Türk köylüsünün elinde de orijinal tohum kalmıyor.
Israrla ve inatla yabancı tohumlar kullanılması için baskı yapılıyor.
Ve üretici kendisi anlatıyor: Bir kez ektikleri domatesin çekirdeklerindne
bir daha ürün alınamıyor
diğerleri için de geçerli bu...
aslında dünya birileri tarafından BİLİNÇLİ TEKEL sistemine
yönlendiriliyor...
Asla dış ülkelerden tarım ürünü almayan ülkemiz bir çok ürün için
dışa
bağımlı olmaya başladı...
kendimize gelmemiz lazım acilen !
Şeker üretimi 1995'te ABD tarafından yasaklandı ,bğtğnb şeker
fabrikalarımız
birer birer kapatıldı...
şimdi hormonlu GLİKOZ satın aldığımız bütün tatlılarda var...
ve kanserin en sevdiği şey "şeker" demiyor mu doktorlar...
tahıllar konusunda da berbat durumdayız ...
Uyan Türkiye ...
Yakında yiyecek hiç bir şey bulamayacağız...ya da hormonlulara talim :(((
2009/7/7 Mustafa Dorsay <dorsay@...>
>
>
> dun ve bugun yolladiginiz bu yazilar meseleyi tum ciplakligiyla
> ortaya koymus. oynanan oyun ve hedeflenen bu durumu elden geldigince
> cevremize duyurarak insanlari bilinclendirmek zorundayiz.
> paylastiginiz icin tesekkur ederim.
>
> m u s t a f a d o r s a y
>
> www.bisikletle.blogspot.com
>
>
> On Jul 7, 2009, at 07:48 , Sevinç Aksüt wrote:
>
> >
> >
> > İşte *küresel yiyeceği ele geçirme planı*!
> >
> > “Dört özel şirketin üçünün Pentagonla kimyasal savaş
> > araştırmaları konusunda
> > sıkı bağları vardı. Dördüncü şirket aslen İsviçre
> > kökenli olmasına rağmen
> > İngiliz kontrolü altındaydı. Petrolde olduğu gibi GDO tarım
> > projesi de bir
> > Anglo-Amerikan küresel plânıdır.”
> >
> > Gazeteci F. William Engdahl, 'Ölüm Tohumları' eserinde GDO adı
> > verilen
> > "şeytan planının" tüm ayrıntılarını açıklıyor. Amerika
> > üzerinden insanlığı
> > kontrol altına almak, bazı milletleri kısırlaştırarak yok
> > etmek gibi çok
> > kirli planları olan şirketlerin içyüzünü deşifre edilen
> > eserin 'giriş'
> > bölümünü istifadenize sunuyoruz. 'Ölüm Tohumları' herkesin
> > üzerinde çokça
> > düşünerek okuması gereken bir şaheser.
> >
> > “Biz dünya nüfusunun %6.3'ünü oluşturuyoruz ama
> > zenginliğinin yarısına
> > sahibiz. Bu farklılık özellikle bizler ve Asyalılar kadar
> > büyük. Böyle bir
> > durumda kıskanılma ve gücenilme gibi bir durumda olamayız.
> > Gelecek dönemdeki
> > asil görevimiz, ulusal güvenliğimize bir zarar getirmeden bu
> > farklılık
> > durumunu sürdürebileceğimiz bir ilişki kalıbı tasarlamaktır.
> > Bunu yapmak
> > için de tüm duygusallık ve hayallerden uzak durup dünyanın her
> > yerindeki
> > ulusal hedeflerimize odaklanmalıyız. Kendimizi çıkarlarımızdan
> > fedakaarlık
> > ederek dünyanın iyiliği için lüksümüzden vazgeçeceğimiz
> > konusunda
> > kandırmamıza hiç gerek yok." Seorge Kennan, 1948
> >
> > Bu kitap küçük bir sosyo-politik elit zümre tarafından 2.Dünya
> > Savaşı
> > sonrasında Vaşington'da ele alınmış bir proje ile ilgilidir.
> > Bu, Kennan'in
> > "farklılık durumunu sürdürebilmek" tümcesinin nasıl hayata
> > geçirildiğinin
> > anlatılmamış hikâyesidir. Aynı zamanda bir avuç insanın
> > savaş sonrası tüm
> > kaynaklara ve güce sahip oluşunun da hikâyesidir.
> >
> > Bu, güç devrimi tarihinin de ötesindedir, hattâ bilim dâhi bu
> > azınlığın
> > hizmetine sokulmuştur. 1948'de Kennan'in da kendi notlarında
> > tavsiye ettiği
> > gibi, herhangi bir fedakârlık veya dünyanın iyiliği
> > düşünülmeden acımasız
> > politikalar uygulandı.
> >
> > Seleflerinin aksine İngiliz imparatorluğu içindeki hâkim
> > guruplar, yeni
> > beliren 'Amerikan eliti, kendilerini savaştan sonra, "Amerikan
> > Yüzyıh"nın
> > şafağında ilan ettiler ve hitap yeteneklerini, dünyanın
> > iyiliği için
> > düşüncesini kendi amaçlarına uygun şekilde kullandılar.
> > Onların Amerikan
> > Yüzyılı daha yumuşak ve kibar bir imparatorluk olarak
> > sömürgecilikten
> > kurtuluş, demokrasi, ekonomik gelişme ve özgürlük kisvesi
> > altında diğer
> > ulusların kaderlerine hükmedebilen, Büyük İskender'den sonraki
> > en büyük
> > küresel imparatorluktu.
> >
> > Bu kitap "Bir Savaş Yüzyılı: Anglo-Amerikan Petrol Politikaları
> > ve Yeni
> > Dünya Düzeni" adlı kitabın bir devamı niteliğindedir.
> > Petrolden sonra ikinci
> > bir "kırmızı hattı" takip eder. İnsanın yaşamını
> > sürdürebilmesinde en temel
> > ihtiyacı olan günlük ekmeğinin karşılanmasını konu alır.
> > 70'ler boyunca bu
> > Amerikan elitin menfaatine hizmet eden kişi, hayatı boyunca 'güç
> > dengesi1
> > politikalarının bir uygulayıcısı olan Henry Kissinger'di. Ve
> > dünya
> > hâkimiyeti konusundaki şu fikrini açıklamıştır; "Petrolü
> > kontrol edersen
> > ulusları kontrol edersin, yiyeceği kontrol edersen insanları
> > kontrol
> > edersin."
> >
> > "Küresel yiyeceği kontrol etme plânı" 1930'ların başlarına,
> > savaşın patlak
> > vermesinden önceye dayanır. Bu organizasyon belli başlı bazı
> > ailelerin
> > servetlerini korumak amacıyla seçilmiş özel kuruluşların
> > yardımlarıyla maddi
> > olarak destek görmüştür. Bu aileler güç ve zenginliklerini
> > doğu sahili
> > boyunca Boston, Vaşington, New York ve Philedelphia'ya
> > yerleştirmişti. Bu
> > sebeple egemen medya kuruluşları sıkça onlara atıfta bulunmuş,
> > zaman zaman
> > alay konusu etmişlerse de genellikle övmüşlerdir.
> >
> > Savaşla birlikte Amerikan gücünün ağırlık merkezi doğu
> > sahilinden Seattle,
> > Houston, Las Vegas, Atlanta ve Miami gibi bölgelere dağıldı.
> > Sonradan da
> > Asya, Japonya ve Latin Amerika'ya.
> >
> > 2.Dünya savaşından bir süre önce bir aile diğerlerine göre
> > daha fazla öne
> > çıkmıştır. Bu ailenin serveti, uğruna kan dökülen ve
> > savaşılan 'kara altın'
> > petrole dayanıyordu. Bu aileyle ilgili olağandışı olan ise
> > ailenin sadece
> > petrole değil, diğer başka alanlarda da yatırım yapmaya karar
> > vermesi
> > olmuştur. Psikoloji, tıp, gençlerin eğitimi, tarım, biyoloji ve
> > biyolojinin
> > tarımsal uygulamalarına yatırım yapmışlardır. Çoğu kişinin
> > fark etmediği
> > devasa bir büyüme ve gelişme göstermişler, servetlerini de o
> > ölçüde
> > büyütmüşlerdir.
> >
> > Bu kitapta ele alınan ana konu olan 'genetiği değiştirilmiş
> > organizmalar' ya
> > da GDO'nun tarihi, dönemin güçlü ailelerinden olan Rockefeller
> > ailesinin (ve
> > 4 kardeşin - David, Nelson, John ve Laurance) tarihiyle paralellik
> > göstermektedir -ki savaşın Amerikan zaferiyle bitmesinden sonraki
> > 30 yıl
> > süresince güç evrimine bu insanlar yön vermiştir. Gücün
> > tamamı ellerindedir
> > ancak işin maliyeti tüm dünyayı etkilemiştir.
> >
> > Bundan 30 yıl önce, erk Rockefeller ailesinin etrafında
> > toplanmıştı. Bugün
> > ise 4 kardeşin 3'ü çeşitli nedenlerle vefat etmiştir. Tüm
> > amaçları, daha
> > sonraları Pentagon'un 'tam spektrum egemenlik' adı vereceği,
> > gerektiğinde
> > askeri gücün de devreye sokulabileceği küresel hâkimiyetti.
> > Projeleri o
> > günlerdeki küçük bir güç gurubundan bugün hayal bile
> > edemeyecekleri, tüm
> > gezegenin geleceği hakkında inisiyatif sahibi oldukları bir noktaya
> > evirildi.
> >
> > Kaltım mühendisliği ile bitki ve diğer canlı organizmaların
> > patentlenmesi
> > tarihinin anlaşılabilmesi için 2.Dünya savaşını takip eden
> > yıllardaki
> > Amerikan gücünün dünyada nasıl yayıldığına bakmak gerekir.
> >
> > George Kennan, Henry Luce, Averell Harriman ve hepsinden önce
> > Rockefeller
> > kardeşlerin tarım sektöründe başlattığı 'yeşil devrim'
> > sayesinde
> > Petro-kimyasal gübre, petrol ve enerji ürünlerine bağımlılık
> > arttı. Onların
> > o günlerde yaptıkları bugünün genetiğini değiştirme
> > tarihinin ayrılmaz bir
> > parçasıdır.
> >
> > Yüzyılın başında gerçekleşen 4 çokuluslu dev şirket
> > birleşerek dünya
> > üzerindeki çoğu insanın temel besinlerinin (pirinç, soya
> > fasulyesi, buğday,
> > mısır ve hatta bazı sebze ve meyveler ile pamuk) kontrolünü
> > ellerine
> > geçirdiler. Hastalığa dayanıklı kümes ürünleri, genetiği
> > değiştirilmiş, güya
> > kuş gribine dayanıklı ürünler ve geni değiştirilmiş domuz ve
> > sığır üretimi
> > için çaba sarf etmişlerdir.
> >
> > Dört özel şirketin üçünün Pentagonla kimyasal savaş
> > araştırmaları konusunda
> > sıkı bağları vardı. Dördüncü şirket aslen İsviçre
> > kökenli olmasına rağmen
> > İngiliz kontrolü altındaydı. Petrolde olduğu gibi GDO tarım
> > projesi de bir
> > Anglo-Amerikan küresel plânıdır.
> >
> > Mayıs 2003'te Bağdat'taki acımasız Amerikan bombardımanının
> > dumanı
> > dağıldığında ABD başkanı GDO projesini stratejik bir konu
> > haline getirdi ve
> > ABD'nin savaş sonrası öncelikli dış politika gündemini
> > oluşturdu. Dünyanın
> > ikinci en büyük tarım üreticisi konumunda bulunan AB, bu
> > küresel plânın
> > önünde zorlu bir engel teşkil etmekteydi.
> >
> > Her ne kadar Almanya, Yunanistan, Fransa ve Avusturya gibi AB
> > ülkeleri diğer
> > dünya uluslarına benzer şekilde GDO ekimine sağlık ve bilimsel
> > nedenlerle
> > karşı çıksalar da, 2006 yılı başlarında Dünya Ticaret
> > Örgütü (WTO), AB'ni
> > toplu GDO üretimi için kapılarını açmaya zorladı.
> >
> > ABD ve İngiliz ordularının Irak'ı işgaliyle birlikte
> > Vaşington, bu ülkeye
> > genetiği değiştirilmiş tohumları ABD Tarım Bakanlığının
> > bir cömertliği
> > olarak göndermeye karar verdi. İlk büyük çaplı deney 90'ların
> > başında çok
> > uzun zamandır Rockefeller ailesinin bozduğu ve yolsuzlukla başı
> > dertte olan
> > Arjantin'de zaten yapılmıştı.
> >
> > İlerleyen sayfalarda da göreceğiniz gibi GDO'nun yaygınlaşması
> > ve çoğalması
> > uğruna politik tehdit, hükümet baskısı, yalan, rüşvet
> > yöntemleri kullanılmış
> > ve hatta cinayetler bile işlenmiştir. Okurken bir suç romanı
> > hissine
> > kapılmanız sürpriz olmayacak. Tarımsal verimlilik ve dünyanın
> > yiyecek
> > sorunlarını çözme adı altında işlenen bu suçlar, bu küçük
> > zümrenin amaçları
> > doğrultusunda önemsizdir. Yapılan bunca şeyin hedefinde sadece
> > para ve kâr
> > yoktur. Nihayetinde bu güçlü aileler kimlerin merkez
> > bankalarının başlarında
> > duracağına karar verirler. Para onların yaratmaları ya da yok
> > etmeleri için
> > emirlerindedir.
> >
> > Amaçları daha önceki despot ve diktatörlerin hayal ettikleri
> > gibi mutlak
> > dünya hâkimiyetidir. Kontrol edilmezlerse 10-20 yıl içerisinde bu
> > hedeflerine ulaşmaları işten bile değil. Bu sebeple bu
> > gerçeğin duyurulması
> > ve herkes tarafından bilinmesi büyük önem arz etmektedir.
> >
> > (Bu metin Gazeteci F. William Engdahl’ın 'Ölüm Tohumları'
> > adlı eserinin
> > giriş bölümüdür. Lütfen kitabı temin ederek okuyunuz)
> >
> > gıdahareketi
> >
> > ------------------------------
> >
> > [Non-text portions of this message have been removed]
> >
> >
>
> [Non-text portions of this message have been removed]
>
>
>
--
"İnsanın kazandığı paradan değil,paranın kazandığı insandan korkun."
[Non-text portions of this message have been removed]