Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.

BORNOVA BE LEDİYE BAŞ KANI PROF DR KAMİL O KYAY SINDI R’A AÇIK M EKTUP

Expand Messages
  • Servet Yalçin
    BORNOVA BELEDİYE BAŞKANI PROF DR KAMİL OKYAY SINDIR’A AÇIK MEKTUP Sayın Belediye Başkanı, Günümüzde ‘’Sirk Sanatları’’ olarak
    Message 1 of 1 , May 21 6:44 PM

          BORNOVA BELEDİYE BAŞKANI PROF DR KAMİL OKYAY SINDIR’A AÇIK MEKTUP

     

     

         Sayın Belediye Başkanı,

     

         Günümüzde ‘’Sirk Sanatları’’ olarak adlandırılan, insan performansına dayalı gösteri sanatları; insanlık tarihi kadar eski ve kapsayıcı bir sanattır. Sirk antik dillerde “Circus / Sirküler - dairesel”  anlamında kullanılmış ve izleyenlerin dairesel olarak çevrelediği ortada yapılan etkinlikleri içermiştir.

     

        Sirk sanatlarının; insan algısının doğayı taklit ederek onunla baş edebilmeyi ve barışık yaşamayı bir rit’e dönüştürmesi ile başlayan ve katılan ile izleyen arasındaki ayrımın zamanla gelişmesi ile ritüelden gösteriye dönüşen mitolojik sembollerin canlandırılmasına dayalı antik tarihi, bugünkü modern sirklere varıncaya değin özellikle bu topraklarda, insan bilincinde silinmez arkaik izler bıraktığı ve çok köklü bir seyir geleneği oluşturduğu gözlenmektedir. Bu özelliği ile her kültürden, her yaştan, her dinden, her dilden, her dünya görüşünden bir çok insan için ortak bir sanat dili olarak kabul edilmektedir.

     

        Nitekim bu konudaki en kapsamlı araştırmaları yapan Prof. Dr. Metin And’ın ifadesi ile tiyatronun ve tüm gösteri sanatlarının öncülü olarak kabul edilmektedir. Tarih boyunca müzik, tiyatro, spor gösterileri gibi, daha sonra da kendi içinde pek çok farklı disipline ayrılan performans sanatları, hep aynı kaynaktan yani sirk sanatlarından doğarak bağımsızlaşmıştır.

     

         Klasik sirk sanatları başlığında toplayabileceğimiz gösteriler, gösteri formatı olarak günümüze değin en az 6-7 bin yıl önceki haliyle aynen korunarak gelmiştir. Günümüzde bu klasik formlar modern anlayışla, tiyatral anlatım dilindeki tıkanıklığı aşma gayretlerinin de bir sonucu olarak, çağdaş kreatif anlayışla, teması hikayesi, koreografisi olan fakat sadece performansa dayalı gösteri anlayışıyla modern insanın izlemine sunulan çok sayıda (yüzlerce) sirk sanatçısının görev aldığı ‘’Sirk Tiyatrosu’’ örnekleri mevcuttur. Bu örnekler bugün Kanada’da Güneş Sirki (Cirque Du Soleil), Fransa’da Zingaro Atlı Sirki (Theatre Zingaro) ve benzerleri tarafından örnekleri sergilenmektedir.

     

         Bu anlayışın dünyadaki ilk uygulayıcısı 1950 li yıllarda Dünya Şairi Nazım Hikmet olmuş, Moskova Devlet Sirki sanatçıları ile SSCB coğrafyasındaki bir çok ülkenin Devlet Sirki binalarında, eski bir Türk masalı olan Ferhat ile Şirin’i Sirk Tiyatrosu formunda sahneleyip, Sanat Yönetmenliğini de üstlenerek uzun süren turneler yapmıştır.

     

         Ülkemizde Sirk sanatlarını doğru algılayarak, gelişim tarihi bilincine hakim, ülkemizin de Kültürel tarihi içindeki yerine vakıf olarak, Sirk sanatlarının doğru temsili ve uygulaması iddiasıyla Tiyatro sanatçıları Servet Yalçın ve Aylin Gündoğan tarafından kurulan Ekin Sanat ve Estetik Araştırmaları Laboratuarının devamı niteliğinde küçük bir sirk çadırıyla özel bir sirk kuruluşu olarak faaliyetine 2003 yılında başlayan Circus Anatolia/Anadolu Sirki ve ardından 2004 yılında kurulan uluslararası nitelikteki Avrasya Sirki, Türkiye’nin Sirk Sanatlarını icra ve temsil amacında olan yegane ve tek sirk sanatları kuruluşu olmuştur.

     

          6 yıldır Ülkemizde Sirk performanslarının ‘’SANAT’’ olarak tanımlanması, Sirk gösterilerinin ‘’KÜLTÜR ve SANAT ETKİNLĞİ’’ olarak kabul görmesi için büyük ve yılmaz bir mücadele sürdürüyoruz. Bu uğurda büyük maddi ve manevi bedeller ödedik ve ödemeye de canı gönülden hazırız.

     

        Onyıllar önce Kanun Koyucunun, o günün şartlarında ülkemize başta İtalya olmak üzere yabancı ülkelerde kurulu bulunan sirkleri getirerek sadece para kazanma amacını gütmüş bulunan gazino sahipleri yada benzer işleri yapan aracı özel kuruluşların mevcut ticari faaliyet ve yapılanmaları dikkate alınarak düzenlenmiş bulunan Belediye Kanununun konuyla ilgili maddesi, sadece ‘’Belediye Gelirleri’’ başlığında yer almış ve tabir aynen (Müzikli eğlence yerleri, Lunaparklar, Gece Kulüpleri ve Sirkler) şeklinde ifadelendirilerek ne kadar işgaliye ve rüsum ödeneceği belirlenmiştir.

     

          Avrasya Sirki’nin Türkiye’nin bir sanat kuruluşu olarak bu maddeye tabi tutulmasını bizler, genel olarak sanata, özel olarak ta sirk ve performans sanatlarına hakaret, kendi kurumumuzu da aşağılama olarak addederiz. Aynı Belediye Kanununun Belediyenin Görev ve Yetkileri Başlığında ‘’Kültür ve Sanat Etkinlikleri’’ düzenleme yada sipariş etme ve bu faaliyetlerin Halka ulaşmasını sağlama görevi kapsamında, Belediyelerin Avrasya Sirki ile işbirliği yapmasını, böylece işgaliye ve Rüsum talebinin ortadan kalkmış olmasının da hem hukuki hem de doğru ve bizler için de onurlu bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz.

     

          Zaten Türkiye dışımızdaki neredeyse bütün ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de Sirkin ‘’SANAT’’, Sirk Gösterilerinin ‘’Sanat Etkinliği’’ olarak tanımlanması; Meclisin, Hükümetin ve Belediyelerin önünde duran karar alınması gereken bir konudur. Sirk Gösterilerindeki bütün vergilendirmelerin, “bir şer odağının ve gayri meşru bir faaliyetin engellenmesi yada en azından zorlaştırılması” felsefesinden vazgeçilerek, özendirici, teşvik edici ve halkın kolayca ucuza ulaşabileceği bir felsefeye sahip anlayışla Belediye Meclis Kararlarının, Başkanlık ve Belediye iradesinin oluşmasını gerçekleştirmek; doğru, çağdaş ve sosyal belediyeciliğin gereğidir.

     

          Yoksa “Sanatın içine tüküren” gerici belediyecilik anlayışıyla, aynı anlayışın bir başka tezahürü olarak sakat bir mantığa sahip olarak önümüzde duran ‘’Sirkten yer parası iste, rüsum iste, eğlence vergisi iste, ruhsata tabii tut ve bu sanatın icrasına bir şekilde engel ol yada zorlaştır’’ mantığını hukukilik adına savunan bir belediyecilik anlayışının sonuçları itibariyle hiçbir farkı kalmamaktadır.

     

          Bu nedenledir ki portföyümüz de; Anadolu’nun bazı yerlerinde rastladığımız Sirk görmek istemeyen, Sirki sanat olarak algılayamayan, Halkın Sirk izlemesini istemeyen Belediyeler arasına Bornova Belediyesinin de dahil olması bizleri son derece üzmüş ve hayrete düşürmüştür. Bornova da yıllardır Sirk izleniyor olması bu kanaatimizi ve bu mantıksal sonucu değiştirmiyor. Önceki yıllarda ve bundan böyle ilçenize gelecek sirk ticarethaneleri (O sirkler kendi ülkelerinde saygın birer sanat kurulusu olsa da) üzerinden Belediye kasasına girecek gelir kalemlerinin çok mu önemli rakamlar olduğunu, Belediyeyi ihya edip etmediğini de ayrıca merak ediyoruz. Kültür Müdürlüğü dışındaki kadrolarınızın bizim talebimiz olan ve hukuki olan ama para alışverişine dayanmayan Kültür etkinliğine sokmamak ve ısrarla gelir kaynağı sınıfına sokmak gayretlerini de şaşkınlıkla izledik ve sonuç olarak da Siz Sayın Prof Belediye Başkanımızın bu anlayışa teslim olmasına hayretle şahit olduk.

     

              Yaklaşık 60 kişilik kadromuzla, dört tır ve sekiz kamyon eşya ile 12 karavanla Bornova’ya kadar gelip birkaç gün misafiriniz olmanın, bastırdığımız tanıtım materyallerin iptali de dahil  onbinlerce lira olan bedeli ve sanatçılarımızın ve personelimizin yaşadıkları yaşamsal, moral değersel ve diğer mağduriyetler ceremesi de dahil olmak üzere hiçbir şey bizi yolumuzda kararlılıkla yürümemize engel değildir.

     

               Sonuç olarak Bornova’da Gösteri yapma isteğimizi tümden iptal ettiğimizi, hiçbir şekilde Bornova da etkinlik sunmak istemediğimizi yapılması düşünülen yeni girişimler var ise bunların iptal edilmesini, saygılarımızla arz ederiz. 22-05-2009

     

     

     

     

                                                                                   

                                                                  Avrasya Gösteri Sanatları Merkezi

                                                      

     



    Diğer Windows Live™ özelliklerine göz atın. Sadece e-posta iletilerinden daha fazlası
Your message has been successfully submitted and would be delivered to recipients shortly.