Search the web
Sign In
New User? Sign Up
kirk-ambar · Kırkambar
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Message search is now enhanced, find messages faster. Take it for a spin.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Egreti DURANLAR / BEKiR ÖZ   Message List  
Reply | Forward Message #1492 of 6589 |
EĞRETİ DURANLAR/ BEKİR ÖZ
 
“Bilgi arttıkça huzursuzluk da artar”[1]
 
Hayat devam ederken, zaman kavramını estetik bir durum okumasıyla buluşturan kültür, milliyetçilik ideolojisinin düşünce temellerini de oluşturmaktadır. Milliyetçilik milli kültürü temel alarak medeniyet referansını cemiyet yaşantısında net bir biçimde ortaya koyar. Toplumumuzun bilinci kültürüne ne kadar bağlı olduğu ile alakalıdır. Günlük yaşantımızda bu bilinç karşımıza kültür milliyetçiliği olarak çıkmaktadır. Bu düşüncemin ışığında herkesin aslında bir şekilde  milliyetçi olduğunu ve kimsenin kimseye bu noktada sen daha çok seversin, ben daha çok severim gibi üstünlük taslayacak durumu yoktur. Zaten milliyetçilik insanını sevmek onu yüceltmek, korumak, kollamak gibi ifadelerle anlam bulduğundan kucaklayıcı bir yapısı vardır.
Ön söz olarak giriş yaptığım bu yöndeki esas tartışmak istediğim istikamet siyasi arenadaki milliyetçilik ve onun etrafında toplanan bizler.
Kimliğimizi Türk milliyetçisi olarak doktriner dinamiklerle şekillendirdiğimizde ne olduğumuzu belirlemiştik. Kendimizi tanımladığımızda, eğreti duran naylonların belirlendiğini de gördük ki kendi içinde renklilik arz eden ötekiler bizim cepheden tek renkte görünüyor.  Duruş bozukluğu olan hokkabazların koltuk hayalleri uygunsuz bir vaziyette uyanmalarıyla son bulup kimseye anlatamamalarını çok iyi anlıyoruz. Biz onları, ilkokul çağlarımızda ettiğimiz “varlığım Türk varlığına armağan olsun” andından beri biliyoruz. Çünkü, onlar o gün okula gelmediler. Gerçeklerle yüzleşmenin zamanı gelmiştir, sırtımızdaki bu yükü alaşağı etmenin metodu bellidir. Türk milliyetçiliği bir fikir hareketi olduğuna göre bilgi kaynaklarımızı açarak içimizde ki bu hokkabazları bertaraf edebiliriz.  İşte milliyetçi duruş budur bildiğinden geri durmayan bildiğinden korkmayandır. Kahramanlık türküleriyle sevdasını romantikleştiren ülkücülerle sahtelerinin arasındaki fark, ülkücülerin gökyüzündeki yıldızları hedef almasıyla alakalıdır.
“Ey şanlı avcı, dâmını bîhûde kurmadın
Attın fakat ne yazıklar ki vurmadın!”[2]
                                                
Ne yazık ki deşifre oldunuz, sizi dikkate almadığımız Fikret in ermeni teröristlere yazdığı satırlardadır. Bugün ülkücülere ikinci sınıf insan libası giydirmeye çalışan koltuk kapkaççıları sizleri iyi biliyoruz.
Kişisel dünyalarında şekillendirdikleri kendi hayatlarında bile kimlik çelişkisi çekenler, göbek bağlarının uzantıları kendi biçimsiz ve sevimsiz ortamlarını bile aşmış dinozor kökenliler ne yazık ki: Üstün vazife küstahlığı ve cüretkarlık örneği sergileyerek, bu güne kadar Lider, Teşkilat, Doktrin çizgisinden ayrılmamış olan milliyetçilerin hayat kaynakları ile ilgili yorum yapma ve makam tutma hakkını kendilerinde bulmakta olanlara hatırlatıyoruz. Menzil daha önceden satmış olduğunuz benliğinizi yeni bir mahsul gibi vitrinize edeceğiniz vakit değildir. Kendilerine büyük dava adamı payitahtlığını seçenler, şimdinin gidilesi- gelinesi yol hanına çevirdikleri, ideal satma pazarında, bizde yaptık, ettik, gittik, geldik yaftalarıyla, milliyetçi gençliğin zamanını ve yolunu gasp etmek emr-i ricasında olurlarken aynı zamanda kendi koltuk ve makamlarını garanti altına almışlar ve kendilerince büyük olmuşlar.
Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin: Hiç kimseyi aldatmayacaksın. Ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin.
Herkes senin aleyhinde bulunacaktır; herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır, fakat sen buna karşı direneceksin. Önüne sonsuz engellerde yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük,zayıf,araçsız, hiç sayarak kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın, bundan sonrada sana büyüksün derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin.[3]
 
 

[1] Goethe
[2] Tevfik Fikret
[3] Mustafa Kemal ATATÜRK
 
 
 
 


 


Check out the all-new Yahoo! Mail beta - Fire up a more powerful email and get things done faster.

Sun Dec 3, 2006 9:02 am

mehmedkagan
Offline Offline
Send Email Send Email

Forward
Message #1492 of 6589 |
Expand Messages Author Sort by Date

EĞRETİ DURANLAR/ BEKİR ÖZ “Bilgi arttıkça huzursuzluk da artar”[1] Hayat devam ederken, zaman kavramını estetik bir durum okumasıyla buluşturan...
Mehmed Kagan
mehmedkagan
Offline Send Email
Dec 3, 2006
9:21 am
Advanced

Copyright © 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help