Search the web
Sign In
New User? Sign Up
vejetaryen
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Message search is now enhanced, find messages faster. Take it for a spin.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Messages 1 - 30 of 5675   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Messages: Show Message Summaries   (Group by Topic) Sort by Date v  
#30 From: "veget4life" <hkutluk@...>
Date: Fri Feb 15, 2002 7:00 am
Subject: merhaba.
veget4life
Online Now Online Now
Send Email Send Email
 
Sevgili arkadaşlar,
Bu tür vejetaryen gurupların oluşması ve büyümesi beni çok
sevindiriyor. 25 sene önce "vejetaryen" kelimesinin anlamını bile çok
az kimse bilirken günümüzde samimi ya da moda için dahi olsa
insanların vejetaryen olmaları çok sevindirici, umut verici. Ben de
bu gelişmeyi görerek türk insanımıza biraz daha faydalı olabilmek ve
bu gelişimin daha da hızlanmasını sağlamak amacıyla yıllardır
hayalini kurduğum vejetaryen kafe, ekolojik bakkal ve kültürel
etkinliklerin yer aldığı bir mekanı ilk defa antalyada başlatma
cesaretinde bulundum, ama maalesef iki yıl gibi bir sürenin sonunda
devamlı zarar ettiği için kapatmak zorunda kaldım. Antalyada maalesef
bu konuya gönül veren insanlar olmadığı için maddi ve manevi olarak
biraz yalnız kaldık. Çok insan galdi, çok ilgi çekti, gelenler çok
beğendi ama yeterli olamadı. Maddi olarak zarar ettik ama
kazandığımız çok daha başka şeyler vardı ki bu bizi fazlasıyla mutlu
etti, çünkü biz ve bizim gibiler maddeyi amaç değil araç olarak
görüyoruz.
Kültürümüzdeki bu az ilgi ve birliktelik duygularının az olması bende
biraz motivasyon eksikliği yarattı ama yine de bu can ayakta olduğu
sürece inancım doğrultusunda çabalamaya devam edeceğim ve bu konuda
her türlü çabayı gösteren arkadaşlarımın da yanındayım.
Bana göre vejetaryenliğin özü sevgi, ve ne kadar şanslıyımki yıllar
önce gözlerim açıldı ve bunu görebildim.
Arzu eden arkadaşlar nacizane sitemi ziyaret edebilirler (daha
bitmedi).
http://vegetarian4life.tripod.com
Sevgi ve ışıkla kalın.

#29 From: "angel_banu" <angel_banu@...>
Date: Thu Feb 14, 2002 11:52 pm
Subject: merhaba :)
angel_banu
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhabalar :)

küçük yaşlarımdan beri vejeteryanım. bilinçsiz beslenme nedeniyle
protein dengemi yitirdiğimden birkaç sene vejeteryan beslenmeye ara
verdim. oldukça az et ve et ürünlerini tüketiyor olmakla birlikte,
vejeteryan beslenme  sistemini tercih etmekteyim. geçiş
sürecimde,grubun daveti fwd edildi. hoş bir eşzamanlılık oldu bu :)

keyifli paylaşımlar dileğiyle
Banu :)

#28 From: Banu Nirun <angel_banu@...>
Date: Thu Feb 14, 2002 11:28 pm
Subject: :)
angel_banu
Offline Offline
Send Email Send Email
 
-Uff! çok sıkıldımmm... sabahtan akşama kadar çalış...
karma temizle Beşercan,kontratları deneyimle
Beşercan,dualiteyle köşe kapmaca oyna Beşercan...
bizim başka boyutlarda gördüğümüz hayat bu değil ki!!!

- 3. boyutun tüm Beşercanları! şöyle özgür bir deneyim
yaşamak istiyorsanız, Astro-tour  tam sizin için!
Astro-tour'la evinizin konforundan
ayrılmadan,açlık,susuzluk,boşaltım ihtiyacı duymadan,
dilediğiniz boyuta seyahat imkanı!
ister tek başınıza, ister sevdiklerinizle yolculuk!
unutamayacağınız deneyimler sizi bekliyor...

* 0-6 yaş arası ücretsiz; 6-12 yaş arası %50 indirim,
kişiye özel Merkabahlarla seyahat imkanı!

*toplu rezervasyonlarda %25 indirim!

*aşkın doruklarında gezenler! sizleri de unutmadık...
5. boyutta 3 gün 4 gece tam pansiyon konaklama+
reiki+bioenerji+Tao... 14 şubatta tatmak isteyeceğiniz
alternatif hazların hepsi...

*10 talihli çifte Sananda'yla 'Son Akşam Yemeği'!

*100. misafirimize Ramtha ile 'yükseliş vizyonu'!

* ilk 100 kişiye 'yıldız tohumluğu nedir? nasıl tohum
olunur? nasıl filiz verilir?' seminerine davetiye!

* 1000 kişiye, Elfler korosunun haftalardır liste başı
olan 'Agartanın Yolları Taştan' albümü!

*10.000  kişiye 'Kryon'la 14 Şubat Özel' programına
katılım bileti!


rezervasyonlarınız için : astro-tour.com dan Banu
Nirun'a telepatik başvurularınızı yapınız


ASTRO-TOUR'LA YÜKSELİŞ ÖNCESİ HAZ DOLU DENEYİMLER!
ASTRO,TOUR! SİZİN İÇİN, SİZİNLE...




Neşe ve sevgiyle :)
Banu

__________________________________________________
Do You Yahoo!?
Send FREE Valentine eCards with Yahoo! Greetings!
http://greetings.yahoo.com

#27 From: "Çiğdem" "Yüksek" <cigdemyuksek@...>
Date: Thu Feb 14, 2002 6:48 pm
Subject: Vejetaryen türleri
mssteeq
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Merhaba arkadaşlar,

Gelen istek üzerine, her ne kadar kişisel tercihlere göre her türün kendi içerisinde de aralarında ufak farklar bulunmakla birlikte, en azından ana türler diyebileceğimiz vejetaryen türleri hakkında bilgim dahilinde olanları yazıyorum. Bir eksikliğim veya yanlış bir anlatımım olursa lütfen düzeltin.

Lakto-ovo vejetaryenler, et ve et ürünlerini tüketmemekle birlikte, süt, peynir, yoğurt vb. hayvansal ürünleri ve bunun yanında yumurtayı da beslenmelerine dahil ederler.

Lakto vejetaryenler ise lakto-ovo vejetaryenlerden farklı olarak yumurtayı da beslenme sistemlerinden çıkartmış olan vejetaryenlerdir.

Veganlar, süt ve süt ürünleri ve yumurta da dahil hayvansal hiçbir besin tüketmezler. Hatta bazı veganlar, hayvansal gübre ile veya hormon desteğiyle beslenmiş ve yetiştirilmiş bitkileri de bu yasaklılar listesine dahil etmiştir, tabi ki bunu uygulamak tahmin edebileceğiniz gibi oldukça zor.

Tüm bunların yanında belirtmek istediğim bir şey daha var. Veganlar dışında diğer iki gruba giren vejetaryenlerin kendi kişisel seçimlerine bağlı olarak bazıları deniz ürünlerini kendilerine yasaklamamışlardır ki bunlar genelde lakto-ovo vejetaryenlerdir. Ancak her ne kadar saygı duysam da, vejetaryen olma nedenime ve konuya bakış açıma göre deniz ürünlerini tüketenler gerçek vejetaryen sayılamazlar ama dediğim gibi bu sadece benim kişisel görüşüm, tartışmaya açık bir konudur.

Ricada bulunan sevgili arkadaşıma umarım doğru ve yeterli bilgi sağlayabilmişimdir, yine de herhangi bir hatam veya eksiğim olduysa özür diliyorum ve beni düzelteceğinizi umuyorum

Sevgiler,

Çiğdem



Do You Yahoo!?
Send FREE Valentine eCards with Yahoo! Greetings!

#26 From: "Çiğdem" "Yüksek" <cigdemyuksek@...>
Date: Thu Feb 14, 2002 12:42 pm
Subject: Polls
mssteeq
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Tekrar merhaba :)))

Arkadaşlar, grubumuza ait bazı kısa anketlerimiz var, aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Oylamayanlar :) sizin de oylarınızı bekliyoruz.

Sevgiler,

Çiğdem

http://groups.yahoo.com/group/vejetaryen/polls



Do You Yahoo!?
Send FREE Valentine eCards with Yahoo! Greetings!

#25 From: "Çiğdem" "Yüksek" <cigdemyuksek@...>
Date: Thu Feb 14, 2002 12:32 pm
Subject: Herkese Merhaba
mssteeq
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Arkadaşlar, gecikme için özür dilerim ama bağlantıyla ilgili bir sorunum vardı birkaç gündür. "Et, Vahşet ve Aile Birliği" başlıklı Murathan Mungan'a ait yazının bir kısmının çıkmadığını yazmışsınız. Yazıyı tekrarlamıyorum aşağıdaki linkten grubumuzun sayfasına girerseniz, mesaj orada hali hazırda mevcut. Uyarınız için teşekkürler ve gecikme için tekrar özür diliyorum. Kendinize iyi bakın...

Sevgiler,

Çiğdem

http://groups.yahoo.com/group/vejetaryen/message/16



Do You Yahoo!?
Send FREE Valentine eCards with Yahoo! Greetings!

#24 From: Ozlem Usakligil <ozlemu@...>
Date: Wed Feb 13, 2002 12:18 pm
Subject: RE: Et, Vahşet ve Aile Birliği
ozlemu@...
Send Email Send Email
 
yazinin devami cikmamis...
bekliyoruz
-----Original Message-----
From: Çiğdem" "Yüksek [mailto:cigdemyuksek@...]
Sent: Saturday, February 09, 2002 3:47 PM
To: vejetaryen@yahoogroups.com
Subject: [vejetaryen] Et, Vahşet ve Aile Birliği

Nette vakit öldürürken :))) Murathan Mungan'ın hoş bir yazısına rastladım, sizin de hoşlanacağınızı umarak gönderiyorum... iyi okumalar :)

 

Et, Vahset ve Aile Birligi

Yillardir, beni akli basinda bir kiz olduguna inandirmayi basarmis, vejetaryen bir arkadasim, kendine hic uymayan bir aileye gelin gitti. Boylelikle, bence basina gelebilecek olan herseyi, daha bastan hak etmis oldu, ama gene de onca yillik arkadasina kiyamiyor insan. Gerci, kocasi fena degil; hos, arkadasim cok daha iyilerine layikti, ama yine de kendi bilir! Nikah sahitligini reddettim ya, bir gun bosanma sahitligi konusunda ayni kararliligi gosterebilecegimi sanmiyorum! Vejetaryen arkadasimin kocasi et yiyor ve arkadasim, anlayisli ve demokrat bir insan olarak, kocasinin yemek yeme aliskanligina asla karismiyor. Baskalarinin secimlerine, duygularina, aliskanliklara, dusuncelerine, kisacasi hayatina saygili bir insandir. Kocasini bilmem! Gene de evde, kendi capinda ufak ufak vejetaryenlik propogandasi yapmadan duramiyormus; ama o kadarini hangimiz yapmayiz ki? Sonucta, bu kadari bile bence, fedekarliga girer, "gozleri olan hicbir canliyi yemem" diyen birinin, kocasi icin mutfakta et dograyip, tavuk ici kurcalamasi, hic de kolay olmasa gerek! Nitekim, karisinin bu inancli kararliligini anlayisla karsilayan ve bunun karisinin yasama bicimi oldugunu kabul eden kocasi, zamanla hem et yemeklerini azaltmis, hem de etli yemekler konusunda karisinin yukunu hafifletmek icin, kendi girmeye baslamis mutfaga. Anlayacaginiz, bu konuda uyumlu bir ikili iliski ornegi olusturuyorlar. Ama is bununla bitmiyor tabii. Ben, niye giris cumlesinde, "kiz arkadasim evlendi" demedim de, "bir aileye gelin gitti" dedim saniyorsunuz? Surekli yemek konusan ve her bir uyesi militan duzeyde et manyagi olan aile, tam bir kebap ailesi! Istanbul'un butun kebapcilari onlardan soruluyor. Evlerinin balkonundaki "et sominesi" ve onun "kizilderili dumanlari" yuzunden yan apartmanla mahkemelikler, ama ne gam! Mahkeme sonuclanincaya kadar balkon dumanlarini yelpazeleyip duruyorlar! Kayinpeder, davayi kazanirlarsa, mahkeme heyetine kebap ziyafeti cekecekmis! (...) Bogazlarina cok duskunler, ama zeytinyaglilardan nefret ediyorlar, sebzeyle aralari pek hos degil, et arasi sise dizilmeyen sebzeye sebze demiyorlar, kuyrukyagiyla yapilmayan dolmaya bile burun kiviriyorlar! Hangi mevsim, kuzunun neresinden ne alinir; koyunun uylugundan, dananin dosunden ne yapilir; oglaktan, tavsana kadar, hangi canli, hangi ateste, nasil pisirilir? Hersey onlardan soruluyor; dinlemeye sabriniz varsa, zamanin nasil gectigini anlamazsiniz bile, emekliliginiz geliverir! Ve tabii, bazi aksamlar, yeni evli ciftin evlerine de ailecek yemege geliyorlar. Genis butceli, cok starli Holywood filmlerinin kadrosunu andiran ailenin diger uyeleri- kayinpeder-kayin-gorumce-elti-eniste vb.-, iyi-kotu, bir bicimde idare edilebiliyorlar, ama? Ama anne? Ya anne? Yeni bir kaynana romani yazdirmak icin Huseyin Rahmi Gurpinar'i mezarindan disari ugratacak kadar korkunc bir tip! Yakinlarda olcturdu: Kolestrolu sifir, kandaki yag orani dusuk. Kanser olma riski hemen hemen hic yok! Sekeri normal. Sismanliktan olur belki, diyorsunuz, ama masallah kalp sapasaglam! "Checkup" yapan doktorlar bile, cok adaletsiz bir durumla karsi karsiya olduklarini kabul etmek zorunda kaliyorlar. Sonucta, ya benim beddualarimdan gidecek bu kadin, ya da gul gibi arkadasimi katil edecek! Arkadasim, akilli ve demokrat bir kiz oldugu icin onlari yemege cagirdigi geceler, cesitli et yemekleri hazirliyor. Tam, onlarin sofra ve damak zevkine gore mukellef masalar donatiyor.(...) Ne yapsa, ne etse, yaranamiyor oglan tarafina. Hele kaynanasi, bir yandan cesitli soslarda dinlendirilmis etleri tikinirken, bir yandan da "Ahh kizim, pek guzel seyler hazirlamissin, ama bogazimdan geciyor mu saniyorsun" diye sizlanip duruyor, "Hadi canim, bir lokma al da, icim rahat etsin, bak masallah ne de guzel yapmissin, ipek gibi, hadi kizim, bir lokma et ye de goreyim" diye surekli mizirdanarak kizin burnundan fitil fitil getiriyor; oglunun sabrini tasirmamak icin arada bir sustugundaysa, israrina, kas, goz, dirsek isaretleriyle devam ederek tacizini surduruyor, butun bir gece kizda derman komuyor. (...) Kizin butun bu iyiniyetli ev sahibesi cabalarina karsin, aile, onlari yemege cagirdigi aksamlarda ise, gelinleri kadar demokrat olmadiklari icin, onun vejetaryen oldugunu bildikleri halde, inadina etsiz yemek koymuyorlar sofraya. Akillari sira, boyle boyle kizin direncini kiracaklar. Gene bir aksam, bizimki, hicbir sey yemeden kalkiyor sofradan, bunu haysiyet meselesi yapan kaynana, iyice kuduruyor, basina uc gun sirkeli catkilar catip ortalikta uguna uguna geziyor, gozlerini devire devire ileniyor, dunya alem yemeklerine bayilirken, gelininin bogazindan lokma gecirtmemis olmanin yenilgisini bir turlu icine sindiremiyor, iyice inada bindiriyor isi, saniyor ki, kiz sonunda mecbur kalip kebaplara yumulacak; birkac kez sofradan yogurt kasiklayip, tursu gevreyip kalkiyor bizimki. Ama aile, bes karis suratla sofralarina tukurulmus gibi ugurluyorlar onlari; gururlari incinmis, onurlariyla oynanmis aile buyukleri olarak, ogullarindan gelinlerini biran once yola getirmesini, ozurler diletmesini bekliyorlar. Gunun atasozu monusu ise: "Hatir icin cig tavuk bile yenir!" Sonraki gunler, karsilikli telefonlar yagiyor, oglan arada kaliyor, yeniden vejetaryenlik nedir anlatiliyor, ama aile bir turlu anlamak istemiyor:(...) Oglu, dusmandan kiz kacirmis, gavurdan ya da genelevden gelin getirmis olsa; ya da gelinin -bir zamanlar adi Abdullah olan- bir donme oldugunu ogrenmis olsala, ancak bu kadar uzulur! Dahasi, o gunlerde aile bireylerinin agizlarindan dusurmedikleri, bana bu yaziyi yazdiran bir soz var ki bence "kolektif akildisiligin" tehlike boyutu konusunda uyari gucu yuksek bir ornek olusturuyor. Basta kaynana olmak uzere herkes, "Bu kiz ailemizin birligini parcaladi. Ailemizin birlik ve beraberligi tehlike altinda", diye ciddi ciddi yakiniyor! Toplumun cekirdegi olan aileden kalkarak, milletin ve devletin birlik ve beraberligi konusundaki cikarsamalari size birakiyorum. Surekli asciligiyla ovunen kaynana, baslangicta, arkadasimin gecici bir eksantriklik sandigi bu durumunu pek ciddiye almiyor, hunerli elleriyle yaptigi yemeklerle, kisa zamanda kizin hakkindan gelecegini, mizmiz gelininin sonunda zengin cesit mutfagina yenik dusecegini saniyormus. Kiz umdugundan disli cikinca, "ego"su yara alsa da pes etmiyor. Et yememek diye birsey olur mu hic? Kizin anasi iyi yemek yapamamis, kizi sogutmustur, o benim yemekleri bir tatsin goruruz bakalim, diye basliyor ise. (...) Et yemeden insan doymaz, sonra zayif dusersin, kemiklerin bosalir, dizlerin tutmaz, gozlerin kor olur, cocugun olmaz gibi ikna kabiliyeti sifir cumlelerden, kisisel alinganlik dozu yuksek suclamalara kadar vardiriyor isi; bizimkine et yedirmek icin, elinden geleni ardina komuyor; neredeyse iskence ediyor kiza. Ugradigi ilk birkac bozgunu ciddi bir yenilgi olarak kabul etmeyen kaynana, bu kez kaleyi icerden fethetme taktigine basvuruyor. Kizin arkadaslarina yemekler veriyor, onun yakin cevresinden kendine yandas toplamaya calisiyor. Ornegin, ete ozellikle duskun Elcin ve Altan adinda iki kiz arkadasi var bizimkinin (Maalesef benim de arkadaslarim) onlara muthis ziyafetler cekerek, surekli onlari emsal gostererek kizi etkilemeye calisiyor. Dahasi etrafina topladigi butun diger gelinler, yegenler, eltiler, yengelerle bir aile ici klan olusturarak, yogurtlu kebaplar, kiymali borekler, pastirmali kuru fasulyeler, kulbastilar, kagitkebaplari, patlicanli kebaplar, anali-kizlilar, icli kofteler, cig kofteler gibi akla gelebilecek her cesit et yemegi yaparak, bizimkini yalnizlastirma politikasi guduyor. Akli sira, kizi "tecrit ederek" terbiye edecek. Kendileri gibi televizyonda pembe diziler seyredip, Muazzez Ersoy dinlemeyen bu yeni geline basindan beri kani isinmamis olan butun o eltiler ve yengeler toplulugu, kizi yola getirme oyununa buyuk bir zevkle katilarak, kebaplara bulana bulana nispet veriyor, hinc aliyorlar. Butun o buyuk aile toplantilarinda bizimki de hicbirsey olmamis gib


#23 From: Tuba Arslan <muratuba2@...>
Date: Mon Feb 11, 2002 10:20 pm
Subject: Bir soru
muratuba2
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Arkadaslar merhaba..

Kusuruma lutfen bakmayin..Biliyorum burasi bir ilan sayfasi degil ama ilgilenenler olabilir dusuncesiyle...

Ankara Pet Hospital`da cok tatli kucuk bir kopecige, kendisine ailenin bir ferdi gibi davranacak bir sahip ariyorum.  Tum asilari tamam.

Anlayisiniza siginarak..

Sevgilerimle

Tuba



Do You Yahoo!?
Send FREE Valentine eCards with Yahoo! Greetings!

#22 From: "Dicle" <diclek@...>
Date: Sun Feb 10, 2002 6:45 pm
Subject: Re: kitap ve web adresleri
diclek@...
Send Email Send Email
 
Arkadaşlar,
Öncelikle sevgili Ruhser'e sitemi beğendiği için teşekkür ederim.
Bahsettiğiniz vejetaryen kitapların tümünü okudum ve bir çok yabancı siteyi ziyaret ettim. Hazırladığım site bir kaç sene süren araştırmalar sonucu hazırlandı. Vejetaryen beslenmeyle ilgili geniş bilgilerin yanısıra, sitemde ekoloji üzerine ve sağlıklı zayıflama, kanser ve kalp hastalıklarına karşı beslenme üzerine de araştırma yazılarım var. Hayvan hakları, kurban geleneği..vs. üzerine ayrı bir bölüm yaptım. Yemek tarifleri bölümünde eksiklerim var, tamamlanınca gruba haber vereceğim... Sanırım pek çok sorunun cevabını bulabileceksiniz. www.geocities.com/vejetaryenbeslenme
Sevgiyle kalın.
Dicle Ekinci KIZILOK
 
----- Original Message -----
Sent: Sunday, February 10, 2002 1:08 AM
Subject: [vejetaryen] kitap ve web adresleri

Arkadaşlar merhaba,
bir kitap ismide ben vereyim.Kitabın adı "VEJETARYEN BESLENME".Yazarı A.Anandamitra ACARYA Okyanus yayınlarından 3.baskı.Vejetaryenliği her yönden ele almış çok güzel bir kitap.Ayrıca ana sayfada linki bulunan web sayfası vejetaryenlik konusunda hazırlanmış güzel sitelerden biri.Hazırlayan Dicle hanımda grubumuzun üyesidir.Kendilerine hazırlamış olduğu siteden dolayı teşekkürü borç bilirim. 
  
Bookmark kısmı web sitesi adreslerinin saklandığı yer.Ayrıca bu adresleri buraya atacağım.
 


"HAYVANLAR BENİM ARKADAŞLARIMDIR,BEN ONLARI YEMEM" GEORGE BERNARD SHAW


Your use of Yahoo! Groups is subject to the Yahoo! Terms of Service.

#21 From: "eyurderi" <eyurderi@...>
Date: Sun Feb 10, 2002 12:39 pm
Subject: Veyetaryen site adresleri
eyurderi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Toronto Vejetaryen Derneği ( http://www.veg.on.ca )

Vegan ( http://www.vegan.org )

Vegan Dünyası ( http://home.rochester.rr.com/veganworld )

Vegatopia ( http://www.vegatopia.com )

Vejetaryen Birliği ( http://www.veg.org )



kaynak: http://6dtr.com/

#20 From: "eyurderi" <eyurderi@...>
Date: Sun Feb 10, 2002 12:31 pm
Subject: Saglikli beslenmek icin restaurantlar
eyurderi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
RESTAURANTLAR

ÇERKEZZO / Teşvikiye Cad. No.101 Teşvikiye / Tel: 212. 260-8587

NATURE AND PEACE / Büyükparmakkapı Sok. No.21 Beyoğlu / Tel: 212. 252-
8609

NUH'UN AMBARI / Yeniçarşı Cad. No.54 Galatasaray / Tel: 212. 292-9272

PARSİFAL / İstiklal Cad. Kurabiye Sok. No.23 Beyoğlu / Tel: 212. 245-
2588

ŞEMSİYE / Asmalımescit Jurnal Sok. No.6 Tünel / Tel: 212. 292-5127

TELDOLAP / Küçük Bebek Cad. Berkmen Apt. No.13 Bebek / Tel: 212. 257-
7767

ZENCEFİL CAFE / Kurabiye Sok. No.3 Beyoğlu / Tel: 212. 244-4082

ZERDEÇAL / Caferağa Mah. Halis Efendi Sok. 5/1 Kadıköy / Tel: 216.
414-8141

#19 From: "eyurderi" <eyurderi@...>
Date: Sun Feb 10, 2002 12:22 pm
Subject: Vejetaryenligin dogusu...
eyurderi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Sümer uygarlığına ait yazılı kaynaklar, belirli miktarda araziye
tahıl ekimi ile hayvan yetiştirmeye göre daha çok sayıda insanın daha
kısa sürede, daha ucuza doyurulabileceğinin gözlendiğini işaret
etmektedir. Sümerlerin diyetindeki besinlerin başlıcaları; arpa,
buğday, darı, nohut, mercimek, şalgam, soğan, sarımsak, pırasa,
salatalık ve maruldur. Hayvansal besinlerden balık, keçi ve koyun da
diyette yer almaktaydı. İ.Ö. 2300 yılına ait yazılı kaynaklarda 50
ayrı türde balığın tüketildiği belirtilmiştir. Ancak birkaç yüzyıl
sonra bunlar yok olmuştur.

Tarihçiler, Orta Asya'da yaşayan göçebe insanların İ.Ö. 1000 yıldan
eskiye dayanan beslenme kültürlerini ortaya çıkarmada yeterince
başarılı olamamışlardır. Daha sonraki yazılı kaynaklar, bu insanların
yerleşik tarım ekonomisinden çok, hayvan yetiştirmeye yöneldiklerini
işaret etmektedir. Diyetlerinin daha çok et, süt, özellikle
mayalandırılmış süt ürünlerinden oluştuğu belirlenmiştir. Zamanla
bölgede oluşan açlık, insanları, batı ve güneye göç etmeye
zorlamıştır. İsa öncesi dönemde Hindistan'a gelen Türkler,
hayvanlarını da birlikte getirmişlerdir. Zamanla bu hayvanlar
yerlilerle karışmış ve iklim koşullarına uyum sağlamıştır. Orta Asya
kökenliler Hindistan'da, ineklerin dini yasalarla korunduklarını
gözlemişlerdir. Bu koruma inancının temelinde, uzun süre yaşayan bir
ineğin yumurtlayan tavukta olduğu gibi  sürekli süt ürettiği ve
insanı doyurduğu, etinin ise kısa süreli doygunluk sağladığı olgusu
yatmaktadır.  İneği; süt, tavuğu; yumurta için yetiştirmek, et elde
etmeye göre daha çok insanı doyurabilmektedir. Bu dönemde et, yeni
yöneticilere sunulan bir besin olmuştur. Ancak, yöneticilerin sürekli
et istemleri, sütleriyle insanların beslenmesine katkıda bulunan
hayvanların gittikçe azalmasına yol açmıştır. Bu nedenle, Buda,
hayvanların öldürülmesine karşı çıkarak toplumu uyarma yoluna
gitmiştir. Aynı zamanda, jainizm dininin önderi Mahavira da
öldürülmüş hayvan etini tümüyle yasaklamıştır. Bu yasağın temelinde,
öldükten sonra tekrar dirilme mitolojisinin yattığı sanılmaktadır. Bu
mitolojiye göre, eğer kişi sağlığında iyi yaşam sürdüyse, tekrar
dirilişte yüksek düzeyde, kötü yaşam sürdüyse düşük düzeyde
olacaktır. Buna göre, vejeteryan beslenmenin temelinde Budizm ve
jainizm dinlerinin öğretileri bulunmaktadır. İneklerin korunması
yasağı, Budizm ve jainizm dinlerinin temelinde yer alan "tüm
canlıların kutsallığı" inancıyla bütünleşerek vejeteryanizmin
yayılmasına neden olmuştur. Bunun yanında, Hindistan'da vejeteryanlık
bir bakıma zorunludur. Din yasağı olmasa bile uzun süre insana besin
sağlayan hayvanın, kısa sürede et için yok edilmesi doğal olarak
istenmeyen bir durumdur.

	 Çin'de Budist tapınaklarının geniş mutfakları bulunmaktaydı.
Buralarda vejeteryan yemekler hazırlanmakta ve duadan sonra birlikte
yenmekteydi. Festival menüleri değişik türde vejeteryan yemeklerden
oluşmaktaydı. Özellikle Sung döneminde Budizmin yayılması, beslenme
alışkanlıklarını önemli ölçüde etkilemiştir. Pirinç ve soya fasulyesi
Çin ve tüm Güneydoğu Asya toplumlarının temel besinleridir. Budistler
tarafından et benzeri soya fasulyesi ürünleri geliştirilmiştir.

	 Batı ülkelerinde 20. yüzyıl öncesinde, vejeteryanlık,
hayvanların öldürülmesinin ahlak kurallarıyla bağdaşmadığı, öldürülen
hayvanın etinin zararlı etkenlerle kirlendiği ve insana zarar verdiği
görüşünü ileri sürenlerin telkinleriyle ortaya çıkmıştır. Bu görüşü
paylaşanlar tarafından 1850'de Amerikan Vejeteryan Derneği
kurulmuştur. Bu derneğin ilk bildirisinde vejeteryan diyet
ilkelerinin insanı yaratan Tanrı'nın buyruğu olduğu belirtilmiştir.
Vejeteryanlar ruhsal sağlığın, bedensel sağlığa dayandığı görüşünü
taşımaktadırlar. Bu görüşe göre ruhsal yönden iyilik fiziksel sağlığa
bağlıdır. On sekizinci yüzyıl vejeteryan yazarlar vejeteryan diyetini
Tanrı'nın gönderdiğini belirtmişlerdir. Vejeteryanlığı savunanlar,
etin kolayca bozulmasını, bitkilerin ise uzun süre dayanmasını;
hayvansal besinlerin insan bedeni için zararlı, bitkisel besinlerin
yararlı olduğu yolundaki görüşlerine dayanak göstermişlerdir. Bazı
yazarların, uzun süren hastalıklarını diyetlerinden eti çıkararak
iyileştirdiklerini, aynı diyetin başkalarını da iyileştirdiğini
bildirmeleri vejeteryanlığın gelişiminde etkili olmuştur.
Vejeteryanlığın, Amerika Birleşik Devletlerinde yayılmasına Sylvester
Graham adlı papazın 1830-1840 yıllarındaki kampanyası etkili
olmuştur. Graham, değişik yörelerde verdiği konferanslar ve 1839'da
yayınladığı "İnsan Yaşam Bilimi Üzerine Konferanslar" başlıklı iki
ciltlik kitabı ile vejeteryanlığın gelişmesinde etkili olmuştur.
Graham, insan bedeninin öğelerinin besinlerden sağlandığını, güçlü
bir beden yapısı için egzersiz, temiz hava ve doğal besinlerin
yenmesinin gerekliliğini öğütlemiştir. Örneğin, Amerikan halkının
sağlığı için beyaz ekmek yerine Tanrı'nın yarattığı tam buğday unu
ekmeğinin yenmesini önermiş ve "Graham unu", "Graham krakeri" gibi
ürünlerin üretimine öncülük etmiştir. Graham'ın izleyicilerinden
Alcott 1838'de "Bitkisel Diyet" kitabını yayınlamıştır. Alcott, etin
kolayca bozularak kokmasından yola çıkarak vejeteryanların saf ve
güzel koktukları, et yiyenlerin ise ahır kokusu saldıklarını
belirtmiştir.

	 Graham'ın etkisiyle 14 yaşında vejeteryan olan John Harvey
Kellogg et yerine geçebilen sağlıklı vejeteryan besinlerin üretimine
katkıda bulunmuştur. "Kellogg" markası adı altında üretilen
kahvaltılık tahıl ürünleri Amerika'da olduğu kadar birçok ülkede
ünlüdür. Kellog "Sevent-day Adventist" klise grubunun da üyesi olarak
tüm ülkeyi dolaşarak sağlıklı yaşam konusunda konferanslar vermiş ve
kitaplar yazmıştır. Kellog et yemenin barsaklarda toksik öğe
oluşturduğunu, bunun da bedenin birçok organına zarar verdiğini
bildirmiştir. Aynı zamanda saf besinlerle beslenmenin zararlarına
işaret ederek barsakların çalışması ve zararlı atıkların atılması
için diyetin posa içermesi gerektiğini ve vejeteryan diyetin posadan
zengin olduğunu vurgulamıştır. Kellogg görüşlerini hayvan kesilen
mezbahanın insan üzerindeki moral bozucu etkisini belirterek
güçlendirmiştir. Sevent-day Adventist Klisesine bağlı insanlar et
yemezler. Sigara ve alkol kullanmazlar. Çoğunluğu bitkisel besinler
yanında süt ve yumurta yerler

	 İngiliz doktor Alexander Haig, insana ürik asit sağladığı
için diyette ete karşı çıkmıştır. Migrenin ve birçok hastalığın kanda
ürik asidin yükselmesiyle ilintili olduğunu "Hastalık Oluşumunda Ürik
Asit Faktörü" adlı 1890'da yayınladığı kitapta örnekler vererek
açıklamıştır. Haig'in görüşleri arkadaşları tarafından çürütülmesine
karşın, halk üzerindeki etkileri sürmüş ve İngiltere'de
vejeteryanlığın gelişmesine katkıda bulunmuştur.

	 Yirminci yüzyıl başlarında vitaminlerin bulunmasıyla
birlikte, sebze ve meyvenin beslenme yönünden yararları ortaya
konmaya başlanmıştır. Vitaminlerin bulunuşunda önemli rolü olan Mc
Collum, 1923'de Amerikalıların %90'ının beyaz ekmek, tereyağı, et,
patates, şeker ve kahve ile beslendiğini ve vitaminlerden
yararlanamadığını ve bunun değişmesi için halkın bilinçlendirilmesi
gerektiğini vurgulamıştır.

	 Aynı yıllarda İngiltere'de bitkisel besinlerin posadan zengin
olmaları dolayısıyla barsak hastalıklarını önlediği konusundaki yayın
ve açıklamalar vejeteryanlığa dönüşte etkili olmuştur. Yirminci
yüzyılın ikinci yarısında yüksek posalı diyetle barsak hastalıkları
arasındaki ilinti konusunda epidemiyolojik veriler toplanmıştır. Aynı
zamanda vejeteryan toplulukların diyetlerinin posadan zengin, doymuş
yağ ve kolestrolden düşük olduğu, bu gruplarda barsak hastalıkları,
koroner kalp hastalığı ve bazı kanserlerin daha az görülmesinin
diyetleriyle ilintili olduğu konusunda epidemiyolojik çalışmalar
ağırlık kazanmıştır. Son yıllarda vejeteryanlığın gelişmesinde
hayvanların öldürülmesine karşı çıkan moral değerlerin de etkisi
olmaktadır. Günümüzde batı ülkelerinde vejeteryanların sayısı hızla
artmaktadır. Bilimsel toplantılarda, turizm faaliyetlerinde
vejeteryanlar için özel menülerin düzenlenmesi ve uygulanması yoluna
gidilmektedir.

http://www.diyetimiz.com/VEJETE~1/index.htm

#18 From: "eyurderi" <eyurderi@...>
Date: Sun Feb 10, 2002 11:07 am
Subject: Vejetaryanlik ve vejetaryan beslenme ile ilgili kitaplar
eyurderi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Vejetaryen Beslenme
Avadhutika Anandamitra Acarya
Okyanus Yayıncılık
Çeviri: Zafer Bozkaya
Türkçe; 169 s.; 2.Hamur; İstanbul Haziran 2000

Vejetaryenliğin Yararları
(Fevayid-i Giyahhari)
Sadık Hidayet
Yapı Kredi Yayınları
Çeviri: Mehmet Kanar
Türkçe (Orijinal Dili: Farsça); 73 s.; Haziran 2001

Bitkisel Protein ile Dengeli Beslenme
Müheyya İzer
Redhouse Yayınları
Türkçe; 318 s.; 1.Hamur; İstanbul 1997

Vejetaryen Yemekleri
Esra Bilal
Okyanus Yayıncılık
Türkçe; 47 s.; Kuşe; İstanbul 1997


Vejetaryen Yemekleri
Ayşe Baysal, Sevil Başoğlu, Efsun Karabudak
Özgür Yayınları
Türkçe; 275 s.; 1.Hamur; İstanbul Mayıs 2001


En Lezzetli Vejetaryen Yemekleri
(The Essential Vegetarian Cookbok)
Murdoch Books
Könemann
Türkçe (Orijinal Dili: İngilizce); 304 s.;
Kuşe; Ciltli; İstanbul 2001

#17 From: RUHSEL ÖZGÜR <ruhselozgur@...>
Date: Sat Feb 9, 2002 11:08 pm
Subject: kitap ve web adresleri
ruhselozgur
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Arkadaşlar merhaba,
bir kitap ismide ben vereyim.Kitabın adı "VEJETARYEN BESLENME".Yazarı A.Anandamitra ACARYA Okyanus yayınlarından 3.baskı.Vejetaryenliği her yönden ele almış çok güzel bir kitap.Ayrıca ana sayfada linki bulunan web sayfası vejetaryenlik konusunda hazırlanmış güzel sitelerden biri.Hazırlayan Dicle hanımda grubumuzun üyesidir.Kendilerine hazırlamış olduğu siteden dolayı teşekkürü borç bilirim. 
  
Bookmark kısmı web sitesi adreslerinin saklandığı yer.Ayrıca bu adresleri buraya atacağım.
 

#16 From: "Çiğdem" "Yüksek" <cigdemyuksek@...>
Date: Sat Feb 9, 2002 1:46 pm
Subject: Et, Vahşet ve Aile Birliği
mssteeq
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Nette vakit öldürürken :))) Murathan Mungan'ın hoş bir yazısına rastladım, sizin de hoşlanacağınızı umarak gönderiyorum... iyi okumalar :)

 

Et, Vahset ve Aile Birligi

Yillardir, beni akli basinda bir kiz olduguna inandirmayi basarmis, vejetaryen bir arkadasim, kendine hic uymayan bir aileye gelin gitti. Boylelikle, bence basina gelebilecek olan herseyi, daha bastan hak etmis oldu, ama gene de onca yillik arkadasina kiyamiyor insan. Gerci, kocasi fena degil; hos, arkadasim cok daha iyilerine layikti, ama yine de kendi bilir! Nikah sahitligini reddettim ya, bir gun bosanma sahitligi konusunda ayni kararliligi gosterebilecegimi sanmiyorum! Vejetaryen arkadasimin kocasi et yiyor ve arkadasim, anlayisli ve demokrat bir insan olarak, kocasinin yemek yeme aliskanligina asla karismiyor. Baskalarinin secimlerine, duygularina, aliskanliklara, dusuncelerine, kisacasi hayatina saygili bir insandir. Kocasini bilmem! Gene de evde, kendi capinda ufak ufak vejetaryenlik propogandasi yapmadan duramiyormus; ama o kadarini hangimiz yapmayiz ki? Sonucta, bu kadari bile bence, fedekarliga girer, "gozleri olan hicbir canliyi yemem" diyen birinin, kocasi icin mutfakta et dograyip, tavuk ici kurcalamasi, hic de kolay olmasa gerek! Nitekim, karisinin bu inancli kararliligini anlayisla karsilayan ve bunun karisinin yasama bicimi oldugunu kabul eden kocasi, zamanla hem et yemeklerini azaltmis, hem de etli yemekler konusunda karisinin yukunu hafifletmek icin, kendi girmeye baslamis mutfaga. Anlayacaginiz, bu konuda uyumlu bir ikili iliski ornegi olusturuyorlar. Ama is bununla bitmiyor tabii. Ben, niye giris cumlesinde, "kiz arkadasim evlendi" demedim de, "bir aileye gelin gitti" dedim saniyorsunuz? Surekli yemek konusan ve her bir uyesi militan duzeyde et manyagi olan aile, tam bir kebap ailesi! Istanbul'un butun kebapcilari onlardan soruluyor. Evlerinin balkonundaki "et sominesi" ve onun "kizilderili dumanlari" yuzunden yan apartmanla mahkemelikler, ama ne gam! Mahkeme sonuclanincaya kadar balkon dumanlarini yelpazeleyip duruyorlar! Kayinpeder, davayi kazanirlarsa, mahkeme heyetine kebap ziyafeti cekecekmis! (...) Bogazlarina cok duskunler, ama zeytinyaglilardan nefret ediyorlar, sebzeyle aralari pek hos degil, et arasi sise dizilmeyen sebzeye sebze demiyorlar, kuyrukyagiyla yapilmayan dolmaya bile burun kiviriyorlar! Hangi mevsim, kuzunun neresinden ne alinir; koyunun uylugundan, dananin dosunden ne yapilir; oglaktan, tavsana kadar, hangi canli, hangi ateste, nasil pisirilir? Hersey onlardan soruluyor; dinlemeye sabriniz varsa, zamanin nasil gectigini anlamazsiniz bile, emekliliginiz geliverir! Ve tabii, bazi aksamlar, yeni evli ciftin evlerine de ailecek yemege geliyorlar. Genis butceli, cok starli Holywood filmlerinin kadrosunu andiran ailenin diger uyeleri- kayinpeder-kayin-gorumce-elti-eniste vb.-, iyi-kotu, bir bicimde idare edilebiliyorlar, ama? Ama anne? Ya anne? Yeni bir kaynana romani yazdirmak icin Huseyin Rahmi Gurpinar'i mezarindan disari ugratacak kadar korkunc bir tip! Yakinlarda olcturdu: Kolestrolu sifir, kandaki yag orani dusuk. Kanser olma riski hemen hemen hic yok! Sekeri normal. Sismanliktan olur belki, diyorsunuz, ama masallah kalp sapasaglam! "Checkup" yapan doktorlar bile, cok adaletsiz bir durumla karsi karsiya olduklarini kabul etmek zorunda kaliyorlar. Sonucta, ya benim beddualarimdan gidecek bu kadin, ya da gul gibi arkadasimi katil edecek! Arkadasim, akilli ve demokrat bir kiz oldugu icin onlari yemege cagirdigi geceler, cesitli et yemekleri hazirliyor. Tam, onlarin sofra ve damak zevkine gore mukellef masalar donatiyor.(...) Ne yapsa, ne etse, yaranamiyor oglan tarafina. Hele kaynanasi, bir yandan cesitli soslarda dinlendirilmis etleri tikinirken, bir yandan da "Ahh kizim, pek guzel seyler hazirlamissin, ama bogazimdan geciyor mu saniyorsun" diye sizlanip duruyor, "Hadi canim, bir lokma al da, icim rahat etsin, bak masallah ne de guzel yapmissin, ipek gibi, hadi kizim, bir lokma et ye de goreyim" diye surekli mizirdanarak kizin burnundan fitil fitil getiriyor; oglunun sabrini tasirmamak icin arada bir sustugundaysa, israrina, kas, goz, dirsek isaretleriyle devam ederek tacizini surduruyor, butun bir gece kizda derman komuyor. (...) Kizin butun bu iyiniyetli ev sahibesi cabalarina karsin, aile, onlari yemege cagirdigi aksamlarda ise, gelinleri kadar demokrat olmadiklari icin, onun vejetaryen oldugunu bildikleri halde, inadina etsiz yemek koymuyorlar sofraya. Akillari sira, boyle boyle kizin direncini kiracaklar. Gene bir aksam, bizimki, hicbir sey yemeden kalkiyor sofradan, bunu haysiyet meselesi yapan kaynana, iyice kuduruyor, basina uc gun sirkeli catkilar catip ortalikta uguna uguna geziyor, gozlerini devire devire ileniyor, dunya alem yemeklerine bayilirken, gelininin bogazindan lokma gecirtmemis olmanin yenilgisini bir turlu icine sindiremiyor, iyice inada bindiriyor isi, saniyor ki, kiz sonunda mecbur kalip kebaplara yumulacak; birkac kez sofradan yogurt kasiklayip, tursu gevreyip kalkiyor bizimki. Ama aile, bes karis suratla sofralarina tukurulmus gibi ugurluyorlar onlari; gururlari incinmis, onurlariyla oynanmis aile buyukleri olarak, ogullarindan gelinlerini biran once yola getirmesini, ozurler diletmesini bekliyorlar. Gunun atasozu monusu ise: "Hatir icin cig tavuk bile yenir!" Sonraki gunler, karsilikli telefonlar yagiyor, oglan arada kaliyor, yeniden vejetaryenlik nedir anlatiliyor, ama aile bir turlu anlamak istemiyor:(...) Oglu, dusmandan kiz kacirmis, gavurdan ya da genelevden gelin getirmis olsa; ya da gelinin -bir zamanlar adi Abdullah olan- bir donme oldugunu ogrenmis olsala, ancak bu kadar uzulur! Dahasi, o gunlerde aile bireylerinin agizlarindan dusurmedikleri, bana bu yaziyi yazdiran bir soz var ki bence "kolektif akildisiligin" tehlike boyutu konusunda uyari gucu yuksek bir ornek olusturuyor. Basta kaynana olmak uzere herkes, "Bu kiz ailemizin birligini parcaladi. Ailemizin birlik ve beraberligi tehlike altinda", diye ciddi ciddi yakiniyor! Toplumun cekirdegi olan aileden kalkarak, milletin ve devletin birlik ve beraberligi konusundaki cikarsamalari size birakiyorum. Surekli asciligiyla ovunen kaynana, baslangicta, arkadasimin gecici bir eksantriklik sandigi bu durumunu pek ciddiye almiyor, hunerli elleriyle yaptigi yemeklerle, kisa zamanda kizin hakkindan gelecegini, mizmiz gelininin sonunda zengin cesit mutfagina yenik dusecegini saniyormus. Kiz umdugundan disli cikinca, "ego"su yara alsa da pes etmiyor. Et yememek diye birsey olur mu hic? Kizin anasi iyi yemek yapamamis, kizi sogutmustur, o benim yemekleri bir tatsin goruruz bakalim, diye basliyor ise. (...) Et yemeden insan doymaz, sonra zayif dusersin, kemiklerin bosalir, dizlerin tutmaz, gozlerin kor olur, cocugun olmaz gibi ikna kabiliyeti sifir cumlelerden, kisisel alinganlik dozu yuksek suclamalara kadar vardiriyor isi; bizimkine et yedirmek icin, elinden geleni ardina komuyor; neredeyse iskence ediyor kiza. Ugradigi ilk birkac bozgunu ciddi bir yenilgi olarak kabul etmeyen kaynana, bu kez kaleyi icerden fethetme taktigine basvuruyor. Kizin arkadaslarina yemekler veriyor, onun yakin cevresinden kendine yandas toplamaya calisiyor. Ornegin, ete ozellikle duskun Elcin ve Altan adinda iki kiz arkadasi var bizimkinin (Maalesef benim de arkadaslarim) onlara muthis ziyafetler cekerek, surekli onlari emsal gostererek kizi etkilemeye calisiyor. Dahasi etrafina topladigi butun diger gelinler, yegenler, eltiler, yengelerle bir aile ici klan olusturarak, yogurtlu kebaplar, kiymali borekler, pastirmali kuru fasulyeler, kulbastilar, kagitkebaplari, patlicanli kebaplar, anali-kizlilar, icli kofteler, cig kofteler gibi akla gelebilecek her cesit et yemegi yaparak, bizimkini yalnizlastirma politikasi guduyor. Akli sira, kizi "tecrit ederek" terbiye edecek. Kendileri gibi televizyonda pembe diziler seyredip, Muazzez Ersoy dinlemeyen bu yeni geline basindan beri kani isinmamis olan butun o eltiler ve yengeler toplulugu, kizi yola getirme oyununa buyuk bir zevkle katilarak, kebaplara bulana bulana nispet veriyor, hinc aliyorlar. Butun o buyuk aile toplantilarinda bizimki de hicbirsey olmamis gibi, domuz domuz oturup, peynir didikleyip, meyve kemirip, cacik kasikliyor. Bu kiz, zamaninda, universite kantinlerinin en sekter solcu masalarinda, ne yalnizliklar yasadi da gene pes etmedi; bu elden dusme nispet numaralarina mi pabuc birakacak? Is, zamanla oyle bir zitlasma ve inatlasma noktasina tirmaniyor ki ornegin kaynana "Antep usulu coban salata" yaptim diye, icine kavurma katilmis salata cikaritiyor kizin onune. (...) Birkac kez ne isin var, onlarin arasinda? diye sordum. Ben pek ikna olmadim ama, guya, bunca zamandir bir tatsizlik cikmasin, diye, kocasinin hatirina gidiyormus o yemeklere. Bazi kadinlarin tuhaf bir mazosizmi vardir, kendi sinirlarini zorlayarak karsi tarafa birsey ogreteceklerini sanirlar. Uzulerek, kabul etmeliyim ki arkadasim da o kadinlardan biri ve nasil bir aileye gelin gittigini unutmusa benziyor. Hos, bana kalirsa, o da alttan alta, kaynanasini yola getirecegini, kendini aileye kabul ettirecegini saniyor. Ne beyhude bir gayret! Yukaridaki hikayenin, gundelik hayatimizin neresine ekerseniz o kadar cesitte sonuclarini goreceginiz, toplumsal iliskilerimize ait ne cok cekirdegi var. Gecen hafta arkadasima, kaynanasini anlatan bir yazi yazacagimdan soz ettigimde ellerime kapandi. Yapma! yuvami yikacaksin! dedi. Yikilsin, dedim. Sen buna yuva mi diyorsun? Ben yuva diye Belgin Doruk'un kurdugu seye derim. Bu durumun benim evlilik dusmani bir kalpsiz olmamla bir iliskisi yok inanin! Butun bu kepazeliklere karsin, arkadasim, kocasindan bosanacagi yerde, hamile kalmaya karar verdi. Dogacak cocugun beslenme turunun ve aliskanliklarinin aile icinde nasil yuzyil savaslarina yol acacagini, bitmek bilmeyen Hint destani sagalar gibi kusaktan kusaga suren bir cekisme ve intikam hikayeleri dizisine donusecegini simdiden gorebiliyorum. Yakin bir arkadasimi kaybetmek pahasina bile olsa, annesiyle, baba tarafi arasinda kalmis bir cocugun gelecekteki profilinden toplumumuzu korumaya calisiyorum. Cunku, siz de biliyorsunuz ki mesele bir bucuk doner ya da acili Adana meselesi degil! Binlerce yil icinde, cig et yemekten, pismis et yemege kadar ancak evrilebilen vahsetimiz, toplumsal iliskilerdeki vahsetimizin yaninda hic kalir.

Murathan Mungan / 1 mart 1998 / Radikal Iki



Do You Yahoo!?
Send FREE Valentine eCards with Yahoo! Greetings!

#15 From: vejetaryen@yahoogroups.com
Date: Sat Feb 9, 2002 11:22 am
Subject: New poll for vejetaryen
vejetaryen@yahoogroups.com
Send Email Send Email
 
Enter your vote today!  A new poll has been created for the
vejetaryen group:

Ne tür vejetaryensiniz?

   o Lakto Vejetaryen
   o Lakto-ovo Vejetaryen
   o Vegan
   o Hangi türe girdiğimi bilmiyorum


To vote, please visit the following web page:

http://groups.yahoo.com/group/vejetaryen/polls

Note: Please do not reply to this message. Poll votes are
not collected via email. To vote, you must go to the Yahoo! Groups
web site listed above.

Thanks!

#14 From: "Çiğdem" "Yüksek" <cigdemyuksek@...>
Date: Sat Feb 9, 2002 10:28 am
Subject: Pozitif enerji
cigdemyuksek
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Herkese merhaba,

Şimdi bu da ne, vejetaryenlikle ne alakası var demeyin :))) İlgili hem de çok yakından... Vejetaryen beslenme, pozitif enerjiye yönelim ve arttırmada en önemli adımlardan biridir. Ne sebeple vejetaryen olduğunuz önemli değildir, siz farkında olmadan bu beslenme yöntemi sizi zaten pozitif kılar. Çoğu insanın bu kadar sinirli, olumsuz ve negativiteye bu kadar eğilimli olmasının en büyük sebebi tükettikleri hayvansal ürünlerdir. Hayvansal besin ya da gıda demiyorum, ürün demeyi tercih ediyorum çünkü katledilen bir hayvanın ölü vücudu kesinlikle besin değildir, hele de pozitif bir yanı olduğu asla söylenemez.

POZİTİF ENERJİ HUZUR GETİRİR

Enerji alışverişinin çok revaçta olduğu şu günlerde, pozitif

enerjinin insan hayatında ve sağlığındaki etkisi de çok önemli.

Özellikle de, stres altında çalışanlar için. İşte size, enerjinizi

pozitife çevirmenin yöntemleri

GÜÇLÜ duyguların insanlar üzerindeki fiziksel etkileri yadsınamaz.

Duyguların vücudumuzda yarattığı fiziksel etkilere pek çok örnek

verebiliriz. Bazı sorunlarınızın duygulardan kaynaklandığını

hissedersiniz ama içinizden inanmak gelmez.

Bilim adamları, bıkmadan usanmadan duyguların insanlar üzerindeki

etkilerini sıralayıp duruyorlar. Stres, depresyon ve çeşitli

sıkıntılar, vücudun bağışıklık sisteminin gerektiği gibi çalışmasını

engelliyor.

Duygularımızı değerlendirirken fiziksel durumumuzu da dikkate

almalıyız. Her zaman olumsuz, yani negatif düşüncelere kendimizi

kaptırmamız, ruh sağlığımızı olduğu kadar bedensel sağlığımızı da

etkiliyor.

``İnsan bu dünyada olumsuz düşüncelere kapılmayıp da ne yapsın?

Herşey öylesine üzücü ve sıkıcı ki, bir oh diyemeden bu dünyadan

çekip gideceğiz'' diyebilirsiniz. Bir bakıma haklısınız. Negatif

düşünme tarzı, çocuk ya da büyük herkese çok kolay geliyor. Bir

engel ile karşılaştığınız zaman hemen zihninizde kötü olasılıklar

sıralanıveriyor. Hayatta güzel şeylerin de olabileceğine inancımız

öylesine sarsılmış ki, en basit sorunları bile hayalimizde büyütüp

büyük bir felakete dönüştürmeye bayılıyoruz. Bizim gibi

düşünmeyenleri ise gözlerine pembe gözlük takıp gerçekleri görmekten

yoksun olmakla suçluyoruz.

İYİ DÜŞÜNENLER KÜÇÜMSENİYOR

Ruhbilimciler, pozitif düşünmeyi başaran kişilerin küçümsenmelerine

bir anlam veremiyorlar. İyimser olmanın aşağılatıcı bir özellik

olmadığına herkesi inandırmak için çaba harcıyorlar. En büyük

acıların bile bir olumlu yanını bulmanın mümkün olacağını ileri

sürenler de genellikle duygusuz, ruhsuz kişiler diye

sınıflandırılıyor.

Oysa pozitif düşüncenin ruhsuzlukla, duygusuzlukla hiç bir ilgisi

yok. Tam tersine, güzel duygulara önem veren kişilerin kutlanmaları

gerekiyor.

Pozitif düşüncenin en büyük düşmanı negatif düşünce. Ve ne yazık

ki bizler, negatif düşünceye kendimizi daha yakın hissediyoruz.

Belirttiğimiz gibi olumlu düşünmeyi ilke edinen kişileri de

onaylamıyoruz. Daha huzurlu, daha mutlu ve en önemlisi daha

sağlıklı yaşayabilmek için pozitif düşünceyi benimsemeliyiz.

Bugün dünyayı kapkaranlık gören bir kişi, yarın tamamen değişip

pespembe düşüncelere kendini kaptırabilir mi? Elbette ki hayır.

Pozitif düşünmeye kendimizi alıştırmamız biraz zaman alacaktır. Ve de

tabii pozitif düşünmeye kesin karar verip bu uğurda çaba harcamayı

göze alacaksınız.

POZİTİF DÜŞÜNCEYİ BENİMSEMEK İÇİN NELER YAPILMALI?

--> Öncelikle hayatınızdaki güzelliklere dikkatinizi vermelisiniz.

Geçmişte yaşadıklarınızı, içinde bulunduğunuz zamanın sizi mutlu eden

özelliklerini sık sık aklınızdan geçirin. Eğer bir haftanın üç gününü

kötü geçirdiyseniz, güzel geçen dört günün anıları belleğinizde

ağırlık kazansın.

--> Her günün sonunda, kendinize biraz zaman ayırın ve gün içinde

yaşadığınız olumlu gelişmeleri düşünün. Gününüz kötü geçmiş olsa bile

en azından hatalarınızdan ders aldığınızı düşünerek rahatlayın.

--> Pozitif düşünmeye başlayınca, konuşmalarınızın da değişeceğini

kabul edin. Ve birkaç deneme yapın. Sonuçtan siz de memnun

kalacaksınız. Yapamam, yapmamalıyım, olmaz, olmamalı gibi sözlere

bir ``fakat'' ekleyip, düşünceleri pozitif yöne çekebilirsiniz.

--> Yüz ifadeniz ve vücut diliniz de karşınızdakileri etkileyecektir.

Pozitif düşünceleri benimseyince, karşınızdakilere de pozitif enerji

vermeye başlayacaksınız. Her şeye rağmen, yaşamanın olumlu yanlarını

öne çıkarmanız sizi de, yakın çevrenizdeki kişileri de rahatlatacak.

--> Meditasyon ve gevşeme egzersizleri pozitif düşünce için en

yararlı egzersizler. Gevşeme egzersizlerini evinizde kendiniz de

uygulayabilirsiniz. Evinizin sessiz ve sakin bir köşesinde sırt üstü

yatın. Gözlerinizi kapayın ve ayak parmaklarınızdan kas gevşetme

işlemine başlayın. Gözlerinizi açmadan birkaç dakika öylece yatın.

Ayağa kalktığınız zaman negatif düşüncelerin çoğundan arınmış

olacaksınız.

Derleyen Azize BERGİN

HURRİYET



Do You Yahoo!?
Send FREE Valentine eCards with Yahoo! Greetings!

#13 From: "ozcimbay" <ozcimbay@...>
Date: Sat Feb 9, 2002 9:33 am
Subject: Re: kitap
ozcimbay
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Vejetaryen beslenme konusunda detaylı hazırlanmış ve içinde yemek
tarifleride olan bir kıtap.
Size yardımcı olacağını umuyorum.Bendeki 1990 yılı basımı,şu an
satışta varmı bilmiyorum. Bunun için yayın evi telefon numarısını
veriyorum.
Sevgiler

"Bitkisel Protein ile Dengeli Beslenme"
Müheyya İzer
Redhouse Yayınevi
Tel:527 81 00 - 522 14 98





--- In vejetaryen@y..., "yazmeyvesi" <yazmeyvesi@y...> wrote:
> herkese merhaba,
> uzun zamandır vejeteryan olan veya uzun zamandır ilgilenen
> arkadaşlardan bir ricam olacak.
> tavsiye edebilecekleri kitapları,eğerki bookmark kısmı bunu içinse
> oraya , değilse maiille yazabilirler mi?
> yeni vejeteryanlara destek olun lütfen.:)
> şimdiden çok teşekkür ediyorum.
> sevgilerle
> nilay

#12 From: vejetaryen@yahoogroups.com
Date: Fri Feb 8, 2002 7:15 pm
Subject: New poll for vejetaryen
vejetaryen@yahoogroups.com
Send Email Send Email
 
Enter your vote today!  A new poll has been created for the
vejetaryen group:

Neden vejetaryensiniz?

   o Fiziksel bir otomasyon (doğuştan)
   o Sağlık sorunu nedeni ile
   o Hayvan sevgisinden dolayı
   o Ruhsal ve bedensel tekamül açısından gerekli


To vote, please visit the following web page:

http://groups.yahoo.com/group/vejetaryen/polls

Note: Please do not reply to this message. Poll votes are
not collected via email. To vote, you must go to the Yahoo! Groups
web site listed above.

Thanks!

#11 From: "Çiğdem" "Yüksek" <cigdemyuksek@...>
Date: Fri Feb 8, 2002 6:11 pm
Subject: Re: kitap
cigdemyuksek
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Merhaba,

Ne kadar yardımı olur bilemem ama şimdilik elimde gönderebileceğim bu yazıyı buldum, yeni kaynaklara ulaştıkça iletmeye çalışacağım.

Sevgiler,

Çiğdem

  yazmeyvesi <yazmeyvesi@...> wrote:

herkese merhaba,
uzun zamandır vejeteryan olan veya uzun zamandır ilgilenen
arkadaşlardan bir ricam olacak.
tavsiye edebilecekleri kitapları,eğerki bookmark kısmı bunu içinse
oraya , değilse maiille yazabilirler mi?
yeni vejeteryanlara destek olun lütfen.:)
şimdiden çok teşekkür ediyorum.
sevgilerle
nilay




"HAYVANLAR BENİM ARKADAŞLARIMDIR,BEN ONLARI YEMEM" GEORGE BERNARD SHAW


Your use of Yahoo! Groups is subject to the Yahoo! Terms of Service.



Do You Yahoo!?
Send FREE Valentine eCards with Yahoo! Greetings!

#10 From: "falpugur" <faugur@...>
Date: Fri Feb 8, 2002 8:41 am
Subject: Re: kitap
falpugur
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Herkese merhaba,
Bu grubun vejetaryen (doğru yazılımı çok karıştırılır :)) bilince
sahip tüm arkadaşlar için verimli olmasını diliyorum. Sanırım zamanla
bilgi alışverişine ihtiyaç olan konular kendiliğinden ortaya
çıkacaktır, çünki bu sadece et yememekle bitmiyor o noktadan itibaren
beslenme konusunda gerçekten bilgili olmayı da gerektiriyor.
Başlangıç olarak benim önerebileceğim kitapların başında Türkçe
olması nedeniyle de "Vejetaryen Yemekleri" ismiyle piyasaya yeni
çıkan tercüme bir kitap. Büyük boyutu ve pahalı olmasıyla benzer
isimli kitaplardan hemen ayırabilirsiniz :))

Selamlar
Feridun





--- In vejetaryen@y..., "yazmeyvesi" <yazmeyvesi@y...> wrote:
> herkese merhaba,
> uzun zamandır vejeteryan olan veya uzun zamandır ilgilenen
> arkadaşlardan bir ricam olacak.
> tavsiye edebilecekleri kitapları,eğerki bookmark kısmı bunu içinse
> oraya , değilse maiille yazabilirler mi?
> yeni vejeteryanlara destek olun lütfen.:)
> şimdiden çok teşekkür ediyorum.
> sevgilerle
> nilay

#9 From: "yazmeyvesi" <yazmeyvesi@...>
Date: Thu Feb 7, 2002 2:41 pm
Subject: kitap
yazmeyvesi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
herkese merhaba,
uzun zamandır vejeteryan olan veya uzun zamandır ilgilenen
arkadaşlardan bir ricam olacak.
tavsiye edebilecekleri kitapları,eğerki bookmark kısmı bunu içinse
oraya , değilse maiille yazabilirler mi?
yeni vejeteryanlara destek olun lütfen.:)
şimdiden çok teşekkür ediyorum.
sevgilerle
nilay

#8 From: yaz meyvesi <yazmeyvesi@...>
Date: Thu Feb 7, 2002 2:30 pm
Subject: Re: Boyle canilik gorulmedi...
yazmeyvesi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
merhaba arkadaşalar,
Bu gazete haberi beni de gerçekten çok etkiledi.ve
yine sanırım aynı gün, hürriyette başka bir haber daha
vardı.
yıkılan bir ağıldan kurtulan 2 manda.hiç ağlayan bir
manda resmi görmüşmüydünüz?
ben gördüm işte o gün.
belki fiziksel görünüşümüz benzemiyor olabilir ama
onunda bir ruhu var.
o sabah bizi görmeliydiniz.
ağlayan bir mandanın resmine bakıp ağlayan annem ve
ben...

neyse, olayı bağlamak gerekirse bu gruba katıldığım
için mutluyum.sizlerle çok şey paylaşabileceğimize
inanıyorum.

sevgilerle
nilay


--- eyurderi <eyurderi@...> wrote:
> Butun gurup uyelerine merhaba!..
> Bugun Hurriyet gazetesinde okudugum bir haberi,
> sizlerle uzulerek
> paylasmak istedim. Haberden gercekten cok etkilendim
> ve insanligimdan
> utandim!.. Insan ki, bircok ruhsal ogretide yuce bir
> varlik olarak
> tarif ediliyor, dustugu su yere bir bakin!..
> Hepinize sevgiler
>
>
> YASLI VE SAKAT ATI IDAM ETTILER
> Insanliktan nasibini almamis kisiler, yillar once
> Yeni Foca Kozbeyli
> Koyu'ne yerleserek yasamini sahipsiz hayvanlara
> adayan makine
> muhendisi Yildiz Dinc'in sahip ciktigi YASLI ve
> SAKAT ati agaca
> asarak oldurduler. Iki yil once 100'den fazla kopegi
> "strikrin" adil
> ilac ile zehirlenen Yildiz Dinc, simdi de cok
> sevdiği ati "Pembe"yi
> agaca asili buldu. Sahibinden parasini odeyerek
> satin aldigi sakat ve
> yasli atin vahsice oldurulmesini icine sindiremeyen
> Dinc, sonunda
> isyan etti. Yildiz Dinc, tepkisini soyle dile
> getirdi.
>
> "Insanlari anlayamiyorum. Kendilerine hicbir zarari
> olmayan,
> yasamaktan baska hicbir kaygilari bulunmayan
> savunmasiz hayvanlara
> nasil bir mantikta eziyet edip, canlarini
> alabiliyorlar? Ne
> yaparlarsa yapsinlar hicbir sey beni sahipsiz
> hayvanlarla
> ilgilenmekten alikoyamaz. Ben yasadigim cevreye
> sahip cikiyorum. Tek
> istegim biraz destek gormekti, aksine kostek
> gordum."
>
> Mustafa Oguz/ Izmir
>
> Hurriyet Gazetesi
>
>
>


__________________________________________________
Do You Yahoo!?
Send FREE Valentine eCards with Yahoo! Greetings!
http://greetings.yahoo.com

#7 From: "eyurderi" <eyurderi@...>
Date: Thu Feb 7, 2002 12:39 pm
Subject: Cig sebze yemek kanserden koruyor
eyurderi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Haftada en az uc defa cig sebze yemek mide kanseri riskini azaltiyor.
Fransa'da yayımlanan bir beslenme dergisinde yer alan haberde cig
sebzelerin kanser olusmasını sağlayan lezyonları (doku bozuklugu)
onledigi kaydedildi. Derginin son yazisinda yer alan haberde,
pisirilerek tuketildigi zaman icerdigi vitamin, mineral gibi besin
ozlerini kaybeden sebzelerin, mumkun olduğu kadar (en az haftada uc
defa) cig yenmesi gerektigine dikkat cekildi. Yazida cig sebze
yemenin ayrica bagisiklik sistemini guclendirdigi de belirtildi.

Aksam Gazetesi

#6 From: "eyurderi" <eyurderi@...>
Date: Wed Feb 6, 2002 10:59 pm
Subject: Boyle canilik gorulmedi...
eyurderi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Butun gurup uyelerine merhaba!..
Bugun Hurriyet gazetesinde okudugum bir haberi, sizlerle uzulerek
paylasmak istedim. Haberden gercekten cok etkilendim ve insanligimdan
utandim!.. Insan ki, bircok ruhsal ogretide yuce bir varlik olarak
tarif ediliyor, dustugu su yere bir bakin!..
Hepinize sevgiler


YASLI VE SAKAT ATI IDAM ETTILER
Insanliktan nasibini almamis kisiler, yillar once Yeni Foca Kozbeyli
Koyu'ne yerleserek yasamini sahipsiz hayvanlara adayan makine
muhendisi Yildiz Dinc'in sahip ciktigi YASLI ve SAKAT ati agaca
asarak oldurduler. Iki yil once 100'den fazla kopegi "strikrin" adil
ilac ile zehirlenen Yildiz Dinc, simdi de cok sevdiği ati "Pembe"yi
agaca asili buldu. Sahibinden parasini odeyerek satin aldigi sakat ve
yasli atin vahsice oldurulmesini icine sindiremeyen Dinc, sonunda
isyan etti. Yildiz Dinc, tepkisini soyle dile getirdi.

"Insanlari anlayamiyorum. Kendilerine hicbir zarari olmayan,
yasamaktan baska hicbir kaygilari bulunmayan savunmasiz hayvanlara
nasil bir mantikta eziyet edip, canlarini alabiliyorlar? Ne
yaparlarsa yapsinlar hicbir sey beni sahipsiz hayvanlarla
ilgilenmekten alikoyamaz. Ben yasadigim cevreye sahip cikiyorum. Tek
istegim biraz destek gormekti, aksine kostek gordum."

Mustafa Oguz/ Izmir

Hurriyet Gazetesi

#5 From: "ruhselozgur" <ruhselozgur@...>
Date: Wed Feb 6, 2002 6:34 pm
Subject: selam
ruhselozgur
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Arkadaşlar
grubumuz bir günlük olmasına karşın 20 üye ile başlangıç yaptı.Bu
sayının daha da artacağına inanıyorum.Ebru arkadaşın  dediği
gibi"körler ve sağırlar birbirini ağırlamyacak".Gerekli çalışmalara
başlamadan önce biraz bekleyip kalablıklaşalım.Tabiki içi dolu bir
kalabalık olması dileğimiz.
    Bazı gruplarda küçük bir kaç sorun çıktı.Bu tip şeylere fazla
kafamızı takmıyalım fakat yine de hassas davranalım.İnsanları
vejetaryenliğe ancak davet edebiliriz,sizde biliyorsunuz ki bu bir
realite olayı.Derdimizi anlatabilmek içinde bilmemiz gerekiyor.Sadece
et yemiyerek faydalı olamayız.Bunun içinde elimdeki türkçe web sitesi
adreslerini vereceğim.Belkide bir çoğunuz bu adresleri
biliyorsunuzdur.Ama ben hala aynı şeyleri tekrar okurum.Bu benim
bilgilerimi pekiştiriyor.
http://www.geocities.com/vejetaryenbeslenme/
http://www.beyazyildiz.com.tr/vejeteryan/vejeteryan.htm
sadece vejetaryenlik ile ilgili iletişimkurmak için icq hesabımı
veriyorum.Lütfen çalışmalarımıza herkes katılsın...
Kansız sevgi dolu bir yaşam için...
ılık ve sevgi ile kalın

#4 From: vejetaryen@yahoogroups.com
Date: Wed Feb 6, 2002 5:52 pm
Subject: New poll for vejetaryen
vejetaryen@yahoogroups.com
Send Email Send Email
 
Enter your vote today!  A new poll has been created for the
vejetaryen group:

Kaç yıllık vejetaryensiniz?

   o Vejetaryen değilim,ama düşünüyorum
   o yeni vejetaryenim
   o 1 yıllık vejetaryenim
   o 1-5 yıllık vejetaryenim
   o 5 ve daha çok yıllık vejetaryenim


To vote, please visit the following web page:

http://groups.yahoo.com/group/vejetaryen/polls

Note: Please do not reply to this message. Poll votes are
not collected via email. To vote, you must go to the Yahoo! Groups
web site listed above.

Thanks!

#3 From: "EBRU ALPASAR" <ealpasar@...>
Date: Wed Feb 6, 2002 9:17 am
Subject: Re: Merhabalar:-)))))))
ealpasar
Offline Offline
Send Email Send Email
 
** High Priority **

merhaba,
henuz cok az kisi olmamiza ragmen,hergun bana ayy et yemiormusun diip de zavalli
muamelesi yapanlarin yani sira BIZLERIN de oldugunu bilmek ve cogalacagina
inamak cok gusel.Umarim bu list "korlerle sagirlar birbirini agirlar" olmaktan
ote islere de yarar.
herkese kocaman sevgiler benden:))Ebu

#2 From: "zdumlu" <zdumlu@...>
Date: Wed Feb 6, 2002 8:47 am
Subject: Merhabalar:-)))))))
zdumlu
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Hayvanlarin katledilmesi herzaman aci vermistir bana.... 12 yildan
beri de et suyu dahil hicbir katledilmis canli girmedi
mideme....:-)))  ayni fikirde bulustugumuz tum arkadaslara yurekten
sevgiler:-))))

Zeynep

#1 From: RUHSEL ÖZGÜR <ruhselozgur@...>
Date: Wed Feb 6, 2002 12:08 am
Subject: davet
ruhselozgur
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhabalar,
etik,sağlık,ekonomik,ekolojik ve de ruhsal gelişim açısından bizler adına çok önemli bir konu ile ilgili yahoo da yeni bir grup açmış bulunmaktayız.
Bu konuya karşı duyarlı,et yemiyen veya yememeyi düşünen arkadaşları bu gruba davet ediyoruz.
Amacımız,tüm düşünen canlıları doğanın bu hassas konusunda uyarmak aydınlatmak ve davet etmek.Yapacak başka bir şeyimiz yok.Ayrıca Türkiye'de bu konuda bir oluşum sağlamak, ilerleyen günlerde sizlerinde katkıları ile bir web sitesi hazırlamak ve yalnız olmadığımızı herkese göstermek.
 
Ne yersek Oyuz veya ne yiyorsak Onu yansıtırız.Bir doğu atasözü
Hz. Muhammed (S.A.V.) de öz yeğenine ve öğrencilerine;
"Midenizi hayvanlar için mezar haline getirmeyiniz", der.
İsa şöyle der: Canavarca öldürülerek insanın bedenine giren her kurban, orayı kendi mezarı haline getirir. Gerçeği söylemek gerekirse kim katlederse kendisini öldürür, ve kim öldürülmüş eti yerse ölünün bedenini yemiş olur.
George Bernard SHAW: "Hayvanlar benim arkadaşlarımdır ve ben arkadaşlarımı yemem."
 
bu linke tıklayarak üye olabilirsiiz.Lütfen bu maili bu konuyla ilgili arkadaşlarınıza iletin.

Messages 1 - 30 of 5675   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Advanced
Add to My Yahoo!      XML What's This?

Copyright © 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help