Search the web
Sign In
New User? Sign Up
kirk-ambar · Kırkambar
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Real people. Real stories. See how Yahoo! Groups impacts members worldwide.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
BAŞBUĞ'DAN:TÜRK FİKİR HAREKETLERİ TARİHİNE BAKIŞ   Topic List   < Prev Topic  |  Next Topic >
Reply | Forward < Prev Message  |  Next Message > 
BAŞBUĞ'DAN:TÜRK FİKİR HAREKETLERİ TARİHİNE BAKIŞ
 
Hakim fikir akımları
Türk fikir hareketleri tarihine baktığımız zaman İslamcılık, Ümmetçilik fikrini ve Tanzimattan sonra bilhassa Osmanlıcılık görüşünü, bir siyasi fikir olarak görürüz. Bundan sonra da Türkçülük, PanTürkizm ve Turancılık fikirlerini görürüz. Daha sonra da Milli Kurtuluş Savaşı ve ondan sonraki sahada da başlıca iki fikir hareketi ortada görülür. Bunlardan birisi Anadoluculuk, diğeri de Türkiyecilik.
İslamcılık
İslamcılık bütün Müslüman ülkelerin birliğini hedef tutan bir görüş. Bu görüşün Osmanlı İmparatorluğunda kabul edilmiş olmasının önemli sebeplerinden birisi, Osmanlı Padişahlarının aynı zamanda İslam Halifeliği ünvanını, ve görevini de taşımış olmalarıdır. Fakat zamanla, özellikle Batı memleket1erinin büyük imparatorluklarının emperyalist faaliyetleri de tesir göstererek, bu fikir, bu görüş baltalanmış, zayıflatılmış ve Müslüman olmakla beraber çeşitli Müslüman memleketler halkı birbirlerine karşı harplere, mücadelelere sevk edilmiştir. Osmanlı Devleti, başında halife de bulunmasına rağmen ve halife tarafından cihad da ilan edilmiş bulunmasına rağmen, Müslüman olan başka milletlerin Hıristiyan olan Batı memleketleriyle ittifak edip birleşerek Müslüman Osmanlı Devletine; Müslüman Türk Milletine karşı silahlı mücadeleye girip onu yıkmak için hıristiyan devletlerle ittifak halinde çalışmaları gibi durumlar meydana gelmiştir.
Osmanlıcılık
Osmanlıcılık fikri ise, Tanzimatın ilanından sonra daha çok üzerinde durulan bir fikir hareketi olmuş. İmparatorluğun o günkü sınırlan içinde bulunan çeşitli milletleri din ve milliyet farkı gözetmeksizin «Osmanlı» adı altında bir millet haline getirmek, bir varlık haline getirmek görüşü; -ki bunun da çeşitli olaylar, zamanın meydana getirdiği birçok şartlar- imkansız olduğunu göstermiş ve neticede bu fikrin de tutulacak bir fikir olmadığı inancını yaratmıştır.
Milliyetçilik
Türk Milliyetçiliği, Türk Milletinin kendi varlığını meşru savunma isteğinden, meşru savunma duygusundan doğmuş bir şuur ve duygudur. İmparatorluğun uzun yüzyıllar bütün yükünü taşıyan Türk halkı, Türk unsuru imparatorlukta en çok ezilen ve en çok da, ihmal gören bir unsurdur. Biraz önce temas ettiğim gibi İslam birliği, Osmanlıcılık fikirleri içinde, o da bütün bu fikirlerin tahakkuku için elinden gelen bütün imkanları harcamış, her şeyi yapmıştır. Fakat zamanla bakmıştır ki, bir taraftan Sırbistan, bağımsızlık alıyor, bir taraftan Bulgaristan, bir taraftan Romanya, derken Müslüman oldukları halde Araplar ve başka Müslüman unsurlar, onlar da: «Biz Türk değiliz» diyorlar, bağımsızlık peşinde koşuyorlar. İşte bu akımlar Türk Milletinde derinden derine kendi milli benliğini duymak, milli şuuruna ermek ve artık sadece kendi halkından, kendi cinsinden, kendi milletinden medet ummak, beraber olmak, bir araya gelmek fikrini, duygusunu meydana getirmiştir ki; bu da meşru bir savunma duygusudur, Türk Milliyetçiliği hiçbir zaman şoven olmamıştır. Hiçbir zaman başka bir milleti küçük görmek, yok etmek ve yahut o millete zulüm etmek fikri ile duygusu ile alakası olmamıştır. Eğer öyle olsaydı 500 sene, 800 sene, 900 sene bizim idaremizde, elimizin altında kalmış olan milletlerin 500 sene sonra, 900 sene sonra ayrı bir millet hüviyeti, varlığı gösterememiş olmaları, içimizde eriyip gitmiş olmaları icap ederdi.
Türkçülük, Milliyetçilik anlayışımız; manevi şuurlanmaya dayanır. Bu temel üzerinde Türklük şuuruna erişmiş, samimi olarak «Ben Türküm» diyen herkes Türktür. Türkçülük ve Türkün tayininde, sapık ölçülere, özellikle mezhepçiliğe, coğrafyacılığa, laboratuvar ırkçılığına inanmıyoruz. Başka milletleri küçük gören, dünya barışını tehlikeye koyan antropolojik ırkçılık, Türk Milliyetçilik Ülküsünün dışındadır. Milliyetçilik anlayışımız. maneviyatçı, akılcı, demokratik, çağdaş bir milliyetçiliktir. Nazist Hitler ırkçılığının komünist ırkçılığının, her türlü antidemokratik, insan sevgisine dayanmayan emperyalist ırkçılığın karşısındayız. Emperyalist ırkçılık, milli devlet fikrini tanımaz. Milliyetçi Hareket, Milli devlet fikrine inanır, bütün devletlerin eşitlik ve bağımsızlığını savunur, her milli devletin ülke ve millet bütünlüğüne saygı duyar.
Türk Milliyetçiliği meşru savunma, yüksek insanlık duyguları ve Türk Milletinin kendi tabii haklarının savunulması, korunulması duygusu ve iradesinin, şuurunun bir ifadesi olmuştur.
Türkçülük fikri de bu şuur ve bu duygudan doğmuştur. Türkçülüğü kısaca şu şekilde özetleyip tarif edebiliriz: «Her faaliyetin Türk Milletinin Milli menfaatlerine uygun bir şekilde düzenlenmesi, yürütülmesi görüşüdür.»
Pan-Türkizm ve Turancılık Fikirleri
Birinci Cihan Savaşı'ndan önce Türkiye'de başgöstermiş olan diğer unsurlar arasındaki ayrılık arzuları, Türkiye'de Osmanlı sınırları dışında kalmış olan diğer Türklerle birleşmek ve onlarla bir varlık meydana getirmek fikirlerini yaratmıştır. Bu fikirler yalnız Türkiye sınırları içerisinde bulunan Türkler arasında değil, Türkiye sınırları dışında bulunan Türkler arasında da doğmuş ve karşılıklı bunlar birbirlerini bulmuşlardır. Kırım'da İsmail Gaspıralı, Kazan'da, Başkurt memleketinde, Azerbaycan'da, Türkistan'da başkaları... Yer yer orada bulunan Türk toplumları da kendilerini yabancı boyunduruğundan kurtarmak ve bir birlerinin aynı olan, başka başka parçalar halinde bulunan toplumlar birbirleriyle kültür bağları kurmuşlardır. Bunun neticesi olarak da o günlerde memleketimizde bir Pan-Türkizm siyasi fikir cereyanı yayılmış ve devlet adamlarına kadar bu fikir ulaşmıştır. Turancılık fikri ise daha geniş bir saha bulmuştur. Macarlar Finler, Polonya'da yaşayan Mişerler yani Turan asıllı olan birçok milletler bu fikri evvela ortaya atmışlardır. Macarların böyle bir fikir ortaya atmalarında güttükleri gaye; bilhassa o gün için kendileri Slav baskısıyla Germen baskısı altında sıkışmış kalmışlardır. Kendi asıllarının Turan aslından, Turan kavminden olduğunu düşünerek böyle bir fikir ortaya atmışlardır. Bütün Turan asıllı olan milletlerin, kavimlerin bir birlik kurması fikri, -ki bu fikir Türkiye'de çok taraftar bulmuş değildir,- nihayet ilim kitaplarında yer almış bir fikirdir.
Türk Birliği Fikri
Fakat Türkiye'de asıl taraftar bulan ve devlet adamlarına kadar bir siyasi görüş olarak yer eden fikir; Türk Birliği fikri idi. Bunu da hareket haline getirmeyi istemiş olan. örnek şahsiyet Enver Paşa idi. Tabii ki bu fikir de içinde bulunulan imkan ve şartlar dolayısıyla gerçekleşmek imkanı bulamazdı, bulamamıştır. O gün için ve Birinci Cihan Harbi sonunda Türkiye'nin büyük kayıplara. büyük zayiata uğrayarak Osmanlı Devleti'nin bu harpte yorgun ve zayıf düşmesine sebep olmuştur. İşte bunlara değinişimin sebebi, Türkiye'nin dış politikasını, Türkiye Cumhuriyetinin dış politikasını hazırlayanlar, bütün bu geçmiş Türk fikir hareketleri tarihinden tecrübeler almıştır ve ona göre Türkiye'nin dış politikasına yön vermeye çalışmışlardır.
Türkiyecilik ve Anadoluculuk
Milli Kurtuluş Savaşından sonra ise, memleketimizde Türkiyecilik, Anadoluculuk dediğimiz iki görüş, fikir adamları arasında zaman zaman tartışma konusu olmuştur. Anadoluculuk görüşünü savunanlar, Türkiye'ye Türklerinin Orta Asya'dan 1071 Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra gelip yerleştiklerini, yerleştikten sonra Anadolu'da yaşayan insanları da Müslüman etmek suretiyle onlarla kaynaşarak burada yeni bir varlık, yeni bir vücut meydana getirmiş oldukları; binaenaleyh bundan evvelki Türk tarihi ile bundan sonraki Türk tarihi arasındaki farklar bulunduğunu ileri süren bir görüş sahibi idiler, ırki tarihle millet tarihinin ayrılması gerektiğini savunurlar.
Türkiyecilik ise; Türkiye'nin Lozan Antlaşmasıyla tespit edilmiş olan sınırları içerisindeki insanların varlığıyla, mukadderatıyla ilgilenmek ve onların korunmasını, yükseltilmesini sağlamak ve bu sınırlar dışında kalmış Türklerle ilgilenmemek, onların da kendi mukadderatlarını kendilerinin çözmesini temenni etmek, onlar için sadece iyi temenniler beslemek görüşü olarak özetlenebilir.
 
Ülkü Ocakları Genel Merkezi resmi internet sitesi / www.ulkuocaklari.org.tr
 


How low will we go? Check out Yahoo! Messenger’s low PC-to-Phone call rates.

Tue Sep 12, 2006 3:48 pm

alibulenteylul
Offline Offline
Send Email Send Email

Forward
< Prev Message  |  Next Message > 
Expand Messages Author Sort by Date

BAŞBUĞ'DAN:TÜRK FİKİR HAREKETLERİ TARİHİNE BAKIŞ Hakim fikir akımları Türk fikir hareketleri tarihine baktığımız zaman İslamcılık,...
alibülenteylül
alibulenteylul
Offline Send Email
Sep 12, 2006
4:03 pm
Advanced

Copyright © 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help