Search the web
Sign In
New User? Sign Up
hasbihal · Hasbihal DUA ve YAZISMA grubu
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Want to share photos of your group with the world? Add a group photo to Flickr.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Messages 14560 - 14589 of 14589   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Messages: Show Message Summaries   (Group by Topic) Sort by Date v  
#14589 From: Ayse Resad <ayseresat@...>
Date: Tue Dec 15, 2009 1:08 am
Subject: FW: Dünya tren sistemleri
ayseresat
Offline Offline
Send Email Send Email
 


 
--------------------------------
 
 
~~~~~~~~~~~~~~~
 

Lütfen dikkat: Eger bu maili baskalarina iletmek isterseniz (forward), mail adresimi silin. En fazla 3 -4 saniyenizi alacaktir. Ayrica, göndereceginiz arkadaslarin mail adreslerini To (kime) bölümüne degil, Bcc: (Gizli kopya)'ya yazarak adreslerin görünmez olmasini saglayin. Böylece size ve arkadaslariniza viruslu maillerin gönderilmesini engellemis ve de  mail adresi toplayan spam'cilara aracilik etmemis olursunuz.



 
ÇİN’İN CRH2




TAYVAN’IN THSR
 




KORE’nin KTX







JAPONYA’nın SHINKANZEN





İSPANYA’nın AVE






İNGİLTERE’nin EUROSTAR







FRANSA’nın TGV






DUBAI 'nin METRO







Ve şimdi en iyisi!

HİNDİSTAN’nın!







ve 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
Pakistan!!!!!
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
Üzgünüz 
Tren gecikti…
. 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
.
 
 
Evet, sonunda gelebildi…..  
  rail.jpg
 

 

 
 
 


#14588 From: Ali Mert <alim_ert@...>
Date: Thu Dec 17, 2009 4:22 pm
Subject: ERGENEKON'U HALA ANLAMAYANLARA
alim_ert
Offline Offline
Send Email Send Email
 

ERGENEKON'U HALA ANLAMAYANLARA

Sokaklar karışık.

Bir el yine yıllarca yaptığı gibi kardeşi kardeşe vurdurmaya çalışıyor.

Ülkede kaos ortamı oluşması birilerinin işine geliyor.

Karanlık emelleri olanlar yine terörü taşeron olarak kullanıyor.

Bir kez daha tünelin ucunda ışık görünmüşken askerlerimiz şehit ediliyor.

Kürt vatandaşların temsilcisi olduklarını iddia edenler kaosun yangınına ateş taşımak için elinden geleni yapıyor.

Türk’ün de Kürt’ün de yıllarca süren acılarını dindirmek için adım atılırken birileri bu adımları çatışmaya dönüştürmenin hesabını yapıyor.

Karanlık odaklar milletin tepesine üşüşmeye çalışıyor.

Ne zaman bu topraklarda eller birbirine uzansa, ne zaman insanlar kucaklaşmaya heveslense, birileri hemen topuyla tüfeğiyle taarruza geçiyor.

Ne zaman bu topraklarda kardeşlikten bahsedilse birileri hemen düşmanlığı ortaya sürüyor.

Ne zaman Türkiye’de bir dönüm noktası yaşansa birileri hemen aşağılık tuzaklarını devreye sokuyor.

Birileri Türkiye’de baharı hazmedemiyor.

Türkiye’de terör en çok Kürt halkını vurdu.

Yaşanan kaos ortamı en çok Doğu ve Güneydoğu halkını tecrit etti.

Kürt halkının haklarını savunduğunu iddia edenler en çok da Kürtleri yaraladı.

Bu nasıl bir tezat ?

Terör Kürtleri kalkan olarak kullanıyor.

Biz bu filmi son 50 yılda onlarca kez gördük.

Milli iradeyi hazmedemeyenler iktidar mücadelesi için gözlerini kırpmadan milleti birbiriyle çatıştırmaktan geri durmuyor.

12 Eylül’ü yapan Kenan Evren “aslında ihtilali 2 yıl önce yapacaktık şartların olgunlaşmasını bekledik” demedi mi ?

Acaba bir darbe için şartlar nasıl olgunlaşır ?

1977-80 arası yaşananları gözünüzün önüne getirin.

Bir taraftan sokaklar karıştırılırken diğer taraftan işçi eylemleri tertiplenmedi mi ?

Taksim olayları, Eczacılık Fakültesi olayları bugün Ergenekon ile irtibatlandırılıyor.

Bir de günümüze bakın.

Demiryolu işçileri, tekel işçileri, sokaklara dökülüp iktidarı protesto gösterileri yapıyor.

Sokaklarda Türk-Kürt çatışmasının zemini hazırlanıyor.

Bu ülkenin her olağanüstü hale götürülmesi öncesi insanlar sokaklara dökülüp birileri de onların üzerine ateş açmadı mı ?

İstisnasız hepsinde bu oldu.

Onun için Dolapdere’de kurusıkı silahın namlusunu sokakta eylem yapanlara doğrultmak çok şaşılası bir durum değil.

Muş Bulanık’ta rastgele sokaktakileri taramak da çok akıl almayacak bir durum değil.

Öyle ihtilal yıllarına gitmeye gerek yok.

Son 3-4 yılda birilerinin ellerine bombalar verip gazete binaları bombalatılmadı mı ?

Birilerinin eline silah verilip Danıştay’da katliam yaptırılmadı mı ?

Daha fazlasını yapmak için el bombaları, lav silahları toprağa gömülüp bekletilmedi mi ?

Bu ülkede Ergenekon diye bir yapı, motorize sokak timleri kurup Kürt vatandaşları evlerinden toplamayı planlamadı mı ?

Şaşıracak bir şey yok.

Bütün bunların hepsini bir kenara koyun.

Küçücük çocukların Koç müzesini ziyarete götürülmeleri ve orada katledilmeleri için teşvik edici kampanyalar planlanmadı mı ?

Düşünsenize; bu hainler güle oynaya müze gezmeye gittiğini sanan evlatlarımızı orada bombayla havaya uçuracaktı.

Bunların hiçbiri hayal mahsulü değil.

Hepsinin belgesi delili ortada.

Bütün bunlar iktidarı devirmek, Türkiye’de yönetimi ele geçirmek, kapalı bir sistem kurmak ve milletin canına okumak için planlanmadı mı ?

Bugünleri planlayanlar eğer Ümraniye’deki bombalar ele geçirilip bu işin üzerine gidilmeseydi neler yapardı siz düşünün.

Topraktan lav silahları fışkırmasa, denizden mermiler çıkmasa, emekli askerlerin cephanelik evlerine ulaşılamasa bugün sokaklarda yaşanabilecekleri siz düşünün.

Ergenekon’u hala ciddiye almayanlar bugünkü tabloyu nasıl okuyor acaba ?

http://www.samanyoluhaber.com/y_335559_abdullah-abdulkadiroglu-ergenekonu-hala-anlamayanlara.html



#14587 From: HALDUN KESKIN <keskinlergenpa@...>
Date: Fri Dec 11, 2009 9:04 am
Subject: KULLANMANIZ GEREKEN MUCZE
haldunkeskin
Offline Offline
Send Email Send Email
 

ifa Kayna Bir Bitki: Zeytin ve zeytinya


"ncire ve zeytine andolsun." (Tin Suresi, 1)

Zeytin... Sahip olduu besin deeri ile insan saln koruyan bir mucize…

ok eski alardan bu yana tketilen zeytin, zamanla nemini daha da arttrm, sofralardaki daimi yerini alarak insan salnn nemli bir koruyucusu olmutur. Besin deeri olduka yksek olan zeytin, ayn zamanda yayla da sala olan katksn arttrmaktadr.

Sala olumsuz hibir etkisi olmayan zeytinya, ierdii antioksidanlar sayesinde kalp-damar hastalklar ve kansere kar da koruyucu bir etki gsterir. zellikle gnmzde kalp ve damar ikayetlerinin oalmas, bu mucizevi besinin insan sal asndan nemini daha da artrmaktadr. Allah zeytinle ilgili olarak ayetlerde yle buyurmaktadr:

"Sizin iin gkten su indiren O'dur; iecek ondan, aa ondandr (ki) hayvanlarnz onda otlatmaktasnz. Onunla sizin iin ekin, zeytin, hurmalklar, zmler ve meyvelerin her trlsnden bitirir. phesiz bunda, dnebilen bir topluluk iin ayetler vardr." (Nahl Suresi, 10-11)

Besin Kayna: Zeytinya

Son yllarda yaplan aratrmalar, zeytinin yalnzca lezzetli bir gda deil, bunun yannda yksek kaloriye sahip nemli bir besin kayna olduunu da ortaya koymutur. Zeytinin yan sra zeytinin ya da, nemli bir besin kaynadr. Kuran'da zeytin aacnn yana u ayetle dikkat ekilmitir:

"Allah, gklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, iinde era bulunan bir kandil gibidir; era bir sra ierisindedir; sra, sanki incimsi bir yldzdr ki, douya da, batya da ait olmayan kutlu bir zeytin aacndan yaklr; (bu yle bir aa ki) neredeyse ate ona dokunmasa da ya k verir. (Bu,) Nur stne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yneltip-iletir. Allah insanlar iin rnekler verir. Allah, hereyi bilendir." (Nur Suresi, 35)

Yukardaki ayette "mubareketin zeytunetin" ifadesiyle, zeytin "bereketli, kutlu, uurlu, saysz yarar salayan" anlamlarna gelen mbarek sfatyla nitelendirilmitir. "Zeytuha" ifadesiyle bildirilen zeytinya, tm kat yalarn aksine, tm uzmanlar tarafndan bata kalp ve damar sal iin olmak zere en ok tavsiye edilen ya tr olarak bilinmektedir. Zeytinin ve zeytinyann salk asndan faydalarn yle sralayabiliriz:

Kalp ve Damar Sal zerindeki Faydalar:

Zeytin ve zeytinyann iinde ya asitleri bulunur. Bu asitlerin ou vcut iin zaruri olan tekli doymam omega-6 (linoleik asit) yalardr. Tekli doymam yalar kolesterol iermezler. Bundan dolay zeytinya dier yalarn aksine kandaki kolesterol orann ykseltmemekte, tam tersine kontrol altnda tutmaktadr.

Bu konuda yaplan almalarda, 1 hafta boyunca her gn yaklak 2 yemek ka doal zeytinya tketen insanlarn kolestrol dzeylerinde son derece olumlu sonular elde edilmitir... Antioksidanlar, vcudumuzdaki zararl maddeleri etkisiz hale getiren ve hcrenin tahrip edilmesini engelleyen son derece nemli maddelerdir. Dzenli zeytinya kullanan insanlarda yksek antioksidan seviyeleri izlenmitir. Ayrca zeytinyann kalp hastalklarn nledii pek ok aratrma ile de tasdik edilmitir.

Yksek oranda kalp ve damar hastalklar vakalarna rastlanan lkelerde ounlukla yksek kolesterol dzeyine sahip doymu yalar tketilmektedir. Bu yanl beslenme alkanl Akdeniz diyeti yani zeytinya tketimi ile dzeltilebilmektedir. Zeytinya kandaki kolesterol dzenledii iin kalp ve damar hastalarna ila olarak tavsiye edilmektedir.

Bunun yan sra zeytinya omega-6 ya asidinin omega-3 ya asidine orann da dzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6 ya asitlerinin vcuda belli bir oranda alnmas ok nemlidir. nk bu oranlardaki dengesizlik durumunda hastalklar ve kanser de dahil olmak zere, kalp ve baklk sistemi ile ilgili birok hastaln ilerlemesi sz konusu olmaktadr. Tm bu sebeplerden dolay pek ok insan zeytinya ile salk bulmaktadr. Amerikan Kalp Birlii, kalp hastal riskini azaltmak iin yksek tekli doymam ya diyetlerinin, %30 dk yal diyete bir alternatif olabileceini ortaya karmtr.

Kanseri nlemedeki rol:

The Archives of Internal Medicine dergisinde yaynlanan bir alma, yksek oranda zeytinya tketen kadnlarn gs kanserine yakalanma riskinin daha az olduunu gstermitir. New York'ta Buffalo niversitesi aratrmaclarnn yrtt ayr bir almada ise, zeytinya gibi bitkisel yalarda bulunan bir madde olan -sitosterol'n prostat kanser hcrelerinin oluumunu engellemede yardmc olabildiini kantlamtr. Aratrmaclar -sitosterol'n hcrelerin blnmemesi emrini veren hcre ii haberleme sistemini glendirdii, bylece hcre bymesi kontrolsz hale gelmeden kanserin engellenebilecei sonucuna varmlardr.

Oxford niversitesi'ndeki doktorlar tarafndan yrtlen son aratrmada da, zeytinyann barsak kanserine kar koru- yucu zellie sahip olduu belirlenmitir. Doktorlar zeytinyann barsak kanserinin balamasn engellemek iin midedeki asitle tepkimeye girdiini kefetmilerdir. Oxford aratrmaclar ayn zamanda zeytinyann safra asidi miktarn azaltarak ve DAO (diamin oksidaz adl enzim) seviyesini ykselterek, anormal hcre artna ve kansere kar koruyucu olduunu kefetmilerdir.

Ayrca aratrmaclarn raporlarna gre bol miktarda zeytinya ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir hastalk olan romatizmal arterit (atardamar enfeksiyonu) geirme riski azalmaktadr.

Kemik geliimine yardmc olmas:

erdii E, A, D, ve K vitaminleri, ocuklarn ve erikinlerin kemik geliimine yardmc olmas, kalsiyum kaybn engelleyerek kemikleri glendirmesi bakmndan zeytin olduka nemlidir. Zeytin, yallara da zellikle tavsiye edilmektedir; nk sindirimi kolaydr ve minerallerle vitaminlerin vcutta kullanlmasna yardmc olur. Ayrca minerallerin kemiklerde kmesini salayarak kalsiyum kaybn da engeller. Kemikler organizmann mineral yaplarnn deposunu oluturur ve kemiklerde mineral birikimi olmad takdirde kemik erimesi gibi ciddi rahatszlklar ortaya kmaktadr. Bu bakmdan zeytinin iskelet sistemimiz zerinde ok olumlu katks vardr.

Yalanmay nlemesi:
Zeytinyann ierdii vitaminler, hcre yenileyici zelliklere sahip olduklar iin, yallk tedavisinde de kullanlr, cildi besler ve korurlar. Besinlerle beraber bedenimize "serbest radikal" denilen baz maddeleri de alrz. Zeytinya, bata E vitamini olmak zere, ierdii ok saydaki antioksidan maddeyle bu zararl maddelerin vcudumuzda neden olduu tahribat nler, hcrelerimizi yeniler, doku ve organlarmzn yalanmasn geciktirir.

Tansiyon drc:

Archives of Internal Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli saysnda yaynlanan bir alma, zeytinyann yksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadr. Ayrca zeytin aacnn yapra ile tansiyon drc ilalar yaplmaktadr.

organlara faydalar:

Zeytinya mide asidini azaltarak mideyi gastrit ve lser gibi hastalklara kar korur. Bunun yan sra safra salgsn harekete geirerek, sindirimin en mkemmel hale gelmesini salar. Safra kesesinin boalma ilemini dzenler ve safra ta riskini azaltr. Ayrca iindeki klor sayesinde de bbrein almasna yardmc olur ve bylece vcudun atklardan arnmasn kolaylatrr. Bunlarn yan sra beyin damarlarnn salna da olumlu etkisi vardr.

Yzyllar ncesinde Bildirilen Gerek…

Grld gibi bugn birok bilim adam zeytinyan esas alan beslenme modelinin en ideal model olduunu dnmektedir. Bu zelliklerinden dolay gnlk beslenme programnda her nde bulunmas gereken en temel besinler zeytin ve zeytinya olarak belirtilmektedir. Allah'n pek ok ayette dikkat ektii zeytin bitkisinin faydalar, ancak tp biliminin gelimesiyle kefedilmitir.

Besin Uzmanlarnn ve Tp Dnyasnn Mucize Besini Kefi...

Zeytinya, tm bu zellikleri dolaysyla son yllarda uzmanlarn olduka dikkatini ekmektedir. Uzmanlarn yorumlarndan bir ksm yledir:


  • Harvard niversitesi Halk Sal Okulu Epidemiyoloji Blm Bakan Dr. Dimitrios Trichopoulos: "Amerikal kadnlar doymu yalarn yerine daha fazla zeytinya tketmi olsalard gs kanseri riskinde %50 kadar azalma gerekleebilirdi." "Zeytinya baz habis tmr trlerine kar koruyucu bir etkiye sahiptir: Prostat, gs, kolon, pullu hcre ve yemek borusu tmrleri."
  • Salk ve beslenme konusunda nde gelen otoritelerden biri, CNN'in dll muhabiri, The Food Pharmacy (Besin Eczacl) ve Food-Your Miracle Medicine (Besin- Mucize lacnz) adl kitaplarn yazar ve uluslararas bir ke yazar olan Jean Carper: "talyanlar tarafndan yaplan yeni bir aratrma zeytinyann, LDL kolesterolnn atardamarlar tkama zellii de dahil olmak zere baz hastalk sreleriyle savaan ...antioksidanlar ierdiini bulmutur."
  • Diyetisyen ve beslenme uzman, The Pyramid Cookbook: Pleasures of the Food Guide Pyramid (Piramit Yemek Kitab: Besin Rehberi Piramidinin Lezzetleri) adl kitabn yazar olan Pat Baird: "Zeytinyann ok ynll... Uzun zamandr var olan zeytin ve onun beden salna olan faydas hakknda daha reneceimiz ok ey var."
  • Miami niversitesi Tp Fakltesi'nden D. Peck: "Zeytinyann baklk sistemini glendirdii ortaya karlmtr..."
  • Milano Eczaclk Fakltesi'nden Bruno Berra: "... natrel szma zeytinyann kk polar bileenleri LDL'nin oksidasyona olan direncini belirgin ekilde artrr."
  • II. Federico niversitesi Dahiliye ve Metabolizma Hastalklar Blm'nden A. A. Rivellese ve G. Riccardi, M. Mancini: "Zeytinya inslin direncini engeller ve kandaki glikozun daha iyi kontroln salar."
  • Harvard niversitesi Halk Sal Okulu'ndan Frank Sacks: "Zeytinya asndan zengin bir diyet ar imanl kontrol altna almada ve tedavi etmede dk yal bir diyetten daha etkilidir. Ayrca daha uzun sreli kilo kaybna neden olur ve kiloyu korumak daha kolaydr nk gzel bir tad vardr."


    ocuklarn geliimine katks:

    Zeytin ve zeytinya, ilerinde bulunan linoleik asitten (omega-6 ya asidi) tr yeni domu bebekler ve geliim andaki ocuklar iin son derece faydal besinlerdir. Linoleik asidin eksiklii, geliimin yavalamasna ve hatta birtakm deri rahatszlklarnn ortaya kmasna neden olur.

    Zeytinya vcudumuzdaki zararl maddelerin vcudumuzda neden olduu tahribat nleyen antioksidan elementleri ve insan iin byk nem tayan ya asitleri ierir. Bunlar da hormonlara destek olur ve hcre zarnn oluumuna yardmc olurlar.

    Zeytinya, insan stndeki ya asidi oranna benzer, dengeli bir oklu doymam bileime sahiptir. nsan vcudu tarafndan elde edilemeyen, ayn zamanda vcut iin vazgeilmez nemi olan bu temel ya asitleri asndan, zeytinya yeterli bir kaynaktr. Bu faktrler zeytinyan, yeni domu bebekler iin olduka faydal klmaktadr.

    Doum ncesi ve sonrasnda bebek beyninin ve sinir sisteminin doal geliimine katkda bulunmasndan dolay uzmanlarca, annelere nerilen tek ya, yine zeytinyadr. Anne stne yakn miktarda linoleik asit iermekle beraber yasz inek stne zeytinya katldnda anne st kadar doal bir besin kayna zellii kazanr.

#14586 From: Fatih Elmali <felmali@...>
Date: Thu Dec 10, 2009 8:35 pm
Subject: AHMED el-RUFA - 99
felmali
Offline Offline
Send Email Send Email
 
SELAMUN  ALEYKUM   

 

99-                                ilk gnderim mar 14 2006


 

yle bir hikaye anlatlr:

aresizin biri kuyuya dt.
Orada bir sre kald. Sonra oraya bir takm yolcular geldi.

- Acaba kuyuda kimse var m ?

diyerek seslendiler.


O kii kurtulu midi ile,
orada olduunu anlatmak iin seslenmek istedi.

Onun bu niyeti zerine bir gizli ses geldi:

- Her yardm isteyen benden ister.
Yardmm da grr.
Halbuki sen, Beni brakp bakalarna komak istiyorsun

Bunun zerine, o adam hi sesini karmad.
Yolcular da, kuyunun iine kimse dmesin, diyerek azna bir sal kapatp gittiler.


Kuyudaki adam bunun zerine, hayattan midini iyice kesti.
Artk Allahtan baka yardmcs olmayacana inand.

Sonra yle yalvarmaya balad:

- Allahm, bana yardm edecek kimse kalmad.
Sana muhtacm, beni buradan kurtar..

Az daha kald, sonra bir arslan geldi.
Kuyunun azn at, kendini iine att..
Sonra trmanp kmaya balad.

O adam da iin inceliini sezdi ;
arslann kuyruuna yapt.
Bylece dar ktlar.

Oradan bylece kurtulduktan sonra, u sesi duydu:

- Seni zararl bir mahlukla,
zarardan Kurtarandan
MDN KESME ......

Rfai , Hakikati Maallah , s: 303-304

 
SELAMUN  ALEYKUM


#14585 From: Ayse Resad <ayseresat@...>
Date: Sat Dec 19, 2009 12:26 am
Subject: VAHDET Bey'le AŞURE
ayseresat
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Hava soğuk ama kar çok az. Susuzluk tehlikesi gündemde. Dünya, küresel ısınmayı konuşuyor. Şehre kapanıp kalmaktan sıkılmışım. Uzaklaşsam nereye gideceğim?.. İyisi mi bir dost gönülle muhabbet. Vahdet Beyi arasam mı?

Dükkana telefon açıyorum. Çırak; “ Şimdilerde dağ evine çekildi. Aşureden sonra döner ” diyor. Allah Allah, dağ evi de nereden çıktı?.. Bilirdik zaman zaman uzlete çekilir ama kış günü dağ evi, hani yaz olsa, diyeceğim yayla keyfi… Tuhaf, ne zaman ne yapacağı belli olmaz ki… Çıraktan aldığım numarayı çeviriyorum. Vahdet Bey o heybetli sesiyle karşımda:

- Baba, ne iş, kış ortası dağ?..

- Küçüklerin büyükleri hesaba çekmesi yeni mi âdet oldu?..


Aman kızdırmayayım. Haklı. Sorgular gibi konuşulmaz. Toparlanıyor ve usul- edep dairesinde konuşuyorum. Muharremin ilk 10 gününü oruçla ve de zikirle geçirmek için Bolu Dağına sırtını yaslayan köylerden birinde, akrabalarının yanına gitmiş. Yakında dönecekmiş.

Şimdi yanında olmaya nasıl can atıyorum bir bilseniz. Telefon sohbetimizin ortasında kalbimi okuyor:

- Yol durumu seni korkutmazsa çık gel istersen, dağ havası koklarsın.

- Şeyyy, nasıl desem, tabii canım istiyor ama seni rahatsız etmiş olmayayım.

- Rahatsız edecek olsan çağırır mıyım? Hala öğrenemedin; büyükler “ istersen, dilersen” dediğinde emirdir çocuğum!.. Ne zaman kavrayacaksın?!..

Çok şükür ilk fırçamı aldım. Doğru söylüyor. Davet büyükten gelmişse, üstelik nezaket gösterip dilersen demişse, koşup gitmek lazım.


Yol durumu nasıldır?.. Sis, yağmur, buzlanma? Tedirginlikler kemiriyor zihnimi. O an kuantumla ilgilenen bir dostun sözleri çınlıyor kulaklarımda: Evren; bakışın biçimini alan boşluk! Görüntü olumsuz da olsa olumlu bak, göreceksin her şey düzelecek!

Ya Allah, deyip fırlıyorum yerimden. Bismillah, yola çıkıyorum. Şartlar ne olursa olsun maksat gayeye varmaksa, teferruatı takıntı etmeye hiç gerek yok.


Hava pek iyi değil ama mesafe aldıkça kolaylaştığını hissedebiliyorum. 3 saate yakın süren yolculuk sonunda Bolu Dağına tırmanıyorum. Kışın güzelliğini burada seyredeceksin. Karla örtülen evler, beyaza bürünen çam ağaçları ve sisli zirveler…

İkindi namazında Bolu Dağı yamacındaki bir türbede buluşmak üzere sözleştik. Abant sapağının simetrisinde yer alan yoldan yukarı tırmanıyorum. Çam, gürgen, sedir ve meşe ağaçlarının ortasına saklanmış bir mekan burası. Hani tabela olmasa burada eski bir tekke ve büyük bir zatın türbesi olacağı hiç hatıra gelmez. Köylüler doğal ürünler pazarlıyor türbe girişinde. Yoğurdun, tarhananın, peynirin, kurutulmuş meyvelerin hası burada!... Kara, soğuğa aldırmadan çeşitli diyarlardan ziyaretçi akınını farklı araç plakalarından seziyorum.

Ezan okunuyor. Şadırvanda buz gibi suyla abdest, üzerime çöken yol yorgunluğu ve gafleti yıkayıp arıtıyor. Çivi gibiyim, canlandım. Cami girişinde kucaklaşıyoruz Vahdet Beyle. Hal- hatırdan sonra içeri geçiyoruz. Burası küçük bir cami… Ahşap dekore edilmiş. Enteresan olan; camiin orta yerinde kocaman bir ağaç gövdesi.. Mescidi inşa ederken ağacı kesmeye kıyamamışlar. Ona bir boşluk bırakıp çatıyı öyle yükseltmişler.

Namaz sonrasında adet olduğu üzere cemaat birbiriyle musafaha ediyor. 10-15 kişi ancak varız. Ayaküstü tanışma ve selamlaşma Vahdet Beyin etrafında yoğunlaşıyor. Önceden tanışmadıkları halde herkesin ona yönelişi garip geliyor bana. Anlıyorum ki; Hakkın Nurunu yansıtan mahaller mıknatıs gibi çekiyor insanları!.. Kelebekler nasıl ışığa üşüşürse gönül ehline de doğal bir yöneliş oluyor kendiliğinden.

İmam, aşure vesilesiyle küçük bir merasim yapılacağını bildiriyor. Dışarı çıkıyoruz. Camiin hemen yanındaki açık mezarlıkta yeşil parmaklıklarla çevrili türbede toplanıyoruz. Levhada şöyle yazıyor: TOKADİ HAYREDDİN (K.S.) Önceleri adını duyduğum bu zatın, Halveti Şabani yolunun kurucusu Şeyh Şaban-ı Velinin mürşidi olduğunu, ilim- hakikat yolunda uzun bir tahsil süreci yaşadığını, pek çok mürşidden feyizlendiğini okuyorum levhadan. İmam Efendi Muharrem ayı ve aşure üzerine kısa bir konuşmadan sonra duayı Vahdet Beye bırakıyor. Bizim ki öyle bir dua ediyor ki; iliklerimize kadar titriyoruz dokunduğu manalarla. Fatihadan sonra okuma odasına yöneliyoruz.

Burada sıcak soba başında Vahdet Bey Muharrem Ayı ve Ehli Beyt Sevgisi üzerine hoş bir sohbet açıyor. İnsanlarla kaynaşmasına, herkesin dilinden konuşmasına hayranım. Köylü ile köylü, avam ile avam, çocukla çocuk, büyükle büyük olurmuş Hakikat Ehli. Herkesi sığdırırmış okyanusa dönüşen gönlüne.

Mest oluyor dinleyenler. “ Akşama da kalın ” diye ısrar ediyorlar ama kırmadan mazeret bildirerek müsaade istiyoruz. İftarda yemek üzere yanımıza bir kap aşure veriyorlar.



Türbeden köye doğru yol alıyoruz. Yukarı çıkıldıkça kar yoğunlaşıyor, görüş alanı daralıyor. Küçük, şirin bir dağ köyü burası. Evler genellikle ahşap iskelete tuğla dizeme. Çatılardan buzlar sarkıyor. Akrabaları ile tanışıp bizim Vahdet Babanın mekanına çıkıyoruz. Biraz yüksekçe bir ev. Biz gelmeden soba yakılmış, yemekler hazırlanmış..

Hava kararıyor. Ezan yaklaşırken sofrayı birlikte kuruyoruz.. Kızılcık tarhanası çorba, bol salçalı kuru fasulye ve envai çeşit sebzeden hazırlanan turşular. Pilavın yanına da erik hoşafı. Daha ne isteriz?.. İftar ediyoruz. Akşam namazından sonra sobayı takviye ediyor ve üzerine çaydanlığı koyuyor. Tüpgazın yalancı alevinde değil, hakiki ateşte demleyeceğiz çayı.


Şöminenin âlâsı burada. Köylüler ocak diyor. Vahdet Bey ocağa birkaç dal odun atıp ateşliyor. Soba varken gerek yok belki ama lâhûtî bir atmosfer oluşsun istiyor herhalde. Ocaktan alevler yükselmeye başladığında lambayı kapatıyor. İşte şimdi oldu diyorum. Dışarıda atıştıran kar, ıslık çalan rüzgar, duvarlara yansıyan alev gölgeleri ve sırtımızı yasladığımız hasır yastıklar. Bundan iyisi can sağlığı…

Kalkıp sobanın üzerine kestaneleri diziyor. Çaydanlık üfürmeye başladı bile. Çayı demliyorum… Aşureden tadarken söze giriyor:

- Eeee, anlat bakalım, neler düşünüyorsun?

- Madem dağa çağırdın, yolda dağ üzerine düşündüm.

- Güzeeeellll….Neler buldun bakalım?..

- Dağ; hayatımızda önemli bir yer tutuyor. Sular dağdan kaynıyor, ağaçlar dağda yetişiyor.

- Evet.

- Rasül ve Nebilerin hayatında da çok yer işgal etmiş dağ!

- Güzel, devam et…

- Musa (as) , Tur Dağında vahye muhatap… İsa (as) , Zeytin Dağında havarilerine vaaz ediyor. Efendimiz (sav) Hira’da ilk vahiyle şerefleniyor. Hicrette Sevr dağı ve mağarası önemli… Ne bileyim, nebiler ve dağlar iç içe geçmiş sanki?..

- Neden sence?.. Ayetlere baktın mı?

- Baktım ya, mesela şöyle bir ayet var: ” Dağları birer çivi yaptık!” (Nebe’-7)

- Nasıl anladın sen çiviyi?..

- Fay hatları var yer kabuğu boyunca uzanan.. Bunların kesiştikleri yerde dağlar var!.. Dağlar adeta ek yerlerine çakılan çivi gibi, perçin gibi…

Bilimsel bir şeyler buldum, belki hoşuna gider de taltif eder diye beklerken surat asıyor.

Hiçbir şey demeden yerinden kalkıyor ve çayı getiriyor. Kızaran kestaneleri de… Bardağa çayı dökerken soruyor:

- Kur’ an coğrafya kitabı mı?

- Hayır, haşa!

- Fay hatları ile ayet izah ediyorsan Kur’an coğrafya kitabı olur.

- Ama, bilimsel gerçekler de var Kur’anda…

- Yerim senin bilimini! Öteleme! Kendinde bulacaksın gerçeği! Anladın mı, kendinde! Öteye ittiğin anda düşersin esfele… Ayeti bilimle, fayla izah, düşmeyesin!

- Peki ne demek ister bu ayet?..

- Sen bulacaksın!

- Büyüklerimiz daha iyi bilir, lütfetsen de dinlesek!

- Kolay yol…Biri anlatsın, öğreniver… Ohh ne kolay… Çalıştır saksıyı…

- Yok ben teslim olayım…

Kızsa da “Sen bilirsin ” demem Ona ayrı bir keyif veriyor, farkındayım. Tecrübeyle hakikatine erdiği konuları anlatmaya bayılır… Ocağa bir dal daha sürüp başlıyor:

- Dağ; benliktir. İnsan ömür boyu dağı aşmaya çabalar. Ama kolay değil. Önce bir kere benliği fark etmek kolay değil. Aşman gereken bir benliğin, egon olduğunu fark edecek, sonra da onu aşmanın yollarını arayacaksın.

- Allah’a giden pek çok yol var!

- Yanlış! Yollar çok, evet hepsi Allah’a doğru. Dönüş sadece Ona, inansan da inanmasan da kaçış yok. Ama Allah’a çıkan hakiki yol tek!

- Sırat-ı Müstakim.

- Evet, sırat-ı müstakim; İslam!

- Öteki yollar ne o zaman?..

- Patikayla, şoseyle işin ne? Düz yol, Sırat-ı Müstakim otobanı dururken? Bırak o yollarda yürüyenleri, sana otoban açılmışsa baz gaza!

- Eyvallah!.. Yürüyorum, kim tutar beni?..Heeeyyy!..

Kestanelerle çay da iyi gidiyor hani. Hava iyice karardı. Mehtap karlı zeminde bir başka güzel. Dışarıdan pencereye savrulan kar tanecikleri ay ışığında billur pırıltılar serpiyor.

- Vahiy; dağda inzal oldu ise; benliği aşınca çıkacak özünden hakikat bilgisi diyebilir miyiz ?

- Evet, öyle…

- Söyle bakalım, nasıl çıkacaksın dağa?..

- Dağ hakkında bilgi veren kitaplar alırım, okur, çıkarım!

- Bolu Dağını en iyi buranın köylüleri mi bilir, yoksa bir iki kere turlayıp oturduğu kentten turizm rehberi yayınlayan mı ?...

- Tabii ki buranın yerlisi iyi bilir!

- O halde?..

- Dağı aşmam için; dağı aşmış kimseyi bulup kılavuz edineceğim.

- İşte bu!.. Yoksa harita ile kitapla da çıkarsın ama nerede buzul var, uçurumların hali ne, fırtına ne yandan eser, bunlara vakıf olamayabilirsin!

- Fırtına; vehim… Buzullar da şeytanî, nefsî isteklerimizin kaygan zemini olsa gerek.

- Aynen öyle…

Tavşan kanı çayla içimiz ısındı. Oda yeterince sıcak… Dışarıda fırtına sürüyor. Uzaktan gelen kurt ulumalarına tedirgin çoban köpeklerinin canhıraş havlamaları karışıyor. Vahdet Bey yerinden doğruluyor.

- Kalk, zikredelim biraz.

Kalkıyoruz. Ellerini ellerime birleştiriyor. Bilek güreşi tutuşu gibi çapraz kavrıyor. Hafiften Allah, Allah, Allah, Huuu diyerek dönüyoruz…Sımsıkı tutuyor avuçlarımı…Bazen iter gibi savuruyor, bazen kendine çekiyor. Sema etmenin bu tarzını da yeni öğreniyorum.

- Şems ve Mevlana gibi mı olduk, diye fısıldıyorum…

Sus diye işaret ediyor… Kelime-i Tevhidden Hasbunallaha dek bir dizi zikir yapıyoruz. Merkezkaç kuvveti uyguluyor dönerken… Güneşin dünyaya uyguladığı gibi…Bazen sertçe vuruyor ayaklarını.. Ahşap zemin deprem olurcasına sallanıyor…Dönerken ayaklarımın yerden kesildiğini, kendimden geçtiğimi hissediyorum.

Yavaşça oturuyoruz. Diz çöküyor. “ Tefekkürü Mevt “ diyor. Ölüm tefekkürü yapıyoruz birkaç dakika. Önce Kâdirî gibi ayakta zikrettik, sonra Mevlevî olup döndük, şimdi de Nakşi gibi yerde, sessiz zikrediyoruz. Bol bol Salavat- ı Şerife yolluyoruz Alemlerin Efendisine. Vahdet Bey yanık sesiyle kaside çekiyor:


Medine’ye varamadım / Gül kokusun alamadım

Ben Rasule doyamadım / Yaralıyım, yaralıyım, yaralı

Kabenin örtüsü kara / Açtı yüreğimde yara

Bulunmaz derdime çare / Yaralıyım, yaralıyım, yaralı


Salavatlardan tekbire geçiyor, Itri’nin ölümsüz bestesiyle Tekbir getiriyoruz. Allahu Ekber Allahu Ekber La ilahe illallahu vellahu ekber, Allahu Ekber ve lillahil hamd! Bu defa sıra bende. Son dönemlerde vird edindiğim ilahiye başlıyorum:


Sevdim seni mabuduma / Canan diye sevdim

Bir ben değil alem sana / Hayran diye sevdim

Evlad u ıyalden geçerek / Ben Ravzana geldim

Ahlakını metheyleyen / Kuran diye sevdim.

Kurbanın olam Şah-ı Rusul / Kovma kapından

Gül yüzlü melekler sana / Hayran diye sevdim…


İlahi ve kasidelerden sonra kısa bir aşri şerif okuyorum. “ Dikkat ediniz, Allah Dostları için korku yoktur! Onlar mahzun olacak da değillerdir” mealindeki ayete gelince Vahdet Bey gözyaşlarını tutamıyor. Işıkları açıyor. Kendime geldiğimde soruyorum:

- Nakşi-Kadiri- Mevlevi; bir dizi ekolü birleştirdik bu akşam, hikmeti ne?..

- Bugün ne günlerden?..

- Aşure!

- Nasıl pişer?

- Tatlısından meyvesine, tahılından baklagile, baharatından kurutulmuş ete kadar, ne varsa katarsın içine…

- Yani aşure; bütün manaları cem etmek öyle mi?...

- Eveeeet, diyorum hayretle…

- Asıl aşurenin ruhu bu işte… Bütün gönülleri bir eylemek, hoş görmek, bir görmek, hak görmek için zuhura çıkan ne kadar mana varsa cem etmek!

Aşureye getirdiği batini yoruma bayılıyorum. Saat gecenin 01 i…Gözümde bir gram uyku yok. Ne yapsak bilmem ki.

- Kalk giyin, dağa çıkalım, diyor.

- Neeee? Bu saatte mi?..

- Bir de AN BİLİNCİNDE YAŞAMAK diye Asr Suresi anlatırsın! Ne saati? An nerede kaldı?..

Kızarıyorum. An bilincini yazdık ama gecenin bir yarısı dağa çıkalım demedik ki… Hem bu saatte kurt sürüleri gezinmez mi?.. Ya üşütürsem?...

- Korkma silahımız var, deyip köy evlerinden hiç de eksik olmayan çifteyi omzuna alıyor.

Giyinip çıkıyoruz. Kapıdaki köpeğin zincirini çözüyor. Yanımıza alıyoruz hayvanı.

- Bana silah da köpek de gerekmez ama sen korkma diye bunları alıyoruz.

Yüzüme vurmasa olmaz. Bastırmak için söze giriyorum:

- Bu köpek de Kıtmirimiz mi?...Hani Ashab-ı Kehfin köpeği varmış ya?

- Ashab-ı Kehfin gençleri ödlek değildi. Bırak kurdu, onlar zalim kraldan dahi korkmadı.

Yine mahcup ediyor. Ashab-ı Kehften de tutturamıyorum. Kar, ayaklarımızın altında kütür kütür ses çıkarırken, köy ışıklarını ardımızda bırakıp dağa tırmanıyoruz. Yüzümü yalayan rüzgar jilet gibi kesiyor. Vahdet Bey anlatıyor bir yandan;

- Allah Dostlarına korku ve hüzün yok diye ayet okudun… Allah Korkusu (Haşyetullah) kalbine taht kuran; Allah’ın mahlukatından korkmaz!... Haşyet duyacak düzeye gelsen, kurtlar, çakallar önünde yere kapanır, anlıyor musun?..

- Aman kurt görmeyelim de, yere kapanmasın, istemem!


Gülüyor. Çözemiyorum Onu. Bak çok akıllı, bak delice işler yapıyor. Gecenin bir yarısı dağa çıkmak, Allah’ım Ya Rabbim ne günahım vardı benim?.. Ormana dalıyoruz. Ortalık iyice karanlık. Biraz yürüdükten sonra küçük bir çeşme başına geliyoruz. Ağaçlar sık olduğundan kar yok çeşme civarında. Derme çatma bir çoban kulübesine giriyoruz. Seccadesini seriyor.

- İki rekat nafile kılalım, deyip namaza duruyor.


İşe bak!… Dağ başında, karlı gecede kıyam etmek! Kurt ulumalarını duyarken namaza durmak. Ne yapalım geldik bir kere. Niyetlenip yöneliyorum kıbleye. Ömrüm boyunca unutamayacağım namaz herhalde bu olur.

Çeşmeden su dolduruyoruz kabımıza. Dönerken kardan bahsediyor:

- Kar; Safiyedir! Safiye gibi beyaza boyar her yanı… Örter çirkinlikleri, kiri pası. Ve güzel gösterir her şeyi … Safiyeye eren de böyledir… Kimse ile uğraşmaz…Örter ayıpları…

Ve şefkatle sarar Allah kullarını… Merhametle kuşatır tüm mahlukatı!...

Karın Safiye boyutunu sembolize edişini öğreniyorum böylece. Mehtap, bulutların ardına saklanırken üzerime yıldızlar yağıyor küme küme, burç burç...



Eve geldik. Yaşadıklarıma hayretteyim. Karlı gecede, ıssız dağ başında namaz ve böyle bir aşure idraki!.. Uykuya çekiliyoruz.



Sabah namazını köy camiinde eda ediyoruz. Gün ışımadan İstanbul’ da olmalıyım. Müsaade istiyorum. Vahdet Bey içinde dağ geçen bir ayetle beni uğurluyor:

- “ Şayet biz Kur’anı bir dağa indirseydik; Allah Haşyetinden o dağın paramparça olduğunu görürdün!...” (Haşr-21) Böyle başlayan Haşr Suresinin son ayetlerini sabah- akşam okumayı ihmal etme! Yolun açık olsun! Benlik Dağını aşıp menzile varanlardan olasın!..

Mehmet DOĞRAMACI


 
--------------------------------
 
 
~~~~~~~~~~~~~~~
 

Lütfen dikkat: Eger bu maili baskalarina iletmek isterseniz (forward), mail adresimi silin. En fazla 3 -4 saniyenizi alacaktir. Ayrica, göndereceginiz arkadaslarin mail adreslerini To (kime) bölümüne degil, Bcc: (Gizli kopya)'ya yazarak adreslerin görünmez olmasini saglayin. Böylece size ve arkadaslariniza viruslu maillerin gönderilmesini engellemis ve de  mail adresi toplayan spam'cilara aracilik etmemis olursunuz.



#14584 From: ███▓▒░░..İslamportali .tr... ░░▒▓███ <islamportali.tr@...>
Date: Sat Dec 19, 2009 12:37 pm
Subject: Peygamberimize oyunuzu kullanin..
islamportali...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
HAYDݠ DOSTLAR

BUYRUN BU MAL GNDERN HERKESE BU ZNCR UZAYIP GTSN...
DUYARSIZ KALMAYIN...
ONUN NAM-I CELL HERKESE DUYURALIM...




DNYADA ENCOK SEVLEN K diye bir oylama var....
2010 ubatda sonu belli olacak....
10 kii var bu oylamada aday...
biri de Peygamber Efendimiz...
oyunuzu kullann ve de bumesaji baskalarna da yollayn ki,Rabbimiz in bukainati onun yz suyu hrmetine yaratt, bizim rehberimiz, efendiler efendisi.... ..
insanliin iftihar tablosu...
Kainatin efendisi..
Hz. Seyyid'beer kimmi insanliga gsterelim...


Oylama adresi:
www.bestofmen.org

"Muhammed" yazan yeri seip "vote"yi tklayn.






Anket Var ama sonular kmyor yinede oyunuzu kullann...
islamportali.tr@gmail.com






Tavsiye Web Siteleri.....Referral Web Sites ...

http://www.facebook.com/islamportali.tr ( FACEBOOK )
http://islamportali-tr.spaces.live.com (SPACES )
http://www.askakaynak.com.tr ( STANBUL )
http://www.anadolukaynak.com.tr ( YALOVA )



#14583 From: Ayse Resad <ayseresat@...>
Date: Tue Dec 15, 2009 12:48 am
Subject: Fw:1 Kralie 11 Baskan
ayseresat
Offline Offline
Send Email Send Email
 


 
--------------------------------
 
 
~~~~~~~~~~~~~~~
 

Ltfen dikkat: Eger bu maili baskalarina iletmek isterseniz (forward), mail adresimi silin. En fazla 3 -4 saniyenizi alacaktir.. Ayrica, gndereceginiz arkadaslarin mail adreslerini To (kime) blmne degil, Bcc: (Gizli kopya)'ya yazarak adreslerin grnmez olmasini saglayin. Bylece size ve arkadaslariniza viruslu maillerin gnderilmesini engellemis ve de  mail adresi toplayan spam'cilara aracilik etmemis olursunuz.




 
 

 



For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

For Latest And Cool Stuff Join XciteFun

--


#14582 From: Engin NAMLI <enginnamli@...>
Date: Sat Dec 12, 2009 9:23 am
Subject: Ey Asker Olum
namli1453
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Ey Asker Olum

Ey Oul! pusulan geldii vakit
indeki coku gklere ksn
Vatan namus borcu bu kutsal akit
Yrekli ellerin hep selam aksn

Bu Vatan akn sen de tatmal
Kanlar yalar ten de tatmal
lim de tatmal fen de tatmal
Harp sanatn hasmn cann sksn

Peygamber oca seni bekliyor
Bir bana sor oul! kalbim tekliyor
Mutluluk durmadan nee ekliyor
ki gzm inan nme aksn

Ay batana dein varma uykuya
Bir daha kul dmez byle duyguya
Gezin dola elen dnyalar duya
Revnakl gzlerin meale yaksn

atk kan korku olsun haine
Kurtulmasn senden girse de ine
Saldran olursa Vatana Dine
Namlunun ucuna drt gzle baksn

Mermi kadar boyun, Byk Askerim
Gidip dndrmeye Allah'm Kerim
Gemiin ehittir korkma sen derim
ehit madalyan melekler taksn

Engin NAMLI 00.47 16.12.2008

#14581 From: smail KOCAOLU <i.kocaoglu@...>
Date: Mon Dec 14, 2009 6:45 am
Subject: MSVAK IN FAYDALARI LTFEN OKUYALIM...
i.kocaoglu@...
Send Email Send Email
 
 

MSVAK IN FAYDALARI LTFEN OKUYALIM...

Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Misvak kullanarak klnan namaz, misvaksz klnan namazdan 70 kat stndr.) [. Neccar]

(Cebrail aleyhisselam, misvak kullanmay o kadar tavsiye etti ki, misvakn farz olacandan korktum.) [bni Mace]

(Eer mmetime glk vermeyeceini bilseydim, her namaz iin abdest almalarn ve her abdestte misvak kullanmalarn emrederdim.) [Buhari, Mslim]

(Gece namaz iin kalknca, aznz misvakla temizleyin! nk bir melek, namazda Kur’an okuyann azna yaklaarak dinler.) [Deylemi]

(Aznz Kur’an yoludur, misvakla temizleyin.) [Ebu Nuaym]

(Peygamberlerin be snneti: Hay, hilm, hacamat, misvak, gzel koku.) [Taberani]

(Misvak erkein fesahatini [konuma gzelliini] artrr.) [. Adiy, Hatib]

(Misvak; az temizler, grmeyi keskinletirir, di etlerini glendirir, dileri beyazlatrr ve rmeyi nler, hazm kolaylatrr, mideye shhat verir, balgam keser, hasenat artrr. Misvak kullanan, Allah tely raz eder, melekleri sevindirir.) [Ebu Nuaym]

Misvakn faydalar 30dan fazladr. En aas sknty giderir, en iyisi de lrken ehadet getirmeyi hatrlatr. Misvak, lmden baka her derde ifadr. Srat zerinde yrmeyi de kolaylatrr, yalanmay da yavalatr.

Misvak az temizler, gz cilalandrr, az kokusunu ve kirini giderir, dileri beyazlatr. Di etlerini kuvvetlendirir. Yemei hazmettirir, balgam keser. Namazn sevabn artrr. Kur'an- kerim yolu olan az temizler. Az kokusunu gzelletirir, fesahati artrr, mideyi takviye eder, eytan perian eder, sevablar oaltr, safray keser. Ba damarlarn yattrr, arsn dindirir ve ruhun kmasn kolaylatrr.

Peygamber efendimiz, her zaman yannda ayna, tarak ve misvak tard. Eshab- kiram, savalarda bile misvaklarn kullanmay ihmal etmezlerdi. Misvak; diler sararnca, azn kokusu deiince, uykudan uyannca, namaza kalknca, eve girince, toplantlara giderken, Kur’an okumaya balarken ve bir de abdest alrken kullanmak mstehabdr.

mam- a’zam hazretleri, (Misvak kullanmak, dinin snnetlerindendir) buyurdu. Misvak kullanmann en az miktar st dilere , alt dilere de defa srmektir. Misvaklarken dilerin ii, d, st ve alt ksmlar ovuturulur. Misvak sa elle kullanmaldr. Misvak avucunun iine almamal ve emmemeli. Misvak, sa elin kk ve baparma altta, dier parmak stte olarak tutulur.

Misvaka baladnda azdaki yal yutmak baz hastalklara faydaldr. Daha sonraki yalklar yutulmaz. Yutulursa vesveseye sebep olur. Kullandktan sonra misvak ykamaldr. Ykanmazsa eytan kullanr. Misvak yere yatrmamal, az ksm aaya gelecek ekilde dikine koymal. Misvak, ok ya, ok kuru ve bir kartan uzun olmamal! Kalnl kk parmak kalnlnda olmal. (Reddl muhtar)
 
 

#14580 From: foto izzet <fotoizzet@...>
Date: Wed Dec 16, 2009 11:06 am
Subject: FOTOĞRAF - En çarpıcı reklamlar
fotoizzet
Offline Offline
Send Email Send Email
 
FOTOĞRAF - DAHA FAZLA GALERİ

1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13

Bu fotoğraf 206 kez görüntülendi. Bu galeri 560 kez görüntülendi.

En çarpıcı reklamlar



#14579 From: ███▓▒░░..İslamportali .tr... ░░▒▓███ <islamportali.tr@...>
Date: Thu Dec 10, 2009 6:34 pm
Subject: Byk slam lmihali ... Meleklere man ...
islamportali...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
:

Meleklere man


Melekler ruh gibi ltif ve nuran varlklar olup asl vasflar Allah tarafndan bilinen ve byk sahib olan Allahn kullardr. Meleklerin bir ksm daima ibadet ve zikirle urar. Bir ksm da yer ve gklerde pek ok grevlerle megul olurlar.

Melekler yemekten, imekten, evlenmekten, doup dourmaktan, beridirler. Deiik ekillere girmeye kabiliyetleri vardr. Yce Allahn emirlerine asla isyan etmezler. Grevlerini emredildikleri ekilde aynen yaparlar. Kyamete kadar kudsiyet iinde yaayp manev bir zevk ile vakit geirirler.

Mminler meleklerin varlna iman etmekle ykmldrler. Onlarn varl aslnda mmkn olan eydir. Gerekte varlklar ise, btn peygamberler ve onlara verilen kitablar tarafndan bildirilmitir. Artk melekleri inkr, btn peygamberleri ve kitblar inkr etmek saylacandan onlar inkr asla caiz olmaz. Bundan dolaydr ki, teden beri meleklerin varlna btn milletler iman edegelmitir. Onun iin meleklere iman etmek, bizim dinimizde de arttr.

Meleklerin varln btn peygamberler ve btn semav kitablar haber vermilerdir. Bu lemde bizim bildiimiz ve nice bilmediimiz gizli aikr yaratklar vardr. Bugn varlklar kefedilmi veya henz kefedilmemi nice kuvvetler mevcuttur. Hatta akl ve uura sahib olup gzle grlmeyen "Cin" adl yaratklar vardr. Onlarn varln peygamberler ve kitablar bildirmitir. Onlarn da insanlar gibi bir ksm mmin, bir ksm kfirdir.

Akla ve uura, kuvvet ve kudrete sahib varlklarn yalnz insanlardan olduunu sylemek, koca kinatn yaratcs olan Yce Allahn kudret ve bykln dnmemekten ileri gelir. Bir ey gzle grlmediinden ve duygularmzla anlalmadndan dolay o inkr edilemez. Niketim kendi ruhumuzu ve vicdanmz grmediimiz halde bunlar inkr edemiyoruz.

Bu kinatn bykl karsnda kk bir para yerinde saylan yeryznde cins ve ekilleri anlatlamayacak kadar canl varlklar yaamakta iken, baka bildiimiz ve bilmediimiz lemlerde bizim yaratlmza aykr biimde akll ve uurlu yaratklarn bulunmad nasl sylenebilir?


Meleklerin Varlndaki Hikmet

Meleklerin yaratlndaki hikmeti tamamiyle ancak Yce Allah bilir. Biz unu syleyebiliriz: Yce Allah, kudret ve hikmetine son olmayan bir yaratcdr. Nice saysz lemler yaratmtr. Yce Allah kendi varln bilsinler ve kendine ibadet etsinler diye, insanlar ve cinleri yaratt gibi, melekleri de yaratmtr. Bunlar da lemde birtakm grevlerle grevlendirmitir. Bylece kinatn dzenini salamtr. Bu sayede Yce Allahn her varlk zerinde byk kudreti grlyor, her ey Onun varlna ahid bulunuyor, insan kendi vrlnn daima stn ve gizli kuvvetler tarafndan gz altnda bulunduunu dnerek uyank bir halde yayor.

Cebrail, Mikil, Azrail ve srafil adnda drt melek vardr. Bunlar meleklerin en bykleridir. Bunlarn yannda birok melekler daha bulunur. Cebrail (Cibril) Aleyhisselm, Yce Allahn kitablarn peygamberlere getirip tebli etmekle grevlidir. Mikil Aleyhisselm, yeryzndeki, rzgr, yamur, ekin ve benzeri olaylarn meydana gelmesi iin grevlendirilmitir. Azrail Aleyhisselm, insanlarn lme (ecel) vakitleri gelince ruhlarn almak iin grevlidir. srafil Aleyhisselm da, kyamet gnnn kopmasna ve ldkten sonra btn insanlarn tekrar dirilmesine memur edilmitir. Kim bilir bunlarn daha nice grevleri vardr!..

Ayrca Hafeze ve Kiramen Ktibin denilen melekler vardr. Bunlardan her insann yannda iki melek bulunur. Biri insann gzel ilerini, dieri de yapt kt ileri yazar. Bu ekilde insann amel defterini meydana getirirler.

te her eyi muhakkak bir hikmete bal olarak yaratm olan yce Allah, melekleri de, bu gibi grevleri yapmak ve kendi adaletini tantmak, kudret ve hakimiyetini gstermek iin hikmeti gerei yaratmtr.

"Senin Rabbin her eyi bilen yaratcdr." (Hicr: 86)


Maillerime Yantlarnz Ltfen islamportali.tr@gmail.com Adresine Yollaynz...
Islamportali.tr@... Please reply to my e-mail address to send the ...

Tavsiye Web Siteleri.....Referral Web Sites ...

http://www.facebook.com/islamportali.tr ( FACEBOOK )
http://islamportali-tr.spaces.live.com (SPACES )




#14578 From: Ula Karanfil <ulaskaranfil@...>
Date: Sun Dec 6, 2009 7:40 pm
Subject: ylmayan engelli portreleri-23
ulaskaranfil@...
Send Email Send Email
 
merhaba arkadalar, bu gnde sizlerle dnyaca nl bestekr Johann Sebastian Bach'in hayatn paylaacam. burada unu hatrlatmakta fayda olacaktr. insanlk, baz cevherlerin farkna o cevherlerin vefatndan yzyllar sonra varabilmitir. ite hayatn paylamaya altm Johann Sebastian Bach'te bu gruptadr. umarm insanln nmzdeki zaman dilimleri ierisinde ayn hatalara dmemesi     dileiyle.

1 of 1 File(s)


#14577 From: HALDUN KESKIN <keskinlergenpa@...>
Date: Mon Dec 7, 2009 10:29 am
Subject: Zeytinyal Nohut
haldunkeskin
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Zeytinyal Nohut

Kurubaklagillerin salk zerine etkileri tartlmaz. erdii lif, protein ve kompleks karbonhidratlar ile yeterli ve dengeli beslenmenin vazgeilmezleri arasnda olan kuru baklagiller ne yazk ki yaz aylarnda yeterince tercih edilmiyor. Oysa haftada bir iki defa kurubaklagillerin tketilmesi kolesterol drmeye, daha az kalori almn salamaya, kabzln nlenmeye ve bitkisel protein ihtiyacnn karlanmasna katkda bulunuyor. zetle salkl beslenmek isteyen herkesin haftada bir iki kez kuru baklagil tketmesi gerekiyor.

Zeytinyal nohut souk olarak tketilebildiinden scak yaz gnlerinde kuru baklagillerden kalmasna olanak tanmyor. Diyetistanbul mutfanda deneyip ska menmze yerletirdiimiz bu yemei beeneceinizden eminim.

Malzemeler (4 kiilik)

1 su barda nohut

2 yemek kaszmazeytinya

1 ba kuru soan

1-2 di sarmsak

1 orta boy domates

1 tatl ka tatl toz krmzbiber

1 tatl ka sala (biber veya domates olabilir)

2 kesme eker

Tuz

Yapl:

Nohudu bir gece nceden ayklayn (ta vb yabanc maddeleri uzaklatrn), ykayp suyla slatn. Islatlm nohutlarn suyunu dkp tekrar ykayn ve ddkl tencerede 2 kesme eker ekleyerek 15 dakika halayn. Nohutlar halandktan sonra ddkl tencereyi ap iine, zeytinyan, doranm soan, sarmsa, salay, toz krmzbiberi, tuzu ilave edip bir iki kez kartrn. Ddkl tencereyi tekrar kapayn ve 10 dakika daha piirin. Mutfanza pimi nohut kokusu yayldnda yemeiniz pimi demektir. Baz nohut trleri abuk bazlar ise ge piebilir. Bu nedenle verdiim piirme sresini siz deitirebilirsiniz. Pien nohut yemeinizi ddkl souduktan sonra ap cam kapakl bir kaba aln. Buzdolabnda souttuktan sonra ya da lk olarak servis yapn.

Diyetisyen Aysen Arcan

#14576 From: anahtar kalem <anahtar.kalem@...>
Date: Wed Dec 9, 2009 9:54 am
Subject: GÜNÜN KISSASI-HATİCE ANNEMİZİ UNUTULMAZ KILAN HİZMETİ NEYDİ?
anahtar.kalem@...
Send Email Send Email
 


HATİCE ANNEMİZİ UNUTULMAZ KILAN HİZMETİ NEYDİ?

Eline aldığı kuru bir hurma dalına dayanarak Resûlüllah’ın kapısına kadar gelmiş olan yaşlı bir kadın, içeri girmek arzusunu izhar etmesi üzerine;

 Yâ Resûlâllah, kim olduğunu bilmediğimiz bir ihtiyare kadın, zâtınızı görmek istiyor, dediler.

Resûl-i Ekrem Hazretleri:

 Müsaade edin, gelsin, buyurdular.

İhtiyarlıktan âdeta rükû eder halde duran kadın, hurma dalından edindiği asâsına dayana dayana Resûlüllah’ın kapısından içeri girdi, bir-iki adım ilerledikten sonra, kendisini tanıyan Resûlüllah hemen ayağa kalktılar; altlarındaki içi hurma lifi dolu minderlerini göstererek oturmasını istediler.

Resûlüllahın bu kadına gösterdiği hürmet ve alâka, orada hazır bulunan Hazret-i Ömer’in dikkatini çekti; hattâ kim olduğunu merak ettiği bu ihtiyareye gösterilen bu ikramı, biraz da fazla gibi bulduğu içindir ki, ihtiyare kalkıp gittikten sonra:  Yâ Resûlâllah, bu kadın kimdi ki, kendisine ayağa kalkacak kadar hürmet ettiniz, minderinizi verecek kadar alâka gösteriniz? Dedi.

Resûlüllah’ın cevabı tek cümleden ibaretti:

 Bu kadın, bizim Hatîce’nin dostlarındandı!

Burada aklımıza şöyle bir sual geliyor:

 Resûlüllah Hazretleri, senelerce evvel vefat etmiş olan Hatice Validemize, neden bu kadar alâkâ duyuyordu ki, Onun dostlarına bile ayağa kalkıyor, minderlerini vermek kadirşinâslığında bulunuyorlardı? Hatîce Validemizin kendisini bu derece sevdiren hususiyeti ne idi?

Bu sualin cevabını da, Hazret-i Âişe Validemizin hazır bulunduğu bir mecliste cereyan eden şu hatırada bulmak mümkündür. Fahr-i Kâinat Efendimiz, bir aile sohbetinde, Hazret-i Hatîce Validemizi uzun uzun yâdetmiş; bazı hatıraları yeniden anlatarak, geçmiş günlerini dile getirmişti.

Hazret-i Âişe Validemiz:

 Yâ Resûlâllah, senelerce evvel ölüp gitmiş olan bir yaşlı kadını, bu kadar hatırlayıp yâdetmekte ne fayda var? Allahü Zülcelâl, size, Ondan daha genç ve güzelini ihsan etmiş; ağzında dişi bile kalmamış bir ihtiyare yerine daha gencini vermiştir, dedi. Âişe Validemizin bu sözlerine karşı Resûlüllah Hazretlerinin, Hz. Hatîce Validemizi niçin unutmadığını bildiren şu cevaplarını, dikkat ve ibretle okumaktayız:

 Yâ Âişe! Seneler geçtiği halde Hatîce’yi unutmayışım, Onun dış güzelliğinden değildir.

Herkes beni red ve inkâr ettiği zaman, Hatîce bana inandı ve tasdik etti.

Etrafımdakiler bana, yalancısın, dediği zaman; Hatîce bana, doğru söylüyorsun, asla çekinme, dedi.

İnsanlar benden bir pulu esirgediği zaman, Hatîce, bütün servetini önüme sürerek bunların hepsi emrindedir, istediğin kadar harcayabilirsin, dedi.

Dünyada yalnız kaldığım günlerde, Hatîce, benden asla geri kalmadı; bunların hepsi geçicidir, üzülme, ileride bu güçlükleri kolaylıklar takip edecektir, dedi.

İşte ben, Hatîce’yi, bu fedakârlıkları için unutmuyorum!

Hz. Hatîce’yi seneler geçtiği halde unutturmayan meziyetleri, Resûlüllah nezdinde, kadın arkadaşına oturduğu minderini verdirecek kadar kazanmış olduğu itibar ve kıymeti; hanımların dikkatlerini çekmelidir.

Mümine hanımlar, İslâm dâvası uğrunda fedakârca çalışan kocalarına engel olmamalı. Hatîce annemiz gibi, bütün kuvvet ve imkânlarıyla dâva uğrunda çalışan beylerini takviye ile yardımcı olmalıdırlar. .

 




--
----------------------------

``OLGUN İNSAN AFFETMEYİ BORÇ,
İYİLİK ETMEYİ FARZ BİLİR.``
HZ.EBUBEKİR [R.A]






#14575 From: Fatih Elmali <felmali@...>
Date: Fri Dec 11, 2009 9:43 am
Subject: Cumanz Mubarek Olsun Hud 10-11
felmali
Offline Offline
Send Email Send Email
 
selamun aleykum

 

10 :Yine, bana gelen bir darlktan, skntdan sonra bir bolluk, bir genilik tattracak olsak

hemen "Musibetler yakam brakt!" diyerek,

kendinden bilir, kurumlu bo bir sevince kaptrr kendini.

 

11: [nsanlarn ou byledir; pek tabii] glklere gs geren, drst ve erdemli davranan kimseler bunun dnda;

ite bu sonrakiler ki, onlar

gnahlarndan tr arnma, balanma ve byk bir mkafat beklemektedir.

 

selamun aleykum

 

 

 

 


#14574 From: Ula Karanfil <ulaskaranfil@...>
Date: Mon Dec 7, 2009 7:17 pm
Subject: yazlar:
ulaskaranfil@...
Send Email Send Email
 
merhaba arkadalar sizlerlebirbirinden gzel yaz paylayorum.

3 of 3 File(s)


#14573 From: HALDUN KESKIN <keskinlergenpa@...>
Date: Mon Dec 7, 2009 12:29 pm
Subject: ROMATZMAL HASTALIKLARDA BESLENMENN NEM
haldunkeskin
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Romatizmal hastalklarn nlenmesi ve tedavisinde beslenmenin rol

  

Romatizmal hastalklarn nlenmesi

Romatizmal hastalklarn nlenmesi

Romatoid artrit, sistemik lupus, skleroderma, psoriazis ve dermatomiyozit gibi otoimmn, kronik (mzmin) enflamatuvar hastalklar son bir yzylda bir gibi artmtr. Bu hastalklarn nlenmesi ya da tedavisinde beslenme ve beslenme takviyelerinin son derece nemli rol vardr.

Beslenme blteninin yeni saysnda editrmz Pof. Dr. Ahmet Aydn amzn vebas olarak adlandrlan kronik (mzmin) enflamatuvar hastalklarn beslenme ile olan hayati ilikisini ortaya koyuyor.

Romatizmal hastalklarn nlenmesi ve tedavisinde beslenmenin rol 

Romatoid artrit, sistemik lupus, skleroderma, psoriazis ve dermatomiyozit gibi otoimmn, kronik (mzmin) enflamatuvar hastalklar son bir yzylda bir gibi artmtr. Bu hastalklarn nlenmesi ya da tedavisinde beslenme ve beslenme takviyelerinin son derece nemli rol vardr. Beslenme blteninin yeni saysnda editrmz Pof. Dr. Ahmet Aydn amzn vebas olarak adlandrlan kronik (mzmin) enflamatuvar hastalklarn beslenme ile olan hayati ilikisini ortaya koyuyor. Aadaki tavsiyeler hepsi iin geerlidir;

Omega-3/omega-6 ya dengesini dzeltin.

Bu oran normalde 1:1 ile 1:4 arasnda olmas gerekirken msr, ayiek ve pamuk yalarnn ar kullanlmas suni yemlerle beslenen hayvanlar et ve yumurtalarn yenilmesi ile 1:50’ye varan rakamlara kmtr.

Diyetteki omega-6’larn ar artmas vcuttaki iltihap maddelerini artrr. Omega-6’larn fazla olmas ayrca phtlama eiliminizi artrr, arya tahamml azaltr ve kontrolsz hcre remesini artrr (kanser eiliminin artmas).

Diyetteki omega-3’ler ise iltihap giderici, phtlamay azaltc, ar hcre remesini azaltc ve ary giderci etkileri ile ar omega-6 almna bal olumsuzluklar azaltr.

Aslnda fazla miktarda olmasalar omega-6’lar da yararldr; fakat o kadar ok alnmaktadr ki kronik ok sayda hastala neden olurlar (baknz ‘omega ya asitleri’).

Tedavide kullanlan steroid ve steroid d iltihap kartlar omega-6’ya bal ilthap maddelerini ortadan kaldrmaya alr. Bu ilalarn ksa vadede baz olumlu etkileri varsa da uzun vadede bir yn yan etkilere yol aar. Bazen bu yan etkiler hastaln kendisinden daha ardr.

Margarin ve scak preslenmi poliansatre yalar (ayiek, msr, soya) yenilmemelidir.

Kat ya olarak tereya, i ya, kuyruk ya

Sv ya olarak szma zeytinya kullanlmaldr.

Scak preslenmi monoansatre yalar (gerek! fndk ya, riviera tipi zeytinya) ise ikinci seenektir.

Un, eker ve bunlardan yaplan mmller mmkn olduunca azaltlmal ve inslin direnci krlmaldr.

Yenilen yiyeceklerin en az yars i olmal.

Her trl mevsim sebze ve meyvesi (fazla tatl olmayanlar) taze olarak yenilmeli.
Keten tohumu omega-3’den zengindir; fakat balkyana gre etkisi yaklak 10  kez dktr.

Kronik hastalklarn nlenmesinde /tedavisinde deil) yukardaki beslenme tavsiyelerine ek olarak 300-600 mg aktif balk ya (DEHA+EPA) kullann.

Romatoid artrit gibi kronik enflamatuvar hastalklarda antienflamatuvar(iltihap giderici) etkiyi elde etmek iin gnde 1000-2000 mg aktif balk ya (DEHA+EPA) alnmaldr aksi halde fazla etkili olmaz (piyasada Marincap, Seven Seas, Or-omege, Carlson gibi markalar var, yurt dndan daha ucuza da getirtebilirsiniz).

Balk ya uygun yksek dozlarda kullanldnda romatizmal hastalklarda kullanlan ilalarn iltihap giderici etkilerine sahiptir. stelik daha ucuz olup nerdeyse hibir yan etkileri yoktur. Ayrca nedene ynelen bir tedavi eklidir.

Eski bir rn olan balk ya patent hakk olmadndan ila sanayine fahi bir kar salamaz; bu nedenle sanayi daha fazla kar getiren iltihap gidericilerin promosyounu yapmaktadr. Bu meyanda geen yl lm ve fellere neden olan Viox adl iltihap giderici ila yasaklanmtr.

Nonsteroidal antienflamatuvarlar siklooksijenaz inhibe ederek 2. grup prostaglandinleri azaltmakta fakat lkotirien B4 yapmn etkileyememektedir.

Balk ya ise lkotirien B4 ve interlkin-1’i de inhibe etmektedir.

Keten tohumu (ALA) ayn etkiyi gstermemektedir.

nslin direncinizi yenin

nslin direnci ocuk ve erikin nfus arasnda ok yaygn grlen bir metabolik bozukluktur. leri aamas olan metabolik sendromun Trkiye’de erikinler arasndaki oran %50’lere yaklamaktadr; bu hzla giderse oran %50’lerin ok zerine kacaktr.

nslin direnci kronik iltihabn bata gelen nedenleri arasndadr. nslin direncinin temel nedeni ekeri hzl emilen (glisemik endeksi yksek) gdalarn ar yenilmesidir. Alk srasnda inslin deerleriniz 5 nitenin zerine kar.

nslin direncinizi yenmek iin un ve ekerden maml yiyecekleri yemeyin ya da iyice azaltn (bak ta devri diyeti).

Kan D vitamini dzeylerinizi dzeltiniz

Dnya nfusunun belki de yarsnda gizli veya aikar D vitamini yetersizlii mevcuttur. rnein Trkiyedeki kadnlarn yaklak drtte nde D vitamini yetersizlii vardr. D vitamininin ok iyi bilinmeyen bir zellii de iltihap giderici olmasdr. Bu balamda en ok grlen romatizmal hastalklardan biri olan romatoid artritte faydal olduu grlmtr.

Yeterli D vitamini dzeyine sahip olmak iin gnde en az yarm saat gnee maruz kaln (D vitamini ile ilgili dosyalarmza baknz). Yeterli gnelenemiyorsanz, zellikle k aylarnda D vitamini alnz. Optimal dozu alabilmek iin kan D vitamini dzeylerinizi ltrn (25-hidroksi D vitamini; 1, 25-dihidroksi D vitamini deil!). Doktorunuzun kontrol altnda uygun dozda D vitamini aln. Kan D vitamini dzeylerinizi 40-120 ng/dL arasnda tutunuz (st snra yakn olmas daha iyi, 120 ng/dL gibi.

Erikinler iin gnde 2000 nite (D vit-3 damla, 20 damla), ocuklar iin 1000 nite gvenle kullanlabilecek rakamlardr. Kan seviyelerine bakmak, daha yksek miktarlar kullanmamz salamas asndan nemlidir. Bylece daha etkin bir tedavi olur.

Aadaki otlar ve vitaminler de antioksidan ve iltihap giderici etkileri ile romatizmal hastalklarda olduka yararldrlar;

Dnya nfusunun belki de yarsnda gizli veya aikar D vitamini yetersizlii mevcuttur. rnein Trkiyedeki kadnlarn yaklak drtte nde D vitamini yetersizlii vardr. D vitamininin ok iyi bilinmeyen bir zellii de iltihap giderici olmasdr. Bu balamda en ok grlen romatizmal hastalklardan biri olan romatoid artritte faydal olduu grlmtr.

Gnde iki tutam srgan otunu yemek yaparak ya da kaynatarak tketin.

Gnde iki tatl ka zerdeal yiyin (kefirin iine koyabilirsiniz).

Gnde 1-2 gram C vitamini tketin (Estervit-C® 0.5 gram; Sabah akam 1 ya da ikier tablet)

Ad daha az bilinen birok yabani otun da benzeri zellileri vardr.

Barsak floranz (yararl mikroplar) dzeltin

Florann bozularak barsak geirgenliinde meydana gelen artn sadece barsakta deil barsak d birok organda da iltihabi hastalklara yol at dnlmektedir.

Yeni tan alm romatoid artritli hastalarn barsak florasnn normal olmad saptanmtr.

Probiyotiklerden zengin bir diyetin antiromatizmal ila ihtiyacn azaltt, klinik bulgular hafiflettii gzlenmitir.

Un ve ekerden fakir, sebze, meyve, et ve yumurta gibi doal gdalardan zengin bir diyet barsak florasnn koruyuculuunu artrr.

Fermantasyon rnleri (kefir, turu, yourt, peynir, arap, boza, sirke, tuzlama yiyecekler, bira mayas) barsak florasnda bulunan probiyotikleri artrrlar.

Pastrizasyon ve UHT teknolojisi gdalardaki probiyotikleri byk lde tahrip eder!!

Probiyotiklerden en zengin gda olan kefiri evde kendiniz yapn ve gnde en az yarm litre kadar tketin (Baknz kefir nasl yaplr).

Florann bozularak barsak geirgenliinde meydana gelen artn sadece barsakta deil barsak d birok organda da iltihabi hastalklara yol at dnlmektedir.

nemli not:

Yukardaki beslenme ekli ve besin takviyeleri kullandnz ilalarn miktarn azaltacak ya da tamamen ortadan kaldrabilecektir. Bunlar yaparken sizi takip eden hekiminizle i birlii yapnz.

Aadaki kan tahlillerini yaptrnz.

C-reaktif protein (hassas) : Normali 0.5 mg/dL’nin altnda olmas gerekir (lgili laboratuarn verdii normal deerleri dikkate almayn).  Hastalk srasnda yksek olan deerler, tedavi ile birlikte azalacaktr.

25-hidroksi D vitamini; (1, 25-dihidroksi D vitamini deil!). Normali 40-120 ng/dL’dir(lgili laboratuarn verdii normal deerleri dikkate almayn).

nslin: Normali,  alk srasnda 5 nitenin altndadr (lgili laboratuarn verdii normal deerleri dikkate almayn). Beraberinde kan ekerine de baktrn.

Prof. Dr. Ahmet Aydn

KAYNAKLAR

  1. Kato I, Endo-Tanaka K, Yokokura T. Supression effects of the oral administration of lactobacillus casei on type II collagen induced arthritis in DBA?1 mice. Life Sciences, 1998; 63:635-44.
  2. Hatakka K, Martio J, Korpela M et al. Probiotic therapy on the activitiy and activation of mild rheumatoid artritis-a pilot study. Scand J Rheumatol, 2003;32: 211-5
  3. Sperling RI, Weinblatt M, Robin JL, et al. Effects of dietary supplementation with marine fish oil on leukocyte lipid mediator generation and function in rheumatoid arthritis. Arthritis Rheum 1987;30:988–97.
  4. Kremer JM, Lawrence DA, Jubiz W, et al. Dietary fish oil and olive oil supplementation in patients with rheumatoid arthritis. Arthritis Rheum 1990;33:810–20.
  5. Kremer JM, Lawrence DA, Petrillo GF, et al. Effects of high-dose fish oil on rheumatoid arthritis after stopping nonsteroidal antiinflammatory drugs: clinical and immune correlates. Arthritis Rheum1995;38:1107–14.
  6. Cleland LG, French JK, Betts WH, Murphy GA, Elliott MJ. Clinical and biochemical effects of dietary fish oil supplements in rheumatoid arthritis. J Rheumatol 1988;15:1471–5.
  7. Van Der Temple H, Tulleken JF, Limburg PC, Muskiet FAJ, van Riiswijk MH. Defects of fish oil supplementation in rheumatoid arthritis. Ann Rheum Dis 1990;49:76–80.
  8. Skoldstam L, Borjesson O, Kjllman A, Seiving B, Akesson B. Effect of six months of fish oil supplementation in stable rheumatoid arthritis: a double blind, controlled study. Scand J Rheumatol 1992;21:178–85.
  9. Kjeldsen-Kragh J, Lund JA, Riise T, et al. Dietary omega-3 fatty acid supplementation and naproxen treatment in patients with rheumatoid arthritis. J Rheumatol 1992;19:1531–6.
  10. Nielsen GI, Faarvang KL, Thomsen BS, et al. The effects of dietary supplementation with n-3 polyunsaturated fatty acids in patients with rheumatoid arthritis: a randomized, double blind trial. Eur J Clin Invest 1992;22:687–91.
  11. Belch JJF, Ansell D, Madhok R, Dowd AO, Sturock RD. Effects of altering dietary essential fatty acids on requirements for nonsteroidal anti-inflammatory drugs in patients with rheumatoid arthritis: a double blind placebo controlled study. Ann Rheum Dis 1988;47:96–104.
  12. Kremer JM. n-3 fatty acid supplements in rheumatoid arthritis. Am J Clin Nutr 2000 Jan;71(1 Suppl):349S-51S.
  13. Nordstrom DC, Honkanen VE, Nasu Y, Antila E, Friman C, Konttinen YT. Alpha-linolenic acid in the treatment of rheumatoid arthritis. A double-blind, placebo-controlled and randomized study: flaxseed vs. safflower seed. Rheumatol Int 1995;14:231-4.
  14. Obertreis B, et al. Ex-vivo in-vitro inhibition of lipopolysaccharide stimulated tumor necrosis fact- or-alpha and interleukin-1 beta secretion in human whole blood by extractum urticae dioicae foliorum. Arzneimittelforschung. 1996 ;46(4):389-94.
  15. Klingelhoefer S, et al. Antirheumatic effect of IDS 23, a stinging nettle leaf extract, on in vitro expression of T helper cytokines. J Rheumatol. 1999; 26(12):2517-2522.
  16. Riehemann K, Behnke B, Schulze-Osthoff K. Plant extracts from stinging nettle (Urtica dioica), an antirheumatic remedy, inhibit the proinflammatory transcription factor NF-kappaB. FEBS Lett 1999;442(1):89-94.
  17. Jue DM, Jeon KI, Jeong JY. Nuclear factor kappaB (NF- kappaB) pathway as a therapeutic target in rheumatoid arthritis. J Korean Med Sci. 1999 Jun;14(3):231-8.
  18. G. Schulze-Tanzil, P. de Souza1, B. Behnke, S. Klingelhoefer, A. Scheid, M. Shakibaei. Effects of the antirheumatic remedy hox alpha–a new stinging nettle leaf extract–on matrix metalloproteinases in human chondrocytes in vitro. Histol Histopathol. 2002 Apr; 17(2):477-85.
  19. Chrubasik S, Enderlein W, Bauer R, Grabner W. Evidence for antirheumatic effectiveness of herba urticae dioicae in acute arthritis: a pilot study. Phytomedicine.1997; 4:105-108.

#14572 From: anahtar kalem <anahtar.kalem@...>
Date: Mon Dec 7, 2009 12:14 pm
Subject: GÜNÜN DUASI
anahtar.kalem@...
Send Email Send Email
 



Yaralarımızı sarıp ızdıraplarımızı dindireceği, kin ve nefretle atan kaskatı kalbleri yumuşatıp nazarî insanlıktan amelî insan olmaya yükselememiş bahtsızların tali'lerine de bir ışık yakacağı recasıyla hep ulu dergahının önünde bekleştiğimiz Yüce Rabbimiz'e mahlukatın nefesleri adedince hamd ü sena; Efendimiz Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa'ya, dupduru aile fertlerine, nezih ashabına kainattaki zerreler sayısınca salât ü selam ediyor, dudakları tazimle süslü kullarının yakarışları arasında rahmeti sonsuz Mevlâ-yı Zülcemâl'in bizim dileklerimize de icabet buyuracağı ümidiyle bir kez daha ellerimizi kaldırıyoruz:

Ey Rabbimiz ve ey yegâne İlahımız!

Zihinlerin idrakinden aciz olduğu yücelerden yüce Zâtın, ulvî sıfatların, birbirinden güzel isimlerin hakkı için ve Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi vesellem) hürmetine sinelerimizi tertemiz hale getirerek pürnur eyle.. her şeyin başı ve bütün sevgilerin de en saf, en duru kaynağı olan muhabbetine mazhar kıl ve ‘mustafeyne'l-ahyar' diye tavsif buyurduğun seçkinlerden seçkin kullarının evsafıyla bizleri de donat.. her zaman ve her yerde işiten kulağımız, gören gözümüz, hisseden kalbimiz ol ve nezdindeki ilm-i ledünden bizleri de hissedar eyle!

Ey merhameti hayallerimizin sınırlarını aşkın Merhametliler Merhametlisi!
Biz nâçar ve kimsesiz kullarına da şefkatle muamelede bulun!
Ey bize her şeyden daha yakın bulunan Yüce Rabbimiz!
Bizleri uzaklığın yakıp kavuran soğuğundan kurtar.. gerçek bulacağını bulmuş ve başka aramalardan kurtulmuş vuslat kahramanlarının, gezip yüzmeden sıyrılmış temkin erlerinin zümresine bizi de dahil eyle.. lâhut âleminin ferah-feza ikliminin kapılarını bu müştak kulların için de arala.. hidayet tacıyla taçlandırarak himayene al ve sevip hoşnut olduğun kullarını her zaman muhafaza buyurduğun gibi bizi de koruyup kolla!

Efendimiz Hazreti Muhammed'e, aile efradına ve bütün ashab-ı güzînine salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur Rabbimiz!..



 


--
----------------------------

``OLGUN İNSAN AFFETMEYİ BORÇ,
İYİLİK ETMEYİ FARZ BİLİR.``
HZ.EBUBEKİR [R.A]

#14571 From: fuat ozcelebi <fuat.ozcelebi@...>
Date: Sat Dec 5, 2009 1:53 pm
Subject: İlâh Kavramı
fuat.ozcelebi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
 
 
 
 
 
İlâh kelimesi Arapça bir kelime olup “elehe” veya “elihe” kökünden gelir. Lügatte: ısınmak, alışmak, birisine aşırı sevgi ile yönelmek, kulluk etmek, örtünmek, gizlemek manalarına gelir.
İslami istılahta ilah; tapınılan, kendisine ibadet edilen demektir. İlah; ibadet edilmeye layık, yani kudret ve kuvveti önünde huşu ile boyun eğip ibadet ve itaat edilmeye layık, herşeyin O’na muhtaç olduğu bir varlık demektir. İlah kelimesi gizlilik ve esrarengizlik manalarına da gelir ki, böylece ilah görülmez ve ulaşılmaz bir varlıktır.
İlah Kavramı Şu Anlamlara Gelir:
- Otorite sahibi
- Kanun koyan
- İbadet edilen
- Rızık veren
- Hesaba çeken
- İhtiyaç duyulan

İlahlık ve otorite birbirini gerektirir. İlah denildiğinde, aklımıza, hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen ve kayıtsız şartsız hakimiyet sahibi Allah (c.c.) gelmelidir.

İnsanın fıtratında kendinden üstün bir varlığa yalvarma ve tapınma ihtiyacı yatar. Her insan bir şeye tapar. İnsanlar fıtrattan gelen ilah edinme ihtiyacını sadece Allah’a yöneltmezse, başka ilahlara tapar ki, bu da insanı küfre sokar. Kur’an-ı Kerim’de öncelikle Allah’ın ilahlığı üzerinde durulur. Tek ilah Allah’tır, yani kendinden başka kulluk edilecek, tapınılacak, yönelinecek başka bir ilah yoktur. Cahiliyye döneminde, gerek Mekke müşrikleri gerek yahudi ve hristiyanlar Allah’a inanıyorlardı; fakat Allah’ın ilahlık vasıflarını başkalarına vererek, Allah’a karşı en büyük yalan olan şirke düşmüşlerdi.
İlah tektir ve O da Allah’tır. Allah; her şeyi yaratan, insanları bir gün bir araya toplayacak olan, öldüren ve dirilten, kendisine güvenilen, yalvarılan, sığınılan, kendisi için zaman ve mekan sınırı olmayan ve varlıkların eksikliklerinden bütünüyle uzak olandır. O halde bütün bunlara gücü yeten “ilah” tır ve O da bir tanedir. Birden fazla ilah olması mümkün değildir. Allah bu konuda şöyle buyuruyor:
“Allah hiç evlat edinmemiştir. O’na ortak hiç bir ilah da yoktur. (Öyle olsaydı) bu takdirde her ilah kendi yarattığıyla gider ve elbette kimi kimine üstün çıkıp büyüklenirdi. Allah Onların ( müşriklerin ) bütün isnatlarından münezzehtir.” (Mü’minun, 95)
Yani, her ilah başka bir şey dilerdi. Her ilah diğerinden farklı bir şey yapmak, bağımsız olduğunu ve egemenliğini göstermek isterdi. Bunun sonucunda da bütün kainat yerle bir olurdu. Halbuki kainatta muazzam bir düzen vardır. Öyleyse kainata hükmeden
ilah tekdir ki, O da Allah’tır. Bütün kainat, içindeki varlıklarla birlikte, gücü her şeye yeten, bilgisi her şeye ulaşan bir İlah’ın kontrolündedir. İnsanlar bu İlah’a yönelirler, O’na dua ederler. Korkuları bu İlah’tandır, güvenleri de bu İlah’adır. Bu İlah’a her şeyiyle bağlıdırlar, O’nu her şeyden çok severler. Elbette bu ilah alemlerin Rabbi olan Allah’tır. La ilahe illallah kelimesinde belirtildiği gibi Allah’tan başka ilah yoktur.
 
İlahlık vasıflarının en önemlisi, Allah’ın hayatımız için kanun koyan, nizam ve hukuk belirleyen olmasıdır. Eğer kanun koyma, insanlar için hukuk belirleme Allah’tan başkalarına verilirse, bu onlara ilahlık vasıflarını da vermek olur ki. bu da şirktir. Bu manada kanun koyucu olarak ilahlık taslayan tağutlar tarih boyunca çıkmıştır ve çıkacaktır. Günümüzde ve tarihte en çok görülen şirk çeşiti budur.
 
“Kim tağutu reddedip Allah’a iman ederse, muhakkak ki, kopmayan sapasağlam kulpa yapışmış olur.” (Bakara, 256)

Kur’an-ı Kerim bize bütün Peygamberlerin tevhid akidesiyle gönderildiğini bildirir. Ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor:
“Ey Muhammed! Senden önce gönderdiğimiz her Peygambere; Benden başka ilah yoktur, Bana ibadet/kulluk edin diye vahyetmişizdir.” (Enbiya, 25)
 
 
Peygamberlerin görevleriyle ilgili ayetler, tevhid’in temelinin Allah'a ibadet etmek olduğunu açıkça beyan ediyor. Peygamberlerin gönderilişlerindeki temel amaç, insanları Allah'a ibadet etmeye çağırmaktır.

#14570 From: Fatih Elmali <felmali@...>
Date: Wed Dec 16, 2009 6:45 pm
Subject: Mevlana - Divan- Kebir - 15
felmali
Offline Offline
Send Email Send Email
 
SELAMUN  ALEYKUM
 

15-


Ey vefal kii, gel, gel,

daha yakna gel!

Beni, benlii, bizi, bizlii brak!

abuk, vakit geirmeden gel!


Gel daha yakn gel!

Biz'den, ben'den vazge, gel, gel.

Sen'lik ve biz'lik yok oluncaya kadar gel.

Ne "sen" kalasn, ne de "biz" kalalm!


Kibri ve kendini beenmeyi brak da,

yere ge smayan

o bykler byne gnlnde yer ver!


Sen, kendinden kurtul, benliinden temizlen,

toprak ol, ayak altna seril de,

toprandan otlar bitsin.

Ot gibi benlii stnden atar, kurursan

ho bir ekilde ak ateine yanarsn.


Senin yannla meydana gelen kl, toprak,

kimya gibi dertlere deva olur.


Illetlerle, nefsan arzularla dolu olan hayvan ruhunu

O'na ver de,

sonsuz olan, ho olan insan ruhu elde et !..


(Divan- Kebir; (c.1, 251 ; efik Can - "Divan Kebirden semeler "; 1. Cild; Blm 7)


SELAMUN ALEYKUM


#14569 From: ferdi ferit <ferdiferit@...>
Date: Fri Dec 18, 2009 6:22 am
Subject: MUBAREK CUMANIZI TEBRiK EDERiM Cuma 2009_00_00 (Sözünün eri yiğitler,Günah, hayaline bile girmesin-haftanın Duası)
ferdiferit
Offline Offline
Send Email Send Email
 

" MUBAREK CUMANIZI TEBRiK EDERiM "

( Kürsü, Haftanın Duası ve Sözün özü )

 

-

[İkindi Sohbetleri] Sözünün eri yiğitler 

 

Doğrulukta zirve Nebiler Sultanı (Sallallahu aleyhi ve sellem) hep doğru olarak yaşamış, ümmetine de daima doğruluğu tavsiye etmiştir.

 

Bunlardan birkaçını teberrüken zikretmek istiyorum: "Bana şu altı şey hakkında tekeffülde bulunun (söz verin) ben de size Cennet'i tekeffül edeyim:

 

– "Konuştuğunuz zaman doğru konuşun!

 

– Vaat ettiğiniz zaman yerine getirin!

 

– Emanette 'emin' olun!

 

– Apış aranızı koruyun!

 

– Gözlerinizi harama yumun!

 

– Ellerinizi haramdan uzak tutun."

 

Evet, O hep ok gibi doğru yaşamış, doğruluğu tavsiye buyurmuş ve kendine has doğrulukla zirvelere ulaşmıştı. Elbette O, her hususta bir beşerdi. Fakat doğruluk O'nu işte böyle bir seviyeye yükseltmişti. O, bize de aynı tavsiyede bulunmakta ve, "Doğru söylemeye söz verin, hayatınıza yalan karıştırmayın, ben de size Cennet'i söz vereyim." demektedir.

 

Başka bir hadislerinde de şöyle buyururlar: "Doğrulukta helâkinizi görseniz bile, daima doğruluğu araştırın. Muhakkak onda sizin kurtuluşunuz vardır."

 

Başka bir hadiste de şöyle ferman eder:

 

"Doğruluktan ayrılmayınız. Doğruluk sizi birr'e (iyiliğe), o da sizi Cennet'e ulaştırır. Kişi doğru olur ve daima doğruyu araştırırsa Allah katında sıddîklardan yazılır.

 

Yalandan sakının. Yalan insanı fücura (günaha), o da Cehennem'e götürür. Kişi durmadan yalan söyler ve yalan araştırırsa Allah katında yalancılardan yazılır."

 

Kurtuluş ve necat doğruluktadır. İnsan doğrulukla ölse bile bir kere ölür; hâlbuki her yalan ayrı bir ölümdür.

 

Ve sözünün eri sadıklar Kur'ân'da tebcil edilir:"Mü'minler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var ki, işte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir."(Ahzab/23)

 

Enes b. Mâlik -ki Allah Resûlü'nün hizmetkârıdır. Efendimiz Medine'ye teşrif edince, annesi, henüz sekiz-on yaşlarında olan Enes'in elinden tutup onu Allah Resûlü'ne getirmiş ve "Yâ Resûlallah! Oğlum hayatı boyunca sana hizmet etsin." demiş ve Enes'i orada bırakıp gitmişti- işte bu Enes b. Mâlik, "Bu âyette kastedilen şahıs, amcam Enes b. Nadr ve emsalidir." der.

 

SADâKAT KAHRAMANI ENES

 

Enes b. Nadr, Akabe'de Allah Resûlü'nü görünce O'na büyülenmiş gibi bağlanmış ve delicesine sevmişti. Fakat her nasılsa Bedir'de bulunamamıştı. Hâlbuki Bedir'in ayrı bir yeri vardı. Hatta Bedir'de bulunanlar ashab arasında nasıl seçkinse, Bedir'e iştirak eden melekler de gök ehli tarafından öyle seçkin görülürdü. Bu, Bedir'de bizzat bulunmuş ve meleklere kumandanlık yapmış Cibril'in sözüydü. Gel gör ki Enes b. Nadr bu fırsatı kaçırmıştı ve yanıp yakılıyor, gözüne bir türlü uyku girmiyordu. Geldi derdini Allah Resûlü'ne şerh etti: "Yâ Resûlallah, eğer bir daha onlarla karşılaşmak nasip olursa, işte o zaman kâfirlerin benden çekecekleri var." Enes'in bu içten duası kabul olmuş ve Uhud'da küffarla karşı karşıya gelmişti...

 

Uhud.. Uhud deyince insanın içi burkulur. Çünkü orada yetmiş sahabe şehit edilmiştir. Kim bilir, belki de Uhud'daki bu acı hatıradan ötürü ona bir isnadda bulunuruz diye, Allah Resûlü bir gerçeği ifadenin yanında, buna önlem almış ve bir gün Uhud'un yanından geçerken, "Uhud öyle bir dağ ki, o bizi sever biz de onu severiz." buyurmuştur.

 

Uhud sarp bir dağdır. Fakat Uhud Savaşı o dağdan da sarp cereyan etmiştir. Her nasılsa sahabe geçici olarak nöbet yerini istenen şekilde koruyamamış, hatta mevziini değiştirmiş ve böylece Allah Resûlü'nün gösterdiği tabyanın dışına çıkmıştı. Bu muharebede Allah Resûlü de yaralanmış, mübarek dişi kırılmış, miğferi yüzüne batmış ve vücudu kan revan içinde kalmıştı. Ama her şeye rağmen O mağfiret ve rahmet peygamberi, ellerini açmış, dua dua yalvarmış ve "Allah'ım! Kavmimi bağışla; çünkü onlar bilmiyorlar." buyurmuştu.

 

Enes b. Nadr, Uhud günü oradan oraya koşuyor ve bir sene önce Allah Resûlü'ne verdiği sözü yerine getirmeye çalışıyordu. Çalışıyordu ama o da çokları gibi sona doğru bir noktada dolaşıyordu. Evet, vücudu delik deşik olmuş, son anlarını yaşıyordu. Dudaklarında son tebessüm, yanına yaklaşan Sa'd b. Muaz'a şu sözleri söylüyordu: "Resûlullah'a benden selâm söyle. Vallahi şu anda Uhud'un arkasından Cennet kokularını duyuyorum."

 

O gün nice şehitleri tanımak mümkün olmamıştı. Hamza tanınamamış, Mus'ab b. Umeyr bilinememiş, Abdullah b. Cahş'ın vücudunun parçaları bir araya getirilince ancak hakkında "O'dur." diye hüküm verilebilmişti. Enes b. Nadr da aynı durumdaydı. Kız kardeşi gelmiş, kılıcı tutan eline –ki ihtimal tek oradan yara almamıştı– bakıp onu tanımış ve gözleri dolu dolu, "Bu, Enes b. Nadr, yâ Resûlallah!" diyebilmişti.

 

İşte âyet, bu civanmerdi anlatıyordu. O, verdiği sözde durdu. "Ölesiye savaşacağım." dedi ve öldü. Ölüm dahi onu sözünde yalancı çıkaramadı.

 

Âyetin onu anlatması, onun, inananlara da bir örnek olması içindir. Evet, "Lâ ilâhe illallah" dedikten sonra, her fert bu denli o kelimenin muhtevasına sadık kalmalıdır ki, din harap, iman serâp, şeâir de pâyimâl olmasın...

 

Enes b. Nadr ve Enes b. Nadrlar sözlerinde durdular. Sözlerinin eri ve dosdoğru olduklarını ispatladılar. Çünkü onlar derslerini, Kâinatın Efendisi Muhammedü'l-Emîn'den almışlardı. O nasıl doğru ve emindi, dostları da aynı şekilde doğru ve emindiler...

 

1 - Doğrulukta zirve Nebiler Sultanı hep ok gibi doğru yaşamış, ümmetine de daima doğruluğu tavsiye etmiştir. Elbette O, her hususta bir beşerdi. Fakat doğruluk O'nu insanlığın zirvesine yükseltmişti.

 

2 - Enes b. Nadr, Akabe'de Efendimiz'i görünce O'na büyülenmiş gibi bağlanmış ve delicesine sevmişti. Fakat her nasılsa Bedir'de bulunamamıştı. Bu yüzden yanıp yakılıyor, gözüne bir türlü uyku girmiyordu.

 

3 - Enes, Uhud günü oradan oraya koşuyor ve Allah Resûlü'ne verdiği sözü yerine getirmeye çalışıyordu. O da çokları gibi sona doğru bir noktada dolaşıyordu. Vücudu delik deşik olmuş, son anlarını yaşıyordu.  ZAMAN 18 Aralık 2009, Cuma

 

 

[His Dünyası] Çekişen Dünyalar 

 

Bizim ufkumuz rengârenk; mavi, kırmızı, mor,

Her yerde renk renk nağmeler O'nu heceliyor.

 

Çevremiz pırıl pırıl nûr, buğu buğu huzûr,

Her yörede âhenk, her yanda ayrı bir sürûr!..

 

Kevserler çağlıyor; kevserler etrafında biz,

Suyu kesilmez çeşme akıyor sessiz sessiz...

 

Hiç durma sen de yürü bu iklime ve kurtul..!

Kulluklardan sıyrıl, gel oluver Allah'a kul...

 

Bak her şeyde ölgünleşme, her şeyde tükeniş,

Öyleyse, koş ölümsüzler kervanına yetiş!

 

İnanan ruhlarda pürhis, inançsızlar hissiz;

Mü'minler merhametli, münkirler merhametsiz;

 

İnananlar, her şeyde O'nu hecelemekte..

İnançsız dimağlarsa, ömür boyu hayrette;

 

Yapayalnızdırlar, beşikten mezara kadar,

Bu kara yalnızlıkta bir sürü ızdırap var:

 

Dünya bir derin kuyu, sonu ölüm çukuru,

Yollar zaman tüneli, öte çöl gibi kuru.

 

Önde karadelik, arkada ölüm ejderi,

Ne bir adım ileri, ne de bir adım geri...

 

Ufku şafak bilmez, hazan sarmış baharını,

Bedbinlik, ümitsizlik karartmış her yanını.

 

M. Fethullah Gülen

 

 

[Fasıldan Fasıla] Günah, hayaline bile girmesin 

 

Allah Resûlü, bir hadislerinde, insanın kötülüğe niyet edip yapmadığı zaman, bir sevap kazanacağını; başka bir hadislerinde ise fenalığa niyet edip yapmadığı halde günah kazanacağını bildirir.

 

Bu iki hadiste kastedilen mânâ telif edildiği zaman, birinci hadisin bizim gibi avam insanlara karşı söylenmiş; ikinci hadis-i şerifin ise Allah tarafından bol bol lütuflarla serfiraz kılınmış ve o lütuflar helezonunda yükselmiş insanlara yöneltilmiş bir hitap olduğu anlaşılır. Çünkü o insanın fenalıkları zihninde tasavvur etmesi bile, Allah'a kurbiyetle telif edilemeyeceğinden o, aksi bir hükümle cezalandırılır. Yine önemli (önemli olduğu kadar kudsî) bir mekânda bulunup kendilerinden sadece okuma, düşünme, iman ve Kur'ân hizmetinde çalışmakla Allah'a kurbiyet kesbetme beklenen insanların, bu türlü fısk u fücura girmesi, çarşıya-pazara çıktıklarında gözlerine dikkat etmemeleri, Allah'ın kendilerine karşı onca hıfz, himaye ve kelaetine saygısızlık olacağından, daha büyük tokatlara sebep olabilir. Onlar, bu türlü şeylere maruz kaldıklarında, şeytandan bir ok yemiş gibi hemen Allah'a teveccüh etmeli ve, 'Estağfirullah Ya Rabbi!' demelidirler...

 

Bir diğer husus da şudur, kasdî ve iradî olmaksızın, vazife icabı bu türlü şeylere tevessül eden Müslümanlar hakkında sû-i zan etmemiz hiçbir zaman doğru olmaz. Zira bu insanlar, vazife icabı toplumun içine girmekte ve görevlerini ancak bu şekilde yürütebilmektedirler. Dolayısıyla, 'Toplumun içinde kalıp da ondan gelenlere katlanmak, tek başına olmaktan daha hayırlıdır.' hadisi, onlar için bir sığınak sayılabilir. Böyle bir hayır arama düşüncesiyle, ister okulda talabe ya da hoca olarak görev yapsınlar, ister çarşıda esnaflık, isterse başka yerde çalışsınlar, kasdî olarak bu türlü şeylere tevessül etmedikleri müddetçe, tıpkı sokakta gezerken paçalara sıçrayan çamurun namaza engel olmadığı gibi bu durum da onlar için sorumluluk vesilesi olmaz.

 

Fakat bir mecburiyet olmadan, kasdî ve iradî olarak bu tür günahlara kapı aralanırsa, o zaman da Cenâb-ı Hak burada sormasa bile, âhirette sorabilir; dünyada sorulması ehven; ahirette sorulması ise daha eşed/şiddetlidir. Dolayısıyla, özellikle Cenâb-ı Hakk'ın has dairesi içinde bulunan kişilerin, içtimaî münasebetlerinde olabildiğince dikkatli olmaları ve iktisat etmeleri gerekmektedir. Bu sebeple bu mevzuda hassasiyet gösterenleri hafife almak kesinlikle doğru değildir.  ZAMAN 18 Aralık 2009, Cuma

 

 

Haftanın Duası 

 

Ey, varlığı canlarımızın cânı, nûru gözlerimizin ziyası Yüce Varlık! Sen tenlerimize can vermeseydin, bizim çamurdan, balçıktan ne farkımız olurdu.!

 

Sen gözlerimize ziya çalmasaydın, kâinatları nasıl değerlendirebilir ve Seni nasıl bilebilirdik.! Sana kâinatın zerreleri adedince hamd ü senâda bulunsak, yine de hakkıyla şükretmiş sayılamayız... Ey Güzeller Güzeli! Gönüllerimizi güzellik duygularıyla mamur kıl ve bize her zaman güzel kalmanın yollarını göster!

 

Sözün Özü 

 

Hayal, tıpkı tefekkürde olduğu gibi, azme, ideale.. ait hususlarla ilgili olduğu zaman iyi ve faydalı; çirkin ve çirkef şeylere ait olduğu zaman da kötü ve zararlıdır.

 

Hususiyle genç dimağlarda hevesata ait hayal ve tasavvurlar, onları öyle fenalıklara sürüklerler ki, bir daha kendilerini toplamaları çok zor olur. Bu bakımdan, her günah içinde küfre giden bir yolun olduğu gibi, içinde fesat ve fücur olan her hayal de sahibini fıska ve dalâlete çekip götüren zihnî bir gulyabânidir.

 

ZAMAN

18 Aralık 2009, Cuma



1 of 1 File(s)


#14568 From: smail KOCAOLU <i.kocaoglu@...>
Date: Fri Dec 18, 2009 6:30 am
Subject: 18 12 2009 CUMA MSJ.
i.kocaoglu@...
Send Email Send Email
 

Bismillhirrahmnirrahm

 

BAKARA SRES (247-249. AYETLER)

 

247 – Peygamberleri onlara dedi ki: “Allah size hkmdar olarak Talut’u tayin etti.”

Onlar ise: “Biz hkmdarla ondan daha lyk iken nasl olur da o bize hkmedebilir ki!

stelik servetten de nasibi fazla deil!” dediler.

Peygamber yle cevap verdi: “Allah onu size stn kld, ona geni ilim ve salam bir vcut verdi.

Allah hakimiyeti dilediine verir.

Allah’n ltfu boldur, her ey gibi kabiliyet ve liyakatlar da bilir.”

[KM, I Samuel 9,17; 10,27; 9,2]

248 – Peygamberleri devamla yle dedi: “Onun hkmdarlnn almeti, size iinde Rabbinizden bir sekne ile

Ms ve Harun’un manev mirasndan bir bakiyyenin bulunduu

Ve meleklerce tanan bir sandn gelmesidir.

Eer iman etmeye niyetli iseniz bunda, elbette sizin iin delil vardr.”

[KM, k 25,10; I Samuel 14,18;  II Samuel 6,2]

249 – Talut ordusunu harekete geirip sefere knca askerlerine yle dedi:

“Allah sizi, bir rmakla imtihan edecektir. mdi onun suyundan ien benden saylmayacak;

Sadece avucuyla ald mikdar muaf olmak zere,

Kim onun suyunu tatmazsa o da benden saylacaktr.”

Derken onlarn pek az hari, varr varmaz ondan itiler.

Talut ile yanndaki mminler rma geince

O vakit beri yanda kalanlar “Bugn bizim Clut ve ordusuna kar duracak takatimiz yoktur” dediler.

lmden sonra diriltilip Allah’n huzuruna kacaklarn bilenler ise yle dediler:

“Nice kk topluluklar vardr ki, Allah’n izniyle, byk cemaatlere galip gelmitir.

Dorusu Allah sabredenlerle beraberdir.”

[KM, Hakimler 7,4-7]

 

Enes bin Malik hazretleri Rasulllah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yle buyurduunu rivayet etmektedir:

ine dt bir hatann pimanlyla kvranan bir insan diliyle istifar etmese de affolunur.

Msned’-ihb, 1/264; el-Firdevs, 37 558

 

Kainatn yaratcs ve yaatcs Yce Allah'a sonsuz hamd sena ve kr; btn resullerin seyyidi, enbiyann imam, asfiyann serveri, mahlukatn ekmeli ve mridlerin sultan Hazreti Muhammed Mustafa'ya, line ve ashabna da nihayetsiz salt selam ediyor, u kutlu zaman diliminde yeryznn en bereketli ve en mukaddes beldelerini ziyaret iin fevc fevc akn eden yzbinlerce misafirinin dualarna icabette bulunduu gibi Rabbimizin biz nr kullarnn niyazlarn da kabul buyuraca midiyle ellerimizi bir kere daha kaldryoruz:

Ey her zaman kullarna rahmet ve merhametiyle muamele eden Yce Allahmz! Sen'den bu dkn kullarna da merhamet edip bizi de iman- kmil ve marifet-i tmme ile donatman dileniyoruz. Sinelerimizde, Sen'in azamet ve ululuunun hakk olan hrmete kaynak tekil edebilecek mehbet, mehfet ve vuslata kar evk itiyak hislerini uyaracak yegane Zat Sen'sin! Ne olur, bu ltuflarndan bizi mahrum brakma! Bizleri raz ve honut olacan amellere muvaffak kl.. taklide taklmayarak kendi iman binasn kendi cehd gayretiyle ikame eden, bu imann tabi bir neticesi olarak da yaptklarn hep arzasz ve kusursuz olarak yerine getiren ve haklarnda yerde-gkte ‘vdd'/sevgi vaz'ettiin kullarndan eyle.. sadakat, ihlas, Hak huzurunda hep hrmet iinde iki bklm olup mtevazi davranmay yani hud ve huu da ftratlarmzn bir yan haline getir!

Ya Rab! Sen hak kelmnda ifade buyuruyorsun ki: “(Kullarm!) Bana dua edin, ben de o dualarnza cevap vereyim!” te kapkullarn olarak huzurundayz ve Sana tevecch ediyor, hakkmzda verecein hkmn bekliyoruz. Ne olur, bahtna dtk, dualarmz kabul etmemek suretiyle bizi haybete dar kalan zavalllardan eyleme; eyleme ve Yce Kitab'nda vaadde bulunduun gibi dualarmza icabet eyle!..

Bizim de Efendimiz, btn ebrar ve ahyrn da Efendisi olan Hazreti Ahmed Mahmud u Muhammed Mustafa'ya, peygamber hanesinin sekin fertlerine ve ashb- gzne salt selam ederek bunlar Sen'den dileniyoruz. Dualarmz kabul buyur Rabbimiz!..

 

CUMANIZ MBAREK OLSUN

SMAL KOCAOLU

KONYA

 


1 of 1 Photo(s)


#14567 From: Bir Ayet Okuyun <hun2028@...>
Date: Thu Dec 17, 2009 10:18 am
Subject: <<< www.1hafta1ayet.com >>> ||| 0158 |||
hun2028
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Efendimizin Dilinden Dua Örnekleri :
"Allah'ım, Senden hidayet, takva, iffet ve zenginlik isterim." (Müslim)
 
158. Hafta Meali - (Hac Sûresi, 40. Ayet)
   
 
 
LÜTFEN DUALARINIZI EKSiK ETMEYİN...

  www.1hafta1ayet. com    bilgi@...





__________________________________________________
Do You Yahoo!?
Sie sind Spam leid? Yahoo! Mail verfügt über einen herausragenden Schutz gegen Massenmails.
http://mail.yahoo.com

#14566 From: smail KOCAOLU <i.kocaoglu@...>
Date: Thu Dec 17, 2009 6:58 am
Subject: Muharrem Ay Duas ve Mbarek Ayn hyas
i.kocaoglu@...
Send Email Send Email
 
 

                                                            Muharrem Ay Duas
 
 
http://img215.imageshack.us/img215/7625/muharremduasi.jpg
 

Muharrem ay duas

 

 Elhamdlillahi Rabbilalemin. Vesselat vesselam ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmein. Allahmme entel ebediyyl kadim. El hayyl kerim.El hannenl mennan ve hazihi senetn cedidetn es'elke fihel'ismete mines seytanirracim. Vel'avne ala hazihin nefsil'emmareti bissi vel istigale bima yukarribuni ileyke yazel celali vel'ikram. Bi rahmetike ya erhamerrahimin. Ve sallallah ve selleme ala seyyidina ve Nebiyyina Muhammed'in ve ala alihi ve sahbihi ve ehlibeytihi ecmein.

 
 DUANIN MEALEN TERCMESI 
Btn hamdler alemlerin Rabbi olan Allah- Teala'ya mahsustur. Salat ve selam bizim efendimiz olan Muhammed (SAV)'in alinin ashabinin ve cmlesinin zerine olsun. Kendinden evvel hibir varlik olmayan. Varligi, Hayati, Kullarina Keremi Ziyade-merhameti, nimetleri, bagislamasi sonsuz ve devamli olan yalniz sensin Allah'im. Iste bu yeni yildir ki: Bu yil boyunca huzurundan kovulmus seytandan korumani ve daima ktlg emreden nefsime galib olmam iin yardimini ve beni sana yaklastiran islerle mesgul olmami senden dilerim EY CELAL ve IKRAM SAHIBI ALLAH'IM. EY MERHAMETLILERIN EN MERHAMETLISI RAHMETINLE. Allah' Teala efendimiz ve Nebimiz olan Muhammed (SAV)'e, aline, ashabina, ehli beytine ve cmlesine salat ve selam etsin. 
 
Peygamber efendimiz sallallah aleyhi vesellem buyurdular ki: Her kim Muharremin ilk gn bu duay kere okursa ALLAH CELLE CELALH o kimseyi gelecek Muharreme kadar btn belalardan emin klar.
 
( Hadisi Sahihin Mealen Tercmesi )

eyh ihabddin'i Shreverdi den menkuldr ki: Her kim bu duay aure gn  kerre okursa lmden de emin klnr. Zira o sene lm mukadder olan kimse bu duay bu vehile okumak nasip olmaz. (Hami)
 
*******************************
 
HCR YILBAINIZ TM MSLMAN ALEMNE HAYIRLARA VESLE OLMASI DLEYLE
YILBAINIZ MBAREK OLSUN
SMAL KOCAOLU
KONYA
 

#14565 From: Ilhan Sahin <ilhansah@...>
Date: Wed Dec 16, 2009 11:01 am
Subject: Yamanlar, ABD'deki Matematik Olimpiyatı'nda 12 Altın Aldı
ilhansah
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Yamanlar, ABD'deki Matematik Olimpiyatı'nda 12 Altın Aldı
 
Zaman   
16.12.2009
Özel Yamanlar Okulları, 25. Uluslararası İlköğretim Matematik Olimpiyatı'nda (AMC-8) 12 altın, 12 gümüş ve 7 bronz madalya kazandı. Olimpiyat, ABD Matematik Birliği tarafından Nebraska Üniversitesi'nde düzenlendi.

Yamanlar, ABD'deki Matematik Olimpiyatı'nda 12 Altın Aldı
Özel Yamanlar Okulları, 25. Uluslararası İlköğretim Matematik Olimpiyatı'nda 12 altın, 12 gümüş ve 7 bronz madalya kazandı.
Kendi alanında dünyanın en prestijli yarışması sayılan AMC-8'e, bu yıl dünya genelinde 86 ülkeden 15 binin üzerinde ilköğretim öğrencisi katıldı. Türkiye'den katılanlar arasında bulunan İzmir Özel Yamanlar Eğitim Kurumları'na bağlı altı ilköğretim okulu, toplam 12 altın madalya kazandı. Ayrıca 12 gümüş ve 7 bronzla birlikte toplam 31 madalya alarak büyük bir başarıya imza attı. Yarışmada madalyalar Türkiye, Çin, ABD, Kanada, Rusya, Hong Kong, Filipinler, Singapur, Kore ve Tayvan arasında paylaşıldı.
Öğrencilerinin Dünya Bilim Olimpiyatları'nda altın madalyalar kazanmasının Türk milleti adına gurur verici olduğunu söyleyen Yamanlar Eğitim Kurumları Genel Müdürü Sebahattin Kasap "Okulumuz, 159 madalya ile bugüne kadar uluslararası bilim olimpiyatlarında ülkemize en çok madalya kazandırdı. Bilimi seven, geleceğini bilimle yönlendirmek isteyen öğrencilerimize her türlü desteği veriyoruz. Bu öğrencilerin ilgi duydukları alanlarda kendilerini geliştirebilmeleri için her türlü imkanı sağlıyoruz. Olimpiyat çalışmalarına katılan, herhangi bir bilim dalıyla derinlemesine ilgilenen bu çocuklar neredeyse üniversite düzeyinde bilgi sahibi oluyorlar. Öğrencilerimizin uluslararası başarıları hem ülkemizi hem de okulumuzu onurlandırıyor. Türkiye için dünya ile yarışıyoruz." dedi.


#14564 From: Berk Uysal <berkuysal@...>
Date: Wed Dec 16, 2009 6:55 am
Subject: Hicret yeni bir başlangıçtır... Hicri yeni yılınızı tebrik ederim.
berkuysal@...
Send Email Send Email
 

Hicret yeni bir başlangıçtır... 
Hicri yeni yılınızı tebrik ederim.
 
 
 
 


Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr

#14563 From: HALDUN KESKIN <keskinlergenpa@...>
Date: Sat Dec 5, 2009 1:18 pm
Subject: DAHA AZ HASTA OLMAK ELNZDE
haldunkeskin
Offline Offline
Send Email Send Email
 
 

Daha az un ve eker yiyin daha az hasta olun

 

Dnya Salk rgtne (DS) gre kardiyovaskler hastalk, kanser, eker hastal, kronik obstrktif akcier hastal gibi Bulac Olmayan Hastalklarn (Noncommunicable Diseases - NCD) en nemli hastalk ve lm nedenidir(1).

1998 ylnda 31,7 milyon lmle dnyadaki lmlerin %60'na neden olmu ve tm salk harcamalarnn da %43' bulac olmayan hastalklarn tedavisine harcanmtr(2).

Bltenimizin bu saysnda Prof. Dr. Mbeccel Demirkol ve ei Prof. Dr. Kenan Demirkol bulac olmayan hastalklarn oluumunda karbonhidratlarn yerini irdeliyorlar.

Bulac Olmayan Hastalklarn nlenmesinde Karbonhidratlarn Yeri

Dnya Salk rgt (DS) kardiyovaskler hastalk, kanser, eker hastal, kronik obstrktif akcier hastal gibi "Bulac Olmayan Hastalklar" (Noncommunicable Diseases - NCD) ksa gelecekte en nemli morbidite ve mortalite nedeni olacan 10 yl nce dile getirmitir (1).

1998 ylnda 31,7 milyon lmle dnyadaki lmlerin %60'na neden olmu ve tm salk harcamalarnn da %43' bulac olmayan hastalklarn tedavisine harcanmtr(2). Gelir dzeyi en yksek %20 lkede bu oran %85, en dk %20 lkede ise %35 olarak belirlenmitir. Tm lm nedenleri arasnda NCD'ye bal lmlerin 2020 ylna kadar %77'ye kmas beklenmektedir. Ayn dnemde salk harcamalarnn %60'inm NCD tedavisine harcanaca tahmin edilmektedir(3).

36 yl nce Omran(4) tarafndan ileri srlen "epidemiyolojik deiim teorisi" halen geerliini kaybetmemitir. Bu teoriye gre dnyann deiik yrelerinde farkl zamanlarda olmak zere enfeksiyon ve paraziter hastalklara bal lmler azalarak yerini "bulac olmayan hastalklara" bal lmlere terk edecektir. Bulac hastala bal lmlerin NCD'e bal lmlere olan oram yalnz ilkinin azalmasna deil, ayn zamanda ikincisinin de hzla artmasna bal olduu gz ard edilmemelidir.

NCD etiyopatogenezinde hatal beslenme, ttn kullanm ve inaktif yaam gibi hatal insan alkanlklar en nemli faktrlerdir. DS’ nn 2002 Dnya Salk Raporuna gre en nemle unsur hatal beslenme olarak gsterilmitir(5).

Beslenmede deiim ve tutumlu alk

Kronik hastalk risk dzeyini yalnz erikin anda srdrlen yaam biimi deil, ocukluk andan itibaren tm yaam sreci belirlemektedir(6). Beslenme hatalar iki ayr balkta ele alnabilir. lki gelimi lkelerde daha ok kendini gsteren ve "beslenmede deiim", dieri ise gelimekte olan lkelerdeki "tutumlu alk" (thrifty phenotype) teorisi(7), (8).

ki yzyl nce balayan "endstri devrimi" ile gda retimi, ilenmesi ve datmnda radikal deiimler olmutur. Ilman iklimlerde yetien bir bitki olan eker pancarndan eker retilmesinin de 1801 ylnda balad unutulmamaldr. Daha nce eker kamndan elde edilen ve zenginlerin sofrasnda olan eker, bylece gelir dzeyi ok yksek olmayanlarn da kolay satn alabilecei hale gelmitir(9). Bu gelimeler sonucu toplumlar ya oran yksek, rafine ekerden zengin ve liften fakir bir beslenme alkanl gelitirmitir(10). Sonuta ya ve eker tketimi bu dnemde 10-15 kat artmtr(11).

ngiltere’de 1750'lerde 2,5-3 kg/yl olan kii ba eker tketimi, 1850'lerde 11 kg/yl, 1950'lerde 54 kg/yl, gnmzde ise 75 kg/yl’a ykselmitir(12). ABD'de 19. yzyln sonlarna doru yllk kii ba eker tketimi 2,3 kg dzeyinde iken bugn 75 kg'a ykselmitir(13).

zellikle kinci Dnya Sava’ndan sonra gelimi lkelerde bir yandan insanlarn alm gc artarken, dier taraftan gda maddesi fiyatlan dm, bunun sonucu rafine eker ve msr urubu gibi tatlandrclarn merubat, biskvi, pasta, kek ve diger hazr gdalarla ok miktarda alnmas, NCD'lerin artn hzlandrmtr.

ABD'de son 35 ylda frktozdan zengin msr urubu tketimi kii bana ylda 200gramdan 34 kg'a ykselmitir(14). Giderek daha fazla oranda ev dnda yeme alkanl gelimi lkelerdeki beslenme deiiminin nemli bir unsuru olmutur. Fiziksel aktivite azalmas gnlk yaamn yeni zellii olmutur. Beslenmedeki bu deiimler "beslenme deiimi modeli" olarak tanmlanmaktadr. Bu model gda maddesi retimi, ilenmesi, ulalabilirlii ve tketimi yan sra beslenme alkanlndaki deiimi de tanmlamaktadr(15), (16), (17).

Bulac olmayan hastalklar (NCD) salgn bugn tm lmlerin %60'ndan sorumludur. Kresel lekte beslenme deiiminde ar ya, tuz ve ekerli hazr gdalarn tketiminin balca etkenler olduu aka grlmektedir( 18).

Gelimi lkelerde son 200 yllk srete gerekleen "beslenme deiimi", gelimekte olan lkelerde ok daha hzl, birka on yl iinde gelimektedir(19), (20).

Gelimi lkelerin dk gelirli bireyleri ile gelimekte olan lkelerde grlen bir baka faktr ilk kez genetiki Neel(21) tarafndan 1963'de tanmlanan "tutumlu alk" (thrifty phenotype) hipotezidir: fetal ve yenidoan dneminde maruz kalman malntrisyon sonucu hipertansiyon ve glikoz tolerans bozukluu gibi bulac olmayan hastalklarn geliimine yol aan bir "programlanmaya maruz kalnmaktadr.

Yaam srdrebilmek iin dk gda almna programlanan ocuk normal miktarda gda almna baladnda imanlk ve eker hastal yan sra dier bulac olmayan hastalklarn da gelime riski belirir(22), (23), (24), (25).

Bu fenomen erken gelime anda yaanan malntrisyona bir uyum olduundan "metabolik basklanma" (metabolic imprinting) olarak adlandrlr(26). ocukluk a malntrisyon oran yksek olan Brezilya'da yaplan bir almada boy persentili ile hipertansiyon arasnda zt iliki saptanmtr(27). Maritius'da ise yine boy persentili ile glikoz yklemeden sonra 2 saatlik glikoz ve inslin dzeyi ile total kolesterol dzeyi arasnda ters korelasyon belirlenmitir(28).

Beslenmede deiim amzda 300 milyonu obez olmak zere bir milyar insann ar tartl olmasna yol amtr. Her yl ABD ve Bat Avrupa'da yarm milyon insan bu nedenle kaybedilmektedir(29). ABD'de 2000'li yllarn banda 170 bin "fast food" restoran, 3 milyon merubat otomatii mevcuttu. Bu imanlatc evre (obesogenic environment)(30) sonucu tm nlerin yalnz %38'i ev yapm olmakta, ok sayda Amerikal temel besin maddelerinden bir yemek hazrlamamaktadr(31).

ABD'de bir lokanta n genellikle 1000-2000kcal arasnda enerji ierir(32).  Yksek kalorili besinlerin tokluk etkisi dk olduundan, nler aras genellikle ek besin alnr. ngiltere’deki erikinlerin %75'i, ocuklarn ise %91'i gnde en az bir kez genellikle ekerli ek n almaktadr(33). lkemizde de son 15-20 yldr "fast food" lokanta saysnda belirgin art olmutur. Okul kantinlerinde bugne kadar sunulan besinler de ayn kategoriye sokulabilir. lkemizde de artk bir obezojenik evreden sz etmek mmkndr.

BESLENMEDE KARBONHDRAT TKETM

imanlk beslenme hatasnn en nemli sonucudur. imanln ana nedeni, tketilebileceinden fazla kalori alnmasdr. Son iki yz yldr rafine eker tketiminin (bo kalori!) giderek artmas, imanln en nemli nedeni olarak grlebilir. Son 35 yldr sakaroz yerine msrdan elde edilen bir tatlandrc olan "msr urubu"nun zellikle merubat, dondurma, pasta, kek gibi hazr gdalarda kullanlmas imanln bir epidemi haline dnmesini kolaylatrmtr.

lkemizde de son yllarda msr urubu reten 5 fabrika kurulmutur. 2001 ylnda kartlan "eker Yasas" ile "msr urubu" retim kotas %10 olarak belirlenmi, daha sonra Bakanlar Kurulu kararyla kota %15'e ykseltilmitir(31). Bu kota ABD'de %2, Almanya'da binde 8.9, Fransa da ise binde 4.9'dur(33).

Beslenme hatalar sonucu ortaya kan karn tipi imanlama, hipertansiyon, hiperkolesterolemi, hiperlipidemi gibi bulgularn tm ayr etiyolojik kkene dayandndan, bunlara topluca metabolik sendrom ad verilir. Dk enerji ile yaamda kalmaya alan malntrisyonlu ocuk ileri yalarda normal miktarda enerji aldnda metabolik sendrom nasl geliiyorsa (tutumlu alk), ister ocukluk anda isterse de erikin yata olsun ar miktarda rafine eker, msr urubu ve glisemik endeksi yksek karbonhidrat tketildiinde metabolik sendrom gelimektedir.

Basit eker ya da glisemik endeksi yksek karbonhidratlar ince barsaktan emildiinde, glikoz ve/veya frktoz portal ven ile karaciere tanr. Portal ven kanndaki glikoz miktar, damardaki reseptrler ile saptanarak inslin salglanr. Glikoz yksekliine edeer oranda inslin salglanmaktadr. Glikoz inslin aracl ile kas ya da karacier hcresine sokulur ve burada glikojene dnr. nsan vcudunda toplam 120 gram kadar bir glikojen deposu vardr. Bu depo dolunca glikoz ya hcresine sokularak trigliseride dntrlr.

Srekli ok miktarda glikozun hcre iine sokulmaya allmas sonucu hcrelerde zamanla diren geliir. Buna inslin direnci denir. Inslin direnci arttka daha fazla inslin salglanr. Bylece inslin direnci sonucu hiperinslinizm geliir (postprandial hipoglisemi - kendini doyuramama hissi, a erme!) Bunun uzun sre devam etmesi sonucu bir tkenme fenomeni olan Tip II diyabet geliir.

Srekli fazla eker ya da karbonhidrat alnmas insan vcudunun yalanmasna yol aan ana etkendir. Karn ii organlar evresinde gelien yalanma metabolik sendromu arlatrr. Karn ya hcrelerinin vcudun diger ya hcrelerinden farkl biyolojik zellikleri vardr. Dier ya hcreleri ancak 12 saatlik alktan sonra ierdikleri trigliseridleri kana verirken karn ya hcreleri 4 saat gibi ksa sreli alkta ierdeki trigliseritleri dolama verebilmektedir. Ayrca karn ya hcrelerinin rettii baz hormonlar tm hcrelerin inslin direncinin artna yol amaktadr(34).

Metabolik sendromun hipertansiyon ve damar sertliine yol aan etkisi uzun sredir bilinmektedir. Bu etki zellikle daman kaplayan endotel hcrelerin ilevlerinin bozulmas sonucu oluur. Endotel hcre fonksiyon bozukluunun temel nedeni hem vazodilatatr hem de antiaterojenik gl etkiye sahip olan nitrik oksit retiminin azalmasdr(35), (36). Ayrca trigliseridlerin kolesterol oksitlemesi de ateroskleroz oluumuna ciddi katkda bulunur.

SAKAROZ, FRKTOZ VE MISIR URUBU

ay ekeri sakaroz bir molekl glikoz, bir molekl frktozdan oluur. Glikoz/frktoz oran %50/%50'dir. Msr urubunda ise bu oran %80/%20 ile frktoz lehine kayar.

Frktoz, glikoza gre daha gl bir tatlandrcdr.  Bu nedenle daha az kalori ile ayn miktarda tatlandrc etki salanarak kaloriden tasarruf edilebilecei dnldnden, bir dnem ciddi savunuculuu yaplmtr. Ancak kek, biskvi yapmnda olduu gibi frktoz stldnda, frktozlu hamur frnda piirildiinde tatlandrc etkisi azalmakta ve glikozla ayn kalori miktarnda frktoz kullanm gerekli olmaktadr.

ster rafine eker, isterse "msr urubu" kaynakl olsun ince barsaktan emilen frktoz portal ven sistemi ile karaciere varr. Frktozun inslin salglatc etkisi yoktur ve metabolize edilmesi iin insline gereksinim duymaz. Deiik metabolik sreler iin ok az frktoz kullanlabilmektedir. Geri kalan tm frktoz trigliseridlere dnr.

Frktoz tm ekerler arasnda en hzl yaa dnenidir, bylece kan trigliserit dzeyini ok ykseltir (aterojenik etki).(37)!
Dier taraftan frktoz inslinin glikoza ilgisini azaltarak hiperinslinizme yol amaktadr, bakr metabolizmasn basklayarak bakr eksikliine bylece kemiklerin zayflamasna, anemi, ba dokusu hasar, damar hasar, ksrlk, aritmi, kan kolesterol ykseklii ve enfarktse yol aabilir(38).

Glikoz inslin salglanmasna yol aarken leptin de salglanr. Leptin tokluk yaratc bir hormondur. Inslin ve leptin merkezi sinir sistemi zerine etki yaparak enerji homeostazisinin dzenlenmesini salarlar. Frktoz inslin salglatmad iin leptin de salglanmaz. Inslin ve leptin salglanmadndan frktozdan zengin beslenme tokluk yaratamayarak hzla tart almna ve buna bal metabolik bozukluklara yol aar. Ayrca frktoz arlkl olarak karacierde yaa dntrlr.

Frktoz tketiminin hayvan modellerinde inslin direnci, glikoz tolerans bozukluu, hiperinslinizm, hipertrigliseridemi ve hipertansiyona yol at gsterilmitir(39). Metabolik sendromun ve zellikle yksek dzeyde frktoz tketiminin kanlmaz sonularndan biri de karacier yalanmasdr.

Karbonhidrat tketimi insan biyolojisine bu kadar aykr iken USDA (United States Department of Agriculture) onlarca yldr yaynlad besin piramitlerinde temel besin maddesi olarak karbonhidratlar nermitir. USDA'nn bu tutumu ABD'de son 30 ylda rktc boyutlara varan imanlk epidemisine katkda bulunmutur. Frktoz kullanm olaslkla en byk zarar yaratmtr(40). lkemiz bu gerekten ders kartmaldr (msr urubu kotas!).

Prof. Dr. Mbeccel Demirkol, Prof. Dr. Kenan Demirkol,

stanbul Tip Fakltesi ocuk Sal ve Hastalklar ABD Beslenme ve Metabolizma Bilim Dah; Genel Cerrahi ABD, ISTANBUL

 

 

Kaynaklar

  1. World Health Organization (1997) World Health Report, Geneva, Switzerland
  2. Murray CJL, Lopez AD. Alternative projections of mortality and disability by cause 1990-2020: Global
    Burden of Disease Study. Lancet 1997;  349: 1498-1504
  3. An   overview   of   chronic   diseases   of   lifestyle.   South   African   Medical   Research   Council.
    http://w/ w w. mrc. ac. za/chronic/cdlovervie w .pdf
  4. Omran AR. The epidemiological transition. A theory of the epidemiology of population change. The
    Milbank Memorial Fund Quarterly 1971; 49:509-38
  5. World Health Organization (WHO). World Health Report 2002
  6. Kuh D, Ben-Shlomo Y. A life course approach to chronic disease epidemiology. New York, NY: Oxford
    University Press, 1997
  7. Hales CN, Barker DJP. Type 2 (non-insulin-dependent) diabetes mellitus: the thrifty phenotype hypothesis.
    Diabetologia 1992; 35:595-601
  8. Waterland, RA, Garza C. Potential mechanism of metabolic imprinting that lead to chronic disease. Am J
    Clin Nutr 1999; 69:179-97
  9. en.wikipedia.org/wiki/Franz_Carl_Achard
  10. Popkin BM. The nutrition transition and its health implications in lower-income countries. Public Health
    Nutrition 1998; 1:5-21
  11. World Health Organization (WHO). Diet, nutrition, and the prevention of chronic diseases. Report of a
    WHO Study Group. Technical Report Series 797. Geneva: WHO, 1990.
  12. J Yudkin. Evolutionary and historical changes in dietary carbonhydrates. Am J Clin Nutr 1967; 20(2): 108-
    116
  13. Sugar intake hit all-time high. Center for science in the public interest. Release 18. 5. 2000
  14. The      Future       of      Corn       Sweeteners       in       International       Trade       and      Mexico.
    http://www.usda.gov/oce/forum/2006%20Speeches/PDF%20PPT/Erickson221.pdf
  15. Popkin BM. The nutrition transition in low-income countries: an emerging crisis. Nutrition Rev 1994;
    52:285-98
  16. Drewnowski A, Popkin BM. The nutrition transition: new trends in the global diet. Nutrition Rev1997;
    55:31-43
  17. Kuh D, Ben-Shlomo Y. A life course approach to chronic disease epidemiology. New York, NY: Oxford
    University Press, 1997
  18. Global strategy on diet, physical activity and health. WHO, 2004
  19. Popkin BM. The shift in stages of the nutrition transition in the developing world differs from past expe
    riences. Public Health Nutrition 2002; 5:205-14
  20. Phillips DR. Urbanization and human health. Parasitology 1993; 106:S93-S107
  21. Neel, JV.Diabetes mellitus: A "thrifty" genotype rendered detrimental by "progress"? Am J Hum Genetics
    1962; 14:353-62
  22. Barker, DJP. Mothers, babies and disease in later life. London: BMJ Publishing Group, 1994
  23. Hales CN, Barker DJP. Type 2 (non-insulin-dependent) diabetes mellitus: the thrifty phenotype hypothe
    sis. Diabetologia 1992; 35:595-601
  24. Knowler WC, Pettitt DJ, Bennett PH, Williams RC. Diabetes mellitus in the Pima Indians: genetic and
    evolutionary considerations. American Journal of Physical Anthropology 1983; 62:107-14
  25. Swinburn B. The thrifty genotype hypothesis: concepts and evidence after 30 years. A Pas J Clin Nutr
    1995; 4:337-38
  26. Waterland RA, Garza C. Potential mechanism of metabolic imprinting that lead to chronic disease. Am J
    Clin Nutr 1999; 69:179-97
  27. Sichieri R, Siqueira KS, Pereira RA, Ascherio A. Short stature and hypertension in the city of Rio de
    Janeiro, Brazil. Public Health Nutrition 2000; 3:77-82
  28. Uusitalo U, Garza C, Tuomilehto J, Dowse G, Zimmet P, Alberti KGMM, Chitson P, Moothoosamy L. Is
    stature associated with cardiovascular disease risk factors in the adult population of Mauritius? Pediatric
    Research 2001(Suppl); 50:64A
  29. Global strategy on diet, physical activity and health. WHO, 2004
  30. Mickey Chopra. Globalization and Food:  Implications for the Promotion of "Healthy" Diets, in
    Globalization, Diets and Noncommunicable Diseases. WHO, 2002
  31. Gardner G, Halweil B (2000) Underfed and overfed: The global epidemic of malnutrition Worldwide
    Watch Paper 150, Washington, USA
  32. Nestle M, Jacobsen. Halting the obesity epidemic: A public health approach Public Health Reports 2001;
    115:12-21
  33. fiekerde Pazar Savai. http://gidasanay.com/ modules.php?name= News&file= article&sid=1796, 29
    Ekim 2004
  34. Bernardo Lo Wajchenberg. Subcutaneous and Visceral Adipose Tissue. Their Relation to the Metabolic
    Syndrome Endoc Rev 2000; 21 (6): 697-738
  35. IL Williams, SB Wheatcroft, AM Shah and MT Kearney. Obesity, atherosclerosis and the vascular
    endothelium: mechanisms of reduced nitric oxide bioavailability in obese humans. Int J Obes 2002; 26: 754-
    764
  36. Guoyao W, Cynthia J. Regulation of nitric oxide synthesis by dietary factors. Ann Rev Nutr 2002; 22:61-
    86
  37. Hallfrisch H. The Effects of Fructose on Blood Lipid Levels. Am J Clin Nutr 1983; 37(5): 740-748
  38. Reiser S, Ferretti RJ, Fields M, Smith JC Jr. Role of dietary fructose in the enhancement of mortality and
    biochemical changes associated with copper deficiency in rats. Am J Clin Nutr 1983; 38: 214-222
  39. Elliott SS, Keim NL, Stern JS, Teff J, Havel PJ. Fructose, weight gain, and the insulin resistance syn
    drome. Am J Clin Nutr 2002; 76:911-22
  40. Willett WC. Diet, nutrition and avoidable cancer. Environ health pers 1995; 103(8): 165-170

    --


#14562 From: fuat ozcelebi <fuat.ozcelebi@...>
Date: Sat Dec 5, 2009 1:02 pm
Subject: HER HARFİ AYRI BİR HAZİNE
fuat.ozcelebi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
 
 
 
 
 
 
 
ESSELAMUN ALEYKUM....

İbni  Mes'ud(ra) anlatıyor."Hz. Peygamber(sav) şöyle diyordu."Kur'an ı
Kerimden tek harf okuyana bile bir sevap vardır..Her sevap on misliyle
kayda geçer."Elif Lam Mmim "bir harftir demiyorum.Aksine Elif bir harf,Lam
 bir harf,Mim bir harftir"(Tirmizi,Sevabül Kur'an,16,2912)
Kur'an' da 323bin 70 harf vardır...Buna göre hesap edebiliriz.Kur'an'ı
 cuma, bayram,Ramazan ,Kadir Gecesi gibi mübarek ve özel vakitlerde
okuduğumuzda ise her harfine verilen sevap karşılığı 1'e 700 hatta 1'e
700bine kadar çıkmaktadır...bu açıdan kekeliyerek "çat pat" da olsa
Kur'an okumaktan asla vazgeçmeyelim...
Kur'an İslamiyet'i insanların ruhuna ,hissiyatına ,dişümcesine nakış nakış
işleyen  bir Nur'u ezelidir.. Onu okuyalım,onu dinleyelim!..O nur ile
nurlanalım inşaallah...

 
 
 
 
 
 
 

#14561 From: foto izzet <fotoizzet@...>
Date: Wed Dec 16, 2009 11:08 am
Subject: FOTOĞRAF - Kutsal topraklardan kartpostallık fotoğraflar
fotoizzet
Offline Offline
Send Email Send Email
 
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14

Bu fotoğraf 2859 kez görüntülendi. Bu galeri 12489 kez görüntülendi.

Kutsal topraklardan kartpostallık fotoğraflar



#14560 From: Ayse Resad <ayseresat@...>
Date: Thu Dec 17, 2009 2:55 am
Subject: HİCRET ADAMI
ayseresat
Offline Offline
Send Email Send Email
 


HİCRET ADAMI


Dün olduğu gibi bugün de Hicret Yılı’nın bir Hicret günü..
Yarın da bir Hicret günü olacak..
Çünkü Müslümanlar, Hicret Adamlarıdır..
İçlerinde hep Hicretin sızısını duyarlar..
Ocakta ateş mi var.. Yakında sönecektir bilirler..
Yol tepeye mi çıkıyor.. Biraz sonra inecektir yamaçtan, farkındadırlar..
Şimdi kılıç gibi doğan güneş, sonra bomba gibi batacaktır..
Yeşil ağaç kuruyacak, su çekilecek,
Kara kış, yazı kovalayacak ve kovacaktır..

Batılı insan, turist olur, olabilir.. Ama Hicret adamı olamaz..
Müslümansa; turistken de Hicret adamıdır..
Bu dünyada Hicrettedir müslümanlar..
Bu çağda Hicrettedirler..
Bu Ülkede Hicrettedirler.. Takvimleri Hicretle başlar..

Çile bir Hicrettir..
Çilesini bitiren müslüman,
Hicretini tüketip, Medine’sine ulaşmış olandır..

Her namaz, bu yerlerden bir Hicrettir..
Oruç, vücûdun eşyadan Hicretidir..
Hac, zaten bir hicrettir..
Zekât, bile malın maldan Hicretidir..

İşte müslüman, en büyük yakınlığa ermek için,
bu içiçe Hicret pınarlarından yıkanan kişidir..
Müslüman, Hicretle gusletmiş kişidir..
Müslüman, Hicretle teyemmüm etmiştir..

Hz. İbrahim’in Arabistan yolculuğu..
Hz. Yusuf’un Mısır’a köle olarak gidişi..
Hz. Musa’nın Sina Dağı’na çıkışı..
Bütün bunların hepsi, büyük Hicretin sembolik muştucularıdır,
Fetihler ve zaferler ise; Hicret yemişleri, Hicretin yemişleri..

Tarikat; yol demektir.. Derviş de bir Hicret eridir..
Tasavvufsa; bir Hicret Düğünü...

İçimizde durmamacasına Mekke’den Medine’ye gidip geliyoruz..
Mekke ile Medine arasında Hicret edip duruyoruz..
Ne mağaralardan geçmiyoruz..
Ne ağlar korumuyor bizi..
Ne yılanlar ısırmıyor...

Dün Hicretin bir günü idi,
Bugün de yine bir Hicret Günü..

Her müslüman, bir Hicret dönemi geçirecektir hayatında..
Fakat bir gün gelecek Hicret bitecektir..
Bitecektir ama, ölünceye kadar gönlünde,
Hicretin acı ve haz karışık verimini duyacak ve tadacaktır müslüman..
Hicret başlangıçta kanla karışık bir süt akımıdır..
Sonra kan azalır azalır, en son arı duru bir süt kalır..
Süt ise, İslam’ın şiarlarındandır..
Bu çağın insanı, dünyaya kendisini o kadar yerleşik saymaktadır ki, Hicretin gök sofrası ni’metlerinden haberli bile değildir..
İçinde bir Hicret mimarisi yoktur da ondan..
Ölüme karşı hazırlıksızdır..
Ölümün sesi onun için bir göç alarmı değil,bir yamyam tamtamıdır..
O ölüm önünde, yamyamlarla kuşatılmış bir beyazın duygusunu taşır..
Çocuk kaçıran bir al karısıdır, ölüm onlar için,
Evin önünde kişneyen,
Hicret zamanını sezip te kişneyen safkan bir Arap atı değildir..

Ama müslüman, ölümden önce ölüme Hicret etmiş kişidir..
Ölüm ona, nice yarış birincilikleri kazandırmış,
Bir koşu atı değil midir?..
Akıncı, bir bakıma bir Hicret adamıdır..
Asker, bir bakıma bir Hicret adamıdır..
Şehid, Hicretini donatıp giden kişidir..
Gazi ise, Hicretten dönendir..

Biz bir kaç yüzyıldır Hicret Köprüsünü yıktık..
İçimizdeki Mekke ve Medine birbirinden koptu..
Kişi ile toplum arasındaki, birbirine göç ediş mimarisi çöktü..
Ahiretin bu dünyadaki izi olan Hicret Adamı özelliğini anlamaz olduk..
Bu dünyaya yerleşmek istedik..
O yüzden bir sürgüne mahkûm edildik..
Kendi kendimizden sürgün edildik..
Çağdan sürüldük..
Kendi ülkemizde, kendi evimizde sürgünüz şimdi..

HİCRETİN KUTLU OLSUN VE DEVAM ETSİN..

Sezâi Karakoç


 
--------------------------------
 
 
~~~~~~~~~~~~~~~
 

Lütfen dikkat: Eger bu maili baskalarina iletmek isterseniz (forward), mail adresimi silin. En fazla 3 -4 saniyenizi alacaktir. Ayrica, göndereceginiz arkadaslarin mail adreslerini To (kime) bölümüne degil, Bcc: (Gizli kopya)'ya yazarak adreslerin görünmez olmasini saglayin. Böylece size ve arkadaslariniza viruslu maillerin gönderilmesini engellemis ve de  mail adresi toplayan spam'cilara aracilik etmemis olursunuz.



Messages 14560 - 14589 of 14589   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Advanced
Add to My Yahoo!      XML What's This?

Copyright 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help