| Nurettin Topçu’ya Göre Türkiye’de İslâmî Hayat | |||
| İsmail GÖRKEM | |||
Ankara’da neşredilen aylık edebiyat dergisi Hece, 109. sayısını (Ocak 2006, 635 s.) “Bir Düşünce ve Yarınki Türkiye Tasarımı Olarak ‘Fikir ve San’atta Hareket’ ve Nurettin Topçu” özel sayısı olarak yayınladı. Topçu’nun eserlerinin tamamı Dergâh yayınları tarafından bastırıldı; aynı yayınevi bu yazar ve düşünür hakkında bir de hatıra kitabı
yayınlamıştı. N. Topçu’nun 1959-1960, 1963 ve 1965-1966 yılları arasında Türk Ocakları’nın aylık yayın organı olan Türk Yurdu mecmuasında da yazıları neşredilmiştir. Topçu 1928-1934 yılları arasında Fransa’da Paris-Sorbon Üniversitesinde felsefe ve sanat tarihi alanlarında yüksek tahsilini, ardından da felsefe alanında doktorasını yapan ilk Türk öğrencidir. Türkiye’ye döndükten sonra, 1935-1974 yılları arasında liselerde felsefe, sosyoloji ve tarih öğretmenliği yapmıştır. Ayrıca iki yıl kadar da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde Ord. Prof. Hilmi Ziya Ülken’in “eylemsiz doçentlik”ini yapar. (Doktora tezi
“uysallık ve insan”, doçentlik teziyse “sezgiciliğin değerleri” üzerinedir.) Girdiği doçentlik sınavlarında başarılı olduğu halde, akademik kurullardaki oylamalar neticesinde (ilk oylamada 12 kabul, 12 ret; ikinci oylamada 12 kabul, 12 ret ve 1 çekimser) üniversiteye intisabı gerçekleşmemiştir. Bilim adamlarının bürokrasiye kurban edilişinin bir nişanesi olarak, bu olayı da hatırlatmadan geçmek istemedik. N. Topçu, 1939-1975 yılları arasında Fikir ve San’atta Hareket dergisini aralıklarla 111 sayı neşretmiştir (Vefatından sonra dergi 187. sayı kadar yayınlanmıştır; halen bu dergi yerine Dergâh mecmuası aynı adlı yayınevi
tarafından neşredilmektedir). Topçu, 31 yıl önce, 10 Temmuz 1975 günü vefat etmiştir. Mehmet Sılay, “Nurettin Topçu’nun İdeali” isimli yazısında onun -aşağılık duygusu içerisindeki günümüz Türk gençlerine örnek olması bakımından- önemli bir özelliğinden bahsetmektedir: Sorbon Üniversitesi Felsefe bilim jürisi, Topçu’nun tezini Paris’te yılın en başarılı tezi seçer. Birinci olan öğrenciler üniversite tarafından mutlaka ödüllendirilmektedir. Topçu’ya da ödül olarak -gelenek olduğu üzere- bir
altın saat, Amerika veya Kuzey Avrupa seyahati önerilir. Bu önerilere Topçu şöyle cevap verir: -Hiç biri değil! - O zaman ne istiyorsun? - Sorbon Üniversitesi’nin giriş ve çıkış kulelerinde yirmi dört saat ay-yıldızlı Türk bayrağının dalgalanmasını istiyorum! - Derhal bu isteğiniz yerine getirilecektir! (Hece dergisi, S. 109, 2006, s. 398-399). Nurettin Topçu, şanlı Türk bayrağımızı Sorbon Üniversitesi’nin giriş ve çıkış kulelerinde 24 saat süreyle dalgalandıran bilim adamıdır. (Rahmetli Remzi Oğuz Arık da o yıllarda Paris’te doktora öğrencisidir ve Türkiye’den gelen gençlere, her akşam yatağa yattıklarında, nefis muhasebesi yapmalarını ve kendilerine “Bugün Türkiye için ne yaptım?” sorusunu mutlaka sormalarını isteyen kıymetli bir bilim adamımızdır.) ** |
Yazının devamı için
http://www.haberakademi.com/default.asp?inc=makaleoku&hid=1312 bağlantısını tıklayınız.
Stay in the know. Pulse on the new Yahoo.com. Check it out.