

      Bugün ülkedeki tüm tabelalar kiril harfleri ile Rusça ve Ukraince yazılı. Şimdi Kırım Tatarları tüm insanlık hakları ile birlikte topraklarının adlarının iadesini de talep ediyorlar.

      Kezlev (Gözleve) şehrinin çıkışındaki tabela. Rusça ve Ukraince olarak Yevpatorya/Evpatorya yazıyor...

      19 Nisan 1783’te Çariçe II.Yekaterina’nın Kırım’ı Rusya’ya ilhak ettiğini ilan etmesinden kısa süre sonra Rus idari sistemi Kırım’da kuruldu. 13 Şubat 1784’te Kırım, Taman ve yarımadanın dışında kalan geniş arazileri içine alan Tavrida Oblastı (vilayeti) oluşturuldu. Vilayetin adı taa Heredot döneminde yaşamış olan Tavr halkına izafeten verilmiş, Kırım’daki yer adları da anlamlı ya da sonradan uydurulan bazı yunan kökenli isimlerle değiştirilmişti.

      Örneğin Kezlev (Gözleve) Mithridates Eupator’a izafeten Yevpatoria’ya çevrilmişti. Kefe Theodos şehri manasına gelen Feodosiya adını aldı.

      16. yüzyılda Kırım Tatarları tarafından kurulmuş ve Kırım’daki Türk izleri öncesi hiç bir geçmişe sahip olmayan Akmescit’e ise Yunancadan bozma bir isim olan Simferopol adı verildi. Akyar’da yeni kurulan liman şehrine ise muhteşem şehir manasına gelen Sevastopol adı verildi.

      Çarlık döneminde Kırım’ı Ruslaştırma faaliyetleri kesintisiz devam etti. 1783’te bir tek yerleşik Rus bulunmayan Kırım’ın nüfus dengesi Aktopraklara göçlerle değişti. 1783-1922 yılları arasında en az 1.800.000 Kırım Tatarı Osmanlı İmparatorluğu’na göç etmek zorunda kaldı. 1903 yılına ait bir Rus istatistiğinde müslüman nüfusunun %44,6’ya gerilediği bunun da yaklaşık 200.000 kişi olduğu bildiriliyor.

      Sovyetler Birliği devri ise yer adlarındaki dramatik değişikliğe sahne oldu. Bütün Sovyetler’de pek çok yerleşim yerinin adı “sovyetik” isimlerle değiştirildi. Örneğin: I. Petro tarafından kurulan St. Petersburg kentinin adı 1914 yılında “burg” eki Almanlığı anımsattığı gerekçesiyle Ruslaştırılarak
      “Petrograd” olarak değiştirilmişti. Bolşevik ihtilali sonrası eski başkentin adı 1924 yılında “Leningrad” olarak tekrar değiştirilmiştir. Ayrıca şehirdeki yüzlerce cadde, sokak, meydan ve köprü de elden geçirilerek yeni ve köksüz isimlerle şereflendirilmişti. SSCB’nin çözülmesi sonrası Rusya Federasyonu’nda Rus milliyetçiliğinin yavaş yavaş Bolşevik mirasın yerini tamamen almasıyla kentin adı 1991 yılında tekrar değiştirilerek tarihi adı olan “St. Petersburg” adına dönülmüştür.

      Çarlık dönemi ve hanedanı hatırlatan isimler ortadan kaldırılarak Ekim Devrimini hatırlatacak isimler bulunmuş, Sovyet devlet büyüklerinin ve devrimin izlerini taşıyan pek çok yerleşim yeri haritaya işaretlenmişti. Özellikle Lenin ve Stalin adlarından türemiş yüzlerce yer adı kabul edilmişti. Bolşevik İhtilali, Komünist Partisi’ni hatırlatan tarihî bir gün veya o yeri işgal eden Rus (Sovyetler devrinde Bolşevik) komutanın, alayın, çarın bir akrabasının (SSCB devrinde Bolşevik bir liderin, askerin, bürokratın, Komünist Parti yöneticisinin, aydının) adı olmuştu.

      1941 yılına kadar SSCB’nin 24 büyük kentinin adı değiştirilmiştir. Bu kentlerden 20’sine 1924-1940 yılları arasında Lenin, Stalin, Voroşilov, Kalinin, Ordjonikidze, Frunze, Kirov, Molotov, Kuybişev, Petrovski, Sverdlov gibi Bolşevik liderlerin ve Gorki gibi Bolşeviklere yakın aydınların adları verilmiştir.


      Mejdureçye değil Ayserez

      Kırım Tatar Türklerinin efsanevi lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nu Türkiye "Mustafa Cemiloğlu" olarak tanındı. Doğduğu Ayserez'in adı Mejdureçye olarak değiştilmişti. Sürgünden dönüp köylerine yerleşebilen Ayserezliler her sene Temmuz ayında "köydeşler günü" tertip ediyorlar ve elbette bu sevimli Tatar köyünü Mejdureçye değil Ayserez olarak adlandırıyorlar.

      Bir başka ünlü Ayserezli ise halen Ukrayna parlamentosunda milletvekilliği yapan Refat Çubar. Millî hareketin önde gelen isimlerinden olan Çubar 2002 yılında Leonid Graç* ile birlikte katıldığı bir radyo programındaki tartışmada şöyle diyordu :

      "Huzur istiyoruz. Ama önce ilk adımı atarak işe başlamalıyız. Benim ailem Ayserez adlı bir dağ köyünde doğdu. Ama bugün adı Mejdureçye. Bütün dünyanın ve tarihin Karasubazar olarak adlandırdığı harika bir şehir var ama bugün adı Belogorsk. Ukrayna haritasında yüzlerce Belogorsk var. Haydi bunları düzeltelim...."

      *Leonid Graç (Hraç) : Bir dönem Kırım Özerk Cumhuriyeti parlamento başkanlığını da yapan 2002'de Ukrayna Komunist Partisi milletvekili.


       

      Kırım’daki bazı örnekler:

      Lenino (Yedikuyu), Leninskoye (Bahçe-eli) Kuybişevo (Albat, Karaç/İslâmterek), Petrovo (Akmanay), Petrovka (Yukarı Cabaga), Kalinovka (Tüp-Kenegez), Kirovskoye (İslam Terek),
      Pervomayskoye [Bir Mayıs] (Çurçı), Sovetski (İçki), Sovetskoye (Nayman), Komsomolskoye [Komunist gençlik teşkilatı] (Efendiköy / Bahçesaray, Celçak / Kezlev), Pobednoye [Zafer] (Tarhanlar/Canköy), Pobeda (Taganaş / Canköy, Şiban / Kezlev), Pobedino (Algazı-Konrat) Oktyabrskoye [Ekim] (Büyükonlar), Oktyabr (Baygonçık), Gvardeyskoye [Muhafız] (Sarabuz), Partizanskoye (Sablı),

      Kızıl isimler

      Çarlık Rusyası’nın renk tercihi beyazken SSCB Kızıl’ı seçmişti. Dolayısıyla “Kızıl” ile başlayan pek çok yer adı icat edilmişti.

      Krasnogvardeysk [Kızıl muhafız] (Kurman), Krasnoperekop (Orkapı), Krasnodolnoye (Borlak),
      Krasnaya Sloboda (Sollar), Krasnoarmeyskoye [Kızıl Ordu] (Alma-Tarhan), Krasnaselovka (Yanı Sala),
      Krasnoyarskoye (Donuzlav)

      Krasnokamenka (Kızıltaş) ise bir istisnadır. Cengiz Dağcı’nın Kızıltaş’ı eskiden de Kızıl adını taşımaktaydı.

      14 Aralık 1944’te bir kararname ile adı değiştirilen rayon merkezleri:

      Ak-Meçet (Çernomorskoye) , Ak-Şeyh (Razdolnoye) , Büyük-Onlar (Oktyabrskoye), İçki (Sovetskiy), Karasubazar (Belogorsk), Kolay (Azovskoye), Curçi (Pervomayskoye), Mayak-Salın (Primorskoye), Seytler (Nijnegorsk), Kurman-Kemelçi (Krasnogvardeyskoye), Fraydorf (Novoselovskoye)

      Bunu takiben 1945 ve ne acı bir tesadüftür ki 18 Mayıs 1948’de yeni kararnameler ile 1100’den fazla köy ve kasabanın adları değiştirildi.

      Yeniden değişecek mi?

      1992 yılında Rusya Federasyonu Parlamentosu’nda Parlamento Başkanı Ruslan Hasbulatov’un desteği ile Tarihi Miras Komisyonu oluşturulmuştur. Bu komisyonda özellikle kent, cadde ve sokak adlarının değiştirilmesi için çaba gösterilmiştir. Türk Cumhuriyetlerindeki pek çok yer orijinal adlarına geri döndü. Ukrayna da sovyet döneminden kalan isimlerin değiştirilmesi fikrine sıcak bakıyor.

      Kırımoğlu: “Adalet istiyoruz”

       

      Kırım Tatarları da topraklarının isimlerinin iadesi için mücadele ediyorlar. Kırım Tatar Türklerinin efsanevî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu Bahçesaray Dergisi’ne isim mücadelesi hakkında şunları anlattı :

      "Yuşçenko ile Bahçesaray’daki görüşmemizde en önemli taleplerimizden birisi Kırım’ın eski yerleşim yerlerinin isimlerinin geri verilmesi idi. Cumhurbaşkanının gerekli makamlara
      talimatı olmasını ve bir komisyon kurulmasını istedik.

      2. Dünya Savaşı’ndan sonra 1000’den fazla Kırım Tatar köy ve kasabalarının isimleri değiştirildi. Mekanik olarak eski isimler aynen verilsin demek mümkün değil. Çünkü bazı köyler yok edildi bazı köyle birleştirildi ve bazı yeni köyler kuruldu. Savaştan önce de pek çok akılsızca hareket oldu. Krasnogvardeysk (Kızıl Muhafız), Marks, Lenin, Pervomayskoye (Bir Mayıs) vs. sovyetik isimler verildi.

      Biz Kırım Rusların eline geçmeden önceki isimlerin geri iadesini savunuyoruz. Yeni kurulan yerler için ise normal isimler verilmişse, peki kalsın. Ama Sovyet ideolojisini yansıtan isimler verildiyse bunlar da değiştirilsin. Kiev yönetimi bu değişikliğe sıcak bakıyor. Kırım’daki Ruslar ise buna karşılar. Eğer Ukrayna boyunca bir karar alınırsa Rusların itirazı da önemsiz olacak.

      İşin bir başka cephesi ise ekonomik. Haritalardan tutun tabelalara kadar pek çok şey değişecek. 18 Mayıs ile ilgili olarak başbakanlıkta başbakan yardımcısı ile toplantı yapmıştık.
      Kuçma döneminde değişiklikler konusunda bütçeye 1 milyon grivna ayırılmasını önermiştik ve kabul görmüştü. Şimdi Yuşçenko iktidarının idaresinde daha fazlasının yapılması gerekir.

      En büyük cinayet 1118 köy kasabanın adlarının 1948’de Rusya sovyeti kararı ile değiştirilmesi oldu. Adım adım yaptılar. Önce rayon adları, bölge merkezleri, sonra kasaba ve köylerin adları değiştirildi. Tatar adından Rus adına, sonra sovyetik bir isme değiştirilen yerleşim yerleri bile oldu.

      Ciddi bir komisyon kurulup çalışacak olsa her bir köyün tarihî adlarının sırayla nasıl değiştirildiği hususunda görüşüp eski adının iadesi kararlaştırılacak.

      Aslında Kuçma zamanında KÖC içinde zamanın başbakanı Kunitsin tarafından komisyon kurulması kararlaştırıldı ve kuruldu.

      3 Nisan 2004’te Kuçma ile görüşürken cumhurbaşkanı Kırım temsilcisi Didenko, idare başkanı Medvedçuk, Kunitsin, Deyç, Refat Çubarov, İlmi Omer de bu toplantıdaydı Didenko “kanunen referandum yapmamız gerekir” diye diretti. “İvanovsk oblastından getirilen insanlar yeni yerleştirildikleri yere asıl vatanlarını hatırlatmak için İvanovka adını koydular. Şimdi o Ruslar elbette bu ismi tercih edecekler. Ama bu adaletli olmayacak.” Kuçma “bu meseleyi sabote etmek istersek Didenko’nun dediği gibi yapmak gerek, ama işin çözümü Mustafa Bey’in dediği gibi olmalıdır.” demişti. Bir kaç gün sonra başbakan Kunistsin” komisyon kurulsun ve bu mesele bakılsın” şeklinde karar aldı. Komisyon başkanlığına komunist Kazarin atandı. Arkadaşlarımızı da komisyona tayin ettik. Ancak komisyon çalışmaları bir komediydi.

      “Artık demokratik rejime geçtik. Hangi yerleşim yerlerinin isimleri değiştirilecek olursa şimdi o bölgede yaşayanların fikirleri göz önüne alınsın ve referandum yapılsın” deniyordu. Biz buna sert bir ifadeyle karşı çıktık. “Adlar değiştirirken hiç bir referandum yapılmadı. Bu meseleye sürgün edilen Kırım Tatar milletinin haklarının iade edilmesi çerçevesinde bakmak lâzım. Bizim haklarımızın bir parçasıdır. Vatana dönüş müsaadesi ve yardımı, toprak verilmesi meselesi ve coğrafik adlarının iadesi.... Referandum sözkonusu olamaz . O referandumu Rusya’dan gelen insanlar gidip kendi topraklarında yapsınlar. Bu bizim toprağımız...” Referandumdan vazgeçtiler. Sonra, komisyon gerekli teklifi yapmakla çalışacaktı.

      En büyük tepkiyi KÖC gösterecek. Kırm parlamentosundan komisyon kararı büyük ihtimalle geçemez. Çünkü şovenist Ruslar çoğunlukta. Bu işi Kiev’de alınacak ve Ukrayna’yı kapsayacak adil bir karar çözebilir.

      Biz KTMM’nin yerleşim yerini Akmescit-Simferopol olarak belirtiyoruz. Yazışmalarımızda Kırım Tatar yer isimleri kullanılıyor."


       

      Soyadlarındaki Kırım

      Kırım'dan göçler başladığında Dobruca veya Anadolu topraklarına yerleşen Kırım Tatarları çıktıkları köylerin adlarını yeni köylerine verdiler. Bir çoğu Türkiye'de soyadı alırken kendilerinin veya dedelerinin çıkıp geldikleri bu köylerin ismini soyadı olarak seçtiler. Köylerden bazıları yok edildi ve artık haritada yer almıyor.

       

      "Hiç kimse unutturamaz Kızıltaş ismini"

      Büyük yazar Cengiz Dağcı'nın doğduğu kasaba Gurzuf'un adı değiştirilmedi ama çocukluğunun geçtiği, babasının memleketi olan Kızıltaş da adını kaybeden yerlerden biri. Ruslar Kızıltaş'ın adını birebir tercüme ile Krasnokamensk olarak değiştirdiler. Dağcı bu değişiklik hakkındaki hislerini “Hatıralarda Cengiz Dağcı" adlı kitabındaki şu satırlarla ifade ediyor :

      "...

      Tuhaf ama.

      Gurzuf, bugünlerde de Gurzuf; ismi değiştirilmedi. Kızıltaş'ın ismi değiştirildi. Şimdilerde Kızıltaş'ta oturanlar Kızıltaş'a Krasnokamensk (Krasno=kızıl; kamen=taş) diyorlar. Benim gençliğimde Akmescit -Yalta otoyolu geçerdi Kızıltaş'tan. Zamanımızda bu yol başka bir yerden geçiyormuş.

      Eski otoyolun kenarında direğe çakılı plakaya Krasnokamensk yazdılar diye ne bana, ne de Kızıltaş'ta ikamet eden yirmi yedi ailenin çocuklarına hiç kimse unutturamaz Kızıltaş ismini."

      Dağcı bir diğer kitabında şunları yazıyor:

      "Eserlerimi okuyan herkes bilir: benim biricik bir Kızıltaş'ım vardı. Evet, vardı. Çok eski zamandan beri; denizci Kızıltaşlılar'ın gemilerinden inip, denizin çekildiği bayırlara bağ ve bahçelerini diktikleri zamandan beri, benim biricik bir Kızıltaş'ım vardı. Sonra günün birinde savaş çıktı dünyada; ve savaşla adlarına komünizm, faşizm, kapitalizm denen izm'lerle hiçbir ilişkileri olmayan, Kızıltaş'ın toprağından ve suyundan, Kızıltaş'ın göğünden ve denizinden başka hiçbir şey görmeyen Kızıltaşlılar yok edildiler. Hem de savaştan uzakta geceleyin. Şafak sökmeden bir saat önce. Gecenin
      koyu karanlığında Kalleşçe ve hunharca katledildiler Kızıltaşlılar."

      (Yansılar - 3) Cengiz DAĞCI

       

      “Bahçesaray” adını kurtaran çeşme...

      Meşhur Rus şairi Puşkin Rus edebiyatının başyapıtlarından
      biri olarak kabul edilen Bahçesaray Çeşmesi adlı şiirini yazdığında 24 yaşındaydı. Doğu’nun El-Hamra’sı denen, İstanbul’daki Topkapı Sarayı’nın küçük bir benzeri olan, muhteşem Hansaray’ı ziyaret eden Puşkin Göz Yaşı çeşmesinin hikâyesinden etkilenmişti.

      Rus kolonizasyonu ile birlikte şehirlerin isimleri değiştirilirken
      Bahçesaray’ın da adının değiştirilmesi ve hatta Puşkingrad olması düşünülmüştü. Ancak sanatsever (!) bir millet olan Ruslar bu isim değişikliğinin büyük şaire hakaret olacağını ve Bahçesaray Çeşmesi şiirine saygısızlık olacağını düşünerek vazgeçtiler. Böylelikle bu güzel çeşme Bahçesaray’ın adını kurtarmış oldu....

       

      Bahçesaray bölgesinde değiştirilen adlar :

      Acıbulat (Uglovoye), Ak-Çokrak (Belıy Istoçnik), Akşeyh (Krasnaya Zarya), Aktaçi (Furmanovka), Albat (Kuybişevo), Almaçık
      (Yablokovo), Alma-Kermen (Zavetnoye), Alma-Kermen (Mironovka), Alma-Tamak (Pesçanoye), Alma-Tarhan (Krasnoarmeyskoye), Aramköy
      (Dlinnaya), Aramköy (Novenkaya), Arançi (Suvorove), Atçeut (Kazanki), Avcıköy (Ohotniçye), Azek (Plodovoye), Aziz (Zadorojnoye). Bakkal-Su (Panfilovka), Balta Çokrak (Aleşino), Bi-El (Dorojnoye), Biya Sala (Verhoreçye), Bürlük (Vilino), Cavcürek (Sosnovka), Çerkez-Eli (Balki), Çotkara (Malodvornaya), Efendikoy (Komsomolskoye), Yukarı Duvanköy (Verhne Sadovoe), Eski El (Vişnevoye), Eski Yurt (Podgorodnoye), Gaciköy (Pirogovka), Hanışköy (Otradnoye), Golümbey (Nekrasovka), İdeşel (Nagornoye), Kalımtay (Tenistoe), Kazbi-Eli (Solneçnoye), Kişen
      (Goreloe), Kocuk-Eli (Şevçenkovo), Koçkar-Eli (Bryanskoye), Koş-Degermen (Preduşçelnoye), Kouş (Şelkoviçnoye), Laki (Goryanka), Lenka-Kabazi (Malinovka), Mamaşay (Orlovka), Manguş (Partizanskoye), Novıe Baydarı (Ravnopole), N. Bodrak (Trudolyubovka), Orta-Kisek (Sviderskoye), Oteş-Eli (Koçergino), Oysun (Rastuşçee), Pıçki (Baştanovka), Sakav (Zayaçe), Salaçık (Staroselye), Stilya (Lesnikovo), Süyürtaş (Belokamennoye), Şakul (Samohvalovo), Şurı (Kudrino), Taştepe (Tenistoe), Tatarköy (Maşino), Tav Badrak (Skalistoe), Tiberti (Turgenevka), Tole (Daçnoye), Topçiköy (Dolinnoye), Ulaklı (Glubokiy Yar), Ulu Sala (Zelenoye), Ürmek (Zagorskoye), Büyük Yaşlav (Repino), Küçük-Yaşlav (Viktorovka)

      Sayı : 35  

      Eylül-Ekim 2005

       
       
      • Başyazı - Celâl İçten
      • Toprak adını geri istiyor - Özgür Karahan
      • V. Qırımtatar Yaşlar Qurultayı : Tüşünce ve Teessüratlar - Dilâra Habibulla
      • V.Gençlik Kurultayı Kararları
      • Kurban ya da Kırım’a yak(ın)laşmak -Celal Türer
      • Kırım Hanlığı Kronolojisi - V -Oğuz Çetinoğlu
      • Kırım Tatarları neden bir sözlü tarih projesine girişmelidir? - F.Tutku Aydın
      • Günay : “Boztorgay beni Kırım’ın kalbine taşıdı” - Emre Kulcanay
      • Ay Çalaşım - Yrd. Doç Dr. Zekeriya Başarslan
      • Ukrayna ve Kırım'da "Turuncu Kriz" aşıldı
      • Kırım’da Uyanmak - Gözde Sümer 
      • Haberler

      Kapak foto: Özgür Karahan. Kezlev şehrinin çıkış tabelası. Rusça ve Ukraince Yevpatorya yazıyor

        [ Bahcesaray-35.pdf , 1,8 MB ]  Bültenin tamamını bilgisayarınıza indirmek için tıklayın   - Sağ tıklayıp (Save as / Farklı kaydet)

       

      Dergimizin postalama masraflarına katkıda bulunmak isterseniz : 
      Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi adına

      İŞ BANKASI - Şehremini Şb.: 1195740

       

      Özgür Karahan / İstanbul
    • turktatar
      ... _____________________________ Kırımlılara aferin diyorum! Kazan da ise, duyduğuma göre, Kazan ın 1000 yıllığı vesilesiyle, Lenin sokağını
      Message 2 of 2 , Dec 3, 2005
      • 0 Attachment
        --- In tatar-l@yahoogroups.com, "Ozgur Karahan" <karahan@v...> wrote:
        >
        > Toprak adını geri istiyor
        >
        > --------------------------------------------------------------------------
        >
        > Özgür KARAHAN
        >
        > 1783'teki Rus işgali sonrasında öncelikle büyük şehirlerin adları Akmescit (Simferopol), Kefe (Feodosya), Kezlev (Yevpatorya), Akyar (Sevastopol) olarak değiştirilmişti. 18 Mayıs 1944'te bütün Kırım Tatarları sürgüne gönderildikten sonra 1000'in üzerindeki yerleşim yerinin adı sistematik olarak değiştirildi. Ayrıca coğrafî isimler de Ruslaştırıldı veya Sovyetleştirildi.
        > Bugün ülkedeki tüm tabelalar kiril harfleri ile Rusça ve Ukraince yazılı. Şimdi Kırım Tatarları tüm insanlık hakları ile birlikte topraklarının adlarının iadesini de talep ediyorlar.
        _____________________________

        Kırımlılara aferin diyorum! Kazan'da ise, duyduğuma göre, Kazan'ın 1000 yıllığı vesilesiyle, Lenin sokağını Peterburg sokağı olarak yeniden adlandırdılar. Yani, ne kadar hürmetsizlik? Madem bir Tatar kentinin yıldönümü kutlanıyor, niye Rus şehirin adı veriliyor mühim bir başkent sokağına?
        Adalet ne gerektirirse, maksatımız odur. Bağımsızlıktan başka, adalete erişmek te mümkün görünmüyor.

        -----------------------
        Qırımlılarğa aferin eytem! Qazan'da ise, işítkenímçe, Qazan'nın 1000 yıllığı unayınnan, Lenin uramın Peterburg uramı bularaq yene-isímlendírdíler. Yeğni, ni qader xörmetsízlík? Bír Tatar şeherínín yıllığı qotlana iken, nige Rus şeherínín isímí biríle möhim bír başqala uramına?
        Ğadalet ne kirektíre ise, maqsatımız ul. Beysízlíkten başqa, ğadaletke iríşü de mömkin kürínmi.
      Your message has been successfully submitted and would be delivered to recipients shortly.