Search the web
Sign In
New User? Sign Up
kirk-ambar · Kırkambar
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Hear how Yahoo! Groups has changed the lives of others. Take me there.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Prof. Dr. Mustafa Erkal ile Mülâkât   Topic List   < Prev Topic  |  Next Topic >
Reply | Forward < Prev Message  |  Next Message > 
Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ERKAL: İhanet ittifakı kurdular
Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr Mustafa Erkal, sağın ve solun milliyetsiz kesimlerinin bir araya gelerek aralarında şer ittifakı oluşturduklarını söyledi.

Erkal, bunlara karşı duran Türk Milliyetçiliği’nin yükselen değer haline geldiğini ve bu yüzden de küreselciler tarafından hedef
seçildiğini belirtti.

Hazırlayan: Yüksel MUTLU

PROF. DR. ERKAL “AYDINLAR OCAĞI SOLCU ULUSALCILARLA KOL KOLA” ELEŞTİRİSİNi CEVAPLADI

Türkiye’nin çıkarları için çalışıyoruz
 
* “Aydınlar Ocağı’nın geçmişini inkâr eden bugünkü iktidarla olan çelişkisi siyasi değildir” diyorsunuz, nedir öyleyse iktidarla olan çelişkiniz?

Bizim elbette ki bir fikir çizgimiz vardır. Bu ayrı bir şey. Fakat bugünkü  iktidarla olan çelişkimiz siyasi değildir, Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda Milliyetçi bir çizgiye sahip olduğumuz içindir. Onların önemli bir bölümünün de milliyetçiliğin geçmişte kaldığı, gerilerde kaldığı söylemiyle ve kendilerini  değişmiş görerek, geleneksel çizgiden koparak bu noktaya gelmiş olmalarıdır. Çelişkiyi  burada yakalamak lazım. Biz klasik bir siyasi iktidar muhalifi değiliz. Onun için bizim Türkiye’nin çıkarları  doğrultusunda faaliyetlerimiz devam etmektedir. Biz Türkiye’yi Türkiye yapan değerlere bağlıyız. Her türlü Emperyalizme dün de karşıydık,  bugün de karşıyız. Emperyalizmler arasında tercihler yapmıyoruz. Aynı fikirleri bugün de savunuyoruz. Ama  özellikle biz inanıyoruz ki bu gün Milliyetçilik  yükselen bir değerdir. Milliyetçilik, diğer milliyetlere de saygılı olarak dünyayı daha adil, eşit, anlamlı ve  istismar edilmeden paylaşabilecek şuur ve olgunluğa ulaşmanın adıdır.

Türk milliyetçisiyiz hep öyle kalacağız

“Türkiye’de bir ‘İhanet ittifakı’ kurulmuştur ve buna  karşı ‘dip dalgası’ hareketi de kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Bizim kendimizi tarif ettiğimiz sıfat bellidir; “Türk Milliyetçiliği.” Bunun dışında bir sıfat arayışında değiliz.”

Aydınlar Ocağı’nın ‘ulusalcılarla’ kol kola olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal, Aydınlar Ocağı’nın bugün hiçbir siyasi partinin etkisi altında olmadığını ve Milliyetçiliğin sürekli yükselen bir değer haline geldiği için küreselcilerce bilinçli olarak hedef seçildiğini söyledi.

Yıpratmak istiyorlar

* Haftalık haber dergisi Tempo’da Aydınlar Ocağı’nın ‘tütmediği’ ve ‘eski etkisinin’ kalmadığı yönünde bir haber yayınlandı. Aydınlar Ocağı ile ilgili böyle bir haberin yapılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Aydınlar Ocağı iddia edildiği gibi tütmese, basında konu olmaz. Aydınlar Ocağı bitse  hedef alınıp yıpratılmak istenmez. Demek ki  Aydınlar Ocağı’nın dumanı çok uzaklardan hissedilebiliyor ki hedef  alınıyor. Aydınlar Ocağı bundan önce de bir cemaatin örgütüne bağlı bir yayın organında hedef alınmıştı. Sonra tabii ki bu    cemaatle ilgili  gerçekler ortaya çıkınca Aydınlar Ocağı’nın neden hedef alındığı daha rahat görüldü. Bugün özellikle küreselleşmenin beklentilerine  rağmen yükselen değerin milliyetçilik ve bundan rahatsız olanların milliyetçiliği   törpüleme, aşağılama ve zayıflatma uğraşı içinde olduğunu         gözlemliyoruz.

Tüzüğümüz ortada

* Yani Aydınlar Ocağı da bundan nasibini aldı...

Nitekim, bazı çevrelerin çete üretme merkezi gibi çalışması, bazı basın kuruluşlarının hayali çeteler  kurarak asker-sivil, yerli-milli, küreselci, mandacı ve evrenselci olmayan çevrelerle uğraştığını görüyoruz. Onun için Aydınlar Ocağı da bundan nasiplenecektir. Ve  biz bunu yadırgamıyoruz ve şikayetçi de değiliz. Öncellikle bunu söylemek istiyorum. Tabii Aydınlar Ocağı bugün yerli-milli, dıştan kumandalı olmayan bir sivil toplum kuruluşudur. Bazıları  gibi dışarıya bağlı olsaydık veya Soros’a bağlı hareket edip dışardan fonlanmış olsaydık, Aydınlar Ocağıyla fazla uğraşılmazdı. Ama böyle olmadığı için Aydınlar Ocağı ile uğraşılıyor, mensupları hedef alınıyor. Bizim kendimizi tarif ettiğimiz sıfat bellidir;  “Türk milliyetçiliği”. Bizim  tüzüğümüzde Türk milliyetçiliği yazıyor. Onun için biz kendimize bunun dışında herhangi bir sıfat arayışında değiliz. Bize yakıştırılan sıfatları da dikkate almıyoruz.


Tehdit algılamasında  insanları birleştiriyor

* Eleştirilerin farklı amaçları       olduğunu ifade ettiniz, biraz     daha açar mısınız?

Sıfatımız ve ünvanımız net ve açık. Diğer taraftan özellikle küreselleşmenin Türkiye’ye yansımaları  var. Bu yansımalardan birisi de klasik sağ ve klasik solda ortaya çıkan değişimdir. Burayı yakalamadan  bugün Türkiye’yi değerlendirmek mümkün değildir. Özellikle komünizmin çöküşünden sonra Batı kapitalizmi ve Batı emperyalizmi istediği gibi at oynatmaya başladı. Ve bu durumda bu defa ülkelerin iç yapılarına yansıma olmuştur. Klasik sağ ve solun,  milliyetsiz kesimi, küreselci, mandacı kesimi bir araya gelmiştir. Sağın ve solun milliyetsiz kesimleri bir araya gelmişlerdir. Türkiye’de bir ‘ihanet ittifakı’ kurulmuştur. Her milli davada, her milli konuda Türkiye’ye karşı bir İhanet İttifakı var.
Buna  karşı tabii Atilla İlhan’ın da ifade ettiği gibi  ‘milli dip dalga’ hareketi de kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Çünkü Türkiye geçmişi ve geleneği olan bir Devlettir. Onun için Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı stratejik yol ayrımında ister istemez  ‘tehdit’ algılamasını fark eden insanlar,  özellikle altını çiziyorum tehdit algılamasını tek görenler ‘Türkiye’nin milli bütünlüğü milli varlığı, cumhuriyet ve Anayasa’da birleşiyorlar.

* Yani Aydınlar Ocağı’nın geçmişten gelen fikirleri merkez alınarak kendiliğinden, amaçta birliktelik oluşuyor!

Küreselleşme Türkiye’yi ufalamak istiyor. Buna karşı bir ’tehdit  algılamasını’ fark ederek kendiliğinden oluşan farklı fikirlere sahip insanların bir yakınlaşması kendisini  gösterdi. Ancak bu da tabii istismar ediliyor. Bazılarının kendilerine  Milliyetçi dememesi Ulusalcı demesi bizi fazla rahatsız etmiyor. Bu kendilerinin tercih meselesidir. Biz dünde bugünde aynı şeyleri söylüyoruz.

İstismar edenler var

Aydınlar Ocağı’nın tüzüğünde de bir değişikliğe ihtiyaç yok. Ona göre biz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ancak bazı kişiler eski çöken ideolojilerin etkisinden sıyrılarak  gerçekleri görerek bizim görüşlerimize yaklaşıyorlar. Bugün ulusalcılığı istismar edenler de vardır. Ulusalcılığı bir yerlere ‘atlama taşı’ veya eski ideolojik ezberleri  doğrulama aracı  olarak kullanmak isteyenler vardır. Bu işin ayrı tarafı. Ama özet olarak ‘Önce Türkiye’ diyenler Türkiye’nin  bugün karşı karşıya kaldığı sorunları göz önüne alanlar ister istemez, Türk kimliğinde, milli devlette, Cumhuriyet’te birleşebilmektedir. Tehdit algılamasına karşı bir tavır kendiliğinden oluşmaktadır. Neden bize yaklaştınız diye birilerine hesap mı soracağız? Tepkisizlikten şikayet eden Türkiye, bugün tepki gösterilmesinden şikayetçi mi olmalı? Onun için Aydınlar Ocağı ne  çizgisini değiştirmiştir, ne de farklı bir noktaya çekilmiştir. Aydınlar Ocağı’nın geçmişlerini inkâr eden bugünkü iktidarla olan çelişkisi siyasi değildir. Çünkü bizim siyasi kimliğimiz yoktur. Bunu da özellikle belirtmek isterim, biz bir siyasi kimliğimizin olmasını isteseydik şimdiye kadar olurdu. Bizim her Cumhuriyet hükümetine saygımız var. Çünkü  onların başarısı Türkiye’nin başarısıdır diye kabul ederiz.


AKP’li Büyükkaya siyasi yatırım yapma gayretinde

AKP Milletvekili Alaattin Büyükkaya bizim eski öğrencile-rimizdendir. Ancak maalesef bu eski öğrencimiz daha önce de Aksiyon dergisine malzeme olmuştu.

* Yine Tempo dergisinde bazı siyasilerin isimleri veriliyor ve bu isimlerin Aydınlar Ocağı ile bağlarının koptuğu ifade ediliyor. Gerçekten bir kopuş süreci yaşanıyor mu?

Aydınlar Ocağı üyesi olan bazı eski milletvekillerinin veya  mevcut bazı milletvekillerin isimleri veriliyor, bunların Aydınlar Ocağı’ndan ‘elveda’ deyip ayrıldıkları belirtiliyor. Bu tamamen uydurma ve yanlıştır. Belirtilen isimlerin birçoğu Aydınlar Ocağı’nın bayram kutlamalarına, Şurâlarına katılıyorlar, açık  oturumlarına dinleyici olarak geliyorlar, kongrelerine katılıyorlar. Peki bu insanlar bize nasıl ‘elveda’ demişler? Elde edilen bilgilerlerin bu şekilde çarpıtılmaması gerekir. İkinci bir nokta AKP İstanbul Milletvekili Alaattin Büyükkaya bizim eski öğrencilerimizdendir. Ancak maalesef  bu eski öğrencimiz daha önce de Aksiyon dergisine malzeme olmuş şimdi de yine verdiği  beyanatla Aydınlar Ocağı’nı tanımadığını ortaya koymuştur. Eğer Aydınlar Ocağını bugün tanımış olsa bu beyanatı  vermezdi. Ben kendisinin siyasi bir yatırım yaptığı düşüncesindeyim. Ama bakıyorum ki siyasi yatırımı halen devam etmektedir, demek ki hedeflerine varamamış. Doğrusu çok yadırgıyorum. Aydınlar Ocağı yönetimi kimi üye yapacağını bilir, herkese açık değildir. Ancak Ocağa üye olmak için illaki 50 yaş beklenmez. Bizden önceki yönetimlerden farklı olarak asistanları, yardımcı doçentleri ünvansız aydınları da   Aydınlar Ocağı kadrosuna alıyoruz. Gençlere önem verilmediği takdirde bir kuruluşu nasıl geleceğe taşıyabilirsiniz?

Kimsenin arka bahçesi değiliz

* Aydınlar Ocağı’nın siyasi partiler üzerinde büyük etkisi olduğundan bahsediliyor. Gerçekten Ocağın parti bazında siyasi bir kimliği var mı?

Aydınlar Ocağı hangi partinin güdümüne girmiştir? Açıklanmıyor. Kaldı ki kastettiği siyasi parti döneminde Aydınlar Ocağı’na verilen ödenek kesilmiştir. Bugün Aydınlar Ocağı’nın partiler üstü olma konumu devam etmektedir. Bunu herkesin iyi fark etmesi lazım. Biz siyasi partilere de saygılıyız ama kimsenin arka bahçesi değiliz. Türkiye’den yana ülke menfaatlerinden yana küresel çıkarlara hizmet etmeyen Türkiye’nin çıkarlarına hizmet edenlere saygılıyız ve onlara yardımcı  olmayı da görev biliriz. Bizim bugün iktidarla olan sorunumuz siyasi değildir. Ancak eskiden Aydınlar Ocağı siyasilere etkili olurdu,  siyasiler onlara danışırlardı deniyor. Şimdi bizim fikirlerimize bize danışmalarına ihtiyaç yok. Bugünkü iktidarın çizgisine ve danışman kadrosuna baktığınız zaman, zaten bize  danışmalarını gerektirecek bir ortam da yok. Onun için çok önemli çizgi farkları doğmuştur. Bunu da iyi anlamak  lâzım. Aydınlar Ocağı’nın eski etkisi devam ediyor mu? Elbette ki devam ediyor. Yayınlarıyla, toplantılarıyla, temaslarıyla devam ediyor. Ama 1970’li  yıllarla 2000’li yılları  en azından sosyal değişme bakımından ayırmak lazım. 70’li yıllarda bugün olduğu gibi birçok cemaat ve birçok büyük ekonomik güce sahip vakıflar söz  konusu değildi. Üç-dört tane kuruluş vardı. Bunlardan biri de Aydınlar Ocağı’ydı. Ama bugün de faaliyet raporlarımıza bakıldığında Aydınlar Ocağı’nın yine etkili olduğu ortada. Diyalog ve karşılıklı saygı esas olmalıdır. Saygı göstermeyen saygı bekleyemez. Bu milletvekilimiz iktidarın kol kola olduğu ve işbirliği yaptığı çevreleri içine sindire biliyor mu? Milliyetçiliğin, muhafazakârlığan artık devri geçti; biz değiştik Türkiyelilere bir cevabı var mı?


İşte Tempo’nun iddiaları

Haftalık haber dergisi Tempo’nun son sayısında Aydınlar Ocağı’nın ideolojik çizgisinde sapmalar olduğu savunuldu. “Aydınlar Ocağı tütmüyor” başlıklı yorumda “Türkiye’de efsanevi milliyetçi örgüt, solcuların yeraldığı ulusalcı cepheye yakınlaştı” ifadeleri kullanıldı.
 
 
 

__________________________________________________
Do You Yahoo!?
Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around
http://mail.yahoo.com

Mon Jul 10, 2006 7:20 am

alibulenteylul
Offline Offline
Send Email Send Email

Forward
< Prev Message  |  Next Message > 
Expand Messages Author Sort by Date

Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ERKAL: İhanet ittifakı kurdular Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr Mustafa Erkal, sağın ve solun...
alibülenteylül
alibulenteylul
Offline Send Email
Jul 10, 2006
7:21 am
Advanced

Copyright © 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help