Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.

karşıdan sesler- bir hatirlatma

Expand Messages
  • Iskender Savasir
    *1978-2009* Hangisi üzerinden tanıtayım karar veremedim bu akşamın parçalarını... Aslında vesile, yeni tanıştığım basçı John Patitucci; özel
    Message 1 of 1 , Sep 22, 2011
    • 0 Attachment

      1978-2009



      Hangisi üzerinden tanıtayım karar veremedim bu akşamın parçalarını… Aslında vesile, yeni tanıştığım basçı John Patitucci; özel olarak da,  besteci ve davulcu Jack deJohnette ve piyanist Danilo Perez’le birlikte çıkarmış olduğu 2009 tarihli, güzel isimli Music we are albümü… Jack deJohnette’i ise nisbeten tanır sayılırım; bir kere ismi çok geçer ama 1978 tarihli, üç müzisyenin kendi adlarıyla anılan Miroslav Vitous, Terje Rypdal, Jack deJohnette ECM albümüyle kulağımda yer etmişliği var.

       

      http://hotfile.com/dl/130471573/c9bb9cc/Jack_Dejohnette_John_Patitucci_Danilo_Perez_-_02_-_Earth_Prayer.mp3.html

       

      1978, 70’lerin “avant gardism”inin yerini ECM’in alıştığımız, sevdiğimiz ECM “sound”una yeni yeni bırakmaya başladığı oldukça erken bir tarih; benim arşivimde o tarihten bir de Garbarek grubunun  photo with blue sky, white cloud, wires, windows and a red roof adlı pek de kayda değer olmayan albümü ile gitarcı John Abercrombie’nin Characters albümü (insanda yoğun bir “ tereddüt”, kararsızlık hissi uyandıran bir iş.)

       

      Aynı tarihten Amerika çıkışlı albümler arasında ise örneğin Oscar Peterson’la Count Basie’nin Yessir that’s my baby gibi “klasik” addedilebilecek albümlerle, John McLaughlin’in Electric Guitar gibi oldukça “beklenebilecek” işleri var. Aralarında çok sevdiğim ama bu kez içeriği adının vaad ettiklerini vermeyen, Zoot Sims’in  The Warm Tenor albümü, adından ötürü sevmek için büyük bir gayret gösterdiğim halde sevmeyi bir türlü beceremediğim Violin albümü var. (Arşivin tamamı “tarihlenmiş” değil, dolayısıyla aralarında 1978’den olup da benim öyle olduğununu bilmediğim işler olabilir.) Ama bu durumda  ben oyumu “klasik” olandan yana kullanıyorum: Oscar Peterson’la Count Basie’den “Teach me Tonight”.

       

      http://hotfile.com/dl/130473623/6050800/02_Teach_Me_Tonight.mp3.html

       

      Rypdal olsun, “fahri İskandinav” sayılabilecek Miroslav Vitous olsun, diğer kuzeylilerle karşılaştırıldığında genellikle daha “sert” tınlayan müzisyenler, buna rağmen burada (aynı tarihteki diğerleriyle karşılaştırıldığında) ECM’in düşünceli akışkanlığında, “pastoralizm”inde çok daha rahat ediyorlarmış gibi duruyorlar. Albümün ilk parçası, “Sunrise”…

       

      http://hotfile.com/dl/130473183/dda2faf/01_-_sunrise.mp3.html

       

      deJohnette bir de 1982’de yine ECM’den çıkan Setting Standards albümünde yer almış, Keith Jarrett ve Gary Peacock’la birlikte— ama Jarrett’ın içinde yer aldığı birçok albüm gibi bu da beni ilgilendirmemiş, iki parça kaydedip bırakmışım, bunları şimdi dinlediğimde de bana hitap etmiyorlar.

       

      Peki deJohnette’si Patitucci nasıl tınlıyor? Dediğim gibi daha yeni tanıştık. Ama kulak kabarttığım iki albümü de, iyiler iyi olmalarına da, yukarıda örneklediğim Music we are albümü olmasa, üzerlerinde durmadan geçerdim.

       

       


      --

      iskender
      http://www.araliktabiri.com/tr/
    Your message has been successfully submitted and would be delivered to recipients shortly.