Search the web
Sign In
New User? Sign Up
kirk-ambar · Kırkambar
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Hear how Yahoo! Groups has changed the lives of others. Take me there.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.

Messages

  Messages Help
Advanced
Prof. Dr. Orhan Türkdoğan / Türk Dünyası Başbuğunu Kaybetti!   Message List  
Reply Message #2303 of 6767 |
TÜRK DÜNYASI "BAŞBUĞ"UNU KAYBETTİ / Prof. Dr. Orhan Türkdoğan
 
DÜNYAYA GELİŞİ
 
Alparslan Türkeş, 25 Kasım 1917 yılında Kıbrıs'da doğdu. Kıbrıs'ın başşehri Lefkoşe'de Koyunoğlu ailesinden Tuzlalı Ahmed Hamdi Bey ve Avşar aşiretine ınensup Fatma Zehra Hanım'ın çocuğu olarak Kirlizade Sokağı 13 numarada öğle ezanı okunduğıı bir sırada dünyaya gelen Alparslan Türkeş, ilk ve orta öğretimini, Aslan ismiyle Lefkoşe'de tamamladı. İlk ve orta öğretim yılları boyunca genç Aslan'ın fikir dünyasını, Kıbrıs'ın İngiliz emperyalizmi altında bulunması sebebiyle istiklâl fikirleri dolduruyordu.
Koyunoğlıı ailesi, İngilizlerin idare ettiği Kıbrıs'tan Türkiye"ye göç etmeye karar verir ve bu istek gerçekleşir. İstanbul'da yaşamaya başlayan Koyunoğlu ailesinin iradeli çocuğu Aslan, Kuleli Askeri Lisesi'ne kayıt yaptırır. Eğitim biter ve Alparslan görev yeri olan Isparta'ya gider. Alparslan Türkeş Isparta'da piyade asteğmen iken tanıştığı Muzaffer Hatırcıoğlu Hanım ile 14 Ocak 1940 yılında evlenir. Bu evlilikten dört kızı ve oğlu Tuğrul dünyaya gelir. Daha sonra Türkiye'nin çeşitli yerlerinde görev yapan Türkeş'in mutlu günleri, her dava adamının hayatında olduğu gibi uzun sürmez.
TURANCILIK DAVASI
1944 yılı Türk milliyetçilerî için sıkıntıların başladığı yıldır. İç politikasını, dış güçlerin tesirîne göre avarlayan iktidar, Türk milliyetçilerini, Turancılık Davası ismiyle siyaseten açılmışbir dava ile derdest eder. Nihal ATSIZ ve dîğer birçok nıîlliyetçi île bırlikte yargılanan Türkeş bir yıllık hücre hapsinden sonra beraat eder. Bu baskıları da güçlü iradesiyle atlatır ve açılan bir sınavı kazanarak Amerika'ya eğitiıııe gider Döndükten sonra yüzbaşı rütbesiyle Çankırı'daki Gerilla Okulu'na öğretmerı olarak tayin edilir.
DAİMA DAHA İLERİYE
Türkeş, içinde bulunduğu hiçbir durumda olduğu gibi kalmıyordu. Daima ileriyi ve yükseğe tırmanmak istiyordu...
Kurmay yarbay rütbesinde iken açılan bir imtihanı kazanarak Pentagon'daki NATO Türk Temsil Heyeti Üyeliği görevini yüklenir.
27 MAYIS 1960
Türkeş, Dışişleri Bakanlığı Müşaviri sıfatı ile Hindistan'a sürgün edilir. Kendisi ile kader birliği etmiş, dava arkadaşlarından Dündar Taşer merhum başta olmak üzere, diğer 13'ü de bu tasfiyeden nasiplerini alırlar. Sürgünün arkasında hangi amiller olduğıınu Türkeş verdiği birçok mülâkatta defalarca anlatmıştır Onun ve arkadaşlarının dışlanması ile birlikte, Türk siyasî havatının en büyük ayıplarından ve hatalarından birisi işlenir. DP Genel başkanı ve sadık Başbakan Adnan Menderes iki arkadaşi ile birlikte yargılanarak idam edilirler. Türkeş bıı idamı önlemeye çalışır ama başaramaz.
 
uyanır. Türk milliyetçileri ve muhafazakâr kesim, bu ;ert hareket içinde bir tek Türkeş'e ümit bağlar. Ancak ne yazık ki, milliyetçi­?ııuhafazakârların bu ümitleri bir süre sonra tamamen söndürülür.
YURDA DÖNÜŞ
Alparslan Türkeş 22 Şubat 1963 yılında Hindistan'dan yurda döner. Edirne ve İstanbul'dan sonra Ankara'ya intikal eden Türkeş, dönemin idarecince sıkı takibe alınır. Türkeş'ten ürken siyasîler onun kenarda kalmasını ister ve bunıın için bir çok komplo dıızenler, ancak Türk milletinin acil meseleleri vardır ve Türk milliyetçileri bu meselelerin çözülınesine baş koymuşlardır. Türkeş de sürgünden sonraki hayatında, günlerin getirdiği olayları değerlendirir. Liderlik etmesini bekleyen arkadaşları ve yakınlarıyla temaslarını sürdürür.
SİYASÎ HAYAT MERHABA
22 Şubat 1963 olayları ve davasından dolayı çok zaman kaybeden Türkeş, kaybedilen zamanın ancak sivil hayatta politik yürütülecek bir mücadeleyle telafi edilebileceği gerçeğini göz önünde bulundurur. Böylece hareket eder. Türkeş daha fazla vakit kaybetmeden CKMP'ye üye olur. 1965 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin Genel Başkanlığı'na seçilir. 1965 sonbaharında CKMP Ankara milletvekili olarak parlamentoya girer. 1969 yılında Adana'da toplanan Büyük Kongrede CKMP'nin adı, Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirilir. Asker olarak hayata atılan Türkeş, artık demokrasinin kuralları içinde yılmadan sürdüreceği sivil politik mücadelesine başlamıştır. MHP, isminden de anlaşılacağı gibi bir aksiyon partisidir.
İLK MC
Sovyet 5.kolonun körüklediği anarşi ateşine sureta dost görünen demokratik Batılı ülkeleri de ellerinden geleni esirgemeyerek destek çıkıyorlardı. İşte böyle bir ortamda devleti başsız koymamak için çırpınan Türkeş, Milliyetçi Cephe Hükümeti kurulmasına ön ayak olur. Türkiye böylece hükümetsizlikten, yokluktan, kuyruklardan kurtulur. Alparslan Türkeş, MC'den sonra son nefesine kadar daima dostu, dava arkadaşı Dündar Taşer'in sıkı sıkı ifade ettiği gibi "En kötü idare, idaresizlikten iyidir" düsturu ile hareket eder.
Bu sırada eşi Muzaffer Hanım Hakk'ın rahmetine kavuşur. Türkeş, Muzaffer Hanım'ın vefatından sonra 1976 yılında Yalova'da Seval Hanım ile evlenir. Türkeş çiftinin bu evlilikten Ayyüce ve Ahmet isimli iki çocukları olur.
İHTİLÂLİN AYAK SESLERİ
Türkeş ve dava arkadaşları, Türkiye'yi, Macaristan, Çekoslavakya ve Afganistan'a çevirmek isteyen komünistlere karşı mücadelelerini büyük bedeller ödeyerek veriyorlardı.
Bir karşılık beklemedikleri gibi, bir ceza da beklemiyorlardı. Çünkü verilen mücadele, aslında devletin meselesidir. Devletin asli görevlerini yürütecek kişiler seyirci durumundayken, "Ülkücü Gençlik" vatanın ve milletin yüksek menfaatleri doğrultusunda kahramanca mücadele veriyorlardı.
HER İHTİLÂI. EVLATLARINI YER
12 Eylül 1980'de gerçekleştirilen askerî darbenin ardından, bütün parti liderleri gibi Türkeş ve dava arkadaşları da tutuklanırlar. Daha masum olduklar ispatlanan, ülkücü gençlerden bir çoğu idam edilir. Türkeş o kara günlerde Ordu Dil Okulu'nda tutukludur. Ülkücü gençlik ise Yusufiye Medreseleri dedikleri ihtilâl zindanlarında. Bu kara günlerdeki Türkeş ve arkadaşları 12 Eylül Mahkemelerinde kendilerini değil "Türk Milliyetçiliği" fikrini savunmak zorunda kalırlar. Çünkü, iddianamede Türk milliyetçiliği suçlanır. Başbuğ Türkeş ve MHP Kurmayları idam edilmek şöyle dursun, beraat ederler. Peki bu kadar zulüm nedendir?
12 Eylülden sonra sürüp giden yasaklı dönem bittiğinde, Türk milliyetçiliği davasının aksiyoncu lideri bu defa da Milliyetçi Çalışma Partisi'ni kurar. Ülkücüler ise Bizim Ocak teşkilatında bir araya gelirler... Siyasî ambargolar kalktıkça hareket aslî mecrasına oturmaya başlar ve yapılan bir kongrede MÇP tekrar MHP adını alır. Bizim Ocak da Ülkü Ocakları ismine tekrar kavuşur.
HEP ÇALIŞTI VE HAKK'A KAVUŞTU
Türkeş, hayatın hiçbir döneminde, sıradan parti liderleri gibi davranmadı. O daima, Türklüğün yüksek menfaatleri doğrultusunda, fikirler üretti ve Türk gençlîğine millî hedefler gösterdi. O, ömrünü adadığı Türk Dünyası'nııı, bir kısmının istiklâline kavuştuğunu gördü. Ama yetmezdi, dünya üzerinde yaşayan her Türk hür olmadıkça, o rahat uyuyamazdı ve uyuyamadı da. Ardı ardına, Türk Kurultayları düzenledi. Her fırsatta dünya Türklüğünün meselelerinin kamuoyuna duyurmaya çalıştı. Doğu Türkistan'da soykırıma uğrayan soydaşlarımızı, Kırım'da vatan nıücadelesini sürdüren kardeşimizi, Irak'taki Türkmen'in dramını vb. Türk Dünyası'nın her köşesinde meseleleri ilk, O kamuoyuna açıklar ve devletin yapması gerekenleri sıralardı. Ama onun hızına, onun çalışma azmine, onun geniş ufkuna sahip olmayanlar, onun bu hassasiyetini pek anlayamazlardı. Sovyet İmparatorluğunun çökeceğini söylediğinde de bölücülüğün Türkiye'deki faaliyetlerine işaret ettiğinde de. O, hep "Hayalperestlikle", "Pantürkistlikle" ve "Turancılıkla" suçlandı. Ama, tarih Türkeş'i haklı çıkardı.
Ve, 4 Nisan gecesi Hakk'a yürüdü. Bütün Türk Dünyası'nda Başbuğ diye anılan Alparslan Türkeş, artık Türklüğün bağrında ebedi istirahatgâhına çekilmişti O'nun fikirleri, onun ülküsü daima yaşayacaktır. Türk gençliği, o görkemli cenaze merasiminde de bunu açıkça gösterdi. Fırtınalı bir hayatın sonunda fırtınalı bir günde 9.5 saat süren kar yağışı altında milyonlar, onu tekbirle uğurladı.
Ruh'un şad olsun aziz Başbuğumuz.
Prof.Dr.Orhan TÜRKDOĞAN, Yazar
KAYNAK: Gönül Diliyle Başbuğ, Sy: 46,47,48,49,50


 
 
 
 


Get your own web address.
Have a HUGE year through Yahoo! Small Business.

Mon Apr 2, 2007 7:06 pm

kirk.ambar
Offline Offline
Send Email Send Email

Message #2303 of 6767 |
Expand Messages Author Sort by Date

TÜRK DÜNYASI "BAŞBUĞ"UNU KAYBETTİ / Prof. Dr. Orhan Türkdoğan DÜNYAYA GELİŞİ Alparslan Türkeş, 25 Kasım 1917 yılında Kıbrıs'da doğdu....
KIRKAMBAR
kirk.ambar
Offline Send Email
Apr 2, 2007
7:20 pm
Advanced

Copyright © 2010 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help