Search the web
Sign In
New User? Sign Up
turna · TURNA FKR KULB - ONARIMCILAR
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Want to share photos of your group with the world? Add a group photo to Flickr.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Messages 8394 - 8423 of 12067   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Messages: Show Message Summaries   (Group by Topic) Sort by Date v  
#8423 From: akasa prana <dunya_nobeti@...>
Date: Mon Dec 31, 2007 10:20 pm
Subject: Ylba
dunya_nobeti@...
Send Email Send Email
 

Herkesin yeni yln kutluyorum.
Daha DEMOKRAT ve daha LAK bir hkmet dileiyle.
Herey gnlnzce olsu

(Ali Kurtizi)
SAYGILAR...



Windows Live Messenger'n iin cretsiz gncelletirme! Buraya tkla!

#8422 From: "kran aydn" <saydinn@...>
Date: Sun Dec 30, 2007 7:31 pm
Subject: sayilara gore yil bitiyor, bitmeyecek neler(in) var? iyi yillar
saydinn@...
Send Email Send Email
 
selam

Tanr'nn dolu deil, temiz ellere bakt ellerle deitirmek ister misin ellerini,
yeni denen mrne damga vuracak bu ylda?

mrmz bir rya imi iinde uykumuzun, iyi mrler,yllar iyi, sevgiler, kran aydn

>>>   http://www.nehissettinseo.org/son_haber.html



ok merak edilen yaam yksn kalem ald
http://www.nehissettinseo.org/yasamoykusu.html


dsturlarn ne olduuna ve ne olacana dair amamak iin dkt
http://www.nehissettinseo.org/dusturlari.html


her yeni gne yabanc uyand, her gne yeniden balad, ilk vedas hi bitmedi
http://www.nehissettinseo.org/ic_konusmalari.html


vurulmadan bir eyle olmak nasl olurdu, neye sahipse ou vurulduu oldu
http://www.nehissettinseo.org/vurulduklari.html


terapi gibi geldi boncuklardan yaratclk karmak
http://www.nehissettinseo.org/takilari.html

renci neye hazrsa retmen de o'na hazrm denir, hazrd
yaamn koluu imkansz bireysel danman olmak mmknd, oldu
http://www.nehissettinseo.org/yasamkoclugu.html


insan olmaktan kaynaklanan tm aclarndan szdklerini geti mrekkebe
http://www.nehissettinseo.org/tuyap.html


kr, teekkr, bedeli demeyecek yardma kardr, o da teekkr etti
http://www.nehissettinseo.org/tesekkuru.html


kutlamak kelimesi hep havada kaldndan, o kurtlamay tercih etti
http://www.nehissettinseo.org/kurtlamalari.html


sessizce bir yerlerde yer ald, dierlerini bildirildike bilecek
http://www.nehissettinseo.org/linkleri.html


trkiye edebiyat yarmas bilgi bankas olmay kafasna koydu
http://www.nehissettinseo.org/yarisma!.html


internet kaybolarak bulmak demekti, en sade katma deeri iaretledi kendince
http://www.nehissettinseo.org/onerdikleri_web.html


by dkkannda acy oaltmamaya alt
http://www.nehissettinseo.org/aciyi_cogaltma!.html


#8421 From: cengiz ÅŸimÅŸek <cesimsek@...>
Date: Sat Dec 29, 2007 9:14 am
Subject: {TURNA} Ankete katılın --- Siz sanatçılarımızın bu çıkışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
cesimsek
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Ankete katılın
 
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı web sitesi, basında sıklıkla gündeme gelen ünlü piyanist Fazıl Say'ın Türkiye'yi terk etmek istemesi, bunu nasıl anlamak ve karşılamak gerektiği konusunda toplumun görüşlerini yansıtmak amacıyla bir anket çalışması düzenledi. Zira daha evvel Orhan Pamuk da bazı sebeplerden dolayı eleştirilerde bulunmuştu. Fazıl Say'ın bu çıkışına Müjde Ar da destek verdi ve o da gitmek istediğini belirtti. Lüfen aşağıdaki linke tıklayarak ankete katılın....
 

 



Never miss a thing. Make Yahoo your homepage.

#8420 From: Yavuz Selim ATABEY <yavuzatabey@...>
Date: Fri Dec 28, 2007 10:29 pm
Subject: Artk Mstarib Olmak Zorundayz!
yavuzatabey
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Artk Mstarib Olmak Zorundayz!
 
Mstariblik, Bat'ya Bat'y retecek derin bir strateji olmaldr. Nasl bir Alman, skandinav veya ngiliz akademisyen, bizim kltrmzn knhne vkf olmak iin alyorsa, bizim de aynsn onlarn kltrleri iin yapmamz gerekir, diyalogda mesafe alabilmek iin. Asl medeniyetler aras diyalog, birbirini, knhne vakf olacak derecede tanmaktan gemez mi? Orta Asya'daki eski Sovyet Cumhuriyeti olan Trk cumhuriyetlerinin halklar, gayet gzel Rusa konumaktadrlar, gelin grn ki, aralarnda standardn stnde bir Rusya tarihisi, bir Slav dilleri uzman yoktur. Tabii o zaman da ciddi bir fikr gelime beklenemez buralardan...


Never miss a thing. Make Yahoo your homepage.

#8419 From: Gokce ISPI TURAN <gokceispituran@...>
Date: Fri Dec 28, 2007 3:12 pm
Subject: Yavuz Turgul Puzzle'ları
gokceispituran
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Yavuz Turgul Puzzle'ları

“Muhsin Bey” çok uzun bir süredir en sevdiğim Türk filmleri listesinde en üst sıralarda yer alıyor. Yavuz Turgul sinemasına duyduğum özel ilginin sebebi yalnızca bu bile olabilirdi ama yönetmenin daha sonra izlediğim tüm filmleri de aynı şekilde etkiledi beni... DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ;
 


gokce ispi turan

www.gokceispituran.com


Yahoo! kullaniyor musunuz?
Istenmeyen postadan biktiniz mi? Istenmeyen postadan en iyi korunma Yahoo! Posta'da
http://tr.mail.yahoo.com

#8418 From: "Taner Ayaz" <tanerayaz@...>
Date: Fri Dec 28, 2007 4:12 pm
Subject: Mslman dnyann ilk kadn babakan Butto ldrld...
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 
Sevgili Turnalar,

Eminim aranzda siyaset bilimi ile uraanlar vardr. Onlardan ricam Butto suikasti ile ilgili yukardaki balktan hareketle aklma taklan baz konular anlamamda bana yardmc olmalar.

Suikastin ardndan Merref bata olmak zere, hemen tm parmaklar El-Kaide ve Taliban' iaret etti. Bu iki rgt, zellikle El-Kaide, mslamandr, cinayet ilemezler, suu onlara atyorlar gibilerden bir yaklamm yok. Sadece El-Kaide yada Ladin denildiinde aklma 1984'de ki Goldstein karakterinin geldiini belirtmek isterim.

Pakistan uzun sredir Merref'in askeri idaresi altnda. Merref batda nezdinde meruiyetini ifade etmek iin en ok radikal islamc terr sebebini kulland. Seimlerin yaklamas, Navaz erif ve Butto'nun liderliinde artan demokrasi talepleri, yksek yargnn demokrasi lehinde Merref'e tavr almas ve batdan gelen demokratikleme arlarna Merref'n yant hep radikal islamc terre kar sava iinde olduklar ve bu yzden idareyi brakamayaca eklinde idi. Halbuki muhalefetin iki byk lideri Butto ve erif batc ve laik/sekler anlaya sahipken... El Kaide ya da Talibanla birleip lkeye eriat getirmeleri en son dnlecek iki insan... Merref Genel Kurmay bakanln brakmasna karn anayasann yrrln durdurdu, yksek yarg yelerini deitirdi ve seimleri erteletti. Navaz erif'in lkeye girmesi ile kmas bir oldu... Butto'nun bana gelenler ise malm...

imdi benim anlamadm byle bir tablo iinde, iki lafndan biri radikal islam terrne kar mcadele olan bir Merref dururken neden onun iktidar iin en byk iki tehlikeden biri olan Butto hedef seilsin? Biraz Mahir Kaynak tarz dnyorum; bu cinayetten en ok kim yarar salar? Merref'e bir yarar salayacan dnmyorum ama... Radikal islamc terristlerin bundan ne kar olabilir? Merref'i zor durumda brak m?

Girii soru ile yapmam kesinlikle bir ima veya benzeri birey iermemektedir. Gerekten bu iten anlayanlarn yorumlarn bekliyorum.

Sayglarmla....



#8417 From: Alev ALATLI <alevalatli@...>
Date: Fri Dec 28, 2007 9:28 am
Subject: Ner'de bir medeniyet or'da bir 'Yeni Yıl'!
ataege
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Ve illâ da "siyasî"! Hatta, sahici ya da öykünülen kültürel aidiyetin önde gelen göstergelerinden birisi! İnsanoğlunun geçen zamana duyduğu huşu dolu saygı, zamanı birimlerle ifade etme çabasıyla sonuçlanmış.
Takvim denilen tertibin, tarım, av, göç gibi dünyevî işleri düzenlemekteki yararı bir yana, insanoğluna, her ne kadar tümüyle sanal ise de, bir tür idrak ve kontrol duygusu verdiği; kâinat ile kendisi arasında adeta bir tür bağlantı kurduğu kuşkusuz. Bu bağlamda "kutsal" bir tınıları da var; kehanet, fal gibi uğraşlar da takvimsiz olmuyor. Ancak, bilimsel temelleri ne denli gelişmiş olursa olsun, takvimler, bilimsel paradigmalar değil, toplumsal mutabakatlar olarak değerlendirilmek durumundalar.
Zamana ilişkin en bariz birim, "gün." Bu hususta mutabakat evrensel olunca, sıra "ay"ın ve "yıl"ın tanımlanmasına geliyor. "Ay", adı üstünde, Ay'ın Dünya etrafında bir seferlik dönüşü; "yıl" da, Dünya'nın Güneş'in etrafındaki bir seferlik dönüşü. Burada da evrensel mutabakat tamam, şu şerhle ki, Ay'ın ve Güneş'in dönüş süreçleri, mutlak ve değişmez olmadıkları gibi, birbirlerine kesin olarak oranlanabilir de değiller. Yani? Yani, göksel cisimlerin hareketleri tam sayılarla ifade edilemiyor; oradan buradan sarkan birkaç dakika hep var. Yani, ister Milâdî, ister Rumî olsun, hiçbir takvim astronomik hareketleri tamı tamına yansıtmıyor; aralarındaki farklılıklar, küsuratı "yedirme" tercihlerinden kaynaklanıyor. Örneğin, bizim halen kullandığımız Milâdî takvim, Dünya'nın Güneş'in etrafındaki bir seferlik turunu esas alan bir formüle dayanmaktadır, küsuratı, 28 günlük Şubat'ta her dört yılda bir yirmi dört saat ekleyip 29 güne çıkarmak suretiyle halleder. Dünya'nın Güneş etrafındaki dönüşünü bir yana bırakıp, Ay'ın Dünya'nın etrafındaki dönüşünü esas alan takvimler ki, İslam takvimi bunlardan birisidir, zamanı, aylarla sayar. Bir de her ikisinin karışımı olan Çin ve İbrani takvimleri formüller vardır ki, bunlar da hesaplarını Ay'ın tavafına göre yapar, Dünya'nın Güneş'in çevresindeki dönüşüyle senkron tutturabilmek için birkaç yılda bir, takvime bir ay eklerler. Bu uzunca girişten sonra, diyeceğim, pazartesi akşam 10,9,8... diye sayarak "gireceğimiz" yeni yılın "bilimsel" bir karşılığı olmayıp, keyfî bir iradeyi yansıttığıdır! Ve her keyfî irade gibi, ille de siyasî telmihleri vardır.
Keyfî irade deyince, en sevdiğim anekdotlardan birisi Çar Deli Petro (1672-1725) zamanında geçiyor. 988'de Hıristiyanlığı kabul etmeden önce, Ruslar, tabiat ile haşır neşir tüm diğer kavimler gibi, yeni bir yıl deyince, karların eriyip, doğanın yeniden canlandığı baharı düşünüyorlar ki, bu genellikle martın sonlarına denk gelen bir süreç oluyor. İlk yaz ya da "üç aylar" dedikleri süreç 22 Mart'ta gecenin gündüze eşitlendiği gün başlıyor; "yeni yıl" kutlamaları da o gün oluyor. Hıristiyanlık'la birlikte, "Çağdaş Bizans"ın usullerini kabullenmek farz oluyor. Bizans'ın kullandığı takvim de "Julian" takvimi dedikleri takvim ki, İsa'dan 45 yıl kadar önce Roma İmparatoru Sezar'ın kabullendiği, Dünya'nın Güneş'in etrafındaki hareketini esas alan 365 günlük takvimdir. Julian takvimi uyarınca, yeni yıl, 1 Mart'a çekiliyor ve sabitleniyor. Halkın da buna pek bir itirazı olmuyor. Derken, Ortodoks kilisesinin ünlü İznik konseyleri toplantıları araya giriyor; birtakım yeni dinî yasalar ortaya çıkıyor; bunların arasında yeni yılın bundan böyle 1 Eylül'de kutlanması fermanı da var. Rus köylüleri, bu yeni yasayı yadırgamakla birlikte, kiliseye saygılarından kabulleniyorlar. (1348) Üvez ağaçlarını kırmızı elmalarla süsleyip, yeni yıl kutlamaları yapıyorlar. Bundan üç asır kadar sonra Deli Petro'nun aylarca süren bir Avrupa seyahati var; bu uzun gezinin sonunda ülkesine geri dönen çar, (1699) yeni yılın bundan böyle 1 Ocak'ta kutlanacağını söylüyor; üvez ağacını atıyor yerine çam ağacı süslüyor. Meğer, gezdiği Protestan Avrupası ülkeleri böyle yaparlarmış. Ne ki, bu defa kıyamet kopuyor. Pek ender rastlanır bir cesaretle dini bütün Ortodokslar çarı protesto ediyorlar. Gerekçeleri de şöyle: "Bu işte bir hile var; çünkü aklı başında hiçbir Tanrı, yeni yılı ocak gibi karanlık, soğuk bir ayda başlatmaz!" Ne ki, emir demiri kesiyor, Rusya '17 devrimine kadar Sezar'ın takvimi kullanmaya devam ediyor. Bu arada, Katolik Avrupalılar 1582'den itibaren Gregoryen takvimi kullanırlarmış ki, bu da Hz. İsa'nın doğumunu 11 gün önceye sabitliyor. Zamanla, Protestanlar da Katoliklere katılıyorlar, Rusya, İsa Peygamber'in doğum gününü tek başına kutluyor. 1929'da Bolşevikler bunu da yasaklıyorlar; 1949'a kadar Rus evlerinde çam ağacı, neredeyse ihanet-i vataniye simgesi sayılıyor; nedeni de çam ağacının Alman geleneği sayılması. 1987'de yapılan bir araştırmaya göre halen yeryüzünde kullanılan yaklaşık 40 farklı takvim -ve dolayısıyla "yılbaşı" var. Bu takvimlerin temelleri üç aşağı beş yukarı aynı olduğundan, yansıttıkları kültürel tercihler itibarıyla anlamlılar. En yaygınlarından birisi, Doğu ve Güneydoğu Asya'da, Kore'den, hatırı sayılır Çin nüfusu olan Malezya'ya kadar kullanılan Çin takvimi. Bu geleneksel ay takvimine göre, yeni yıl, baharda. Örneğin, Tayland'da, nisanda pek renkli bir biçimde kutlanıyor. Japonya da 1873 Batılılaştırmacı Meici reformlarına kadar bu takvimi kullanmış. Şimdi artık, bizim gibi onlar da Gregoryen takvimini kullanıyor, yeni yılın ilk günü 1 Ocak. Ancak, bizden farklı olarak, Japonlar, tarihi değiştirmekle yetinmişler. Kutlamalar, 1873'ten önceki gibi. Örneğin, yeni yılın ilk şafağı önemli. "Hatsuhinode" derler, güneşin ilk ışıklarını görmek için en iyi kimonolar giyilir, Şinto tapınaklarına gidilir. Yeni yılda yapılan ilk işin hatta görülen ilk rüyanın kaydı düşülür ki, bu da iyileştirici bir muska gibi görev yapar.
Kendisine özgü takvimi olan bir diğer ülke Hindistan. 1957 Takvim Devrimi ile "Ulusal Hindistan Takvimi" değişmiş, yerini "lunisolar" denilen, Güneş ve Ay takvimlerinin bileşkesi almış. Burada, yıla geleneksel Hint ayları ile başlanıyor. Ayların isimleri değişmezken, Gregoryen takviminin dört yılda bir, yıla bir gün ekleme yöntemi kullanılıyor. Dinî bayramların hesabını, Hindistan Meteoroloji Bakanlığı yapıyor ve ilan ediyor. Buna karşın, Hindistan'da "millÎ" bir takvimin varlığından söz edilemiyor. Merkezî yönetim, Gregoryen takvimini kullarken, yerel yönetimler ve cemaatler, bölgesel, dinî ya da etnik geleneklerine uygun kendi takvimlerini kullanıyorlar. Bu bağlamda, Hindistan'da "yeni yıl"a herkes bir başka günde giriyor. Halen İsrail'in resmî takvimi olan İbrani takvimi de bir başka âlem; özde "lunisolar," ancak gözlem değil, hesap üzerine kurulu; aşai rabbani olarak bilinen toplu dua günlerini temel alıyor. Zaman, on dokuz yıllık devridaimler olarak düşünülüyor; bu süreçte ayın kaç kez hilal olarak görüneceği hesaplanıyor (ki, bu, 235 defa olurmuş) ve aylar buna göre 29 ya da 30 gün olarak tanzim ediliyor. Yıllar "Yaradılış"tan itibaren sayılıyor; bu tarih Julien takviminde 7 Ekim 3760'a tekabül ediyor. Her yılın, "Yeni Yıl"ı, farklı bir tarihe ve güne düşüyor.
Diyeceğim şu ki, pazartesi akşamı, ister allanıp pullanıp gezmelere çıkalım, ister başımıza yorganımızı çekip uyuyalım, "Yeni Yıl"a giren, benimsediğimiz kültürümüz; dünya değil, kâinat hiç değil. Buna karşın, dua, hep aynı dua; Allah hepimize güzel günler nasip etsin.
ALEV ALATLI


Yahoo! kullaniyor musunuz?
Istenmeyen postadan biktiniz mi? Istenmeyen postadan en iyi korunma Yahoo! Posta'da
http://tr.mail.yahoo.com

#8416 From: Enis Turan <turan_enis@...>
Date: Thu Dec 27, 2007 2:22 am
Subject: Fwd: [ Fikir Meydani ] TRKLER BATIYA MEYDAN OKUYOR
turan_enis
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Tekrar rastladm ve yelerimizle paylamaktan  kendimi  alamadm  bu ok isabetli ve arpc deerlendirmeniz iin teekkrler Sayn Salim Koak. Okuyucularnz bol olsun.
Selam ve Sayglarmla,
Enis Turan


From: "Salim Kocak" <salimkocak@...>
Date: Fri, 2 Nov 2007 11:52:02 +0200 (EET)
Subject: [ Fikir Meydani ] TRKLER BATIYA MEYDAN OKUYOR

TRKLER MEYDAN OKUYOR / HANG BATI HANG UYGARLIK adl kitabmzdan alnt :

AH, U KAHROLASI NYARGILARIMIZ! 
            Avrupa bizim hakkmzda hep nyargl olmutur, deil mi? Trkler barbardr, Trkler kabadr, Trkler cahildir... Hep byle bilirler. Kendimizi onlara beendirmek zorunda deilizdir ama, yine de bunu kendimize ok dert eder, szlanr dururuz. mrlerimiz bundan ikyet etmekle geer. Ah, u Avrupallara ne zaman beendireceiz kendimizi!..
Hi kukusuz herkes beenilmek, doru bilinmek, sevilip saylmak ister ama... Bizimki bunun tesinde bir eydir ve genlerimize kadar ilemi bir aalk duygusu, bir ulusal kompleks ve zgven sorunudur.
            Neyse, uzatmayalm, herhalde buraya kadar hemfikirizdir.
Ama yle bir doru daha var ki ortada, bundan daha dorudur. O nedir? O ise bizim de nyargl oluumuzdur. Yani nyargl olan sadece Batllar deil. En az onlar kadar bizler de nyarglyz. Bizimki neyin nyargsdr peki? Bizimki de onlarla ilgili bir nyargdr. Ama ite byle : Onlarn bizim hakkmzdaki nyarglar olumsuzken, bizimkilerin hepsi olumludur : Avrupal uygardr, Avrupal kltrldr, Avrupal bilgilidir, Avrupal insan haklarna saygldr, Avrupal... Sonu olarak; Avrupallarn bizim gzmzdeki yeriyle, bizim onlarn gzndeki yerimiz birbirinin tam zdddr.
Katlyor musunuz buna?
Ama bitmedi. Bir nyarglar paketi daha var ki o da bize ait, maalesef.
O paketin iinde ne var? O da bizim, kendimizin, yine kendimiz hakkndaki nyarglarmzdr : Biz adam olmayz, biz cahiliz, biz kabayz, biz bilgisiziz, biz savatan baka bir ey bilmeyiz...
Demem o ki tek tarafl bir ak ilikisi var ortada. Onlar diyorlar ki: Ben seni sevmiyorum Biz diyoruz ki Ama ben seni seviyorum. te bylesine aptalca bir iliki.. Nefretle sevginin ak!.. Bizce bu kadar dramatik!..
Bat kltr diye diye kendi kltrmz hi gelmez olmu aklmza.
Bat uygarl diye diye dnyay tek boyutlu sanmaya balamz.
Bat demokrasisi diye diye kendi ynetim geleneklerimizi skalamz.
nsan haklar diye diye kul haklarn es gemiiz.
Ona olan hayranlmz, kendimizden nefrete dnm.
Dnyada Avrupa tarihinden baka tarih yok sanmz.
Kendimize ksm, deerlerimizle, gemiimizle, geleceimizle bir trl bark olamamz.
En az Batllar kadar kendimiz de hor grm, kk grmz kendimizi,
 Bu ilere bir de eletirel gzle bakmak hi gelmemi aklmza... Eer u son birka ylda gzmz biraz aldysa, bu kadar bile zerimize ok gelilerinin sonucu olarak km ortaya.
Peki bu sonulara, bu konular aratrarak, inceleyerek filan m ulatk? Byle olmadna gre adn ne koyacaz imdi bunun? Hem de UTANILASI NYARGILARIMIZ, deil mi?
Demek ki bizim asl sorunumuz; batllarn bizim hakkmzdaki nyarglarndan nce; bizim hem onlar, hem de kendimiz hakkndaki nyarglarmzdr.
Hem de yzelli- ikiyz yl filan olmu bu virsler kanmza gireli. Arada bir adam km ortaya ve Siz kendinizi adam yerine koymazsanz, bakalar hi koymaz demi ve aklmz bamza toplam ama, ne yazk ki onun gidiiyle birlikte yine eski gnlere dnmz.
Bu gidile gzmz Avrupa bryecek!
Mahatma Gandhi ne demiti?
Bir insan, ancak gerekten uyuyorsa uyandrmak mmkndr. Ama eer ayakta uyuyorsa, dnyann btn abasn da harcasanz, onu uyandramazsnz.
 

____________________________________________________________________________
Hayalindeki kiiyi gkte ararken nette bul! Mynet Arkadama abone olmak iin hemen tkla!



                       Enis Turan
              turan_enis@...
       http://groups.yahoo.com/group/Fikir-Meydani


Ask a question on any topic and get answers from real people. Go to Yahoo! Answers.

#8415 From: <maltintas@...>
Date: Thu Dec 27, 2007 2:45 pm
Subject: Re: {TURNA} Basin aciklamas -Mazlumder-
maltintas@...
Send Email Send Email
 
Taner Ayaz <tanerayaz@...> dedi:

Sayn Baylar,

Hemen her tr meslekten,her trden din,inan,etnik gruptan/kmeden olan
kimseler arasnda kt diye tanmlanabilecek, yerleik deerlere,ahlak
anlaylarna aykr davranlar iinde bulunan kimseler olmutur,olmaktadr
ve olacaktr. Gemite de kimi meslek mensuplar, bireysel olan davran,
mesleksel adan stlenerek, rnein "doktorlar kt adam olmaz", "polisler
iinde ahlaksz olanlar olmaz" diyerek, kimi gerek yaamdan aktarlm
sinema ve tiyatro oyunlarna kar kmlar, kampanyalar amlardr. Bu
kez de, bir babann yerleik deer ve ahlak d davrannn bir filme
yanstlmas, hemencecik belirli bir inan kmesi tarafndan stlenilerek,
tepkilerinin sergilenmesine neden olmutur. Bence, bu trden deer ve ahlak
anlayna aykrlklarn st rtlme yerine, tam tersine gzler nne
serilerek, giderilmesi,nlenmesi konusunda toplumsal bask oluturulur. Hele
hele konunun "din ve inan zgrl" balamnda alglanmas ve sanki din ve
inan zgrln ortadan kaldrc biimde eletirilmesini anlayamyorum.
Din ve inan zgrl benzeri yksek deerler, ahlaksz davranlarn
peesi,rts olmamaldr,yle kullanma yorumlanacak biimde
sunulmamaldr,dncesindeyim.
Bu vesile ile yeni ylnz, bu trden ahlakszlklara, deerlerimize
aykrlklarn azald,ortadan kalkt bir yl olmas dilei ile
kutluyorum.
Mustafa Altnta

#8414 From: "Taner Ayaz" <tanerayaz@...>
Date: Thu Dec 27, 2007 11:10 am
Subject: "Trk eriyiz, silsilemiz kahraman / Mslmanz hakka tapan Mslman."
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 

Mehmet kif'i anmak

http://www.milliyet.com.tr/2007/12/27/yazar/akyol.html

MLL airimiz Mehmet kif 27 Aralk 1936'da vefat etti. Devlet bu vefat iitmedi, grmedi; cenazesini millet kaldrd.
Byk air Abdlhak Hamid'e zel kanunla maa balayan devlet, byk air Mehmet kif'e hak ettii emekli maan bile balamam, kif dostlarnn bakmna muhta kalmt. Emekli maa balandnda artk lm deindeydi.
kif, siyasete hi karmad halde bir 'muhalif' gibi peine polis taklm, srekli siyasi hcumlara maruz kalmt.
"Arap, Arnavut" denilerek Trklkten tard edilmiti! "Gerici" denilerek aalanmt!
Bunu yapanlar, onun "stiklal Mar"n yazabilmi tek air olduunu akllarna bile getirmiyordu.
ki byk airimiz, Tevfik Fikret ile Mehmet kif arasndaki gr ve duyu farklar analiz edilmiyor, anlamaya allmyor, kif'e hakaret iin vesile yaplyordu.
kif'e Trklk yapmad diye saldranlar, Fikret'in tek msranda bile "Trk" kelimesinin gemediini, siyasi kimlik olarak sadece "Osmanllk" kavramn ycelttiini dnmediler.

Tarihsellii anlamak
Bayram tatilinde Orhan Karaveli'nin Doan Kitap'tan kan "Tevfik Fikret ve Haluk Gerei" adl kitabn okudum.
Fikret'i okuduumda hep hznlenirim; zira Fikret, Tanpnar'n deyimiyle, "bizim medeniyet krizimiz"i yanstan byk bir lktr.
Karaveli'nin kitabndan bsbtn hznlendim. Fikret'e vmek iin, kif'e yermek iin bakm.
Sayn Karaveli "tarihsel" adan bakamad iin zamanlar birbirine kartrm... Akif'in "Trk Arapsz yaamaz..." ya da "Ben ki evet Arnavud'um / te perian yurdum" eklindeki msralarn alm ve u hkm vermi:
"kif'in Trkle bitii deer 'Arap' kavramnn bir paras olarak kald!"
nsafsz bir hkm!
kif bu tr iirlerini 1911-1918 dneminde yazmtr. O dnemde Mustafa Kemal ne yapyordu?! Libya'da ve Suriye'de savamyor muydu?!
Askerler silahla, kif de kalemle imparatorluu savunuyordu!
Bu "tarihsellik" faktrn anlamadan Akif'i anlamak mmkn mdr?
Tarihi dnemleri kartrmak, ok sradan bir 'pozitivist metafizik'tir!

kif ve milliyetilik
kif bu iirlerinde Kosova iin, Prizren, Yakova ve Selanik iin gzyalar dker. Bugn etnik milliyetilik dediimiz kavmiyetiliin felaketlerini anlatr.
"Arnavud'um... ite perian yurdum" derken yapt ey, Arnavutuluk deil, Arnavut milliyetiliine eletiridir.
kif ayn dnemde "Yurdu batan baa viraneye dnm Trk'n" diye alayan airimizdir.
1921'e gelindiinde, Sakarya sava gnlerinde bestelenip cephede sylenen "Ordunun Duas" marnn yazar kif'tir: "Trk eriyiz, silsilemiz kahraman / Mslmanz hakka tapan Mslman."
kif'i anakkale ile Bedir Sava'n mukayese etti diye eletirmek de mthi bir anlayszlktr.
Bir mminin kalbinde "Bedr'in arslanlar"nn manevi mertebesinin ne olduunu bilenler, kif'in anakkale ehitlerini Peygamber'in yan banda bir manevi mertebede grdn anlamakta zorluk ekmezler!
kif elbette btn mrnce etnik milliyetilie kar oldu. Tarih kurultaylarnda sylenen "brokisefal Alpin rk" zrvalarna itibar etmedi; Milli Mcadele ruhunun airi oldu; stiklal Mar'n da bu sayede yazd zaten.
Yeniden etnik sorunlarla karlatmz bu dnemde, kif'i anlamaya daha ok ihtiyacmz var.

#8413 From: Enis Turan <turan_enis@...>
Date: Wed Dec 26, 2007 6:07 pm
Subject: Bayramlar, kutlamalar ve "Mutlu anlar"
turan_enis
Offline Offline
Send Email Send Email
 


Mutlu yaam yok
Mutlu anlar vardr... (anonim)

 
Yeni ylda ve tm yaantnzda;

Mutlu anlarnzn oalmasn,
Ve mutsuz anlarnzn sizi glendirmesini diliyoruz.

        Sayglarmla,




                       Enis Turan
              turan_enis@...
       http://groups.yahoo.com/group/Fikir-Meydani


Looking for a X-Mas gift? Everybody needs a Flickr Pro Account!
nice bayramlara.
sevgiler
metin
The message is ready to be sent with the following file or link attachments:
bayramlar

Note: To protect against computer viruses, e-mail programs may prevent sending or receiving certain types of file attachments.  Check your e-mail security settings to determine how attachments are handled.

#8412 From: isik huseyin <huseyn_tr@...>
Date: Wed Dec 26, 2007 2:26 pm
Subject: Re : {TURNA} ERZURUM OTOBUS TERMINALI
huseyn_tr
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhabalar
 
Erzurum belediye başkanı ya da otogar mevzuunu geçerek direkt sayın Selami Güzel beyefendinin yazısı konusunda birkaç bir şey söylemek istiyorum. Öncelikle Selami Bey; aşağıda ithamlarda bulunup hatta üslubunuzla aşalılamış olduğunuz belediye başkanı size yanıt verecek konumda değilken siz koca bir hamaset örneği sergileyerek esefle ve kin kusarcasına eleştirilerde bulunuyorsunuz. Bizlere Erzurum'dan, Erzurum belediyesinin çalışmayışından ya da otogarın pisliğinden yakınabilirsiniz ama cumhuriyeti yalnızca cumhurbaşkanına mal edenler gibi siz de koskaca bir yerel sistemin kusurlarını yalnızca belediye başkanına mal etmişsiniz. Bu bana göre ne bardağın boş tarafına bakmak ne de dolu tarafına... Bu bardağa bakmamaktır... Bu bağcı dövmektir üzüm yemek istemek değil. Karşınızda sanal bir özne olarak dahi durmadığını bildiğiniz bir kişiye öylesine salırmışsınız ki sanki amacınız yalnızca yıkmakmış gibi geliyor bana. Bence oturun ve dünya görüşünüzü bir kez daha sorgulayın çünkü davranış şekliniz hiç de gerçekci değil...
 
Selam ile...  
Sır İçinde Sır... İsyansızlık Günleri Merhaba!
 
Hüseyin IŞIK
www.tacmahal.org


----- Message d'origine ----
De : Selami Güzel <selguzel@...>
À : ataturkuniversitesi-erzurum@yahoogroups.com; dadas-erzurum@googlegroups.com; e-ataturkuniversitesi@yahoogroups.com; ekosiyaset@yahoogroups.com; e-palandoken@yahoogroups.com; eratun@yahoogroups.com; erzurum@...; erzurum25@yahoogroups.com; erzurumajansi@yahoogroups.com; erzurumbirlikgrubu@yahoogroups.com; erzurum-haber@yahoogroups.com; erzurumhaberajansi@...; erzurumis@yahoogroups.com; erzurum-kalite-grubu@yahoogroups.com; erzurumlular@yahoogroups.com; erzurumluyum@...; erzurumluyum@googlegroups.com; erzurumluyum@yahoogroups.com; recep.akdag@...; recepakdag@...; recepakdag@...; haber-turk@yahoogroups.com; tarih-toplum-siyaset@yahoogroups.com; tbmm-milletvekilleri@yahoogroups.com; tugce.baranotti@...; turk_politik@yahoogroups.com; turk_turkiye@yahoogroups.com; turkbirdev@yahoogroups.com; turkistanhaberleri@yahoogroups.com; turkkulturevi@yahoogroups.com; turna@yahoogroups.com; TA <turkiyeajansi@yahoogroups.com>; turkiyem_vatanim <turkiyem_vatanim@googlegroups.com>; türkeli <buyukturkeli@yahoogroups.com>; yazarlarbirligi@yahoogroups.com; İSPİR <ispir@yahoogroups.com>; ulkuocaklari@yahoogroups.com; "ULKUMERZURUM@..." <ulkumerzurum@...>; mevlaya-emanet-olsun-erzurum@googlegroups.com; e-palandoken@yahoogroups.com; palandoken@googlegroups.com; palandoken@yahoogroups.com; abd_turkleri@yahoogroups.com; adaletvekalkinma@yahoogroups.com; adaletvekalkinmapartisi@yahoogroups.com; ajansturk@yahoogroups.com; ataturkuniversitesi@yahoogroups.com; avrupaturkiyem@yahoogroups.com; kardan-adam@yahoogroups.com; kirk-ambar@yahoogroups.com; erzurumun-sesi@googlegroups.com; erzurumun-sesi@yahoogroups.com; hersey-serbest@yahoogroups.com; saadetgeliyor@googlegroups.com; siyasetmeydani@yahoogroups.com; sosyal_forum@yahoogroups.com; tarih-toplum-siyaset@yahoogroups.com; dadas@yahoogroups.com; dadas-erzurum@googlegroups.com; demokrasigemisi@yahoogroups.com; h.pulur@...; haber-erzurum@yahoogroups.com; haberinvarmi@yahoogroups.com; haber-turk@yahoogroups.com; hersey-serbest@yahoogroups.com; kuvayi-milliye-hareketi@yahoogroups.com; kuvayi-milliye-hareketi@yahoogroups.com; listem2@yahoogroups.com; istisare1@yahoogroups.com; canimerzurum@yahoogroups.com; benimturkiyem@yahoogroups.com; bilgi_kultur@yahoogroups.com; bozoktv@yahoogroups.com; mailciler@yahoogroups.com; mevlaya-emanet-olsun-erzurum@googlegroups.com; milliyetciinisiyatif@yahoogroups.com; muzaffergulyurt@...; tbmm-milletvekilleri@yahoogroups.com
Envoyé le : Lundi, 24 Décembre 2007, 22h18mn 42s
Objet : {TURNA} ERZURUM OTOBUS TERMINALI

Bayramda bir cok ailenin oldugu gibi bizim de gelenimiz gidenimiz oldu.
Mecburen terminale bir kac kere gittik.
5. y¹l¹na giren Ahmet Kücükler ve onun belediye baskanl¹»¹n¹n baºar¹s¹zl¹»¹n¹n en net göstergelerinden biri TERM©NAL.
Pislikten, bak¹ms¹zl¹ktan ve insans¹zl¹ktan periºan bir bina.
Sahipsizlikten 20 metreden biribirine küfür ve hakaret eden çal¹ºanlar.
Size soruyorum günlük en az 3 - 5 bin insan¹n ugrad¹»¹ terminalde sizce kac tane bekleyen yolcular icin sadece beº sandalye var,
Kokudan, havas¹zl¹ktan girilemeyen ve herkesin her yerde sigara ictigi pislik içinde yüzen bir terminalde insanlar bekleºiyor.
Simdi ben Ahmet Küçükler beye soruyorum ve söylüyorum.
Belediye baskanl¹»¹nda 5. y¹l¹n¹za giriyorsunuz,
Bu terminal için ne yapt¹n¹z veya hiç ugrad¹n¹z m¹?
Bu terminal sizi hiç utand¹rm¹yor mu?
Sizin bu ºehirde göreviniz yetki alan¹n¹zda olan her yeri berbat etmek mi?
Bak¹n ben gecen gün eºimle gittim ve otobüs biraz gecikti ©nan¹n ALLAH'a d¹ºar¹da bekledik.
Yukar¹da bir oturma yeri var bayanlar oturamaz, aºa»¹da as¹l bekleme yerinde dedi»im gibi  5 tane sandalye var
ve siz orada dakika baº¹ bilet alman¹z için birileri taraf¹ndan rahats¹z ediliyorsunuz ve hemen herkes sigara içiyor ve yerlere at¹yor.
Bir guvenlikçi var, oturmuº ortaya bir yere kimse bana bakmas¹n ben de kimseye bakmayay¹n diye bilgisayardan gözünü ay¹rm¹yor.
Bak say¹n belediye baºkan¹ bu ºehir senden önce çok belediye baºkan¹ gördü, senden sonra da görecek ama bana inan
senin gibi duyars¹z ve ilgisizi gelmedi ve gelmeyecek.


Sent from Yahoo! - a smarter inbox.



Ne gardez plus qu'une seule adresse mail ! Copiez vos mails vers Yahoo! Mail

#8411 From: "ilhan erhan" <ilhanerhan@...>
Date: Wed Dec 26, 2007 7:53 am
Subject: RE: {TURNA} ERZURUM OTOBUS TERMINALI
ilhanerhan@...
Send Email Send Email
 
erzurum otobus terminali hakikaten kotu bir halde....

ancak bu erzurum belediye baskaninin basarisizligi anlamna gelir mi
bilemem...

erzurumda cok sey degisti ki ks olimpiyatlari ile neler daha  degiscek
gorecegiz ;

expo yu izmirin almasi kadar olmasada erzuruma cok sey katacagi kesin...

biraz bardaga bos kisimdan bakmak olmus bence...

daha yapici elestiri olabilirmis...

_________________________________________________________________
Hem e-postalarinizi, hem de Bilgisayarinizi MSN Gvenlik ile koruma altina
alin! http://www.msn.com.tr/security/

#8410 From: "aya altun" <ayaaltun@...>
Date: Tue Dec 25, 2007 9:29 pm
Subject: Re: {TURNA} Pamuk: prophet or poseur?
ayaaltun
Offline Offline
Send Email Send Email
 
"kara kitap'ta ve beyaz kale'de zellikle stnde durduu ve sayfalar boyunca hastalkl bir durummu gibi aktard dou-bat ikilemi zerine dndmde, bunun hastalkl bir aray hissine kap aralayabileceini grmtm. bariz bir kimlik bunalmn netice verebilirdi. 19. yzyl yazarlar dou-bat krmas bir trk kimlii zerine almlard ancak 1923'le birlikte bu kimlik tamamen devlet denetimine gemiti. stelik 1923'te trk kimlii olarak ne srlen ey, bugn atr atr atrdamaktayd.

her neyse, orhan pamuk ite bu srncemeyi gzel aktaryor. zira kendisi de bu iin iinde bizzat. kendi hikayesini anlatyor. bakas olma hayallerini. bence orhan pamuk da bizzat kendisi dostoyevski olmay deil, proust olmay arzulard. dostoyevski de nk, geri kalmlk zerinde ykselmektedir. rusya'nn geri kalml. oysa proust mreffeh bat'nn en aaal kentinde, paris'te ayn yudumlarken zaman zerine dnebilecektir. bunu tanpnar yapabilir bizde ancak...

orhan pamuk'u yaam tarz olarak proust'a yaklatran ama maalesef iinde bulunduu lkenin konumu asndan dostoyevski'ye gtren bu eliki, zamanla orhan pamuk'un nasiplendii bir durum haline geldi. artk rportajlarnda ve zellikle son kitaplarnda "dou ve bat mirasn kullanabilmeliyiz" demekteydi. bundan honuttu nk kendisine bir n getiriyordu. orhan pamuk, galip'tir. celal olmak isteyen galip. dou'yu ve bat'y birlikte kullannca, ona celal olduunu fsldayanlar, istanbul zerinden ekmek yediini hatrlatmayacaklardr. ta ki orhan pamuk bir gn gelir de, dou'nun bat'dan stn olduunu ya da eitliini aktarrsa bir yerlerde... o zaman deiecektir durum.

dou'nun hastalkl halini, bat'ya rapor eden, tpk kar romannda yapt gibi, kars'n durumunu almanya'daki bir gazeteye yazacak olan ka'nn durumu gibi, bu yazarmz, her eye ramen baarl bir romancdr. ama ouz atay'n dedii gibi, biz ocuk kalm bir milletiz. orhan pamuk da, parlak ocuklarmzdan. martlyor olmas bir yana, kitaplarn cmbzla ekmek gerektiini dnmekteyim. popler ve baarl bir romanc olma hissine malup olduu kitaplar gz nne getirmediimizde, ok da iyi bir romancdr. kara kitap, sessiz ev, beyaz kale ve nispeten kar byledir. istanbul: hatralar ve ehir bence bu martlmann eseridir. zellikle de istanbul'u bir bat ehriymi gibi srekli gri grmek hastal. londra'da yayor galiba..."

gazetedeki yaz zerine yazlm bir yazdan...




--
aya.

#8409 From: "Taner Ayaz" <tanerayaz@...>
Date: Tue Dec 25, 2007 3:51 pm
Subject: Re: {TURNA} MELEMEN YER MSNZ?
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 
Emin laan' en ok bugn zledim. O olsayd imdi kesinde de yazsayd bu mevzuyu her sene yazd gibi .... ve Fehmi Koru madara etseydi onu, her sene ettii gibi... Bir kuak bunlarla byd... Olmad Aydn Doan, yapmayacaktn bunu, alkanlklarmz elimizden almaya ne hakkn var?



24.12.2007 tarihinde cetinbaydar@... <cetinbaydar@... > yazm:


Genelkurmay, Erdoan ve Gl'den M enemen Olay'n Knama Mesajlar.






 

 

23.12.2007

 

 

 Genelkurmay Bakan Orgeneral Yaar  Bykant, Kubilay'n ehit ediliinin 77. yldnm nedeniyle yaymlad mesajnda unlar kaydetti:


"Laiklik, cumhuriyetin vazgeilmez ve geri dnlmez ilkesidir. Laikliin ypratlmasnn, cumhuriyetin ve onun ada kazanmlarnn da ypranmas anlamna geldii ise ne yazk ki dikkatlerden kamaktadr. Oysaki Trkiye'de laiklik, lkenin artlarna ve an ihtiyalarna uygun bir ekilde aklc bir devlet yapsna gemek iin gerekletirilmitir.
Byk nderimiz bizlere, bilim ve akln rehberliinde, dogmalardan uzak bir dnce sistemi brakmtr.
Atatrk Dnce Sistemi ad verilen bu sistem, daima ileriyi hedefleyen ada bir gr yanstt iin bugnn olduu kadar yarnlarn da ihtiyalarn karlayabilecek bir zellie sahiptir.
Bu stn nitelikleri ile zamann seyri iinde, her kuan tutkuyla balanaca yaam tarz olarak deerini koruyacaktr.
Trkiye Cumhuriyeti'nin ulusal, laik ve niter devlet yapsna kastedenler, Trk vatanseverliinin eliklemi bir ifadesi olan Trk Silahl Kuvvetleri ve ulusumuzun kararl duruu sayesinde emellerine ulaamayacaklardr."

Erdoan: Menemen menfur bir hadise

Babakan Recep Tayyip Erdoan da mesajnda unlar kaydetti:

"77 yl nce Menemen'de birlik ve beraberliimize, cumhuriyetimizin gelecek ideallerine ynelik menfur bir hadise yaanmtr. Milletimiz, cumhuriyetimizi btn deer ve kurumlaryla zmsemitir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatrk'n gsterdii adalama hedeflerinin dn olduu gibi bugn de takipisiyiz. Dn olduu gibi bugn de, yarn da hibir karanlk giriim, hibir tahrik, cumhuriyetimizin bu yryn durdurmaya muktedir olamayacaktr."

Cumhurbakan Abdullah Gl de mesajnda, yle dedi:

"Menemen'de menfur bir hadise sonucu ehit edilen Astemen Kubilay, milletimizin cumhuriyete sahip kma kararllnn mstesna bir sembol olarak tarihe gemitir."

 

 

 

                MELEMEN YER MSNZ?
 

                Sayn Cumhurbakan, Babakan ve Genel Kurmay Bakan Menemen olayn 77 yl sonra yeniden deerlendirdiler.

Menemen temelinde bir siyasi  olayd, deerlendirmeler de kanlmaz olarak   siyasi oldu.

Menemenin siyasi olay olduunu,  bu gelime ncesinde   Serbest Frkann zmir'e yapt byk siyasi karma ve onun Ankara'y rktmesinden anlyoruz.

Ankara'y rkten  1930 yl siyasi olaylarna nasl gelindi?

Bunu anlamak iin 1930 yl balarnda siyasete nasl baktn  Mustafa Kemal Paa'nn kendi ifadelerinden renmemiz gerekiyor:

'Bugnk manzaramz aa yukar bir dictature manzarasdr. ... Ben ldkten sonra arkamda kalacak messese, bir istibdat messesesidir. Ben ise millete miras olarak bir istibdat messesesi brakmak ve tarihe o suretle gemek istemiyorum.

Mustafa Kemal Paa, itiraf ettii  bu siyasi eksiini  her ynyle kontrol edecei bir parti projesi olan Serbest Frka zerinden tamamlayacaktr. Serbest Frkaya ilikin ayrntlar birbirinden ilgintir:

Dnemin babakan smet Paa'nn, Mustafa Kemal'in de bulunduu bir ortamda Ali Fethi (Okyar)'a 40-50 milletvekili vermekten sz ettiinde, Ali Fethi Bey'in bu rakama itiraz ederek 120 milletvekili istemesi ve Mustafa Kemal'in araya girmesiyle 70 rakamnda anlalm olmas, milletvekillerinin politik dnce ve anlaylarnn meclis hayatndaki yeri ve belirleyicilii asndan da son derece manidar. Bu erevede, Mustafa Kemal'in Hamdullah Suphi (Tanrver)'e 'Sizi bu akam SCF'ye verecektim. Fakat sonra dndm. Sizinle beraber Trk Ocaklar'n da vermi olacaktm. Buna gnlm raz olmad." diyebilmi olmas da bu erevede deerlendirilebilir.

Profesr Mete Tunay, btn bu tek tarafl kurgulardan tr 'gdml bir demokrasi deneyi' olarak nitelendirdii Serbest Frka giriimi sz konusu olduunda, Mustafa Kemal'in 'kendi kendisiyle satran oynar gibi' olduu duygusuna kapldn ifade ediyor:

'Kar takmn adn koyuyor, talarn bir bir seiyor, kimin nerede oynayacan belirliyor, programn denetliyor, ilgili yazmalar (kendisine yazlanlar bile) dikte ediyor, parasn veriyor vb. Fakat btn bunlar rastgele yaktrmalarla yaptn dnmek doru olmaz. Hkmete kar kimlerin neler dndn bilmektedir. Yapt, onlar, kendisinin istedii bir biimde rgtlemekten, bylece de btn lke apnda ortaya kan ya da gizil duran kart eilimleri bu odakta toplayarak denetleyebilmekten ibarettir.(Mete Tuncay.Trkiye'de Tek Parti   Ynetiminin Kuruluu)

 

"Diktatrlk. bir devrimi korumak iin kurulmaz; bir diktatrlk kurmak iin devrim yaplr "*

      *1984.George Orwell Yamur Yaynevi 1984 s. 263

Diktatrlerine  sun'i partiler kurdurup halkn iinde beslenen muhalefeti deifre etmesi, dnyay avucuna almaya alan ngiliz siyasetinin bilinen bir yntemidir.
Mustafa Kemal Paa, bu yntemden hangi lde yararlanmtr elbette tartlr.

Ama tartmaya hi gerek grmeyen ilgin grler de vardr:

Yaln Kk ,Trkiye zerine tezler adl kitabnn 1. cildinde

 

"Menemen Olay, Kemalist rejimi rayna oturtmak iin nceden hazrlanm bir senaryodur" der. Ve  srdrr: "Zapt- rabt altna alnmak istenen toplumun ekonomik skntlarn rtbas etmek iin rejim kart bir ayaklanma gerekli grlmtr. Bu nedenle Menemen ilesi ve Kubilay bilinli bir ekilde arbedeye srklenmi, onun ehit edilmesiyle hkmet rejim kartlarn denetim altna alarak baskc politikasn merulatrmtr. (*)

           

 (*)Yaln Kk, Trkiye zerine Tezler 1(1908-1998), Tekin Yaynevi,stanbul 1989, s.236-237.

Serbest Frka'nn Aylk Siyasi Hayat

Serbest Cumhuriyet Frkas, 12 Austos 1930 tarihinde resmi olarak kuruldu. Ksa bir sre sonra da, kk bir teknik mdahale ile Ali Fethi (Okyar) milletvekili yaplarak meclise sokuldu. CHF zmir mutemedi Salih Bey'in 'yeni frkann dankl dv ve blf olduunu gazetecilere sylemi olmas gibi gelimeler nedeniyle Serbest Frka'nn halk nezdinde inandrclnn bir para zedelenmi olmas mmkn olsa da, Ali Fethi Bey'in (ayn zamanda bu iddiay yalanlama amacyla) 5 Eyll'de zmir'de dzenledii mitingde 'elli bin kii gibi grlmemi bir halk kitlesi[ni] bir araya getirebilmi olmas dikkate deer.

zmir mitingini sabote etmek isteyenlerin eitli provokasyonlarla halk tahrik ederek CHF binalarnn talanmasn salamas ve ortaya kan karkl sona erdirmek isteyen snrl saydaki polisin halka ate aarak bir ocuun lmne neden olmas, o gn yaanan talihsiz hadiselerdendi. Ancak ortaln kan revan iinde kalmasyla dehete kaplan Ali Fethi Bey ve arkadalar o gn btn bunlardan daha da inanlmaz bir hadise yaamt. yle ki, olu miting meydannda kurunlara hedef olan baba, ocuunun lsn yerden kaldrp Ali Fethi Bey'e kadar gelmi ve ocuunu gstererek, "Size bir kurban, eer isterseniz baka kurbanlar da verebiliriz, yeter ki bizi kurtarn!" demiti!

'Halk CHF'den bu denli bezdiren neydi?', 'Miting meydannda olu vurulan bir baba neden evladn CHF rejimine kurban gitmi gibi hissediyordu?' gibi sorular elbette ayrca ve derinlemesine ele alnmal. Ancak bu noktada asl ne kan gerek, halk nezdinde CHF'ye kar canndan bezmiliin de tesine geen bir bakn da hakim bulunduu ve bu aresizliin Serbest Frka'ya olan ynelii artrd olabilir.  

 

Ali Fethi (Okyar) ise, konuyu yle deerlendiriyor:

'Belediye seimlerini aslnda katldmz her yerde SF kazanmt. HF beklenmeyen ekilde yenilmiti. Bunu karmzdakiler istisnasz biliyordu. Bu artlar altnda yaklaan genel seimlerde TBMM'de HF'nin iktidardan decei gn gibi aikar idi. Neticeler, en ok Gazi zerinde tesir yapmt zannederim.(*)

Mustafa Kemal'in konu ile ilgili yorumlar da btn bunlar dorulayc mahiyetteydi. Hasan Rza Soyak, hatratnda unlar aktaryor:

"Hemen hepsi CHF'nin lehine olarak gelen seim haberlerini arz ettiim srada bana 'Hangi frka kazanyor?' diye sormu; 'Tabii bizim frka Paam' cevabn vermitim de glm; 'Hayr efendim; hi de yle deil!.. Hangi frkann kazandn ben sana syleyeyim; kazanan dare Frkasdr ocuk!.. Yani Jandarma, polis, nahiye mdr, kaymakam ve valiler... bunu bilesin buyurmutu.  
 
(*) Okyar Fehi devirde bir adam.stanbul tercuman Tarih Yaynlar 1980
(**)Soyak, Hasan Rza. 1973. " Atatrk'ten Hatralar, Cilt II." stanbul: Yap Kredi Bankas Yaynlar. 436. Cemal Kutay da, Mustafa Kemal'in, kendisine heyecanla "Paam... Frkamz seimleri kazand" diyen Antalya milletvekili Rasim Kaplan'a, "Seimleri jandarma kazand." dediini nakletmektedir. Bkz.: Kutay, Cemal. 1974. "Bilinmeyen Tarihimiz, Cilt IV." 54. Mete Tunay da, Ahmet Aaolu'nun 31 Terinievvel 1930 tarihli Son Posta gazetesinde yaynlanan 'Milli rade Bu mudur?' balkl yazsnda unlar yazdn aktarmaktadr: "'Behemahal ve her ne olursa olsun kazanlacak' emri harfi harfine tatbik edildi ve CHF mcadeleden yzde doksan kazanarak muzaffer kt. imdi mfettiler, valiler, kaymakamlar, polis ve -jandarma hakl olarak iftihar edebilirler." Bkz.: Tunay, 273.
Serbest Frka'nn Kapatlmas

Fethi Bey  (Okyar) 17 Kasm 1930 tarihinde Dahiliye Vekaleti'ne (ierii yine Mustafa Kemal tarafndan tashih edilen) bir dileke vererek Serbest Cumhuriyet Frkas'nn kapatlmasn talep etti.   Fethi Bey, bilmiyoruz;yaklak bir ay sonra Menemen'i nce  esrarkelerin, sonra da esrarkeleri te'dip iin gelen hkmet kuvvetlerinin mezbaha evireceini tahmin ettii iin mi savumak ihtiyacn duymutu?

 

 

Sonu:
24 Aralk  1930'da  vukubulan Kubilay'n katledilmesi olay, 12 Austos 1930'da dankl d iin kurdurulan ancak  halkn bu oyuna, kar oyunlarla cevap verdii  srecin detaylar bilinmeden kavranlamaz.



#8408 From: "alatli" <alatli@...>
Date: Tue Dec 25, 2007 4:59 pm
Subject: Pamuk: prophet or poseur?
isilalatli
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#8407 From: "Taner Ayaz" <tanerayaz@...>
Date: Tue Dec 25, 2007 10:03 am
Subject: Hey gidi Torolu hey!
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 
Hey gidi Torolu hey!

Hilmi zkk'n grevini Yaar Bykant'a devrettii gnlerde, Maraton programnda lke gndemini megul edecek kadar zl szler sarfetmiti Erman Torolu. Tavukuluk piyasasn bile dibe vurduracak kadar piyasa ekonomisine hakim olunca insan, szleri ayr bir nem tayor.
"Ben Genelkurmay Bakan'n asker isterim abi... zkk Paa ayrld, onun iin diyorlar ki ok demokratik, ok beyefendi, ok efendi. Tamam yle olsun. Ama ben ok demokratik bir genelkurmay bakan istemiyorum abi... Benim genelkurmay bakanm kodumu oturtacak, vurdu mu oturtacak!" demiti...
21 Ekim 2007'de yine Torolu: "Ne demek demokrat ya! Askerlik lme-ldrme sanatdr. Bizim askeri kukla yaptnz. Asker askerlikten kt. u i iyi oldu. imdi asker de askerliini bilecek, politikac politikacln bilecek... Ben askere gveniyorum bir tek. nallah bu defa asker askerliini yapar. Askerin balamsn elini kolunu abi. Byle askerlik olur mu abi ya! Asker askerliini yapmayacak, polis polisliini yapmayacak. AB onu isteyecek... AB bir de krem istesin de, kremle gelsin. Bir de krem verelim AB'ye de, fazla actmasnlar... Oraya geldik, kreme geldik. Bir de onu verelim, rahatlayalm. Brakn byle ileri, brakn byle oynamay... Bir eyler syleyin! Balanmsn... Komando birlii de olmaz, zel harekat timi yapacaksn... Hala "yatrm yapalm" diyorlar... Yllarca ne yaptk? Ne ksa vadede bir b.k var, ne uzun vadede..." diye cmleler kurmutu pozisyonlar yorumlad futbol programnda...

Gn oldu, devran dnd...

Lig TV kameramanlar Fenerbahe-Trabzonspor ma sonras polis tarafndan gzaltna alnd. Her iki taraf da birbirinden ikayeti. Her iki taraf da darp edildiini syledi..
23 Aralk 2007'de Erman Torolu bu defa "Bunlar benim oluma yapacaklar ki neler yaparm biliyor musun? Ama ne zaman yaparm biliyor musun? Hukuk gereini yapmazsa. 'Bu arabay kstralm' diyorlarm. Neyi kstryorsun ya? Tavuk mu kstryorsun? Ekyalk bu!.. Adalet byle datlrsa nasl bir adalet bu?" dedi.
"Ne demek demokrat ya! Askerlik lme-ldrme sanatdr.... Asker askerliini bilecek, polis polisliini bilecek... " diyerek kodumu oturtan iktidar mekanizmas isteyen Torolu, imdi adalet diye baryor...
Kodumu oturtan Genelkurmay Bakan istersen, kodumu oturtan Emniyet Mdrn de, kodumu oturtan evik kuvveti de onaylamak zorundasn...
Asker, polis kodumu oturttuu zaman Erman Torolu, Erman Torolu'nun olu ya da Lig TV kameraman dinlemez... Bir kere kodumu oturtmaya balarsa kimseyi tanmaz...
Erman Torolu konuuyor, konutuka eliiyor. elitike de ben yazacam.
Demokrasi byle bir ey ite. Can yananlarn sarlp, adalet talep ettii bir liman. Erdem ise can yanmadan da can yananlarn hakkna sahip kabilenlerin bayra...
Not: Erman Torolu'nun szleri milliyet.com.tr'den alnmtr.

Nilay Ylmaz Millliyet

#8406 From: "Taner Ayaz" <tanerayaz@...>
Date: Tue Dec 25, 2007 9:26 am
Subject: Basin aciklamas -Mazlumder-
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 
                                                                                                                                                                                                                       
    
NSAN HAKLARI VE MAZLUMLAR N DAYANIMA DERNE
                           
 
 
Genel Bakan mer Faruk GERGERLOLU'nun 24.12.2007 tarihli  "DN  VE   VCDAN ZGRL  ZENLE MUHAFAZA EDLMES  GEREKEN  EVRENSEL BR DEERDR." konulu Basn aklamas Ekte bilgilerinize sunulmutur.
 
Sayglarmzla...
 
 
MAZLUMDER Genel Merkezi

Adres    : Mithatpaa Cd. No: 21/14
                Kzlay/Ankara/TRKYE
Tel         : (0312) 435 77 95
Fax        : (0312) 435 77 98
Http      :
www.mazlumder.org.tr

.







#8405 From: Selami Gzel <selguzel@...>
Date: Mon Dec 24, 2007 8:18 pm
Subject: ERZURUM OTOBUS TERMINALI
selguzel
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Bayramda bir cok ailenin oldugu gibi bizim de gelenimiz gidenimiz oldu.
Mecburen terminale bir kac kere gittik.
5. ylna giren Ahmet Kckler ve onun belediye baskanlnn baarszlnn en net gstergelerinden biri TERMNAL.
Pislikten, bakmszlktan ve insanszlktan perian bir bina.
Sahipsizlikten 20 metreden biribirine kfr ve hakaret eden alanlar.
Size soruyorum gnlk en az 3 - 5 bin insann ugrad terminalde sizce kac tane bekleyen yolcular icin sadece be sandalye var,
Kokudan, havaszlktan girilemeyen ve herkesin her yerde sigara ictigi pislik iinde yzen bir terminalde insanlar bekleiyor.
Simdi ben Ahmet Kkler beye soruyorum ve sylyorum.
Belediye baskanlnda 5. ylnza giriyorsunuz,
Bu terminal iin ne yaptnz veya hi ugradnz m?
Bu terminal sizi hi utandrmyor mu?
Sizin bu ehirde greviniz yetki alannzda olan her yeri berbat etmek mi?
Bakn ben gecen gn eimle gittim ve otobs biraz gecikti nann ALLAH'a darda bekledik.
Yukarda bir oturma yeri var bayanlar oturamaz, aada asl bekleme yerinde dediim gibi  5 tane sandalye var
ve siz orada dakika ba bilet almanz iin birileri tarafndan rahatsz ediliyorsunuz ve hemen herkes sigara iiyor ve yerlere atyor.
Bir guvenliki var, oturmu ortaya bir yere kimse bana bakmasn ben de kimseye bakmayayn diye bilgisayardan gzn ayrmyor.
Bak sayn belediye bakan bu ehir senden nce ok belediye bakan grd, senden sonra da grecek ama bana inan
senin gibi duyarsz ve ilgisizi gelmedi ve gelmeyecek.


Sent from Yahoo! - a smarter inbox.

#8404 From: cetinbaydar@...
Date: Mon Dec 24, 2007 7:56 pm
Subject: MELEMEN YER MSNZ?
cetinbaydar
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Genelkurmay, Erdoan ve Gl'den M enemen Olay'n Knama Mesajlar.

 

 

23.12.2007

 

 

 Genelkurmay Bakan Orgeneral Yaar  Bykant, Kubilay'n ehit ediliinin 77. yldnm nedeniyle yaymlad mesajnda unlar kaydetti:


"Laiklik, cumhuriyetin vazgeilmez ve geri dnlmez ilkesidir. Laikliin ypratlmasnn, cumhuriyetin ve onun ada kazanmlarnn da ypranmas anlamna geldii ise ne yazk ki dikkatlerden kamaktadr. Oysaki Trkiye'de laiklik, lkenin artlarna ve an ihtiyalarna uygun bir ekilde aklc bir devlet yapsna gemek iin gerekletirilmitir.
Byk nderimiz bizlere, bilim ve akln rehberliinde, dogmalardan uzak bir dnce sistemi brakmtr.
Atatrk Dnce Sistemi ad verilen bu sistem, daima ileriyi hedefleyen ada bir gr yanstt iin bugnn olduu kadar yarnlarn da ihtiyalarn karlayabilecek bir zellie sahiptir.
Bu stn nitelikleri ile zamann seyri iinde, her kuan tutkuyla balanaca yaam tarz olarak deerini koruyacaktr.
Trkiye Cumhuriyeti'nin ulusal, laik ve niter devlet yapsna kastedenler, Trk vatanseverliinin eliklemi bir ifadesi olan Trk Silahl Kuvvetleri ve ulusumuzun kararl duruu sayesinde emellerine ulaamayacaklardr."

Erdoan: Menemen menfur bir hadise

Babakan Recep Tayyip Erdoan da mesajnda unlar kaydetti:

"77 yl nce Menemen'de birlik ve beraberliimize, cumhuriyetimizin gelecek ideallerine ynelik menfur bir hadise yaanmtr. Milletimiz, cumhuriyetimizi btn deer ve kurumlaryla zmsemitir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatrk'n gsterdii adalama hedeflerinin dn olduu gibi bugn de takipisiyiz. Dn olduu gibi bugn de, yarn da hibir karanlk giriim, hibir tahrik, cumhuriyetimizin bu yryn durdurmaya muktedir olamayacaktr."

Cumhurbakan Abdullah Gl de mesajnda, yle dedi:

"Menemen'de menfur bir hadise sonucu ehit edilen Astemen Kubilay, milletimizin cumhuriyete sahip kma kararllnn mstesna bir sembol olarak tarihe gemitir."

 

 

 

                MELEMEN YER MSNZ?
 

                Sayn Cumhurbakan, Babakan ve Genel Kurmay Bakan Menemen olayn 77 yl sonra yeniden deerlendirdiler.

Menemen temelinde bir siyasi  olayd, deerlendirmeler de kanlmaz olarak   siyasi oldu.

Menemenin siyasi olay olduunu,  bu gelime ncesinde   Serbest Frkann zmir'e yapt byk siyasi karma ve onun Ankara'y rktmesinden anlyoruz.

Ankara'y rkten  1930 yl siyasi olaylarna nasl gelindi?

Bunu anlamak iin 1930 yl balarnda siyasete nasl baktn  Mustafa Kemal Paa'nn kendi ifadelerinden renmemiz gerekiyor:

'Bugnk manzaramz aa yukar bir dictature manzarasdr. ... Ben ldkten sonra arkamda kalacak messese, bir istibdat messesesidir. Ben ise millete miras olarak bir istibdat messesesi brakmak ve tarihe o suretle gemek istemiyorum.

Mustafa Kemal Paa, itiraf ettii  bu siyasi eksiini  her ynyle kontrol edecei bir parti projesi olan Serbest Frka zerinden tamamlayacaktr. Serbest Frkaya ilikin ayrntlar birbirinden ilgintir:

Dnemin babakan smet Paa'nn, Mustafa Kemal'in de bulunduu bir ortamda Ali Fethi (Okyar)'a 40-50 milletvekili vermekten sz ettiinde, Ali Fethi Bey'in bu rakama itiraz ederek 120 milletvekili istemesi ve Mustafa Kemal'in araya girmesiyle 70 rakamnda anlalm olmas, milletvekillerinin politik dnce ve anlaylarnn meclis hayatndaki yeri ve belirleyicilii asndan da son derece manidar. Bu erevede, Mustafa Kemal'in Hamdullah Suphi (Tanrver)'e 'Sizi bu akam SCF'ye verecektim. Fakat sonra dndm. Sizinle beraber Trk Ocaklar'n da vermi olacaktm. Buna gnlm raz olmad." diyebilmi olmas da bu erevede deerlendirilebilir.

Profesr Mete Tunay, btn bu tek tarafl kurgulardan tr 'gdml bir demokrasi deneyi' olarak nitelendirdii Serbest Frka giriimi sz konusu olduunda, Mustafa Kemal'in 'kendi kendisiyle satran oynar gibi' olduu duygusuna kapldn ifade ediyor:

'Kar takmn adn koyuyor, talarn bir bir seiyor, kimin nerede oynayacan belirliyor, programn denetliyor, ilgili yazmalar (kendisine yazlanlar bile) dikte ediyor, parasn veriyor vb. Fakat btn bunlar rastgele yaktrmalarla yaptn dnmek doru olmaz. Hkmete kar kimlerin neler dndn bilmektedir. Yapt, onlar, kendisinin istedii bir biimde rgtlemekten, bylece de btn lke apnda ortaya kan ya da gizil duran kart eilimleri bu odakta toplayarak denetleyebilmekten ibarettir.(Mete Tuncay.Trkiye'de Tek Parti   Ynetiminin Kuruluu)

 

"Diktatrlk. bir devrimi korumak iin kurulmaz; bir diktatrlk kurmak iin devrim yaplr "*

      *1984.George Orwell Yamur Yaynevi 1984 s. 263

Diktatrlerine  sun'i partiler kurdurup halkn iinde beslenen muhalefeti deifre etmesi, dnyay avucuna almaya alan ngiliz siyasetinin bilinen bir yntemidir.
Mustafa Kemal Paa, bu yntemden hangi lde yararlanmtr elbette tartlr.

Ama tartmaya hi gerek grmeyen ilgin grler de vardr:

Yaln Kk ,Trkiye zerine tezler adl kitabnn 1. cildinde

 

"Menemen Olay, Kemalist rejimi rayna oturtmak iin nceden hazrlanm bir senaryodur" der. Ve  srdrr: "Zapt- rabt altna alnmak istenen toplumun ekonomik skntlarn rtbas etmek iin rejim kart bir ayaklanma gerekli grlmtr. Bu nedenle Menemen ilesi ve Kubilay bilinli bir ekilde arbedeye srklenmi, onun ehit edilmesiyle hkmet rejim kartlarn denetim altna alarak baskc politikasn merulatrmtr. (*)

           

 (*)Yaln Kk, Trkiye zerine Tezler 1(1908-1998), Tekin Yaynevi,stanbul 1989, s.236-237.

Serbest Frka'nn Aylk Siyasi Hayat

Serbest Cumhuriyet Frkas, 12 Austos 1930 tarihinde resmi olarak kuruldu. Ksa bir sre sonra da, kk bir teknik mdahale ile Ali Fethi (Okyar) milletvekili yaplarak meclise sokuldu. CHF zmir mutemedi Salih Bey'in 'yeni frkann dankl dv ve blf olduunu gazetecilere sylemi olmas gibi gelimeler nedeniyle Serbest Frka'nn halk nezdinde inandrclnn bir para zedelenmi olmas mmkn olsa da, Ali Fethi Bey'in (ayn zamanda bu iddiay yalanlama amacyla) 5 Eyll'de zmir'de dzenledii mitingde 'elli bin kii gibi grlmemi bir halk kitlesi[ni] bir araya getirebilmi olmas dikkate deer.

zmir mitingini sabote etmek isteyenlerin eitli provokasyonlarla halk tahrik ederek CHF binalarnn talanmasn salamas ve ortaya kan karkl sona erdirmek isteyen snrl saydaki polisin halka ate aarak bir ocuun lmne neden olmas, o gn yaanan talihsiz hadiselerdendi. Ancak ortaln kan revan iinde kalmasyla dehete kaplan Ali Fethi Bey ve arkadalar o gn btn bunlardan daha da inanlmaz bir hadise yaamt. yle ki, olu miting meydannda kurunlara hedef olan baba, ocuunun lsn yerden kaldrp Ali Fethi Bey'e kadar gelmi ve ocuunu gstererek, "Size bir kurban, eer isterseniz baka kurbanlar da verebiliriz, yeter ki bizi kurtarn!" demiti!

'Halk CHF'den bu denli bezdiren neydi?', 'Miting meydannda olu vurulan bir baba neden evladn CHF rejimine kurban gitmi gibi hissediyordu?' gibi sorular elbette ayrca ve derinlemesine ele alnmal. Ancak bu noktada asl ne kan gerek, halk nezdinde CHF'ye kar canndan bezmiliin de tesine geen bir bakn da hakim bulunduu ve bu aresizliin Serbest Frka'ya olan ynelii artrd olabilir.  

 

Ali Fethi (Okyar) ise, konuyu yle deerlendiriyor:

'Belediye seimlerini aslnda katldmz her yerde SF kazanmt. HF beklenmeyen ekilde yenilmiti. Bunu karmzdakiler istisnasz biliyordu. Bu artlar altnda yaklaan genel seimlerde TBMM'de HF'nin iktidardan decei gn gibi aikar idi. Neticeler, en ok Gazi zerinde tesir yapmt zannederim.(*)

Mustafa Kemal'in konu ile ilgili yorumlar da btn bunlar dorulayc mahiyetteydi. Hasan Rza Soyak, hatratnda unlar aktaryor:

"Hemen hepsi CHF'nin lehine olarak gelen seim haberlerini arz ettiim srada bana 'Hangi frka kazanyor?' diye sormu; 'Tabii bizim frka Paam' cevabn vermitim de glm; 'Hayr efendim; hi de yle deil!.. Hangi frkann kazandn ben sana syleyeyim; kazanan dare Frkasdr ocuk!.. Yani Jandarma, polis, nahiye mdr, kaymakam ve valiler... bunu bilesin buyurmutu.  
 
(*) Okyar Fehi devirde bir adam.stanbul tercuman Tarih Yaynlar 1980
(**)Soyak, Hasan Rza. 1973. " Atatrk'ten Hatralar, Cilt II." stanbul: Yap Kredi Bankas Yaynlar. 436. Cemal Kutay da, Mustafa Kemal'in, kendisine heyecanla "Paam... Frkamz seimleri kazand" diyen Antalya milletvekili Rasim Kaplan'a, "Seimleri jandarma kazand." dediini nakletmektedir. Bkz.: Kutay, Cemal. 1974. "Bilinmeyen Tarihimiz, Cilt IV." 54. Mete Tunay da, Ahmet Aaolu'nun 31 Terinievvel 1930 tarihli Son Posta gazetesinde yaynlanan 'Milli rade Bu mudur?' balkl yazsnda unlar yazdn aktarmaktadr: "'Behemahal ve her ne olursa olsun kazanlacak' emri harfi harfine tatbik edildi ve CHF mcadeleden yzde doksan kazanarak muzaffer kt. imdi mfettiler, valiler, kaymakamlar, polis ve -jandarma hakl olarak iftihar edebilirler." Bkz.: Tunay, 273.
Serbest Frka'nn Kapatlmas

Fethi Bey  (Okyar) 17 Kasm 1930 tarihinde Dahiliye Vekaleti'ne (ierii yine Mustafa Kemal tarafndan tashih edilen) bir dileke vererek Serbest Cumhuriyet Frkas'nn kapatlmasn talep etti.   Fethi Bey, bilmiyoruz;yaklak bir ay sonra Menemen'i nce  esrarkelerin, sonra da esrarkeleri te'dip iin gelen hkmet kuvvetlerinin mezbaha evireceini tahmin ettii iin mi savumak ihtiyacn duymutu?

 

 

Sonu:
24 Aralk  1930'da  vukubulan Kubilay'n katledilmesi olay, 12 Austos 1930'da dankl d iin kurdurulan ancak  halkn bu oyuna, kar oyunlarla cevap verdii  srecin detaylar bilinmeden kavranlamaz.

#8403 From: Guzelli O <guzellikoyu@...>
Date: Sun Dec 23, 2007 5:45 pm
Subject: BİRLİKTE BİR DÜŞ KURALIM MI?
guzellikoyu
Offline Offline
Send Email Send Email
 

 
 
 
Ailesine ene çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde çocuklar “Yatılı ilköğretim bölge okullarında” (YİBO) ailesinden uzakta eğitimlerine  devam etmek zorunda kalıyor.
Okulumuzun binası 1974 yılında faaliyete açılmıştır. 33 yılı aşkın süredir kullanılan binamız, artan öğrenci mevcudumuz karşısında ihtiyaçlarımıza cevap vermez duruma geldi. Eğitim öğretim daha sağlıklı koşullarda yapılabilmesi için yeni bir okul binası ihtiyacı acil bir öneme sahiptir.
Bölgemiz de feodalitenin halan varlığını sürdürmesi sebebiyle kız öğrenciler YİBO’lara gönderilmiyor v  genelde 5. sınıftan sonra eğitim hayatlarına son verilmek zorunda kalıyor.5. Sınıfı bitiren kızlar 12 -13 yaşından itibaren artık koca beklemekte ve çeyiz hazırlama talaşına düşüyor.
Var olan dersliklerin bizim ihtiyaçlarımızı karşılamasından çok uzak olmasından ötürü köyümüze yeni bir okul binası yapmak için bir kampanya başlattık.
Okul inşaatı için gerekli arazi köylüler tarafından tahsis edildi. Köy halkı okul inşatının bir bölümünde görev aldı.
Bunlar bir okul için bir başlangıç olabilir ama bulunduğum yerleşim birimim halkının ekonomik durumu çok kısıtlı olduğundan kaynaklı olarak okul için maddi finansmanı karşılamamaktadır.
Köyümüze yeni bir bina yapmak için eğitime gönül veren ve birçok sorunu çözmede eğitimin büyük payı olduğunu düşünen dostların yardımına ihtiyacımız bulunmaktadır.
“Eğitime Yüzde yüz destek kampanyası” ( http://www.egitimedestek.com ) kapsamında bir kısmı ya da tamamını karşılayabilecek okulumuz yapımı için ayni yada nakdi  yardımda bulunabilecek şirket yada kişisel yardımda bulunabilecek dostların desteklerini bekliyoruz.
Eğitimde fırsat eşitliği için bize destekte bulanan ve bulanacak tüm dostlara teşekkür ediyoruz.
 
 
İhtiyaçlarımız:
 
1- Yeni bir okul binası
2- Çevre düzenlemesi
3- Kırtasiye malzemesi (A4 kağıt, kalem, silgi, boya, defter….)
4- Kütüphanemiz için kaynak kitap, hikaye, OKS hazırlık kitapları v.b
5- Anasınıfı malzemesi (oyuncak, oyun hamuru, boya )
6- Fotokopi makinesi
7- Bilgisayar
8- Projeksiyon cihazı
9- Televizyon -VCD
 
Hesap Numarası: “Güzelli İlköğretim Okulu” adına
Ziraat Bankası Güroymak Şubesi
1378 48824463 - 5001
 
 
Mehmet YALÇIN 
Müdür Yetkili Öğretmen 

Tel: 05367929885   05057470688

E-mail Adresi: guzellikoyu@...
 
Güzelli Köyü İlköğretim Okulu – Güroymak/Bitlis

Güroymak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0(434) 511 27 20
 


Yahoo! kullaniyor musunuz?
Istenmeyen postadan biktiniz mi? Istenmeyen postadan en iyi korunma Yahoo! Posta'da
http://tr.mail.yahoo.com
Ben Bitlis'in Groymak ilesine bal Gzelli  Ky lkretim Okulunda
almaktaym. Okulumuzda 1-5 snflarda 197 renci, anasnfnda 51 renci
ile toplam 243 renci mevcudu bulunmaktadr. Okullumuz 1 anasnf ile 3
derslik bulunmaktadr. renciler okulumuzda 5. snf bitirdikten sonra yatl
ilkretim blge okullarnda eitimlerine devam edebilmektedirler. Ailesine ene
ok ihtiya duyduu bir dnemde ocuklar Yatl ilkretim blge okullarnda
(YBO) ailesinden uzak devam etmek zorunda kalyor.
Blgemiz de feodalitenin halan varln srdrmesi sebebiyle kz renciler
genelde 5. snftan sonra eitim hayatlarna son verilmek zorunda kalyor.
Okulumuzun binas 1974 ylnda faaliyete almtr. 33 yl akn sredir
kullanlan binamz, artan renci mevcudumuz karsnda ihtiyalarmza cevap
vermez duruma geldi. Eitim retim daha salkl koullarda yaplabilmesi iin
yeni bir okul binas ihtiyac acil bir neme sahiptir.
Okulumuz 5. snfa kadar eitim vermektedir. 5. Snftan sonra kzlar 12 -13
yandan itibaren artk koca beklemekte ve eyiz hazrlama talanda erkek
renciler balk parasn denkletirme peinde. Babasnn tarlas varsa belki
iftilikle urar; yoksa artk stanbul onun bekleyen bir yerdir. Gazete dergi
gibi yaynlar ya da ou gn elektrik olmad veya voltaj dk olduu iin
seyredilemeyen televizyon gibi iletiim aralar yokluundan ocuklar gncel
dnemsel gelimelerin hi birini takip edemiyorlar. Yln 6 ay kar altnda
geirilen bu blgede tek bir soba ve rnak kmr ile snmak zorunda
snabilirse ayet. Okuldan eve gelirken montsuz ayakkabsz ve o gn ansl ise
evde ekmekten baka bir yemek varsa yiyebilme; yememise a olarak okula gelen
bir ocuun eitimi nasl olabilecei dnebilmek pek zor olmasa gerek.
  Bu koullar ocuklarn ankaya'da ya da Beyolu'nda olan bir okul ile ayn
koullarda snava gireceini dndmzde bunun gerek anlamda bir ironiden
teye geemeyecek bir mizansen olduu karmza kyor.
20062007 eitim ylnda Deniz yldz adl bir kampanya dzenleyerek
okulumuzun ihtiyalarn gidermeye altk. Bu kapmaya sonunda dostlarmz
sayesinde okulumuza bir ktphane kurduk ve birok eksikliimizi giderme
frsatmz oldu. Geen eitim ylnda atm olduumuz adma yenisini ekleyerek
daha salkl koullarda ocuklarmzn eitimlerini devam ettirmek iin
almalarmz hzlandrmak istiyoruz.
Var olan dersliklerin bizim ihtiyalarmz karlamasndan ok uzak olmasndan
kaynakl kymze yeni bir okul binas yapmak iin bir kampanya balattk.
Kymze yeni bir bina yapmak iin eitime gnl veren ve birok sorunu zmede
eitimin byk pay olduunu dnen dostlarn yardmna ihtiyacmz
bulunmaktadr.
Eitimde frsat eitlii iin bize destekte bulanan ve bulanacak tm dostlara
teekkr ediyoruz.

htiyalarmz:

1- Yeni bir okul binas
2- evre dzenlemesi
3- Krtasiye malzemesi (A4 kat, kalem, silgi, boya, defter.)
4- Ktphanemiz iin kaynak kitap, hikaye, OKS hazrlk kitaplar v.b
5- Anasnf malzemesi (oyuncak, oyun hamuru, boya )
6- Fotokopi makinesi       7- Bilgisayar       8- Projeksiyon cihaz
9- Televizyon -VCD

Hesap Numaras: Gzelli lkretim Okulu adna
Ziraat Bankas Groymak ubesi
1378 48824463 - 5001


Mehmet YALIN Mdr Yetkili retmen
Tel: 05367929885   05057470688
http://guzelli.meb.k12.tr/
E-mail Adresi: guzellikoyu@...

Gzelli Ky lkretim Okulu  Groymak/Bitlis
Groymak le Milli Eitim Mdrl:0(434) 511 27 20

http:/www.egitimedestek.meb.gov.tr/
Neler yapabileceinize karar verin Eitime %100 Destek projesine sizde
katln
_________________________________________________________________
Yeni nesil Windows Live Servislerine imdi ulan!
http://get.live.com
Ben Bitlis'in Groymak ilesine bal Gzelli  Ky lkretim Okulunda
almaktaym. Okulumuzda 1-5 snflarda 195 renci, anasnfnda 41 renci
ile toplam 136 renci mevcudu bulunmaktadr. Okullumuz 1 anasnf ile 3
derslik bulunmaktadr. renciler okulumuzda 5. snf bitirdikten sonra yatl
ilkretim blge okullarnda eitimlerine devam edebilmektedirler.
   2006-2007 eitim ylnda Deniz yldz adl bir kampanya dzenleyerek
okulumuzun ihtiyalarn gidermeye altk. Bu kapmaya sonunda dostlarmz
sayesinde okulumuza bir ktphane kurduk ve bir ok eksikliimizi giderme
frsatmz oldu. Geen eitim ylnda atm olduumuz adma yenisini ekleyerek
daha salkl koullarda ocuklarmzn eitimlerini devam ettirmek iin
almalarmz hzlandrmak istiyoruz.
   Okulumuzun bulunduu blgenin dar geliri olmas sebebiyle ocuklarn giyim,
krtasiye ve kaynak kitap konusunda nemli eksikler yaamaktayz. Kzlar 12 -13
yandan itibaren artk koca beklemekte ve eyiz hazrlama talanda erkek
renciler balk parasn denkletirme peinde. Babasnn tarlas varsa belki
iftilikle urar yoksa artk stanbul onun bekleyen bir yerdir. ocuklar 'ne
olma istiyorsun' sorusuna retmenden baka bir idol grmedikleri iin genelde
'retmen olmak istiyorum' gibi bir karlk veriyor. Gazete dergi gibi yaynlar
ya da ou gn elektrik olmad veya voltaj dk olduu iin seyredilemeyen
televizyon gibi iletiim aralar yokluu ocuklarn gncel dnemsel
gelimelerin hi birini takip edemiyorlar. Yln 6 ay kar altnda geirilen bu
blgede tek bir soba ve rnak kmr ile snmak zorunda snabilirse ayet.
Okuldan eve gelirken montsuz ayakkabsz ve o gn ansl ise evde ekmekten baka
bir yemek varsa yiyebilme yememise a olarak
  okula gelen bir ocuun eitimi nasl olabilecei dnebilmek pek zor olmasa
gerek.
    Bu koullar ocuklarn ankaya'da ya da Beyolu'nda olan bir okul ile ayn
koullarda snava gireceini dndmzde bunun gerek anlamda bir ironiden
teye geemeyecek bir mizansen olduu karmza kyor.
   Okulumuzun binas 1974 ylnda faaliyete almtr. 33 yl akn sredir
kullanlan binamz, artan renci mevcudumuz karsnda ihtiyalarmza cevap
vermez duruma geldi. Eitim retim faaliyetlerin daha rahat bir ekilde
yaplabilmesi iin okulumuza ek derslik ihtiyac acil bir neme sahiptir.
   Var olan 3 derslik ve anasnfmzn kap ve pencere camlar deimesi, yer
demesi yaplmas, okulun evre dzenlemesi gibi tadilatlara ihtiyac vardr.
    Herkes kendi rafnda kullanmad ya da evresinde bulunan insanlarda
toplayabildii kitaplar, gnlk gazete, dergi, ansiklopedi, eitimde
kullanabilecek CD gibi   aralarn bizim ktphane projesini gelitirmenize
yardmc olabilir.

   Ek derslik ve okulumuzun tadilat iin dostlarn yardmna ihtiyacmz
bulunmaktadr. Eitimde frsat eitlii iin bize destekte bulanan ve bulanacak
tm dostlara teekkr ediyoruz.

   htiyalarmz:

   1- Ek bina yapm
   2-Dersliklerin kap pencere tamirat yer demelerin yapm.
   3 evre dzenlemesi
   4.Ktphanemiz iin kaynak kitap, ansiklopedi, hikaye, bilim ocuk gibi
dergiler OKS hazrlk kitaplar v.b
   5- Krtasiye malzemesi (A4 kat kalem silgi boya defter.)
   6-Anasnf malzemesi (oyuncak, oyun hamuru, boya )
   4- Fotokopi makinesi
5- Bilgisayar
6- Projeksiyon cihaz
   Hesap Numaras: Gzelli lkretim Okulu adna
   Ziraat Bankas Groymak ubesi
   1378 48824463 - 5001


   Mehmet YALIN
Mdr Yetkili retmen

http://guzelli.meb.k12.tr/


   E-mail Adresi: guzellikoyu@...

   Tel: 05367929885   05057470688


   Gzelli Ky lkretim Okulu  Groymak/Bitlis

Groymak le Milli Eitim Mdrl:0(434) 511 27 20



   http:/www.egitimedestek.meb.gov.tr/
  Neler yapabileceinize karar verin -eitime %100 destek- kampanyasna sizde
katln


---------------------------------
Never miss a thing.   Make Yahoo your homepage.

#8402 From: deniz eren <golgota1948@...>
Date: Fri Dec 21, 2007 10:38 am
Subject: Bir Sylei
golgota1948@...
Send Email Send Email
 
Suavi Aydın:
Devlet değil yurtta tehlikede!
Sylei: Nee Dzel
 
NEDEN?
 lkemizde devletin aırtıcı bir hoyratlığı var. Malatya olayında grdğmz gibi bir katili koruyabiliyor, delilleri, belgeleri saklayabiliyor. Avcılar"da grdğmz gibi bir gen bir ocuğu bir tekmede ldrebiliyor. Yargısı, devleti "adaletten" daha ok sevdiğini sylyor. Btn bunlar, kendi vatandaını yok sayan, onu ezen bir devlet ortaya ıkarıyor. Peki devlet nasıl bu hale geldiı neden devlet ve vatanda birbirinden bu kadar kopuk ve uzak? Bizim devletimiz, hukukun devlet aleyhine olduğunu mu dnyor? Adalet sistemimizin sulu devlet grevlililerini koruması nasıl bir gemie dayanıyor? Niye Batı"da olmayan bu tuhaf yapı Trkiye"de var? Bu arpıklık nereden baladı? Bunun tarihi kkenleri neler? Neden hukuk ve devlet arasında bir atıma var bu lkede? Niye devlete vatandatan hi ekinmiyor? Btn bu konuları Hacettepe niversitesi ğretim yesi siyaset antropologu doent Suavi Aydın"la konutuk. TESEV"in yargıyla ilgili ikinci kitabını hazırlamakta olan Suavi Aydın"ın ulus devlet, modernleme, milliyetilik, Trk kimliği zerine kitapları var.
NEE DZEL: Trkiye"de bir devlet sorunu var gibi gzkyor. İnsanlar devlete pek gvenmiyorlar. Sizce insanlar neden devlete gvenmiyorlar?
 SUAVİ AYDIN: Bizde devlet, yurttaların kontrol edebileceği bir g değil. İnsanlar, devletin kendisine her eyi yapabileceğini dnyorlar.
Niye byle dnyorlar?
nk bizde modern devlet yukarıdan aağıya kuruldu. nce devlet sekinleri yurttasız bir devlet kurdular. Sonra bu devlet iin yurtta imal etmeye alıtılar. Bunun iin de zora bavurdular. Bu lkede insanlar devlet denince hala iki zor aygıtını anlarlar. Yargı ve asker. Yani "hakim" ve jandarma"yı anlarlar. Bizde insanların, devlet karısında belirli haklara sahip birer yurtta olmasına izin verilmedi.
Bizim devlet effaf olamıyor bir trl. Neden devletin iinde olanlar, srekli burada yaayan insanlardan saklanıyor?
Bu lkede devletin kurulmasında yurtta katılımı olmadı da ondan. Eğer bir devletin kurulmasına yurtta katılmıyorsa, o devleti kuranların kendi glerini korumaları ve meruiyetlerini sağlamaları iin iktidar alanlarını gizlemeleri gerekir.  nk gizledikleriniz iktidarınızı glendirir, sizi dokunulmaz kılar. İktidar alanınızı sakladığınız lde hesap vermezsiniz ve keyfi davranabilirsiniz. Trkiye"de birden fazla iktidar alanı var. zerk bazı alanlar sz konusu. Mesela asker var. Askerin kendine ait zel bir hukuku var. stelik bu hukuk sivillere de zaman zaman uygulanıyor. Oysa demokratik hukuk devletinde zerk yapılar olmaz. AB"nin, "lkede ikinci bir hukuk olmasın, her eyi, herkesi bte iine alın, her ey effaf olsun" diye dayatmasının nedeni de bu zaten. Burası bir modern devlet ama
Ama bir hukuk devleti değil, yle mi?
Evet. Bu, "Bonapartist" bir devlet.  Yani "zinde glerin" hakim olduğu, ynlendirdiği, koruyup kolladığı bir devlet modeli bu. Askeri glerin etrafında yer alan ittifak halkalarının ynettiği, dolayısıyla demokratik olmayan ve hukuka yanamayan bir devlet tipi bu. Zaten bu koullardaki bir devletin bağımsız yargısı da olamaz. Bu devletin zihniyeti Prusya devlet zihniyetidir.
 Fransız değil de Prusya mı? Bizim hep devlet sistemimizi Fransa"dan aldığımız sylenir, doğru değil mi bu?
Devletin idari yapısını Fransa"dan aldılar. Vilayetler, kaza daireleri kurdular. Ama bir devleti var eden, bu tr idari mekanizmalar oluturmak değildir. Devleti var eden onun zihniyetidir. Laiklik Fransız tipi olsa da, Trkiyedeki devlet zihniyeti asla Fransız devlet zihniyeti değildir. Bizdeki devlet zihniyeti Prusya zihniyetidir. Buna gre, bireyin zgrlğ ancak devletin ok gl olmasıyla mmkndr. O nedenle devletin varlığı iin yapılacak her ey mubahtır. Bizim modern devlet modelini 19uncu yzyılda İttihatılar Prusyadan aldılar.
İttihatıların devleti hala sryor mu?
Biz bugn bununla boğuuyoruz.  Cumhuriyet bu devleti İttihatılardan aldı ve bu devlet Batıdakiler gibi dnemedi. İttihatılık sryor. Trkiye hala 19uncu yzyılın ulus devlet modeliyle ayakta durmaya alııyor. Oysa Avrupada 1950den sonra yeni bir ulus devlet modeli ortaya ıktı. imdi btn dnya kresellemenin ihtiya duyduğu bu yeni ulus devlete gidiyor ve Trkiyede de aslında bu kavga yaanıyor. Bu kreselleme ortamında biz yeni bir devlet modeline mi oturacağız yoksa 19unzu yzyılın ulus devletini mi srdrmeye alıacağız?
 Hangisi sizce?
 Devlet kurumları yeni ulus devlet modeline gemeye karar verdiler. nk Avrupa Birliğine girmeye alımak bu demektir. AB, mktesebatıyla yeni ulus devleti temsil ediyor. Bu devlette, "hukuk, demokrasi, bireyin hakları ve hukukun gvencesi" nde.  Trkiyede ise devletin iinde gl olan bazı unsurlar bu yeni devlete direniyor. Bunlar ulusalcılar ve 1950lerde ken 19uncu yzyıl ulus devlet projesini yegane ve en doğru ynetim tarzı olarak gryorlar.
Bizde devlet bir yandan kendini saklıyor bir yandan da ok hoyrat davranıyor. Malatya, Hrant Dink cinayetlerinin delilleri saklanabiliyor. Arka arkaya polisin iine karıtığı lm olayları oluyor. Devlet grevlileri nasıl bu kadar rahat ve kt davranabiliyor, hatta ldrebiliyor insanları?
Devletin iinde ABye yelik kararından rahatsız olanların oluturduğu ciddi bir ittifak var. Belirli organlar ve kiiler, bu ittifaka dayanarak kendilerini daha zerk hissetmeye ve daha rahat davranmaya baladılar. ok sayıda olay sessizce geitiriliyor. Mesela emdinli iddianamesini yazan Van Savcısının baına gelenler... Mesela Nokta Dergisinin polis tarafından basılması ve derginin kapanması. Nokta Dergisinden rahatsız olan doğrudan doğruya askerlerdi. Orada askerlerin iteklemesi olmadan polisin ya da savcıların byle bir ie girmesi dnlemez. Byle iteklemeler zinciri var Trkiyede.
Devletin kendi vatandalarına kt davranması yeni bir ey mi yoksa bunun tarihten gelen bir geleneği mi var?
Var tabii. Bizde devlet korkuyla anılan bir ey. nk insanların devletle teması hep korku zerinden olmu. İnsanlar devletin kendilerine ok hoyrat davranacağını ve zarar vereceğini biliyorlar. Bu yzden de devletin jandarma, polis yargı gibi zor kullanma aygıtlarıyla barıık olmayı ve onlardan uzak durmayı tercih ediyorlar. Bu durumun tarihsel bir nedeni var. Osmanlı Tanzimattan itibaren modern devlet olma abası iine girdi ve modern devletin btn aygıtlarını, idari mekanizmalarını coğrafi olarak her yere yaydı. Fransız vilayet sistemi geldi. Devletin hkmranlık alanının her noktasında kaymakamlar, nahiye mdrleri, onlara bağlı askeri tekilatlar bulunmaya baladı. Bylece insanlar ilk kez tek tek bireyler olarak devletle yz yze geldiler, temas ettiler.
 İnsanların devletle ilikisinde bu nasıl bir sonu yarattı peki?
Devletin eli ayağı lkenin her yerine uzandı. Oysa Osmanlıda beylik sistemi vardı. İstanbul taraya tek bir adam gnderiyordu. Beylerbeyinin taradaki unsurları yerel oluyordu. Onun orada olmasının tek nedeni merkezle yerel olan arasında aracılık yapmaktı. Eskiden devlet yerel unsurlarla alıırken, modern devlette her ey değiti. Devlet kendine poli jandarma gibi  İstanbuldan gnderdiği tekilatlar kurdu. Daha da nemlisi zorunlu askerlik baladı. Daha nce Osmanlıda askerlik profesyonel bir iti. Yenierilik de sancak askerliği profesyoneldi. 1830lardan itibaren herkesin asker olduğu bir sisteme geildi.
Zorunlu askerlik insanların devletle ilikisini nasıl değitirdi?
İnsanın, devletin aracı haline gelmesidir bu. Asker olunca, siz de artık devletin bir unsuru haline geliyorsunuz ve devletin otoritesinden payınızı alıyorsunuz. Devleti tanıyorsunuz. Devletin simgesel rgtlenmesinin yol atığı byklk algısı karısında bir mağduriyet hali yaıyorsunuz. Askerlik yaparken hepimiz bu ikincillik halini mecburen yaadık. Bir de tabii Abdlhamitle birlikte  standart eğitim baladı. Standart eğitim devletin ideolojisini taıyan bir eğitimdir.
Osmanlıda ya da cumhuriyette devletin vatandalara iyi davrandığı bir dnem var mı?
unu biliyoruz ki, Trkiyede modern devlet kurulduğu andan itibaren devlet daha hoyrat. nk bu devlet rgtl. Her yerde vatandaa ok yakın ve onunla temas ediyor. Ve bu devlet, bir hukuk devleti olmadığı iin kimseye hesap vermiyor. En tehlikeli devlet de bu zaten. Trkiyede temel mesele bu. Bu sistem 12 Eyllle ahikasına ulatı. Anayasa, kanunlar, YK dahil btn kurumlar, devleti korumak zere oluturuldu. İin acı yanı bugn kendine solcu diyenler ite bu devlet modelini korumaya alııyorlar. Mesela bugn milletvekili dokunulmazlığı problem ediliyor. Bu, Trkiyede bugn sz edilecek bir konu değil. yle ikincil ki... Eski Yargıtay bakanının mafyayla  ilikileri, telefon grmeleri ıktı. Ona kim dokunabildi? Dokunamıyorsunuz onlara. Bu lkede Genelkurmay bakanını da yargılayacak merci yok.
Peki Diğer Avrupa lkeleri de imparatorluklardan krallıklardan geliyor. Onlar da faist dnemler yaadılar. Onlar nasıl değiebildiler, devleti daha effaf ve daha uygar yapabildiler de biz yapamadık?
Onlar o dnemlerle hesaplatılar. Trkiyede hibir eyle hesaplaılmadı. Ne darbelerle, ne Ermeni meselesiyle ne de Krt sorunuyla. Hibir eyle hesaplamadan hukuka, demokrasiye varmak mmkn m? Hrant Dink ve Malatya davaları ok nemli nirengi noktalarıdır. Eğer Hırant Dinkin ve Malatyadaki cinayetlerin ve de Trabzondaki rahip cinayetinin gerek sulularını bulamazsak, bu cinayetlerle hukuk yoluyla hesaplaamazsak, Trkiye hi bir yere varamaz.
Bizim devletimiz, hukukun devlet aleyhine olduğunu mu dnyor?
Evet. Aslında kendi bindiği dalı kesiyor. Devletin meruiyetinin temeli hukuktur. Eğer hukuka dayanmıyorsa, o yapıya devlet denemez. O, sadece bir ıkar birliğidir, bir byk rgtlenmedir. Ama devlet değildir. Ve bu rgtlenme rr. nk hukuka dayanmayan bir devlet rr. rdğ de aikar zaten. Bizde devletin her yerinden bir eyler patlıyor. Devleti koruyoruz derken, hukuksuzluklarıyla devleti rtyorlar. En yksek yargının baının bile mafyayla telefonla gryor.
Eğer yargı sistemimiz evrensel hukuk kurallarına gre ileseydi devlet bu kadar hoyrat olabilir miydi vatandaına karı?
Olamazdı tabii. Uygulayıcılar balarına bir ey gelir diye korkarlardı o zaman. Eğer siz adamı karakolda ldrmeye cesaret ediyorsanız, ya da birini cinayet ilemeye tevik ediyorsanız, size bir ey yapılmayacağına dair gvendiğiniz bir eyler var demektir. Sizi kim yargılayacaksa, orada korunacağınızı dnyorsunuz demektir. Oysa devlet "hukuk" demektir.
Yoksa meruiyeti olmaz ve geriye sadece brokratik bir yapı kalır. Batıda devlet hukukun zerine oturuyor. Bizde ise oturmuyor. nk bizde devletin kuruluu Batıdakinden bambaka. Devleti yurtta kurmuyor bizde. Devleti Osmanlı brokrasisinden, İttihatı damardan gelenler kuruyor. Oysa Batıda bir sr devrim, bir sr halk hareketi var. Devleti kuran kadronun arkasında toplum var.
Bizde devleti kuran kadronun arkasında toplum yok mu?
Bizde devleti kuranların arkasında toplum yok. Zaten Cumhuriyetin ilk yıllarında Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası, Serbest Fırka gibi deneyimlerde gryoruz. Muhalefetin gleneceğini hissettikleri anda Cumhuriyetin kurucuları o partileri kapattılar. Eğer kurucuların arkasında toplum olsaydı, muhalefet hemen yle glenemezdi.
Niye cumhuriyeti kuranların arkasında toplum yok?
1923e dek toplumun etnik, dini pek ok unsuru arasında bir konsensus vardı. Daha İslami, daha Anadolucu bir sylem vardı. 1923ten itibaren proje değiti ve laikliği ve Trklğ esas alan bir devlet projesine geildi. Ve, 1924te bu projenin anayasasını ıkararak konsensusu dağıttılar. Sadece Krtlerle Trkler arasında değil, Nakiler, Mevleviler vb. o gne dek destek vermi pek ok dini unsurla olan konsensus da dağıldı. 1923e kadar mecliste bir sr eyh, ıh vardı. 1923te gitti onlar. 1924 Anayasasıyla İslamla ve etnik unsurlarla bağ koptu. Krtlerle de, erkezlerle de koptu. 1920 Anayasasında bir takım sol unsurlar vardı, onlar da gitti. Mesela 1920 Anayasasının ynetme modeli daha yereldi. Yerel uralar vardı. Ynetim de merkezileti. Dolayısıyla devleti kuran kadroların arkasında hangi toplumu bulacaksınız ki? O zaman, nce kendinize bir toplum tasarlayacaksınız ve sonra insanları buna benzetmeye alıacaksınız demektir ki, bizde bu yapıldı ite. Cumhuriyet o gnden beri kendi toplumunu kurmaya alııyor.
Neden hukuk ve devlet arasında bir atıma var bu lkede?
Bu devleti toplum kurmadı da ondan. Hukuk kime lazımdır? Topluma lazımdır. Ama bu lkede hukukla insanlar arasında ciddi bir yabancılama var.
 Krt sorunu, devletteki hukuksuzluğun artmasında rol oynadı mı?
Krt meselesi devletin beka sorunu olarak algılandığı iin, devleti korumak iin yapılması gerekenler ne ıktı. Btn hukuksuzluklar mubah hale geldi. 19uncu yzyılın ulus devleti yurttaı kltrel bir varlık olarak kurar. Yani Trk olarak, Snni olarak, Alman olarak, Protestan olarak Siz bir kii olmaktan nce Trksnzdr, Almansınızdır. Hanefisinizdir, Protestan ya ad Katoliksinizdir. Yurttaı kltrel olarak tanımlayıp, devleti bu kltrel yurtta zerine kurduğunuzda ortaya Trk devleti , Alman devleti ıkar. Ama ağın yeni ulus devleti ve AB projesi farklı.
Vatandalık aısından nasıl farklı?
Kltrel vatandalık barı sağlamıyor, kavgaya atımaya yol aıyor. Bugnn ulus devletleri kltrel vatandaın yerine anayasal vatandaı yani siyasi vatandaı koydular. Bu vatanda, sadece kii olmasından dolayı hukuk sahibi oldu ve din, ırk gibi zellikleri ikincilleti. Bu zellikler sadece koruma altına alındı.
Trkiye AB srecinde ilerledike Trklk ne olacak sizce?
Kiiye dnecek. Trkn adı yine Trk, Krtn adı da Krt olacak ama ama bu zellikler ikincil olacak. Birey olmak, insan olmak ncelikli olacak. Evinin balkonuna Trk bayrağı asmak ve bunun simgelediği ey, insanları bu lkeye bağlayan ey olmaktan ıkacak. Benim bu lkede doğmu olmam, buranın hukuken vatandaı olmam iin yetecek. Trkiyenin bu noktaya gelmesi lazım. Yurtta yaratmayı bırakmalıyız.
 Trkiye, devletini hukuka uygun bir hale getirebilir mi?
Getirir ama ok uğramak lazım. nk bu sadece yasayla ilgili değil. Uygulama ok nemli. Bunun iin hem gvenlik glerinin ynetiminde hem de yargıda ok ciddi bir kadro değiikliği yapmak lazım. Hukukla ilikisi olan insanlar greve getirilmeli. Hukuku ne alan bir yargı yok Trkiyede. Aratırmalar ortada. Eğer bir yargı, "Karıma bir dava geldiğinde ben hukuka bakmam, devletin ıkarına bakarım" diyorsa Byle dnen yargılarla bir yere varmak ne kadar mmkn? Mesela yargıcın zihninde "Kıbrısın kuzeyini Trk devletinin elinde tutması zaruridir" diye bir bilgi varsa, ona gre hareket edecektir. Kıbrısta ilenmi bir faili mehul cinayetin bağlantıları devletin btn kademelerinde grmezden gelinecektir.
Peki Avrupa Birliğine ye olmamız devleti nasıl etkiler?
Trkiyenin  mevzuatı, kanunları oluğu gibi değiecek demektir bu. Ama bizim iin nemli olan uygulamadır, kolluk glerinin ve yargının davranılarının, zihniyetinin ne lde değieceğidir. Ben yurtta baskısı olmadan, sadece ABnin onların zihniyetini değitireceğini sanmıyorum. Hukukla, yurttala bağını koparmı bir devlet var. Cinayetlerden devlet grevlileri ıkıyor. Bu zihniyet sorunu eğitim sreciyle zlebilir ancak. Adalet Bakanlığı bir ara ok ciddi hizmet ii eğitim yapıyordu. Kaymakam adaylarına ben de ders verdim.
Kaymakamlar devletin, yurttaın, hukukun tanımını, aralarındaki ilikiyi hala mı bilmiyorlar?
İnanın bilmiyorlar. Onların kafasındaki devletle bugn ekillenmekte olan ağın devleti arasında fark var. Devlet tehlikede korkusundan arınmaları gerekiyor. Devletin değil, asıl yurttaın tehlikede olduğunun onlara gsterilmesi lazım. Bunun iin eğitimden baka are yok. Trkiyede medya dzgn olsa sorun daha kolay zlecek ama dzgn bir medya yok.
---------------------------------
Referans-18 Aaralık


Looking for last minute shopping deals? Find them fast with Yahoo! Search.

#8401 From: "Metin BOSNAK" <mbosnak@...>
Date: Tue Dec 25, 2007 8:38 am
Subject: RE: {TURNA} Yozlaşan dinciler
dr_metinbosnak
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Gülsüm Hanım,

Bu yazılanlar size göre kadar gereçeği yansıtıyor peki?  Selamlar, Metin.  

 

Your Logo, Inc.

"Nothing human is strange to me."

Metin BOSNAK
Ph.D., Professor of Comparative Literature and American Studies,

St. Louis Community College - Meramec
11333 Big Bend Blvd.
St. Louis, MO, 63122.

mbosnak@...

tel:
fax:
mobile:
Skype ID:
SkypeIn #:

314-825-7782
314-984-7923
314-825-7782
mbosnak
mbosnak

Want to always have my latest info?

Want a signature like this?

 

From: turna@yahoogroups.com [mailto:turna@yahoogroups.com] On Behalf Of gülsüm yerlikaya
Sent: Monday, December 24, 2007 5:20 AM
To: turna@yahoogroups.com
Subject: {TURNA} Yozlaşan dinciler

 

Sevgili Turnalar
Öncelikle nice mutlu ve huzurlu bayramlar nasip olmasını diliyorum...
Gazetenin siyasi yelpazedeki konumu ve yazarın bakış açısı malumdur... Bunu yeni farkediyorlarsa/öyle görünüyorlarsa  da bence sorunun boyutu daha hüzün verici bir görüntü arzediyor... Her neyse daha fazla yorum yapmayıp yazıyı sizin yorumlarınıza bırakıyorum...
 
"Yozlaşan dinciler

Dinciler' arasında yavaş yavaş da olsa başlayan karşılıklı "yozlaşma", "dinden uzaklaşma" suçlamaları, Türkiye'de olup bitenin dünyanın geri kalanında olduğu gibi hala modernleşme süreci olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kapitalizm her zaman bir yağmalama düzeni olmuştur. Yağmadan alınan payı kapan yeni, türbanlı zümre, onlarla eşit olduklarını sanan yoksul inananların şaşkın, kırgın ve kızgın bakışları altında 'Avrupa' alışveriş merkezlerinin altını üstüne getiriyor. Bu duruma da en çok onların "münevverle-ri"nin kızdığını görmek şaşırtıcı değil. Gün geçmiyor ki 'dinci'lerin kendi aralarında ahlak elden gidiyor, yozlaşma başladı tartışmaları olmasın.

Özellikle yozlaşma, "degenerescence", kavramının kendi tarihi bile Doğu/Batı, Hıristiyan/Müslüman ayrımlarının ne denli yapay, yanıltıcı olduğunu; olup bitenin dünyanın tamamlanmamış modernleşmesinin artık fars biçiminde sürdüğünü göstermeye yeter aslında. Yozlaşma terimi on dokuzuncu yüzyıl ortalarında ruhsal hastalıkların ortaya çıkmasındaki en önemli etken olarak görülüyordu. Terimi ilk kez Auguste Morel kullanmıştır. Morel, ruh hastalıklarının modern dünyanın neden olduğu ahlaki, dinsel, politik ve fiziksel yozlaşma (dejenerasyon) sonucu ortaya çıktıkları düşünüyordu. 0 dönem ruh hastası olarak kabul edilmek için işsiz, fahişe, serseri, avare ya da hırsız olmak da yetiyordu.

Ruh hekimleri, dünyanın "modernleşmesiyle" insanların dinden, ahlaktan uzaklaştıklarını bu durumun insan kavramını yozlaştırdığını yani "insan türünün bozulduğunu" düşünüyorlardı. 0 zamanlar çok yaygın olan "Moral tedavi" uygulamaları, insanları ıslah etmeye yönelikti.

On dokuzuncu yüzyıl zenginlerin kamusal alanda olağanüstü dindar ve muhafazakar bir tutum takınıp, yaşarmış gibi görünürken özel alanda inanılmaz bir tüketim ve "ahlaki çöküntü" içinde yaşamaya başladıkları dönemdir. Yoksullar ve işçi sınıfının ise kamusal alanda dindar ve muhafazakar olmaya çağırıldığı dönemdir.

Kimin olduğu, kimin yaptığı bilinmeyen bir "ahlaksızlık" salgınından korunmanın yolu dine dönmek, mütevazı yaşamak ve katı bir ahlak anlayışına tutunmaktan geçiyordu. Zenginler kamusal muhafazakarlığın ardında özel alanda kendi dönemlerinin "pornografik" nazlarının peşinde koşuyorlardı. 0 yüzyılın iki yüzlülüğü Avrupa'yı baştan başa kaplamıştı. Zenginler kiliseden çıkmıyor, ne kadar erdemli ve yardımsever olduklarını göstermek için hiçbir fırsatı kaçırmıyor, ama özel alanda tüketiminin hazzıyla eriyerek yaşıyorlardı. 0 dönem Avrupa'sının gündelik hayatı, dindar ve ahlaklı yaşamanın erdemlerini öven, bir yandan da şeytan çıkarmalar, ruhsal arınma ayinleri ve tarikatların cirit attığı bir dünyaydı.

KAMUSAL MUHAFAZAKÂRLIK
Şimdi bir yandan türban üzerinden yükselen kamusal muhafazakârlığın Türkiye'sinde yeni zenginlerin özel alanlarının da pornografik hale dönüştüğü gün be gün daha da belirginleşiyor. Marka tutkusu, özel tatil köyleri, etrafı yüksek duvarlarla çevrili malikaneler, lüks tüketim mallarının satışındaki patlamayla koşut bir şekilde yoksullar "inançlı olmaya" çağrılıyorlar. Dindarca yaşamın erdemleri biteviye sayıp dökülürken, diğer yandan sadaka ekonomisi iftar çadırlarında, bayram şekerlerinde, birbiri ardına kurulan "yardım derneklerinde" kul olup şükretmeye davet ediliyor insanlar.

Eninde sonunda türban kaçınılmaz olarak modernleşmenin geçiş nesnesi olarak hayatın her alanına yayılacak. Ama galiba en çok onu hakkaten inandığı için takanları hayal kırıklığına uğratacak. Şimdi "dincilerin" kendileri gibi olup, diğer yandan doymaz bir açlıkla tüketenleri yozlaşmayla suçlamaları da silinip gidecek.

Sonra hayal bu ya, bu kez onların içinden çıkacak galiba eşitlik, özgürlük ve adalet talebi. Tabii dünyada devrim için bir imkân kalırsa. Yakında iktidardaki dincilere karşı örgütlenmiş illegal ve "devrimci" bir türbanlı örgüt bulunursa şaşırmayalım.

Selçuk Candansayar- Birgün Gazetesi "



Share life as it happens with the new Windows Live. Share now!


#8400 From: "Tugrul Gorgun" <tugrulgorgun@...>
Date: Mon Dec 24, 2007 10:23 pm
Subject: Re: {TURNA} Yozlaan dinciler
gorguntugrul
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Merhabalar,

 

Aslnda artk yntemin de hatal olduunu pek zannetmiyorum, zira sahip olduumuzu sandmz bir "dou" yok; "dou"yu kaybediimizin balangc siyasi anlamda Tanzimat'a gider, artk kendi aklmz ve bilgimizle karar veremeyiimizin dnemi balamtr. Doru karar vermek iin iyi bilmediimiz bir "akl" kuanmzdr. Aksini yapabilmeye ne kadar muktedirdik bilemiyorum... bu ayr bir tartma konusu...

 

Tm eitim hayatmz boyunca, sadece batl bir aklla yetitirerek tarihsel yenilgiye cevap verebileceini dndmz ve bu aamada kendi toplumuna da toplumun kaldramayaca hzda yabanclaan nesillerimizin, batl anlamda sosyolojik ve psikolojik deerlendirmelere tabi tutulmas gayet normaldir aslnda. "Dou" ve "Bat" arasnda bir varota kalsak da gidilen yn itibariyle (ister "geleneklerimize" sarlalm ister tmyle ykalm) "bat"dr. Bu formatta nesiller yetitirmiizdir. Ve artk (belki daha da eskilere gider; son iki yzyldr ) bu kafa yaps ile hayatmz; sahip olduklarmz yorumluyoruz......Oryantalizme kzarken de bizim de belki farknda olmadan da olsa artk bir oryantalist olduumuzu unutuyoruz. (bir genelleme yapyorum istisnalarmz elbette var)

 

"nsanlar arasndaki atmalara bakarak saatinizi ayarlayabilirsiniz. Kiisel kar en yakn saniyeyi gsterir"(1) byle nesiller yetiiyor. Akl zekaya yenik dm; bir saniye sonrasna alyor......."dou" da bylece lafta kalyor.....

 

Teslim (Mslman) olabilecek insanlar yetitirmiyoruz artk, hepsi hkmetmek istiyor....Bat'nn bize rettii ve bizim de byk bir hevesle rendiimiz buydu aslnda, hakim olmann ve hkmetmenin tadn aldk; ezmezsek ezileceimizi rendik!......

 

Piramidin altnda kalan geni kitlelerin talepleri gl bir dinamik yaratmaktadr. Ama onlar da kendi ilerinden kardklar bir aznla teslim olmulardr, olmaktadrlar ve olacaklardr.... bu aznlk ta ykseldike "batl" anlamda iman tazeleyecektir. 

 

Hkmetmek adna yaplan her "devrim" selefenin mirass olacaktr..... 

 

Mevlana, Yunus, Hac Bekta, Hac Bayram, Ak Veysel ve daha niceleri..... gibi ruhlar yetimeyecektir artk bu topraklarda dosalarda toprak yaamaya ok msait deildir. Reklam arac olacaklardr en fazla, Che Guevera'nn bana gelenler gibi, "kendini kurban" edenlerin dnemi deil "kendine kurban" edenlerin dnemidir artk.... Hz. Muhammed de dier peygamberler de hzla ikonlaarak gerekliklerini yitirmektedirler. Ne Marcus Aurelius gibi bir filozof Kral ne de Alatl'nn "Prens Aleksi"si olmayacaktr artk.

 

Vitor Hugo'nun Gauvin'i, Tolstoy'un Pierre'i, Homeros'un Hektor'u, Anadolu'nn "yiitleri", Lucas'n Luke Skywalker' gibi karakterler yaar m bilemiyorum artk. Olsa olsa "yi, Kt, irkin"deki Clint Eastwood, ya da Yldz Savalar'ndaki "Han Solo" kadar "iyi" olabiliriz belki.......

 

 

Gnmzdeki giyim kuam zerinden yaplan sosyo-ekonomik soruna ksaca gelirsek ise; basite indirgemek istemiyorum ama ok genel olarak grdm u; zal dneminin yapl sar sal papatyalarnn ( Semra zal'n "snneti") yerini bugn trban dediimiz ba modeli yer almakta, (iin ilgin tarafdr ki bu kadnlarn kocalar da aa be yukar benzer dnya grne sahiplerdi). Trbann "kamusal alanda" serbest kalsa da kalmasa da ranta ynelik bir cazibe alglamas sonucu nemi artabilecektir. Ve bu erevede bir yozlamada benzer bir ekilde tekrar sahne alacaktr diye dnyorum,

 

Dncelerimde yanlm olmak dileimle,

 

sayglarmla

 

Turul Grgn

 

  

 

(1) Gerard Donovan, "Schopenhauer'in Teleskopu" YKY, s.22

 

 
 
24.12.2007 tarihinde Taner Ayaz <tanerayaz@...> yazm:

Merhabalar,

Aadaki yaznn iaret etmek istedii noktalara ksmen katlyor olmakla beraber kulland yntemi hatal bulduumu belirtmek isterim.

Sosyal bilimlerde ki ithalat bak as burada da kendisini gsteriyor. Batya ait tecrbeler ve bunlarn rn kavramlarla batl olmayann doru tahlil edilebileceine inanmyorum.

Aydnlanma sonras dnemde yazlan metinlere Osmanl pozitivist aydnlanmaclarnn da ayn sorunlu bakla yaklatklarn dnyorum. u anda ofiste olmam hasebiyle iyi rneklendiremeyeceim fakat zellikle bu dnem yazlm metinlerdeki "religion" kelimelerinin dilimize de "din" olarak evrilmesinin hayati bir hata olduunu dnyorum. zellikle batllarn dnyay keskin bir -avrupamerkezci- bakla okuduklarn hesaba katarsak "religion"larn dilimize -balamna gre- hristiyanlk/kilise/katoliklik/vatikan eklinde evrilmelerinin ve bu bakla okunmalarnn daha salkl olaca kanaatindeyim. Sz gelimi Russell'in "Evlilik ve Ahlak" adl kitabnda bu ok ak bir ekilde grlebilir. (Yukarda anlatmak istediime gre ok ge bir dneme ait olduunun farkndaym ama neticede rnek rnektir.) Bu kitabn pek ok yerinde religion'n insan, cinsellik ve aile gibi olgulara etkilerinden bahsedilir. Trke evirisinde de bunlar "din" olarak belirtilmitir. Halbuki Russell'in kitap boyunca din derken Hristiyanlktan ve hatta bunun Avrupa yorumundan bahsettii ok aktr. Sadece bir ka yerde dier dinlere iaret edilmi, burada da slam, Muhammed, Yahudilik eklinde aka belirtilmitir. Bu kitaptan dinin aile zerindeki etkileri zerine yaplacak bir karmn slam geleneinin hakim olduu Trkiye'de malzeme yaplmasnn doru sonu vermeyecei aktr.

O yzden mezkr metinde yapld gibi Avrupa tarihi ve tecrbesi zerinden Bakrky'deki al veri mezkelerinde gezip tozan ama acktnda st kattaki restorantlarda lahmacun ya da dner yiyen insanlarn doru deerlendirelemeyecei kanaatindeyim.

Yukardaki metinde slam, sadaka, zekat, israf, dnyevilik vb. kavramlarn kullanlmasn beklerdim... Madem "dinciler" eletiriliyor... Bu balamda bizim "dincilerimiz" tahlil edilirken Avrupa tecrbesinden hareket edilmesi ile Hint ya da in kltrnden rnekler zerinden gidilmesinde absrtlk asndan fark gremiyorum.

Taner Ayaz.



24.12.2007 tarihinde glsm yerlikaya < gulsumyerlikaya@...> yazm:

Sevgili Turnalar
ncelikle nice mutlu ve huzurlu bayramlar nasip olmasn diliyorum...
Gazetenin siyasi yelpazedeki konumu ve yazarn bak as malumdur... Bunu yeni farkediyorlarsa/yle grnyorlarsa  da bence sorunun boyutu daha hzn verici bir grnt arzediyor... Her neyse daha fazla yorum yapmayp yazy sizin yorumlarnza brakyorum...
 
"Yozlaan dinciler

Dinciler' arasnda yava yava da olsa balayan karlkl "yozlama", "dinden uzaklama" sulamalar, Trkiye'de olup bitenin dnyann geri kalannda olduu gibi hala modernleme sreci olduunu bir kez daha gsteriyor. Kapitalizm her zaman bir yamalama dzeni olmutur. Yamadan alnan pay kapan yeni, trbanl zmre, onlarla eit olduklarn sanan yoksul inananlarn akn, krgn ve kzgn baklar altnda 'Avrupa' alveri merkezlerinin altn stne getiriyor. Bu duruma da en ok onlarn "mnevverle-ri"nin kzdn grmek artc deil. Gn gemiyor ki 'dinci'lerin kendi aralarnda ahlak elden gidiyor, yozlama balad tartmalar olmasn.

zellikle yozlama, "degenerescence", kavramnn kendi tarihi bile Dou/Bat, Hristiyan/Mslman ayrmlarnn ne denli yapay, yanltc olduunu; olup bitenin dnyann tamamlanmam modernlemesinin artk fars biiminde srdn gstermeye yeter aslnda. Yozlama terimi on dokuzuncu yzyl ortalarnda ruhsal hastalklarn ortaya kmasndaki en nemli etken olarak grlyordu. Terimi ilk kez Auguste Morel kullanmtr. Morel, ruh hastalklarnn modern dnyann neden olduu ahlaki, dinsel, politik ve fiziksel yozlama (dejenerasyon) sonucu ortaya ktklar dnyordu. 0 dnem ruh hastas olarak kabul edilmek iin isiz, fahie, serseri, avare ya da hrsz olmak da yetiyordu.

Ruh hekimleri, dnyann "modernlemesiyle" insanlarn dinden, ahlaktan uzaklatklarn bu durumun insan kavramn yozlatrdn yani "insan trnn bozulduunu" dnyorlard. 0 zamanlar ok yaygn olan "Moral tedavi" uygulamalar, insanlar slah etmeye ynelikti.

On dokuzuncu yzyl zenginlerin kamusal alanda olaanst dindar ve muhafazakar bir tutum taknp, yaarm gibi grnrken zel alanda inanlmaz bir tketim ve "ahlaki knt" iinde yaamaya baladklar dnemdir. Yoksullar ve ii snfnn ise kamusal alanda dindar ve muhafazakar olmaya arld dnemdir.

Kimin olduu, kimin yapt bilinmeyen bir "ahlakszlk" salgnndan korunmann yolu dine dnmek, mtevaz yaamak ve kat bir ahlak anlayna tutunmaktan geiyordu. Zenginler kamusal muhafazakarln ardnda zel alanda kendi dnemlerinin "pornografik" nazlarnn peinde kouyorlard. 0 yzyln iki yzll Avrupa'y batan baa kaplamt. Zenginler kiliseden kmyor, ne kadar erdemli ve yardmsever olduklarn gstermek iin hibir frsat karmyor, ama zel alanda tketiminin hazzyla eriyerek yayorlard. 0 dnem Avrupa'snn gndelik hayat, dindar ve ahlakl yaamann erdemlerini ven, bir yandan da eytan karmalar, ruhsal arnma ayinleri ve tarikatlarn cirit att bir dnyayd.

KAMUSAL MUHAFAZAKRLIK
imdi bir yandan trban zerinden ykselen kamusal muhafazakrln Trkiye'sinde yeni zenginlerin zel alanlarnn da pornografik hale dnt gn be gn daha da belirginleiyor. Marka tutkusu, zel tatil kyleri, etraf yksek duvarlarla evrili malikaneler, lks tketim mallarnn satndaki patlamayla kout bir ekilde yoksullar "inanl olmaya" arlyorlar. Dindarca yaamn erdemleri biteviye sayp dklrken, dier yandan sadaka ekonomisi iftar adrlarnda, bayram ekerlerinde, birbiri ardna kurulan "yardm derneklerinde" kul olup kretmeye davet ediliyor insanlar.

Eninde sonunda trban kanlmaz olarak modernlemenin gei nesnesi olarak hayatn her alanna yaylacak. Ama galiba en ok onu hakkaten inand iin takanlar hayal krklna uratacak. imdi "dincilerin" kendileri gibi olup, dier yandan doymaz bir alkla tketenleri yozlamayla sulamalar da silinip gidecek.

Sonra hayal bu ya, bu kez onlarn iinden kacak galiba eitlik, zgrlk ve adalet talebi. Tabii dnyada devrim iin bir imkn kalrsa. Yaknda iktidardaki dincilere kar rgtlenmi illegal ve "devrimci" bir trbanl rgt bulunursa armayalm.

Seluk Candansayar- Birgn Gazetesi "




Share life as it happens with the new Windows Live. Share now!




#8399 From: "Taner Ayaz" <tanerayaz@...>
Date: Mon Dec 24, 2007 1:37 pm
Subject: Re: {TURNA} Yozlaan dinciler
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 
Merhabalar,

Aadaki yaznn iaret etmek istedii noktalara ksmen katlyor olmakla beraber kulland yntemi hatal bulduumu belirtmek isterim.

Sosyal bilimlerde ki ithalat bak as burada da kendisini gsteriyor. Batya ait tecrbeler ve bunlarn rn kavramlarla batl olmayann doru tahlil edilebileceine inanmyorum.

Aydnlanma sonras dnemde yazlan metinlere Osmanl pozitivist aydnlanmaclarnn da ayn sorunlu bakla yaklatklarn dnyorum. u anda ofiste olmam hasebiyle iyi rneklendiremeyeceim fakat zellikle bu dnem yazlm metinlerdeki "religion" kelimelerinin dilimize de "din" olarak evrilmesinin hayati bir hata olduunu dnyorum. zellikle batllarn dnyay keskin bir -avrupamerkezci- bakla okuduklarn hesaba katarsak "religion"larn dilimize -balamna gre- hristiyanlk/kilise/katoliklik/vatikan eklinde evrilmelerinin ve bu bakla okunmalarnn daha salkl olaca kanaatindeyim. Sz gelimi Russell'in "Evlilik ve Ahlak" adl kitabnda bu ok ak bir ekilde grlebilir. (Yukarda anlatmak istediime gre ok ge bir dneme ait olduunun farkndaym ama neticede rnek rnektir.) Bu kitabn pek ok yerinde religion'n insan, cinsellik ve aile gibi olgulara etkilerinden bahsedilir. Trke evirisinde de bunlar "din" olarak belirtilmitir. Halbuki Russell'in kitap boyunca din derken Hristiyanlktan ve hatta bunun Avrupa yorumundan bahsettii ok aktr. Sadece bir ka yerde dier dinlere iaret edilmi, burada da slam, Muhammed, Yahudilik eklinde aka belirtilmitir. Bu kitaptan dinin aile zerindeki etkileri zerine yaplacak bir karmn slam geleneinin hakim olduu Trkiye'de malzeme yaplmasnn doru sonu vermeyecei aktr.

O yzden mezkr metinde yapld gibi Avrupa tarihi ve tecrbesi zerinden Bakrky'deki al veri mezkelerinde gezip tozan ama acktnda st kattaki restorantlarda lahmacun ya da dner yiyen insanlarn doru deerlendirelemeyecei kanaatindeyim.

Yukardaki metinde slam, sadaka, zekat, israf, dnyevilik vb. kavramlarn kullanlmasn beklerdim... Madem "dinciler" eletiriliyor... Bu balamda bizim "dincilerimiz" tahlil edilirken Avrupa tecrbesinden hareket edilmesi ile Hint ya da in kltrnden rnekler zerinden gidilmesinde absrtlk asndan fark gremiyorum.

Taner Ayaz.



24.12.2007 tarihinde glsm yerlikaya <gulsumyerlikaya@...> yazm:

Sevgili Turnalar
ncelikle nice mutlu ve huzurlu bayramlar nasip olmasn diliyorum...
Gazetenin siyasi yelpazedeki konumu ve yazarn bak as malumdur... Bunu yeni farkediyorlarsa/yle grnyorlarsa  da bence sorunun boyutu daha hzn verici bir grnt arzediyor... Her neyse daha fazla yorum yapmayp yazy sizin yorumlarnza brakyorum...
 
"Yozlaan dinciler

Dinciler' arasnda yava yava da olsa balayan karlkl "yozlama", "dinden uzaklama" sulamalar, Trkiye'de olup bitenin dnyann geri kalannda olduu gibi hala modernleme sreci olduunu bir kez daha gsteriyor. Kapitalizm her zaman bir yamalama dzeni olmutur. Yamadan alnan pay kapan yeni, trbanl zmre, onlarla eit olduklarn sanan yoksul inananlarn akn, krgn ve kzgn baklar altnda 'Avrupa' alveri merkezlerinin altn stne getiriyor. Bu duruma da en ok onlarn "mnevverle-ri"nin kzdn grmek artc deil. Gn gemiyor ki 'dinci'lerin kendi aralarnda ahlak elden gidiyor, yozlama balad tartmalar olmasn.

zellikle yozlama, "degenerescence", kavramnn kendi tarihi bile Dou/Bat, Hristiyan/Mslman ayrmlarnn ne denli yapay, yanltc olduunu; olup bitenin dnyann tamamlanmam modernlemesinin artk fars biiminde srdn gstermeye yeter aslnda. Yozlama terimi on dokuzuncu yzyl ortalarnda ruhsal hastalklarn ortaya kmasndaki en nemli etken olarak grlyordu. Terimi ilk kez Auguste Morel kullanmtr. Morel, ruh hastalklarnn modern dnyann neden olduu ahlaki, dinsel, politik ve fiziksel yozlama (dejenerasyon) sonucu ortaya ktklar dnyordu. 0 dnem ruh hastas olarak kabul edilmek iin isiz, fahie, serseri, avare ya da hrsz olmak da yetiyordu.

Ruh hekimleri, dnyann "modernlemesiyle" insanlarn dinden, ahlaktan uzaklatklarn bu durumun insan kavramn yozlatrdn yani "insan trnn bozulduunu" dnyorlard. 0 zamanlar ok yaygn olan "Moral tedavi" uygulamalar, insanlar slah etmeye ynelikti.

On dokuzuncu yzyl zenginlerin kamusal alanda olaanst dindar ve muhafazakar bir tutum taknp, yaarm gibi grnrken zel alanda inanlmaz bir tketim ve "ahlaki knt" iinde yaamaya baladklar dnemdir. Yoksullar ve ii snfnn ise kamusal alanda dindar ve muhafazakar olmaya arld dnemdir.

Kimin olduu, kimin yapt bilinmeyen bir "ahlakszlk" salgnndan korunmann yolu dine dnmek, mtevaz yaamak ve kat bir ahlak anlayna tutunmaktan geiyordu. Zenginler kamusal muhafazakarln ardnda zel alanda kendi dnemlerinin "pornografik" nazlarnn peinde kouyorlard. 0 yzyln iki yzll Avrupa'y batan baa kaplamt. Zenginler kiliseden kmyor, ne kadar erdemli ve yardmsever olduklarn gstermek iin hibir frsat karmyor, ama zel alanda tketiminin hazzyla eriyerek yayorlard. 0 dnem Avrupa'snn gndelik hayat, dindar ve ahlakl yaamann erdemlerini ven, bir yandan da eytan karmalar, ruhsal arnma ayinleri ve tarikatlarn cirit att bir dnyayd.

KAMUSAL MUHAFAZAKRLIK
imdi bir yandan trban zerinden ykselen kamusal muhafazakrln Trkiye'sinde yeni zenginlerin zel alanlarnn da pornografik hale dnt gn be gn daha da belirginleiyor. Marka tutkusu, zel tatil kyleri, etraf yksek duvarlarla evrili malikaneler, lks tketim mallarnn satndaki patlamayla kout bir ekilde yoksullar "inanl olmaya" arlyorlar. Dindarca yaamn erdemleri biteviye sayp dklrken, dier yandan sadaka ekonomisi iftar adrlarnda, bayram ekerlerinde, birbiri ardna kurulan "yardm derneklerinde" kul olup kretmeye davet ediliyor insanlar.

Eninde sonunda trban kanlmaz olarak modernlemenin gei nesnesi olarak hayatn her alanna yaylacak. Ama galiba en ok onu hakkaten inand iin takanlar hayal krklna uratacak. imdi "dincilerin" kendileri gibi olup, dier yandan doymaz bir alkla tketenleri yozlamayla sulamalar da silinip gidecek.

Sonra hayal bu ya, bu kez onlarn iinden kacak galiba eitlik, zgrlk ve adalet talebi. Tabii dnyada devrim iin bir imkn kalrsa. Yaknda iktidardaki dincilere kar rgtlenmi illegal ve "devrimci" bir trbanl rgt bulunursa armayalm.

Seluk Candansayar- Birgn Gazetesi "




Share life as it happens with the new Windows Live. Share now!



#8398 From: glsm yerlikaya <gulsumyerlikaya@...>
Date: Mon Dec 24, 2007 11:19 am
Subject: Yozlaan dinciler
gulsumyerlikaya@...
Send Email Send Email
 
Sevgili Turnalar
ncelikle nice mutlu ve huzurlu bayramlar nasip olmasn diliyorum...
Gazetenin siyasi yelpazedeki konumu ve yazarn bak as malumdur... Bunu yeni farkediyorlarsa/yle grnyorlarsa  da bence sorunun boyutu daha hzn verici bir grnt arzediyor... Her neyse daha fazla yorum yapmayp yazy sizin yorumlarnza brakyorum...
 
"Yozlaan dinciler

Dinciler' arasnda yava yava da olsa balayan karlkl "yozlama", "dinden uzaklama" sulamalar, Trkiye'de olup bitenin dnyann geri kalannda olduu gibi hala modernleme sreci olduunu bir kez daha gsteriyor. Kapitalizm her zaman bir yamalama dzeni olmutur. Yamadan alnan pay kapan yeni, trbanl zmre, onlarla eit olduklarn sanan yoksul inananlarn akn, krgn ve kzgn baklar altnda 'Avrupa' alveri merkezlerinin altn stne getiriyor. Bu duruma da en ok onlarn "mnevverle-ri"nin kzdn grmek artc deil. Gn gemiyor ki 'dinci'lerin kendi aralarnda ahlak elden gidiyor, yozlama balad tartmalar olmasn.

zellikle yozlama, "degenerescence", kavramnn kendi tarihi bile Dou/Bat, Hristiyan/Mslman ayrmlarnn ne denli yapay, yanltc olduunu; olup bitenin dnyann tamamlanmam modernlemesinin artk fars biiminde srdn gstermeye yeter aslnda. Yozlama terimi on dokuzuncu yzyl ortalarnda ruhsal hastalklarn ortaya kmasndaki en nemli etken olarak grlyordu. Terimi ilk kez Auguste Morel kullanmtr. Morel, ruh hastalklarnn modern dnyann neden olduu ahlaki, dinsel, politik ve fiziksel yozlama (dejenerasyon) sonucu ortaya ktklar dnyordu. 0 dnem ruh hastas olarak kabul edilmek iin isiz, fahie, serseri, avare ya da hrsz olmak da yetiyordu.

Ruh hekimleri, dnyann "modernlemesiyle" insanlarn dinden, ahlaktan uzaklatklarn bu durumun insan kavramn yozlatrdn yani "insan trnn bozulduunu" dnyorlard. 0 zamanlar ok yaygn olan "Moral tedavi" uygulamalar, insanlar slah etmeye ynelikti.

On dokuzuncu yzyl zenginlerin kamusal alanda olaanst dindar ve muhafazakar bir tutum taknp, yaarm gibi grnrken zel alanda inanlmaz bir tketim ve "ahlaki knt" iinde yaamaya baladklar dnemdir. Yoksullar ve ii snfnn ise kamusal alanda dindar ve muhafazakar olmaya arld dnemdir.

Kimin olduu, kimin yapt bilinmeyen bir "ahlakszlk" salgnndan korunmann yolu dine dnmek, mtevaz yaamak ve kat bir ahlak anlayna tutunmaktan geiyordu. Zenginler kamusal muhafazakarln ardnda zel alanda kendi dnemlerinin "pornografik" nazlarnn peinde kouyorlard. 0 yzyln iki yzll Avrupa'y batan baa kaplamt. Zenginler kiliseden kmyor, ne kadar erdemli ve yardmsever olduklarn gstermek iin hibir frsat karmyor, ama zel alanda tketiminin hazzyla eriyerek yayorlard. 0 dnem Avrupa'snn gndelik hayat, dindar ve ahlakl yaamann erdemlerini ven, bir yandan da eytan karmalar, ruhsal arnma ayinleri ve tarikatlarn cirit att bir dnyayd.

KAMUSAL MUHAFAZAKRLIK
imdi bir yandan trban zerinden ykselen kamusal muhafazakrln Trkiye'sinde yeni zenginlerin zel alanlarnn da pornografik hale dnt gn be gn daha da belirginleiyor. Marka tutkusu, zel tatil kyleri, etraf yksek duvarlarla evrili malikaneler, lks tketim mallarnn satndaki patlamayla kout bir ekilde yoksullar "inanl olmaya" arlyorlar. Dindarca yaamn erdemleri biteviye sayp dklrken, dier yandan sadaka ekonomisi iftar adrlarnda, bayram ekerlerinde, birbiri ardna kurulan "yardm derneklerinde" kul olup kretmeye davet ediliyor insanlar.

Eninde sonunda trban kanlmaz olarak modernlemenin gei nesnesi olarak hayatn her alanna yaylacak. Ama galiba en ok onu hakkaten inand iin takanlar hayal krklna uratacak. imdi "dincilerin" kendileri gibi olup, dier yandan doymaz bir alkla tketenleri yozlamayla sulamalar da silinip gidecek.

Sonra hayal bu ya, bu kez onlarn iinden kacak galiba eitlik, zgrlk ve adalet talebi. Tabii dnyada devrim iin bir imkn kalrsa. Yaknda iktidardaki dincilere kar rgtlenmi illegal ve "devrimci" bir trbanl rgt bulunursa armayalm.

Seluk Candansayar- Birgn Gazetesi "




Share life as it happens with the new Windows Live. Share now!

#8397 From: "Metin BOSNAK" <mbosnak@...>
Date: Sat Dec 22, 2007 11:40 am
Subject: FAZIL SAY ve KÖYLÜLÜK BAHSİ
dr_metinbosnak
Offline Offline
Send Email Send Email
 

 

 

 

 

Metin Boşnak

FAZIL SAY VESİLESİ İLE KÖYLÜLÜK HAKKINDA

" Sorun, AKP iktidarını oluşturanların, kendilerini "halkın gerçek temsilcileri" olarak görmesi sorunudur...Bunlar "halkın değerleri" falan diyerek, memlekette tek tip bir yaşam tarzını ve kültür anlayışını egemen kılmak istiyorlar.  Dostum, sana "Yetti artık" dedirten işte budur...  "Halkın değerleri" adı altında yüksek sanat birikimlerine yüz çeviriyorlar.
"Halkın değerleri" adı altında memlekette iyi kötü oluşmuş burjuva kültürünü küçümsüyorlar.  "Halkın değerleri" adı altında farklı yaşam tarzlarını ve kültür birikimlerini değersizleştiriyorlar...” Fazıl Say

Güncelliği acısından bu konuyu gündeme getirmeniz bence güzel oldu. Teşekkür ederim.  Fazıl Say’ı sadece ismen bilirim. Eğer AKP iktidarına yönelik olarak söylüyorsa bunları, anlamsızdır.  AKP zaten İslamcı falan bir parti de değildir.  Eskiden bir heves ve bir tükenen nefes ile başlayan, sonra taşranın sesini İstanbul’a ve Ankaraya duyurma hevesine dönüşen partinin adı. Bir zamanlar, sosyalistlerin kullandığı sloganlar yerine, ayet ve hadisleri, Necif Fazıl ve Mehmet Akif’ten şiirleri dile getirerek ya da yeşil soslu sloganlarla “biz de varız” demenin yeni adı” AKP.  Buna özellikle ikinci dönem iktidarında AKP’ye katılan eski burjuva kökenlileri de ve holding cemaatlerini ya da cemaat holdinglerini katarsanız resmin büyük çoğunluğu ortaya çıkıyor zaten. İlginç bir şekilde İslami adında yola çıkan ve faizsiz kazanç hayalleriyle millet 10 milyar dolandıran holdinglerin müslümanlara kaybettirdikleri paraları ve nüfuzu, bu sefer daha önceki dönemlerde olduğu gibi yine devlet üzerinde milletten yine milletin bir azınlık kısmına nüfuz ve para kazandırma partisi.  Kollardan çıkarılarak siyasilere hibe edilen bilezikler, beraber yürünülen yollarda insanları çoğaltırken, Ömer’in adaleti ve Asım’ın nesline dair özlemleri pompaladı (milletvekili lojmanlarının satışı vs.), hayatın, devletin, siyasetin, iktisadın yani reelpolitiğin harcına dönüştü. Nesli tükenen ve tüketilen İmam-Hatipliler sonunda aralarından bir başbakan çıkararak, tarihsel bir ironiyi şiirsel bir temaya aktardı. Güzel şiir okuyan, hitabet derslerini içselleştirmiş, başarılı bir belediye başkanlığı döneminin arkasından, cezaevinden Yusuf Medresesinde tahsil gören bir insan vardı ve   Başbakanlık konutuna giden yollarda güller değildi artık kırmızı olan, kırmızı halılardı. 

Fazıl Say’ın dedikleri aynen maksudumudur onu da bilmem.  Son açıklamalarına bakılırsa, “bu ülkeden çekip gidesim geliyor” türünden sözler söylemiş.  Eğri oturup doğru konuşalım, eğer Avrupa ve Amerika gibi ülkeler kapılarını açsa “benim memleketimde” kaç kişi kalır?  Laikçisi İslamcısı farketmeden, millet kalmadığı için oturuyor değil mi? Gitmeyenler için de, görmeseler de oralar “o köy” bizim köyümüz değil midir?  Bu ülkeyi kimler terketti, daha kimler terkedecek.  Sonra başka ülkelerden de Türkiye’ye gelenler yok mu?  BU ülkede kalan ne kadar insan gerçekten istediği için kalıyor? Önce cennet memleketi cehennme çevirip sonar da AB ile ABD ile flört eden Türkler değil mi?  Fazılın sözlerini bugün ona kızan İslami kesimden farklı sebeblerle, ama pisagor bağlantıları kurarak niceleri de istemedi mi? İstemez mi?  BU güzel ülkeye gelenler de mutlu etmeli bizi, burden gidenler de.  Ama ne gelenler zoraki gelmeli, ne de gidenler zoraki gitmeli.  Burada doğanın buradaki her insan kadar o ülkede hakkı olup burada ölme hakkını da mahfuz tutabilmelidir.  Yaşatmayı bilmezseniz bırakınız ölmeleri kendi iradeleri ile olsun burada.  Kimse NFK nın ifadesiyle “öz vatanında parya” olma hissine kapılmamalı, kaptırılmamalıdır.  İster dinli, ister dinsiz, “ya sev: ya terket” ifadesine hiçbir tür laik ya da muhafazakar faşizm, hele hele “artık sıra bizde!” edasıyla sahip çıkmamalıdır.  İktidarın adalet ve vicdanı ancak koruma gücü olabilir. Ne azınlık oligarşisi ne de çoğunluk faşizmlerine dönüşen keser, yanlış hesap zamanlarında sapını kime döndüreceğini bilmediğiniz bir bumeranga dönüşür.  Eğer değerler muhalefette ayrı iktidarda ayrı olursa, bu bireyi ya da toplulukları ancak fırsatçı riyakarlar konumunda kalıplar. 

  “İslami” küçük burjuvanın zaten “laik” küçük burjuvadan farkı yok, türbanları haricinde.  Bakın isterseniz, her iki grubunda hiç istisnasız materyalleşen köylü dünyalarında aynı tema hakimdir.  Dini ve siyasi cemaatler kendi içlerinde marka cemaatlerini de aynı şevkle kabullendiler. Dışardan ithal edilen ya da onların yerli taklitçilerinin ürünlerini tüketmekten öte bir fazilet ya da kusurları yok ki.  Laik burjuva Batılı burjuvayı, İslami burjuva da laik burjuvanın davranış ve tüketim şekillerinin aynısını gösterir ve üst tapınaklarında birbirleriyle mutludurlar.  Kavgalar alttakiler arasında döner ve onların siyasi uzantılarında.  Onların kavgaları yine üste, depodan motora giden yakıt gibi bir enerji olur. Sonra önüne çıkan merdivene çıkmaya başladıkça  zaten sorun kalmamıştır.   Bu arada ideoloji zayiatları verenler gene samimi olarak ne dini ne laikliği ideoloji sermayesi yapmadan sosyal ve bireysel reçete olarak görenlerdedir.  Onlara derler ki “şu yağ iyidir,” onu alırlar; şu “bisküi kötüdür” onu almazlar.  Derler ki “büst yapacağız” verirler parasını.   Yakında İslami burjuva Godiva çikolatalarını bol bol tüketecek çünkü o da artık “”sünnet”olacak.  Habuki bunların hepsi hikayedir.  Küçük sermayeden, finans kurumlarına, bankalara sigorta ve reasurans şirkelerine kadar bütün sermaye grupları iç içe ve sırt sırta ya da kucak kucağadırlar; Marks’ın öngördüğü gibi, birbiriyle ilintili mekanizmalardır.  Sermayenin zaten kendini ve gücünü artırmaktan öte bir mutlak gayesi yoktur.  Vardır diyenler ya kendilerini ya da başkalarını aldatmak isteyenlerdir.  Devletin üretemediği istikbal vizyonu, üzerine kendini inşa ettiği mazi yanılsamaları, siyasi vizyondaki korkaklık çekinceler ve prim toplama endişesi ve darlık sonunda Özalizm--ki kötü bir Thatcherizm ve Reaganizmden başka bir şey değildir--  fikir olmadan, fikir kavgası verir gibi görünen, ama iktisadi kavgalarına temelde dini ya da laik atlama tahtalarına tevil eden tüketim ideolojisine dönüştü.  Din de bu anlamda bir tüketim malzemesi, ya daha iyi, daha çok ve daha lüks ve daha ecneci tüketebilmek için bir katalizör oldu. 

Gecekondu bölgelerinde ruhsatsız ve ruhsuz cami yapanlarla, aynı yerlerde ruhsatsız ev yapıp hazine arazisini gaspedenler arasında meşruiyet açısından bir fark yokken, yıkım ekiplerine karşı camiyi ya da Atatürk büstünü ya da güzelim Türk bayrağını—vampiri görünce onun gözüne haç dayayanlar gibi—aşk ve şevkle gösterenler arasındaki farkı çoğu zaman tayin eden adalet ve hukuk değil sadece köylülük ve kabilecilikti.  Burda bir farkı da deprem oluşturdu arada.  Eğer Cami yıkılmamışsa oranın cami olduğu için, genelev yıkıldıysa ceza olduğu içindi.  Yarım yamalak Kur’an bilgisi ve hayatı da tefe’ul yaparcasına bir zoraki tevafuka mahkum etmek ideolojisi elbetteki, bizzat Kabe-I Şerif’in  yangın ve yıkılma tehlikeleri geçirdiğini ve tarih boyunca defalarca tamirden geçtiğini anlatmadı.  Amaç İslamı anlatmaktan öte, (haşa) Alemlerin Rabbını elinde bekçi sopası ya da intikam meleğine dönüştürmekti.  Zaten yaklaşık iki asırdan beri süren İslam medeniyetinin çöküşü de bir anlatma dinin temel doktrinlerini bazen devlet bazen grup dinamiklerine yardım için terbiye nizamnamesine dönüştürdü.  (Devletin bir zamanlar ve ihtiyaç oldukça PKK ve benzeri gruplara uçaktan terörü telin eden  ayet ve hadisleri boca etmesinden tutun da Marmara depremlerinde maruz kalınan yıkım ve kayıpları orada yaşayan halkın günahlarına tevil eden mantık aynı idi.  Tabii ki Japonlar her yönüyle abid ve zahid Müslümanlar oldukları için oradaki depremler Zilzal suresindeki hakikatlerin tecellisi dışında kaldı.)  Yani müslümanlığı tefsir yoluyla köylüleştirmekti bunun adı.  Ve devletin verdiği ya da veremediği din eğitimin boşluklarını bunlar doldurdu.  Bir yandan da kendilerine bizzat Kur’andan ayetlerle kutsallık atfederek tartışılma kılan gruplar, devleti ve Diyaneti poligona dönüştürerek aslında kendilerinin içindeki yapıları eleştiriden de uzak tutan ve husumetten oluşan sermayelere dönüştü dinamikler.  Buna yığınlarca başkalarını eklemeniz mümkündür:  Musiki de, sanatın diğer alanlarında, mimari de, hatta cami mimarisinde.  Allah’ın ya da Rasulünün adını ağlamaklı ciyaklamarla telaffuz ederek bir  org eşliğinde Eyüp civarında müzik kulak zarlarını patlatanlar hem müziğe hem  o kadar harika bir şiir ve musiki kültürü olan İslam medeniyetine de ihanet etmektedirler. Onuncu dereceden Sinan taklidi cami ya da mescitler, hele hele okunan onca berbat ezan neye hizmet etmektedir.  Kırk sene once basılan kitapları bile tıpkı basımı yapıp, fontlarını ve sayfa düzenlerini bile değiştirmeyen sadece gelecek paraya bakan zihniyet köylülük değil de nedir?  Semavi ya da değil her dinin bir medeniyeti varken, medeniyet adına zerre projesi olmayan, ritüelin dahi araçsal konumunu amacın kendisi ve güdülemeye zihin cont Bu arada bazı yolsuzlukların da imanlı insanlar tarafından devlet eliyle, devlet ele geçirilerek yapılması kanaati de vardır.  Sorun da budur.  Devleti yada hükümeti ele geçirmek hastalığı oldukça yaygındır.  Damarlara kılcak damarlara kadar giren bir hastalık. Asıl onemli olan devletin ve onu oluşturan bireylerin “bireysel vicdan” doğtultusunda ve “mahalle ne der” “bizimkiler ne der “ tanrısı olmadan hem Allah’ın vaz’ ettiği ahlak, hem de felsefi olarak etik doğrultusunda, hukukla inkişaf etmesidir.  Zalimle mazlum arasında farkın sadece iktidar hırsı ve güç olduğu yerde zalim-mazlum yoktur.  Küçük ve büyük zalim vardır ancak.  Zalim küçük olduğu için ağlıyorsa ona mazlum gözüyle bakılmaz.  

            AKP’de çok kaliteli insanlar var.  Şahsen tanıdıklarımız da var aralarında.  Ama (1) bunlar azınlıktadır. (2) AKP’ye oy veren kitleyi de milletvekilleri yansıtmaz.  Zaten genel kitle İslama oy vermek yerine, gördüğü bir “istikrar” kavramına, gördüğü ufak tefek “delikanlı” tavır ve diğergamlık kırıntılarına oy vermiştir. Muhalefetin büyülk katkıları ile iktidar iktidar olmuştur.  Her iki tarafta da “reaktif” tavır ve “istemezük” tantanası dilerim artık, mahur turban bestelerine ya da Hasan Mutlucan’ın nostaljik türkülerine, ana haberlerden sonra ve haftas sonları illa da yayınlanan oda müziklere değil, Estergon’un en azından nerede olduğuna dair sorgulamalara yol açar. Dilerim, hem siyaset v ekonomide, hem akademik ve kültür alanlarında medeniyet projesi münazara ve müsabakasına dönüşür.          Öte yandan İslami kesim milletten topladıkları parayla kurduğu TVlerinde ne kadar İslamidir bakmak lazım. Güya koruma adına ve beceriksizleri nedeniyle, ya Kaptan Cousteua tarzı 30 yıllık belgesellere ya da karate filmleri boğdular kanalları   Bir aralar Kanal 7 çok iyi gidiyordu.  Haber programlarından müzik programlarına ve film seçimlerine kadar.    Sonrası ebabil ve siccil…

Dinin kendisi ile (İslam) ve müslümanlık arasında farklılılar olduğu bir gerçek.  Dini anlamak için mi tefsir yoksa tefsir yoluyla değiştirmek mi diye bakılırsa, burada da çıkardan bağımsız unsurların azlığı ortada.  Zaten kavgalar--bir aralar yoğun yaşanan dil konusu haricinde—temelde iki konuda yoğunlaşmaktadır:  tarih ve din. Son yıllarda devreye merkez-çevre zimni ve aleni bağlamındaki iktisadi ve enformasyon savaşları bu iki konuya da sarih ve tatminkar yaklaşımlardan uzak kalmaktadır. Bilim adamları tarihi ancak terfi etmek için çalıştıkça, ancak devlet ihtiyaç duyduğu konularda onlara müracaat ettikçe değil, devletlerden bağımsız ve ilmi ahlakın gereğince çalışarak eğilmelidir bu konulara. Yapılan tarihle yazılan tarihin farkları ile indirilen Kitap’la tefsir yoluyla değiştirilen veya manipüle edilen, monolojik ve etnosentrik, kabileci yorumların geleceği nokta kendinden referanslı ve kendine dip not düşen yapılara dönüşüvermektedir.  Hali müzakere ederken geçmişten mumyalara, ya da korkuluklara müracaat ederek istikbali aydınlatmak imkansızdır.  Din ve tarihi olduğu gibi, dini tarihin de kendi başına ancak ilim ve vicdanın müstakil gayreti ve mahareti ile ele alınmalıdır. Bu da koskoca bir medeniyet çalışması anlamına gelecektir.

 Vaktiyle Katolik klisesi nezdinde olanlar, bugün de İslam aleminin  karşısında olduğu problem dönüşmektedir.  Ama burada çözüm Protestanlık değil, geleneği iyi ve topyekün anlayan ve ondan aldığı güçle bir kayıp medeniyetin cevherini yeniden yakalamak olmalıdır.  Bu konuda İstislamın önemi büyüktür.  “Öteki”ni bizdenleştirerek rahatlama, kompleks tatminleri ve birilerini memnun etme arzusu yerine, kendine güvenen bir kültürün kendilerine güvenen fertlerin sadece inanmak değil, aynı zamanda anlamak ve aldığı mirası en azından once onu tekrar yakalamak ve onu geçmek için gayretlerde bulunmak.  Gayrısı zilletin ve mazi iftiharının getirdiği uyuşturucuların tiryakisi olmaya devam etmek olacaktır. 

 

 

 

Your Logo, Inc.

"Nothing human is strange to me."

Metin BOSNAK
Ph.D., Professor of Comparative Literature and American Studies,

St. Louis Community College - Meramec
11333 Big Bend Blvd.
St. Louis, MO, 63122.

mbosnak@...

tel:
fax:
mobile:
Skype ID:
SkypeIn #:

314-825-7782
314-984-7923
314-825-7782
mbosnak
mbosnak

Want to always have my latest info?

Want a signature like this?

 

 

 

Your Logo, Inc.

"Nothing human is strange to me."

Metin BOSNAK
Ph.D., Professor of Comparative Literature and American Studies,

St. Louis Community College - Meramec
11333 Big Bend Blvd.
St. Louis, MO, 63122.

mbosnak@...

tel:
fax:
mobile:
Skype ID:
SkypeIn #:

314-825-7782
314-984-7923
314-825-7782
mbosnak
mbosnak

Want to always have my latest info?

Want a signature like this?

 

From: turna@yahoogroups.com [mailto:turna@yahoogroups.com] On Behalf Of Yunus Emre
Sent: Saturday, December 22, 2007 4:47 AM
To: turna@yahoogroups.com
Subject: {TURNA} Re: Rus Halki Putinden Ne Bekler Baslikli Yaziniza Protesto!

 

komik insanlar!
Ne guzel ozet bir vecize: "Dunyayi bilmeyen dunyanin maskarasi
olur..."

Keske size boyle bir protesto yazisi gondermeden once google'da sizi
bir arastirip, daha ilk cikan sayfadaki bilgileri okuyup, sizi
anlasaydilar-tanisaydilar.

"Yazik!" diyecegim ancak anladigim kadari ile mustehar isimle
yazilmis bu yazi Izmir Kafkas Kultur Dernegi'nin tuzel kisiligini baglayacak bir boyutta
degil. Alatli'yi hic tanimayan bir dernek uyesi/gonullusunun okudugu
gazetedeki makaleden hareketle kaleme aldigi bir protesto'dan ibaret.

Bayraminizi tebrik eder, saygilarimi sunarim.Yunus

--- In turna@yahoogroups.com, "Alev ALATLI" <alevalatli@...> wrote:
>
> Sevgili Herkes,
> Asagida Izmir Kafkas K�lt�r Dernegi'nin "Ruslar Putin'den ne
bekler" baslikli yaziyi protesto mektubunu ve cevabimi
g�nderiyorum; haberiniz olsun diye.
> Bilvesile Kurban Bayraminiz mubarek olsun.
>
>
> ----- Original Message -----
> From: Alev ALATLI
> To: murat
> Sent: 19 Aralik 2007 �arsamba 17:53
> Subject: Re: Rus Halki Putinden Ne Bekler Baslikli Yaziniza
Protesto!
>
>
>
> Sayin Murat ....,
>
> Size ve Izmir Kafkas K�lt�r Dernegi'ne derin teess�flerimi
bildiririm!
>
> Siradan bir Rus'un nasil olup da Putin'e oy verdigini T�rk
okurlarina a�iklamaya �alisan bir metinden yola �ikarak beni
kinamaya kalkismanizi hayret ve esefle karsiliyorum!
>
> Mektubunuzu sakin kafayla bir kez daha okumak zahmetine
katlanirsaniz, Rus se�menlerinin d�s�ncelerini �zetleyen bir yaziya
iliskin "tekzip" talebinin, Rus sivil toplum �rg�tlerinden degil,
> sizden ve derneginizden geliyor olmasindaki garabeti teslim
edersiniz!
>
> G�n�m�zde pek bir moda oldugu anlasilan "diaspora" kelimesiyle
tanimladiginiz magdur kardeslerimizden dilenmesini istediginiz �zre
gelince;
> mantik, bu talebinizin muhatabinin da ben degil, Putin'i se�en
Ruslar oldugunu s�yler.
>
> Basa d�nelim: bahis konusu makale, benim �e�enistan'a iliskin
kisisel tutumumu degil, sokaktaki Rus'un Putin'e dair duygularini
anlatir;
> yani, �e�enistan'in isgalini "Putin'in karnesinde k���k bir
lekeden ibaret" g�renler, ben degilim, Rus se�menleridir.
>
> Ve, evet, sokaktaki Rus, Putin'in �e�enistan'a iliskin tutumunu
bagislamistir. Ve, evet, bu ger�egi, ne siz, ne de ben,
degistirebiliriz.
>
> Degistiremedigimizi yoksaymak, basimizi kuma g�mmek ��z�m
degildir. En azindan, ben, bunu yapmam. Benim sorumlulugum,
> olaylari olmalari gerektigi gibi degil, olduklari gibi g�rmege ve
okurlarima yansitmaya �alismaktir.
>
> �te yandan, Rus ger�eginin, sizin ya da benim ger�eklerimiz,
temennilerimiz yada hak bildiklerimizle �rt�sm�yor oldugu da a�iktir.
>
> Ancak ve bu �er�evede, Kafkaslar ve m�nhasiran �e�enistan'a
iliskin benim kisisel duygu ve d�s�ncelerimle sahiden
ilgileniyorsaniz,
> zahmet edip, konuya iliskin diger makalelerimi ve kitaplarimi
okumak durumundasiniz. Orada yasananlari �ok iyi bilen
> ve yasamis biri oldugum, onlarin tasdikindedir.
>
> Hal buyken, siz, siz olun, bana "aymazlik," bilgisizlik, vb.
atfedip, Kafkaslari ya da Ruslari anlatmaya kalkmayin, mah�up
olursunuz.
>
> Derneklesecek kadar donanimli oldugunuza g�re, kimin y�reginin
kimden yana oldugunu, kiminkinin olmadigi bilecek kadar donanimiz da
olmalidir.
>
> Neticeyi kel�m, �z�r dileyecek birileri varsa, onlar, herhalde ben
degil, metin okumalarina gereken �zeni g�stermemekte israr eden
>
> siz ve adina konustugunuz derneginiz �yeleri olmali, Murat bey.
>
> Her ne kadar sevimsiz bir vesileyle de olsa, size ve camianiza
hayirli bayramlar dilerim.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> ----- Original Message -----
> From: murat
> To: alevalatli@...
> Sent: 19 Aralik 2007 �arsamba 15:22
> Subject: Rus Halki Putinden Ne Bekler Baslikli Yaziniza Protesto!
>
>
> Say�n Alev Alatl�,
>
> 14 Aral�k 2007 tarihinde Zaman gazetesinde yay�nlanan ve
Vladimir Putin'in son se�imlerde ki oy oran�n� a��klamak �zere
kaleme ald���n�z, "Rus halk� Putin'den ne bekler?" ba�l�kl�
yaz�n�z�n as�l amac� bizce anla��lamamakla beraber,
vicdanlar�m�zda derin yaralar a�t���n� ifade etmeliyiz.
>
> Putin'in karnesinde k���k bir lekeden ibaret olarak
g�sterdi�iniz �e�enya'n�n i�gali ne yaz�k ki hayallerinizde ki
kadar k���k de�ildir. Her �eyden �nce bu sava�� tan�mlay��
bi�iminiz bile orada ya�ananlar hakk�nda ne kadar bilgisiz
oldu�unuzu g�zler �n�ne sermektedir. �ncelikle ��renmeniz gereken
�ey, �e�en Cumhuriyeti �chkeria'n�n uluslar aras� hukuk kurallar�
�i�nenerek Rus ordusu taraf�ndan i�gal edildi�i ve bu i�galin
hukuksuz bir bi�imde devam ettirildi�idir. ��nk� Rusya
Federasyonu'nun kurulu� antla�mas�n� me�ru hi�bir �e�en H�k�meti
hi�bir zaman imzalamam��t�r. Dolay�s� ile Rusya i�inde
bir "ayr�l�k�� hareketten" hele hele de ifade buyurdu�unuz
gibi "ter�rist faaliyetlerden" bahsetmek m�mk�n de�ildir. Sizin hi�
�ekinmeden "ter�rist" olarak tan�mlad���n�z insanlar, Me�ru �e�en
Cumhuriyeti'nin silahl� kuvvetleridir ve �lke topraklar�n� i�gal
eden g��lere kar�� me�ru m�dafaa haklar�n� kullanmaktad�rlar.
Takdir edece�iniz gibi vatan topraklar�n� savunan insanlara
da "ter�rist" de�il kahraman denir. Bu sebeple sizi, 1999 y�l�ndan
bug�ne Rus i�gali ile hayatlar�n� kaybeden 40 bini �ocuk, 180 bin
masum �e�en' in hat�ralar�na sayg� duymaya ve bu kadar kanl� bir
katliam kar��s�nda tak�nd���n�z vurdumduymaz tav�r i�in de kendi
vicdan�n�z ile bir muhasebeye davet ediyoruz.
>
> Yaz�n�zda k���k bir leke olarak g�sterme gayretinde
bulundu�unuz "Rusya'n�n �e�enya'y� ikinci kez i�gali" hi� ��phesiz
ki �e�en halk� i�in hi�te o kadar g�rmezden gelinebilecek bir
boyutta de�ildir. �e�enya'da sadece Putin d�neminde ki sivil kay�p
180 binin �zerindedir ve bunun 40 bini �ocuktur. Bunun yan�nda 20
bin �e�en insanl�k d��� ko�ullarda sistemli bir �ekilde i�kence
g�rm��t�r ve g�rmeye de devam etmektedir. 5 binden fazla �e�en
d�zenlenen operasyonlar ile ka��r�lm��t�r ve bu insanlar�n
ak�betleri hakk�nda elde herhangi bir bilgi bulunmamaktad�r. Sava�
neticesi sakat kalan, soyulan, tecav�ze u�rayan insanlar�n say�s�
ise on binlerle ifade edilmekte fakat elde ki veriler ile kesin bir
rakam ortaya konulamamaktad�r. T�m bu vah�etin yan�nda 200 binden
fazla �e�en de m�lteci konumuna d��erek vatanlar�n� terk etmek
zorunda b�rak�lm��lard�r. Verilen say�lar�n ger�ekli�i konusunda
akl�n�za gelebilecekler i�in "Human Rights Watch" ve "Memorial" gibi
sayg�n insan haklar� �rg�tlerinin kay�tlar�na ��yle bir bakman�z�
tavsiye ediyoruz. Asl�nda zahmet edip yaz�n�z� kaleme almadan bunu
yapsayd�n�z say�larda abart� de�il hatta eksiklik bulundu�unu kendi
g�zleriniz ile de g�recektiniz.
>
> Say�n Alatl�,
>
> Sizin gibi kendisini entelekt�el ve demokrat olarak tan�mlayan
bir insan�n �e�enya'da ki de�il ama en az�ndan Rusya'da ki insan
haklar� ihlallerini bilmemesi (ya da g�rmezden gelmesi mi demeliydik
acaba?) derin bir teess�r vesilesidir. Bunun i�in g�ndemi biraz
olsun takip etmek yeterli olacakken bu kadar suya sabuna dokunmadan
kaleme ald���n�z bir yaz� do�rusu bizi �ok �zm��t�r. Rus ajan
Alexander Litvinenko'nun ba��na gelenler ve Novaya gazatesi yazar�
Anna Politkovskaya cinayeti, size Putin diktat�rl���nde do�ruyu
s�yleyenlere neler oldu�u hakk�nda k���kte olsa bir fikir
vermelidir. Y�netim yanl�s� yay�n yapmayan Rus medya organlar�n�n
ne t�r ak�betlere u�rad���n� tek tek s�ralamaya ise gerek
olmad���n� d���n�yoruz. T�m bu ger�ekler a��k ve net bir �ekilde
t�m d�nyan�n g�z� �n�nde cereyan etmi� ve t�m d�nya insan haklar�
savunucular� Putin iktidar�n� lanetlemi�ken, siz, ayd�n!
ki�ili�iniz ile nas�l oluyor da bu iktidar� savunur bir yaz�y�
kaleme alabiliyorsunuz, bunu a��klamak m�mk�n de�il.
>
> Say�n Alev Alatl�,
>
> Sizin b�y�k bir aymazl�k ile kaleme ald���n�z yaz�n�z� 330
�yemiz ad�na k�n�yor ve protesto ediyoruz. Sizden, aziz
hat�ralar�na sayg�s�zl�k etti�iniz �e�en �zg�rl��� yolunda
hayatlar�n� vermi� insanlar�m�zdan, �e�en halk�ndan ve t�m Kafkas
Diasporas�ndan �z�r dilemenizi ve yaz�n�z� tekzip eden bir metni
kaleme alarak yay�nlanmas�n� sa�laman�z� talep ediyoruz.
>
> Sayg�lar�m�zla,
> �zmir Kafkas K�lt�r Derne�i
> Gen�lik Komisyonlar� ad�na
> �zmirxase.
>


#8396 From: "Yunus Emre" <yemregurbuz@...>
Date: Sat Dec 22, 2007 10:47 am
Subject: Re: Rus Halki Putinden Ne Bekler Baslikli Yaziniza Protesto!
yemregurbuz
Offline Offline
Send Email Send Email
 
komik insanlar!
Ne guzel ozet bir vecize: "Dunyayi bilmeyen dunyanin maskarasi
olur..."

Keske size boyle bir protesto yazisi gondermeden once google'da sizi
bir arastirip, daha ilk cikan sayfadaki bilgileri okuyup, sizi
anlasaydilar-tanisaydilar.

"Yazik!" diyecegim ancak anladigim kadari ile mustehar isimle
yazilmis bu yazi Izmir Kafkas Kultur Dernegi'nin tuzel kisiligini baglayacak bir
boyutta
degil. Alatli'yi hic tanimayan bir dernek uyesi/gonullusunun okudugu
gazetedeki makaleden hareketle kaleme aldigi bir protesto'dan ibaret.

Bayraminizi tebrik eder, saygilarimi sunarim.Yunus





--- In turna@yahoogroups.com, "Alev ALATLI" <alevalatli@...> wrote:
>
> Sevgili Herkes,
> Asagida Izmir Kafkas K�lt�r Dernegi'nin "Ruslar Putin'den ne
bekler"  baslikli yaziyi protesto mektubunu ve cevabimi
g�nderiyorum; haberiniz olsun diye.
> Bilvesile Kurban Bayraminiz mubarek olsun.
>
>
> ----- Original Message -----
> From: Alev ALATLI
> To: murat
> Sent: 19 Aralik 2007 �arsamba 17:53
> Subject: Re: Rus Halki Putinden Ne Bekler Baslikli Yaziniza
Protesto!
>
>
>
> Sayin Murat ....,
>
> Size ve Izmir Kafkas K�lt�r Dernegi'ne derin teess�flerimi
bildiririm!
>
> Siradan bir Rus'un nasil olup da Putin'e oy verdigini T�rk
okurlarina a�iklamaya �alisan bir metinden yola �ikarak  beni
kinamaya kalkismanizi hayret ve esefle karsiliyorum!
>
> Mektubunuzu sakin kafayla bir kez daha okumak zahmetine
katlanirsaniz,  Rus se�menlerinin d�s�ncelerini �zetleyen bir yaziya
iliskin "tekzip" talebinin, Rus sivil toplum �rg�tlerinden degil,
> sizden ve derneginizden geliyor olmasindaki garabeti teslim
edersiniz!
>
> G�n�m�zde pek bir moda oldugu anlasilan "diaspora" kelimesiyle
tanimladiginiz magdur kardeslerimizden dilenmesini istediginiz �zre
gelince;
> mantik, bu talebinizin muhatabinin da ben degil, Putin'i se�en
Ruslar oldugunu s�yler.
>
> Basa d�nelim: bahis konusu makale, benim �e�enistan'a iliskin
kisisel tutumumu degil, sokaktaki Rus'un Putin'e dair duygularini
anlatir;
> yani, �e�enistan'in isgalini "Putin'in karnesinde k���k bir
lekeden ibaret"  g�renler, ben degilim, Rus se�menleridir.
>
> Ve, evet, sokaktaki Rus, Putin'in �e�enistan'a iliskin tutumunu
bagislamistir.  Ve, evet, bu ger�egi, ne siz, ne de ben,
degistirebiliriz.
>
> Degistiremedigimizi yoksaymak, basimizi kuma g�mmek  ��z�m
degildir.  En azindan, ben, bunu yapmam.  Benim sorumlulugum,
> olaylari olmalari gerektigi gibi degil,  olduklari gibi g�rmege ve
okurlarima yansitmaya �alismaktir.
>
> �te yandan, Rus ger�eginin, sizin ya da benim ger�eklerimiz,
temennilerimiz yada hak bildiklerimizle �rt�sm�yor oldugu da a�iktir.
>
> Ancak ve bu �er�evede, Kafkaslar ve m�nhasiran �e�enistan'a
iliskin benim  kisisel duygu ve d�s�ncelerimle sahiden
ilgileniyorsaniz,
> zahmet edip, konuya iliskin diger makalelerimi ve kitaplarimi
okumak durumundasiniz. Orada yasananlari �ok iyi bilen
> ve yasamis biri oldugum, onlarin tasdikindedir.
>
> Hal buyken, siz,  siz olun, bana "aymazlik," bilgisizlik, vb.
atfedip, Kafkaslari ya da Ruslari anlatmaya kalkmayin, mah�up
olursunuz.
>
> Derneklesecek kadar donanimli oldugunuza g�re, kimin y�reginin
kimden yana oldugunu, kiminkinin olmadigi bilecek kadar donanimiz da
olmalidir.
>
> Neticeyi kel�m, �z�r dileyecek birileri varsa, onlar, herhalde ben
degil, metin okumalarina gereken �zeni g�stermemekte israr eden
>
> siz ve adina konustugunuz derneginiz �yeleri olmali, Murat bey.
>
> Her ne kadar sevimsiz bir vesileyle de olsa,  size ve camianiza
hayirli bayramlar dilerim.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> ----- Original Message -----
>   From: murat
>   To: alevalatli@...
>   Sent: 19 Aralik 2007 �arsamba 15:22
>   Subject: Rus Halki Putinden Ne Bekler Baslikli Yaziniza Protesto!
>
>
>   Say�n Alev Alatl�,
>
>   14 Aral�k 2007 tarihinde Zaman gazetesinde yay�nlanan ve
Vladimir Putin'in son se�imlerde ki oy oran�n� a��klamak �zere
kaleme ald���n�z, "Rus halk� Putin'den ne bekler?" ba�l�kl�
yaz�n�z�n as�l amac� bizce anla��lamamakla beraber,
vicdanlar�m�zda derin yaralar a�t���n� ifade etmeliyiz.
>
>   Putin'in karnesinde k���k bir lekeden ibaret olarak
g�sterdi�iniz �e�enya'n�n i�gali ne yaz�k ki hayallerinizde ki
kadar k���k de�ildir. Her �eyden �nce bu sava�� tan�mlay��
bi�iminiz bile orada ya�ananlar hakk�nda ne kadar bilgisiz
oldu�unuzu g�zler �n�ne sermektedir. �ncelikle ��renmeniz gereken
�ey, �e�en Cumhuriyeti �chkeria'n�n uluslar aras� hukuk kurallar�
�i�nenerek Rus ordusu taraf�ndan i�gal edildi�i ve bu i�galin
hukuksuz bir bi�imde devam ettirildi�idir. ��nk� Rusya
Federasyonu'nun kurulu� antla�mas�n� me�ru hi�bir �e�en
H�k�meti
hi�bir zaman imzalamam��t�r. Dolay�s� ile Rusya i�inde
bir "ayr�l�k�� hareketten" hele hele de ifade buyurdu�unuz
gibi "ter�rist faaliyetlerden" bahsetmek m�mk�n de�ildir. Sizin hi�
�ekinmeden "ter�rist" olarak tan�mlad���n�z insanlar, Me�ru
�e�en
Cumhuriyeti'nin silahl� kuvvetleridir ve �lke topraklar�n� i�gal
eden g��lere kar�� me�ru m�dafaa haklar�n� kullanmaktad�rlar.
Takdir edece�iniz gibi vatan topraklar�n� savunan insanlara
da "ter�rist" de�il kahraman denir. Bu sebeple sizi, 1999 y�l�ndan
bug�ne Rus i�gali ile hayatlar�n� kaybeden 40 bini �ocuk, 180 bin
masum �e�en' in hat�ralar�na sayg� duymaya ve bu kadar kanl� bir
katliam kar��s�nda tak�nd���n�z vurdumduymaz tav�r i�in de
kendi
vicdan�n�z ile bir muhasebeye davet ediyoruz.
>
>   Yaz�n�zda k���k bir leke olarak g�sterme gayretinde
bulundu�unuz "Rusya'n�n �e�enya'y� ikinci kez i�gali" hi�
��phesiz
ki �e�en halk� i�in hi�te o kadar g�rmezden gelinebilecek bir
boyutta de�ildir. �e�enya'da sadece Putin d�neminde ki sivil kay�p
180 binin �zerindedir ve bunun 40 bini �ocuktur. Bunun yan�nda 20
bin �e�en insanl�k d��� ko�ullarda sistemli bir �ekilde
i�kence
g�rm��t�r ve g�rmeye de devam etmektedir. 5 binden fazla �e�en
d�zenlenen operasyonlar ile ka��r�lm��t�r ve bu insanlar�n
ak�betleri hakk�nda elde herhangi bir bilgi bulunmamaktad�r. Sava�
neticesi sakat kalan, soyulan, tecav�ze u�rayan insanlar�n say�s�
ise on binlerle ifade edilmekte fakat elde ki veriler ile kesin bir
rakam ortaya konulamamaktad�r. T�m bu vah�etin yan�nda 200 binden
fazla �e�en de m�lteci konumuna d��erek vatanlar�n� terk etmek
zorunda b�rak�lm��lard�r. Verilen say�lar�n ger�ekli�i
konusunda
akl�n�za gelebilecekler i�in "Human Rights Watch" ve "Memorial" gibi
sayg�n insan haklar� �rg�tlerinin kay�tlar�na ��yle bir
bakman�z�
tavsiye ediyoruz. Asl�nda zahmet edip yaz�n�z� kaleme almadan bunu
yapsayd�n�z say�larda abart� de�il hatta eksiklik bulundu�unu kendi
g�zleriniz ile de g�recektiniz.
>
>   Say�n Alatl�,
>
>   Sizin gibi kendisini entelekt�el ve demokrat olarak tan�mlayan
bir insan�n �e�enya'da ki de�il ama en az�ndan Rusya'da ki insan
haklar� ihlallerini bilmemesi (ya da g�rmezden gelmesi mi demeliydik
acaba?) derin bir teess�r vesilesidir. Bunun i�in g�ndemi biraz
olsun takip etmek yeterli olacakken bu kadar suya sabuna dokunmadan
kaleme ald���n�z bir yaz� do�rusu bizi �ok �zm��t�r. Rus
ajan
Alexander Litvinenko'nun ba��na gelenler ve Novaya gazatesi yazar�
Anna Politkovskaya cinayeti, size Putin diktat�rl���nde do�ruyu
s�yleyenlere neler oldu�u hakk�nda k���kte olsa bir fikir
vermelidir. Y�netim yanl�s� yay�n yapmayan Rus medya organlar�n�n
ne t�r ak�betlere u�rad���n� tek tek s�ralamaya ise gerek
olmad���n� d���n�yoruz. T�m bu ger�ekler a��k ve net bir
�ekilde
t�m d�nyan�n g�z� �n�nde cereyan etmi� ve t�m d�nya insan
haklar�
savunucular� Putin iktidar�n� lanetlemi�ken, siz, ayd�n!
ki�ili�iniz ile nas�l oluyor da bu iktidar� savunur bir yaz�y�
kaleme alabiliyorsunuz, bunu a��klamak m�mk�n de�il.
>
>   Say�n Alev Alatl�,
>
>   Sizin b�y�k bir aymazl�k ile kaleme ald���n�z yaz�n�z�
330
�yemiz ad�na k�n�yor ve protesto ediyoruz. Sizden, aziz
hat�ralar�na sayg�s�zl�k etti�iniz �e�en �zg�rl���
yolunda
hayatlar�n� vermi� insanlar�m�zdan, �e�en halk�ndan ve t�m
Kafkas
Diasporas�ndan �z�r dilemenizi ve yaz�n�z� tekzip eden bir metni
kaleme alarak yay�nlanmas�n� sa�laman�z� talep ediyoruz.
>
>   Sayg�lar�m�zla,
>   �zmir Kafkas K�lt�r Derne�i
>   Gen�lik Komisyonlar� ad�na
>   �zmirxase.
>

#8395 From: fatih senel <aflfatihsenel@...>
Date: Fri Dec 21, 2007 10:51 am
Subject: Re: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.
aflfatihsenel
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Nilufer hanim,

Oncelikle hangi baslik hangi konuyu tartisacagiz? Ilkin bunda hem fikir olmamiz lazim.
Konumuz ajitasyon mu? Siyasilerin mal varligi mi? Toplumdaki ahlaki cokuntu mu? Gelir dagilimindaki adaletsizlik mi?
Yoksa ortaya karisik bir kebap mi soyleyelim.

Kafanizda kurguladiklarinizla karsinizdakini mahkum ediyorsunuz. Allah askina, hangi cumlemden cikardiniz siyasilerin mal varliginin elestirilmesinin beni rahatsiz ettigini? Ya da haksiz kazanc sahibi herkesin...

Baska bir e-mail'in grubunda soyle bir tartisma gecmisti. Bundan bir kac ay evvel hergun 5-10 sehit cenazesinin geldigi gunlerde, AKP politikasi, Ordu'nun rolu, PKK teroru konulu bir tartismanin ortasinda birisi cikti "Kim ne derse desin kahrolsun PKK, Turkiye laiktir laik kalacak" dedi.
Ben sasirdim, yani ilk cumle konu ile baglantili tamam, peki ikinci cumle? Teroru kinarken laiklige nasil gecildi? Ben bu cumlenin alakasiz oldugunu soyledim. Ve bilin ne tepki aldim, sahsen ben inanamadim :) "Isine gelmiyor degil mi" diye bir tepki aldim. Ya benim soyledigim anlasilmiyordu ya da bana bu cevabi veren basiretini tamamen yitirmisti. Dusunmuyordu, slogan atiyordu ama yanlis bir zamanlama ile. Bu ornek biraz uc gorunuyor olabilir ben sadece bu ornekle son tartisma arasinda analoji kurmaya calistim.

Insallah yukarikdaki ornekten sonra turkiye laiktir laik kalacak sloganini tartismaya baslamayiz.


----- Original Message ----
From: nilufer buluk <nbuluk@...>
To: turna@yahoogroups.com
Sent: Friday, December 21, 2007 3:32:45 AM
Subject: Re: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.

Tamam kabul ediyorum her yerde bas bas fakirlik yokluk sömürüsü yapılıyor ki ben eskiden fakir olsa da gururlu olan insanların çoğunlukta olduğu bir ülkem olduğunu biliyorum.İnsanlar yardımlarını gizli yaparlardı ki fakir fukara incinmesin diye.Şimdi ne incinen bir fukara ne de yardımın gizli yapılması gerektiğinin farkında olan bir zihniyet yok.Bu da söylediğiniz gibi vicdanların duyarsızlaşmasına neden oluyor çünkü artık fakir olmasa da yardımları kısa yoldan köşe dönme sebebi yapan bir ahlak çöküntüsüyle en umulmadık yerlerde karşılaşıp vicdan sahibi olduğumuz için "aptal" yerine konduğumuza sık sık şahit olmaktayız. Vicdanlarımız bozulup duyarsızlaşıyor ve etrafımızda gördüklerimizi genelleştiriyoruz bu da vicdanın duyarsızlaşmasını tekrar sağlayan bu durumu köklendiren bir döngüye neden oluyor.Ama ahlak çöküntüsünün vicdanlardaki bozulmayla birebir alakası olduğunu gözden kaçırmamız da gerekmiyor mu sizce?Bir zamanlar kınarken artık normal kabul edip belki bir ileri adımda aynı şekilde davranır hale gelmeyecek miyiz?Üstelik bu vicdan ve ahlak çöküntüsünün balık baştan kokar misali üst kademelerden alta yayılıp daha da bi normalleştiği niye belirtilmesin. Baştaki siyasilerin aile ve efradının gizlenemez mal varlığı artışı niye eleştirilmesin?Bunun nesi yanlış?Yanlışlık iktidardakilerle aramızda oluşan sempatik bağın zedelenmesi korkusundan mı kaynaklanıyor yoksa bir gruba ait olma duygusuyla mı ilgili.Hakkaten konunun dönüp siyasilere takılması sizi niye rahatsız etti?Bence haksız mal edinenlerin hangi makamda olursa olsun eleştirilmesi,sorgulanm ası gerekirse cezalandırılması gerekiyor ki ahlaki çözülme tüm topluma yayılmasın.
Nilüfer

----- Original Message ----
From: fatih senel <aflfatihsenel@ yahoo.com>
To: turna@yahoogroups. com
Sent: Tuesday, December 18, 2007 11:59:47 AM
Subject: Re: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.

Ben Mahmut bey'e katilmiyorum. Her gun farkli sekillerde gozumuzun icine sokulan bir baska hikaye, bir baska fotograf, bizim vicdanimizi sizlatir belki ama ayni zamanda sadece seyredip "ah vah" etmek, bu siziya karsi hergun biraz daha bagisiklik kazandirir ve bir gun olur artik hissetmemeye baslariz.
Bana gore insani dinc tutan aksiyondur, eylemsizlik degil. Az da olsa bir fakire yardim ettigim zaman onun hayatindaki buyuk degisime sahit oldugumda elde ettigim lezzettir benim insani yonumu ayakta tutan.

Acikcasi son gonderilen mesaj da dahil olmak uzere, bu tip hikayeler amacsizca aktariliyor. Ana fikrinde bole kimselere yardim edelim diye bir mesaj bile yok. Dikkat ederseniz hep bir ucu siyasilere dayaniyor.
Deginilen nokta: "Turkiye'de siyasete atılan hemen herkesin evlat ve yegenlerinin ne tur islerle nasil servetler icinde yuzduklerini soyle bir yan yana koyun"
Sonra da buradan cok kivrak bir gecisle, milli duygularimiza dokunulmus, "Mehmetcik ne demek" diye. Okuyan insan da ister istemez etkileniyor.

Hulasa,
Bu tip hikaye bombardimanina her gun maruz kaldiginizi dusunun, daha mi hassaslasirsiniz yoksa zamanla alisirmisiniz?
Bence sorgulanmasi gereken bu...

 

----- Original Message ----
From: Mahmut Çebi <cebimahmut@e- kolay.net>
To: turna@yahoogroups. com
Sent: Monday, December 17, 2007 5:47:36 PM
Subject: RE: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.

Geçtiğimiz yıl İsrail bombardımanında ölen bir çocuğun cesedini havaya kaldırmış bir kurtarma görevlisinin fotoğrafı ,gazetelerde epeyce yer almıştı.Çoğunuz hatırlarsınız.

Benim hala gözümde tüm ayrıntılarıyla durur.Epeyce infial yaratmıştı.Kısa bir süre sonra kurtarma görevlisinin daha öncede yine böyle bombalamalarda aynı pozları verdiği iddia edildi ki büyük ihtimalle doğruydu.O zavallı çocuğa üzülen bir çok insan olayı provokasyon diye nitelemeye başlayıp acıma hislerinden sıyrıldılar.

Farz edelim ki o adam gerçekten bunu provokasyon için yaptı( ki, bana göre masum bir provokasyondur) .Oradaki çocuğun bombalarla ölmüş olması gerçeği değişmedi ki. Ama insanların bakış açısı ve hissiyatı değişti.

 

Nerden aklıma geldiyse.

 

Selamlar ,saygılar

Mahmut Çebi

 

 

From: turna@yahoogroups. com [mailto:turna@ yahoogroups. com] On Behalf Of nilufer buluk
Sent: Monday, December 17, 2007 9:52 PM
To: turna@yahoogroups. com
Subject: Re: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.

 

Yoo bir düşman kurguladığım yok..Ruh saÄŸlığımdan gayet eminim:) aslında siz ve sizin gibi düşünenler gerçeÄŸi kurgu gibi algılayarak vicdanınızın sesini bastıtryorsunuz ki bu bile bağıran bir vicdanı iÅŸaret etmesiyle kendini ele veriyor...Aslı nda tam da aksine siz gözünüze gözünüze batan gerçekleri kurguya indirgeyerek ortadaki "anormali"  normalleÅŸtiriyorsunuz. ..ve diyeceÄŸim odur ki kendinizle baÅŸbaÅŸa kaldığınızda vicdanınızın bu konu ile ilgili söylediklerini bastırmak ve haklı çıkmak için kışkırtıyor ve demagoji çamuruna batıyorsunuz. Niyetiniz ise evet çözüme dönük deÄŸil çünkü çözmekse amaç önce bir sorun olduÄŸunu kabullenmek ve sorunu iÅŸaret edene deÄŸil soruna odaklanmak gerekir.Ve ne yazık ki bu ülkede babalarının sayesinde makam ve bir ömür boyu çalışsa elde edemeyeceÄŸi kadar mal sahibi olmuÅŸ insanlar var.Ve yine ne yazık ki bu insanların bir dk'da kazandıklarını bir ayda kazanamadığı için  çocuklarına harçlık veremeyen anneler babalar.Gözlerinizi kapamanız bu gerçeÄŸi deÄŸiÅŸtirmiyor.Ama derseniz ki babası makam sahibi diye bu çocuklar önlerine çıkan fırsatları tepsinler mi,bunun nesi yanlış?İşte o zaman vicdanı ehlileÅŸmiÅŸ bir ölümlü olarak tamda zamanın makbul insanı olmuÅŸsunuz demektir.Ne diyeyim hayırlı olsun..
Bu arada fakirlere sizin ya da benim yemek vermem ,yardım etmem gerekmiyor bu öncelikle ülkeyi yönetenlerin eş,dost akrabay-ı talukatını vatandaşından aldığı oylarla ihya edenlerin ahlaki sorunu.Gerisi de ülkenin vatandaşlarının değerler bütünüyle ilgili.Üstelik bu herhangi bir siyasi partiye veya muhalefete atfedilemeyecek, sadece ve sadece "insan olmayı", insana ait değerleri ilgilendiren bir durum.Ve ben sırf sempati duyuyorum diye yandaşı olduğum fikir sahiplerinin yakınlarını ihya eden, "insanlık meselelerine" kulağımı tıkayıp gözümü kapatamam zira fikirlerimin namusu bunu gerektirir.Çözümse tam da burada yatıyor aslında..İnsani değerler söylemiyle oy verdiğiniz siyasilerin muhalefette ya da hükümetde yitirdikleri "insani değerlerini" sırf onlara duyduğunuz sempatiyle görmezden gelirseniz değersizliği normalleştirir ve asıl o zaman toplum olarak nihilizme kucak açarsınız.
Bu konuda son kez konuştum zaten anlayan anlamıştır....Umarım. .
Nilüfer

----- Original Message ----
From: ismail yigit <ismail.yigit@ gmail.com>
To: turna@yahoogroups. com
Sent: Monday, December 17, 2007 7:15:04 PM
Subject: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.


Halis niyetli bir yazi degil bu, cozume donuk de degil. Nilufer Hanim
da ayni hataya dusuyor, "baba makamıyla iş-güç ve bir ömür boyunca
kazanılamayacak servet sahibi olanlarımız" gibisinden basa cikilmaz
bir canavar kurgulayip atiyor zihinlerin onune. Neye yariyor peki?
Hakikaten vicdani sizlatan bu kurgusal oykudeki kahramanlarin daha
iyi kosullarda hayatlarini surdurmeleri ise arzumuz, dusmani
boylesine flulastirmak, boylesi buyutmek ve boylesi her yerde
dolayisiyla hicbiryerde kilmak...

"Aglarsa anam aglar, gerisi yalan aglar." Meger ki aktarilan hikaye
dogru olsun, eyvallah, yaziyi kaleme alan kisiden beklerdim ki kimdir
bu Agrili koylu vatandas, ona yardim edilebilecek bir kanal
belirtseydi. .. Ama hayir, dedigim gibi, niyet sadece insanlarin
duygularini uyarmak, o kadar, gerisi yok! Cozum, yok!

Saglicakla

ismail

--- In turna@yahoogroups. com, fatih senel <aflfatihsenel@ ...> wrote:
>
> 20 milyon harcligi internetten yollasin demek biraz acimasizca
soylenmis bir soz olsada, bu yazinin bir ajitasyon oldugu gercegini
degistirmiyor.
> "butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.", konusu bile
yeterince acindirmiyor mu?
> Bu yaziyi yazan kisi demek ki olayi gormus (utanip sikildigindan
bahsedebilecek kadar detay verebildigine gore gormus olmali)
> neden cikartip kendi cebinden biraz para vermemis. Zaten hemen
arkasindan konu cok farkli bi alana cekmis. Demek ki amac farkli,
sorgulanan sey amcanin cebindeki 20 YTL degil, siyasilerin cebindeki
fazla para. Hatta o bile degil bu paranin yolsuzlukla elde edildigi.
>
>
>
> ----- Original Message ----
> From: nilufer buluk <nbuluk@...>
> To: turna@yahoogroups. com
> Sent: Monday, December 17, 2007 9:51:12 AM
> Subject: Re: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey
oldu.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> Ne yani internet aracılığıyla gönderse oğluna göndereceği miktarın
13.5 lira değil de 16.5 lira olması babalarının makamıyla servet
sahibi olanları aklarmıydı?Ayrı ca bir banka hesabı var mı ki
hesabından internet aracılığıyla yollayabilsin? Bu nasıl bir mantık?
Kendine ya da yandaşı olduklarına yontma değil de ne?Çocuğuna harçlık
olarak 13.5 lira yolllayabilen bir babanın dramı pembe gözlüklerle
baktığınız tablodaki delikleri gösteriyor diye mi tepkiniz?Eleştiri
bile olmayan bir dramın dile getirilmesinin neresi ajitasyon.Bu haber
uydurma diyorsanız gözünüzü pembeliklerden sokağa çevirin bir zahmet.
> Eğer ajitasyon ise hep birlikte vicdanlarımız özellikle baba
> makamıyla iş-güç ve bir ömür boyunca kazanılamayacak servet sahibi
olanlarımız başta olmak üzere böyle bir dramdan ajite olsun.Ayrıca
böyle bir dramdan dolayı şükür ki ajite olabilen bir vicdana hala
sahibim.Ya kendine veya yandaşlarına yontar bir vicdanım
olsaydı!!!..,
>
> Nilüfer
> ----- Original Message ----
> From: ismail yigit <ismail.yigit@ gmail.com>
> To: turna@yahoogroups. com
> Sent: Monday, December 17, 2007 5:05:39 PM
> Subject: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> Internetin girmedigi yer yok, internetten yollasaydi. Hadi olmadi,
>
> mektubun içine koyup yollasaydi. Ne diyelim yani? Bu tarz
>
> ajitasyonlara gerek yok. Gundem zaten acili ve yogun...
>
>
>
> Saglicakla
>
>
>
> ismail
>
>
>
> --- In turna@yahoogroups. com, "Enis Turan" <turan_enis@ ...> wrote:
>
> >
>
> > --- In utopyacilar@ yahoogroups. com, gulnur gurler
<gulnurgurler@ >
>
> > wrote:
>
> >
>
> > 3 Kasım 2007 Pazartesi günü Ankara'da bütün Türkiye'nin
bilmesi
>
> > gereken bir ÅŸey oldu .
>
> >
>
> > O şey öyle bir şeydi ki belki Türkiye'nin hemen her yerinde
her gün
>
> > olan bir ÅŸeydi.
>
> >
>
> > O gün ilçe postanelerinden birinde bir baba Ağrı'nın bir
ilçesinde
>
> > vatani görevini yapan oğluna 20 YTL harçlık göndermek için
vez-
>
> > neye yaklaştı. Tedirgindi. İlgili memura rakamı mümkün
olduÄŸu kadar
>
> > "küçük harflerle" telaffuz etti.
>
> >
>
> > Belli ki utanıyordu. Ama memur işini yapmak zorundaydı:
>
> > "- 6,5 lirası masrafa kesilir, haberiniz olsun!"
>
> > Ne yapabilirdi ki!
>
> > Yutkundu ve fısıldar gibi bir sesle:
>
> > "- Olsun!" diyebildi.
>
> >
>
> > Yani aslında babanın, asker oğluna gönderdiği harçlık 20
YTL deÄŸil,
>
> > 13,5 YTL idi..
>
> > Elbette diğerleri gibi kendisine 13,5 YTL harçlık gönderilen
>
> Mehmetçik
>
> > de TSK ve komutanlarının ve tabii Türk milletinin tamamının
evliya
>
> > gönüllerine emanet. Ama siz kendinizi bir o babanın, bir o
babayı,
>
> > "Bugün olsun oğluma harçlık gönderebildin mi?" diye evde
sigaya
>
> çeken
>
> > annenin ve birliğinde kendisine, "Baban 13,5 lira göndermiş!"
>
> > müjdesi(!) gelen Mehmetçiğin yerine koyun ve sonra Türkiye'de
>
> siyasete
>
> > atılan hemen herkesin evlat ve yeğenlerinin ne tür işlerle
nasıl
>
> > servetler içinde yüzdüklerini şöyle bir yan yana koyun ve
ÅŸu soruyu
>
> > cevaplayın:
>
> >
>
> > "- Bu vatan kimin?"
>
> >
>
> > Babasının kalabalıklar içerisinde utana sıkıla kendisine
ancak
>
> 13,5
>
> > YTL harçlık gönderebildiği Mehmetçik, diğer
arkadaşlarıyla birlikte,
>
> > sırtına vurduğu belki kendisi kadar ağırlığı olan tüfek
ve
>
> teçhizatla
>
> > usta dağcıların bile ölüm korkusu içerisinde
tırmanabildiği sarp
>
> > kayalıklarda, eksi 30 dereceye varan soğuğa da meydan okuyarak
>
> > vatanına, birlik ve bütünlüğüne kasteden mihrakların
canına
>
> çevrilmiş
>
> > namlularından da kurtulmayı başararak dinini ve devletini
ayakta
>
> > tutuyor, vatan ve milletini koruyabiliyorsa, iÅŸte o bu
özelliğinden
>
> > dolayı "Mehmetçik!" tir ve "Mehmetçik!" demek, kim ne derse
>
> desin,
>
> > bizim için, "Muhammed(s ) 'in mübarek eliyle başını
okşadığı"
>
> > gözünün içine baktığı ve adeta, "Emanetim sende!"
dediÄŸi yiÄŸit
>
> > demektir, Anadolu evladı, Türk çocuğu demektir. Onun için
>
> Mehmetçiğin
>
> > işlerine tek başına akıl yetmez.
>
> > O bir bakarsın 350 kilo mermiyi tek başına kaldırır namluya
koyar,
>
> bir
>
> > bakarsın elinde kalan tek top mermisiyle "yan-yükseliş" falan
>
> > demeden tetiğe basar en can alıcı düşman gemisini en hassas
>
> > noktasından vurup sulara gömer. Onun için O matarasındaki son
damla
>
> > suyu kendisini yaralayan düşmanının dudaklarýna götürür,
onun için O
>
> > yani Mehmetçik koç gibi kınalanarak vatan savunmasına koşar,
onun
>
> için
>
> > Mehmetçik askerden kaçmak amacıyla bin bir yola tevessül
etmek bir
>
> > yana, askerliğini yapmış olsa bile vatanı ne zaman bir
tehlikeyle
>
> > düşse en yakın kışlaya koşar ve rastladığı ilk
rütbeliye yalvarır:
>
> > "- Yeniden asker olmak istiyorum!"
>
> > işte gerçek bu ve daha da ötesi olduğu için bu vatanın
sahibi
>
> > MEHMETÇİK'tir.
>
> >
>
> > ...
>
> >
>
> > ...
>
> >
>
> >
>
> >
>
> >
>
> >
>
> >
>
> > ------------ --------- --------- ---
>
> > Sent from Yahoo! &#45; a smarter inbox.
>
> >
>
> > --- End forwarded message ---
>
> >
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> Be a better friend, newshound, and
> know-it-all with Yahoo! Mobile. Try it now.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> <!--
>
> #ygrp-mkp{
> border:1px solid #d8d8d8;font- family:Arial; margin:14px
0px;padding: 0px 14px;}
> #ygrp-mkp hr{
> border:1px solid #d8d8d8;}
> #ygrp-mkp #hd{
> color:#628c2a; font-size: 85%;font- weight:bold; line-
height:122%; margin:10px 0px;}
> #ygrp-mkp #ads{
> margin-bottom: 10px;}
> #ygrp-mkp .ad{
> padding:0 0;}
> #ygrp-mkp .ad a{
> color:#0000ff; text-decoration: none;}
> -->
>
>
>
> <!--
>
> #ygrp-sponsor #ygrp-lc{
> font-family: Arial;}
> #ygrp-sponsor #ygrp-lc #hd{
> margin:10px 0px;font-weight: bold;font- size:78%; line-height: 122%;}
> #ygrp-sponsor #ygrp-lc .ad{
> margin-bottom: 10px;padding: 0 0;}
> -->
>
>
>
> <!--
>
> #ygrp-mlmsg {font-size:13px; font-family: arial, helvetica, clean,
sans-serif;}
> #ygrp-mlmsg table {font-size:inherit; font:100% ;}
> #ygrp-mlmsg select, input, textarea {font:99% arial, helvetica,
clean, sans-serif;}
> #ygrp-mlmsg pre, code {font:115% monospace;}
> #ygrp-mlmsg * {line-height: 1.22em;}
> #ygrp-text{
> font-family: Georgia;
> }
> #ygrp-text p{
> margin:0 0 1em 0;}
> #ygrp-tpmsgs{
> font-family: Arial;
> clear:both;}
> #ygrp-vitnav{
> padding-top: 10px;font- family:Verdana; font-size: 77%;margin: 0;}
> #ygrp-vitnav a{
> padding:0 1px;}
> #ygrp-actbar{
> clear:both;margin: 25px 0;white-space: nowrap;color: #666;text-
align:right; }
> #ygrp-actbar .left{
> float:left;white- space:nowrap; }
> .bld{font-weight: bold;}
> #ygrp-grft{
> font-family: Verdana;font- size:77%; padding:15px 0;}
> #ygrp-ft{
> font-family: verdana;font- size:77%; border-top: 1px solid #666;
> padding:5px 0;
> }
> #ygrp-mlmsg #logo{
> padding-bottom: 10px;}
>
> #ygrp-vital{
> background-color: #e0ecee;margin- bottom:20px; padding:2px 0 8px 8px;}
> #ygrp-vital #vithd{
> font-size:77% ;font-family: Verdana;font- weight:bold; color:#333; text-
transform:uppercase ;}
> #ygrp-vital ul{
> padding:0;margin: 2px 0;}
> #ygrp-vital ul li{
> list-style-type: none;clear: both;border: 1px solid #e0ecee;
> }
> #ygrp-vital ul li .ct{
> font-weight: bold;color: #ff7900;float: right;width: 2em;text-
align:right; padding-right: .5em;}
> #ygrp-vital ul li .cat{
> font-weight: bold;}
> #ygrp-vital a{
> text-decoration: none;}
>
> #ygrp-vital a:hover{
> text-decoration: underline; }
>
> #ygrp-sponsor #hd{
> color:#999;font- size:77%; }
> #ygrp-sponsor #ov{
> padding:6px 13px;background- color:#e0ecee; margin-bottom: 20px;}
> #ygrp-sponsor #ov ul{
> padding:0 0 0 8px;margin:0; }
> #ygrp-sponsor #ov li{
> list-style-type: square;padding: 6px 0;font-size: 77%;}
> #ygrp-sponsor #ov li a{
> text-decoration: none;font- size:130% ;}
> #ygrp-sponsor #nc{
> background-color: #eee;margin- bottom:20px; padding:0 8px;}
> #ygrp-sponsor .ad{
> padding:8px 0;}
> #ygrp-sponsor .ad #hd1{
> font-family: Arial;font- weight:bold; color:#628c2a; font-
size:100%;line- height:122% ;}
> #ygrp-sponsor .ad a{
> text-decoration: none;}
> #ygrp-sponsor .ad a:hover{
> text-decoration: underline; }
> #ygrp-sponsor .ad p{
> margin:0;}
> o{font-size: 0;}
> .MsoNormal{
> margin:0 0 0 0;}
> #ygrp-text tt{
> font-size:120% ;}
> blockquote{margin: 0 0 0 4px;}
> .replbq{margin: 4;}
> -->
>
>
>
>
>
>
>
>
>
____________ _________ _________ _________ _________ _________ _
____________ __
> Looking for last minute shopping deals?
> Find them fast with Yahoo! Search.
http://tools. search.yahoo. com/newsearch/ category. php?category= shopping
>

 

 


Looking for last minute shopping deals? Find them fast with Yahoo! Search.




Never miss a thing. Make Yahoo your homepage.



Looking for last minute shopping deals? Find them fast with Yahoo! Search.



Looking for last minute shopping deals? Find them fast with Yahoo! Search.

#8394 From: nilufer buluk <nbuluk@...>
Date: Fri Dec 21, 2007 9:32 am
Subject: Re: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.
nbuluk
Online Now Online Now
Send Email Send Email
 
Tamam kabul ediyorum her yerde bas bas fakirlik yokluk sömürüsü yapılıyor ki ben eskiden fakir olsa da gururlu olan insanların çoğunlukta olduğu bir ülkem olduğunu biliyorum.İnsanlar yardımlarını gizli yaparlardı ki fakir fukara incinmesin diye.Şimdi ne incinen bir fukara ne de yardımın gizli yapılması gerektiğinin farkında olan bir zihniyet yok.Bu da söylediğiniz gibi vicdanların duyarsızlaşmasına neden oluyor çünkü artık fakir olmasa da yardımları kısa yoldan köşe dönme sebebi yapan bir ahlak çöküntüsüyle en umulmadık yerlerde karşılaşıp vicdan sahibi olduğumuz için "aptal" yerine konduğumuza sık sık şahit olmaktayız. Vicdanlarımız bozulup duyarsızlaşıyor ve etrafımızda gördüklerimizi genelleştiriyoruz bu da vicdanın duyarsızlaşmasını tekrar sağlayan bu durumu köklendiren bir döngüye neden oluyor.Ama ahlak çöküntüsünün vicdanlardaki bozulmayla birebir alakası olduğunu gözden kaçırmamız da gerekmiyor mu sizce?Bir zamanlar kınarken artık normal kabul edip belki bir ileri adımda aynı şekilde davranır hale gelmeyecek miyiz?Üstelik bu vicdan ve ahlak çöküntüsünün balık baştan kokar misali üst kademelerden alta yayılıp daha da bi normalleştiği niye belirtilmesin.Baştaki siyasilerin aile ve efradının gizlenemez mal varlığı artışı niye eleştirilmesin?Bunun nesi yanlış?Yanlışlık iktidardakilerle aramızda oluşan sempatik bağın zedelenmesi korkusundan mı kaynaklanıyor yoksa bir gruba ait olma duygusuyla mı ilgili.Hakkaten konunun dönüp siyasilere takılması sizi niye rahatsız etti?Bence haksız mal edinenlerin hangi makamda olursa olsun eleştirilmesi,sorgulanması gerekirse cezalandırılması gerekiyor ki ahlaki çözülme tüm topluma yayılmasın.
Nilüfer

----- Original Message ----
From: fatih senel <aflfatihsenel@...>
To: turna@yahoogroups.com
Sent: Tuesday, December 18, 2007 11:59:47 AM
Subject: Re: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.

Ben Mahmut bey'e katilmiyorum. Her gun farkli sekillerde gozumuzun icine sokulan bir baska hikaye, bir baska fotograf, bizim vicdanimizi sizlatir belki ama ayni zamanda sadece seyredip "ah vah" etmek, bu siziya karsi hergun biraz daha bagisiklik kazandirir ve bir gun olur artik hissetmemeye baslariz.
Bana gore insani dinc tutan aksiyondur, eylemsizlik degil. Az da olsa bir fakire yardim ettigim zaman onun hayatindaki buyuk degisime sahit oldugumda elde ettigim lezzettir benim insani yonumu ayakta tutan.

Acikcasi son gonderilen mesaj da dahil olmak uzere, bu tip hikayeler amacsizca aktariliyor. Ana fikrinde bole kimselere yardim edelim diye bir mesaj bile yok. Dikkat ederseniz hep bir ucu siyasilere dayaniyor.
Deginilen nokta: "Turkiye'de siyasete atılan hemen herkesin evlat ve yegenlerinin ne tur islerle nasil servetler icinde yuzduklerini soyle bir yan yana koyun"
Sonra da buradan cok kivrak bir gecisle, milli duygularimiza dokunulmus, "Mehmetcik ne demek" diye. Okuyan insan da ister istemez etkileniyor.

Hulasa,
Bu tip hikaye bombardimanina her gun maruz kaldiginizi dusunun, daha mi hassaslasirsiniz yoksa zamanla alisirmisiniz?
Bence sorgulanmasi gereken bu...

 

----- Original Message ----
From: Mahmut Çebi <cebimahmut@e- kolay.net>
To: turna@yahoogroups. com
Sent: Monday, December 17, 2007 5:47:36 PM
Subject: RE: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.

Geçtiğimiz yıl İsrail bombardımanında ölen bir çocuğun cesedini havaya kaldırmış bir kurtarma görevlisinin fotoğrafı ,gazetelerde epeyce yer almıştı.Çoğunuz hatırlarsınız.

Benim hala gözümde tüm ayrıntılarıyla durur.Epeyce infial yaratmıştı.Kısa bir süre sonra kurtarma görevlisinin daha öncede yine böyle bombalamalarda aynı pozları verdiği iddia edildi ki büyük ihtimalle doğruydu.O zavallı çocuğa üzülen bir çok insan olayı provokasyon diye nitelemeye başlayıp acıma hislerinden sıyrıldılar.

Farz edelim ki o adam gerçekten bunu provokasyon için yaptı( ki, bana göre masum bir provokasyondur) .Oradaki çocuğun bombalarla ölmüş olması gerçeği değişmedi ki. Ama insanların bakış açısı ve hissiyatı değişti.

 

Nerden aklıma geldiyse.

 

Selamlar ,saygılar

Mahmut Çebi

 

 

From: turna@yahoogroups. com [mailto:turna@ yahoogroups. com] On Behalf Of nilufer buluk
Sent: Monday, December 17, 2007 9:52 PM
To: turna@yahoogroups. com
Subject: Re: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.

 

Yoo bir düşman kurguladığım yok..Ruh saÄŸlığımdan gayet eminim:) aslında siz ve sizin gibi düşünenler gerçeÄŸi kurgu gibi algılayarak vicdanınızın sesini bastıtryorsunuz ki bu bile bağıran bir vicdanı iÅŸaret etmesiyle kendini ele veriyor...Aslı nda tam da aksine siz gözünüze gözünüze batan gerçekleri kurguya indirgeyerek ortadaki "anormali"  normalleÅŸtiriyorsunuz. ..ve diyeceÄŸim odur ki kendinizle baÅŸbaÅŸa kaldığınızda vicdanınızın bu konu ile ilgili söylediklerini bastırmak ve haklı çıkmak için kışkırtıyor ve demagoji çamuruna batıyorsunuz. Niyetiniz ise evet çözüme dönük deÄŸil çünkü çözmekse amaç önce bir sorun olduÄŸunu kabullenmek ve sorunu iÅŸaret edene deÄŸil soruna odaklanmak gerekir.Ve ne yazık ki bu ülkede babalarının sayesinde makam ve bir ömür boyu çalışsa elde edemeyeceÄŸi kadar mal sahibi olmuÅŸ insanlar var.Ve yine ne yazık ki bu insanların bir dk'da kazandıklarını bir ayda kazanamadığı için  çocuklarına harçlık veremeyen anneler babalar.Gözlerinizi kapamanız bu gerçeÄŸi deÄŸiÅŸtirmiyor.Ama derseniz ki babası makam sahibi diye bu çocuklar önlerine çıkan fırsatları tepsinler mi,bunun nesi yanlış?İşte o zaman vicdanı ehlileÅŸmiÅŸ bir ölümlü olarak tamda zamanın makbul insanı olmuÅŸsunuz demektir.Ne diyeyim hayırlı olsun..
Bu arada fakirlere sizin ya da benim yemek vermem ,yardım etmem gerekmiyor bu öncelikle ülkeyi yönetenlerin eş,dost akrabay-ı talukatını vatandaşından aldığı oylarla ihya edenlerin ahlaki sorunu.Gerisi de ülkenin vatandaşlarının değerler bütünüyle ilgili.Üstelik bu herhangi bir siyasi partiye veya muhalefete atfedilemeyecek, sadece ve sadece "insan olmayı", insana ait değerleri ilgilendiren bir durum.Ve ben sırf sempati duyuyorum diye yandaşı olduğum fikir sahiplerinin yakınlarını ihya eden, "insanlık meselelerine" kulağımı tıkayıp gözümü kapatamam zira fikirlerimin namusu bunu gerektirir.Çözümse tam da burada yatıyor aslında..İnsani değerler söylemiyle oy verdiğiniz siyasilerin muhalefette ya da hükümetde yitirdikleri "insani değerlerini" sırf onlara duyduğunuz sempatiyle görmezden gelirseniz değersizliği normalleştirir ve asıl o zaman toplum olarak nihilizme kucak açarsınız.
Bu konuda son kez konuştum zaten anlayan anlamıştır....Umarım. .
Nilüfer

----- Original Message ----
From: ismail yigit <ismail.yigit@ gmail.com>
To: turna@yahoogroups. com
Sent: Monday, December 17, 2007 7:15:04 PM
Subject: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.


Halis niyetli bir yazi degil bu, cozume donuk de degil. Nilufer Hanim
da ayni hataya dusuyor, "baba makamıyla iş-güç ve bir ömür boyunca
kazanılamayacak servet sahibi olanlarımız" gibisinden basa cikilmaz
bir canavar kurgulayip atiyor zihinlerin onune. Neye yariyor peki?
Hakikaten vicdani sizlatan bu kurgusal oykudeki kahramanlarin daha
iyi kosullarda hayatlarini surdurmeleri ise arzumuz, dusmani
boylesine flulastirmak, boylesi buyutmek ve boylesi her yerde
dolayisiyla hicbiryerde kilmak...

"Aglarsa anam aglar, gerisi yalan aglar." Meger ki aktarilan hikaye
dogru olsun, eyvallah, yaziyi kaleme alan kisiden beklerdim ki kimdir
bu Agrili koylu vatandas, ona yardim edilebilecek bir kanal
belirtseydi. .. Ama hayir, dedigim gibi, niyet sadece insanlarin
duygularini uyarmak, o kadar, gerisi yok! Cozum, yok!

Saglicakla

ismail

--- In turna@yahoogroups. com, fatih senel <aflfatihsenel@ ...> wrote:
>
> 20 milyon harcligi internetten yollasin demek biraz acimasizca
soylenmis bir soz olsada, bu yazinin bir ajitasyon oldugu gercegini
degistirmiyor.
> "butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.", konusu bile
yeterince acindirmiyor mu?
> Bu yaziyi yazan kisi demek ki olayi gormus (utanip sikildigindan
bahsedebilecek kadar detay verebildigine gore gormus olmali)
> neden cikartip kendi cebinden biraz para vermemis. Zaten hemen
arkasindan konu cok farkli bi alana cekmis. Demek ki amac farkli,
sorgulanan sey amcanin cebindeki 20 YTL degil, siyasilerin cebindeki
fazla para. Hatta o bile degil bu paranin yolsuzlukla elde edildigi.
>
>
>
> ----- Original Message ----
> From: nilufer buluk <nbuluk@...>
> To: turna@yahoogroups. com
> Sent: Monday, December 17, 2007 9:51:12 AM
> Subject: Re: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey
oldu.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> Ne yani internet aracılığıyla gönderse oğluna göndereceği miktarın
13.5 lira değil de 16.5 lira olması babalarının makamıyla servet
sahibi olanları aklarmıydı?Ayrı ca bir banka hesabı var mı ki
hesabından internet aracılığıyla yollayabilsin? Bu nasıl bir mantık?
Kendine ya da yandaşı olduklarına yontma değil de ne?Çocuğuna harçlık
olarak 13.5 lira yolllayabilen bir babanın dramı pembe gözlüklerle
baktığınız tablodaki delikleri gösteriyor diye mi tepkiniz?Eleştiri
bile olmayan bir dramın dile getirilmesinin neresi ajitasyon.Bu haber
uydurma diyorsanız gözünüzü pembeliklerden sokağa çevirin bir zahmet.
> Eğer ajitasyon ise hep birlikte vicdanlarımız özellikle baba
> makamıyla iş-güç ve bir ömür boyunca kazanılamayacak servet sahibi
olanlarımız başta olmak üzere böyle bir dramdan ajite olsun.Ayrıca
böyle bir dramdan dolayı şükür ki ajite olabilen bir vicdana hala
sahibim.Ya kendine veya yandaşlarına yontar bir vicdanım
olsaydı!!!..,
>
> Nilüfer
> ----- Original Message ----
> From: ismail yigit <ismail.yigit@ gmail.com>
> To: turna@yahoogroups. com
> Sent: Monday, December 17, 2007 5:05:39 PM
> Subject: {TURNA} Re: butun Turkiye'nin bilmesi gereken bir sey oldu.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> Internetin girmedigi yer yok, internetten yollasaydi. Hadi olmadi,
>
> mektubun içine koyup yollasaydi. Ne diyelim yani? Bu tarz
>
> ajitasyonlara gerek yok. Gundem zaten acili ve yogun...
>
>
>
> Saglicakla
>
>
>
> ismail
>
>
>
> --- In turna@yahoogroups. com, "Enis Turan" <turan_enis@ ...> wrote:
>
> >
>
> > --- In utopyacilar@ yahoogroups. com, gulnur gurler
<gulnurgurler@ >
>
> > wrote:
>
> >
>
> > 3 Kasım 2007 Pazartesi günü Ankara'da bütün Türkiye'nin
bilmesi
>
> > gereken bir ÅŸey oldu .
>
> >
>
> > O şey öyle bir şeydi ki belki Türkiye'nin hemen her yerinde
her gün
>
> > olan bir ÅŸeydi.
>
> >
>
> > O gün ilçe postanelerinden birinde bir baba Ağrı'nın bir
ilçesinde
>
> > vatani görevini yapan oğluna 20 YTL harçlık göndermek için
vez-
>
> > neye yaklaştı. Tedirgindi. İlgili memura rakamı mümkün
olduÄŸu kadar
>
> > "küçük harflerle" telaffuz etti.
>
> >
>
> > Belli ki utanıyordu. Ama memur işini yapmak zorundaydı:
>
> > "- 6,5 lirası masrafa kesilir, haberiniz olsun!"
>
> > Ne yapabilirdi ki!
>
> > Yutkundu ve fısıldar gibi bir sesle:
>
> > "- Olsun!" diyebildi.
>
> >
>
> > Yani aslında babanın, asker oğluna gönderdiği harçlık 20
YTL deÄŸil,
>
> > 13,5 YTL idi..
>
> > Elbette diğerleri gibi kendisine 13,5 YTL harçlık gönderilen
>
> Mehmetçik
>
> > de TSK ve komutanlarının ve tabii Türk milletinin tamamının
evliya
>
> > gönüllerine emanet. Ama siz kendinizi bir o babanın, bir o
babayı,
>
> > "Bugün olsun oğluma harçlık gönderebildin mi?" diye evde
sigaya
>
> çeken
>
> > annenin ve birliğinde kendisine, "Baban 13,5 lira göndermiş!"
>
> > müjdesi(!) gelen Mehmetçiğin yerine koyun ve sonra Türkiye'de
>
> siyasete
>
> > atılan hemen herkesin evlat ve yeğenlerinin ne tür işlerle
nasıl
>
> > servetler içinde yüzdüklerini şöyle bir yan yana koyun ve
ÅŸu soruyu
>
> > cevaplayın:
>
> >
>
> > "- Bu vatan kimin?"
>
> >
>
> > Babasının kalabalıklar içerisinde utana sıkıla kendisine
ancak
>
> 13,5
>
> > YTL harçlık gönderebildiği Mehmetçik, diğer
arkadaşlarıyla birlikte,
>
> > sırtına vurduğu belki kendisi kadar ağırlığı olan tüfek
ve
>
> teçhizatla
>
> > usta dağcıların bile ölüm korkusu içerisinde
tırmanabildiği sarp
>
> > kayalıklarda, eksi 30 dereceye varan soğuğa da meydan okuyarak
>
> > vatanına, birlik ve bütünlüğüne kasteden mihrakların
canına
>
> çevrilmiş
>
> > namlularından da kurtulmayı başararak dinini ve devletini
ayakta
>
> > tutuyor, vatan ve milletini koruyabiliyorsa, iÅŸte o bu
özelliğinden
>
> > dolayı "Mehmetçik!" tir ve "Mehmetçik!" demek, kim ne derse
>
> desin,
>
> > bizim için, "Muhammed(s ) 'in mübarek eliyle başını
okşadığı"
>
> > gözünün içine baktığı ve adeta, "Emanetim sende!"
dediÄŸi yiÄŸit
>
> > demektir, Anadolu evladı, Türk çocuğu demektir. Onun için
>
> Mehmetçiğin
>
> > işlerine tek başına akıl yetmez.
>
> > O bir bakarsın 350 kilo mermiyi tek başına kaldırır namluya
koyar,
>
> bir
>
> > bakarsın elinde kalan tek top mermisiyle "yan-yükseliş" falan
>
> > demeden tetiğe basar en can alıcı düşman gemisini en hassas
>
> > noktasından vurup sulara gömer. Onun için O matarasındaki son
damla
>
> > suyu kendisini yaralayan düşmanının dudaklarýna götürür,
onun için O
>
> > yani Mehmetçik koç gibi kınalanarak vatan savunmasına koşar,
onun
>
> için
>
> > Mehmetçik askerden kaçmak amacıyla bin bir yola tevessül
etmek bir
>
> > yana, askerliğini yapmış olsa bile vatanı ne zaman bir
tehlikeyle
>
> > düşse en yakın kışlaya koşar ve rastladığı ilk
rütbeliye yalvarır:
>
> > "- Yeniden asker olmak istiyorum!"
>
> > işte gerçek bu ve daha da ötesi olduğu için bu vatanın
sahibi
>
> > MEHMETÇİK'tir.
>
> >
>
> > ...
>
> >
>
> > ...
>
> >
>
> >
>
> >
>
> >
>
> >
>
> >
>
> > ------------ --------- --------- ---
>
> > Sent from Yahoo! &#45; a smarter inbox.
>
> >
>
> > --- End forwarded message ---
>
> >
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> Be a better friend, newshound, and
> know-it-all with Yahoo! Mobile. Try it now.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> <!--
>
> #ygrp-mkp{
> border:1px solid #d8d8d8;font- family:Arial; margin:14px
0px;padding: 0px 14px;}
> #ygrp-mkp hr{
> border:1px solid #d8d8d8;}
> #ygrp-mkp #hd{
> color:#628c2a; font-size: 85%;font- weight:bold; line-
height:122%; margin:10px 0px;}
> #ygrp-mkp #ads{
> margin-bottom: 10px;}
> #ygrp-mkp .ad{
> padding:0 0;}
> #ygrp-mkp .ad a{
> color:#0000ff; text-decoration: none;}
> -->
>
>
>
> <!--
>
> #ygrp-sponsor #ygrp-lc{
> font-family: Arial;}
> #ygrp-sponsor #ygrp-lc #hd{
> margin:10px 0px;font-weight: bold;font- size:78%; line-height: 122%;}
> #ygrp-sponsor #ygrp-lc .ad{
> margin-bottom: 10px;padding: 0 0;}
> -->
>
>
>
> <!--
>
> #ygrp-mlmsg {font-size:13px; font-family: arial, helvetica, clean,
sans-serif;}
> #ygrp-mlmsg table {font-size:inherit; font:100% ;}
> #ygrp-mlmsg select, input, textarea {font:99% arial, helvetica,
clean, sans-serif;}
> #ygrp-mlmsg pre, code {font:115% monospace;}
> #ygrp-mlmsg * {line-height: 1.22em;}
> #ygrp-text{
> font-family: Georgia;
> }
> #ygrp-text p{
> margin:0 0 1em 0;}
> #ygrp-tpmsgs{
> font-family: Arial;
> clear:both;}
> #ygrp-vitnav{
> padding-top: 10px;font- family:Verdana; font-size: 77%;margin: 0;}
> #ygrp-vitnav a{
> padding:0 1px;}
> #ygrp-actbar{
> clear:both;margin: 25px 0;white-space: nowrap;color: #666;text-
align:right; }
> #ygrp-actbar .left{
> float:left;white- space:nowrap; }
> .bld{font-weight: bold;}
> #ygrp-grft{
> font-family: Verdana;font- size:77%; padding:15px 0;}
> #ygrp-ft{
> font-family: verdana;font- size:77%; border-top: 1px solid #666;
> padding:5px 0;
> }
> #ygrp-mlmsg #logo{
> padding-bottom: 10px;}
>
> #ygrp-vital{
> background-color: #e0ecee;margin- bottom:20px; padding:2px 0 8px 8px;}
> #ygrp-vital #vithd{
> font-size:77% ;font-family: Verdana;font- weight:bold; color:#333; text-
transform:uppercase ;}
> #ygrp-vital ul{
> padding:0;margin: 2px 0;}
> #ygrp-vital ul li{
> list-style-type: none;clear: both;border: 1px solid #e0ecee;
> }
> #ygrp-vital ul li .ct{
> font-weight: bold;color: #ff7900;float: right;width: 2em;text-
align:right; padding-right: .5em;}
> #ygrp-vital ul li .cat{
> font-weight: bold;}
> #ygrp-vital a{
> text-decoration: none;}
>
> #ygrp-vital a:hover{
> text-decoration: underline; }
>
> #ygrp-sponsor #hd{
> color:#999;font- size:77%; }
> #ygrp-sponsor #ov{
> padding:6px 13px;background- color:#e0ecee; margin-bottom: 20px;}
> #ygrp-sponsor #ov ul{
> padding:0 0 0 8px;margin:0; }
> #ygrp-sponsor #ov li{
> list-style-type: square;padding: 6px 0;font-size: 77%;}
> #ygrp-sponsor #ov li a{
> text-decoration: none;font- size:130% ;}
> #ygrp-sponsor #nc{
> background-color: #eee;margin- bottom:20px; padding:0 8px;}
> #ygrp-sponsor .ad{
> padding:8px 0;}
> #ygrp-sponsor .ad #hd1{
> font-family: Arial;font- weight:bold; color:#628c2a; font-
size:100%;line- height:122% ;}
> #ygrp-sponsor .ad a{
> text-decoration: none;}
> #ygrp-sponsor .ad a:hover{
> text-decoration: underline; }
> #ygrp-sponsor .ad p{
> margin:0;}
> o{font-size: 0;}
> .MsoNormal{
> margin:0 0 0 0;}
> #ygrp-text tt{
> font-size:120% ;}
> blockquote{margin: 0 0 0 4px;}
> .replbq{margin: 4;}
> -->
>
>
>
>
>
>
>
>
>
____________ _________ _________ _________ _________ _________ _
____________ __
> Looking for last minute shopping deals?
> Find them fast with Yahoo! Search.
http://tools. search.yahoo. com/newsearch/ category. php?category= shopping
>

 

 


Looking for last minute shopping deals? Find them fast with Yahoo! Search.




Never miss a thing. Make Yahoo your homepage.



Looking for last minute shopping deals? Find them fast with Yahoo! Search.

Messages 8394 - 8423 of 12067   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Advanced
Add to My Yahoo!      XML What's This?

Copyright 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help