En
Süper Anne, Benm Annem
Spot:
Yaşamda bir çok insan neyin değerli, neyin değersiz olduğunu şaşırıyor.
Dikkatimizi ve enerjimizi değerli olana odaklamakta Küçük Beyza’dan
öğreneceklerimiz var.
Melih
Arat
Elazığlı
10 yaşındaki Beyza Yıldırğan’ın ödüllü kompozisyonunu paylaşmak
istiyorum: Yağışlı karanlık bir gece geçirdiğimiz kaza küçücük mutlu ailemizin
üstüne bir kabus gibi çöktü. Kazadan ben ve babam burnumuz bile kanamadan
kurtulurken, anneciğim maalesef ağır bir şekilde yaralandı. Onu bana uzun zaman
göstermediler. Nasıl göstersinler ki yaşama şansı sadece yüzde yirmiymiş. Ağır
bir iç kanama geçiriyormuş. Bu nedenle annemin yanında sürekli kalan ve onu en
çok gören kişi anneannemdi. Bense dedemle birlikteydim. Sürekli hastaneye
gidiyor ama çoğu zaman annemi görmeden dönüyordum. Dedem inanılmaz fedakârlıklar
yapıyordu benim için ama onun yerini hiçbir şey dolduramıyordu. Ona en çok
ihtiyaç duyduğum bir zamanda onsuz büyüyordum, az değil altı yıl. O günlerle
ilgili ilk aklıma gelen kaza sırasında annemin ayağından fırlayan botuna sahip
çıkmış ve ona sıkı sıkı sarılmış olduğumdu. Hastanedeydik, polis amcalar
elimden botu almaya çalıştıkça daha çok sarılıyor annemin, annemin deyip
ağlıyordum.
Bir
gün yine hastaneye gittik, ben yine içeri giremedim. Çok huzursuzdum. Dedem
beni birilerine emanet etti ve içeri girdi. Bir süre arkasından üzgün gözlerle
baktım. Birden bir kedi dikkatimi çekti. Bembeyaz tüyleri, kahverengi gözleri
olan bir kediydi. Her şeyi unuttum uzun bir süre onunla oynadım. Saatler su
gibi akmış; ben ise farkında bile olmamıştım. Sanki birileri anneciğime
duyduğum özlemi dindirmek için onu özel olarak yollamıştı. Derken dedeciğim
geldi elimden tuttu eve doğru yürümeye başladık. Kedicik bizi birkaç sokak
takip etmişti. Sonra gözden kayboldu. Hüzünlenmiştim. Birden kendimi
toparladım. Ben üzülürsem annem hissedebilirdi. Dedem hep öyle diyordu
ya… Yemeğini yemezsen annen üzülür. Ağlarsan annen üzülür.
Üzülmeyecektim çünkü annemi o kediden daha çok seviyordum. Yine bir gün hastane
dönüşü evdeydik. Her zamanki gibi sadece dedem ve ben… Birden elektrikler
kesildi. Öylesine karanlıktı ki… Annemin olmasını çok istedim o
anda… Durumu fark eden dedeciğim aceleyle bulduğu mumu yaktı. Gölgelerin
ilgimi çektiğini görünce bana gölge oyunları yaptı. Yarı karanlık odada kah
duvarda bir köpek beliriyor, kah kanat çırpan bir kuş… İnanılmaz güzeldi.
Günlerdir bu kadar güldüğümü ve mutlu olduğumu hatırlamıyorum.
Bir
sabah dedemin telaşlı bir şekilde beni kaptığı gibi hastaneye götürdü… O
gün bizi içeri alırken hiç zorluk çıkarmadılar. Yukarı çıktık çığlıklar
geliyordu. “Sökün şu makineleri, ölmek istiyorum, kurtulmak istiyorum!
Artık bu acılara dayanamıyorum.” Derken kapı açıldı. Anneciğim bembeyaz
örtüler arasında en son gördüğümden beri inanılmaz değişmiş bir haldeydi. Ben
sadece sesini benzettiğim bu kadına şaşkın şaşkın acaba gerçekten o mu diye
bakarken doktor amca beni ona doğru uzattı ve adeta onu paylayarak: “ Sen
kendin için yaşamayacaksın zaten. Şu kucağımdaki yavrun için
yaşayacaksın.” dedi. Annem benim yüzümdeki masum ifadeyi görünce ağlamaya
başladı. Sadece o da değil orada bulunan ben de dahil herkes… Ben hem
ağlıyor hem de anneme takılı olan makinelerin hortumların ne işe yaradığını
soruyordum. Hortumlardan birinden kanlı bir sıvı geliyordu. Doktor amca adının
diren olduğunu söylediği bu hortumlar ile annemin içinde temizlik yaptıklarını
ve kirleri çıkardıklarını söyledi. Sesimi çıkarmadım ama direnden de yaptığı
işten de nefret etmiştim. Annem o günden ve o sözlerden sonra hayattan kopmakta
iken hayata dört elle, sevginin verdiği güçle yeniden sarıldı ve benim için
yaşadı. Neticede geçirdiği sekiz ameliyattan sonra anneciğim şimdi çok iyi.
Ancak akciğerinin biri hava kaçıran bir balon gibi -tüm uğraşılara rağmen- söndüğü
için alındı. Akciğerin olması gereken yerde şimdi büyük bir boşluk var. Ben
işte bu boşluğu kocaman sevgimle doldurmaya çalışıyorum. Anneciğimi
davranışlarımla, eğitim hayatımdaki başarılarımla mutlu ederek yaşadığı acıları
unutturmak en büyük hedefim… Beş kilogramdan fazla kaldırması yasak
olduğu için anneciğim beni asla kucağına alıp sevemese de yavrusunu kucağında
taşıyan bir anne gördüğümde yüreğim hep sızlasa da O, hayatta ya bu her şeye
değer.
1 of 1 File(s)
