Tahattur... / Yağmur Alp / www.millethaber.com
Sen olmasaydın kim dikerdi orta yerinden yırtılan denizi…Ya kim boyardı gökyüzünü maviye…
Matematiği ben de sevdim senin gibi…Güzel isçi kadınları da…
Allah rahmet eylesin iyi adamdı…Gerçekten yazık oldu Süleyman Efendiye…
Bol sıfırlı rakamların; hesapların yuvarlanmadığı dünyasında ne güzel bedavaya getirdin hayatı öyle… Elden ne gelir cep delik cepken delikti diyeceksin…Kevgir dünyadan süzülen her şey bedavaydı değil mi sana…Dere,tepe,yağmur,çamur…
Mutluluğu Kaf Dağının arkasında aramayacağım ben de… Dedim ya basit
yaşayacağım basit…
Denizden hiç ayrı kalmadın ama sen hep hasret kaldın ona…Bakıp bakıp ağladın karsısında…Deniz köpükçükleri senin gözyaşının çocukları olmalı…Ne de çok…
Nereden mi biliyorum bütün bunları… Nereden olacak, sen merak etme sesini duyuyorum yazdığın mısralarda…
İşkillenme hiç… Bana da olur kimi zaman… En son yolun orta yerindeki ekmek kırıntısını ayak altından alıp kenara taşıyan kızı görünce aklıma geldi Kazım’ın türküsü…Efkarlanma sen…
Mart ayındayız az kaldı güzel havalara…Yine nüksedecek ağrılarımız…
Üniversite zamanında uykusuz kaldığım günler de oldu…Sevdiğim salatayı dahi
aramaz olduğum günlerdi o yıllar…Sınav sıkıntısı değildi muhakkak bütün bunlara sebep…Hatırladığım tek bir şey var o günlere dair…Her şeyin birdenbire başlamış olması…
Ne Melahat ne Süheyla ne Mualla var ortada… Biliyorum… Milletin ağzı torba değil ki büzesin… Sen aldırma onlara… İkimize iyi gelecek bir şey biliyorum…En iyisi biz gözlerimizi yumalım İstanbul’umuzu dinleyelim…Eskiler alıp yıldızlar verelim…Keşke demeyelim…Yaşamın devingenliği karsısında; rakıyı sek içmeyi beceremeyen balıklar aklımıza düşmesin hiç…
Beykoz-2007…
TV dinner still cooling?
Check out "Tonight's Picks" on Yahoo! TV.