MERKEZİLEŞME! SİYASAL MERKEZİN TAYİNİ(1)
Av. Mehmet Tolga AKALIN - Günboyu Gazetesi
Toffler insanlığın üretim kültürü bakımından üç büyük reformu
yaşadığından bahseder.Bunlar :tarım, sanayi ve bilişimdir.İnsanlığın bu
geçişleri yeknesak bir zaman aralığında yaşamadığı da vakıadır.Yani bazı
toplumlar tarımsal üretim ve buna dayalı mülkiyet ilişkilerini yeni
keşfederken diğerleri sanayi reformunun gereklerini ifa ile ön bilişim
devrinin koşullarını oluşturmaktaydı.
Kültür,ortak toplumsal hafızasının çoğrafyayı yontması sureti ile
kendini geliştirmiş veya en azından dönüştürmüştür.Kültür dinamik uslubu
sebebiyle döneme ait gelişmeleri geniş zaman imkanlarını kullanarak
bünyesinde harmanlayabilmiştir.Burada üzerinde önemle durulması gereken
husus geniş zaman imkanları kullanılması ifadesidir. Mesela insanoğlu
tekerleğin keşfinden yaklaşık dörtbin yıl sonra motorlu araçları
üretebilmiştir. Yine,yeninin varolan ile harmanlanması sureti ile oluşan
intibak zaman aralığı kültürlere göre farklı makuliyet zaman aralıkları da
ihtiva etmektedir.Buna da göçebelikten şehirleşmeye intibak zaman
farklılıkları örnek olarak verilebilir.
Ancak sanayileşme ile başlayan kısa zaman aralıklı darbeli değişim
talepleri ,değişimin önce hızlanmasına sebep olmuştur.Bu hız karşısında
topluluklar çeşitli diğer kültür birimlerine tutunarak değişime karşı bir
pozisyon üretmişlerdir. Akabinde toplumda farklı uyum gruplarına bölünmüş
toplum içi farklı uyum zamanlarına sahip topluluklar oluşmuştur.Bilişim
devri ise değişim olgusunun baş döndürücü bir hıza ulaşmasına zemin
hazırlamıştır. Değişimin yüksek hızı ağır intibak sorunlarını beraberinde
getirmiş dolayısıyla kargaşa makul hale gelmiştir.
Bugünkü bilgi kirliliğinin de devinimini arttırdığı kargaşa esasen
hızın veled-i zinasıdır. Hız kargaşayı,kargaşa tereddütü, tereddüt
yalnızlaşmayı, yalnızlaşma öncelikle gayrimilli artık, bu artıklar topluluğu
daha sonra örgütlü gayrimilli azınlıkların oluşmasına yardımcı olmuştur.
Yine genel milliyet bilincinin siyasallaşmasındaki önemli
faktörlerden biri de insanlığın bu kargaşa ve doğal sonucu olan
yalnızlaşmaya karşı tavır geliştirmesidir.
Genç Türkiye, büyük bir imparatorluğun bakiyesi olma hakikatı
ile yüzleşmiş ve milletinin tarih süzgecinden gelen mahşeri hafızasına
ilaveten birçok farklı kültür adacıklarını da içinde eritebilecek bir
açılım sergileme zorunluluğu altına girmiştir.
İlk dönem Cumhuriyet yöneticilerinin bu intibak surecini
Cumhuriyetin reformist karakterine uyumlama çabalarını ilk elden ve
kesintisiz olarak sürdürmeleri, sonuçlarını çok kısa bir zaman aralığında
göstermiştir. Milletin kahır ekseriyeti bu hedefleri tayin edilmiş değişime
intibak edebilmiştir. Kısaca
Genç Cumhuriyet; tarihi, dini,etnik ve kültürel mirasın paydaları arasında
birlikte yaşama arzusu inşa edebilmiş ve dolayısıyla pay yani siyasal
anlamda millet oluşmuştur. Ancak Cumhuriyetin bu reformist karakterinin
Atatürk sonrası uğramış olduğu kırılma milletleşme sürecinin kesintiye
uğramasına sebebiyet vermiştir. Bunun farkında olan birçok Cumhuriyet
seçkini jakoben geleneğe uygun olarak tarihe atıf yaparak bütünleşme ve
tekamül sürecini idame ettirmeye çalışmıştır.
Bunun İslam dini yönetim geleneğindeki asr-ı saadete dönme
veya Osmanlı reform geleneğindeki Kanuni dönemi şartlarını yakalama
çabalarından bir farkı yoktur. Özellikle Osmanlı yaklaşık üçyüz yıl bütün
reformları bu amaçla yapmış olmasına rağmen başarı elde edilememiştir.
Nihayetinde merkezileşme çabaları ile siyaset üreten bugünkü
siyasi seçkinin merkezileşmeyi gelecek vaad eden bir proje hüviyetinden daha
ziyade genç Cumhuriyetin köklerine dönüş olarak sunması, kırılmaya uğramış
milli merkez inşasının önündeki en büyük engellerden biridir.
(devam edecek)
Mehmet Tolga
AKALIN
_________________________________________________________________
Sadece sohbet ile yetinmeyin - eglneceye de doymak için Messenger'i tercih
edin! http://messenger.msn.com/?mkt=tr&DI=3490&XAPID=2584