Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.

muzikal oryantalizm

Expand Messages
  • Iskender Savasir
    Facebook tan profilimi izleyenler farkına varmış olacaklardır; bir süredir romantizm üzerine, akademizm üzerine, oryantalizm üzerine resim
    Message 1 of 1 , Oct 11, 2009

    Facebook’tan profilimi izleyenler farkına varmış olacaklardır; bir süredir “romantizm” üzerine, “akademizm” üzerine, “oryantalizm” üzerine resim albümleri oluşturuyorum. 14 Ekim’de Aralık’ta vermeye başlayacağım “Romantizmden Modernizme” seminerleri için. (Çarşamba günleri 14:30-16:30 arası; ilgilenenler katılım şartlarını dernekten öğrenebilirler).

     

    Seminer öncelikli olarak görsel sanatlar üzerine olacak ama “romantizm”in olsun “modernlik”in olsun gündelik hayattaki anlamlarını tartışmaktan da, müzikal örnekler vermekten de geri durmayacağım.Üzerine nasıl düşünüleceğini dahi bilmediğim bir soru… En kestirme, en kaba biçimiyle şöyle sorabilirim: Müzikte oryantalizmi, milliyetçilikten nasıl ayırt edeceğiz?

     

    Müzikoloji bilen biri, şimdi anlatmaya çalışacaklarımı daha iyi anlatırdı eminim… Ana anladığım kadarıyla sorun şöyle…. Batı geleneğinin ürünü olmayan (bunu “kuruluşu itibariyle tonal olmayan” diye okumak mümkün mü?) bir melodiyi oluşturan aralıklar ve bu aralıkların dizilişini belirleyen kurallarla, Batının armonik geleneğinin makbul addettiği akorları oluşturan aralıklar ve bunları biniştiren kurallar tam olarak örtüşmüyorlar.

     

    Ama sorun bu bir araya gelişlerin yalnızca birbirlerine yabancı olmasından kaynaklanmıyor. Farklı bir anlayışa göre dizilmiş bir melodi açısından, onu armonize etmek için atılan adımlar, mesela hantallık, beceriksizlik gibi anlamlara geliyorlar. Diğer yandan, dikey eksen, akorların yapısı açısından bakıldığında da, onları tarif ettiği aralıklara uygun düşmeyen aralıklarla akan bir melodi açıkça kusurlu olmadığında, ucuz, bayağı falan tınlamaya başlıyor.

     

    Neyse, zaten boyumu aşan bu teknik-teorik mülahazaları bir yana bırakıp, tekil örnekler ve bu örneklerin bende bıraktığı izlenimler, yarattığı çağrışımlar üzerinden gideceğim bir süre…

     

    Oryantal, egzotik bir etki yaratmanın en tanıdık yöntemi, bayağılığın eşiğinde duran bir baygınlıkta bir ezgi kurmak/kullanmak… Müzikal oryantalizm söz konusu olduğunda, oryantalizmin “parlak” örnekleri genellikle Fransızlar’dan geliyor. Sanırım, Bizet’nin İnci Avcıları (1863) operasından ,ünlü tenor aryasının müzikal oryantalizmin prototipik örneklerinden biri, hatta “locus classicus”u olduğu konusunda hemfikir olabiliriz (“bir rüyadaymışcasına işityorum vs”… “rüyadaki sevgilinin keşfi” temasını örneklediği ölçüde de tipik bir romantik klişe).

     

    http://rapidshare.com/files/291844243/Nicolai_Gedda_01_01_Les_P__cheurs_de_Perles_Je_crois_entendre_encore.mp3

     

    Karşılaştırma unsuru olarak da, ondan otuz yıl önce bestelenmiş olan Aşk İksiri’nin baygınlıkta hiç de ondan geri kalmayan ünlü tenor aryası, “Una furtiva lagrima” (kaçak bir gözyaşı”). Her ikisi de, Nikolai Gedda’nın sesinden….

     

    http://rapidshare.com/files/291852280/02_14_L_Elisir_D_Amore___Atto_Secondo_Una_furtiva_lagrima__Nemorino_.mp3

     

    Dil kaba bir araç…”Baygınlık” kelimesi iki arya arasındaki farkı yakalamıyor; farkı belki tanımlayamaz, kelimelere dökemeyiz ama işaret edebiliriz. İki aryanın baygın olma tarzları arasındaki fark neyse, işte o “müzikal oryantalizm”….



    --
    sevgiler,
    iskender
    www.defterisk.blogspot.com
Your message has been successfully submitted and would be delivered to recipients shortly.