Darwin ve Materyalizm / Hilmi Yavuz
| İdealizm ve Materyalizm, Felsefe ırmağının, binlerce yıldan beri, birbiriyle çatışarak aktığı iki büyük mecra. Materyalizm, maddenin insan zihninden bağımsız olarak var olduğunu öne sürüyor;- İdealizm ise, bunun tam aksini! İdealistlere göre, madde zihinden bağımsız değildir; madde, zihin onu algıladığı için var'dır. Berkeley'in o çok ünlü 'esse est percipi' ('varlık, algıdır' deyişi, bu İdealist tavra işaret eder. | |
| Bilim'in bu iki büyük felsefe akımı konusunda bir diyeceği yok mu? Var! Jeoloji bilimi, daha insan var olmadan, maddenin var olduğunu kanıtlamıştır, dolayısıyla da Materyalizmi, yani insan zihni var olmadan maddenin var olduğu hipotezini doğrulamıştır. Pek iyi de, Jeoloji biliminin Materyalizmi doğrulamış olması, Materyalizm ile İdealizm arasındaki ezeli çekişmenin, Materyalizm lehine sonuçlandığı anlamına mı geliyor? Hayır, elbette değil! Zira, tartışma burada bitmiyor. Materyalizmin Jeoloji biliminin verileriyle doğrulanması, İdealizmin
yanlışlanması anlamına gelmiyor çünkü... İdealizm, buna karşılık şu argümanı öne sürüyor: Jeoloji, maddenin insandan, dolayısıyla da insan zihninden bağımsız olduğunu göstermiş olabilir; ama bu, maddenin bir başka zihin, insan zihnini aşan ve onu önceleyen bir büyük zihnin bulunmadığı anlamına gelmez. İdealistlere göre, madde, daha insan var olmadan önce de bir zihne, Allah'ın zihnine bağımlıydı;- Jeoloji ise, sadece insanın var olmadığı bir Dünya'dan söz ediyor, hepsi o kadar! Bu meseleyi, iki büyük felsefe geleneği arasındaki ilişkinin problematik oluşunu örneklemek için açmış değilim. Amacım, Darwin hipotezi ile Yaradılış Doktrini arasındaki çatışmayı Bilim ile Din çatışması olarak değil, Materyalizm ile
İdealizm karşıtlığının getirdiği felsefi arkaplan üzerinden okumaya çalışmak... Kısaca, Darwin hipotezi ile Yaradılış doktrinini, temelde, iki büyük felsefe sistemi bağlamında ele almak... Darwin hipotezi, maddenin insan zihninden bağımsız olduğunu öne süren Materyalizmin bir türevidir ve bu hipotez, örtük bir biçimde, maddenin insan zihninin dışında, büyük ve transandant bir zihin tarafından algılandığı önermesini reddeder. Materyalizm, Ateizm'dir;- çünkü insan zihninden öte transandant bir zihnin varlığını kabul etmek, Materyalizmin İdealizme dönüşmesi anlamına gelecektir. Materyalizm, İdealizme dönüşmemek için Ateizmi benimsemek zorundadır. Darwin'in Yaradılış doktrinini reddedişi, onun, primatın homo sapiens'e dönüştüğüne ilişkin
hipotezinin kanıtlanmış olmasından değil (-ki, kanıtlanamamıştır!), bir Yaratıcı'nın varlığını reddediyor olmasından dolayıdır. Darwin'in 'Evrim' hipotezi, Yaradan'a, dolayısıyla da Yaradılış doktrinine, Materyalist bir alternatif sunmak adına öne sürülmüştür ve işte tastamam bu nedenle, felsefi bir tezdir;- bilimsel bir kuram değil! Bu hipotez, Bilim'le ilişkisi olmayan felsefi bir ateizme dayanır. İki hafta kadar önce Polonya'da Darwin hipotezi yeniden gündeme geldi: Polonya Milli Eğitim Bakan Yardımcısı (Yanlış okumadınız: Türkiye Milli Eğitim Bakanı değil!) Miroslaw Orzechowki, Darwin hipotezini 'uydurma' olarak niteledi ve bu hipotezin ancak bir 'bilimkurgu filmine konu olabilecek edebi bir mesele' olduğunu bildirdi (Konunun
ayrıntılarını merak eden okurlarım, 'Le Monde Week End'in 21 Ekim 2006 tarihli nüshasında, 'Pologne: le ministere de l'éducation conteste Darwin' başlıklı habere bakabilirler). Milli Eğitim bakanının bir biyolog olan babası Maciej Giertych de, 'Evrim' hipotezinin okul kitaplarından çıkarılmasından yana;- zira 'kanıtlanmamış' olduğu kanısında ('pas soutenue par des preuves')... Konu, sadece Polonya'da değil, Türkiye'de de gündeme geldi: 'Cumhuriyet'in 27 Ekim 2006 tarihli 'Bilim Teknoloji' eki'nde A.M.Celal Şengör, bu defa 'Yaradılış' doktrinini 'zırvalık' olarak niteledi. Pek iyi de hangisi? A.M.Celal Şengör'ün 'Yaradılış' doktrinini 'zırva' bulması mı, Polonya Milli Eğitim Bakan yardımcısının Darwin hipotezine 'uydurma' demesi mi? Tercih, tamamiyle
ideolojiktir. Ne 'Yaradılış' doktrini ne de Darwin hipotezi bilimseldir ve tercih Darwin hipotezinin arkaplanındaki Materyalist Ateizmle, 'Yaradılış' doktrininin arkaplanındaki Yaradancı İdealizm arasında, ideolojik bir tercihtir. Ve tastamam bu nedenle de tartışmayı Bilim ve Din arasında bir çatışma olarak sunmak yanlışına düşülmemelidir. Dolayısıyla, A.M.Celal Şengör'ün 'Yaradılış' doktrinine 'zırvalık' demeye ne kadar hakkı varsa, başkalarının da Darwin hipotezine 'uydurma' demeye o kadar hakkı vardır... | |
| 05/11/2006 / Zaman Gazetesi |
Get your email and see which of your friends are online - Right on the new Yahoo.com