Search the web
Sign In
New User? Sign Up
kirk-ambar · Kırkambar
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Real people. Real stories. See how Yahoo! Groups impacts members worldwide.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türk Milliyetçiliği-III   Message List  
Reply | Forward Message #2963 of 6589 |
TANZİMAT'TAN CUMHURİYET'E
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ
 
DOÇ. DR. YUSUF SARINAY
 
Ancak Türk Ocakları içinde bazı aydınların Turancılık konusuna son derece ihtiyatlı yaklaştıklarını da görmekteyiz. Bunlar içinde Türk Ocaklarının ilk başkanı Ahmet Ferit (Tek) daha I. Dünya Savaşının başlarında Türklük ile uğraşanların ihtiyat ve basireti elden bırakmamalarını, hele genç ve delikanlı ocaklıların doğuya mahsus hayalperverlikle Turana uçuvermemeleri gerektiğini vurgular. "Edirne, Rize, Rodos, Süleymaniye! Bu dört kale Türkün ilk hududunun demir kazıklarıdır" diyen Ahmet Ferit "hayal-ı muhal" olarak tanımladığı Turandan ziyade bu sınırların içinde kalan yerlerin imarına çalışılmasını tavsiye eder(86). Ahmet Ferit'in bu yaklaşımı Misak-ı Millî ile paralellik arzetmektedir. Aynı şekilde İzmir Türk Ocağı Başkanı Necip Türkçü de Ziya Gökalp'in Turan anlayışına karşı çıkarak Anadolu ve Rumeli Türklüğünü ön plâna çıkarır. Diğer taraftan Rusya'nın çözüldüğü, Türkçülük heyecanının en yüksek noktasına ulaştığı 1981 yılında yapılan Türk Ocakları kongresinde (14 Haziran 1918-11 Temmuz 1918) nizamname değişikliği çerçevesinde hazırlanan bir teklifte, "Türk Ocaklarının faaliyet sahasının bilhassa Türkiye" olması teklif edilmiş, ancak büyük çoğunluğu gençlerden oluşan delegeler tarafından kabul edilmemiştir(87). Teklifi hazırlayan encümende Ziya Gökalp, Halide Edip, Ahmet Ferit, Hasan Ferit ve Nüzhet Sabit gibi önemli kişilerin bulunduğu dikkate alınırsa bu aydınların I. Dünya Savaşının ağır kayıpları ve yaşanmakta olan yoksulluğun da etkisiyle Anadolu Türklüğü üzerinde daha ihtimamla durulması noktasına geldiklerinin bir sonucu olarak görmek gerekir. Nitekim I. Dünya Savaşı sonlarında Ziya Gökalp ve Fuat Köprülü, Turancılık anlayışlarının siyasî boyutu bulunmadığını tamamen kültürel bir amacı olduğunu vurgularlarken(88) Yusuf Akçura 1916 yazı gibi erken bir tarihte Pantürkizmden Rusya Türkleri için kültürel özerkliği hedefleyen bir fikri dönüşüm geçirmiş(89), 1919 yılında da demokratik Türkçülüğü savunmaya başlamıştır(90).

Türk Ocakları çevresindeki aydınlarda meydana gelen bu fikri dönüşüme rağmen, vatan edinilecek topraklar konusunda somut bir tanım birliğine varamadan Mondros Mütarekesi imzalanmıştır. Çünkü Türkçülere göre, Ziya Gökalp'in deyimi ile "millet vatanı" veya "vatan harsi toprak"tı. Dolayısıyla onların millet anlayışları toprak esasına dayanmamak gibi bir özelliğe sahipti. Siyasî sınırların milletleri bölemeyeceği fikrini savunuyorlardı91. Ancak vatanı milletle birleştirme M. Kemal Paşa'nın Misak-ı Millî ile sınırladığı toprağa dayalı bir millî devlet fikrinin ortaya çıkması ile mümkün olabilmiştir. Türk Ocakları çevresindeki aydınlarda bu millî devleti Türkçülük anlayışlarının somut bir ifadesi olarak görmüşlerdir. Bu bağlamda yeni Türk devletinin kuruluşuna paralel olarak yeniden teşkilâtlanan Türk Ocakları temel konularda yeni rejime tam destek vermişlerdir. Bu işbirliği kısa zamanda ideolojik kaynaşmayı da beraberinde getirmiş, 1927 yılında yapılan kongrede Türk Ocaklarının faaliyet sahası Türkiye ile sınırlandırılarak bütün Türklük anlayışından dönüşüm resmileştirilmiştir(92).

Türk Ocakları çevresindeki aydınlar önelikle milliyetçilik anlayışlarına halkçı bir muhteva kazandırmaya çalışmışlardır. Onlar aydın ile halk arasındaki uçurumu ortadan kaldırılarak bu yolla bütünleşmeyi hedefliyorlardı. Bu sebeple halka doğru gitmeyi Türkçülüğün temel ilkelerinden birisi kabul ediyorlardı. Halkçılık anlayışı konusunda Yusuf Akçura, devletin ayakta kalabilmesini millî bir burjuva sınıfının yaratılmasında görürken(93); Ziya Gökalp toplumda çatışma yerine uyumu, sosyal sınıflar yerine meslek zümrelerini esas alır. Bu dönemde uygulamaya konulan millî iktisat politikasını solidarizmle bütünleştiren Ziya Gökalp, sosyalist ve liberal çözümlerin alternatifleri olarak tesanütçülük ve içtimaî halkçılık anlayışı ortaya koyar. Bu konuda Fransız solidarist düşüncesinin etkisinde kalan Gökalp, bu düşünceyi Osmanlı lonca geleneği ile uyumlu hale getirir(94). Böylece milleti, menfaatlerini birbiriyle çelişmeyen bir bütün olarak gören Ziya Gökalp'in bu anlayışının Cumhuriyet döneminde "sınıfsız kaynaşmış bir kitleyiz" şiarı ile aynen devam ettirildiğini vurgulamak gerekir. Diğer taraftan Türkçülerdeki milliyetçilik ve halkçılığın iktisadî düşünceye yansıması millî iktisat biçiminde olmuş; millî iktisat politikasını savunmuşlardır. Onlar imparatorluğun aslî unsuru olan Türk köylüsünün üretken hale getirilmesini, esnafların şirketlenmesini, ticaret ve sanayinin Türklerin elinde toplanmasını savunmuşlardır. Türkçü aydınlar tarafından savunulan millî iktisat anlayışı, I. Dünya Savaşından sonra devletçilik çizgisine oturmuştur. Bu konuda Yusuf Akçura, 1919 yılında devletçilik ilkesini savunurken(95) Gökalp 1923 yılında devletin ekonmide düzenleyici bir rol üstlenmesinden yana olduğunu belirtiyordu(96).

Diğer taraftan Türkçülerin çağdaşlaşma, kadın hakları, din işleri ile devlet işlerinin ayrılması konusundaki fikirleri batıcı akım kadar radikal özellik göstermese de, Türk toplumunun imparatorluktan millete, doğu medeniyetlerden batı medeniyetine, dinî hayattan laikliğe geçiş sürecinde önemli bir dönemeç teşkil etmektedir.

Dili, milleti oluşturan temel faktör olarak gören Türkçü aydınlar İstanbul Türkçesini esas alarak dilde sadeleşmeyi savunmuşlardır. Dilde sadeleşme hareketi ile Türkçüler ortak bir yazı dili oluşturmaya çalışırken, aynı zamanda aydın-halk kopukluğunun önüne geçmek gibi sosyal bir amaç da güdüyorlardı. Türkçülerin milliyetçiliğe kazandırdığı halka doğru ilkesi kısa zamanda etkisini göstermiş, millî edebiyat akımını doğurmuştur. Millî edebiyat akımı Türk kültürü ve Anadolu'yu esas alan eserleri ile Türk millî şuurunu güçlendirmek ve milliyet duygusunu uyandırmayı da amaçlamıştır. Türkçü aydınlar halk kültürünün kaynaklarının araştırılıp ortaya konulmasını milliyetçiliğin dayanacağı taban açısından çok önemli görmekteydi. Böylece Türk kültürünün kaynaklarına yönelik, aynı zamanda Türk tarihine olan ilgiyi artırmış, yaşanan buhranların da etkisi ile millî tarih anlayışı doğmuştur. Millî tarih görüşü ile artık Türk tarihi bir hanedanın veya dinin tarihi değil, esas itibariyle milletin tarihi olarak ele alınmaya başlamış, Türk tarihi zaman ve mekan itibariyle yaygınlık kazanmıştır(97). Türk Ocağı çevresindeki aydınların dil, edebiyat ve tarih başta olmak üzere Türk kültürüne yönelen çalışmaları uzun süre ümmet potasında şekillenen toplumun milletleşme sürecine geçişte bir katalizör rolü oynamıştır.

Sonuç

Türk milliyetçiliğinin ve başta Türk Ocakları olmak üzere, bu fikir temelinde kurulan teşkilâtların; Türk milletinin XX. yüzyıl başlarında çok milletli imparatorluk yapısından millî devlete dönüşüm sürecinde kaderini belirlemede hâkim bir rol oynadığını söylemek mümkündür. Zira XX. yüzyıl başlarında Türk milliyetçiliğini savunan aydınlar, imparatorluk yapısı içindeki Türklere millî bilinç ve Türklük gururu kazandırmak için yoğun çaba sarfetmişler, Türk unsuruna dayalı sosyal ve siyasî kimliğin anahatlarını çizmişler ve bu kimilği yeni bir sosyo-politik oluşumun temeli olacak şekilde olgunlaştırmışlardır. Bu dönemde savunulan milliyetçilik geçiş döneminin izlerini taşımasına rağmen, Türk toplumunu modern milliyetçiliğin eşiğine getirmesi açısından son derece önemli bir merhale olmuştur. Böylece II. Meşrutiyet döneminde temelleri atılan Türk milliyetçiliği fikri, Millî Mücadele döneminde Misak-ı Millî sınırları ile belirlenen anavatan kavramı ile bütünleşerek açıklık kazanmış, millî bir Türk devleti kurulması şeklinde tecelli etmiştir. Yani Mustafa Kemal Paşa, Osmanlı dönemindeki Türkçülük-Milliyetçilik hareketinin birikiminden millî devlet fikrine ulaşmış, milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkelerinden biri haline getirmiştir.

Diğer taraftan II. Meşrutiyet devrindeki milliyetçi kuruluşlarda yürütülen organize ve sistemli faaliyetler ülkede milliyetçilik şuuruna sahip geniş bir kadro oluşmasını da sağlamıştır. Bu milliyetçi düşünce atmosferi içinde yetişen ve bu düşüncelerden etkilenen asker-sivil Türk aydınları, Anadolu'daki Millî Mücadeleyi yürüten ve Türkiye Cumhuriyetini kuran kadroların önemli bir bölümünü oluşturmuşlardır.

Dipnotları

1 Geniş bilgi için bkz. Elie Kedouire, Avrupa'da Milliyetçilik, Çev.: M. Haluk Timurtaş, Ankara 1971, s. 1R3; Eric I. Hobbawm, Devrim Çağı (1789-1848), Çev.: J. Ergüder, A. Şenel, Ankara 1989, s. 101-241; Server Tanilli, Dünyayı Değiştiren On Yıl Fransız Devrimi Üstüne (1789-1799), 3.B., İstanbul 1990, s. 85 vd; Janko Muslin (Der.), Hürriyet Bildirgeleri, Çev.: Necmi Zeko, İstanbul 1983, s. 23-96.
2 Geniş bilgi için bkz. Kedourie, a.g.e., s. 84-130; Fahir Armaoğlu, Siyasi Tarih (1789-1960), 2. B., Ankara 1973, s. 8-30; A. Haluk Ülman, Birinci Dünya Savaşına Giden Yol ve Savaş, 2.8.. Ankara 1973, s. 16-24.
3 Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu, Çev.: Metin Kıratlı, 2. B, Ankara 1984, s. 66; Bernard Lewis, "The Impact of the French Revolution on Turkey", Journal of World History, V.1, (Octobre 1953), s. 119.
4 David Kushner, Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu (1876-1908), Çev.: S.S. türet, R. Ertem, F. Erdem, İstanbul 1979, s. 9.
5 Kemal Karpat, "Modern Türkiye", İslam Tarihi, Kültür ve Medeniyeti, (Ed. P.M. halt, S. Lambton, B. Lewis), Çev.: Kurul, 11. Cilt, İstanbul 1989, s. 95.
6 Cevdet Küçük, "Osmanlı İmparatorluğunda 'Millet Sistemi' ve Tanzimat", Mustafa Reşit Paşa ve Dönemi Semineri Bildirileri, Ankara 13-14 Mart 1985, Ankara 1987, s. 13-23.
7 Roderic Davison "Nationalism as a Ottoman Problem and the Ottoman Response" Nationalism in a Non National State, The Dissolution of the Ottoman Empire, Ed: W.W. haddad and W. Ochsenwald, Columbus 1977.
8 Hugh Seton-Watson, "Milliyetçilik ve Çok Milletli imparatorluklar", Çev.: Y.T. Kurat, Belleten, C. XXVIII, Sayı: 109-112, (Temmuz 1964), s. 525-542.
9 Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi, 2. B., VII. Cilt, Ankara 1977, s. 308-309.
10 Mümtaz-er Türkiye, Siyasi İdeoloji Olarak İslamcılığın Doğuşu (1867-1873), (Ankara Üniv. Sos. Bil. Ens. Yay. Dok. Tezi) Ankara 1990, s. 204.
11 İbrahim Kafesoğlu, Türk Milliyetçiliğinin Meseleleri, İstanbul 1970, s. 11-13.
12 Ercümed Kuran, "Türk Milliyetçiliğinin Gelişmesi ve Yusuf Akçura", Türk Kültürü, C. IV, Sayı: 42, s. 529.
13 Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu, Çev.: Metin Kıratlı, 2.8. Ankara, 1984, s. 330.
14 Lewis, a.g.e., s. 1.
15 Ahmet Agayef (Ağaoğlu), "İslam'da Dava-yı Milliyet", Türk yurdu, (1914), Yıl: 3, C. 7, Sayı: 11, s. 2388.
16 Bernard Lewis, "Türkiye'de Tarihçilik ve Milli Uyanış", Türk yurdu, Sayı: 2 (19607, s. 10.
17 Faktörler için bkz. Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi, C. VII, 2. B., Ankara 1977, s. 288-296.
18 Kushner, a.g.e., s. 12.
19 Geniş bilgi için bkz. Yusuf Akçura, Yeni Türk Devletinin Öncüleri, 1928 Yılı Yazıları, (Haz. Nejat Sefercioğlu), Ankara 1981, s. 29-30; Stanford J. Shaw, Ezel Kural Shaw, Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye, Çev.: Mehmet Hrmancı, C. 2, İstanbul 1983, s. 316-317; Kushner, a.g.e., s. 12-14.
20 Akçura, a.g.e., s. 18-19; Nihat Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı-Tarihi, C. III, İstanbul 1971, s. 1069.
21 Lewis, a.g.m.., s. 1; Akçura, a.g.e., s. 43-44.
22 Sadık Tural, Osmanlı İmparatorluğunun Son Yıllarında Edebiyatımızda Türkçülük Akımı, (H.Ü. Yayımlanmamış Doktora Tezi), Ankara 1978, s.2 1.
23 İsmail Hami Danişmend, Ali Suavi'nin Türkçülüğü, Ankara 1942, s. 26.
24 Fevziye Abdullah Tansel, "Arap Harflerinin Islahı Değiştirilmesi Hakkında İlk Teşebbüsler ve Neticeleri (1861-1884)", Belleten, C. 17; Sayı: 66, s. 224; Agah Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, 3. B., Ankara 1972, s. 155.
25 Kuran, "19. Asırda Milliyetçiliğin...", s. 21.
26 Akçura, a.g.e., s. 54.
27 Kushner, a.g.e., s. 22.
28 Kushner, a.g.e., s. 44-45; Mizancı Murad çıkardığı Mizan gazetesinde Osmanlılık ve İslâmın yanıbaşında Türklüğe değer verme çabası içinde olduğu gibi, millî kültürün de korunmasından yanadır: Şerif Mardin, Türklerin Siyasi Fikirleri (1895-1908), 2. B., İstanbul 1983, s. 86-91.
29 Bu eserin ifade-î Meram kısmında Türkçeyi savunur. Agâh Sırrı Levend, Şemseddin Sami, Ankara 1969, s. 172-185; Tural, a.g.e., s. 19-20.
30 Hüseyin Namık Orkun, Türkçülüğün Tarihi, 2. B., Ankara, 1977, s. 58-59; Jacop M. Landau, Pan-Türkizm In Turkey, London, 1981, s. 29; Akçura, a.g.e., s. 87-92.
31 Kushner, a.g.e., s. 54-55; Akçura, a.g.e., s. 100-103.
32 Mardin, a.g.e., s. 53; geniş bilgi için bkz. Kushner, a.g.e., s. 95-125.
33 Utkan Kocatürk, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi (1918-1938), G. Yeni B. Ankara 1983, s. 248.
34 Geniş bilgi için bkz. Fethi Tevetoğlu, Müftüoğlu Ahmet Hikmet, Ankara 1986.
35 Geniş bilgi için bkz. Ülken, a.g.e., s. 203-213; Orkun, a.g.e., s. 69-78.
36 Geniş bilgi için bkz. Landau, a.g.e., s. 203-213; Orkun, a.g.e., s. 69-78.
37 Akçura, a.g.e., s. 64-75; Mehmet Saray, Türk Dünyasında Eğitim Reformu ve Gaspıralı İsmail Bey, Ankara 1987, s. 24-26.
38 A. Canip Yöntem, "Ziya Gökalp'e Türkçülüğü Aşılayan Adam", Yakın Tarihimiz, C. 1, Sayı: 9, (Nisan 1962), s. 259.
39 Akçura hakkında geniş bilgi için bkz. François Georgen, Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri, Yusuf Akçuar (1876-1935), Çev.:Alev Er, Ankara 1986.
40 Yusuf Akçura, Uç Tarz-ı Siyaset, T.T.T. Yay.; Ankara 1976.
41 Kuran, "Türk Milliyetçiliğinin...", s. 530.
42 C.W. Hoster, Turkizm and the Soviets, London 1957, s. 145.
43 Akçura, a.g.e., s. 189; Tural, a.g.e., s. 80; Tunaya, Siyasal Partiler, C. I, s. 414.
44 Türk Derneği, Yıl: 1, Sayı: 3, s. 103-104.
45 "Şubelerimiz", Türk Derneği, Yıl: 1, Sayı: 5, s. 164-166.
46 Ali Canip Yöntem, "Gençlerin Yeni Dil Davacısı", Yakın Tarihimiz, C. II, Sayı: 12, s. 371-373.
47 "Yeni Lisan", Genç Kalemler, C: II, Sayı: 2, s. 25-28.
"Yeni Lisan-Vatan Çocuklarına", Genç Kalemler, C. III, Sayı: 24-25, s. 32-33.
48 Yekta Bahir, "Gençlik Kavgası: Milli Daha Doğrusu Kavmi Edebiyat Ne Demektir", Genç Kalemler, C. II, Sayı: 4, s. 72-77.
49 Demirtaş "Yeni Hayat ve Yeni Kıymetler", Genç Kalemler, C. II, Sayı: 8, s. 138-141.
50 Yurtçular Yasası: İkinci Yurdçular Derneği'nin Muzakerat ve Mukavveratı Dersaadet, (Tarihsiz), s. 25-59.
51 Yurtçular Yasası, s. 2.
52 Türk Yurdu, Yıl: 1, Sayı: 7, s. 214; Nail Moralı, Mütareke'de İzmir Olayları, Ankara 1973, s. 63.
53 Türk Yurdları Üye Kayıt Defteri, Türk Tarih Kurumu Yazmalar Y/654. Bu defterde üçyüzün üzerinde isim kayıtlıdır.
54 İkdam, 25 Teşrin-i Sanî 1335, A. Bedevi Kuran, Osmanlı İmparatorluğunda İnkılâp Hareketleri ve Millî Mücadele, İstanbul 1956, s. 696-697, London, Pan-Turkizm in Turkey, London 1981, s. 39.
55 Yusuf Sarınay, Türk Milliyetçiliğinin Tarihi Gelişimi ve Türk Ocakları (1912-1931), İstanbul 1994, s. 112.
56 Hüseyin Tuncer, Türk Yurdu Üzerine Bir İnceleme, Ankara 1990, s. 15.
57 "Maksad ve Meslek", Türk yurdu, Yıl: 1, Sayı: 1, s. 1.
58 Sarınay, a.g.e., s. 113-114.
59 Geniş bilgi için bkz. Mehmet Özden, Türk Yurdu Dergisi ve İkinci Meşrutiyet Devri Türkçülük Akımı 1911-1918, (H.Ü. Doktora Tezi), Ankara 1994.
60 Şükrü Hainoğlu, Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti ve Jön Türkler (1889-1902), C. I, İstanbul 1985, s. 8-17. Şerif Mardin, Türkiye'de Toplum ve Siyaset Makaleleri I, İstanbul 1990, s. 189.
61 Hüseyin Enver Sarp "Türk Ocağı Nasıl Kurulmuştur", Türk yurdu, Sayı: 242 (Mart 1955), s. 665-670.
62 Hüseyin Namık Orkun, Türkçülüğün Tarihi, Ankara 1977, s. 99-100.
63 H. Cahit Yalçın, Y. Akçura, Ahmet İhsan, Ahmet Ferit (Tek), Mehmet Emin, Ağaoğlu Ahmet, Fuat Sabit gibi kişilere bildiri sunulmuştur.
64 Yusuf Akçura, Yeni Türk Devletinin..., s. 195-196.
65 Fiili kuruluşunda Ocağın Başkanı Mehmed Emin (Yurdakul), II. Başkanı Yusuf Akçura'dır. Akçura a.g.e., s. 198-199; Tarık Zafer Tunaya, a.g.e., C. I., İstanbul 1984, s. 432.
66 Sarınay, a.g.e., s. 127.
67 Köprülüzade Mehmed Fuad "Ümit ve Azim", Türk yurdu, Yıl: 2, Sayı: 8, C (32), s. 240; Şevket Süreyya Aydemir, Suyu Arayan Adam, 7. Baskı, İstanbul 1979, s. 56-60; Halide (Edip), "Padişah ve Şehzadelerimize", Türk Yurdu, C. III, Sayı: 2, s. 33-36.
68 Mehmet Emin (Erişirgil), Bir Fikir Adamının Romanı Ziya Gökalp, 2. Baskı, İstanbul 1984, s. 92-94.
69 İstanbul Merkez Ocağının üye sayısı 2743'e çıkmış, Tunaya, a.g.e., s. 435, Landau, a.g.e., s. 43'de üye sayısının 3000'i geçtiğini belirtmektedir. Şube sayısı da resmen 35'e çıkmıştır. "Türk Ocağı İdare Raporu", Türk yurdu, C. XIV, Sayı: 9 (159), s. 4264.
70 Türk Ocağının Nizamname-i Esasi ve Dahilisi, Tanin Matbaası, İstanbul 1912 (1328), s. 3.
71 Türk Ocağı Esas Nizamı, İstanbul, 1918, s. 1.
72 Burhanettin Develioğlu, "Hamdullah Suphi İle Elli Beş Sene", Türk Yurdu, C. 6, Sayı: 2 (Şubat 1967), s. 12, François Georgeon, "Les Foyers Turcs A Lépoquee Kemaliste (1923-1931)" Turcuca Tome, XIV, 1982, s. 170.
73 1918 yılına kadar İstanbul'da 500'ü aşkın konferans verilmiştir. Türk Ocağı İdare Raporu (1918), s. 4247.
74 Kurucuları arasında, Dr. Tevfik Rüştü (Aras), Falih Rıfkı (Atay), Kuzucuoğlu Tahsing ibi kişilerin bulunduğu dernek için bkz. Türk Gücünün Umumi Nizamı, Matbaa-i Hayriyye ve Şürekası, İstanbul 1913, (1329), s. 12.
75 Füsun Üstel, Türk Ocakları (1912-1931), Ankara Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi, Ankara 1986, s. 114-126.
76 Ziya Gökalp, "Türkçülük Türkiyecilik", Y.M., C. II, Sayı: 51, s. 482; Mehmed Fuad, "Türkçülüğün Gayeleri", Vakit, 16 Temmuz 1918 (1334).
77 M. Fuad Köprülüzade, "Türklük, Osmanlıcılık", Türk Yurdu, C. IV, Sayı: 21 (45), s. 695-698; İzzet Ulvi, "Türklük Duygusu Osmanlılık Fikrine Mani mi", Türk yurdu, C. II, Sayı: 4 (16), s. 493.
78 Ahmed Ağaoğlu, "İslam'da Davay-ı Milliyet", 1, Türk Yurdu, C. VI, Sayı: 10, s. 2324-2328; Ağaoğlu "İslam'da Davay-ı Millet", II, Türk Yurdu, C. VI, Sayı: 11, s. 2388, Ağaoğlu "Türk Alemi", Türk yurdu, C. I, Sayı: 7, s. 196-197; A. Ağaoğlu, "Sabık Trabzon Valisi Nazif Beyefendiye" Türk yurdu, Yıl: 2, Sayı: 21 (45), s. 713-714; "Türklük Şuuru", Türk Yurdu, Yıl: 3, Sayı 7 (55), s. 1070; Mehmed Fuad "Türklük İslamlık...", s. 698-699.
79 Ziya Gökalp'in bu yazısı Türk Yurdu'nda 9 ayrı makale olarak yayımlanmış, 1918'de kitap haline gelmiştir. Ziya Gökalp, Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak, (Haz.: İbrahim Kutluğ), Ankara 1976.
80 Özellikle Yusuf Akçura'nın fikri şekillenmesinde Ziya Gökalp'in durumu ile karşılaştırmalı bir şekilde bkz. François Georgen, "Ziya Gökalp et Yusuf Akçura", Ümit Doğanay'ın Anısına Armağan, I, İstanbul 1982, s. 67-381.
81 A.Y. "Türk Alemi", Türk yurdu, C. II, Sayı: 9, s. 599.
82 François Georgeon, Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri ve Yusuf Akçura (1876-1935), Çev.: Alev Er, Ankara 1984, s. 44.
83 Özden, a.g.e..
84 Tekin Alp hakkında bkz. Jacop M. Landau; "Tekin Alp: Osmanlı İmparatorluğunun Son Devrinde Bir Aydın", IX. TT Kongresi, Ankara 1988, s. 1129-1139.
85 Ocak bünyesinde kurulan Türk Gücüne mensup gençlerin Turan'ın akıncısı olacaklarını vurgulamaları, Türk Ocağı marşının "Mabedimiz Türk Ocağı Kâbemiz de yüce parlak, Turandır hem ancak" şeklinde olması bu genel havanın bir yansımasıdır. Ali Hadi Okan, "Türk'ün ve Türk Ocaklarının Hamdullahı", Türk Yurdu, C. VII, Sayı: 2 (HST Özel Sayısı), s. 55.
86 Ahmed Ferid (Tek), "Türk Ocakları", Nevsal-i Milli, İstanbul 1914, s. 189-191.
87 "Türk Ocağı Kongresi", Türk Yurdu, C. XIV, Sayı: 10 (159), s. 4299-4300.
88 Ziya Gökalp, "Türkçülük Türkiyecilik", Yeni Mecmua, C. II, Sayı: 51, s. 482, Köprülü, "Türkçülüğün Gayeleri", Vakit, 16 Temmuz 1918.
89 Georgeon, a.g.e., s. 101-102.
90 Yusuf Akçura, Siyaset ve İktisad Hakkında Birkaç Hitabe ve Makale, İstanbul 1924, s. 7-19.
91 Bu anlayışı hemen hemen bütün Türkçülerde görmek mümkündür. Türk Ocakları Başkanı Hamdullah Suphi. 30 Nisan 1925 tarihinde Kurultay veda toplantısında siyasi sınırların milletleri bölemeyeceğini ifade etmektedir. Hamdullah Suphi Tanrıöver, Dağ Yolu I, Ankara 1987, s. 97.
92 Türk Ocakları 1927 Senesi Kurultayı Zabıtları, Ankara 1928, s. 396.
93 Georgeon, a.g.e., s. 78-79.
94 Zafer Toprak, "II. Meşrutiyette Solidarist Düşünce: Halkçılık", Toplum ve Bilim, I, (Bahar 1977), s. 94-96.
Georgeon'a göre bu ilginç bir bilgiydi. Çünkü o güne kadar Türkiye'de devletçilik diye bir kavram hemen hemen hiç duyulmamıştı. Georgeon, a.g.e., s. 109.
95 Ziya Gökalp, "İktisadi İnkılap İçin Nasıl Çalışmalıyız", Küçük Mecmua, Sayı: 33 (5 Mart 1923), s. 3-6.
96 Ziya Gökalp, "İktisadi İnkılap İçin Nasıl Çalışmalıyız", Küçük Mecmua, Sayı: 33 (5 Mart 1923), s. 3-6.
97 Ercüment Kuran, "Milli Tarih Görüşümüz", Türk Kültürü, C. VIII, Sayı: 85, s. 15-16; Nejat Kaymaz, "Türkçü Tarih Görüşü", Felsefe Kurumu Semineri, Ankara 1977, s. 433-
443.


 
 
 
 


Shape Yahoo! in your own image. Join our Network Research Panel today!

Thu Jul 19, 2007 8:50 pm

kirk.ambar
Offline Offline
Send Email Send Email

Forward
Message #2963 of 6589 |
Expand Messages Author Sort by Date

TANZİMAT'TAN CUMHURİYET'E TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ DOÇ. DR. YUSUF SARINAY Ancak Türk Ocakları içinde bazı aydınların Turancılık konusuna son...
KIRKAMBAR
kirk.ambar
Offline Send Email
Jul 19, 2007
8:59 pm
Advanced

Copyright © 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help