Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.

iran muzigine kisisel bir giris: vas

Expand Messages
  • Iskender Savasir
    Dünkü mesajımda tanıtmaya çalıştığım İranlı müzisyenlerin ne ölçüde fusion eğilimi çerçevesinde addedilebileceği tartışılabilir;
    Message 1 of 1 , Dec 13, 2009
    • 0 Attachment

      Dünkü mesajımda tanıtmaya çalıştığım İranlı müzisyenlerin ne ölçüde “fusion” eğilimi çerçevesinde addedilebileceği tartışılabilir; bugün bu tartışmaya girmeyeceğim. Beni İran müziği ile tanıştıran ve böyle bir tartışmanın konusu olamayacak kadar “fusion”a angaje tınlayan müzisyenlerden bahsedeceğim. (“Authentic”lik düşkünlüğü, küresellik karşıtlığı gibi değerlere bağlılık söz konusu olmadığı sürece, İran müziği ile çok yakın bir aşinalığı olmayan başkaları için de bu müzisyenlerin iyi bir giriş kapısı olacağını düşünüyorum. “Authentic”lik düşkünlüğüne gelince, insanın kendi içinde yetiştiği müzikal gelenek(ler) söz konusu olmadığı sürece, bu tercihin müzikal olmaktan çok ideolojik olduğu kanısındayım ama bu da bugün tartışmayacağım konulardan biri.)

       

      Benim İran müziğinin ciddi olarak izini sürmeye başlamam 2-4 yıl Vas grubunu tanımamla başladı. Grup, aslında bir ikili; Hindistan’da yetişmiş İranlı şarkıcı Azam Ali ile Amerikalı perküsyoncu Greg Ellis tarafından 1995’te kurulmuş, 2004 yılına kadar dört albüm çıkarmış; Bende iki albümleri, 2000 yılından “In the Garden of Souls” ve 2004’ten”The Feast of Silence”; şimdi bunları yazarken diğerlerini de indiriyorum.  Gönderdiğim parçalardan ilki “In the Garden of Souls”dan, “Ceremenony of Passage”, Greg Ellis perküsyoncu olarak ustalığını sergiliyor.

       

      http://rapidshare.com/files/320535097/Vas_-_Ceremony_of_Passage.mp3

       

      Azam Ali, Feast of Silence’ta, özellikle Fransızca’ya döndüğü yerlerde, daha sonra benimseyeceği, “evrensel”, pürüzsüz üslubu haber veren bir tarz benimsiyorsa da, albüme adını veren parça, grubun neden Dead Can Dance’le kıyaslandığı hakkında da bir fikir veriyor. (Bunları yazarken Amazon’da okuduğum tanıtım yazılarından da bu parçanın tamamen Azam Ali’ye ait olduğunu öğrendim ve annesinin ölümü ve Greg Ellis’le ilişkisinin sona ermesi hakkındaki duygularını yansıttığına dair yorumlar okudum.)

       

      http://rapidshare.com/files/320538838/Feast_of_Silence.mp3

       

      Albümün İran (Karadeniz?) kaynakları hakkında en açık izler taşıyan parçalarından biri ise, “Izgrejala”:

       

      http://rapidshare.com/files/320539674/Izgrejala.mp3

       

      Azam Ali, daha Vas dağılmadan, 2002’de kendi adına bir albüm çıkardı: “Portals of Grace”. Bilmiyorum, belki Vas’ın dağılmış olmasından duyduğum hayal kırıklığıyla ön yargılı davrandığımdan, Azam Ali’nin ne o albümünü, ne daha sonra çıkardıkları arasında rast geldiklerimi (bende kayıtlı değiller), çok fazla tad alarak dinlemedim. Benim demin “pürüzsüzlük” dediğim şey için Amazon’da yazan bir yazar, “sesi o kadar mükemmel ki insanı uyuşturuyor” demiş. Yine de, bu kez dinlediğimde haksızlık ediyor olduğum duygusunu da üstümden atamadım. Trubadur şarkılarını yorumlama tarzını hâlâ sevmiyorum. Ama bence albümdeki en iyi parça olan Sefarad şarkısı “La Serena”yı söyleyişi lirizmle dramatikliğin çok etkileyici bir bileşimi:

       

      http://rapidshare.com/files/320548064/azam_ali_-_portals_of_grace_-_02_-_la_serena.mp3

       

       

      Bu nota “authentic” düşkünlüğü aleyhine yazarak başladım. Şimdi tam tersi doğrultuda bir tercih belirterek bitireyim. Albümde parçalardan biri, daha önceden bildiğim, sevdiğim bir ilahî: “Inna-L-Malak”… Plak şirketinin sitesinde “Bizans-Arap” diye nitelenmiş, ben bir Marunî ilahîsi olarak bilirdim. Aşağıda söz konusu ilahînin Azam Ali yorumunun bağlantısı:

       

      http://rapidshare.com/files/320553535/azam_ali_-_portals_of_grace_-_10_-_inna-l-malak.mp3

       

       

      Karar veremiyorum, bu yorumu mu daha çok seviyorum, yoksa rahibe Marie Keyrouz’un, daha gırtlaksı ve kıvrak sesini, tam da daha “sahici” tınladığı için daha çok seviyorum:

       

      http://rapidshare.com/files/320554607/Soeur_Marie_Keyrouz_02_10_Inna_l_malak__L_ange_cria_la_r__surrection_-_The_angel_shouted_resurrectio

       

      Son bir nokta: sırf Azam Ali İran doğumlu olduğu için Vas’ı İran müziği çerçevesinde değerlendirmem yersiz bulunabilir. Ama zaten asıl gerekçe, Pejman Hadadi’yi onlar sayesinde tanımış olmam… Ama korkarım Hadadi hakkında yazmak gelecek hafta sonuna kaldı.

       

       



      --
      sevgiler,
      iskender
      www.defterisk.blogspot.com
    Your message has been successfully submitted and would be delivered to recipients shortly.