Search the web
Sign In
New User? Sign Up
vejetaryen
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Message search is now enhanced, find messages faster. Take it for a spin.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Messages 5645 - 5674 of 5674   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Messages: Show Message Summaries   (Group by Topic) Sort by Date v  
#5674 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Sat Dec 12, 2009 11:41 pm
Subject: Protein ve vejetaryenizm
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Vejetaryenizm söz konusu olduğunda birçok kez şu reaksiyon ile karşı
karşıya
gelinmektedir: "Peki ya protein?" Etin protein üzerinde tekele sahip olduğu
ve proteinin büyük bir miktarının enerji ve kuvvet için gerekli olduğu
düşünceleri söylencedir.
Yirmi iki aminoasitten sadece sekiz tanesi vücut tarafından emilir ve bu
başlıca sekiz amino asit etsiz yiyeceklerde fazlasıyla mevcuttur. Süt
ürünleri, buğday, bakliyat ve kuru yemişler enerji kaynağıdır. Örneğin
peynir, yer fıstığı ve mercimeğin bir gramı hamburger, kuzu eti ya da
bifteğinkinden daha fazla protein içerir.

Vücut için başlıca enerji kaynağı karbonhidratlardır. Protein bedenin
enerji
üretiminde kullanılan son çaredir. Çok fazla protein alımı aslında
vücudun
enerji kapasitesini düşürür. Yale Üniversitesi’nde görevli Dr. Irving
Fisher
tarafından yapılan karşılaştırmalı dayanıklılık testleri serisinde
vejetaryenlerin
et tüketicilerine oranla iki kat daha fazla performans sergilediği
görülmüştür. Diğer bir sürü çalışmalar doğru bir vejetaryen
beslenmenin
etten daha fazla besin enerjisi sağladığını göstermektedir. Brüksel
Üniversitesi’nde görevli Dr I. Iotekyo ve V. Kilpani tarafından yapılan
bir
çalışmada vejetaryenlerin et tüketicilerden iki veya üç kat daha fazla
fiziksel görevleri yerine getirdiği ve yorgunluklarından et tüketicilerine
oranla beşte bir daha az bir zaman diliminde kurtuldukları görülmüştür.

[Kaynak: www.krishna.org ]

Sevgilerimle,
Bhakta Serhat


TURKCE KARAKTERLERDEN ARINDIRILMISI


Vejetaryenizm soz konusu oldugunda bircok kez su reaksiyon ile karsi karsiya
gelinmektedir: "Peki ya protein?" Etin protein uzerinde tekele sahip oldugu
ve proteinin buyuk bir miktarinin enerji ve kuvvet icin gerekli oldugu
dusunceleri soylencedir.
Yirmi iki aminoasitten sadece sekiz tanesi vucut tarafindan emilir ve bu
baslica sekiz amino asit etsiz yiyeceklerde fazlasiyla mevcuttur. Sut
urunleri, bugday, bakliyat ve kuru yemisler enerji kaynagidir. Ornegin
peynir, yer fistigi ve mercimegin bir grami hamburger, kuzu eti ya da
bifteginkinden daha fazla protein icerir.

Vucut icin baslica enerji kaynagi karbonhidratlardir. Protein bedenin enerji
uretiminde kullanilan son caredir. Cok fazla protein alimi aslinda vucudun
enerji kapasitesini dusurur. Yale Universitesi’nde gorevli Dr. Irving Fisher
tarafindan yapilan karsilastirmali dayaniklilik testleri serisinde
vejetaryenlerin et tuketicilerine oranla iki kat daha fazla performans
sergiledigi gorulmustur. Diger bir suru calismalar dogru bir vejetaryen
beslenmenin etten daha fazla besin enerjisi sagladigini gostermektedir.
Bruksel Universitesi’nde gorevli Dr I. Iotekyo ve V. Kilpani tarafindan
yapilan bir calismada vejetaryenlerin et tuketicilerden iki veya uc kat daha
fazla fiziksel gorevleri yerine getirdigi ve yorgunluklarindan et
tuketicilerine oranla beste bir daha az bir zaman diliminde kurtulduklari
gorulmustur.

[Kaynak: www.krishna.org ]

Sevgilerimle,
Bhakta Serhat

www.TurkceKarakter.com
Bozuk gorunen Turkce harfleri duzelten site.
--


[Non-text portions of this message have been removed]

#5673 From: "ahaterim" <ahaterim@...>
Date: Wed Nov 25, 2009 9:24 am
Subject: Re: GDO' dan önce başka bir sürü sorunumuz var.lutfen okuyun. ve dıkkat edin.önemli
ahaterim
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Et yememek konusunda fikir birlii etmi kiilerin bulutuu bu e-platformda et
hakkndaki sahtekarlklar anlatmann yeri nedir bilemedim.

O bahsettiiniz soya kspeli kftelerin iinde %100 kyma da olsa bu
vejetaryenler iin kftelerin daha ok tercih edilir olmasn salamaz. Yanl
yerde yanl gerekeler sunuluyor.

Paketlenmi ve ilenmi rnlerin neredeyse hepsinde byk sahtekarlklar
dnd zaten artk herkesce bilinen bir gerek. Byk irketlerin parmann
bulat her yerde insan saln hie sayan uygulamalar grlecektir, nk
tketici kitlesi onlarn gznde bireyler deil rakamlardan oluur. Yani kimse
sizin hastalnzla ya da alacanz kiloyla falan ilgilenmez. Bu konuya
eilmesi gereken sizsiniz. Satclardan baka trl bir yaklam beklemek bence
safla girer.

GDO'lu rnlere gelince, bunlar imdi iin ve ilerisi iin gayet byk bir
tehdittir. nsanlk iin yaratacaklar sorunlarn boyutu gn getike
byyecektir. GDO'lu rnlere kar kmak, "ona gelene kadar..." edebiyat
yapp geitirilecek bir ehirli kaprisi deildir. Sizi konu hakknda daha iyi
aratrma yapmaya aryorum.

Sayglarmla,
Erim Bikkul


--- In vejetaryen@yahoogroups.com, Sevinç Aksüt <sevincaksut@...> wrote:
>
> GDO hakkında bilgi ve değerlerinden bazıları
>
> Değerli dostlar,
>
>
> Ben inşaat mühendisi olmakla birlike yaklaşık 18 yıldır yemek
> sektöründeyim. Yemek Sanayici ve İş adamları Derneği başkan
yardımcısı,
>
> Ankara Sanayi Odası gıda komite üyesiyim.
>
> Bu sürede öğrendiklerimi yazmaya sayfalar yetmez. Ancak birkaç bilgi
> aktarırsam ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.
>
>  "Soya Kıyması" adıyla satılan ürün yağı alınmış soya küspesidir.
25 Kg
> torbalarda kg fiyatı 1,5 tl civarındadır. Kullanırken ılık suyla
ıslatılır 1
> kg soya kıyması 3 kg su emer. yani kullanım fiyatı kg da 50 krş tan
aşağı
> olur. Gerçek etin 20 tl/kg olduğu yerde tabiiki bunu önce sermaye
kullanır.
> maret, pınar vs gibi hazır tıp annemin köftesi gibi köftelerin tamamı
soya
> katkılıdır. şirin gözükmesi içinde mix kıyma, soya proteini vs. gibi
farklı
> isimlerle ambalaj üzerinde yazılmaktadır. yani et diye soya küspesi
satıp,
> annemin köftesi gibi aynen diye reklam
> yapıyorlar.
> BİTMEDİ: bu soya zımbırtısı granül veya toz halinde , beyaz , açık
kahve,
> koyu kahve , kırmızı, yeşil renkleri vardır. tadı nötüre yakındır.
cevizle
> karışıp baklavaya, kıymayla karışıp köfteye , unla karışıp ekmeğe,
keke vs.
> ye <http://vs.ye/> giriyor.
>
> - Marine kuşbaşı diye bir et satılıyor şimdi , normal kuşbaşı etten
ucuz.
> bir özel kimyasal karışım suyla ete emdiriliyor. % 20 su basılıyor ete ,
> böylece fiyatı ucuzluyor. ancak bu tuzlar sizin kalp, şeker, tansiyon vs ,
> rejimlerinize zarar verirmi bilmiyorsunuz. yemeğe tuz atmıyorsunuz, ama
> başka tuzları bilmeden yiyorsunuz. yemek şirketinizin et giriş
faturalarında
> "mix kıyma" ve " marine kuşbaşı " var mı, bir kontrol edin bakalım.
>
> - PEYNİR ALTI SUYU TOZU: Adı üstünde, peynir üretiminde kalan su sıcak
> plakalara püskürtülüyor, buharlaşma sonucu elde edilen toz işte. nerede
> kullanılıyor? peynirli çizi de peynir mi var zannediyorsunuz. tüm bisküvi
ve
> kek sektörünün birinci sınıf dolgu maddesi. kg fiyatı 50 krş gibi
> bişeydi.yediğiniz bisküvit, kek, kraker vs paketlerin üzerini bir okuyun
> bakalım içinde şeker ve un dışında tanımadığınız kaç kalem malzeme
var. bir
> top keki toptancısı 15 krş a satıyor. anam-babam usulü un,yumurta ve yağ
ile
> yapsanız 30 krş malzeme maliyeti var, ambalaj, üretici karı, nakliye ve
> toptancı karı vs eklenince nasıl o fiyata satılabiliyor? çünkü kek
değil kek
> benzeri kimyasal bir şey alıp yiyoruz. paketin üzerini okuyun anlarsınız.
>
> - bezelyenin kurusu öğütülüp fıstık süsü verilerek tatlılara
konuyor.
>
> - pul biberin, karabiberin, kimyonun vs ektractı var, kilosu 5 tl ye satılan
> sucuklarda gerçek baharat mı var sanki. bazılarında zaten sucuk benzeri
ürün
> yazıyor.
>
> - bir danadan 25-30 kg sinir çıkıyor . -40 derecede dondurup öğütüyor
sinir
> unu yapıyor sosise basıyorlar. şarküteri ürünlerine dikkatli bakın.
%100
> dana diyor, dana eti demiyor, anlayın işte.
>
> - tavukların boyun , taşlık, kanat ucu vs gibi ticari değeri olmayan her
> yeri kemikleriyle öğütülerek "mekanik kıyma " isimli bişi yapılıyor.
tüm
> tavuk sucuk ve salamlarında bu var, siz tavukların göğüs etlerinin kıyma
> yapıldığını sanıyorsanız fena yanıldınız.
>
> bütün bu işler T.C.Tarım ve köy İşleri Bakanlığı izni ile
yapılıyor. Tamamen
> ve her yönüyle gıda terörünün cenneti olan yurdumuzda izinle bunlar
> yapılırken siz varın kaçak yapılanları düşünün,
>
>
> Bütün ekmeğe tavuk döner 2 tl , yarısı işkembe, ööööffffffffffff,
sıkıldım
> gene, GDO ne ki o daha yeni farkedildi, devede kulak bile değil. bugünkü
> hürriyette yılmaz özdil'i okuyun oda iyi dokundurmuş.*
> *
>
> *Bunlar işin yemek faslı, daha gıda ambalajları var, koruyucular var
> vs.kıyamet kopuyor da bizim gıda mühendislerimizin sesi soluğu yok ortada,
> bir garip yemekçi inşaat mühendisi çarşı pazardan topladığı bilgileri
> ortalığa döküyor.*
>
> sevgiyle kalın,
>
>
> Serdar Erler CE85,
>
> www.aysegulerlercat ering.com <http://www.aysegulerlercatering.com/>
> info@aysegulerlerca
> tering.com<http://us.mc556.mail.yahoo.com/mc/compose?to=info@...>
>
>
> [Non-text portions of this message have been removed]
>

#5672 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Tue Nov 24, 2009 10:09 pm
Subject: KURBAN'ı yaşatmak iyidir...
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
<http://www.internationala.org/kurban-hayvaniyardimvakfi.jpg>
BU BİR REKLAM BOZUMUDUR...

BİRKAÇ GÜN SONRA SOKAKLARI KANA BULAYACAK OLAN BAYRAM DENEN KATLİAM
GÜNLERİNDEN
ÇIKAR SAĞLAYAN KURUM VE KURULUŞLARIN HAZIRLADIĞI AFİŞLERİN TERSTEN
OKUNMASIDIR...


BİRİLERİN BAYRAMI BİRİLERİNİN TOPLU KATLİAMI İSE
BU ZULÜMDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.

İNSANA, HAYVANA, GEZEGENE ÖZGÜRLÜK... http://www.internationala.org/

--
-Dusmanini affet ki senin icinde yasamasin (Ramtha)
-Gercek affedis ,"bana bu deneyimi yasattigin icin tesekkur
ederim"diyebilmektir.


[Non-text portions of this message have been removed]

#5671 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Thu Nov 19, 2009 2:32 pm
Subject: ''DAR HANE'' İDİ, ''TARHANA'' OLDU
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
*''DAR HANE'' İDİ, ''TARHANA'' OLDU
*
Bazı kaynaklardan derlenen bilgilere göre, tarhanayı tüketen kültürlerde
bu
ismin nereden geldiği konusunda çeşitli söylentiler bulunsa da konuyla
ilgili kesin bir bilgi bulunmuyor.

Yunan mutfağında ''trhana'' olarak tanınan tarhananın Balkan mutfağına
girişinin, Osmanlılar döneminde olduğu belirtiliyor.

Anadolu'da tarhana adının kaynağına yönelik en yaygın inanış, şöyle
ifade
ediliyor: ''Vaktiyle bir hükümdar seferlerinden birini yaparken, bir fakirin
evine misafir olmuş.

Sıkıntı içinde ne ikram edeceğini şaşıran köylü kadın çabucak bir
çorba
kaynatıvermiş. Hükümdar kendisine ikram edilen çorbayı çok beğenip, ev
sahiplerine övgüde bulunarak, 'bu ne çorbası?' diye sormuş. Çorbayı
hazırlayan kadın 'dar hane çorbasıdır, kusura bakmayın. Afiyetle yiyin'
demiş.
'Darda olan ev' anlamına gelen dar hane, zamanla tarhana diye anılmış.''

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü
Beslenme
Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Karakaya, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, tarhananın geleneksel bir ürün olduğunu ve yaşatılması
gerektiğini söyledi.

Tarhanada yoğurt, kırmızı biber, domates, soğan gibi sağlığa yararlı
bileşenler bulunduğunu belirten Prof. Dr. Karakaya, ''Tarhanadaki yoğurt ve
laktik asit fermantasyonu, kalın bağırsak sağlığı için son derece
faydalıdır. Kırmızı biber, soğan ve diğer bitkisel kaynaklı gıdalar ise
antioksidan etki gösteren fenolik bileşikler açısından zengin
kaynaklardır.
İnsan sağlığını koruyucu etkisi bulunan tarhana geleneği mutlaka
yaşatılmalıdır'' dedi.


http://www.olay.com.tr/Sayfa.php?Git=Haber&id=28022
--
-Dusmanini affet ki senin icinde yasamasin (Ramtha)
-Gercek affedis ,"bana bu deneyimi yasattigin icin tesekkur
ederim"diyebilmektir.


[Non-text portions of this message have been removed]

#5670 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Thu Nov 19, 2009 8:04 am
Subject: Sağlık Bakanlığı halkın sağlığını bir kez daha riske ediyor...>>>Domuz Gribi İle Mücadelede Skandal!!!
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Domuz Gribi İle Mücadelede Skandal!!!
yazan: Haber Merkezi |

http://yesilgazete.org/2009/11/19/domuz-gribi-ile-mucadelede-skandal/

[image: C1D_HABER5]Sağlık Bakanlığı Domuz Gribi salgınında etkene temas
şüpheli vakalar için koruyucu amaçla kullanılan antiviral ilaçların son
kullanma tarihini uzatarak halkın sağlığını bir kez daha riske
ediyor.Endüstriyalizmin her sene Dünya’ya armağan ettiği salgın
hastalıklardan bu
senekinin ismi “Domuz Gribi”, diğer bir adıyla H1N1. Hastalığa karşı
önlem
olarak da öne çıkan iki ürün var. Bir tanesi domuz gribi aşısı…
Diğeri ise
Tamiflu adlı ilaç. Sağlık Bakanlığı, geçen sene yaşanan ve etkisi
beklenildiği kadar fazla olmayan Kuş Gribi için, bu Tamiflu adlı ilaçtan
almış ve depolarında stoklamıştı. Olası bir salgında da bu ilaç
kullanılacaktı. Alınan ilaçların da üzerinde de “Sağlık Bakanlığına
Aittir.
Satılamaz.” ibaresi yazılı.

Bu ilacın, raf ömrü 5 yıl. 5 yılın sonunda ise miadı dolmuş ilaçlara
yapılması gereken işlemlerin yapılması gerekir. Yani, kullanımlarının
durdurulması ve ilaçların toplu olarak imha edilmesi gerekmekte. Fakat
Sağlık Bakanlığı’nın aldığı ilaçların son kullanma tarihinin
geçmiş
olmasıyla birlikte, Sağlık Bakanlığı eşine az rastlanır bir şekilde bu
son
kullanma tarihi problemini çözdü.

Bakanlık, bir yazı ile raf ömrü 5 yıl olan ilaçların raf ömürlerini 7
yıla
çıkarttı ve böylece de bu sorunu çözdü. Bu kadar basit… Bir yazı ile
ilaçlar
2 yıl daha fazla kullanılabilecek.

Şimdi bu yazışmaların ayrıntılarına bakarsak;

Sağlık Bakanlığı merkez deposunda ve il sağlık müdürlüklerinin
stoklarında
aseltamivir etken maddeli Tamiflu 75 mg tabletin 5 yıl olarak kutu üzerinden
basılı olan miatlarının 7 yıla çıkarılması uygun olduğu ve Bakanlık
merkez
stoklarında bulunana söz konusu ilaçlarının yeniden etiketleneceği
söylenmektedir. Bunun yanında dikkat çeken bir başka nokta ise tüm Tamiflu
tabletlerin değil, sadece Bakanlığın elinde bulunanların raf ömrünün
uzatılacak olduğudur. Yazıda şu ifade yer almaktadır: “Halen piyasada
bulunan Tamiflu 75 mg tabletlerin miatlarında, ulusal ve uluslar arası
geçerli yönetmelik ve kılavuzlara göre “raf ömrü 5 yılı
aşmamalıdır” ibaresi
bulunduğundan dolayı her hangi bir değişiklik olmayacaktır.”

Bir başka yazıda, gelen yazıya rağmen, halen 7 yıl etiketlemesi yapmayanlar
uyarılmaktadır. Kullanılan ifade, bir ilacın ömrünün nasıl kesin bir
şekilde
değiştirilebileceğinin kanıtı gibi: “Bu ilaçların sahadaki pandemi ve
kuş
gribi insan vakalarında kullanılması sırasında sorunlar yaşanmaması
adına,
stoklarımızda bulunan Tamiflu 75 mg kapsül yeni miada uygun şekilde yeniden
etiketlenmesi hususunda…”

Peki, bu miadı geçmiş ilaçlar kullanıldı mı? Kullanılıyor mu? SES
Ankara
Şubesi, Domuz gribinden ölen Taşeron sağlık çalışanına ilk müdahale
eden
sağlık çalışanlarına koruyucu olarak verilen Tamiflu 75 mg tb. ‘in
miadının
geçtiğini tespit etmiş durumda.

Ortaya çıkan tablo aşı konusunda ısrarcı olan Bakanlığın, domuz
gribi’nin
tümü ile ilgili olarak nasıl çalıştığının göstergesi. Bir ilaç var
ortada,
bu ilacın miadı eczanelerde ve Bakanlığa bağlı olmayan sağlık
kuruluşlarında
5 yıl. Bakanlığa bağlı kuruluşlarda ise 7 yıl. Ve bakanlığın deposunda
bir
hayli miadı geçmiş ilaç var. “Kullanılması sırasında sorun
yaratmaması” için
de gerekli yerler uyarılıyor. Kullanıldıktan sonra yarattığı,
yaratacağı
sorunlar ise zaten “olağan şüpheli” olan H1N1′e yükleneceği için
çok da
önemli değil.

SES İzmir Şubesi, Bakanlığa bu konuda bazı sorular soruyor:

1-     Sağlık Bakanlığı depolarında miadı geçen antiviral ilaçların
temin
yolu nedir? İhale ile alınmışsa belirlene tutar ve kutu adedi nedir?
Antiviral ilaçlar (Tamiflu) hangi tarihte Sağlık Bakanlığına teslim
edilmiştir ve teslim edilen ilaçların son kullanma tarihleri nelerdir? Son
kullanma tarihi biten antiviral ilaç (Tamiflu) miktarı nedir?

2-     Roche firmasının ürettiği Tamiflu 75 mg tabletin, aynı üretim
tarihli
eczane raflarında miadı dolan ilacın miadı uzatılmazken, Sağlık
Bakanlığı
depolarında miadı dolan Tamiflu 75 mg tabletlerin miadını hangi bilimsel
farmakolojik verilerle göre uzattınız?

3-     Miadı geçen ilaçların kullanılması ilacın etkinlik değerini
azaltmaktadır. Etkinliği azalan bir ilacın bu önemli salgın hastalıkta
nasıl
koruyucu olarak kullanmayı düşünüyorsunuz?

4-     Miat uzatma Roche firmasının ürettiği Tamiflu ilacına özel bir
uygulama mı, farklı tüm ilaçların miatlarını 2 yıl uzatmayı
düşünüyor
musunuz?

Bu sorular çoğaltılabilir fakat grip aşısında kamuoyunun kafasında
oluşan
soruları bir türlü yanıtlayamayan Sağlık Bakanlığı’nın, domuz gribi
ile
mücadelede açtığı bu yeni yol, tüm mücadelenin güvenilirliğine olan
inancı
da etkileyebilir. Etkileyecektir. Bakanlık, bu şekilde hem tedavide etkiyi
azaltmakta, hem de bunun sonucunda ortaya çıkan durumlarla birlikte domuz
gribi çevresinde oluşan korkunun daha da artmasına neden olmaktadır. Bu da
sonuçta, domuz gribinin tükettirme ikonu olmasına hizmet etmektedir.
 
<http://yesilgazete.org/2009/11/19/domuz-gribi-ile-mucadelede-skandal/c1d_haber5\
/>
<http://yesilgazete.org/2009/11/19/domuz-gribi-ile-mucadelede-skandal/c1d_haber5\
-2/>
<http://yesilgazete.org/2009/11/19/domuz-gribi-ile-mucadelede-skandal/3f4_img_26\
31/>
<http://yesilgazete.org/2009/11/19/domuz-gribi-ile-mucadelede-skandal/8e8_img_26\
29/>
<http://yesilgazete.org/2009/11/19/domuz-gribi-ile-mucadelede-skandal/c4e_img_26\
30/>
<http://yesilgazete.org/2009/11/19/domuz-gribi-ile-mucadelede-skandal/dsc_0059/>


[Non-text portions of this message have been removed]

#5669 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Tue Nov 17, 2009 9:34 am
Subject: Beyine zarar veren alışkanlıklar-Karaciger hasarinin nedenleri
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
*BRAIN DAMAGING HABITS (Beyine zarar veren alışkanlıklar)*



1.* No Breakfast (Kahvaltı etmemek)*
People who do not take breakfast are going to have a lower blood sugar
level. This leads to an insufficient supply of nutrients to the brain
causing brain degeneration.

(Kahvaltı etmeyen kişiler, düşük bir kan şekeri seviyesine sahip olur. Bu
durum beyin için yetersiz besin tedarik edilmesine ve sonunda beyin
dejenerasyonuna yol açar.).

2 . *Overeating (Aşırı yeme)*
It causes hardening of the brain arteries, leading to a decrease in mental
power.
(Beyin arterlerinin sertleşmesine neden olarak, zihin gücünün azalmasına
yol
açar).



3. *Smoking* *(Sigara içmek)*

It causes multiple brain shrinkage and may lead to Alzheimer disease. (Çoklu
beyin büzülmesine neden olur ve Alzheimer hastalığına yol açabilir).



4. *High Sugar consumption** (Yüksek şeker tüketimi)** *

Too much sugar will interrupt the absorption of proteins and nutrients
causing malnutrition and may interfere with brain development.
(Çok fazla şeker proteinlerin ve besinlerin emilmesini durdurur ve dengesiz
beslenmeye neden olur ve beynin gelişmesine engel olabilir.)



5. *Air Pollution* *(Hava kirlenmesi)*

The brain is the largest oxygen consumer in our body. Inhaling polluted air
decreases the supply of oxygen to the brain, bringing about a decrease in
brain efficiency.
(Beyin vücudumuzda en çok oksijen tüketen organdır. Kirli havanın teneffüs
edilmesi, beyne giden oksijeni azaltır ve beynin veriminde düşüş yaratır).



6 . *Sleep Deprivation (uyku yetersizliği)*

Sleep allows our brain to rest. Long term deprivation from sleep will
accelerate the death of brain cells.
(Uyku beynimizin dinlenmesini sağlar. Uykudan uzun vadeli yoksunluk beyin
hücrelerinin ölmesini hızlandırır.)



7. *Head covered while sleeping* *(Uyurken kafayı örtmek)*

Sleeping with the head covered increases the concentration of carbon dioxide
and decrease concentration of oxygen that may lead to brain damaging
effects.

(Kafayı örterek uyumak, karbondioksit konsantrasyonunu arttırır ve beyne
hasar veren etkilere yol açabilir.)



8. *Working your brain during illness (Hastalık sırasında beyni
çalıştırmak)
*
Working hard or studying with sickness may lead to a decrease in
effectiveness of the brain as well as damage the brain.

(Hasta iken çok çalışmak veya öğrenmek beyin etkenliğinin azalmasına yol
açabilir ve ayrıca beyne hasar verebilir.)



9. *Lacking in stimulating thoughts (Uyarıcı düşüncelerde eksiklik)*
Thinking is the best way to train our brain, lacking in brain stimulation
thoughts  may cause brain shrinkage. Crosswords and Sudoku provide good
exercises.

(Düşünmek beyin jimnastiği için en iyi yoldur, beyni uyaran düşüncelerin
eksikliği beyin daralmasına yol açabilir. Çapraz bulmaca ve Sudoku iyi
egzersiz sağlar.)



10. *Talking Rarely (Az konuşmak)*
Intellectual conversations will promote the efficiency of the brain.

(Zihinsel sohbetler beynin etkinliğini geliştirir.)





*THE MAIN CAUSES OF LIVER DAMAGE ARE:**
(Karaciğer hasarının ana nedenleri:)  *



1. Sleeping too late and waking up too late.
Çok geç uyuma ve çok geç kalkma.)



2. Not urinating in the morning.

(Sabahları çiş yapmamak)



3. Too much eating.
(çok fazla yemek)



4. Skipping breakfast.
(Kahvaltıyı atlamak)



5. Consuming too much medication.
(Çok fazla ilaç tüketmek)



6. Consuming too much preservatives, additives, food coloring, and
artificial sweetener.
(Çok fazla koruyucu, gıda katkısı, gıda boyası ve yapay tatlandırıcı
tüketmek)



7. Consuming unhealthy cooking oil. (Sağlıksız pişirme yağı tüketmek)
As much as possible reduce cooking oil use when frying, which includes even
the best cooking oils like olive oil. Do not consume fried foods when you
are tired, except if the body is very fit.
(İçinde en iyi pişirme yağı olan zeytinyağı bile olsa, kızartma yaparken
mümkün olduğunca pişirme yağını azaltın. Yorgun olduğunuzda, eğer
vücudunuz
formda (zinde) değilse kızarmış gıdalar tüketmeyin.)



8. Consuming raw (or overly done) foods also adds to the burden of liver.
Veggies should be eaten raw or cooked 3-5 parts. Fried veggies should be
finished in one sitting, do not store.
[Çiğ (veya fazla pişmiş) gıdaların da tüketilmesi karaciğere ağır yük
olur.
Sebzeler çiğ veya 3-5 kısım pişirilerek yenmelidir. Kızarmış sebzeler
bir
öğünde bitirilmeli, saklanmamalıdır.]





*THE TOP FIVE CANCER CAUSING FOODS ARE:**
(Kansere en çok neden olan 5 gıda)*




1. Hot Dogs (Sosisli sandviç)



Because they are high in nitrates. the Cancer Prevention Coalition advises
that children eat no more than 12 hot dogs a month. If you can't live
without hot dogs, buy those made without sodium nitrate.

(Zira içinde çok fazla nitrat vardır. Kanser koruma koalisyonu, çocukların
ayda 12 adetten fazla sosisli sandviç yememelerini önermektedir. Sosisli
sandviçsiz yapamıyorsanız, sodyum nitratsız yapılan cinsini satın alın.)



2. Processed meats and Bacon (İşlenmiş et ve domuz pastırması)



Also high in the same sodium nitrates found in hot dogs, bacon, and other
processed meats raise the risk of heart disease. The saturated fat in bacon
also contributes to cancer.
(Sosisli sandviçte, domuz pastırmasında ve diğer işlenmiş etlerde bulunan
aynı yüksek sodyum nitrat aynı şekilde kalp hastalığı riskini yükseltir.
Domuz pastırmasında doymuş yağın aynı şekilde kanserde payı olur.)



3. Doughnuts (yağda kızarmış şekerli çörek veya lokma)



Doughnuts are cancer-causing double trouble. First, they are made with white
flour, sugar, and hydrogenated oils, then fried at high temperatures.
Doughnuts, may be the worst food you can possibly eat to raise your risk of
cancer.
(Lokmalar kansere yol açan çiftli dertlerdir. Birincisi, bunlar beyaz undan,
şekerden ve hidrojene yağdan yapılır, sonra yüksek ısıda kızartılır.
Bunlar,
belki de kanser riskini arttırmak için yiyebileceğiniz en kötü yiyecektir.





4. French fries (kızarmış patates)



Like doughnuts, French fries are made with hydrogenated oils and then fried
at high temperatures. They also contain cancer- causing acryl amides which
occur during the frying process. They should be called cancer fries, not
French fries.
(Lokmalar gibi, kızarmış patates de hidrojene yağdan yapılır, sonra
yüksek
ısıda kızartılır. Bunlar ayrıca, kızarma işlemi sırasında ortaya
çıkan ve
kansere neden olan akrilamid maddesini de içerir. Bunlara “French fries”
değil, “kanser fries” olarak çağırılmalıdır.)



5. Chips, crackers, and cookies (Cips, kraker ve kurabiye, bisküi)



All are usually made with white flour and sugar. Even the ones whose labels
claim to be free of trans-fats generally contain small amounts of
trans-fats.
(Tümü genellikle beyaz un ve şekerden yapılır. Etiketinde “trans yağlar
içermez” yazılı olsa bile, genellikle az miktarda trans yağ vardır.)



[image:
cid:image002.jpg@...]<http://uoeqvw.blu.livefilestore.com/y1pnQjKr\
jx4O9A5ds0Fa5sfxhzqHf-yr0u_4mqvSWA1RG9V4xdI13hxD3SzjmmilIsDC0QYqZBlC55ymp8U_34tE\
w/image011.jpg?download>

PASS THIS TO ALL WHOM YOU LOVE & CARE FOR.............
(Bu yazıyı tüm sevdiklerinize ve önem verdiklerinize aktarın....)


[Non-text portions of this message have been removed]

#5668 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Tue Nov 17, 2009 8:09 am
Subject: GDO' dan önce başka bir sürü sorunumuz var.lutfen okuyun. ve dıkkat edin.önemli
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
GDO hakkında bilgi ve değerlerinden bazıları

Değerli dostlar,


Ben inşaat mühendisi olmakla birlike yaklaşık 18 yıldır yemek
sektöründeyim. Yemek Sanayici ve İş adamları Derneği başkan
yardımcısı,

Ankara Sanayi Odası gıda komite üyesiyim.

Bu sürede öğrendiklerimi yazmaya sayfalar yetmez. Ancak birkaç bilgi
aktarırsam ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

  "Soya Kıyması" adıyla satılan ürün yağı alınmış soya küspesidir. 25
Kg
torbalarda kg fiyatı 1,5 tl civarındadır. Kullanırken ılık suyla
ıslatılır 1
kg soya kıyması 3 kg su emer. yani kullanım fiyatı kg da 50 krş tan
aşağı
olur. Gerçek etin 20 tl/kg olduğu yerde tabiiki bunu önce sermaye kullanır.
maret, pınar vs gibi hazır tıp annemin köftesi gibi köftelerin tamamı soya
katkılıdır. şirin gözükmesi içinde mix kıyma, soya proteini vs. gibi
farklı
isimlerle ambalaj üzerinde yazılmaktadır. yani et diye soya küspesi satıp,
annemin köftesi gibi aynen diye reklam
yapıyorlar.
BİTMEDİ: bu soya zımbırtısı granül veya toz halinde , beyaz , açık
kahve,
koyu kahve , kırmızı, yeşil renkleri vardır. tadı nötüre yakındır.
cevizle
karışıp baklavaya, kıymayla karışıp köfteye , unla karışıp ekmeğe,
keke vs.
ye <http://vs.ye/> giriyor.

- Marine kuşbaşı diye bir et satılıyor şimdi , normal kuşbaşı etten
ucuz.
bir özel kimyasal karışım suyla ete emdiriliyor. % 20 su basılıyor ete ,
böylece fiyatı ucuzluyor. ancak bu tuzlar sizin kalp, şeker, tansiyon vs ,
rejimlerinize zarar verirmi bilmiyorsunuz. yemeğe tuz atmıyorsunuz, ama
başka tuzları bilmeden yiyorsunuz. yemek şirketinizin et giriş
faturalarında
"mix kıyma" ve " marine kuşbaşı " var mı, bir kontrol edin bakalım.

- PEYNİR ALTI SUYU TOZU: Adı üstünde, peynir üretiminde kalan su sıcak
plakalara püskürtülüyor, buharlaşma sonucu elde edilen toz işte. nerede
kullanılıyor? peynirli çizi de peynir mi var zannediyorsunuz. tüm bisküvi
ve
kek sektörünün birinci sınıf dolgu maddesi. kg fiyatı 50 krş gibi
bişeydi.yediğiniz bisküvit, kek, kraker vs paketlerin üzerini bir okuyun
bakalım içinde şeker ve un dışında tanımadığınız kaç kalem malzeme
var. bir
top keki toptancısı 15 krş a satıyor. anam-babam usulü un,yumurta ve yağ
ile
yapsanız 30 krş malzeme maliyeti var, ambalaj, üretici karı, nakliye ve
toptancı karı vs eklenince nasıl o fiyata satılabiliyor? çünkü kek değil
kek
benzeri kimyasal bir şey alıp yiyoruz. paketin üzerini okuyun anlarsınız.

- bezelyenin kurusu öğütülüp fıstık süsü verilerek tatlılara konuyor.

- pul biberin, karabiberin, kimyonun vs ektractı var, kilosu 5 tl ye satılan
sucuklarda gerçek baharat mı var sanki. bazılarında zaten sucuk benzeri
ürün
yazıyor.

- bir danadan 25-30 kg sinir çıkıyor . -40 derecede dondurup öğütüyor
sinir
unu yapıyor sosise basıyorlar. şarküteri ürünlerine dikkatli bakın. %100
dana diyor, dana eti demiyor, anlayın işte.

- tavukların boyun , taşlık, kanat ucu vs gibi ticari değeri olmayan her
yeri kemikleriyle öğütülerek "mekanik kıyma " isimli bişi yapılıyor.
tüm
tavuk sucuk ve salamlarında bu var, siz tavukların göğüs etlerinin kıyma
yapıldığını sanıyorsanız fena yanıldınız.

bütün bu işler T.C.Tarım ve köy İşleri Bakanlığı izni ile yapılıyor.
Tamamen
ve her yönüyle gıda terörünün cenneti olan yurdumuzda izinle bunlar
yapılırken siz varın kaçak yapılanları düşünün,


Bütün ekmeğe tavuk döner 2 tl , yarısı işkembe, ööööffffffffffff,
sıkıldım
gene, GDO ne ki o daha yeni farkedildi, devede kulak bile değil. bugünkü
hürriyette yılmaz özdil'i okuyun oda iyi dokundurmuş.*
*

*Bunlar işin yemek faslı, daha gıda ambalajları var, koruyucular var
vs.kıyamet kopuyor da bizim gıda mühendislerimizin sesi soluğu yok ortada,
bir garip yemekçi inşaat mühendisi çarşı pazardan topladığı bilgileri
ortalığa döküyor.*

sevgiyle kalın,


Serdar Erler CE85,

www.aysegulerlercat ering.com <http://www.aysegulerlercatering.com/>
info@aysegulerlerca
tering.com<http://us.mc556.mail.yahoo.com/mc/compose?to=info@aysegulerlercaterin\
g.com>


[Non-text portions of this message have been removed]

#5667 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Wed Nov 11, 2009 12:26 am
Subject: Kur'an da vejetaryenlik...
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
*Kur'an'Kerim / Bakara suresi/ 173. ayet (Hasan basri ÇANTAY; tercümesiyle)*

*O, size ölüyü (murdar hayvanı), kanı, domuz etini, bir de Allahdan
başkası
için kesileni kat'iyyen haram kıldı. Fakat kim bunlardan yemiye muztar
kalırsa (kimseye) saldırmamak ve haddi (ölmeyecek mikdarı) geçmemek
şartıyle
onun üzerine günah yokdur. Şübhesiz ki Allah çok yargılayıcıdır,
hakkıyle
esirgeyicidir.*
**


--
-Dusmanini affet ki senin icinde yasamasin (Ramtha)
-Gercek affedis ,"bana bu deneyimi yasattigin icin tesekkur
ederim"diyebilmektir.


[Non-text portions of this message have been removed]

#5666 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Mon Nov 2, 2009 10:28 am
Subject: DOMUZ GRIBI ILE ROPORTAJ
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Aşı bize vız gelir, asla teslim olmayız*Dr. Murat Kınıkoğlu / Akşam /
02.11.2009*

  Geçenlerde bir hastamdan bana geçmeye çalışan bir '*domuz gribi virüsü*'
yakaladım. Daha önce hiç görmediğim için çok heyecanlanmıştım.
Kendisine gazetede bir köşem olduğunu, röportaj yapabileceğimizi söyledim
ama kabul etmedi. 'Seni Ayşe Arman'a veririm, seks
hayatını anlatmak zorunda kalırsın' tehdidinden sonra bülbül gibi
şakımaya
başladı. İşte domuz gribi virüsü ile yaptığım röportaj:

*Neden size domuz gribi diyorlar? *

10'uncu kuşaktan büyük dedem ailesiyle bir domuzda yaşıyormuş. Meksika'da
ilkel bir çiftlikte sıkış tıkış yaşarken büyük dedem 'Yetti artık'
deyip
çiftlik sahibinin oğluna atlayıvermiş. İnsanlar bizi o günden sonra
tanıdı.
Sonra da biliyorsunuz ismimizi değiştirdiler.

*Bu ismi beğendiniz mi?*

Kesinlikle hayır. Bilim adamları H1N1 diyor ama halkımız benimsemedi. Biz
domuz gribi ismini istiyoruz. Halkın benimsemediği bir ismi yaşatamazsınız.
Gerekirse Cumhurbaşkanı'na çıkacağız.

*3 SAATTE 2 MİLYON ÇOCUK YAPTIM*

*Kaç yaşındasınız?*

Sizin zaman ölçünüzle 3 saat yaşındayım. Biz grip virüsleri çok hızlı
üreriz. Ben 10 milyonluk bir ailenin en küçüğüyüm. Şu saate kadar
2 milyon çocuğum oldu. Birkaç saat içinde öleceğim ama ölmeden önce
milyonlarca çocuk yapacağım. En büyük amacım kendi neslimin devamını
sağlamak.

*Aileniz kalabalık mı?*

O kadar geniştir ki saymakla bitmez. Siz insanların üzerinde
yaşayanlarımızın dışında başta kuşlar olmak üzere kedilerde,
maymunlarda
kuşlarda yaşayan binlerce çeşit akrabamız var. Atalarım milyonlarca
yıldır
dünyada hüküm sürüyorlar. Bu yüzden son günlerde çıkardığınız
yaygarayı bir
türlü anlamıyorum? Sanki yeni ortaya çıkmışız gibi konuşuyorsunuz.

*AŞIDA MİLYARCA DOLAR DÖNÜYOR*

*Bunun sebebi ne sizce?*

Benden duymuş olmayın ama pis kokular alıyorum. Sizden birileri maddi
menfaatleri için bizim gücümüzü abartıyor gibime geliyor. Hani şu 'aşı'
meselesi, bu işte milyarlarca dolar dönüyor diyorlar.

*Sizi yeryüzünden silmek istiyorlar, başarabilirler mi?*

Sadece gülüyorum! Siz insanlar dünyada yokken bile biz vardık. Şimdi
birkaç
uyduruk ilaçla neslimizi ortadan kaldırabileceğinizi düşünüyorsunuz.
İlaçlarınızın bizi tanımasını engelleyecek olağanüstü bir kamuflaj
yeteneğimiz olduğunu unutuyorsunuz. Tamiflu'ya karşı hemen direnç
geliştirdik. Hem birkaçımızı öldürseniz bile sağ kalanlarımız büyük
bir
hızla çoğalır. Bilim adamları (tabii bizimkiler) insan nesli ortadan kalksa
bile bizimkinin devam edeceğini söylüyor.

*Daha çok kimleri hasta etmeyi seviyorsunuz? *

Bizim sizi hasta etme gibi bir amacımız yok, biz kendimize güvenle
çoğalacak
yaşam alanları arama derdindeyiz. Bu nedenle yaşam şansımız yüksek olan
bağışıklığı düşük, iyi beslenmeyen, spor yapmayan, güneşlenmeyen,
stres
altındaki insanları seçeriz.

*Bizden istediğiniz bir açılım var mı?*

Size düşman değiliz. Aksine insanları severiz çünkü size muhtacız. Bize
iyi
bir yaşam ortamı sağlıyor, sıcak bir yuva, beslenmemiz için gıda
veriyorsunuz. Haklarımızı verin yeter.

*EVHAMLI ANNELER İŞİMİZE YARIYOR *

*Nasıl yani?*

Laf aramızda sizin vücudunuzda hoşumuza gitmeyen
birkaç şey var. Bir kere yüksek ateşi hiç sevmeyiz, ateşiniz çıkınca
bizim
hareket ve çoğalma kabiliyetimiz azalıyor, sizin savunma hücreleriniz ise
sıcak havada daha iyi savaşıyorlar. Sağolsunlar evhamlı anneler
çocuklarına
ateş düşürücü vererek bize çok yardımcı oluyorlar. İkinci hoşumuza
gitmeyen
şey; vücudunuzda yaşayan diğer bakteriler.
Onlar bizim yerleşmemize, yiyeceklerini paylaşmamıza izin vermiyorlar. Neyse
ki sizler gereksiz yere antibiyotik alarak bizim düşmanımız olan bakterileri
öldürüyorsunuz, böylece meydan bize kalıyor, istediğimiz kadar
çoğalıyoruz.

Biz binbir suratız yakalayamazsınız!

Sizi aşı ile yok etme planları var.

Aşı mı? Biz o kadar büyük bir aileyiz ki bize karşı etkili bir aşı
bulmanız
imkansız. Binbir surat gibi devamlı şekil değiştiririz. Hangi birimizi
yakalayacaksınız?

Bir vücuttan diğerine nasıl gidiyorsunuz?

Sizleri hapşırtıp öksürterek.

*SİZ HAPŞIRDIKÇA BİZ YAYILIYORUZ*

*Nasıl yani?*

Sizin hastalık belirtileri dediğiniz şeyler aslında bizim yayılma
stratejilerimiz. Sabahtan beri öksürüyorsun, farkında değil misin? Biraz
önce hapşırdın. Burnun da akıyor...

*Yani?*

Seni hapşırtan ve öksürten benim. Amacım havaya yayılan partiküller ve
burnundaki salgıyla etrafa yayılmak. Yeni kurbanlarımızı böyle buluyoruz.
Hapşırmazsan, burnun akmazsa, mendil kullanırsan, elini yıkarsan başka
vücutlara geçmem zorlaşır.

*HATA YAPMAYIN  6-7 GÜNDE GİDELİM*

*Bizi öldürmeye niyetlisiniz demek?*

Biraz önce söylemiştim. Sizi öldürürsek kendi geleceğimizle oynamış
oluruz.
Evet, size biraz rahatsızlık veririz ama bir yanlış yapmazsanız 6-7 gün en
fazla 10 gün içinde çekip gideriz.
TURKCE KARAKTERLERINDEN ARINDIRILMIS HALI

Asi bize viz gelir, asla teslim olmayiz
Dr. Murat Kinikoglu / Aksam / 02.11.2009

Gecenlerde bir hastamdan bana gecmeye calisan bir 'domuz gribi virusu'
yakaladim. Daha once hic gormedigim icin cok heyecanlanmistim.
Kendisine gazetede bir kosem oldugunu, roportaj yapabilecegimizi soyledim
ama kabul etmedi. 'Seni Ayse Arman'a veririm, seks
hayatini anlatmak zorunda kalirsin' tehdidinden sonra bulbul gibi sakimaya
basladi. Iste domuz gribi virusu ile yaptigim roportaj:

Neden size domuz gribi diyorlar?

10'uncu kusaktan buyuk dedem ailesiyle bir domuzda yasiyormus. MeksIka'da
ilkel bir ciftlikte sIkis tikis yasarken buyuk dedem 'Yetti artik' deyip
ciftlik sahibinin ogluna atlayivermis. Insanlar bizi o gunden sonra tanidi.
Sonra da biliyorsunuz ismimizi degistirdiler.

Bu ismi begendiniz mi?

Kesinlikle hayir. Bilim adamlari H1N1 diyor ama halkimiz benimsemedi. Biz
domuz gribi ismini istiyoruz. Halkin benimsemedigi bir ismi yasatamazsiniz.
Gerekirse Cumhurbaskani'na cikacagiz.

3 SAATTE 2 MILYON COCUK YAPTIM

Kac yasindasiniz?

Sizin zaman olcunuzle 3 saat yasindayim. Biz grip virusleri cok hizli
ureriz. Ben 10 milyonluk bir ailenin en kucuguyum. Su saate kadar
2 milyon cocugum oldu. Birkac saat icinde olecegim ama olmeden once
milyonlarca cocuk yapacagim. En buyuk amacim kendi neslimin devamini
saglamak.

Aileniz kalabalik mi?

O kadar genistir ki saymakla bitmez. Siz insanlarin uzerinde
yasayanlarimizin disinda basta kuslar olmak uzere kedilerde, maymunlarda
kuslarda yasayan binlerce cesit akrabamiz var. Atalarim milyonlarca yildir
dunyada hukum suruyorlar. Bu yuzden son gunlerde cikardiginiz yaygarayi bir
turlu anlamiyorum? Sanki yeni ortaya cikmisiz gibi konusuyorsunuz.

ASIDA MILYARCA DOLAR DONUYOR

Bunun sebebi ne sizce?

Benden duymus olmayin ama pis kokular aliyorum. Sizden birileri maddi
menfaatleri icin bizim gucumuzu abartiyor gibime geliyor. Hani su 'asi'
meselesi, bu iste milyarlarca dolar donuyor diyorlar.

Sizi yeryuzunden silmek istiyorlar, basarabilirler mi?

Sadece guluyorum! Siz insanlar dunyada yokken bile biz vardik. Simdi birkac
uyduruk ilacla neslimizi ortadan kaldirabileceginizi dusunuyorsunuz.
Ilaclarinizin bizi tanimasini engelleyecek olaganustu bir kamuflaj
yetenegimiz oldugunu unutuyorsunuz. Tamiflu'ya karsi hemen direnc
gelistirdik. Hem birkacimizi oldurseniz bile sag kalanlarimiz buyuk bir
hizla cogalir. Bilim adamlari (tabii bizimkiler) insan nesli ortadan kalksa
bile bizimkinin devam edecegini soyluyor.

Daha cok kimleri hasta etmeyi seviyorsunuz?

Bizim sizi hasta etme gibi bir amacimiz yok, biz kendimize guvenle cogalacak
yasam alanlari arama derdindeyiz. Bu nedenle yasam sansimiz yuksek olan
bagisIkligi dusuk, iyi beslenmeyen, spor yapmayan, guneslenmeyen, stres
altindaki insanlari seceriz.

Bizden istediginiz bir acilim var mi?

Size dusman degiliz. Aksine insanlari severiz cunku size muhtaciz. Bize iyi
bir yasam ortami sagliyor, sicak bir yuva, beslenmemiz icin gida
veriyorsunuz. Haklarimizi verin yeter.

EVHAMLI ANNELER ISIMIZE YARIYOR

Nasil yani?

Laf aramizda sizin vucudunuzda hosumuza gitmeyen
birkac sey var. Bir kere yuksek atesi hic sevmeyiz, atesiniz cikinca bizim
hareket ve cogalma kabiliyetimiz azaliyor, sizin savunma hucreleriniz ise
sicak havada daha iyi savasiyorlar. Sagolsunlar evhamli anneler cocuklarina
ates dusurucu vererek bize cok yardimci oluyorlar. Ikinci hosumuza gitmeyen
sey; vucudunuzda yasayan diger bakteriler.
Onlar bizim yerlesmemize, yiyeceklerini paylasmamiza izin vermiyorlar. Neyse
ki sizler gereksiz yere antibiyotik alarak bizim dusmanimiz olan bakterileri
olduruyorsunuz, boylece meydan bize kaliyor, istedigimiz kadar cogaliyoruz.

Biz binbir suratiz yakalayamazsiniz!

Sizi asi ile yok etme planlari var.

Asi mi? Biz o kadar buyuk bir aileyiz ki bize karsi etkili bir asi bulmaniz
imkansiz. Binbir surat gibi devamli sekil degistiririz. Hangi birimizi
yakalayacaksiniz?

Bir vucuttan digerine nasil gidiyorsunuz?

Sizleri hapsirtip oksurterek.

SIZ HAPSIRDIKCA BIZ YAYILIYORUZ

Nasil yani?

Sizin hastalik belirtileri dediginiz seyler aslinda bizim yayilma
stratejilerimiz. Sabahtan beri oksuruyorsun, farkinda degil misin? Biraz
once hapsirdin. Burnun da akiyor...

Yani?

Seni hapsirtan ve oksurten benim. Amacim havaya yayilan partikuller ve
burnundaki salgiyla etrafa yayilmak. Yeni kurbanlarimizi boyle buluyoruz.
Hapsirmazsan, burnun akmazsa, mendil kullanirsan, elini yikarsan baska
vucutlara gecmem zorlasir.

HATA YAPMAYIN  6-7 GUNDE GIDELIM

Bizi oldurmeye niyetlisiniz demek?

Biraz once soylemistim. Sizi oldurursek kendi gelecegimizle oynamis oluruz.
Evet, size biraz rahatsizlik veririz ama bir yanlis yapmazsaniz 6-7 gun en
fazla 10 gun icinde cekip gideriz.

www.TurkceKarakter.com
Bozuk gorunen Turkce harfleri duzelten site.

--
-Dusmanini affet ki senin icinde yasamasin (Ramtha)
-Gercek affedis ,"bana bu deneyimi yasattigin icin tesekkur
ederim"diyebilmektir.


[Non-text portions of this message have been removed]

#5665 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Mon Nov 2, 2009 10:20 am
Subject: Büyükşehir Çalışıyor >>>>>> Bir günde 70 köpek nasıl öldürülür?
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Büyükşehir Çalışıyor: Bir günde 70 köpek nasıl
öldürülür?<http://internationala.org/index.php/yasamin-tarifi/hayvan-kurtulu\
s-mucadelesi/1223-bueyuekehir-calyor-bir-guende-70-koepek-nasl-oelduerueluer>

   * <http://img249.imageshack.us/img249/1350/hasdal1.jpg>İstanbul Büyükşehir
Belediyesi, Hasdal Geçici Hayvan Bakımevi adıyla bilinen barınakta 16 Ekim
2009 günü, 70'ye yakın yavru köpeği kuduz şüphelisi olarak öldürdü.*

Bizlerle birlikte sokaklarda yaşayan, devletin acımasız tehdit ve
müdahalelerini bizlerden daha çok, her dakika enselerinde hisseden
hayvanlar, devletin paralı uşakları tarafından İstanbul'un çeşitli
bölgelerinden uyuşturucu tüfek ve boyun kancalarıyla toplanarak barınaklara
naklediliyor. Bu nakliyat esnasında yolda yüksek dozda uyuşturucuya
dayanamayan köpekler kapalı kamyon kasalarında can çekişerek ölüyor.
Hayatta
kalanlar da sokaklarda daha fazla üreyemesinler diye belediyenin kasapları
tarafından kısırlaştırılıyor (*), üreme organlarını kaybeden bu
hayvanlar
ameliyattan hemen sonra karga tulumba taşınarak ıslak, buz kesmiş zeminin
üstüne, bir çuval gibi fırlatılıyor, idrar ve dışkı ile kaplı
fayansların
üstünde saatlerce anesteziden çıkmak için debeleniyor, hatta kimisi
anesteziden çıkamıyor bile, oracıkta can veriyor. Ameliyattan sonra
yaşamayı
beceren hayvanların ameliyat yaraları enfekte oluyor, dikişleri patlıyor,
açılan dikişlerden bağırsakları dışarıya dökülüyor. Tüm bunlara
rağmen
yaşamakta direnen hayvanlara gelince... Devlet tarafından, halk ve çevre
sağlığını tehdit ettikleri iddiasıyla bu hayvanlar, tıka basa dolu
barınaklarda aç - susuz kalıyor ve birçok hastalık kapıyor, açlıktan
ölmeleri için şehrin en ücra köşelerine, dağlık ve ormanlık alanlara
sürgüne
gönderiliyor, eski sokaklarına geri dönmek için ya da karnını doyurmak
için
yola çıktıklarında ise çoğu eziliyor. Bu sürgün yerlerinde nadiren sağ
kalan
hayvanlar da zehirlenerek ya da ateşli silahla vurularak öldürülüyor.
Kısacası hayvanların sokaklardan arındırılması için insanüstü bir
gayretle
çalışılıyor. Yani gerçekten "*Büyükşehir Çalışıyor*".

Geçen sene bayram harçlığını çıkarmak için kağıt mendil satan 13
yaşındaki
Bülent Çalıkıran'ı öldüren, "Rahatınız ve huzurunuz için varız"
sloganı ile
görev yapan zabıtaların daha düne kadar, diğer belediyelerde görevli
zabıtalarla ortak operasyon düzenleyip hayvanseverlerin evlerini,
barınaklarını basarak hayvanlara binbir eziyetle el koyduğunu, el
koydukları
bu hayvanları kendi barınaklarında aç, susuz bırakarak öldürdüklerini,
çöp
karıştırarak beslenmekte olan hayvanları çöp konteynırının yanı
başında,
ağızlarındaki çöp parçasını dahi yutamadan, tüfekle vurarak
öldürdüğünü,
ölümden kaçanların peşinden sürek avı düzenlediğini, sadece süt emerek
beslenebilen yavru köpeklerin gırtlaklarına kadar ellerini sokarak zehir
yutturduğunu; üstleri tarafından barınaklara adeta sürgüne
gönderilirmişçesine atanan temizlik işçilerinin üstlerine duydukları
büyük
öfkeyle ve hayvanlar için temizlik yapmayı "aşağılayıcı" bir görev
olarak
görmeleri nedeniyle hayvanlara yine "insanüstü" bir şiddet uyguladığını,
üniversitelerle yapılan protokollerle barınaktaki  hayvanların deney
hayvanı
olarak fakültelere gönderildiğini unutmadık. Unutamıyoruz, çünkü bu
kokuşmuş
zihniyetin ürünleriyle her gün karşı karşıyayız. Ve bu zihniyet halen
devam
ediyor ki bugün hayvanlar, gencinden yaşlısına, özürlüsünden
sağlıklısına
katlediliyor. Öldürmeye programlanmış devletin paralı uşakları
cinayetleri
meşrulaştıran yasaları uyguluyor, üstlerinden gelen katliam emirlerini
yerine getiriyor, kısacası barınakta, sokakta, her yerde öldürüyor!
Öldürmeleri için bir "şüphe" yetiyor, ne de olsa şüphelendikleri anda
istedikleri kadar canlıyı öldürebilecek devletin sonsuz gücüne ve
yetkisine
sahipler.

<http://img249.imageshack.us/img249/2504/hasdal2.jpg>Devlet, her yıl, farklı
dönemlerde, kendi mülkî idare amirlerinden sermaye liderlerine,
jandarmasından polisine kadar bünyesinde barındırdığı Hayvan Sağlığı
Zabıtası Komisyonu adı altında toplanarak ürettikleri senaryo dahilinde
hayvanları nasıl imha edeceğine karar veriyor. Bu kararlarla, her toplantı
sonunda ürettiği senaryolarıyla, toplumda kuduz paranoyası yaratarak
"biyolojik savaş unsuru"ymuşcasına hayvanlara karşı insanları
kışkırtıyor,
toplumda her daim varolan "kendisinden farklılara tahammülsüz" ve sokakların
bu "kendisinden farklılar"dan arındırılması gerektiğini savunan kesimin
desteğini alarak yeni katliamlar düzenleyebilmek için zemin hazırlıyor.

Geçtiğimiz günlerde, aylardır kuduz karantinası altında ve devletin
yasalarına göre bu bölgeden hayvan çıkarmanın yasak olduğu (**) Habibler
bölgesinden köpek toplama emrini alan belediye ekipleri, topladıkları
köpekleri Hasdal'daki barınağa getirmiş, bu köpeklerin içinden bir yavru
köpek diğer yavruların bulunduğu bölüme konulmuştur. Hiçbir hastalık
belirtisi göstermeyen, davranışlarında herhangi bir aykırılık olmayan bu
yavru köpek, ertesi gün ölü şekilde bulunmuş, belediye görevlileri ölen
köpeğin bu bölümdeki diğer yavrulardan birkaçını ısırdığını,
ısırılan
köpeklerin de *anında* (!) salya akıtmaya başladığını iddia etmiştir.

"Bir günde bir canlının kudurabileceğini iddia edecek kadar" bilimsel
gerçeklerden uzak bir şekilde çalışan, üstlerinden ve patronlarından
aldıkları her emri toplum ve halk sağlığı menfaatini düşündükleri
iddiasıyla
yerine getirerek devletin daimi uşaklığını yapan, devlet tarafından
kendilerine verilmiş unvanları "paye" olarak görüp canlılara hükmetmek
için,
onların yaşamlarının sonlandırılmasına karar verebilecek kadar kullanarak
komplekslerinden arınmaya çalışan, sokaklarda kıt kanaat yaşayan bu
canlıların yaşamlarını kolaylaştırmak yerine onları imha etmeyi
benimsemiş
ve gözlerini kırpmadan canlı öldürebilen bu zihniyet, daha önce birçok
kez
yaptığı gibi müşahede altına almadan, hiçbir karantina tedbiri
uygulamadan
16 Ekim günü 70'ye yakın yavru köpeği kuduz olabilecekleri bahanesiyle
katletmiştir. Hekim olduğunu iddia eden, belediyenin müdürü Gençdal'ın
ifadesine göre bu katliam, ötanazi ile değil, kendi yöntemleri ile
yapılmış
ve katledilen hayvanların ölüleri delil olarak kullanılmamak üzere yok
edilmiştir.

Bu hayvanları, yarım asırdan fazla bir süredir hayvanların öldürülmesi
için
varolan, cinayetleri meşrulaştıran 3285 sayılı Hayvan Sağlığı
Zabıtası
Kanunu (***) ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker öldürdü, tamamı
hayvanların aleyhinde olan devletin yasalarını destekleyen, kraldan çok
kralcı hayvansever grup ve dernekler öldürdü.

Bu hayvanları, katliamların yasal dayanağı olan sözünü ettiğimiz kanunu
eksiksiz uygulamakta kararlı olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı
Kadir Topbaş ve Veteriner İşleri Müdürü Hasan Gençdal öldürdü.

Bu hayvanları, yıllardır uydurma raporlar tanzim ederek katliamları
meşrulaştıran Pendik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü'nün
müdürü
Muhammet Aksın öldürdü.

Bu hayvanları, kendi devletinin yasasını bile bile karantina bölgesinden
hayvan toplatan, kendilerine hekim diyen, barınağın sorumluları, Veteriner
İşleri Müdür Yardımcısı Recep Zafer ve Ahmet Bölükbaşı bir günde
öldürdü.

Bu hayvanları devlet öldürdü. Öldürdü, çünkü devlet kendini,
korkutarak,
sindirerek, susturarak, öldürerek kanıtlar.

2010 İstanbul Kültür Başkenti projesi nedeniyle İstanbul sokaklarında
yaşamlarını sürdürmeye çalışan canlılara yönelik hak ihlallerinin
artacağını
düşünüyoruz. Çünkü devlet, yıllardır aynı sokağı paylaştığı
hayvana bile
tahammül edemeyen, günden güne yoksullaştırılan, köleleştirilen, aç,
para
uğruna birbirlerini öldürebilecek raddeye getirilen insanların doldurduğu
İstanbul sokaklarını 2010 için modernleştirecek, yurtdışından gelecek
olan
misafirlerine kültürü sokaklara bizzat kendi eliyle karış karış nasıl
dağıtmış olduğunu gösterecek, tıpkı 1996 yılında yapılan Habitat
Zirvesi'nde
olduğu gibi. İstanbul sokaklarında yaşayan hayvanlar, eski zirve hazırlık
dönemlerindeki gibi toplanacak, çoğu kaybedilecek ve öldürülecek. Her
zaman
minareyi kılıfına uydurup kollarını sıvayan devlet, tüm bu katliamlara
dayanak olması için yine kendi eliyle her semtte pıtrak gibi kuduz vakaları
yaratacak. Tabii sokak çocukları da devletin bu kendini ve rüşdünü ispat
kompleksinden nasibini alacak.

2007 yılında Bandırma'da 280 köpeğin aynı gerekçeyle bir gecede
katledilmesinin ardından bu barınaktaki hayvanların boğazlanması ve o
günden
bugüne yaratılan sahte kuduz vakalarından anlaşılıyor ki devlet, bu
planlı
cinayetlere devam edecek.

Bu cinayetleri engellemek için devletin tamamen canlıların üzerinden elini
çekmesini, varlığının ispatı için canlılara uyguladığı tahakküme son
vermesini, katliam araç-gereçleriyle donatılmış, çıkardığı
modernleşme (!)
yasalarına rağmen, halen varolan itlaf ekiplerini ve veteriner işleri
müdürlüklerini lağvetmesini, her gün yüzlerce hayvanın ölmesine neden
olan,
sokaklardan ve bizlerden kopardıkları hayvanların yaşamsal ihtiyaçlarını
dahi karşılamaktan aciz, devlete ait barınak ve bakım merkezlerini derhal
bizlere teslim etmesini istiyoruz.

*Bağımsız Hayvan Hakları Savunucuları*

*Notlar*:

(*) Kısırlaştırma müdahaleleri çoğunlukla ihaleler düzenlenerek taşeron
şirketlere yaptırılıyor. Belediye, kapitalist sistemin bir gereğini daha
yerine getirerek hem "gereksiz" gördüğü hayvanlarla boşa vakit geçirmemiş
oluyor, hem de kendilerinin ve belediyeden geçinen elleri kanlı şirket
sahiplerinin ceplerine doldurdukları ve adeta taptıkları paranın miktarını
katlıyor.

(**) 3285 sayılı HSZK / Uygulama Yönetmeliği, Madde 119/h: Kuduz
hastalığından veya bulaşmadan şüphe edilen hayvanların bulundukları
yerin
dışına çıkarılmasına izin verilmez.

(***) 3285 sayılı HSZK / Uygulama Yönetmeliği, Madde 119/a: Kuduz
hastalığına yakalanmış ve kuduz hayvan tarafından ısırılan hayvanlar
tazminatsız olarak öldürülür ve imha edilir.

Madde 119/c: Kuduz hastalığı çıkan yerdeki sahipsiz ve başıboş köpekler
köylerde muhtar ve ihtiyar heyetince, kasaba ve şehirlerde belediye
zabıtasınca tazminatsız olarak öldürülür ve imha edilir.


--
Underground Network - Alternative Communication
www.internationala.org


[Non-text portions of this message have been removed]

#5664 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Wed Oct 28, 2009 10:21 am
Subject: Re: Yan: EK ACILMAMIS ..yine yolluyorum >>> Doktor arkadaşımız FERIDUN CELIKMEN'DEN GELEN MAİL>>>>>>ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili bilimsel ve anlaşılır bir yazı daha.
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Domuz gribi (Pandemik Influenza H1N1 )

17 Ekim 2009

Gecen hafta Turk Klinik Mikrobiyoloji ve Infeksiyon Hastaliklari (KLIMIK)
Dernegi, Ankara ve Istanbul’da Pandemik Influenza H1N1 konusunda toplantilar
duzenledi. Bu toplantilarda konuyla ilgili sunumlar yapildi, toplantilara
katilan meslektaslarin gorusleri alindi. Elde edilen bilgileri ozetleyerek
sunuyoruz.

Salginin boyutlari

Pandemik influenza H1N1 salgini bu yil Nisan ayinin sonlarinda basladi ve 6
ay icinde 400 000’e yakin olgu ve 4500 olum saptandi.  Turkiye’de saptanan
olgu sayisi 480’dir. Dunya Saglik Orgutu, bu hizli yayilma nedeniyle,
pandemi duzeyini 6’cikardi. Kus gribi salgininda pandemi duzeyi 4’te
kalmisti. Pandeminin 6 olmasi, artik her ulkede salginin baslayabilecegi
anlamina gelmektedir.  Olgularin disaridan gelecegini dusunmek yaniltici
olacaktir. Dunya Saglik Orgutu’ne gore Pandemik Influenza H1N1 salgini son
50 yilin en onemli salginidir.



Hastaligin seyri

Salginin yaygin olmasi, olun oraninin yuksek oldugu anlamina gelmez. Olum
orani binde birin altindadir.  Ozellikle gebeler ve asiri kilolu olanlarda
olum oraninin daha yuksek oldugu bildirilmistir. Olumler, kronik hastaligi
olanlarda daha yuksektir. Belirtileri mevsimsel gribe benzer, ates, oksuruk,
bogaz agrisi, yaygin vucut agrilari, basagrisi, titreme ve yorgunluk on
plandadir. Bazi kisilerde ishal ve kusma gorulur. Zaturreye bagli ciddi
hastaliklar ve olumler olabilir.



Bulasma ozellikleri

Pandemik Influenza H1N1 infeksiyonu, 1-3 gunluk kulucka suresinden sonra
baslamakta ve hastalik 3-7 gun surmektedir. Insandan insana hapsirma ve
oksurme ile sacilan damlaciklar yoluyla yayilir. Ayrica el temasi da
onemlidir. Hasta olan kisiler belirtiler gorulmeden bir gun once ve hastalik
boyunca infeksiyonu yayabilirler.



Tani

Infeksiyonun tanisi molekuler teknik (PZR) ile konulmaktadir. Bu test bu
konuda ozellesmis merkez laboratuvarlar tarafindan yapilmaktadir. Her
olguda  laboratuvar tanisinin konulmasi da gerekmez. Ozellikle infeksiyonun
yayilmasinin onlenmesi icin testlerin yapilmasi onemlidir. Grip tanisinda
kullanilan diger hizli testlerin H1N1 gribi icin duyarlilik ve ozgullukleri
dusuktur ve hastaligin tanisinda yeri yoktur.



Tedavi

Tedavide klasIk gripte oldugu gibi oseltamivir veya zanamivir kullanilir. Bu
ilaclar belirtiler goruldukten sonra ilk 2 gunde kullanilmalidir. Ilaclar
doktor kontrolunde kullanilmali, grip icin risk gruplarina tedavi
uygulanmalidir. Ayrica belirtilere yonelik ilaclardan da yararlanilabilir.
Agri kesici olarak aspirin kullanilmamali, parasetamol tercih edilmelidir.
Korunma amacli olarak, ornegin yurt disina giderken ilac alinmasi onerilmez.







Asi

Mevsimsel influenza asisina ek olarak influenza H1N1 asilari uygulanacaktir.
Influenza H1N1 asisi gereken riskli gruplar;

1.     Alti aydan 24 yasa kadar olanlar

2.     Alti aydan kucuk bebeklere bakanlar

3.     Gebeler

4.     24-65 yas arasinda kronik hastaligi olanlar



Asinin, yapildigi gun ortaya cikan hafif belirtiler (ates, koltukalti lenf
dugumlerinin sismesi) disinda ciddi yan etkisi yoktur. Ileride ortaya
cikacak yan etkiler ise bugunden bilinmemektedir. Asilar, eczanelerde
satilmayacak, Saglik Bakanligi tarafindan uygulanacaktir.



Asi mevsimsel grip asisinin uretildigi yontemle uretilmektedir. Uzun suredir
deneyimin oldugu  bir asi oldugundan yan etkilerinin benzer olacagi
dusunulmektedir. Asida koruyucu olarak timerosal yer almaktadir. Bazi
firmalar asinin koruyucu –antikor- yanitini artirmak uzere asiya katki
maddesi (adjuvan) eklemektedir. Bu madde de yine uzun suredir asi uretiminde
kullanimda olan bir maddedir.



Kisisel Korunma

En etkin onlem ellerin yikanmasidir. Genel saglik onlemlerine dikkat etmek
gerekir, uykusuz kalinmamali, fiziksel aktivite saglanmali, gunluk stres
kontrol edilmeli, bol sivi ve besleyici gidalar alinmalidir.  Hasta
kisilerle yakin temastan kacinmalidir. Cansiz yuzeylerin camasir suyuyla
silinmesi yeterlidir.



Baskalarina bulastirmamak icin ne yapmali?

·        Oksururken ve hapsirirken agiz ve burun kapatilmalidir. Kullanilan
mendiller hemen cope atilmalidir.

·        Eller sabunlu suyla yikanmali, su ve sabuna ulasilamazsa alkollu
temizleyiciler  kullanilmalidir. El hijyenine uyulmasi en onemli kontrol
onlemlerinden biri olarak one cikmaktadir.

·        Eller agiz ve buruna goturulmemelidir, virus bu yolla yayilabilir.

·        Hastalardan uzak durulmalidir.

·        Hastalaninca vakit gecirmeden doktora basvurulmalidir.

·        Hastalaninca okula ve ise gidilmemesi onerilir.



Bu surecte oncelikle yapilmasi gerekenler;

1.     Termal kameralar onemini yitirmistir. Termal kameralar, gelinen
noktada uygulamadan kaldirilmalidir; cunku ulke icinden olgular
cikabilmektedir.

2.     Yurt disindan gelenlerin doldurmasi istenen formlar onemini
yitirmistir.

3.     Salgina yonelik calismalar ve hesaplamalar saydam bir sekilde
sunulmalidir. Sunulan hesaplarin referanslari ortaya konulmalidir.

4.     Resmi makamlarca halki panige sevk edecek aciklamalardan
kacinilmalidir.

5.     Asi hakkinda detayli ve dogru bilgilendirme yapilmalidir
Milli Egitim Bakanligi, okullardaki el yikama kosullarinin iyilestirilmesini
hedeflemelidir.

www.TurkceKarakter.com
Bozuk gorunen Turkce harfleri duzelten site.

2009/10/28 emre kantarc <emrekantarci@...>

>
>
> Sevinç Hanım Türkçe karakterler bozuk görüntüleniyor
>
> --- 28/10/09 Çar tarihinde Sevinç Aksüt
<sevincaksut@...<sevincaksut%40gmail.com>>
> şöyle yazıyor:
>
> Kimden: Sevinç Aksüt <sevincaksut@... <sevincaksut%40gmail.com>>
> Konu: [vejetaryen] EK ACILMAMIS ..yine yolluyorum >>> Doktor arkadaşımız
> FERIDUN CELIKMEN'DEN GELEN MAİL>>>>>>ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili
> bilimsel ve anlaşılır bir yazı daha.
> Kime:
> Tarihi: 28 Ekim 2009 Çarşamba, 0:37
>
>
>
> *Domuz gribi (Pandemik İnfluenza H1N1 )*
>
> *17 Ekim 2009*
>
> *Geçen hafta Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon
Hastalıkları
> (KLİMİK)
> Derneği, Ankara ve İstanbul’da Pandemik İnfluenza H1N1
konusunda
> toplantılar
> düzenledi. Bu toplantılarda konuyla ilgili sunumlar yapıldı,
> toplantılara
> katılan meslektaşların görüşleri alındı. Elde edilen
bilgileri
> özetleyerek
> sunuyoruz. *
>
> *Salgının boyutları*
>
> *Pandemik influenza H1N1 salgını bu yıl Nisan ayının
sonlarında
> başladı ve 6
> ay içinde 400 000’e yakın olgu ve 4500 ölüm saptandı.
Türkiye’de
> saptanan
> olgu sayısı 480’dir. Dünya Sağlık Örgütü, bu
hızlı yayılma
> nedeniyle,
> pandemi düzeyini 6’çıkardı. Kuş gribi salgınında
pandemi düzeyi
> 4’te
> kalmıştı. Pandeminin 6 olması, artık her ülkede
salgının
> baÅŸlayabileceÄŸi
> anlamına gelmektedir. Olguların dışarıdan geleceğini
düşünmek
> yanıltıcı
> olacaktır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre
Pandemik İnfluenza H1N1
> salgını son
> 50 yılın en önemli salgınıdır.*
>
> * *
>
> *Hastalığın seyri*
>
> *Salgının yaygın olması, ölün oranının yüksek
olduğu anlamına
> gelmez. Ö*lüm
> oranı binde birin altındadır. Özellikle gebeler ve aşırı
kilolu
> olanlarda
> ölüm oranının daha yüksek olduğu bildirilmiştir.
Ölümler, kronik
> hastalığı
> olanlarda daha yüksektir. Belirtileri mevsimsel gribe benzer, ateş,
> öksürük,
> boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrıları,
başağrısı, titreme ve
> yorgunluk ön
> plandadır. Bazı kişilerde ishal ve kusma görülür.
Zatürreye bağlı
> ciddi
> hastalıklar ve ölümler olabilir.
>
> *Bulaşma özellikleri*
>
> Pandemik İnfluenza H1N1 infeksiyonu, 1-3 günlük kuluçka
süresinden
> sonra
> başlamakta ve hastalık 3-7 gün sürmektedir. İnsandan insana
hapşırma
> ve
> öksürme ile saçılan damlacıklar yoluyla yayılır.
Ayrıca el teması
> da
> önemlidir. Hasta olan kişiler belirtiler görülmeden bir gün
önce ve
> hastalık
> boyunca infeksiyonu yayabilirler.
>
> *Tanı*
>
> İnfeksiyonun tanısı moleküler teknik (PZR) ile konulmaktadır.
Bu test
> bu
> konuda özelleşmiş merkez laboratuvarlar tarafından
yapılmaktadır. Her
> olguda
> laboratuvar tanısının konulması da gerekmez. Özellikle
infeksiyonun
> yayılmasının önlenmesi için testlerin yapılması
önemlidir. Grip
> tanısında
> kullanılan diğer hızlı testlerin H1N1 gribi için
duyarlılık ve
> özgüllükleri
> düşüktür ve hastalığın tanısında yeri yoktur.
>
> *Tedavi*
>
> Tedavide klasik gripte olduÄŸu gibi oseltamivir veya zanamivir
> kullanılır. Bu
> ilaçlar belirtiler görüldükten sonra ilk 2 günde
kullanılmalıdır.
> Ilaçlar
> doktor kontrolünde kullanılmalı, grip için risk gruplarına
tedavi
> uygulanmalıdır. Ayrıca belirtilere yönelik ilaçlardan da
> yararlanılabilir.
> Ağrı kesici olarak aspirin kullanılmamalı , parasetamol tercih
> edilmelidir. Korunma
> amaçlı olarak, örneğin yurt dışına giderken ilaç
alınması
> önerilmez.
>
> *Aşı*
>
> *Mevsimsel influenza aşısına ek olarak influenza H1N1
aşıları
> uygulanacaktı r. İnfluenza H1N1 aşısı gereken riskli gruplar;*
>
> 1. Altı aydan 24 yaşa kadar olanlar
>
> 2. Altı aydan küçük bebeklere bakanlar
>
> 3. Gebeler
>
> 4. 24-65 yaş arasında kronik hastalığı olanlar
>
> * *
>
> *Aşının, yapıldığı gün ortaya çıkan hafif
belirtiler (ateÅŸ,
> koltukaltı lenf
> düğümlerinin şişmesi) dışında ciddi yan etkisi yoktur.
İleride
> ortaya
> çıkacak yan etkiler ise bugünden bilinmemektedir. Aşılar,
eczanelerde
> satılmayacak, Sağlık Bakanlığı tarafından
uygulanacaktı r.*
>
> * *
>
> *Aşı mevsimsel grip aşısının üretildiği yöntemle
üretilmektedir.
> Uzun
> süredir deneyimin olduğu bir aşı olduğundan yan etkilerinin
benzer
> olacağı
> düşünülmektedir. Aşıda koruyucu olarak timerosal yer
almaktadır.
> Bazı
> firmalar aşının koruyucu –antikor- yanıtını
artırmak üzere
> aşıya katkı
> maddesi (adjuvan) eklemektedir. Bu madde de yine uzun süredir aşı
> üretiminde
> kullanımda olan bir maddedir. *
>
> * *
>
> *KiÅŸisel Korunma*
>
> En etkin önlem ellerin yıkanmasıdır. Genel sağlık
önlemlerine dikkat
> etmek
> gerekir, uykusuz kalınmamalı, fiziksel aktivite sağlanmalı,
günlük
> stres
> kontrol edilmeli, bol sıvı ve besleyici gıdalar alınmalıdır.
Hasta
> kişilerle yakın temastan kaçınmalıdır. Cansız
yüzeylerin çamaşır
> suyuyla
> silinmesi yeterlidir.
>
> * *
>
> *Başkalarına bulaştırmamak için ne yapmalı?*
>
> · Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun
kapatılmalıdır.
> Kullanılan
> mendiller hemen çöpe atılmalıdır.
>
> · Eller sabunlu suyla yıkanmalı, su ve sabuna ulaşılamazsa
alkollü
> temizleyiciler kullanılmalıdır. El hijyenine uyulması en önemli
> kontrol
> önlemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
>
> · Eller ağız ve buruna götürülmemelidir, virus bu yolla
yayılabilir.
>
> · Hastalardan uzak durulmalıdır.
>
> · Hastalanınca vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır.
>
> · Hastalanınca okula ve işe gidilmemesi önerilir.
>
> * *
>
> *Bu süreçte öncelikle yapılması gerekenler;*
>
> *1. **Termal kameralar önemini yitirmiştir. Termal kameralar, gelinen
> noktada uygulamadan kaldırılmalıdır; çünkü ülke
içinden olgular
> çıkabilmektedir. *
>
> *2. **Yurt dışından gelenlerin doldurması istenen formlar
önemini
> yitirmiÅŸtir.*
>
> *3. **Salgına yönelik çalışmalar ve hesaplamalar saydam bir
ÅŸekilde
> sunulmalıdır. Sunulan hesapların referansları ortaya
konulmalıdır.*
>
> *4. **Resmi makamlarca halkı paniğe sevk edecek açıklamalardan
> kaçınılmalıdır.*
>
> *5. **Aşı hakkında detaylı ve dogru bilgilendirme
yapılmalıdır*
> *Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki el yıkama
koşullarının
> iyileÅŸtirilmesini hedeflemelidir. *
>
> [Non-text portions of this message have been removed]
>
> __________________________________________________
> Yahoo! kullanıyor musunuz?
> İstenmeyen postadan bıktınız mı? Yahoo! Posta'da piyasanın en iyi
> istenmeyen posta korunması var
> http://tr.mail.yahoo.com
>
> [Non-text portions of this message have been removed]
>
>
>



--
-Dusmanini affet ki senin icinde yasamasin (Ramtha)
-Gercek affedis ,"bana bu deneyimi yasattigin icin tesekkur
ederim"diyebilmektir.


[Non-text portions of this message have been removed]

#5663 From: emre kantarc <emrekantarci@...>
Date: Wed Oct 28, 2009 8:18 am
Subject: Yan: EK ACILMAMIS ..yine yolluyorum >>> Doktor arkadaşımız FERIDUN CELIKMEN'DEN GELEN MAİL>>>>>>ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili bilimsel ve anlaşılır bir yazı daha.
emrekantarci
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Sevinç Hanım Türkçe karakterler bozuk görüntüleniyor

--- 28/10/09 Çar tarihinde Sevinç Aksüt <sevincaksut@...> şöyle
yazıyor:


Kimden: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Konu: [vejetaryen] EK ACILMAMIS ..yine yolluyorum >>> Doktor arkadaşımız
FERIDUN CELIKMEN'DEN GELEN MAİL>>>>>>ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili bilimsel
ve anlaşılır bir yazı daha.
Kime:
Tarihi: 28 Ekim 2009 Çarşamba, 0:37


 



*Domuz gribi (Pandemik İnfluenza H1N1 )*

*17 Ekim 2009*

*Geçen hafta Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları
(KLİMİK)
Derneği, Ankara ve İstanbul’da Pandemik İnfluenza H1N1 konusunda
toplantılar
düzenledi. Bu toplantılarda konuyla ilgili sunumlar yapıldı,
toplantılara
katılan meslektaşların görüşleri alındı. Elde edilen
bilgileri özetleyerek
sunuyoruz. *

*Salgının boyutları*

*Pandemik influenza H1N1 salgını bu yıl Nisan ayının
sonlarında başladı ve 6
ay içinde 400 000’e yakın olgu ve 4500 ölüm saptandı.
Türkiye’de saptanan
olgu sayısı 480’dir. Dünya Sağlık Örgütü, bu
hızlı yayılma nedeniyle,
pandemi düzeyini 6’çıkardı. Kuş gribi salgınında
pandemi düzeyi 4’te
kalmıştı. Pandeminin 6 olması, artık her ülkede salgının
baÅŸlayabileceÄŸi
anlamına gelmektedir. Olguların dışarıdan geleceğini
düşünmek yanıltıcı
olacaktır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Pandemik
İnfluenza H1N1 salgını son
50 yılın en önemli salgınıdır.*

* *

*Hastalığın seyri*

*Salgının yaygın olması, ölün oranının yüksek
olduğu anlamına gelmez. Ö*lüm
oranı binde birin altındadır. Özellikle gebeler ve aşırı
kilolu olanlarda
ölüm oranının daha yüksek olduğu bildirilmiştir.
Ölümler, kronik hastalığı
olanlarda daha yüksektir. Belirtileri mevsimsel gribe benzer, ateş,
öksürük,
boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrıları,
başağrısı, titreme ve yorgunluk ön
plandadır. Bazı kişilerde ishal ve kusma görülür. Zatürreye
bağlı ciddi
hastalıklar ve ölümler olabilir.

*Bulaşma özellikleri*

Pandemik İnfluenza H1N1 infeksiyonu, 1-3 günlük kuluçka
süresinden sonra
başlamakta ve hastalık 3-7 gün sürmektedir. İnsandan insana
hapşırma ve
öksürme ile saçılan damlacıklar yoluyla yayılır. Ayrıca
el teması da
önemlidir. Hasta olan kişiler belirtiler görülmeden bir gün
önce ve hastalık
boyunca infeksiyonu yayabilirler.

*Tanı*

İnfeksiyonun tanısı moleküler teknik (PZR) ile konulmaktadır. Bu
test bu
konuda özelleşmiş merkez laboratuvarlar tarafından
yapılmaktadır. Her olguda
laboratuvar tanısının konulması da gerekmez. Özellikle
infeksiyonun
yayılmasının önlenmesi için testlerin yapılması
önemlidir. Grip tanısında
kullanılan diğer hızlı testlerin H1N1 gribi için duyarlılık
ve özgüllükleri
düşüktür ve hastalığın tanısında yeri yoktur.

*Tedavi*

Tedavide klasik gripte olduÄŸu gibi oseltamivir veya zanamivir
kullanılır. Bu
ilaçlar belirtiler görüldükten sonra ilk 2 günde
kullanılmalıdır. Ilaçlar
doktor kontrolünde kullanılmalı, grip için risk gruplarına tedavi
uygulanmalıdır. Ayrıca belirtilere yönelik ilaçlardan da
yararlanılabilir.
Ağrı kesici olarak aspirin kullanılmamalı , parasetamol tercih
edilmelidir. Korunma
amaçlı olarak, örneğin yurt dışına giderken ilaç
alınması önerilmez.

*Aşı*

*Mevsimsel influenza aşısına ek olarak influenza H1N1 aşıları
uygulanacaktı r. İnfluenza H1N1 aşısı gereken riskli gruplar;*

1. Altı aydan 24 yaşa kadar olanlar

2. Altı aydan küçük bebeklere bakanlar

3. Gebeler

4. 24-65 yaş arasında kronik hastalığı olanlar

* *

*Aşının, yapıldığı gün ortaya çıkan hafif
belirtiler (ateş, koltukaltı lenf
düğümlerinin şişmesi) dışında ciddi yan etkisi yoktur.
İleride ortaya
çıkacak yan etkiler ise bugünden bilinmemektedir. Aşılar,
eczanelerde
satılmayacak, Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanacaktı
r.*

* *

*Aşı mevsimsel grip aşısının üretildiği yöntemle
üretilmektedir. Uzun
süredir deneyimin olduğu bir aşı olduğundan yan etkilerinin
benzer olacağı
düşünülmektedir. Aşıda koruyucu olarak timerosal yer
almaktadır. Bazı
firmalar aşının koruyucu –antikor- yanıtını artırmak
üzere aşıya katkı
maddesi (adjuvan) eklemektedir. Bu madde de yine uzun süredir aşı
üretiminde
kullanımda olan bir maddedir. *

* *

*KiÅŸisel Korunma*

En etkin önlem ellerin yıkanmasıdır. Genel sağlık
önlemlerine dikkat etmek
gerekir, uykusuz kalınmamalı, fiziksel aktivite sağlanmalı,
günlük stres
kontrol edilmeli, bol sıvı ve besleyici gıdalar alınmalıdır.
Hasta
kişilerle yakın temastan kaçınmalıdır. Cansız yüzeylerin
çamaşır suyuyla
silinmesi yeterlidir.

* *

*Başkalarına bulaştırmamak için ne yapmalı?*

· Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun
kapatılmalıdır. Kullanılan
mendiller hemen çöpe atılmalıdır.

· Eller sabunlu suyla yıkanmalı, su ve sabuna ulaşılamazsa
alkollü
temizleyiciler kullanılmalıdır. El hijyenine uyulması en önemli
kontrol
önlemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

· Eller ağız ve buruna götürülmemelidir, virus bu yolla
yayılabilir.

· Hastalardan uzak durulmalıdır.

· Hastalanınca vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır.

· Hastalanınca okula ve işe gidilmemesi önerilir.

* *

*Bu süreçte öncelikle yapılması gerekenler;*

*1. **Termal kameralar önemini yitirmiştir. Termal kameralar, gelinen
noktada uygulamadan kaldırılmalıdır; çünkü ülke
içinden olgular
çıkabilmektedir. *

*2. **Yurt dışından gelenlerin doldurması istenen formlar önemini
yitirmiÅŸtir.*

*3. **Salgına yönelik çalışmalar ve hesaplamalar saydam bir
ÅŸekilde
sunulmalıdır. Sunulan hesapların referansları ortaya
konulmalıdır.*

*4. **Resmi makamlarca halkı paniğe sevk edecek açıklamalardan
kaçınılmalıdır.*

*5. **Aşı hakkında detaylı ve dogru bilgilendirme
yapılmalıdır*
*Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki el yıkama
koşullarının
iyileÅŸtirilmesini hedeflemelidir. *

[Non-text portions of this message have been removed]
















__________________________________________________
Yahoo! kullanıyor musunuz?
İstenmeyen postadan bıktınız mı?  Yahoo! Posta'da piyasanın en iyi
istenmeyen posta korunması var
http://tr.mail.yahoo.com

[Non-text portions of this message have been removed]

#5662 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Tue Oct 27, 2009 10:37 pm
Subject: EK ACILMAMIS ..yine yolluyorum >>> Doktor arkadaşımız FERIDUN CELIKMEN'DEN GELEN MAİL>>>>>>ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili bilimsel ve anlaşılır bir yazı daha. [1 Attachment]
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
*Domuz gribi (Pandemik İnfluenza H1N1 )*

*17 Ekim 2009*

*Geçen hafta Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları
(KLİMİK)
Derneği, Ankara ve İstanbul’da Pandemik İnfluenza H1N1 konusunda
toplantılar
düzenledi. Bu toplantılarda konuyla ilgili sunumlar yapıldı, toplantılara
katılan meslektaşların görüşleri alındı. Elde edilen bilgileri
özetleyerek
sunuyoruz. *

*Salgının boyutları*

*Pandemik influenza H1N1 salgını bu yıl Nisan ayının sonlarında başladı
ve 6
ay içinde 400 000’e yakın olgu ve 4500 ölüm saptandı.  Türkiye’de
saptanan
olgu sayısı 480’dir. Dünya Sağlık Örgütü, bu hızlı yayılma
nedeniyle,
pandemi düzeyini 6’çıkardı. Kuş gribi salgınında pandemi düzeyi 4’te
kalmıştı. Pandeminin 6 olması, artık her ülkede salgının
başlayabileceği
anlamına gelmektedir.  Olguların dışarıdan geleceğini düşünmek
yanıltıcı
olacaktır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Pandemik İnfluenza H1N1
salgını son
50 yılın en önemli salgınıdır.*

* *

*Hastalığın seyri*

*Salgının yaygın olması, ölün oranının yüksek olduğu anlamına gelmez.
Ö*lüm
oranı binde birin altındadır.  Özellikle gebeler ve aşırı kilolu
olanlarda
ölüm oranının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Ölümler, kronik
hastalığı
olanlarda daha yüksektir. Belirtileri mevsimsel gribe benzer, ateş,
öksürük,
boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrıları, başağrısı, titreme ve
yorgunluk ön
plandadır. Bazı kişilerde ishal ve kusma görülür. Zatürreye bağlı ciddi
hastalıklar ve ölümler olabilir.



*Bulaşma özellikleri*

Pandemik İnfluenza H1N1 infeksiyonu, 1-3 günlük kuluçka süresinden sonra
başlamakta ve hastalık 3-7 gün sürmektedir. İnsandan insana hapşırma ve
öksürme ile saçılan damlacıklar yoluyla yayılır. Ayrıca el teması da
önemlidir. Hasta olan kişiler belirtiler görülmeden bir gün önce ve
hastalık
boyunca infeksiyonu yayabilirler.



*Tanı*

İnfeksiyonun tanısı moleküler teknik (PZR) ile konulmaktadır. Bu test bu
konuda özelleşmiş merkez laboratuvarlar tarafından yapılmaktadır. Her
olguda
  laboratuvar tanısının konulması da gerekmez. Özellikle infeksiyonun
yayılmasının önlenmesi için testlerin yapılması önemlidir. Grip
tanısında
kullanılan diğer hızlı testlerin H1N1 gribi için duyarlılık ve
özgüllükleri
düşüktür ve hastalığın tanısında yeri yoktur.



*Tedavi*

Tedavide klasik gripte olduğu gibi oseltamivir veya zanamivir kullanılır. Bu
ilaçlar belirtiler görüldükten sonra ilk 2 günde kullanılmalıdır.
Ilaçlar
doktor kontrolünde kullanılmalı, grip için risk gruplarına tedavi
uygulanmalıdır. Ayrıca belirtilere yönelik ilaçlardan da yararlanılabilir.
Ağrı kesici olarak aspirin kullanılmamalı, parasetamol tercih
edilmelidir.  Korunma
amaçlı olarak, örneğin yurt dışına giderken ilaç alınması önerilmez.







*Aşı*

*Mevsimsel influenza aşısına ek olarak influenza H1N1 aşıları
uygulanacaktır. İnfluenza H1N1 aşısı gereken riskli gruplar;*

1.     Altı aydan 24 yaşa kadar olanlar

2.     Altı aydan küçük bebeklere bakanlar

3.     Gebeler

4.     24-65 yaş arasında kronik hastalığı olanlar

* *

*Aşının, yapıldığı gün ortaya çıkan hafif belirtiler (ateş,
koltukaltı lenf
düğümlerinin şişmesi) dışında ciddi yan etkisi yoktur. İleride ortaya
çıkacak yan etkiler ise bugünden bilinmemektedir. Aşılar, eczanelerde
satılmayacak, Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanacaktır.*

* *

*Aşı mevsimsel grip aşısının üretildiği yöntemle üretilmektedir. Uzun
süredir deneyimin olduğu  bir aşı olduğundan yan etkilerinin benzer
olacağı
düşünülmektedir. Aşıda koruyucu olarak timerosal yer almaktadır. Bazı
firmalar aşının koruyucu –antikor- yanıtını artırmak üzere aşıya
katkı
maddesi (adjuvan) eklemektedir. Bu madde de yine uzun süredir aşı üretiminde
kullanımda olan bir maddedir. *

* *

*Kişisel Korunma*

En etkin önlem ellerin yıkanmasıdır. Genel sağlık önlemlerine dikkat
etmek
gerekir, uykusuz kalınmamalı, fiziksel aktivite sağlanmalı, günlük stres
kontrol edilmeli, bol sıvı ve besleyici gıdalar alınmalıdır.  Hasta
kişilerle yakın temastan kaçınmalıdır. Cansız yüzeylerin çamaşır
suyuyla
silinmesi yeterlidir.

* *

*Başkalarına bulaştırmamak için ne yapmalı?*

·        Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun kapatılmalıdır.
Kullanılan
mendiller hemen çöpe atılmalıdır.

·        Eller sabunlu suyla yıkanmalı, su ve sabuna ulaşılamazsa alkollü
temizleyiciler  kullanılmalıdır. El hijyenine uyulması en önemli kontrol
önlemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

·        Eller ağız ve buruna götürülmemelidir, virus bu yolla
yayılabilir.

·        Hastalardan uzak durulmalıdır.

·        Hastalanınca vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır.

·        Hastalanınca okula ve işe gidilmemesi önerilir.

* *

*Bu süreçte öncelikle yapılması gerekenler;*

*1.     **Termal kameralar önemini yitirmiştir. Termal kameralar, gelinen
noktada uygulamadan kaldırılmalıdır; çünkü ülke içinden olgular
çıkabilmektedir. *

*2.     **Yurt dışından gelenlerin doldurması istenen formlar önemini
yitirmiştir.*

*3.     **Salgına yönelik çalışmalar ve hesaplamalar saydam bir şekilde
sunulmalıdır. Sunulan hesapların referansları ortaya konulmalıdır.*

*4.     **Resmi makamlarca halkı paniğe sevk edecek açıklamalardan
kaçınılmalıdır.*

*5.     **Aşı hakkında detaylı ve dogru bilgilendirme yapılmalıdır*
*Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki el yıkama koşullarının
iyileştirilmesini hedeflemelidir.*


[Non-text portions of this message have been removed]

#5661 From: seyhan selvi aslan <seyhanselvi@...>
Date: Sun Oct 25, 2009 7:18 am
Subject: Re: Doktor arkadaşımız FERIDUN CELIKMEN'DEN GELEN MAİL>>>>>>ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili bilimsel ve anlaşılır bir yazı daha.
seyhanselvi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
bu mail bos geldi...




________________________________
From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Sent: Sat, October 24, 2009 10:20:45 PM
Subject: [vejetaryen] Doktor arkadaşımız FERIDUN CELIKMEN'DEN GELEN
MAİL>>>>>>ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili bilimsel ve anlaşılır bir yazı
daha.

 
---------- Forwarded message ----------
From: Ferudun Celikmen <fcelikmen@gmail. com>
Date: 2009/10/24
Subject: [kemav] ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili bilimsel ve
anlaşılır bir
yazı daha. [1 Attachment]
To:

--
-Dusmanini affet ki senin icinde yasamasin (Ramtha)
-Gercek affedis ,"bana bu deneyimi yasattigin icin tesekkur
ederim"diyebilmekti r.

[Non-text portions of this message have been removed]







[Non-text portions of this message have been removed]

#5660 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Sat Oct 24, 2009 8:20 pm
Subject: Doktor arkadaşımız FERIDUN CELIKMEN'DEN GELEN MAİL>>>>>>ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili bilimsel ve anlaşılır bir yazı daha. [1 Attachment]
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
---------- Forwarded message ----------
From: Ferudun Celikmen <fcelikmen@...>
Date: 2009/10/24
Subject: [kemav] ÖNEMLİ - domuz gribi ile ilgili bilimsel ve anlaşılır bir
yazı daha. [1 Attachment]
To:





--
-Dusmanini affet ki senin icinde yasamasin (Ramtha)
-Gercek affedis ,"bana bu deneyimi yasattigin icin tesekkur
ederim"diyebilmektir.


[Non-text portions of this message have been removed]

#5659 From: emre kantarc <emrekantarci@...>
Date: Fri Oct 9, 2009 9:03 pm
Subject: Domuz gribi aşısı gerçeği (Sehir efsanesi degildir umarim)
emrekantarci
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Umarım yazılan kötü şeyler doğru değildir
 
 
 
 
*Sağlık bakanı Akdağ: Biz domuz gribi aşısını satın alma konusunda,
önde
gelen ülkelerdeniz* Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz gribine yönelik aşı
üretecek firmalarla görüştüklerini bildirerek, ``Biz aşıyı satın alma
konusunda masaya oturmuş, önde gelen ülkelerden biriyiz`` dedi.
http://www.tumgazeteler.com/?a=5189868
*Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 35-40 milyon doz domuz gribi aşısı almayı
planladıklarını , aşısının ilk partisinin Ekim ayında Türkiye'ye
getirileceğini söyledi.*
**

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12585355
*ÖNEMLİ! OKUYUN ve HERKESİN OKUMASINI SAĞLAYIN*
Dünyadaki diğer ülkeler, domuz gribinin labaratuvarda biyolojik silah olarak
üretildiğini ve insanlığın başına bela edildiği yazıyor. Domuz gribi
aşısıda
henüz geliştirilen ve içeriği açısından ölümcül tehlikeleri olan bir
ürün.
Åžimdiye kadar üç firma üretim yapmış:
GlaxoSmithKilne firmasının *Pandemrix http://en.wikipedia.org/wiki/Pandemrix
*, adlı aşısı.
Baxter International’ ın *H1N1* aşısı.
Her ikisininde henüz lisansı yok. Avrupa ilaçlar kuruluşu tarafından
onaylanmamış.
Novartis tarafından üretilen *Influenza A (H1N1) 2009 Monovalent* .
Amerikan’nın bazı eyaletlerinde zorunlu aşılamaya karşı tepkiler
artıyor.
Aşılardan ölümler meydana gelmekte. İngiltere ülkesinde kesinlikle böyle
bir
uygulama yapmayacağını söylüyor. Diğer ülkelerdede durum farklı değil.
Bu aşılar yapıldıgı takdirde:
- Guillain-Barre sendromu
- Vaskülit
- Felç
- Anafilaktik şok
- ve ölüme neden olabileceği duyuruluyor.
Ayrıca Novartis firmasının geliştirdiği ilacın yan etkilerini Novartisin
kendi labaratuvar sonuçlarından okuyabilirsiniz.
http://www.fluscam.com/Vaccine_Package_Inserts_files/Novartis_A-H1N1_2009_Monval\
ent_VaccinePackageInsert_BasedOn1980Approvalfor%20Fluvirin_UCM182242.pdf
Yukarıdaki siteden Novartis’in kendi resmi evrağında bulunan yan
etkilerden
bazıları:
 
*Local injection site reactions (including pain, pain limiting limb
movement, redness, swelling, warmth, ecchymosis, induration)
*Hot flashes/flushes
*Chills
*Fever
*Malaise
*Shivering
*Fatigue
*Asthenia
*Facial edema.
*Immune system disorders
*Hypersensitivity reactions (including throat and/or mouth edema)
*In rare cases, hypersensitivity reactions have lead to anaphylactic shock
and death
*Cardiovascular disorders
*Vasculitis (in rare cases with transient renal involvement)
*Syncope shortly after vaccination
*Digestive disorders
*Diarrhea
*Nausea
*Vomiting
*Abdominal pain.
*Blood and lymphatic disorders
*Local lymphadenopathy
*Transient thrombocytopenia.
*Metabolic and nutritional disorders
*Loss of appetite.
*Arthralgia
*Myalgia
*Myasthenia
*Nervous system disorders
*Headache
*Dizziness
*Neuralgia
*Paraesthesia
*Febrile convulsions
*Guillain-Barré Syndrome
*Myelitis (including encephalomyelitis and transverse myelitis)
*Neuropathy (including neuritis)
*Paralysis (including Bell’s Palsy)
*Respiratory disorders
*Dyspnea
*Chest pain
*Cough
*Pharyngitis
*Rhinitis
*Stevens-Johnson syndrome
*Pruritus
*Urticaria
*Rash (including non-specific, maculopapular, and vesiculobulbous) .

*AKILLI BAKANIMIZ DÜNYADAN BİR HABER, YAPTIĞI İLE ÖVÜNMEKTE. *
**
*Dünya ise gribe karşı vitamin takviyesi ve geçmişte kullanılan ilaçlarla
çözüm sunuyor. *
**
*Bakandan fayda yok! Domuz gribi ve tedavisi ile ilgili yakınlarımızı
bilgilendirelim. *
**
 


       ___________________________________________________________________
Yahoo! Türkiye açıldı!  http://yahoo.com.tr
İnternet üzerindeki en iyi içeriği Yahoo! Türkiye sizlere sunuyor!

[Non-text portions of this message have been removed]

#5658 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Fri Oct 9, 2009 11:15 am
Subject: Domuz gribi aşısı gerçeği (Sehir efsanesi degildir umarim)
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
*Sağlık bakanı Akdağ: Biz domuz gribi aşısını satın alma konusunda,
önde
gelen ülkelerdeniz*Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz gribine yönelik aşı
üretecek firmalarla görüştüklerini bildirerek, ``Biz aşıyı satın alma
konusunda masaya oturmuş, önde gelen ülkelerden biriyiz`` dedi.
http://www.tumgazeteler.com/?a=5189868

*Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 35-40 milyon doz domuz gribi aşısı almayı
planladıklarını, aşısının ilk partisinin Ekim ayında Türkiye'ye
getirileceğini söyledi.*
**
*http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12585355*


*ÖNEMLİ! OKUYUN ve HERKESİN OKUMASINI SAĞLAYIN*

Dünyadaki diğer ülkeler, domuz gribinin labaratuvarda biyolojik silah olarak
üretildiğini ve insanlığın başına bela edildiği yazıyor. Domuz gribi
aşısıda
henüz geliştirilen ve içeriği açısından ölümcül tehlikeleri olan bir
ürün.

Şimdiye kadar üç firma üretim yapmış:

GlaxoSmithKilne firmasının *Pandemrix<http://en.wikipedia.org/wiki/Pandemrix>
*, adlı aşısı.

Baxter International’ ın *H1N1* aşısı.

Her ikisininde henüz lisansı yok. Avrupa ilaçlar kuruluşu tarafından
onaylanmamış.

Novartis tarafından üretilen *Influenza A (H1N1) 2009 Monovalent* .

Amerikan’nın bazı eyaletlerinde zorunlu aşılamaya karşı tepkiler
artıyor.
Aşılardan ölümler meydana gelmekte. İngiltere ülkesinde kesinlikle böyle
bir
uygulama yapmayacağını söylüyor. Diğer ülkelerdede durum farklı değil.

Bu aşılar yapıldıgı takdirde:


-         Guillain-Barre sendromu

-         Vaskülit

-         Felç

-         Anafilaktik şok

-         ve ölüme neden olabileceği duyuruluyor.

Ayrıca Novartis firmasının geliştirdiği ilacın yan etkilerini Novartisin
kendi labaratuvar sonuçlarından okuyabilirsiniz.

http://www.fluscam.com/Vaccine_Package_Inserts_files/Novartis_A-H1N1_2009_Monval\
ent_VaccinePackageInsert_BasedOn1980Approvalfor%20Fluvirin_UCM182242.pdf

Yukarıdaki siteden Novartis’in kendi resmi evrağında bulunan yan etkilerden
bazıları:

*Local injection site reactions (including pain, pain limiting limb
movement, redness, swelling, warmth, ecchymosis, induration)
*Hot flashes/flushes
*Chills
*Fever
*Malaise
*Shivering
*Fatigue
*Asthenia
*Facial edema.
*Immune system disorders
*Hypersensitivity reactions (including throat and/or mouth edema)
*In rare cases, hypersensitivity reactions have lead to anaphylactic shock
and death
*Cardiovascular disorders
*Vasculitis (in rare cases with transient renal involvement)
*Syncope shortly after vaccination
*Digestive disorders
*Diarrhea
*Nausea
*Vomiting
*Abdominal pain.
*Blood and lymphatic disorders
*Local lymphadenopathy
*Transient thrombocytopenia.
*Metabolic and nutritional disorders
*Loss of appetite.
*Arthralgia
*Myalgia
*Myasthenia
*Nervous system disorders
*Headache
*Dizziness
*Neuralgia
*Paraesthesia
*Febrile convulsions
*Guillain-Barré Syndrome
*Myelitis (including encephalomyelitis and transverse myelitis)
*Neuropathy (including neuritis)
*Paralysis (including Bell’s Palsy)
*Respiratory disorders
*Dyspnea
*Chest pain
*Cough
*Pharyngitis
*Rhinitis
*Stevens-Johnson syndrome
*Pruritus
*Urticaria
*Rash (including non-specific, maculopapular, and vesiculobulbous).

*AKILLI BAKANIMIZ DÜNYADAN BİR HABER, YAPTIĞI İLE ÖVÜNMEKTE. *
**
*Dünya ise gribe karşı vitamin takviyesi ve geçmişte kullanılan ilaçlarla
çözüm sunuyor.  *
**
*Bakandan fayda yok! Domuz gribi ve tedavisi ile ilgili yakınlarımızı
bilgilendirelim.*
**

   ----------

---------- Ynlendirilmi ileti ----------
Kimden: trel varas <varas@...>
Tarih: 07 Ekim 2009 10:02
Konu: Fw: Domuz gribi as gerei- PAYLAALIM
Kime: Zeynep Aynagoz <zaynagoz@...>, zarenalbantyan <
zarenalbantyan@...>, yaln oban <yalcin.coban@...>, tekin
soytrk <tekin.usta.58@...>, semra barlass <barlass@...>,
pnar varas <pinar.varas@...>, mete varas <mvaras@...>,
mehmet akay <akay.sezer@...>, Karnik Ozkan <karnikozkan@...>,
Glah altnapa <g.altinapa@...>, erman grgl <
ermangorgulu@...>, bahadr meng <gunesvemagma@...>, Aynur
Kurucu <aynurak14@...>, ATLLA ETNER <aticet@...>, Ahmet
Tollu <atollu@...>


  *Subject:* FW: Domuz gribi as gerei- PAYLAALIM



------------------------------
Date: Mon, 5 Oct 2009 23:55:01 +0300
Subject: Fwd: Fw: FW: Domuz gribi as gerei- PAYLAALIM
From: aytoaksoy@...
To: ayto.uk@...



---------- Ynlendirilmi ileti ----------
Kimden: *Erdemir Arel* <arel.erdemir@...>
Tarih: 05 Ekim 2009 16:14
Konu: Fwd: Fw: FW: Domuz gribi as gerei- PAYLAALIM
Kime:




---------- Ynlendirilmi ileti ----------
Tarih: 05 Ekim 2009 15:15
Konu: Fw: FW: Domuz gribi as gerei- PAYLAALIM
Kime:



----- Original Message ----- *Sent:* Saturday, October 03, 2009 9:34 PM
*Subject:* Fwd: FW: Domuz gribi as gerei- PAYLAALIM



------------------------------








  ----- Forwarded Message ----
*Salk bakan Akda: Biz domuz gribi asn satn alma konusunda, nde
gelen lkelerdeniz*Salk Bakan Recep Akda, domuz gribine ynelik a
retecek firmalarla grtklerini bildirerek, ``Biz ay satn alma
konusunda masaya oturmu, nde gelen lkelerden biriyiz`` dedi.
http://www.tumgazeteler.com/?a=5189868

*Salk Bakan Recep Akda, 35-40 milyon doz domuz gribi as almay
planladklarn, asnn ilk partisinin Ekim aynda Trkiye'ye
getirileceini syledi.*
**
*http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12585355*


*NEML! OKUYUN ve HERKESN OKUMASINI SALAYIN*

Dnyadaki dier lkeler, domuz gribinin labaratuvarda biyolojik silah olarak
retildiini ve insanln bana bela edildii yazyor. Domuz gribi asda
henz gelitirilen ve ierii asndan lmcl tehlikeleri olan bir rn.

imdiye kadar  firma retim yapm:

GlaxoSmithKilne firmasnn *Pandemrix<http://en.wikipedia.org/wiki/Pandemrix>
*, adl as.

Baxter International' n *H1N1* as.

Her ikisininde henz lisans yok. Avrupa ilalar kuruluu tarafndan
onaylanmam.

Novartis tarafndan retilen *Influenza A (H1N1) 2009 Monovalent* .

Amerikan'nn baz eyaletlerinde zorunlu alamaya kar tepkiler artyor.
Alardan lmler meydana gelmekte. ngiltere lkesinde kesinlikle byle bir
uygulama yapmayacan sylyor. Dier lkelerdede durum farkl deil.

Bu alar yapldg takdirde:


-         Guillain-Barre sendromu

-         Vasklit

-         Fel

-         Anafilaktik ok

-         ve lme neden olabilecei duyuruluyor.

Ayrca Novartis firmasnn gelitirdii ilacn yan etkilerini Novartisin
kendi labaratuvar sonularndan okuyabilirsiniz.

http://www.fluscam.com/Vaccine_Package_Inserts_files/Novartis_A-H1N1_2009_Monval\
ent_VaccinePackageInsert_BasedOn1980Approvalfor%20Fluvirin_UCM182242.pdf

Yukardaki siteden Novartis'in kendi resmi evranda bulunan yan etkilerden
bazlar:

*Local injection site reactions (including pain, pain limiting limb
movement, redness, swelling, warmth, ecchymosis, induration)
*Hot flashes/flushes
*Chills
*Fever
*Malaise
*Shivering
*Fatigue
*Asthenia
*Facial edema.
*Immune system disorders
*Hypersensitivity reactions (including throat and/or mouth edema)
*In rare cases, hypersensitivity reactions have lead to anaphylactic shock
and death
*Cardiovascular disorders
*Vasculitis (in rare cases with transient renal involvement)
*Syncope shortly after vaccination
*Digestive disorders
*Diarrhea
*Nausea
*Vomiting
*Abdominal pain.
*Blood and lymphatic disorders
*Local lymphadenopathy
*Transient thrombocytopenia.
*Metabolic and nutritional disorders
*Loss of appetite.
*Arthralgia
*Myalgia
*Myasthenia
*Nervous system disorders
*Headache
*Dizziness
*Neuralgia
*Paraesthesia
*Febrile convulsions
*Guillain-Barr Syndrome
*Myelitis (including encephalomyelitis and transverse myelitis)
*Neuropathy (including neuritis)
*Paralysis (including Bell's Palsy)
*Respiratory disorders
*Dyspnea
*Chest pain
*Cough
*Pharyngitis
*Rhinitis
*Stevens-Johnson syndrome
*Pruritus
*Urticaria
*Rash (including non-specific, maculopapular, and vesiculobulbous).

*AKILLI BAKANIMIZ DNYADAN BR HABER, YAPTII LE VNMEKTE. *
**
*Dnya ise gribe kar vitamin takviyesi ve gemite kullanlan ilalarla
zm sunuyor.  *
**
*Bakandan fayda yok! Domuz gribi ve tedavisi ile ilgili yaknlarmz
bilgilendirelim.*
**

  ------------------------------
Hotmail(R) has ever-growing storage! Don't worry about storage limits. Check
it
out.<http://windowslive.com/Tutorial/Hotmail/Storage?ocid=TXT_TAGLM_WL_HM_Tutori\
al_Storage_062009>



------------------------------
Your E-mail and More On-the-Go. Get Windows Live Hotmail Free. Sign up
now.<http://clk.atdmt.com/GBL/go/171222985/direct/01/>
------------------------------
kolla in resten av Windows Live(tm). Inte bara e-post - Windows Live(tm) r
mycket
mer n din inkorg. Mer n bara
meddelanden<http://www.microsoft.com/windows/windowslive/>




------------------------------
Windows Live Hotmail: Arkadalarnz Facebook'taki gncellemelerinizi
dorudan Hotmail(R)'den
grr.<http://www.microsoft.com/windows/windowslive/see-it-in-action/social-netw\
ork-basics.aspx?ocid=PID23461::T:WLMTAGL:ON:WL:tr-tr:SI_SB_4:092009>

[Non-text portions of this message have been removed]

#5657 From: Mustafa Dorsay <dorsay@...>
Date: Thu Oct 8, 2009 6:22 am
Subject: Fwd: Oil Pulling, Wonderful Therapy, An Ancient Ayurvedic Method for Great Health
dorsaymustafa
Offline Offline
Send Email Send Email
 
bilginize.


saglicakla kalin.

m u s t a f a d o r s a y


Begin forwarded message:
>
>
>
> The greatest wealth is health
> OilPulling || Ayurveda || Yoga || HealthyCooking || HealthyHabits
> || Usefulllinks || Disclaimer ||
> OilpullingTherapy QuickLinks:
>
> OilPullingMethod || Precautions || OilPullingResults ||
> FrequentlyAskedQuestions || DiseasesCured || OilPullingSecrets ||
> OilPullingSCAM ||
>
> UserExperiences || FreeEBOOKS || References/Books ||
> OilPullingVideos || OilPullingResearch/WhitePapers ||
> NewsPaperArticles
>
> You are here>> Home
> Dr. (med.) Karach said the OP heals totally head-aches,
> bronchitis, tooth pain, thrombosis, eczema, ulcers and diseases of
> stomach, intestines, heart, blood, kidney, liver, lungs and womens
> diseases. It heals diseases of nerves, paralysis, and encephalitis.
> It prevents the growth of malignant tumors, cuts and heals them.
> Chronic sleeplessness is cured.
>
> BE CAUTIONED : Oil Pulling Therapy is a very simple process, Many
> people try to get a profit from filling their books with garbage
> and in the end what you would get is how to practice this process
> as explained in How to do Oil Pulling . There is nothing else you
> would learn more from those books. Pl. don't spend your valuable
> time and money in buying any book on oilpulling. Read More Here
>
> Oilpulling is an Ayurveda process, it works on the ROOT CAUSE hence
> takes significant amount of time in giving you back the results
> what you desire. The timeframe depends on an individual. Hence pl.
> don't expect a MAJIC PILL kind of treatment overnight. Read More Here.
>
> Send your questions and concerns to info@... Visit our
> Sponsors
> Back Ground
>
> Download Dr. F. Karach Article Dr. F. Karach, M.D., presented a
> paper before the All-Ukrainian Association. The meeting was
> attended by oncologists and bacteriologists belonging to the
> Academy of Science of the USSR. Dr. Karach explained an unusual
> simple healing process using cold-pressed oils.
>
> The results of this therapy invoked astonishment and doubt concerning
>
>
> the contents of his report. However, after further examining the
> workings of the oil therapy, one has but to then test it on oneself
> to prove its validity and effectiveness. It is most astonishing
> that such results can be achieved with this absolutely harmless
> biological healing method. This simple method makes it possible to
> effectively treat the most varied diseases, in some cases enabling
> one to avoid surgical intervention and the taking of medications
> that can have harmful side effects.The exciting factor of this
> healing method is its simplicity. It consists of swishing cold-
> pressed oil in the mouth( Sunflower or Seasme, Pl. note you don't
> need to go for organic oils only, A normal refined sunflower oil
> bought from any supermarket proven to be effective in many people).
> The healing process is accomplished by the human organism on its
> own. In this way it is possible to heal cells, tissue and all
> organs simultaneously; the body itself gets rid of toxic waste
> without disturbing the healthy microflora. Dr. Karach says human
> beings are living only half their life span. They could potentially
> live healthy to be 140 to 150 years old.
> The method
>
> In the morning before breakfast on an empty stomach you take one
> tablespoon in the mouth but do not swallow it. Move Oil Slowly in
> the mouth as rinsing or swishing and Dr Karach puts it as ' sip,
> suck and pull through the teeth' for fifteen to twenty minutes.
> This process makes oil thoroughly mixed with saliva. Swishing
> activates the enzymes and the enzymes draw toxins out of the blood.
> The oil must not be swallowed, for it has become toxic. As the
> process continues, the oil gets thinner and white. If the oil is
> still yellow, it has not been pulled long enough.It is then spit
> from the mouth , the oral cavity must be thoroughly rinsed and
> mouth must be washed thoroughly. Just use normal tap water and good
> old fingers to clean.
>
> Clean the sink properly, you can use some antibacterial soap to
> clean the sink. Because the spittle contains harmful bacteria and
> toxic bodily waste. If one were to see one drop of this liquid
> magnified 600 times under a microscope, one would see microbes in
> their first stage of development.
> It is important to understand that during the oil-pulling/swishing
> process one's metabolism is intensified. This leads to improved
> health. One of the most striking results of this process is the
> fastening of loose teeth, the elimination of bleeding gums and the
> visible whitening of the teeth.
> The oil pulling /swishing is done best before breakfast. To
> accelerate the healing process, it can be repeated three times a
> day, but always before meals on an empty stomach. For STEP BY STEP
> Approach Click here
>
> Precautions
>
>
>
> (a) Do not swallow. The oil should be spat out. But inadvertently
> if you swallow there is nothing to worry. It will go out through
> faeces. Nothing is to be done.
> (b) If you are allergic to a particular brand of oil, change the
> brand of oil or oil itself to different oil.
> (c) Sunflower and Sesame oil have been found to be equally
> effective in curing diseases. Other oils were not found to be as
> good. Do not blame oil pulling by practicing with other oils. Use
> refined oils.
> Results of Oil Pulling
>
> The result of this healing research has attracted amazement and
> resulted in further research. This additional research concerning
> Oil Therapy has now been thoroughly documented, especially with
> regard to physiological similarities between individuals. It is
> surprising that through this biological healing method a wide
> variety of symptoms have unquestionably disappeared without any
> side-effects. This simple method makes it possible completely heal
> such a wide variety of diseases which would normally be treated by
> an operation or by powerful or potent Drugs, usually with
> significant side-effects.
> The simplicity of this healing system in which Oil is swirled
> backwards and forwards in the mouth, is due to the stimulating
> effect which it has on the body's eliminatory system.
> Through this method it is possible to heal individual cells, cell
> conglomerates such as lymph nodes and more complex tissues such as
> internal organs simultaneously. This occurs because the beneficial
> microflora throughout the body are provided with a healthy
> continuum. Without this natural bodily intrusive element evinced by
> the microflora the usual pattern of human health tends to lean
> towards illness rather than wellness. Dr. Karach anticipates that
> regular application of this treatment by reversing this process so
> that wellness is the dominant state of the human body is likely to
> increase the average human lifespan to approximately 150 years,
> double the present life expectancy.
> Dr. Karach is supported in this view by other colleagues in the
> world. By means of this treatment {Oil } it is invariably the
> result that diseases like migraine headaches, bronchitis, diseased
> teeth, arterio thrombosis, chronic blood disorders such as
> leukemia, arthritis and related illnesses, neuro physiological
> paralysis, eczema, gastro enteritis, peritonitis, heart disease,
> kidney disease, meningitis, and womens hormonal disorders are
> completely eliminated from the organism. The benefit of Dr.
> Karach's method is that the oil therapy heals the whole body in
> perpetuity. In terminal diseases such as cancer, Aids and chronic
> infections this treatment method has been shown to successfully
> replace all others. Dr. Karach has successfully healed a chronic
> leukemia patient with 15 years of harsh treatment methods behind
> him. Acute arthritis in 1 patient who was totally bedridden was
> removed from his body in 3 days with no inflammation apparent.
> NOTE: The recommended oils to use are Sunflower Oil, Seasme Oil. We
> are receiving many emails about which oil to use. Our experience
> with thousands of people across the globe says USE COLD PRESSED OIL
> as first choice, if it is not available use REFINED OIL ( which
> seems to be effective in the process too). We have observed that
> any oil other than SUNFLOWER or SEASME may not be effective.
> Please read disclaimer before using the information on this website
>
> home || privacy ||  Copyright 2005-2006 oilpulling.com, All Rights
> Reserved
>
>
>



[Non-text portions of this message have been removed]

#5656 From: Can Baskent <cbaskent@...>
Date: Mon Sep 28, 2009 8:14 pm
Subject: Yeni bir Kitap
canbaskent
Offline Offline
Send Email Send Email
 
http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa.php?KartNo=53627



Can BASKENT
www.canbaskent.net
can@...



[Non-text portions of this message have been removed]

#5655 From: <ozlem.kurt@...>
Date: Mon Sep 28, 2009 1:22 pm
Subject: Vejetaryen Kulubu Davet
ginger_ozi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhabalar,



Vejetaryen Kulubu adina Ebru Ariman hanimin mailini sizlerle paylasiyorum,

Sevgilerimle

Ozlem









Vejetaryen Kulubu , Avrupa Vejetaryenler Birligi (EVU) ve Uluslararasi
Vejetaryenler Birligi'nin (IVU) tam uyesi - Turkiye'deki partneridir. Ayrica
Dunya Vejetaryen Haftasi (WVW) ve "Etsiz Gunler" organizasyonlarinin uyesi ve
destekcisidir. Sitenin guncellenen uluslararasi haber altyapisi EVANA (Avrupa
Vejetaryen Haber Servisi) tarafindan hazirlanmaktadir.

Dunya Vejetaryen Haftasina yaklastigimiz bu gunlerde "Etsiz Gunler"e ve Dunya
Vejetaryen Haftasi'na Turkiye ayaginda siz de destek verin.

lerleyen donemlerde Avrupa'daki vejetaryen dostalarimizla duzenleyecegimiz
etkinliklerde yanimizda olun.

Site uyeligi ucretsizdir.



Gorusmek uzere,

www.vejetaryenkulubu.com








The information contained in this e-mail message may be privileged,
confidential, and protected from disclosure. Any unauthorized use, printing,
copying, disclosure or dissemination of this communication may be subject to
legal restriction or sanction. If you think that you have received this e-mail
message in error, please reply to the sender and delete this message from your
computer.



[Non-text portions of this message have been removed]

#5654 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Fri Sep 18, 2009 12:41 pm
Subject: Bayramınız Kutlu Olsun ...
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
*Çok **eskide kaldı el öpmeler, kenarı dantelli mendiller içinde
şekerler,
**
avuca zor sığan kocaman 2,5 liralık bayram harçlıkları...
** ***

*Postacının getirdiği, uzaktaki dostların  bayramı kutlayan  bayram
kartları... *

*Aniden yok oldular, yittiler eskilerde bir yerlerde.**

**Yıllarca sadece seyahate gidenler tesadüfen karşılaştılarsa
kutladılar**
birbirlerinin bayramlarını.

Artık bayramlar sadece birer "fırsat" oldu, yorgun bedenlerin dinlenmesi
için...

Ve bir gün sanal alemle tanıştık ve yeniden hatırladık bayramlaşmanın
keyfini...

Kenarı dantelli mendiller, parlak kağıda sarılı şekerler, madeni** **2,5
liralık ***

*bayram harçlıkları yoktu belki ama bir küçük haber vardı dostlardan; **
uzun süredir karşılaşmadığın, hala aynı adreste olup olmadığını
  bilmediğin...

Olsun...Sanal da olsa hatırlandığını, unutulmadığını öğrendiğin..**
*

*...Ve eski, tek yaprak bayram kartlarında yazıldığı gibi:  *



****

*Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun**...*



  **


[Non-text portions of this message have been removed]

#5653 From: Yldz Aylin <spacessound12@...>
Date: Thu Sep 17, 2009 4:44 pm
Subject: Yunuslar iin sesin ksn dnya!!!
spacessound...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Arkadalar ne yapabiliriz bu konuda??











Yunuslar iin sesin ksn dnya!




Dnyann ylece bakakald bir cinayet, bir katliam...Her yl eyll aynda
Japonya'da etleri iin avlanan yunuslarn lmne sessizce tanklk eden
dnyann artk sesi kmal! Biri bu avcla dur demeli!



Japonya'da her sonbahar mevsiminde olduu gibi bu sonbaharda da kanl yunus av
balad. lkenin gneyindeki balk ky Taiji'de yaplan katliam btn dnya
sessizce seyrediyor.

te yandan denizdeki kirlilikten en ok zarar gren yunus ve balinalarn etinde
kabul edilebilir dzeyin 4 ila 36 kat arasnda deien civa saptand
belirtilirken, Japon Hkmeti, yunus etinin yenmesinde bir saknca olmadn
savunuyor.

Hayvan haklar koruyucular eti iin avlanan yunuslarn insanlar zehirleme
ihtimalleri bulunduunu belirtirken, her yl Japonya'da 2 bine yakn yunus 'et'
iin avlanyor.

Eyll ay banda balayan yunus katliamn nlemek isteyen sivil rgtn
yneticisi Ruc O'Bray, btn dnyann bu vahete seyirci kalmasndan ikayeti.



  -




.












Anlarnz istediiniz herkesle evrimii paylan.
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Hayat her koulda paylamaya deer.
Gnlnz karsnda ruhen rlplak kalmay gze alabileceiniz belki de tek
dostunuz.

Bu mesaj u gruba ye olduunuz iin aldnz: Google Gruplar "Krmz
Gnlk" grubu.

Bu gruba posta gndermek iin, mail atn :
kirmizigunluk@googlegroups.com

Bu gruba yeliinizi sonlandrmak iin u adrese e-posta gnderin:
kirmizigunluk+unsubscribe@googlegroups.com

yeni yelik veya yelik iptali iin:

kirmizigunluk@...

Grup Arivi in:
http://groups.google.com.tr/group/kirmizigunluk?hl=tr?hl=tr adresinde
bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---



_________________________________________________________________
Anlarnz istediiniz herkesle evrimii paylan.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/products/photos-share.aspx?\
tab=1

[Non-text portions of this message have been removed]

#5652 From: <ozlem.kurt@...>
Date: Tue Sep 15, 2009 1:21 pm
Subject: calisan ciftin yalniz kedisi
ginger_ozi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhabalar,

Sizlerle paylasmak istedigim bir seyim var ;
biz kari koca calisiyoruz evde 1 yasinda yaramaz astimi olan gri bir
oglumuz var,
aslinda kara kizimiza hem arkadas olsun dedik hem de barinaktan son anda
olmek uzereyken kurtardik onu,
fakat kara kizimiza annem el koydu cunku ikisi hicbir sekilde
anlasamadi,
sorun surada sabahlari yolumuza yatiyor gitmeyelim diye, evde bizi
istiyor, butun gun miyavliyormus,
fakat baska bir kediye de tahammulu yok, tatile giderken yasadik bu
durumu,
allerjik astimi da tatil icin onu 10 kedili teyzemin evine biraktiktan
sonra cikti,
Acaba cok mu duygusal dusunuyorum, kedicik butun gun evde yalniz bizi
bekliyor, ben is cikisi anneme babama bir arkadasima bile gitmeden
eve kosturuyorum yeter ki yalniz kalmasin diye,
Annem evde oturan birisine ver diyor ama ben ayrilamam ondan butun gun
burnumda tutuyor zaten, benim gibi calisip da evde kedisi yalniz olan
var mi
aranizda?
Onu vermekle mi haksizlik yapmis oluyorum yoksa vermemekle mi?

Sevgilerimle,
Ozlem




The information contained in this e-mail message may be privileged,
confidential, and protected from disclosure. Any unauthorized use, printing,
copying, disclosure or dissemination of this communication may be subject to
legal restriction or sanction. If you think that you have received this e-mail
message in error, please reply to the sender and delete this message from your
computer.



[Non-text portions of this message have been removed]

#5651 From: Yldz Aylin <spacessound12@...>
Date: Tue Sep 15, 2009 12:52 pm
Subject: Depreme gerekten hazr msnz?
spacessound...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
DEPREM ANINDA...
Adim Doug Copp. Dunyanin en tecrubeli kurtarma birimi Amerikan Uluslararasi
Kurtarma Ekibinin Kurtarma sefi ve afet olaylari muduruyum. Bu makaledeki
bilgiler bir deprem aninda hayat kurtaracaktir.

Icinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yiktik. On maket "comel ve
korun" metodunu uygularken, 10 maket "hayat ucgeni" metodumu uyguladi.
Tasarlanmis yikimdan sonra goruntuleri filme almak ve sonuclari belgelemek icin
enkazi gecip binaya girdik. Bina yikimlarinda olusabilecek sartlar dhilinde
direkt olarak gozlemlenebilen ve bilimsel sartlar altinda hayatta kalma
tekniklerimi uyguladigim film "comelip korunan/saklanan" kisiler icin hayatta
kalma sansinin sifir oldugunu ortaya koydu. Hayat ucgeni metodumu kullananlar
icin hayatta kalabilme sansi yaklasIk olarak % 100 oldu. Bu film Turkiye'de ve
Avrupa'nin geri kalan kisminda milyonlarca izleyici tarafindan izlendi. Bu film
ABD, Kanada ve Guney Amerika'da Real TV programinda izlendi.

Enkazina girdigim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Butun
cocuklar siralarinin altindaydi. Her bir cocuk kemiklerinin kalinligina kadar
ezilmislerdi. Siralarinin yanindaki koridorlara uzanmis olsalardi hayatta kalmis
olabilirlerdi. Bu "ayipti, gereksizdi" ve cocuklarin neden koridorlarda
(siralarin arasinda) olmadigini merak ettim. O an, cocuklara bir seyin/esyanin
altina saklanmalarinin soylendigini bilmiyordum.

Basitce ifade edilirse, binalar yikilirken, objelerin uzerine dusen tavan
agirligi veya icerideki mobilyalar bu nesnelere carparken yanlarinda bir yer,
bosluk birakirlar. Bu bosluk benim "hayat ucgeni" dedigim alandir. Nesne ne
kadar buyuk ve ne kadar dayanikli olursa daha az ezilecektir. Nesneler ne kadar
az ezilirse bosluk ve bu boslugu kullanan kisinin yaralanmama olasiligi o kadar
artar. Bir dahaki sefere televizyonda yikilan bina izlerken gordugun ucgenleri
say. Her yerdeler. Yikilan bir binada goreceginiz en yaygin bicimdir.
1) Binalar cokerken basitce "comelen ve korunan" kisiler istisnasiz her
defasinda ezilerek oluyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altina giren kisiler
her zaman ezilirler.
2) Kediler, kopekler ve bebeklerin hepsi dogal bir sekilde dizlerini ana
rahmindeki gibi karinlarina dogru cekerek kivrilirlar. Deprem aninda sizde bu
sekilde kivrilmalisiniz. Bu dogal bir guvenlik ve hayatta kalma icgudusudur.
Daha kucuk bir boslukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifce ezilecek ama yaninda
bosluk yaratacak bir kanepenin, genis buyuk bir esyanin yaninda dur.
3) Ahsap evler deprem anindaki en guvenli yapilardir. Sebebi basittir; ahsap
esnektir ve depremin zorlamasiyla hareket eder. Eger ahsap bina cokerse genis
yasam bosluklari olusur. Ayrica, ahsap binalar daha az yogunlukta yikilis
agirligina sahiptir. Tugla binalar ayri tugla parcalarina ayrilacaklardir.
Tuglalar bircok yaralanmalara sebep olacaktir, ama (beton)bloklardan daha az
ezilmis vucutlar yaratirlar.
4) Eger gece yataktayken deprem olursa, basitce yuvarlanarak yataktan dusun.
Yatagin cevresinde guvenli bir bosluk olusacaktir. Oteller musterilerine deprem
aninda yataklarin yaninda yere uzanmalarini salik veren bir uyari notunu
odalarda her kapinin arkasina asarlarsa depremlerde cok buyuk hayatta kalma
oranlarini saglayabilirler.
5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapidan veya pencereden disari
kacmak mumkun degilse, kanepe veya buyuk bir koltugun/sandalyenin yaninda cenin
pozisyonunda kivrilarak yere uzanin.
6) Bina cokerken Kapi kirislerinin altina gecen herkes olur... Nasil mi? Eger
kapi kirislerinin altina gecerseniz ve kapi kirisi one veya arkaya dogru dusurse
inen tavanin altinda ezilirsiniz. Eger kapi kirisi yana dogru yikilirsa ikiye
bolunursunuz. Her iki durumda da olursunuz!
7) Hicbir zaman merdivenlere gitmeyin/yonelmeyin. Merdivenler (ana binadan)
farkli bir "frekans araligina" sahiptir; ana binadan bagimsiz/ayri olarak
sarsilirlar. Merdivenler ve binanin geri kalani devamli olarak birbirlerine
carparlar, ta ki merdivenlerin yikilisi gerceklesene kadar. Merdivenlere ulasan
insanlar basamaklar yuzunden yaralanirlar. Korkunc sekilde sakatlanirlar. Bina
yikilmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanin hasar gormesi en
muhtemel kismidir. Depremde yikilmamis olsa dahi, merdivenler bagirarak kacmaya
calisan insanlarin asiri yuklenmesi ile cokebilir. Merdivenler binanin geri
kalan kismi zarar gormemis olsa dahi her zaman guvenlik acisindan kontrolden
gecirilmelidir.
8) Binanin dis duvarlarina yakin yerlerde durun, mumkunse disina cikin. Binanin
ic kisimlarindansa dis kisimlarina yakin yerlerde olmak cok daha iyidir. Binanin
dis cevresinden ne kadar iceride olursaniz, cikis yolunuzun kapanma ihtimali o
kadar artacaktir.
9) Aynen Nimiz yolundaki katlar arasindaki (yikilan) bloklarin meydana getirdigi
gibi, deprem aninda ust yolun yikilmasiyla ezilen araclarin icinde bulunan
insanlar ezilirler. SanFransisco depreminin kurbanlarinin hepsi araclarinin
icindeydiler. Hepsi oldu. Araclarinin disina cikip, aracin yanina uzanip veya
oturarak kolaylikla hayatta kalabilirlerdi. Olen herkes eger araclarindan cikip,
araclarinin yanina oturabilseler veya uzanabilselerdi yasiyor olabilirdi. Ezilen
butun araclarin yaninda-kolonlarin direkt olarak uzerine dustugu araclar haric-
3 feet yukseklikte bosluklar olusmustu.
10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve cok miktarda kagidin oldugu ofisleri
dolasirken kagidin sIkismadigini/ezilmedigini kesfettim. Kgit
yiginlarinin/kumelerinin etrafinda genis bosluklar bulunur/olusur.













Konutlarda deprem aninda nasil hareket edilmeli?

Deprem aninda hizli ve kararli hareket etmeniz gerekmektedir.
Onceden planlanmamis bir sekilde hareket etmemeniz panige sebep olur.
Onceden bir eylem plani olusturmak bu nedenle onemlidir.



SUREKLI HATIRLAMANIZ GEREKEN SEY

Deprem aninda tehlikenin asagidan degil yukaridan gelecegi.
Dolayisiyla nerede olursaniz olun, gozunuz yukarida, olasi tehlikeleri gozler
durumda olsun!



Zemin (giris) katinda iseniz,

Deprem aninda binadan kacmak icin sadece 10 saniyeniz var. Bu durumda giris kat
disinda kacis icin yeterli zamaniniz yok. Zemin katinda iseniz, derhal disari
cikin. Ancak disari cikmaniz binanin olusturdugu tehlikeden uzaklastiginiz
anlamina gelmez. Binanin yikim golgesinden bir an once uzaklasmaniz gerekmekte.
Boyle bir zamaniniz ve olanaginiz yok ise disarida bir aracin yanina (asla icine
ya da altina degil) cenin pozisyonunda (yine yukariyi gozler durumda) uzanin.
Acik havada yukaridan gelecek tehlikelere karsi (dusen nesneler, elektrik
kablolari vs.gibi) en emin yer bir agac altidir.



Ust katlarda iseniz,

Asla binadan cikarak kacmaya calismayin. Unutmayin, yeterli zamaniniz olmayacak.
Asla merdivene cikmayin, hatta daire kapiniza bile gitmeyin. Cunku, binalarin en
zayif yerleri merdivenleri. Binaniz saglam kalmasina ragmen,merdivenlerinizin
yikilma olasiligi var. Asla balkona cikmayin. Balkonlar binalarin zayif ve
desteksiz bolumleri. Asansore asla ama asla binmeyin. Sarsinti aninda asansorler
binadan bagimsiz hareket eder. Her deprem sonrasinda asansorlere bakim
yaptirilmasinda buyuk fayda var. Pencerelere yaklasmayin. Deprem aninda camlarin
patlayarak 6 metreye kadar cam firlattigi bilinmekte.



Siginabileceginiz mekanlar

Salon ve yatak odalari icindeki esyalarin niteligi dolayisiyla siginmak icin en
kotu mekanlar. Cok caresiz kalmissaniz dahi, yatakta yatarak beklemeyin, en kotu
ihtimalle yataktan dusun. Gardrobun ustunuze dusmesinden korunabilirsiniz. Beyaz
esya onleri (devrilme riski olan buzdolabi haric) en iyi siginma mekanlaridir.
Mutfakta firin, bulasik makinesi ve derin dondurucu onu, banyoda camasir
makinesi veya dokum kuvet onu gibi. Bu tip esyalar ezilme durumunda yere
yapisacak kadar ezilmezler ve size bir yasam alani saglarlar. Kurtarma
ekiplerinin oncelikle bakacagi mekanlar, mutfak ve banyo olacaktir.




Nasil Siginilmali?

Unutmayin, onceden bir eylem planiniz olmasi size zaman kazandirir. Aile olarak,
mutlaka onceden nerelere kimlerin siginacaginin planini yapin. Deprem aninda
siginma noktalarina giderken birbirinizle konusarak haberlesin. Siginma
noktanizda cenin pozisyonunu alin. Insanin en yasamsal bolgeleri bas, karin ve
gogus boslugudur. Bu pozisyon sizin bu bolgelerinizi koruma altina almanizi
saglar. Unutmayin, gozunuz surekli yukarida olmali. Kendinizi uzerinize
dusebilecek bir cisimden korumaniz gerekebilir!



Cati katinda iseniz,

Terasa (balkon ustu degil, binanin ana govdesi uzerinde yer alan kisim) cikarak
yine yukaridan gelecek (cati, kiremit, v.s.) tehlikelere karsi uyanik olun.







TOPLU MEKANLARDA DEPREM ANINDA NASIL HAREKET EDILMELI?


Sinemalarda asla disari kacmaya calismayin. Sira aralarina uzanin.
Etrafinizdakileri bu konuda uyarin.
Cocugunuzun okulunda mantikli bir eylem plani yapilip yapilmadigini okul
yetkililerinden ogrenin, yapilmamissa yapilmasini talep edin, hatta aktif olarak
hazirliklara katilin.Alisveris merkezlerinde deprem sonrasi yangin riski
yuksektir. Bir alisveris merkezine gittiginizde, mutlaka yangin merdiveninin
yerini ogren ve deprem aninda hizli ve kararli bir sekilde oraya yonelin.
Isyerinizde deprem aninda yukaridan gelecek tehlikelere karsi (asma tavan,
armatur, v.s.) masa altina siginabilirsiniz. Yakin iseniz garaja kacarak araba
yanina cenin pozisyonunda uzanabilirsiniz. Yangin merdivenine giderek
merdivenden yukari cikabilirsiniz. Bu sizden sonra geleceklere yer acar.



ETRAFINIZDA EGER BINALAR BULUNUYORSA, DEPREM SIRASINDA ARABANIZDA BULUNUYORSANIZ
HEMEN ARABANIZDAN INIP, ARABANIZIN KENARINDA COMELINIZ ! SAKIN ARABANIZIN ICINDE
DURMAYIN! BINA ARABANIN UZERINE YIKILIRSA ARABANIZDA SIKISIP KALIRSINIZ CUNKU
ARABANIN UST TARAFINDA COK INCE BIR SAC BULUNDUGUNDAN DOLAYI BIR MUKAVEMET
GOSTEREMEZ!
DEPREM OLDUKTAN SONRA EGER ACIL BIR DURUMUNUZ YOKSA; LUTFEN HEMEN TELEFONLARA
SARILIP DA HATLARI MESGUL ETMEYELIM! DAHA ZOR DURUMDA OLANLARI, GOCUK ALTINDA
KALANLARI DUSUNEREK ANLAYISLI OLALIM!
LUTFEN!

DAHA KAPSAMLI BILGI ICIN ASAGIDAKI DOKUMANI INCELEYINIZ!


ABCD TEMEL EGITIM EL KITABI

http://www.ahep.org/ev/documents/Documents_B/pdf_tr/egitimler/abcd/ABCDTurelkita\
bi.pdf




































ALLAH DEPREM SEHITLERIMIZE RAHMET, KALANLARA SABIR ve SELAMET VERSIN...
UMARIZ KI, GEREKLI DERSLER ALINIR VE BOYLE FELAKETLERI DAHA KOLAY ATLATIRIZ...
UNUTMAYIN, DEPREM KACINILMAZ BIR FIZIK KANUNUDUR!
ONEMLI OLAN DEPREME LANET YAGDIRMAK DEGIL,
DEPREM ONCESI VE SONRASI ICIN TEDBIRLI OLMAKTIR!
COK GEC OLMADAN, IS ISTEN GECMEDEN...

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Hayat her koulda paylamaya deer.
Gnlnz karsnda ruhen rlplak kalmay gze alabileceiniz belki de tek
dostunuz.
Bu mesaj u gruba ye olduunuz iin aldnz: Google Gruplar "Krmz
Gnlk" grubu.

Bu gruba posta gndermek iin, mail atn :
kirmizigunluk@googlegroups.com

Bu gruba yeliinizi sonlandrmak iin u adrese e-posta gnderin:
kirmizigunluk+unsubscribe@googlegroups.com

yeni yelik veya yelik iptali iin:

kirmizigunluk@...

Grup Arivi in:
http://groups.google.com.tr/group/kirmizigunluk?hl=tr?hl=tr adresinde
bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---





Dier Windows Live zelliklerine gz atn. Sadece e-posta iletilerinden daha
fazlas
_________________________________________________________________
Teker teker mi, yoksa hepsi birden mi? Arkadalarnzla ilgili gncel bilgileri
tek bir yerden edinin.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/products/social-network-con\
nector.aspx

[Non-text portions of this message have been removed]

#5650 From: <ozlem.kurt@...>
Date: Tue Sep 15, 2009 5:25 am
Subject: RE: BEYN GC- AYURVEDA
ginger_ozi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba Aylin, oncelikle guzel bilgiler icin cok tesekkur ederim,
Ayurveda ile ilgileniyorum, TM'nin nabiz okuma kursuna gittim ve bu kursta
Ayurvedik beslenme ile ilgili de edinimlerim oldu, her yararli seyde oldugu gibi
hayatina aktarabilirsen gercekten ise yariyor :) yoksa sadece bilgi olarak
aklinin bir kosesinde kaliyor sonra oradan da ucup gidiyor,

Saglikli guzel gunler,
Sevgiler
Ozlem


-----Original Message-----
From: vejetaryen@yahoogroups.com [mailto:vejetaryen@yahoogroups.com] On Behalf
Of Yildiz Aylin
Sent: Monday, 14 September, 2009 8:32 PM
To: vejetaryen@yahoogroups.com
Subject: [vejetaryen] BEYN GC- AYURVEDA






Beyin gcnz aa kartn
Ayurveda ve beyin gcnz aa kararak salkl ve mutlu olmak elinizde.
Yapmanz gereken tel ey bu haberi okumak ve 7 kolay yntemi uygulamak. Hazr
msnz?
Beyninizi amann 7 anahtar




Hintlilerin eski tedavi sistemi Ayurveda, zihinsel performansa dair  yaklam
sunar:

dhi : renme ve kavrama

dhriti : Bilginin saklanmas

smriti : Hafza ya da hatrlama gc


Ayurveda uzman Rama Kant Mishra, "En iyi zihinsel performans ve zihinsel
potansiyelin tam anlamyla kullanlmas iin, bu  etmenden her birinin en
yksek seviyesinde olmas gerekir. Daha da nemlisi,  etmen arasndaki
koordinasyon en ideal seviyede olmaldr," demektedir. Ayurveda, salkl bir
yaam iin  temel geye dikkat edilmesini nerir: beslenme, uyku ve yaam
tarz. Aada, Mishra'nn sunduu ve beyin gcn artracak baz ipular
bulunmaktadr:

Saf ve "retici" gdalar aln

Mishra, "Ayurveda'ya gre, vcut tarafndan emilerek yzde yz fayda salanmas
asndan doal ve saf gdalar almak ok nemli" demektedir. Gdalar, doadaki
halleriyle en besleyici deere sahip olur.

Genetik olarak deitirilmi, ilenmi ya da artlm gdalar, doal besin
deerlerini byk lde yitirir. Mishra, bu tr gdalarn, zihinsel yetenee
ilikin  zellik -kavrama, saklama ve hatrlama- arasndaki idraki ve
koordinasyonu bozduunu iddia eder.

Kutulanm ya da suni katk maddeleri ve koruyucular ile saklanm ya da yapay
renk ve tatlar olan gdalar da birer tabudur. Mishra, taze ve organik
malzemelerle yemek piirmenin daha fazla zaman ve aba gerektirdiini kabul eder
ve yle der: "Ama, beyniniz ve aslnda tm sisteminiz, bunun iin size teekkr
edecek ve daha yksek performans gstererek abalarnzn karln
deyecektir."

Dengeli beslenmeye zen gsterin

Ayurveda, vejetaryen beslenme tarzn nerir. Mishra, "Tahllar ve baklagiller,
beyni besler" demektedir. Piirilmi yeillikler yiyin. Meyve ve sebzeye arlk
verin. Tatl ve sulu meyveler, harika birer temizleyicidir; toksinlerin vcuttan
atlmasn salar.

Ya tamamen brakmayn; ya, beyin dahil vcut genelinde baz yaamsal
ilevlere sahiptir. Mishra, vcutta besleyici maddelerin emilimini engelleyen,
yararsz ve vr zvr yiyecekler ile ekerli iecekleri azaltmay tavsiye eder.

Ayurveda'ya gre iyi beslenme alkanlklar, en az ne yediiniz kadar
nemlidir. Yemek yemek iin oturmak, ie ya da baka aktivitelere odaklanmak
yerine yemee odaklanmak, zevkini kararak yemek nemlidir. Buz gibi souk
iecekler, sindirimi olumsuz ynde etkiler ve besleyici maddelerin vcut
tarafndan kolayca zmsenmesini engeller. Bu yzden, ok souk ieceklerden
uzak durulmaldr.

Antioksidanlarn gcn kullann

Beyin, zellikle serbest radikaller, stresi trmandran oksijen tabanl reaktif
kimyasallar, kirlilik ve gdalardaki kimyevi maddelerden gelecek zararlara kar
hassastr. Serbest radikallerin hastalk ve yalanma ile balants olduu geni
kabul grmektedir. Bu yzden antioksidanlar, beynin etkin almas iin
yaamsal neme sahiptir.

En yeni aratrmalar, yabanmersininin antioksidan deeri nedeniyle beyni
besleyen nemli bir yiyecek olduunu gstermektedir. Ayurveda'ya zg
antioksidan gdalar arasnda Amalaki olarak bilinen Hint bektai zm bulunur.
Bu gda, dier baharatlarla birlikte en zengin C vitamini kayna olarak
bilinir. Serbest radikallerden tam korunma iin hcre duvarlarnn iinde ve
dnda etkili olabilecek bir antioksidan bulmaya aln.

Zihinsel potansiyeli gelitirmek iin baharat ve aroma kullann

Ayurveda, "Medhya" baharatlar ad verilen zel bir baharat grubundan sz eder.
Bunlar, zellikle zihin iin yararldr. Mishra, "Bu baharatlarn her biri,
renme, saklama ve hatrlama yetilerini gelitirir; bu  etmen arasndaki
koordinasyonu glendirir," demekte ve eklemektedir: "Beynin gl bir biimde
beslenmesini salarlar." Zihin saln ve zihinsel fonksiyonlar gelitirdii
bilinen, Ayurveda'ya zg baharatlar arasnda Shankhapushpi ya da Aloeweed,
otantik Brahmi ya da Herpestis monniera, Indian Pennywort ya da Centella
asiatica (Gotu Kola olarak da anlr) bulunur.

Baz esansl yalar, zihin iin mkemmel birer aromaterapidir. Zihin akl ve
dikkat iin biberiyeyi deneyin. Zihinsel yorgunluu yok etmek ve konsantrasyon
gcnz artrmak iin fesleen ya kullann. Nane ve limon yalar, zihni
uyarc etkisi olan dier maddelerdir.

Stresi kontrol edin

ster zaman basksndan, isterse zorlu i ilikilerinden kaynaklansn, stres ve
endie, zihinsel performans zerinde ok olumsuz etkilerde bulunabilir.

Sakin, dingin ve dengeli bir zihin, odaklanma, dikkat sresi, bilginin
saklanmas ve sorun zme yetenei bakmndan rakipsizdir. Mishra, "Ciddi bir
sorun haline gelmeden stresi kontrol etmek nemlidir; nk, stresin beyin
hcrelerine zarar verdii ya da yok ettii bilinmektedir. te yandan, pek ok
sinir ilacnn, zihinsel performans daha da zayflatan yan etkileri
olabilmektedir," der.

Gelecekteki ileri planlamak ve zaman izelgelerini ynetmek, youn zihinsel
aktivite esnasnda ksa aralar (be dakika bile olsa) vermek ve i ile dinlenme
arasnda salkl bir denge kurmak da ie yarar. Transandantal Meditasyon
teknii ya da dier rahatlama teknikleri de stresi kontrol etmede yararldr.
Rahatlatc mzik dinlemek, sandal aac ya da lavanta gibi rahatlamanza
yardmc olacak kokular kullanmak, tek bana ya da kafa dengi bir arkadala
sakin bir akam yryne kmak, zihni ve duygular dengelemeye yardm eder.

Yeterli ve kaliteli uyku uyuyun

Modern toplumun bir baka sorunu olan yetersiz ya da verimsiz uyku da stresle
yakndan ilgilidir. Mishra, "Diyet ve yaam tarznn yan sra uyku da
Ayurveda'nn temel talarndandr. Bu  etmenin tamamnn karlanamamas
durumunda iyi bir fiziksel ve zihinsel performans salanamaz," der.

8 saat boyunca uyumak, kaliteli uykudan daha az nemlidir. Ayurveda'ya gre
kaliteli uyku, zihnin duyularla olan balantsn tamamen kopard zaman
gerekleir. Zihni besler ve genletirir; ksa ve uzun zamanl zihinsel gc
gelitirir. Mishra, gn boyu vcut direncini artrmak ve geceleri kaliteli bir
uyku iin, her gn lk yalarla tm vcuda masaj yapmay nerir. Kafein, alkol
ve nikotin gibi uyarc maddeleri kesmek, yatak odasnda ile ilgili malzeme
bulundurmay yasaklamak ve zihni rahatlatc bir uykuya hazrlamak iin akam
uyarc etkinlikler yerine sakinletirici ilerle geirmek faydal olur.
Aromaterapinin de yarar byktr. Lavanta, papatya, yasemin ve tatl portakal
karmn ya da sade lavantay deneyin.

Kullann ya da kaybedin!

Yanz ya da mesleiniz ne olursa olsun, beyninizin en st dzeyde performans
gstermesi iin srekli kullanlmas gerekir. Mishra, "Beyninizin hurdalktaki
bir araba gibi paslanmasn istemiyorsanz, bulmaca zerek, Shakespeare'den
dizeler ezberleyerek ya da yeni bir beceri renerek beyninizi altrn," der.
Zihninizdeki eyleri netletirmek iin sorular sormak, grselletirme teknikleri
ve arml hafza oyunlar, beyni zinde tutabilir.

--
Sefil dnceler ve kklkler arasnda kaybolup, hayattaki byk srr
zemedik, soru da cevapsz ve acmasz kalakald: Nasl yaadn, neden yle
yaadn, neyi yapabilecekken yapmadn, baka bir yol, baka bir anlam aryordun,
yanl zilleri, yanl kaplar aldn, yanl yollara saptn, yanl insanlar
sevdin, yanl yataklarda uyudun, yanl evlerde yaadn. Neden hayal
ettiklerini, dndklerini bu kadar kmsyorsun?...



--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Hayat her koulda paylamaya deer.
Gnlnz karsnda ruhen rlplak kalmay gze alabileceiniz belki de tek
dostunuz.

Bu mesaj u gruba ye olduunuz iin aldnz: Google Gruplar "Krmz
Gnlk" grubu.

Bu gruba posta gndermek iin, mail atn :
kirmizigunluk@googlegroups.com

Bu gruba yeliinizi sonlandrmak iin u adrese e-posta gnderin:
kirmizigunluk+unsubscribe@googlegroups.com

yeni yelik veya yelik iptali iin:

kirmizigunluk@...

Grup Arivi in:
http://groups.google.com.tr/group/kirmizigunluk?hl=tr?hl=tr adresinde
bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---



_________________________________________________________________
Windows Live ile fotoraflarnz organize edebilir, dzenleyebilir ve
paylaabilirsiniz.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/products/photo-gallery-edit\
.aspx

[Non-text portions of this message have been removed]



------------------------------------

"Krk ticareti iin hayvan katliamna dur" diyenlerin sitesi!
http://www.kurkehayir.com/
"Krk ticareti iin hayvan katliamna dur" diyenlerin gurubu!
http://groups.yahoo.com/group/kurkehayir/
Yahoo! Groups Links






The information contained in this e-mail message may be privileged,
confidential, and protected from disclosure. Any unauthorized use, printing,
copying, disclosure or dissemination of this communication may be subject to
legal restriction or sanction. If you think that you have received this e-mail
message in error, please reply to the sender and delete this message from your
computer.

#5649 From: Yldz Aylin <spacessound12@...>
Date: Mon Sep 14, 2009 5:32 pm
Subject: BEYN GC- AYURVEDA
spacessound...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Beyin gcnz aa kartn
Ayurveda ve beyin gcnz aa kararak salkl ve mutlu olmak elinizde.
Yapmanz gereken tel ey bu haberi okumak ve 7 kolay yntemi uygulamak. Hazr
msnz?
Beyninizi amann 7 anahtar




Hintlilerin eski tedavi sistemi Ayurveda, zihinsel performansa dair  yaklam
sunar:

dhi : renme ve kavrama

dhriti : Bilginin saklanmas

smriti : Hafza ya da hatrlama gc


Ayurveda uzman Rama Kant Mishra, "En iyi zihinsel performans ve zihinsel
potansiyelin tam anlamyla kullanlmas iin, bu  etmenden her birinin en
yksek seviyesinde olmas gerekir. Daha da nemlisi,  etmen arasndaki
koordinasyon en ideal seviyede olmaldr," demektedir. Ayurveda, salkl bir
yaam iin  temel geye dikkat edilmesini nerir: beslenme, uyku ve yaam
tarz. Aada, Mishra'nn sunduu ve beyin gcn artracak baz ipular
bulunmaktadr:

Saf ve "retici" gdalar aln

Mishra, "Ayurveda'ya gre, vcut tarafndan emilerek yzde yz fayda salanmas
asndan doal ve saf gdalar almak ok nemli" demektedir. Gdalar, doadaki
halleriyle en besleyici deere sahip olur.

Genetik olarak deitirilmi, ilenmi ya da artlm gdalar, doal besin
deerlerini byk lde yitirir. Mishra, bu tr gdalarn, zihinsel yetenee
ilikin  zellik -kavrama, saklama ve hatrlama- arasndaki idraki ve
koordinasyonu bozduunu iddia eder.

Kutulanm ya da suni katk maddeleri ve koruyucular ile saklanm ya da yapay
renk ve tatlar olan gdalar da birer tabudur. Mishra, taze ve organik
malzemelerle yemek piirmenin daha fazla zaman ve aba gerektirdiini kabul eder
ve yle der: "Ama, beyniniz ve aslnda tm sisteminiz, bunun iin size teekkr
edecek ve daha yksek performans gstererek abalarnzn karln
deyecektir."

Dengeli beslenmeye zen gsterin

Ayurveda, vejetaryen beslenme tarzn nerir. Mishra, "Tahllar ve baklagiller,
beyni besler" demektedir. Piirilmi yeillikler yiyin. Meyve ve sebzeye arlk
verin. Tatl ve sulu meyveler, harika birer temizleyicidir; toksinlerin vcuttan
atlmasn salar.

Ya tamamen brakmayn; ya, beyin dahil vcut genelinde baz yaamsal
ilevlere sahiptir. Mishra, vcutta besleyici maddelerin emilimini engelleyen,
yararsz ve vr zvr yiyecekler ile ekerli iecekleri azaltmay tavsiye eder.

Ayurveda'ya gre iyi beslenme alkanlklar, en az ne yediiniz kadar
nemlidir. Yemek yemek iin oturmak, ie ya da baka aktivitelere odaklanmak
yerine yemee odaklanmak, zevkini kararak yemek nemlidir. Buz gibi souk
iecekler, sindirimi olumsuz ynde etkiler ve besleyici maddelerin vcut
tarafndan kolayca zmsenmesini engeller. Bu yzden, ok souk ieceklerden
uzak durulmaldr.

Antioksidanlarn gcn kullann

Beyin, zellikle serbest radikaller, stresi trmandran oksijen tabanl reaktif
kimyasallar, kirlilik ve gdalardaki kimyevi maddelerden gelecek zararlara kar
hassastr. Serbest radikallerin hastalk ve yalanma ile balants olduu geni
kabul grmektedir. Bu yzden antioksidanlar, beynin etkin almas iin
yaamsal neme sahiptir.

En yeni aratrmalar, yabanmersininin antioksidan deeri nedeniyle beyni
besleyen nemli bir yiyecek olduunu gstermektedir. Ayurveda'ya zg
antioksidan gdalar arasnda Amalaki olarak bilinen Hint bektai zm bulunur.
Bu gda, dier baharatlarla birlikte en zengin C vitamini kayna olarak
bilinir. Serbest radikallerden tam korunma iin hcre duvarlarnn iinde ve
dnda etkili olabilecek bir antioksidan bulmaya aln.

Zihinsel potansiyeli gelitirmek iin baharat ve aroma kullann

Ayurveda, "Medhya" baharatlar ad verilen zel bir baharat grubundan sz eder.
Bunlar, zellikle zihin iin yararldr. Mishra, "Bu baharatlarn her biri,
renme, saklama ve hatrlama yetilerini gelitirir; bu  etmen arasndaki
koordinasyonu glendirir," demekte ve eklemektedir: "Beynin gl bir biimde
beslenmesini salarlar." Zihin saln ve zihinsel fonksiyonlar gelitirdii
bilinen, Ayurveda'ya zg baharatlar arasnda Shankhapushpi ya da Aloeweed,
otantik Brahmi ya da Herpestis monniera, Indian Pennywort ya da Centella
asiatica (Gotu Kola olarak da anlr) bulunur.

Baz esansl yalar, zihin iin mkemmel birer aromaterapidir. Zihin akl ve
dikkat iin biberiyeyi deneyin. Zihinsel yorgunluu yok etmek ve konsantrasyon
gcnz artrmak iin fesleen ya kullann. Nane ve limon yalar, zihni
uyarc etkisi olan dier maddelerdir.

Stresi kontrol edin

ster zaman basksndan, isterse zorlu i ilikilerinden kaynaklansn, stres ve
endie, zihinsel performans zerinde ok olumsuz etkilerde bulunabilir.

Sakin, dingin ve dengeli bir zihin, odaklanma, dikkat sresi, bilginin
saklanmas ve sorun zme yetenei bakmndan rakipsizdir. Mishra, "Ciddi bir
sorun haline gelmeden stresi kontrol etmek nemlidir; nk, stresin beyin
hcrelerine zarar verdii ya da yok ettii bilinmektedir. te yandan, pek ok
sinir ilacnn, zihinsel performans daha da zayflatan yan etkileri
olabilmektedir," der.

Gelecekteki ileri planlamak ve zaman izelgelerini ynetmek, youn zihinsel
aktivite esnasnda ksa aralar (be dakika bile olsa) vermek ve i ile dinlenme
arasnda salkl bir denge kurmak da ie yarar. Transandantal Meditasyon
teknii ya da dier rahatlama teknikleri de stresi kontrol etmede yararldr.
Rahatlatc mzik dinlemek, sandal aac ya da lavanta gibi rahatlamanza
yardmc olacak kokular kullanmak, tek bana ya da kafa dengi bir arkadala
sakin bir akam yryne kmak, zihni ve duygular dengelemeye yardm eder.

Yeterli ve kaliteli uyku uyuyun

Modern toplumun bir baka sorunu olan yetersiz ya da verimsiz uyku da stresle
yakndan ilgilidir. Mishra, "Diyet ve yaam tarznn yan sra uyku da
Ayurveda'nn temel talarndandr. Bu  etmenin tamamnn karlanamamas
durumunda iyi bir fiziksel ve zihinsel performans salanamaz," der.

8 saat boyunca uyumak, kaliteli uykudan daha az nemlidir. Ayurveda'ya gre
kaliteli uyku, zihnin duyularla olan balantsn tamamen kopard zaman
gerekleir. Zihni besler ve genletirir; ksa ve uzun zamanl zihinsel gc
gelitirir. Mishra, gn boyu vcut direncini artrmak ve geceleri kaliteli bir
uyku iin, her gn lk yalarla tm vcuda masaj yapmay nerir. Kafein, alkol
ve nikotin gibi uyarc maddeleri kesmek, yatak odasnda ile ilgili malzeme
bulundurmay yasaklamak ve zihni rahatlatc bir uykuya hazrlamak iin akam
uyarc etkinlikler yerine sakinletirici ilerle geirmek faydal olur.
Aromaterapinin de yarar byktr. Lavanta, papatya, yasemin ve tatl portakal
karmn ya da sade lavantay deneyin.

Kullann ya da kaybedin!

Yanz ya da mesleiniz ne olursa olsun, beyninizin en st dzeyde performans
gstermesi iin srekli kullanlmas gerekir. Mishra, "Beyninizin hurdalktaki
bir araba gibi paslanmasn istemiyorsanz, bulmaca zerek, Shakespeare'den
dizeler ezberleyerek ya da yeni bir beceri renerek beyninizi altrn," der.
Zihninizdeki eyleri netletirmek iin sorular sormak, grselletirme teknikleri
ve arml hafza oyunlar, beyni zinde tutabilir.

--
Sefil dnceler ve kklkler arasnda kaybolup, hayattaki byk srr
zemedik, soru da cevapsz ve acmasz kalakald: Nasl yaadn, neden yle
yaadn, neyi yapabilecekken yapmadn, baka bir yol, baka bir anlam aryordun,
yanl zilleri, yanl kaplar aldn, yanl yollara saptn, yanl insanlar
sevdin, yanl yataklarda uyudun, yanl evlerde yaadn. Neden hayal
ettiklerini, dndklerini bu kadar kmsyorsun?...



--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Hayat her koulda paylamaya deer.
Gnlnz karsnda ruhen rlplak kalmay gze alabileceiniz belki de tek
dostunuz.

Bu mesaj u gruba ye olduunuz iin aldnz: Google Gruplar "Krmz
Gnlk" grubu.

Bu gruba posta gndermek iin, mail atn :
kirmizigunluk@googlegroups.com

Bu gruba yeliinizi sonlandrmak iin u adrese e-posta gnderin:
kirmizigunluk+unsubscribe@googlegroups.com

yeni yelik veya yelik iptali iin:

kirmizigunluk@...

Grup Arivi in:
http://groups.google.com.tr/group/kirmizigunluk?hl=tr?hl=tr adresinde
bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---



_________________________________________________________________
Windows Live ile fotoraflarnz organize edebilir, dzenleyebilir ve
paylaabilirsiniz.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/products/photo-gallery-edit\
.aspx

[Non-text portions of this message have been removed]

#5648 From: Yldz Aylin <spacessound12@...>
Date: Mon Sep 14, 2009 5:29 pm
Subject: KANSER HASTALIINA KARI
spacessound...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Kays: Antioksidan olan betakaroten asndan zengindir. Hcrelere ve dokulara
zarar veren molekllerin etkisini ortadan kaldrarak kansere kar koruyucu
etkisi vardr. Lifli olduu iin barsaklar koruyucudur.
Tahllar: Arpa, msr, buday, yulaf gibi tahllar B ve E vitamini, potasyum ve
kalsiyum ierir. Kanserojen maddelerin vcuttan atlmas srecini hzlandrr.
Tahl arlkl bir beslenme rejimi, barsak kanseri riskini yar yarya
azaltyor.
Fasulye: Fasulye, C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastal ve kanseri
nleyen antioksidanlar asndan zengindir. B vitamini de cinsiyet hormonlarn
kuvvetlendirir.
Pancar: Demir ve folik asit asndan zengin olan pancar, eski aladan beri kan
hastalklarnn tedavisinde kullanlmaktadr. Amerikal uzmanlar, pancar suyunun
sarlk tedavisinde de etkili olduunu belirtiyor.
Lahana: Kanserli hcrelerin oalmasn nleyen karoten maddesi ierir.
Havu: Tam 40 aratrma, havu tketimi arttka kanser riskinin azaldn
ortaya koymutur. Bunun temel sebebi betakaroten, C ve E vitaminleri gibi
antioksidanlar asndan zengin oluudur.
Nohut: Ya dzeyi dk olan ve kolesterol iermeyen nohut kalsiyum, magnezyum,
fosfor, potasyum, bakr, manganez, betakaroten ve folik asit asndan
zengindir. Gs kanserine kar korur.
ncir: Potasyum, demir ve kalsiyum ierir. Sindirim sistemine yardmc olur.
Eski alarda kanserli hcrelerin tedavisinde kullanlan incir, modern tp
tarafndan da kansere kar koruyucu olarak neriliyor.
Fndk: Kalp krizine kar koruyucu olan E vitamini asndan en zengin
besinlerin banda gelir. Her gn yenilen bir avu fndk kansere ve
krklklara kar koruyucudur.
Zeytinya: indeki omega ya asitleri, kandaki kolesterol dzeyini dengede
tutar. Antioksidan zellii olan E vitamini asndan da zengindir. Bu sayede
kalp krizi, fel, kanser ve erken yalanmaya kar beyni koruyucu etkiye
sahiptir.
Soan: Baklk sistemini glendirir. erdii allicin ve slfr, mide ve
barsak kanserine kar koruyucu etkiye sahiptir. Son aratrmalar kemik
erimesine kar, peynir ve stten daha etkili olduunu gstermitir.
ilek: Kolesterol dzeyini drr ve sindirim sistemini dzenler. Ellegic asit
ad verilen kansersavan bir maddeyi de ierir. dir.
Domates: Likopen asndan zengin ender bitkilerden biridir. Likopen, pankreas
gibi eitli kanser hastalklarn nleme konusunda hayati nemdedir. C vitamini
asndan zengindir ve ba 2 klk sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin
olmas da barsak kanseri riskini azaltr.
--
Sefil dnceler ve kklkler arasnda kaybolup, hayattaki byk srr
zemedik, soru da cevapsz ve acmasz kalakald: Nasl yaadn, neden yle
yaadn, neyi yapabilecekken yapmadn, baka bir yol, baka bir anlam aryordun,
yanl zilleri, yanl kaplar aldn, yanl yollara saptn, yanl insanlar
sevdin, yanl yataklarda uyudun, yanl evlerde yaadn. Neden hayal
ettiklerini, dndklerini bu kadar kmsyorsun?...



--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Hayat her koulda paylamaya deer.
Gnlnz karsnda ruhen rlplak kalmay gze alabileceiniz belki de tek
dostunuz.

Bu mesaj u gruba ye olduunuz iin aldnz: Google Gruplar "Krmz
Gnlk" grubu.

Bu gruba posta gndermek iin, mail atn :
kirmizigunluk@googlegroups.com

Bu gruba yeliinizi sonlandrmak iin u adrese e-posta gnderin:
kirmizigunluk+unsubscribe@googlegroups.com

yeni yelik veya yelik iptali iin:

kirmizigunluk@...

Grup Arivi in:
http://groups.google.com.tr/group/kirmizigunluk?hl=tr?hl=tr adresinde
bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---



_________________________________________________________________
Sadece e-posta iletilerinden daha fazlas: Dier Windows Live zelliklerine gz
atn.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/

[Non-text portions of this message have been removed]

#5647 From: Yldz Aylin <spacessound12@...>
Date: Mon Sep 14, 2009 5:13 pm
Subject: Bir kanser sulusu daha: PVC
spacessound...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Bir kanser sulusu daha: PVC




Pencere erevesinden yer demesine kadar birok rnde bulunan PVC de
kanserojen malzemeler arasnda sayld. PVC, Avrupa Birlii lkelerinde yasakl.





  AB lkelerinin ounda kullanm yasaklanmasna karn Trkiye'de PVC (vinil
klorr monomer) pazar hzla byyor. Oyuncaklar, ambalajlama (cyling film),
ieler, kredi kartlar, ses kaytlar ve suni deri yannda pencere ereveleri,
kablolar, borular, yer demeleri, duvar ktlar ve pencere glgelikleri gibi
ok geni tketim rnnde bulunan PVC, dnyada en ok kullanlan ikinci plastik
eidi olarak biliniyor. Uzmanlar, PVC'nin, ierisinde bulunan katk
malzemelerinden dolay insan saln kt etkiledii ynnde uyaryorlar.
Prof. Dr. . Adnan Saraolu PVC'nin hammaddesinin insan saln tehdit
ettiini belirterek, "PVC retiminde kullanlan vinil klorl karacier kanserine
neden olmaktadr. Bu madde PVC'nin hammaddesidir. retimde yer alan,
fabrikalarda alan iiler srekli bu maddelerle temas halindedir.
alanlarn kanser riskine karn ok sk salk denetiminden gemeleri
gereklidir" dedi.
PVC retim koullarnn gerekli denetimlerden gemediini vurgulayan stanbul
Teknik niversitesi Kimya Blm retim Grevlisi Prof. Dr. Ahmet Akar da
"PVC'den yaplan malzemelerdeki zararllk, oluumunda ierisine katlan katk
malzemelerinin uyulmas gereken standartlarda olmamasndan kaynaklanmaktadr.
retim koullar gereken ekilde denetlenmemektedir" diye konutu.
PVC'nin en yaygn kullanm alanlarndan bir dieri de ambalaj sektr. lk
aamada, PVC ucuz bir malzeme olarak grldnden kullanm alanlarnn her
geen gn daha fazla arttna dikkat eken Akar, Avrupa'da birok lkede
yasaklanmasna karn Trkiye'de yasaklanmadn syledi. Akar, "Bu maddelerin
insanla ve gdayla temasndan kanlmaldr. PVC'nin ambalaj sektrnde
kullanlmasnn, uzun vadede kanser gibi nemli rahatszlklara neden olduu
tespit edilmitir" aklamasn yapt.
PVC'nin alev almamas ve dk maliyette olmas, PVC'nin kullanmn yap
sektrnde yaygnlatryor. Pencerelerde ve ev eyalarnda yaygn olarak PVC
kullanlmasnn, yangnlar itfaiyeciler ve bina sakinleri iin ok daha
tehlikeli klmaya baladn belirten Greenpeace, PVC rnlerinin snnca
zehirli hidrojen klorr gaz yaydna dikkat ekiyor. Bu ldrc gazlarn,
alevlerden daha hzl yaylp bina sakinlerine hibir kama frsat tanmamas,
lmcl sonular yaanmasna neden oluyor.
Uzmanlar, PVC'nin yaklmas halinde 'dioksin' gibi zararl bir maddenin aa
ktn belirterek, bu maddenin evre kirliliine neden olduunu ifade ediyor.
Saraolu, "PVC yakld zaman aa dioksin gibi toksinler kmaktadr. Bu
toksinler evre iin zararldr. Tabiata ve evreye zarar vermeyen birok
plastik var. Bunlar tercih edilebilir" aklamasn yapt.

--
Sefil dnceler ve kklkler arasnda kaybolup, hayattaki byk srr
zemedik, soru da cevapsz ve acmasz kalakald: Nasl yaadn, neden yle
yaadn, neyi yapabilecekken yapmadn, baka bir yol, baka bir anlam aryordun,
yanl zilleri, yanl kaplar aldn, yanl yollara saptn, yanl insanlar
sevdin, yanl yataklarda uyudun, yanl evlerde yaadn. Neden hayal
ettiklerini, dndklerini bu kadar kmsyorsun?...



--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Hayat her koulda paylamaya deer.
Gnlnz karsnda ruhen rlplak kalmay gze alabileceiniz belki de tek
dostunuz.
Bu mesaj u gruba ye olduunuz iin aldnz: Google Gruplar "Krmz
Gnlk" grubu.

Bu gruba posta gndermek iin, mail atn :
kirmizigunluk@googlegroups.com

Bu gruba yeliinizi sonlandrmak iin u adrese e-posta gnderin:
kirmizigunluk+unsubscribe@googlegroups.com

yeni yelik veya yelik iptali iin:

kirmizigunluk@...

Grup Arivi in:
http://groups.google.com.tr/group/kirmizigunluk?hl=tr?hl=tr adresinde
bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---





Windows Live Photos ile fotoraflarnz kolayca paylam. Srkle brak


Windows Live ile fotoraflarnz organize edebilir, dzenleyebilir ve
paylaabilirsiniz.
_________________________________________________________________
Anlarnz istediiniz herkesle evrimii paylan.
http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/products/photos-share.aspx?\
tab=1

[Non-text portions of this message have been removed]

#5646 From: Sevinç Aksüt <sevincaksut@...>
Date: Mon Sep 14, 2009 11:02 am
Subject: Re: Kara uzum cekirdegi
sevincaksut
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Ben GNC ye güveniyorum :)
Sevgiler canımcım


On Mon, Sep 14, 2009 at 8:43 AM, <ozlem.kurt@...> wrote:

>
>
>
>
> Merhaba Sevgili Sevinc, iyi ki varsin ve bu guzel bilgileri paylasiyorsun
> bizlerle,
>
> Piyasada tabletler var fakat guvenilir midir? Senin onerebilecegin
> guvenilir bir marka var mi?
>
> Sevgiler
>
> Ozlem
>
> ________________________________
>
> From: vejetaryen@yahoogroups.com <vejetaryen%40yahoogroups.com> [mailto:
> vejetaryen@yahoogroups.com <vejetaryen%40yahoogroups.com>] On Behalf Of
> Sevinç Aksüt
> Sent: Sunday, 13 September, 2009 12:56 PM
> Subject: [vejetaryen] Kara uzum cekirdegi
>
>
> Kara Uzum Cekirdegi
> Prof. Dr Ahmet Aydin
> http://www.bugday.org/article.php?ID=1116 <
> http://www.bugday.org/article.php?ID=1116>
>
> Antioksidan olan uzum cekirdegi vucudu, kendi icinde olusan ya da dis
> kaynakli serbest oksijen radikallerinden ve diger radikallerden korur. Uzum
> cekirdeginin antioksidan ozellikleri cok taninmis antioksidan vitaminler
> olan C vitamininden 20 kat, E vitamininden ise 50 kat daha ustundur.
>
> Dogal yolla ure(til)mis meyveler, sebzeler ve otlar sagligimiz icin son
> derece yararlidir. Uzum cekirdegi de bunlardan biridir. Fakat beslenme bir
> butundur. Sadece uzum cekirdegi, yesil cay, kus burnu gibi iki uc gidayi
> yemek, buna karsilik beslenmenin diger unsurlarina dikkat etmemek ile
> kendinizi kurtaramazsiniz. Saglikli bir yasam icin her mevsimin meyve,
> sebze
> ve otunu donusumlu olarak yiyin, un ve sekerden mamul gidalari diger rafine
> ya da paketlenmis yiyecekleri iyice azaltin; suni yemle beslenmemis
> hayvanlarin et, sut ve yumurtasini tuketin.
>
> Uzum cekirdegi hulasasi (ozutu) nedir?
>
> Kara uzum cekirdeginden elde edilir. Uzum cekirdegi hulasasi flavonoid
> denilen vitamin benzeri grubun icine girer; oligomerik protoantosiyanidin
> kompleksleri icerir. Uzum cekirdeginin temel gorevi antioksidan olmasidir.
> Vucudu, kendi icinde olusan ya da dis kaynakli serbest oksijen
> radikallerinden ve diger radikallerden korur. Uzum cekirdeginin antioksidan
> ozellikleri cok taninmis antioksidan vitaminler olan C vitamininden 20 kat
> ve E vitamininden ise 50 kat daha ustundur.
>
> Uzum cekirdeginin faydalari nelerdir?
>
> Uzum cekirdegi damar yozlasmasini onler ve damarlarinizi saglamlastirir.
> Hipertansiyon, kalp krizi ve felc olasiligini minimale indirir. Diabetli ve
> varisli kisilere son derece yararlidir. Gozu makuler dejenerasyon ve
> kataraktan korur. Uzum cekirdegi surekli bilgisayarin basinda olan
> kisilerin
> goz sagliginin korunmasinda da onemlidir.
>
> Uzum cekirdegi DNA hasarini azaltarak kanser olusum riskini de minimale
> indirir.
>
> Uzum cekirdegi cildin bagdokusunda bulunan kollajeni saglamlastirir. Deriyi
> dinclestirdigi icin kozmetik sanayinde merhem olarak da kullanilir
>
> Uzum cekirdegi damarlarin kollajen dokusunu da saglamlastirdigi icin damar
> sertligi ve damar sertligi ile ilgili cok sayida hastaligi onler.
>
> Uzum cekirdegi histamin salgisini azaltarak alerjiyi onler. Uzum cekirdegi
> iltihabi prostaglandinlerin sentezini azaltarak romatizmal hastaliklar,
> agri
> ve endometrioz gibi durumlarda yararli olurlar.
>
> Ne kadar uzum cekirdegi ekstresi kullanilmali?
>
> Uzum cekirdegi ekstresinin 100 mg'lik kapsulleri mevcut. Hastaliklardan
> korunmak icin gunde 1-2 kapsul yutunuz. Bir hastaliginiz varsa dozu iki
> katina cikartin. Simdiye kadar uzum cekirdegi ekstresinin fazla alinmasi
> ile ilgili bir yan etki bildirilmemistir.
>
> Kapsul yerine 1 avuc ya da fincan kara uzum kurusu da yiyebilirsiniz.
> Piyasada kilosu 6-8 milyona satiliyor. Ayrica aktarlarda kilosu 30 YTL'den
> uzum cekirdegi de satilmakta.
>
> Kara uzumu ya da kurusunu yerken cekirdeklerini cigneyiniz, boylece etkisi
> de artmis olacaktir. Uzum cekirdegi gibi kabugu da proanthosiyanidin
> icerir. Yaban mersini (cay uzumu, coban uzumu) ve sarap da proantosiyanidin
> bakimindan zengindir.
>
> Kaynaklar
>
> 1. Marie Fine AM. Oligomeric Proanthocyanidin Complexes: History,
> Structure, and Phytopharmaceutical Applications Altern Med Rev
> 2000;5(2):144-151
>
> 2. Murray M, Pizzorno J. Procyanidolic oligomers. In: Murray M,
> Pizzorno J, eds. The Textbook of Natural Medicine. 2nd ed. London:
> Churchill
> Livingston; 1999:899-902.
>
> 3. Bagchi D, Krohn RL, Bagchi M, et al. Oxygen free radical scavenging
> abilities of vitamins C and E, and a grape seed proanthocyanidin extract in
> vitro. Res Commun Mol Pathol Pharmacol 1997;95:179-189.
>
> 4. Bravo L. Polyphenols: chemistry, dietary sources, metabolism, and
> nutritional significance. Nutr Rev 1998;56:317-333.
>
> 5. Bombardelli E, Morazzoni P. Vitis vinifera L. Fitoterapia
> 1995;66:291-317.
>
> 6. da Silva J, Rigaud J, Cheynier V, et al. Procyanidin dimers and
> trimers from grape seeds. Phytochemistry 1991;30:1259-1264.
>
> 7. Romeyer F, Macheix J, Sapis J. Changes and importance of oligomeric
> procyanidins during maturation of grape seeds. Phytochemistry
> 1986;25:219-221.
>
> 8. Havsteen B. Flavonoids, a class of natural products of high
> pharmacological potency. Biochem Pharmacol 1983;32:1141-1148.
>
> 9. Frankel EN, Kanner J, German JB, et al. Inhibition of oxidation of
> human low-density lipoprotein by phenolic substances in red wine. Lancet
> 1993;341:454-457.
>
> 10. Bombardelli E, Morazzoni P, Carini M, et al. Biological activity of
> procyanidins from Vitis vinifera L. BioFactors 1997;6:429-431.
>
> 11. Chen ZY, Chan PT, Ho KY, et al. Antioxidant activity of natural
> flavonoids is governed by number and location of their aromatic hydroxyl
> groups. Chem Phys Lipids 1996;79:157-163.
>
> 12. Nuttall SL, Kendall MJ, Bombardelli E, Morazzoni P. An evaluation of
> the antioxidant activity of a standardized grape seed extract, Leucoselect.
> J Clin Pharm Ther 1998;23:385-389.
>
> 13. Bagchi D, Garg A, Krohn R, et al. Protective effects of grape seed
> proanthocyanidins and selected antioxidants against TPA-induced hepatic and
> brain lipid peroxidation and DNA fragmentation, and peritoneal macrophage
> activation in mice. Gen Pharmacol 1998;30:771-776.
>
> 14. Robert L, Godeau G, Gavignet-Jeannin C, et al. The effect of
> procyanidolic oligomers on vascular permeability. A study using
> quantitative
> morphology. Pathol Biol (Paris) 1990;38:608-616.
>
> 15. Hatano T, Yasuhara T, Yoshihara R, et al. Effects of interaction of
> tannins with co-existing substances. VII. Inhibitory effects of tannins and
> related polyphenols on xanthine oxidase. Chem Pharm Bull(Tokyo)
> 1990;38:1224-1229.
>
> 16. Tebib K, Bessanicon P, Rouanet J. Dietary grape seed tannins affect
> lipoproteins, lipoproteinlipases, and tissue lipids in rats fed
> hypercholesterolemic diets. J Nutr 1994;124:2451-2457.
>
> 17. Wegrowski J, Robert AM, Moczar M. The effect of procyanidolic
> oligomers on the composition of normal and hypercholesterolemic rabbit
> aortas. Biochem Pharmacol 1984;33:3491-3497.
>
> 18. Cheshier JE, Ardestani-Kaboudanian S, Liang B, et al.
> Immunomodulation bypycnogenol in retrovirus-infected or ethanol-fed mice.
> Life Sci 1996;58:PL 87-96. 19. Liviero L, Puglisi P, Morazzoni P,
> Bombardelli E. Antimutagenic activity of procyanidins from Vitis vinifera.
> Fitoterapia 1993;65:203-209.
>
> 19. Thebaut JF, Thebaut P, Vin F. Study of Endotelon in functional
> manifestations of peripheral venous insufficiency. Gaz Med France
> 1985;92:96-100.
>
> 20. Royer RJ, Schmidt CL. Evaluation of venotropic drugs by venous gas
> plethysmography. A study of procyanidolic oligomers. Sem Hop
> 1981;57:2009-2013
>
> 21. Dartenuc JY, Marache P, Choussat H. Capillary resistance in geriatry.
> A study of a microangioprotector - Endotelon. Bord Med 1980;13:903-907.
>
> 22. Verin MMP, Vilda A, Maurin JF. Therapeutic essay. Retinopathy and OPC.
> Bord Med 1978;11:1467-1473.
>
> 23. Pecking A, Desprez-Curely JP, Megret G. OPC (Endotelon) in the
> treatment of post-therapy lymphedemas of the upper extremities. Int'l
> d'Antiologie, Toulouse, France, Oct 4-7, 1989;69-73.
> Yazan: Prof. Dr. Ahmet Aydin (www.beslenmebulteni.com)
(besahmet@...<besahmet%40yahoo.com><mailto:
> besahmet%40yahoo.com <besahmet%2540yahoo.com>> )
>
> www.TurkceKarakter.com
> Bozuk gorunen Turkce harfleri duzelten site.
>
> [Non-text portions of this message have been removed]
>
> The information contained in this e-mail message may be privileged,
> confidential, and protected from disclosure. Any unauthorized use, printing,
> copying, disclosure or dissemination of this communication may be subject to
> legal restriction or sanction. If you think that you have received this
> e-mail message in error, please reply to the sender and delete this message
> from your computer.
>
> [Non-text portions of this message have been removed]
>
>
>



--
"İnsanın kazandığı paradan değil,paranın kazandığı insandan korkun."


[Non-text portions of this message have been removed]

#5645 From: <ozlem.kurt@...>
Date: Mon Sep 14, 2009 5:43 am
Subject: RE: Kara uzum cekirdegi
ginger_ozi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba Sevgili Sevinc, iyi ki varsin ve bu guzel bilgileri paylasiyorsun
bizlerle,



Piyasada tabletler var fakat guvenilir midir? Senin onerebilecegin guvenilir bir
marka var mi?



Sevgiler

Ozlem





________________________________

From: vejetaryen@yahoogroups.com [mailto:vejetaryen@yahoogroups.com] On Behalf
Of Sevin Akst
Sent: Sunday, 13 September, 2009 12:56 PM
Subject: [vejetaryen] Kara uzum cekirdegi





Kara Uzum Cekirdegi
Prof. Dr Ahmet Aydin
http://www.bugday.org/article.php?ID=1116
<http://www.bugday.org/article.php?ID=1116>

Antioksidan olan uzum cekirdegi vucudu, kendi icinde olusan ya da dis
kaynakli serbest oksijen radikallerinden ve diger radikallerden korur. Uzum
cekirdeginin antioksidan ozellikleri cok taninmis antioksidan vitaminler
olan C vitamininden 20 kat, E vitamininden ise 50 kat daha ustundur.

Dogal yolla ure(til)mis meyveler, sebzeler ve otlar sagligimiz icin son
derece yararlidir. Uzum cekirdegi de bunlardan biridir. Fakat beslenme bir
butundur. Sadece uzum cekirdegi, yesil cay, kus burnu gibi iki uc gidayi
yemek, buna karsilik beslenmenin diger unsurlarina dikkat etmemek ile
kendinizi kurtaramazsiniz. Saglikli bir yasam icin her mevsimin meyve, sebze
ve otunu donusumlu olarak yiyin, un ve sekerden mamul gidalari diger rafine
ya da paketlenmis yiyecekleri iyice azaltin; suni yemle beslenmemis
hayvanlarin et, sut ve yumurtasini tuketin.

Uzum cekirdegi hulasasi (ozutu) nedir?

Kara uzum cekirdeginden elde edilir. Uzum cekirdegi hulasasi flavonoid
denilen vitamin benzeri grubun icine girer; oligomerik protoantosiyanidin
kompleksleri icerir. Uzum cekirdeginin temel gorevi antioksidan olmasidir.
Vucudu, kendi icinde olusan ya da dis kaynakli serbest oksijen
radikallerinden ve diger radikallerden korur. Uzum cekirdeginin antioksidan
ozellikleri cok taninmis antioksidan vitaminler olan C vitamininden 20 kat
ve E vitamininden ise 50 kat daha ustundur.

Uzum cekirdeginin faydalari nelerdir?

Uzum cekirdegi damar yozlasmasini onler ve damarlarinizi saglamlastirir.
Hipertansiyon, kalp krizi ve felc olasiligini minimale indirir. Diabetli ve
varisli kisilere son derece yararlidir. Gozu makuler dejenerasyon ve
kataraktan korur. Uzum cekirdegi surekli bilgisayarin basinda olan kisilerin
goz sagliginin korunmasinda da onemlidir.

Uzum cekirdegi DNA hasarini azaltarak kanser olusum riskini de minimale
indirir.

Uzum cekirdegi cildin bagdokusunda bulunan kollajeni saglamlastirir. Deriyi
dinclestirdigi icin kozmetik sanayinde merhem olarak da kullanilir

Uzum cekirdegi damarlarin kollajen dokusunu da saglamlastirdigi icin damar
sertligi ve damar sertligi ile ilgili cok sayida hastaligi onler.

Uzum cekirdegi histamin salgisini azaltarak alerjiyi onler. Uzum cekirdegi
iltihabi prostaglandinlerin sentezini azaltarak romatizmal hastaliklar, agri
ve endometrioz gibi durumlarda yararli olurlar.

Ne kadar uzum cekirdegi ekstresi kullanilmali?

Uzum cekirdegi ekstresinin 100 mg'lik kapsulleri mevcut. Hastaliklardan
korunmak icin gunde 1-2 kapsul yutunuz. Bir hastaliginiz varsa dozu iki
katina cikartin. Simdiye kadar uzum cekirdegi ekstresinin fazla alinmasi
ile ilgili bir yan etki bildirilmemistir.

Kapsul yerine 1 avuc ya da fincan kara uzum kurusu da yiyebilirsiniz.
Piyasada kilosu 6-8 milyona satiliyor. Ayrica aktarlarda kilosu 30 YTL'den
uzum cekirdegi de satilmakta.

Kara uzumu ya da kurusunu yerken cekirdeklerini cigneyiniz, boylece etkisi
de artmis olacaktir. Uzum cekirdegi gibi kabugu da proanthosiyanidin
icerir. Yaban mersini (cay uzumu, coban uzumu) ve sarap da proantosiyanidin
bakimindan zengindir.

Kaynaklar

1. Marie Fine AM. Oligomeric Proanthocyanidin Complexes: History,
Structure, and Phytopharmaceutical Applications Altern Med Rev
2000;5(2):144-151

2. Murray M, Pizzorno J. Procyanidolic oligomers. In: Murray M,
Pizzorno J, eds. The Textbook of Natural Medicine. 2nd ed. London: Churchill
Livingston; 1999:899-902.

3. Bagchi D, Krohn RL, Bagchi M, et al. Oxygen free radical scavenging
abilities of vitamins C and E, and a grape seed proanthocyanidin extract in
vitro. Res Commun Mol Pathol Pharmacol 1997;95:179-189.

4. Bravo L. Polyphenols: chemistry, dietary sources, metabolism, and
nutritional significance. Nutr Rev 1998;56:317-333.

5. Bombardelli E, Morazzoni P. Vitis vinifera L. Fitoterapia
1995;66:291-317.

6. da Silva J, Rigaud J, Cheynier V, et al. Procyanidin dimers and
trimers from grape seeds. Phytochemistry 1991;30:1259-1264.

7. Romeyer F, Macheix J, Sapis J. Changes and importance of oligomeric
procyanidins during maturation of grape seeds. Phytochemistry
1986;25:219-221.

8. Havsteen B. Flavonoids, a class of natural products of high
pharmacological potency. Biochem Pharmacol 1983;32:1141-1148.

9. Frankel EN, Kanner J, German JB, et al. Inhibition of oxidation of
human low-density lipoprotein by phenolic substances in red wine. Lancet
1993;341:454-457.

10. Bombardelli E, Morazzoni P, Carini M, et al. Biological activity of
procyanidins from Vitis vinifera L. BioFactors 1997;6:429-431.

11. Chen ZY, Chan PT, Ho KY, et al. Antioxidant activity of natural
flavonoids is governed by number and location of their aromatic hydroxyl
groups. Chem Phys Lipids 1996;79:157-163.

12. Nuttall SL, Kendall MJ, Bombardelli E, Morazzoni P. An evaluation of
the antioxidant activity of a standardized grape seed extract, Leucoselect.
J Clin Pharm Ther 1998;23:385-389.

13. Bagchi D, Garg A, Krohn R, et al. Protective effects of grape seed
proanthocyanidins and selected antioxidants against TPA-induced hepatic and
brain lipid peroxidation and DNA fragmentation, and peritoneal macrophage
activation in mice. Gen Pharmacol 1998;30:771-776.

14. Robert L, Godeau G, Gavignet-Jeannin C, et al. The effect of
procyanidolic oligomers on vascular permeability. A study using quantitative
morphology. Pathol Biol (Paris) 1990;38:608-616.

15. Hatano T, Yasuhara T, Yoshihara R, et al. Effects of interaction of
tannins with co-existing substances. VII. Inhibitory effects of tannins and
related polyphenols on xanthine oxidase. Chem Pharm Bull(Tokyo)
1990;38:1224-1229.

16. Tebib K, Bessanicon P, Rouanet J. Dietary grape seed tannins affect
lipoproteins, lipoproteinlipases, and tissue lipids in rats fed
hypercholesterolemic diets. J Nutr 1994;124:2451-2457.

17. Wegrowski J, Robert AM, Moczar M. The effect of procyanidolic
oligomers on the composition of normal and hypercholesterolemic rabbit
aortas. Biochem Pharmacol 1984;33:3491-3497.

18. Cheshier JE, Ardestani-Kaboudanian S, Liang B, et al.
Immunomodulation bypycnogenol in retrovirus-infected or ethanol-fed mice.
Life Sci 1996;58:PL 87-96. 19. Liviero L, Puglisi P, Morazzoni P,
Bombardelli E. Antimutagenic activity of procyanidins from Vitis vinifera.
Fitoterapia 1993;65:203-209.

19. Thebaut JF, Thebaut P, Vin F. Study of Endotelon in functional
manifestations of peripheral venous insufficiency. Gaz Med France
1985;92:96-100.

20. Royer RJ, Schmidt CL. Evaluation of venotropic drugs by venous gas
plethysmography. A study of procyanidolic oligomers. Sem Hop
1981;57:2009-2013

21. Dartenuc JY, Marache P, Choussat H. Capillary resistance in geriatry.
A study of a microangioprotector - Endotelon. Bord Med 1980;13:903-907.

22. Verin MMP, Vilda A, Maurin JF. Therapeutic essay. Retinopathy and OPC.
Bord Med 1978;11:1467-1473.

23. Pecking A, Desprez-Curely JP, Megret G. OPC (Endotelon) in the
treatment of post-therapy lymphedemas of the upper extremities. Int'l
d'Antiologie, Toulouse, France, Oct 4-7, 1989;69-73.
Yazan: Prof. Dr. Ahmet Aydin (www.beslenmebulteni.com) (besahmet@...
<mailto:besahmet%40yahoo.com> )

www.TurkceKarakter.com
Bozuk gorunen Turkce harfleri duzelten site.

[Non-text portions of this message have been removed]






The information contained in this e-mail message may be privileged,
confidential, and protected from disclosure. Any unauthorized use, printing,
copying, disclosure or dissemination of this communication may be subject to
legal restriction or sanction. If you think that you have received this e-mail
message in error, please reply to the sender and delete this message from your
computer.



[Non-text portions of this message have been removed]

Messages 5645 - 5674 of 5674   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Advanced
Add to My Yahoo!      XML What's This?

Copyright 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help