Search the web
Sign In
New User? Sign Up
kirk-ambar · Kırkambar
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Want to share photos of your group with the world? Add a group photo to Flickr.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
18 Nisan 1999 Sonrasında Kafdağı’na Hicret!   Message List  
Reply | Forward Message #1134 of 6589 |
18 Nisan 1999 Sonrasında Kafdağı’na Hicret!
 
Cumhur BULUT


 
Ten sarısını, peri düşünü andırırdı; gökkuşağı yedi renkliydi daha... Falanca yerde, filanca kişiyle, feşmekan olurdu her yer. Efkar kemale ulaşır, arzular miraca varırdı...

 
Seni senle yaşamaktı hasretini çekmek! Oysa sen ya vardın ya da yok! Aklın çerçevesinde bununla ilgili söylenecek söz çok…

Bir zamanlar gökyüzü alçalır, yıldızlar ellerimizle zapt olur, felek bizimle devrini tamamlardı. O vakitlerde kimse senden “Fİ” diye bahis açmaz, unutmuş gibi yapmazdı.

 
Oysa seni senle yaşamaktı hasretini çekmek! Yokluğun varlığının, var olduğunun delili... Bir sen, bir de senden gelenler önemli ve kayda değerdi... Bir de kara kocaman duvarlara yeşil renkli resimlerin çizilirdi... Ummanlar ağlaşır, damlalar yanaklarımızdan akardı... Kimsenin bilmediği gizli tebessümlerimizi o göz yaşları süslerdi.
Gürbüz çocuklardık, apalak olurduk, oyunlar oynardık uzun saçlarında. Eğreti durmazdı bulunduğumuz hiçbir mekanda hiçbir eşya... Dahası yabancı gelmezdik biz bize... İpeğe sarılmış çelikten daha sağlam mı bağlanmıştık gök yüzüne? O vakit kimse senden “Fİ” diye söz etmezdi, hatırlamak için zorluk çekmezdi...

Oysa seni senle yaşamaktı hasretini çekmek! Hasretini çekmek her şeyimizdi oysa! Yokluğun bizde varlığın her yerdeydi. Gözlerimizde gözlerin sözlerimizde sözlerin; imlasız, virgülsüz, noktasız durmadan duraksamadan sen vardın; O vakit hecede, aruzda, lirikte, epikte ve nesirde ve şarkıda sen vardın. Bütün mazlumlarda, ihtiyar piyangocuda, simitçi delikanlıda... Sen vardın. Gam sendin, keder sen. Gelen sendin olur olmaz vakitlerde, giden sendin ayrılıkla ilgili çizilmiş bütün resimlerde... Ve sendin aşkları uğruna zindanlara atılan, vahşi hayvanlara parçalatılan, topraklara gömülen, insanlara bahçe bahçe çiçek yollayan! Kimse senden “Fİ” li bir söz başıyla bahis etmezdi o zaman. Uzun saçlarından, yeşil gözlerinden...

Hasretin geçti, bitti sonra... Aşikar oldun ansızın, çıplak gözlerimizle görür olduk, gül tenine dokunur olduk... Hayra yorulacak sırları kalmadı düşlerinin... Yıldızlar ellerimizden kanatlarıyla uçuverdi, kara kocaman duvarlara resimlerin çizilmez oldu, noktalı virgüllü duraksar oldu seninle ilgili bütün hayaller... Ne ihtiyar piyangocuya ne de simitçi delikanlıya güzel günler için ümit veren oldu. Uzun saçlarını, yeşil gözlerini, hasretini çaldılar bizden... Sonra sis kaldı, duman kaldı, kül kaldı... “Fİ” diye anılmak, anlatılmak bize o günden kaldı!

Bir de Kafdağı’nda küçük kırmızı bir çiçek kaldı... Her şeyimiz Kafdağı’nda kaldı! Şimdi Kafdağı’nda Zümrüt-ü Ankâ ve umut var...


Get your email and more, right on the new Yahoo.com

Wed Oct 4, 2006 6:34 am

umaybike
Offline Offline
Send Email Send Email

Forward
Message #1134 of 6589 |
Expand Messages Author Sort by Date

18 Nisan 1999 Sonrasında Kafdağı’na Hicret! Cumhur BULUT www.millethaber.com Ten sarısını, peri düşünü andırırdı; gökkuşağı yedi renkliydi...
umay umay
umaybike
Offline Send Email
Oct 4, 2006
6:55 am
Advanced

Copyright © 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help