Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.

[milliyetcitepki] HALİMİZ, HAL'İMİZ........ EK: DOSYA

Expand Messages
  • YALÇIN KOÇAK
    24 Haziran 2011 Cuma hal, vaziyet ve gidişat hakkındadır!...
    Message 1 of 1 , Jun 30, 2011
    • 0 Attachment

      24 Haziran 2011 Cuma

      hal, vaziyet ve gidişat hakkındadır!...


      HALİMİZ, HAL'İMİZ!..
      Aşağı, yukarı iki yıldır sizlere bu satırlarda hitap ediyor günlük gündeme ve siyasete pek bulaşmadan ama dışında da kalmadan simetrik fikir yazıları yazıyorum. 
      Okuyor, yorumluyor ve aranıyoruz. 
      Demek ki, karşılıklı bir iletişim köprüsü kurabilmişiz. 
      Mevlâna Celâleddin-i Rumi hazretlerinin çok hoş ve güzel bir sözüdür; “Bir minik kuş, bir bütün inciri bir seferde yutamaz!..” Kaldırabildiğim kadar yükten, bilebildiğim kadar Bilgi’den sorumlu olduğumun bilincindeyim. Öğrenmenin yaşı yok, öğrenip yazmaya devam etmeliyim. 
      Yüzlerce yazar, çizer ve kazip (yalancı) şöhret tanıdık… Kimine liboş, dönek, satılık, kiralık kalem, ödlek vs. sıfatlar taktık. Fikirlerinden, söylemlerinden döndüler ama soruyorum kendileri dönmekle kurtuldular mı? O zehirledikleri, iğfal ettikleri beyinler, o genç insanlara akıttıkları zehirler ve kaybettirilen yıllardan sorumlulukları yok mudur?... 
      Bakın gündem işgaline, mahalle'nin haline!..
      Seçimden çıktık, sandık demokrasiden çıkanları kodesten çıkaramıyoruz. 
      Sabıkalı adam, niye, niçin aday yaptınız desek, ucu Tayip Bey’e dokunuyor. 
      Cezası kesinleşmiş yatanın, nasıl aday yapıldığını bilen yok. 
      Mahkemesi devam eden, gözaltında sayılan tutukluların  durumları (belirsiz)… 
      Meclis toplanacak, Başkan seçilecek önümüzde yeni (!) Anayasa gündemi  var. Cumhurbaşkanı mı seçeceğiz? Devlet Başkanımı seçeceğiz belli değil!.. 
      Arka bahçe de yangın var.
      Eski Şam Vilâyetim, zorlama Suriye devleti karışmış. Eski akrabalarım kapımı çalmış orada bin bir türlü entrika dönüyor. Siyasi cinayetler tezgâhlanıyor. Oraya çökmek için oyun içinde oyun perdeleniyor. Biz bu hayati önemi haiz müstacel konuları iki memura bırakmış ve kenara çekilmiş seyrediyoruz. MİT ve Dışişleri Müsteşarları kendi  inisiyatifleri ile meseleyi “kendilerince” kotarmaya çalışıyorlar. 
      “Irak’ın Kuzeyi, Kuzey Irak olmasın” derken, altına ima ettiğimizi yazalım: 
      Bir yerin, etrafından bağımsız hukukla yaşayabileceği bir bölge (devlet) olabilmesi için deniz’le bağlantılı olması lazım. Yoksa enterne edilmiş, bir yere ait coğrafyalarının mütemmim cüzü’dür. Şimdiki (şimdilik!..) Irak’ın parçası, ya da kuzeyi gibi… Eğer, denize açılabilirse adı, Kuzey Irak veya başka bir şey olabilir. İşte Suriye meselesi, sınırımızdaki  karışıklık, Filistin de tansiyon düşürme operasyonları, ardından bir yerleri denize ulaştırma çabaları Güney’den tamamen kuşatılmış  bir Türkiye oluyoruz..  
      İki adası Yunan işgaline uğramış bir Türkiye var ortada!..
      Bunları dile getirecek olanların başına da iş açmak, gündem yaratmak lazım. 
      Kim getirecek?.. CHP, MHP muhalefeti mi?..  
      Sar başlarına belayı. İkisi de Kongre de koltuk varlıklarını düşüne dursunlar, sen de arka bahçedeki işini hallet. 
      Sıkıştırılıyoruz, sarılıyoruz Güneyden ve Batı’dan Blokaj altındayız. 
      Kıtalar birbirini sıkıştırıyor, biriken enerji deprem yaratıyor.
      Coğrafyada değişimler oluyor.  
      Siyasal sıkıştırmaların enerji boşaltılması büyük depremler yaratacak. Bu sefer de sınır çizgileri ve sınır coğrafyaları değişecek. Lozan, mevcut ve mer-i sınırlarımızı iyi kötü tarif ediyor, yarım yamalak teminat altına alıyor ama unutmayalım ABD Lozan’ı da tanımıyor ve halâ da imzası, onayı yok. 
      Prof. Dr. Gülten Kazgan
      Türkiye’ye gelen her diplomatı Cezzar İsmail Dayı’yı bilerek, bilinerek geliyor. 
      Tarihte üç büyük Kürtçülük kalkışması olmuş.
      Binlerce insan perişan edilmiş sürülmüş, sürünmüş ve üç seferde kendilerini ayaklandıranlar tarafından aldatılmış, kandırılmış ve satılmışlar 
      Bu ülke ve 0’nun coğrafyası “ana merhameti dolu” ANADOLU onlara kucak açmış, kol kanat germiş, arka vermiştir. 
      Molla Mustafa Barzani’nin rahmetli başvekilimiz Menderes’e yazdığı mektup bugün bir kez daha okunmalıdır. Abdullah Kasemlo meselesi, bir kez daha ele alınarak işlenmelidir. 
      Saddam’ın Napalm bombalarından  kaçıp sığınanlar sağdır, konuşturulmalıdırlar.
      O günlerin tarihi canlı tanıkların ağzından yazılmalıdır. 
      Globalizm’in hasmı, hedefi Ulus Devletlerdir. 2023’te durumumuz pek parlak değil diyen tarih okuyucu prof’umuz Gülten KAZGAN hanımefendinin 20 yıl evvel yazdıkları bu gün sahneleniyor. 
      Akıl sahipleri, bu Türk kadını 20 yıl sonrayı bana da, size de ayna tutarak gösteriyor. 
      Ayan’dır;
      Beyan olunur!… 
    Your message has been successfully submitted and would be delivered to recipients shortly.