|
Burası 13.yy sufi Şeyhi’i Mevlana ile 20.yy mistiklerinden Osho'nun öğretilerinden etkilenen, özlerindeki anlamları kavrayarak, deneyimlemeyi seçenlerin yollarının kesiştiği bir buluşma noktasıdır.
Osho’nun; sufi geleneğini, zen ve budizmle kaynaştırarak oluşturduğu ve insanoğlunun varoluş rüyasındaki yolculuğu sorgulayan yaklaşımına vurulmuş, Mevlana’nın sevgiliye duyduğu aşk ile büyülenmişiz.
Bu iki izden giderken; varoluşa, sevgiye, hoşgörüye, barışa,farkındalığa ve insana dair her şeyi kucaklamak düşüncesi ile Tasavvuf, Budizm, Tao, Zen’e ilişkin paylaşımlarda da bulunma amacımız yeni bir hayata ve yeni insana duyulan özlemimizi, öksedeki bir kuşun çığlığına dönüştürdü.
"Benim yaklaşımım her bireyin içine bir köprü kurmak,öyle ki tek bir bütün olabilesiniz.
Bedeninize karşı olmayın; o sizin eviniz.
Bilincinize karşı olmayın, çünkü bilinç olmadan eviniz çok iyi dekore edilmiş olsa bile, boş olur. Bunlar birlikte bir güzellik, daha dolu bir yaşam yaratırlar.
Sembolik olarak ben beden için Zorba'yı ruh için de Buda'yı seçtim. Söylediğim her söz-ister Zorba ister Buda hakkında olsun- otomatikman diğerini ima eder, çünkü benim için bunlar ayrılmazdır.Bu sadece bir vurgu meselesidir.Zorba sadece başlangıçtır. Er ya da geç, eğer zorbaya tam ifade gücü verirseniz,daha iyi,daha yüksek, daha büyük bir şeyi düşünmek zorundasınız.Bu düşünmeyle olmaz; bu deneyimlerinizden ortaya çıkar.Buda bir Buda oldu çünkü bir zorba hayatı yaşamıştı.
Buda arayışı zorbadan yola çıktı.Herkes Buda olmaz ve bunun esas nedeni zorbanın yaşanmamasıdır. Bedenininizden, fiziksel varoluşunuzdan zevk alın.
Osho"
|