Search the web
Sign In
New User? Sign Up
kirk-ambar · Kırkambar
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Hear how Yahoo! Groups has changed the lives of others. Take me there.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Hilmi Yavuz / 'AYDINLANMA Nedir?' (1)   Message List  
Reply | Forward Message #1493 of 6589 |
Hilmi Yavuz / 'Aydınlanma Nedir?' (1)
 
'Aydınlanma nedir?' Bu soruyu, Immanuel Kant soruyor: 'Was ist Aufklaerung?' Soruya, bu adı taşıyan o çok ünlü risalesinde de şu yanıtı veriyor: 'Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin-olmayış durumundan kurtulup aklını kendisinin kullanmaya başlamasıdır'. Kısaca, Aydınlanma, 18. yüzyıl Avrupa düşüncesinde aklın egemenliğinin onaylanması, insanın kendi aklından başka bir yol göstericisinin olmadığının öne sürülmesidir.
Kant'ın bu formülasyonu, Aydınlanma'yı yeterince açık bir biçimde özetliyor. İnsanın ergin olmayış durumu, onun, kendi aklından başka birtakım kılavuzların vesayeti altında bulunduğu anlamına gelir. Din, ya da kurumsallaşmış Din, Kant'a ve elbette Aydınlanmacıların tümüne göre, insanı kendi aklı ile düşünüp eyleme geçmekten alakoyduğu, insan aklının doğruları yerine kendi dogmatik doğrularını ikame edip dayattığı için kabul edilemez. Dolayısıyla dindar kişi, Kant'ın deyişiyle, ergin olmayış durumundadır; -eski deyimle, rüşdünü ispat edememiş-, kendi aklının dışında bir başka aklın dayatmasına boyun eğmiş, onun yedeğine girmiştir. Rüşdünü ispat etmekse, ancak kurumsallaşmış Din'in reddedilmesiyle mümkündür.
Bu neden böyledir? Lucien Goldmann 'Aydınlanma Felsefesi'nde nedenini söylüyor: 'Bu açıdan, başta Fransa'dakiler olmak üzere Aydınlanma'nın daha radikal düşünürleri, insan aklının tüm gerekli soruların yanıtlarını elde etme yeterliliğine sahip olduğu düşüncesini savundular. Bu durumda vahiyle kazanılan tüm bilgiler gereksiz, aldatıcı ve Kant'ın deyişiyle, 'insan erginliği için zararlı hale gelirler.'
Pek iyi de, Aydınlanma, Vahyin, akla uymadığını, bir peşin hüküm olarak öne sürmüş olmuyor mu? Vahyin, hiçbir kayıt ve koşulda Akıl'a uygun olmadığını söylemek, bu konuda gerek Musevilikte, gerek Hıristiyanlıkta ve gerekse İslam'da yapılan çalışmaları göz ardı etmek anlamına gelmiyor mu? Peşin hükümlere karşı Akıl'ı savunan Aydınlanma, nasıl oluyor da, Vahy'in Akıl'a aykırı olduğunu, bütün bir rasyonel teoloji geleneğini hiçe sayarak, peşinen kabul ediyor? Peşin hükümler kötüyse, Vahy'in Akıl'la bağdaşmayacağını öne sürmek de bir peşin hüküm değil midir?
Din'i bütünüyle irrasyonel bir söylem olarak görmek! Din'i, hurafeye indirgemek! Aydınlanma, bu hükümlere hangi eleştirel Akıl'la varıyor? Binlerce yıldan beri dinibütün insanların tümünü, akıl dışı bir sisteme inanmak imasıyla itham etmek! Söyler misiniz, bunun, eleştirel Akıl'la ne ilgisi var?
Paul Hazard, 'Batı Düşüncesinde Büyük Değişme'de, işte tastamam bu soruyu yanıtlıyor: [Aydınlanmacı'lar [n]için bunca Yahudi'nin, Müslüman'ın veya Hıristiyan'ın asırlar boyunca hep ibadet edip durduklarını hiç düşünmediler. Bu insanların kalplerinde hiçbir şeyin söndüremeyeceği bir iman ateşinin bulunup bulunmadığını hiç araştırmadılar. Meseleyi basitleştirdiler, batıl itikad ve peşin hüküm gibi laflar edince, artık son sözü söylediklerini sandılar. Bu batıl itikad dedikleri şeyler arasında pekala meşru ve zaruri inançların da bulunup bulunmadığına hiç bakmadılar.'
Dahası var: 'Aydınlanma'ya ve 'Filozoflar'a (Voltaire, Diderot, D'Alembert) halk ve emekçiler mi, yoksa aristokratlar mı sahip çıkmıştır? Elbette aristokratlar! Bu, Aydınlanma'nın elitist bir söylem olduğunu gösterir: Comtesse de Noailles'ın, 'Rousseau ve Voltaire'in en aktif ve heyecanlı öğrencileri saraylılardı, bunlar yazar çizerlerden daha da coşkuluydu' diye yazıyor olması boşuna değildir; -Norman Hampson'un, 'Aydınlanma Çağı'nda, daha da ileri giderek, 18. yüzyılı' bir Aydınlanma Çağı' olarak ele alma[nın] tarihsel bir hata ol[duğunu], çünkü bu dönemde din[in] her toplumun çoğu kesimlerinde bugün olduğundan çok daha fazla etkili[…]' olduğunu bildirmesi de elbette… Niçin? Çünkü 'Dini açıkça hiçlemenin en çarpıcı örnekleri, dokunulmazlıkları olanlardan [saray aristokrasisinden H.Y.] geliyordu' da, ondan!
Bu, sadece Fransa'da değil, her yerde böyle olmamış mıdır?
03/12/2006 - Zaman
 


 


Everyone is raving about the all-new Yahoo! Mail beta.

Sun Dec 3, 2006 9:05 am

mehmedkagan
Offline Offline
Send Email Send Email

Forward
Message #1493 of 6589 |
Expand Messages Author Sort by Date

Hilmi Yavuz / 'Aydınlanma Nedir?' (1) 'Aydınlanma nedir?' Bu soruyu, Immanuel Kant soruyor: 'Was ist Aufklaerung?' Soruya, bu adı taşıyan o çok ünlü...
Mehmed Kagan
mehmedkagan
Offline Send Email
Dec 3, 2006
9:32 am
Advanced

Copyright © 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help